Connect with us

Genel

TÜBA ve EÜ iş birliğinde düzenlenen “Biyoçeşitlilik ve Ekosistemler Çalıştayı” Ege’de başladıhaberi

Ege Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen “Biyoçeşitlilik ve Ekosistemler Çalıştayı”nda    konuşan TÜBA Başkanı Prof.

Published

on

Ege Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen “Biyoçeşitlilik ve Ekosistemler Çalıştayı”nda    konuşan TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, “Bugün burada bir araya geldiğimiz çalıştayda  çevre kirliliği, doğal alanlarda yapılan değişiklikler ve iklim değişikliği etkileriyle doğal hayatta canlı popülasyonunun azalması, bir milyon canlı türünün neslinin tükenme tehlikesi altında olması gibi ekosistem sorunlarına farkındalık oluşturulması, dünyada ve ülkemizde biyoçeşitlilik ve ekosistemlerin güncel durumu, önemi ve korunmasıyla ilgili konuların ele alınması amaçlamaktadır” dedi.

 

TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, “Ekonomik, toplumsal, çevresel ve teknolojik olarak sınıflandırılmış küresel risklerde her dönemde iklim değişikliğine dayalı aşırı olaylar ve iklim krizi karşısında yetersizlik ön plana çıkmaktadır” diye konuştu

 

Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak ise  “Ege Üniversitesi olarak bizler de  biyolojikçeşitliliğin sürdürülebilir kılınması  noktasında  ciddi çalışmalara imza atıyoruz.  Biyoçeşitliliği azaltan değişimi anlamaya, mevcut değişiklikleri takip ederek akılcı önemler almaya azami gayret ediyoruz” diye konuştu.

 

Ege Üniversitesi ve Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) iş birliğinde düzenlenen, TÜBA Çevre Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu tarafından hazırlanan  “Biyoçeşitlilik ve Ekosistemler Çalıştayı” Ege Üniversitesi Prof. Dr. Yusuf Vardar MÖTBE Kültür Merkezi’nde başladı. Çalıştayın açılış programına İzmir Valisi Yavuz Selim Köşger, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail. Koyuncu, Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, bakanlıklardan temsilciler, farklı üniversitelerden öğretim elemanları, çeşitli meslek dernekleri, özel sektörden alanında araştırıcı, uzman ve yöneticiler ile öğrenciler katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan etkinliğin açılışında katılımcılara TÜBA Tanıtım Filmi izletildi.

 

Etkinlikte “Biyoçeşitlilik ve Ekosistemle Odağında Ortak Çözümler için Birlikte Başarma” konulu bir sunum gerçekleştiren TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, “Ekonomik, toplumsal, çevresel ve teknolojik olarak sınıflandırılmış küresel risklerde her dönemde iklim değişikliğine dayalı aşırı olaylar ve iklim krizi karşısında yetersizlik ön plana çıkmaktadır. Dünya çapında yüzde 47 oranında azalan doğal ekosistemler ve yok olma tehdidi ile karşı karşıya olan biyolojik türler dahil olmak üzere yön değişikliği sağlanmasına yönelik aciliyet net olarak ortadadır. Doğal yaşam alanlarının kaybının en az yarı yarıya azaltılması, biyoçeşitliliğe zararlı teşviklerin kaldırılması ve doğa rezervlerinin önemli düzeyde artırılması, biyoçeşitlilik hedefleri arasında yer almaktadır” diye konuştu.

 

“Sadece koruma odaklı tedbirler yeterli değil”

Biyoçeşitlilik kaybına yönelik eğilimlerin tersine çevrilmesi için sadece koruma odaklı tedbirlerin yeterli olmayacağını belirten Prof. Dr. Mandal, “Küresel düzeyde meydana gelen biyoçeşitlilik kaybı nedeni ile nesli tükenen türler dahil olmak üzere eğilimlerin tersine çevrilmesi için entegre yaklaşımlar gereklidir. Karbon yutaklarının korunması ve iklim dirençli tarım gibi uygulamaların biyoçeşitlilik alanına da faydaları bulunmakta olup her iki alanın arasındaki mümkün olan sinerjilerin artırılması önemlidir. Biyoçeşitlilik kaybına yönelik eğilimlerin tersine çevrilmesi için ormanlar, tarım ve gıda, şehirler, tek sağlık, tatlı su, balıkçılık, deniz ve okyanuslar ile iklim odaklı sürdürülebilirlik geçişleri şarttır. Çevresel ve toplumsal sistemlerin yakından bağlanırlığı kentleşme, arazi kullanımı, çevre kirliliği
ve ormansızlaşma gibi çeşitli sorun alanlarının birlikte ele alınması gerekmektedir. Artan aşırı sıcaklar, yağış, sel ve kuraklıklar çeşitli vektör, su, gıda ve hava kaynaklı hastalıkların artışına da etkisi olup insanların patojenik hastalıklara daha fazla maruz kalmasına neden oluyor” dedi. Prof. Dr. Mandal, sunumunun sonunda TÜBİTAK’ın iklim, biyoçeşitlilik ve çevre koruması konusunda yaptığı çalışmalar ve açtığı çağrı programları hakkında katılımcıları bilgilendirdi.

 

TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, “Türkiye Bilimler Akademisi bünyesinde yer alan çalışma gruplarının en gençlerinden yani en yeni kurulanlarından biri olan TÜBA-Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu’nun düzenlediği TÜBA-Biyoçeşitlilik ve Ekosistemler Çalıştayı’na hoş geldiniz. Çalışma grubumuz yeni fakat ele aldığı konular uzun zamandır dünyanın ve ülkemizin gündemini meşgul eden hayati konular. Dünyada yaşanabilir ve sürdürülebilir bir hayatın tesis edilmesi tüm bilim insanlarının üzerinde çalıştığı ve kafa yorduğu temel meselelerden birisidir. Özellikle son dönemde artan çevre kirliliği, sorumsuz ve kontrolsüz üretim teknolojileri, kâr ve kazanç hırsı gibi faktörler biyoçeşitliliğe oldukça zarar vermektedir. Birbirinden önemli konu ve bakış açıları içeren Biyoçeşitlilik ve Ekosistemler Çalıştayında bilim insanlarımızın sağladığı katkılar geleceğimizde yön değişikliği sağlanmasına katkı sağlayacaktır” dedi.

 

Biyoçeşitlilik her geçen gün zarar görüyor

Tüm canlıların, insanoğlunun daha çok kazanma hırsından zarar gördüğünü belirten Prof. Dr. Şeker,  “Canlı çeşitliliği yok olmakta ve canlıların yaşayabileceği sürdürülebilir ekosistemler tahrip edilmektedir. Bu konu, öneminden ötürü bilim insanlarının öncelikli araştırma konuları arasına girmiştir. Bilim insanları çeşitli tetkik ve tespitler ile durumun aciliyetini raporlamakta ve karar alıcılara sunmaktadır. G20 ülkelerinin bilim akademilerinden oluşan Science20 (S20) toplantılarında çevre başlığına büyük ihtimam gösterilmektedir.

 

Her yıl hazırlanan, TÜBA olarak bizim de katkı verdiğimiz, G20 liderlerine sunulan sonuç bildirgesinde çevre ve biyoçeşitlilikle ilgili tespit ve önerilerde bulunulmaktadır. TÜBA-Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu da bu amaçla tesis edilmiştir. Konu ile ilgili olarak ülkemizin ve dünyanın gündeminde olan öncelikli konular, çalışma grubunun öncülüğünde bilimsel toplantılarda tartışılmakta ve raporlanarak ilgililerle paylaşılmaktadır diye konuştu.

 

Çalıştayın içeriğinden bahseden Prof. Dr. Şeker, “Bugün burada bir araya geldiğimiz çalıştayda  çevre kirliliği, doğal alanlarda yapılan değişiklikler ve iklim değişikliği etkileriyle doğal hayatta canlı popülasyonunun azalması, bir milyon canlı türünün neslinin tükenme tehlikesi altında olması gibi ekosistem sorunlarına farkındalık oluşturulması, dünyada ve ülkemizde biyoçeşitlilik ve ekosistemlerin güncel durumu, önemi ve korunmasıyla ilgili konuların ele alınması amaçlamaktadır. Ülkemizin ve dünyanın gündeminde olan ve çözülmesi için bilimin yol göstericiliğinin gerektiği konularda TÜBA olarak görevimizi yerine getirmeye devam edeceğiz. Bu vesile ile çalıştaya ev sahipliği yapan Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak ve ekibine,  TÜBA-Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu yürütücüsü Prof. Dr. Mehmet Emin Aydın’a ve çalışma grubu üyelerine, katkı, destek ve katılım sağlayan akademi üyelerimize, bilim insanlarımıza, kurum ve kuruluş yönetici ve uzmanlarına, emeği geçen çalışanlarımıza ve tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyor; en iyi dileklerimi, sevgi ve saygılarımı sunuyorum” dedi.

 

“Biyoçeşitlilik insanlık için hayati öneme sahip”

Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “İnsanlık için, gelecek nesillerimizin bekası için hayatı önem arz eden ‘Türkiye’nin Doğal Zenginliği: Biyoçeşitlilik’ başlıklı çalıştayın üniversitemizin ev sahipliğinde gerçekleştiriliyor olmasından dolayı büyük bir memnuniyet duyduğumu ifade etmek isterim. Türkiye Bilimler Akademisi Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker ve etkinlikte emeği geçen herkese teşekkür ederim. İnsanlık yaşamı için hayati öneme sahip olan biyoçeşitlilik kavramı, tek bir tanıma sığamayacak kadar elzem bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Biyoçeşitlilik, tüm formları ve etkileşimleri ile dünya üzerindeki yaşamın çeşitliliğini ifade etmenin yanı sıra içinde bulunduğumuz ekosistemin bütününü  de ifade etmektedir. 21. yüzyılda yaşanan hızlı sanayileşme, gelişen teknolojiye paralel artan  bilinçsiz tüketim, iklim  değişikliklerinin yarattığı   olumsuz sonuçlar  dolayısıyla insan yaşamının sürdürülmesinde hayatı öneme sahip olan biyoçeşitlilik ciddi bir şekilde tahribata uğramaktadır” diye konuştu.

 

“Üniversitelere ciddi görevler düşüyor”

Anadolu’nun biyoçeşitlilik bakımından kıtasal özelliğe sahip bir açık hava müzesi niteliğinde olduğunu vurgulayan Rektör Prof. Dr. Budak, “Sahip olduğumuz bu biyoçeşitlilik, ülkemize bir yandan önemli imkanlar sağlarken diğer yandan ciddi sorumluluklar yüklemektedir. Ülkemizdeki biyolojik çeşitliğin korunması ve sürdürülebilir kullanımı için ulusal politikaların üretilmesi ve bu yönde acil önemlerin alınması gerekmektedir.  Bu bağlamda bilginin üretildiği üniversitelere ciddi görevler düşmektedir. Ege Üniversitesi olarak bizler de  biyolojikçeşitliliğin sürdürülebilir kılınması  noktasında  ciddi çalışmalara imza atıyoruz.  Biyoçeşitliliği azaltan değişimi anlamaya, mevcut değişiklikleri takip ederek akılcı önemler almaya azami gayret ediyoruz. Özellikle Üniversitemiz bünyesinde faaliyet gösteren; Tohum Teknolojisi Uygulama ve Araştırma Merkezi, Botanik Bahçesi ve Herbaryum Araştırma ve Uygulama Merkezi, Çevre Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi ve canlı ekosistemi üzerine  araştırmalar gerçekleştiren akademik birimlerimizle yeryüzündeki yaşamın temelini oluşturan biyoçeşitlilik konusunda titiz çalışmalar yürütüyoruz. Ülkemizin sürdürülebilir yarınları için  önemli başlıkları konu edinen çalıştaya ev sahipliği yapmaktan büyük bir memnuniyet duyduğumu bir kez daha ifade etmek isterim. Katkıda bulunan tüm değerli konuklara bir kez daha teşekkür ediyor, saygı ve sevgilerimi sunuyorum” dedi.

 

TÜBA Asil Üyesi ve Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Yürütücüsü Prof. Dr. Mehmet Emin Aydın ise, “Küresel iklim değişikliğinin beklenen etkilerinden olan hava sıcaklıklarının artması, daha sık görülmesi, bazı bölgelerde yağış oranlarının artması sebebiyle sel ve taşkın olaylarının görülmesi yine yağışların azalması sebebiyle su kaynaklarının tükenmesi, kuraklık, orman yangınlarında artış gibi sebeplerle can kayıpları yaşanıyor. Son 50 yılda yaşanan iklim değişiklikleri nedeniyle canlı popülasyonun yüzde 60 azaldığı bildirilmektedir. İnsan kaynaklı sebeplerle türler yok olma tehlikesi altında. Biyoçeşitlilik, ekosistemimizin sağlığı için çok önemlidir. Bu nedenle bu önemli çalıştayın organizasyonuna destek veren tüm kurumlarımıza teşekkür ediyorum” diye konuştu.

 

Açılış konuşmalarının ardından Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, “Türkiye’nin Doğal Zenginliği: Biyoçeşitlilik” konulu sunumunu gerçekleştirdi. Sunumun ardından çalıştayın ilk oturumu olan “Türkiye ve Biyoçeşitlilik” oturumu, İTÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Koyuncu başkanlığında yapıldı.

 

Etkinlik kapsamında; Türkiye ve Biyoçeşitlilik, Tarımsal Biyoçeşitlilik: Dünyayı Sürdürülebilir Bir Şekilde Beslemenin Zorlukları ve Çözüm Önerileri, Sucul Ekosistemler Biyoçeşitliliği, Karasal Ekosistemler ve Değişen Biyoçeşitlilik ile Sağlıklı Ekosistem Göstergeleri, Türkiye’de Biyoçeşitliliğin Sürdürülebilirliği başlıklı toplam 6 oturumda, 25 bilim insanı, Biyoçeşitliliğe Ulusal Açıdan Bakış’tan Tarımsal Biyoçeşitliliğin Sürdürülebilir Kullanımı’na dek 19 başlığı masaya yatırıyor.

 

Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Genel

İş Süreçlerinde Entegre Yönetim Yaklaşımı

Published

on

Günümüz işletmeleri, müşteri ilişkilerinden finansal süreçlere, satıştan operasyon yönetimine kadar birçok farklı alanı aynı anda yönetmek durumunda kalıyor. Bu süreçlerin ayrı sistemlerde yürütülmesi ise veri dağınıklığına ve operasyonel zorluklara yol açabiliyor. Bu nedenle tüm iş süreçlerini tek çatı altında toplayan çözümler daha fazla önem kazanıyor.

Bu noktada Microsoft Dynamics 365, işletmelerin satış, pazarlama, müşteri hizmetleri ve finans gibi kritik süreçlerini entegre şekilde yönetmesine yardımcı olan kapsamlı bir platform olarak öne çıkar. Bulut tabanlı yapısı sayesinde farklı departmanlar arasında veri akışını düzenleyerek daha bütüncül bir iş yönetimi sağlayabilir.

Dynamics 365 Nedir ve Ne Sağlar?

Dynamics 365, ERP ve CRM yeteneklerini bir araya getiren modüler bir iş uygulamaları platformudur. İşletmeler, ihtiyaçlarına göre farklı modülleri kullanarak kendi yapılarına uygun bir sistem oluşturabilir.

Amaç, tüm iş süreçlerini tek bir veri modeli üzerinde toplayarak daha hızlı, şeffaf ve verimli bir yönetim yapısı oluşturmaktır.

Neden Önemli Bir İş Çözümüdür?

İşletmeler büyüdükçe veri yönetimi daha karmaşık hale gelir. Farklı departmanların ayrı araçlar kullanması, bilgi kopukluklarına ve süreç gecikmelerine neden olabilir. Dynamics 365, bu farklı sistemleri entegre ederek tek bir platform üzerinden yönetim imkânı sunabilir.

Bu sayede karar alma süreçleri daha hızlı ve veri odaklı hale gelir.

Hangi Alanlarda Kullanılır?

Dynamics 365, çok geniş bir kullanım alanına sahiptir. Satış yönetimi, müşteri ilişkileri (CRM), finansal planlama, insan kaynakları yönetimi ve tedarik zinciri süreçleri en yaygın kullanım alanları arasında yer alır.

Ayrıca müşteri deneyimi yönetimi ve pazarlama otomasyonu gibi alanlarda da etkin şekilde kullanılabilir.

İş Verimliliğine Katkısı

Entegre bir yapı sunması sayesinde manuel veri girişini azaltabilir ve süreçleri otomatikleştirebilir. Bu durum hem zaman tasarrufu sağlar hem de hata oranını düşürebilir. Ekipler arası iletişim daha güçlü hale gelirken, iş süreçleri daha düzenli ilerleyebilir.

Dijital Dönüşümde Stratejik Bir Platform

Microsoft Dynamics 365, işletmelerin dijital dönüşüm süreçlerinde merkezi bir rol oynayan çözümlerden biridir. Doğru yapılandırıldığında, şirketlerin daha çevik, verimli ve veri odaklı bir yönetim modeline geçmesine katkı sağlayabilir.

Continue Reading

Genel

Sağlıklı Yaşamı Destekleyen Ürünler Minikmucize.com’da

Published

on

2020’li yılların başında sadece bir fikirle yola çıkan ve dijital dünyada yerini alan minikmucize.com, küçük bir toplulukla hedefine doğru ilerleyen bir platform haline gelmiştir. Kısa sürede binlerce aileye sağlıklı ürün ulaştırmayı başaran bu platform anne bebek sevgisini dijital dünyaya başarılı bir şekilde yansıtıyor.

Düzensiz beslenme, yoğun yaşam temposu nedeniyle vücudun ihtiyaç duyduğu mineral ve minerallerin alınması zorlaşıyor. Bu yüzden genel sağlığı desteklemenin en etkili yollarından biri olan besin takviyeleri öne çıkıyor. Minikmucize.com, güvenilir ve kaliteli ürün portföyüyle, Türkiye’nin her noktasındaki kullanıcılarının yanında olmayı sürdürüyor.

Minik Mucize, omega-3 desteğinden multivitaminlere, probiyotiklerden magnezyuma kadar çok geniş bir ürün yelpazesi sunuyor. Bu ürünler kullanıcıların gündelik besin eksikliklerini tamamlarken enerji metabolizması, bağışıklık sistemi, kas ve kemik sağlığı gibi temel fonksiyonların korunmasına da destek sağlıyor. Alanında uzman ekipler tarafından özenle seçilen bu ürünler yine tüketicilerin güven içerisinde kullanabileceği şekilde sunuluyor.

Bu site üzerinden yapılan alışverişlerin tamamında kullanıcı deneyimi ön plandadır. Hızlı sipariş seçenekleri, ürünlerin detaylı açıklamaları ve müşteri destekleriyle Minik Mucize, besin takviyelerini sadece ürün satışı olarak görmeden, tüketicilerin sağlıklı yaşam yolculuğunun bir parçası olmayı amaçlıyor. Düzenli fırsat ve kampanyalarla kullanıcıları desteklerken her bütçeye uygun olarak sağlıklı yaşam alışkanlıklarının sürdürülmesine olanak tanıyor.

Bu platformda yetişkinlerin sağlıklı yaşamlarına devam etmesini için ihtiyaç duyduğu besin takviyelerinin yanı sıra banyo ve bakım, ağız ve diş sağlığı, beslenme ve hijyenkategorilerinde yüzlerce ürün sunuluyor. Ayrıca çocuk ve bebekler için ortopedik ayakkabılar, botlar, sandalet ve terliklerle yine sağlıklı yaşamı desteklemeye devam ediyor.

Misyon olarak anne ve bebeklerin ihtiyaç duyduğu her ürüne bilinçli, kolay ve güvenilir bir şekilde erişim sağlamayı amaçlayan Minik Mucize, kaliteli markaları uygun fiyatlarla buluşturmayı sürdürüyor. Ayrıca ailelerin gündelik yaşamına gerçekten değer katmayı amaçlarken kullanıcılara sadece ürün değil, destek, güven ve bilgi sağlamaya devam ediyor.

Vizyon olarak anne ve bebek alanında en güvenilir ve en çok tercih edilen alışveriş platformu olmayı hedefleyen minikmucize.com, değişen ihtiyaçlara uyum sağlamaya devam ediyor.

Continue Reading

Genel

Siirt’te 4. Basın Buluşması Gazetecileri Bir Araya Getirdi

Published

on

Türkiye’nin dört bir yanından gazeteciler Siirt’te mesleğin sorunlarını konuştu; dayanışma ve meslek yasası vurgusu öne çıktı.

 

4. Siirt Basın Buluşması, Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen gazetecilerin katılımıyla başladı. Akdeniz, Ege, İç Anadolu ve Doğu Anadolu federasyonlarına bağlı illerden gelen gazeteciler, Güneydoğu’daki meslektaşlarıyla buluşarak üç gün sürecek programın ilk gününde bir araya geldi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkıları ile Mardin Gazeteciler Derneği tarafından Siirt’te düzenlenen 4.Basın Buluşmalarının ilk bölümünde gazeteciler, Siirt İl İdare Müdürlüğü Spor Tesislerinde mesleki sorunlarını dile getirdi. Güneydoğu Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Çelik, bölgedeki çalışma ve ekonomik koşullara dikkat çekerek, gazetecilerin bir an önce odalaşması gerektiğini vurguladı. Çelik, “Her ilde kurulacak gazeteci odaları sayesinde artık ambulans şoförleri gazeteci olup Valilere soru soramayacak. Mesleği, bu işin eğitimini alanlar yapacak. Basın meslek yasası için Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu ciddi bir çalışma yürütüyor.” dedi.

Toplantıda söz alan Akdeniz Gazeteciler Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin İnternet Gazetecileri Cemiyeti Başkanı A. Vahap Şehitoğlu ise Doğu ve Güneydoğu Anadolu coğrafyasındaki gazetecilerin cesaretine vurgu yaptı. Şehitoğlu, “Bu topraklarda gazetecilik yapmanın zorluğunu biliyorum. Buna rağmen sizlerin çoğu zaman sessiz kalan insanların sesi olduğunu da biliyorum, sizleri kutluyorum.” dedi.
Şehitoğlu, konuşmasını “Mesleğimizin sorunları sadece bu bölgenin değil, ülkenin her yerinde aynı ağırlıkla hissediliyor. Ekonomik zorluklara ve dijital dönüşüme rağmen ayakta duruyoruz. Bizi güçlü kılan mesleğe bağlılığımızdır. Birbirimize omuz verdikçe yerel basının sesi ve etkisi büyümeye devam edecek.” sözleriyle sürdürdü.
Siirt Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Atilla Durak da gazetecileri Siirt’te ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu dile getirerek katılımcılara teşekkür etti.

Siirt Gazeteciler Cemiyeti’nin ev sahipliğinde gerçekleşen programa; Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Genel Başkan Vekili Sefa Özdemir, Medya-İş Sendikası Başkanı Sezai Ballı, Güneydoğu Anadolu Gazeteciler Federasyonu (GGF) Genel Başkanı Ve Mardin Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Mehmet Çelik, BIK Üyesi ve Şanlıurfa Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Tahir Gülebak, BİK üyesi Seda Köktener, Anadolu İnternet Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Arif Kurt, Akdeniz Gazeteciler Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin İnternet Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Vahap Şehitoğlu, Şırnak, Kilis, Batman, Gaziantep, Siirt, Kapadokya, Bolu, Aydın, Muğla Gazeteciler Cemiyetleri Başkan ve Yöneticileri, gazeteciler ile Siirt İl Kültür ve Turizm Müdürü Mehmet Sabahattin Genç katıldı.


SİİRT VALİSİ KIZILKAYA GAZETECİLERLE BULUŞTU

Siirt Valisi ve Belediye Başkanı Dr. Kemal Kızılkaya, kente gelen gazetecilerle akşam yemeğinde bir araya geldi. Gazetecilerin sempatik bulduğu Vali Kızılkaya, “Bölgemizde gazetecileri ağırlamak bizler için büyük mutluluk.” dedi.

Kentte yürütülen çalışmalara da değinen Kızılkaya, “Her vali yaptıklarıyla anılır. Biz de halkımız için durmadan çalışıyoruz. Göreve geldiğimde ilin kan damarları olan yolları ele aldık, sorunları kökten çözmek için asfalt şantiyesi kurduk. Kentimizde kentsel dönüşümü başlatarak yeni bir Siirt ortaya koyuyoruz.” diye konuştu.

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.

magazin haberleri