Sağlık
THD Başkanı Özbaş’tan ‘Hemşire Göçü’ Değerlendirmesi: Tutamıyoruz!
Hemşire Göçü Artıyor ! Türk Hemşireler Derneği (THD) Başkanı Azize Atlı Özbaş, Almanya’nın hemşirelere ‘Hoş geldin İkramiyesi’ olarak 8 Bin Avro (203 bin TL) vereceğinin ilanı sonrasında Türkiye’den Almanya’ya göçün daha artacağını belirterek Bilim Sağlık Haber Ajansı’na (BSHA) ‘hemşire göçü’ ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.
“Hemşirelerimizi Türkiye’de tutamıyoruz” diyen THD Başkanı Özbaş sadece Almanya’da değil; ABD, Kanada, Malta gibi ülkelerde de hemşire açığının fazla olduğunu bu ülkelerin de ülkemizden hemşire almak için çabaladığını söyledi. Hemşire göçünde gelişmekte olan ülkelerden gelişmiş ülkelere doğru bir eğilim olduğuna dikkat çeken Özbaş, Uluslararası Hemşireler Konseyi’nin (ICN) ülkelere ‘hemşirelerinize sahip çıkın, acil eyleme geçin, somut adımlar atın’ çağrısı yaparak tüm dünyada 30 milyondan fazla hemşire açığı, krizi olduğunu belirttiğini sözlerine ekledi.
THD Hemşire Göçü Eğilim Araştırması Güncellenecek
Türkiye’de hekim göçünün ardından hemşire göçünde de ciddi bir tırmanış söz konusu. Hekim göçüne ilişkin Türk Tabipleri Birliği’nden (TTB) iyi hal raporu alan hekim sayıları bir gösterge oluştururken, hemşire göçüne ilişkin sayıya Sağlık Bakanlığı dışında herhangi bir yerden ulaşılamıyor. ‘Hemşire Göçü’ ile ilgili olarak THD tarafından gerçekleştirilen ‘Hemşire Göç Eğilimi Araştırması’ ile ilgili BSHA, Nisan ayında 8 bin 274 hemşire ile yapılan anket çalışmasını kapsamlı bir biçimde kamuoyuyla paylaşmış, araştırma neticesinde ankete katılan hemşirelerin yüzde 76,3’nün; 7001 kişinin Türkiye’den başta ekonomik kriz, geçim sıkıntısı olmak üzere sağlıkta şiddet, yönetici mobbingi, liyakatsizlik ve siyasal problemleri gerekçe göstererek yurt dışında, ‘insanca yaşamak ve yaşatmak’ umuduyla göç ettiğini yayımlamıştı. THD Başkanı Özbaş, araştırmayı hemşire göçüne dikkat çekmek amacıyla güncellemeye hazırlandıklarını ifade etti.

Hemşirelerimizi Türkiye’de Tutamıyoruz
Almanya’nın hemşire açığını kapatmak için yurt dışından ülkeye gelecek olan hemşirelere 8 Bin Avro ‘Hoş geldin ikramiyesi’ vereceğini duyurması Türkiye’den yurt dışına hemşire göçünü tetikler mi? Üniversitelerin 4 yıllık hemşirelik fakültelerinden mezun olan hemşireler uzun zamandır dil kurslarına giderek yurt dışına hazırlanırken, Almanya’nın ‘hoş geldin ikramiyesi’ uygulamasının hemşire göçünü daha da arttıracağı tahmin ediliyor.
THD Başkanı Azize Atlı Özbaş, Almanya’nın ‘hoş geldin ikramiyesi’ olarak hemşirelere 8 Bin Avro uygulamasının zaten tırmanışta olan hemşire göçünü zirve noktaya ulaştırıp ulaştırmayacağı sorumuza şöyle yanıt verdi: “Yurt dışında bir hemşire açığı krizi olduğunu bizler uzun zamandır söylüyoruz. Uluslararası Hemşireler Konseyi’nin 12 Mayıs’ta yaptığı açıklamada da dünyadaki hemşire açığının 30 milyonu geçtiğini söyledi. Bu rakamlar Dünya Sağlık Örgütü ve ICN rakamlarıdır. Hemşire göçünde eğilim gelişmekte olan ülkelerden gelişmiş ülkelere doğru seyrediyor. ABD’de hemşirelerin yarıya yakını farklı ülkelerin vatandaşları olan farklı ülkelerde eğitim görmüş hemşirelerden oluşmaktadır. Dünya nüfusu giderek yaşlanıyor. Hemşire nüfusu giderek yaşlanıyor. Özellikle pandeminin etkisi ve zorlu çalışma koşulları da bütün dünyayı bir hemşire krizine sokmuş durumdadır. ICN bu yıl bir hemşire krizi var o nedenle hükümetleri acil eyleme geçmesi ve somut adımlar atması gerektiği çağrısı yaptı. Bizim ülkemizde hemşire göçünün çok yoğun yaşandığı bir ülke. Hemşirelerimizi Türkiye’de tutamıyoruz. Hiçbir şey daha iyiye gitmedi. ICN’in yine bu konuda, ‘dünya hemşireleri sınırsız ve tükenmez bir kaynak olarak görüyor ancak hemşirelerin hem sayıları sınırlı hem de tükeniyorlar’ şeklinde bir yaklaşımı var. Bizim ülkemizde de durum böyle.”
ABD, Kanada ve Malta Da Hemşirelerimizi Almaya Çalışıyor
“Hemşire gücü sınırsız bir güç gibi görülüyor ve bu nedenle de değeri çok anlaşılmıyor” diyerek sözlerine devam eden Özbaş şöyle konuştu: “Almanya yalnızca bir örnek Kanada, ABD, Malta gibi ülkeler de çok fazla hemşire açığı olan ve Türkiye’den hemşire almaya çalışan ülkelerdir. Biz yıllardır bu konuta dikkat çekmeye çalışıyoruz ama çok kulak asılmıyor. Evet, biz hemşire yetiştirmeye devam ediyoruz, yabancı hemşirelere kapımızı açıyoruz ama gelişmiş ülkeler bizim kıdemli hemşirelerimizi alıyor.”
Hemşirelerin Gitmemesi İçin Ne Yapılmalı?
“Hemşire Göçü ile ilgili THD olarak bizim dört kalemde önerimiz var” diyerek açıklamalarına devam eden Özbaş, “Özellikle hemşirelik eğitiminde ve meslekte ciddi yatırım problemi var. Yönetim anlayışıyla ilgili problemler var. Biz ülke olarak bir yandan hemşire açığımız var diyerek hemşire olmayan sağlık çalışanlarına hemşire görevi yetkisiyle çalıştırıyoruz, bir yandan da elimizdeki hemşirenin kıymetini bilmeyip yurt dışına gitmesinin önünü kapatamıyoruz. Hemşirelerin özlük hakları, maaş ile ilgili süreçleri konusunda ciddi düzenlemeler yapılması gerekiyor” dedi.
Hemşire Maaşı Ev Kirasını Bile Karşılamıyor
Türkiye’de bir hemşire maaşının İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya gibi büyük illerde bir aylık kirayı bile karşılamadığını söyleyen Özbaş şunları kaydetti: “Üniversite eğitimi almış kişilerin insanca yaşamasına değil karınlarını doyurmasına yetecek bir ücret politikamız yok. İş yerlerinde şiddet ve mobbing çok fazla. Yeterince hemşire istihdamı yapılmadığı için zaten üç dört hemşirenin yapması gereken iş tek hemşireye yükleniyor. İş yerleri şiddetten arındırılamıyor. Sağlık çalışanlarına hasta ve hasta yakınlarından uygulanan şiddetin yanı sıra yönetici şiddetinin ve mobbinginin alıp başını gittiği bir düzen söz konusudur. Zaten maddi olarak da siz bu kişinin yaşam standardını sağlayabileceği bir ücret ödemezseniz hemşireler kendilerini değersiz hissederek gidiyorlar.”

Meslektaşlarımızın Gitmesini İstemiyoruz
THD olarak gerçekleştirilen Hemşire Göç Eğilimi Araştırması neticesinde, hemşirelerin çok yoğun bir şekilde emeklerinin karşılığını alamadıkları ve değersiz hissettikleri için başka ülkelere gittikleri eğiliminin ortaya çıktığını söyleyen THD Başkanı Özbaş, “Hemşirelerimiz kendilerine değer veren, talep eden ülkelere gitme eğilimindeler. Ama bizim halkımızın nitelikli hemşirelere ihtiyacı var. Bizler meslektaşlarımızın gitmelerini değil kalmalarını istiyoruz. Ancak ülke ve toplum olarak onlara hak ettiği düzeyde bir çalışma ortamını ve yaşama koşullarının sunulması gerektiğine inanıyoruz” şeklinde konuştu.
Hemşireler İyi Hal Belgesini Sağlık Bakanlığından Alıyor
Sağlık Bakanlığından hemşire göçüne ilişkin veri paylaşımı talebinde bulunduklarını ifade eden Özbaş son olarak şunları söyledi: “Talebimize herhangi bir geri dönüş yapılmadı. Yurt dışına giden hemşirelere iyi hal belgesini Sağlık Bakanlığı veriyor. Biz dernek statüsünde olduğumuz için THD’den alacakları bir belge yok. Bizler de kendi bünyemizde yaptığımız çalışmalarla hemşire göçü konusunda çıkarımlar elde ediyoruz. Hemşire Göç Eğilimi Araştırma’sını tekrar güncelleme planımız var. Verileri yeniden gündeme getirmek için araştırmayı tekrarlayacağız.” (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)
Sağlık
Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?
Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.
İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.
Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.
“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”
Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.
Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.
Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.
Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:
- Miyop görme kusuru
- Astigmat problemi
Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.
Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.
Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.
Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:
- Göz numarasının stabil olması
- Kornea kalınlığının yeterli olması
- Genel göz sağlığının uygun olması
Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.
Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.
https://venividigoz.com/smile-lazer
Sağlık
Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.
Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.
“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.
“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”
“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:
“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”
“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”
Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.
Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?
Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı.
“Rekabet siyasetin doğasında var”
Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı.
En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.
“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”
“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”
Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
-
Fashion9 yıl agoThese ’90s fashion trends are making a comeback in 2017
-
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
-
Fashion9 yıl agoAccording to Dior Couture, this taboo fashion accessory is back
-
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
-
Sports9 yıl agoPhillies’ Aaron Altherr makes mind-boggling barehanded play
-
Business9 yıl agoUber and Lyft are finally available in all of New York State
-
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
-
Sports9 yıl agoSteph Curry finally got the contract he deserves from the Warriors
