Connect with us

Sağlık

Son 10 yılda, kedilerde aşırı kiloluluk oranı yüzde 169 arttıhaberi

Obezite, insanlarda olduğu gibi kedilerde de önemli bir sağlık sorunu.

Published

on

Obezite, insanlarda olduğu gibi kedilerde de önemli bir sağlık sorunu. Aşırı kilo, kedilerde bağışıklık sistemini baskılarken onkolojik hastalıklar da dahil olmak üzere birçok hastalığa kapı aralıyor. Kedilerin özel ihtiyaçları düşünülerek tasarlanmış doğru ve dengeli beslenme, düzenli veteriner hekim ziyaretleri ve egzersizler ile kedileri aşırı kilonun getirebileceği hastalık risklerinden korumak mümkün. 

Dünya çapında kedi ve köpeklerin yüzde 40’ından fazlası aşırı kilolu veya obez olarak yaşamlarını sürdürmeye çalışıyor. İnsan sağlığında olduğu gibi hayvanlarda da benzer bir artış eğilimine sahip obezite, son 10 yılda kedilerde yüzde 169 arttı. Royal Canin, Uluslararası Kedi Günü’nde kediler için aşırı kilo ile ilişkili risklere ve doğru beslenmenin kedilerin sağlığı üzerindeki etkisine dikkat çekiyor.

Beslenme konusunda kedi sahiplerinin doğru bilinen yanlışlara sahip olduğunu ifade eden Veteriner Hekim Murat Özhavala, “Örneğin, bu mitlerden bir tanesi tavuğun hayvanlarda sık görülen bir alerjen kaynağı olduğu yönünde. Bu noktada protein kaynağı olarak tavuğa büyük bir haksızlık yapılıyor. Bazı hayvanların, tavuk eti alerjisi farklı nedenlerle ve bireysel bir şekilde söz konusu olabiliyor fakat benzer örnekleri balık ya da kuzu eti kaynaklı vakalarda da gözlemleyebiliyoruz. Bunun tespiti ancak veteriner hekim kontrolünde yapılabilir. Öte yandan kedilerin ev yemekleri ile beslenmesi, yapılan en büyük hatalardan biri. Kedilerin de diğer tüm canlılar gibi farklı ihtiyaçları doğrultusunda dengeli bir beslenmeye ihtiyaçları var ve bu dengeli beslenmenin ev yemekleri ile karşılanması mümkün değil. Kediler için doğru, tam ve dengeli beslenme ancak onların ihtiyaçlarına özel tasarlanmış mamalar ile mümkün olabilir.”

Obezitenin kediler için büyük bir sorun teşkil ettiğini ve kedilerde bağışıklık sistemini baskılarken onkolojik hastalıklar da dahil olmak üzere birçok hastalığa kapı araladığını ifade eden Veteriner Hekim Murat Özhavala sözlerine şu şekilde devam etti: 

“Kedi sahiplerinin günlük rutinleri ve alışkanlıkları, kedilerinin yaşamlarını da etkiliyor çünkü aynı çevrede, benzer şartlarda yaşıyoruz. Bu noktada, aşırı kilo veya obeziteye bağlı sağlık risklerinden kaçınmanın en etkili yolu kesintisiz bir şekilde kilo kontrolü yapmaktır. Hastalandıktan sonra tedavi sürecine girmek, hayvan sahibi açısından hem maddi hem de duygusal anlamda oldukça yıpratıcı olabiliyor. O yüzden kedimizi ideal kilosunda tutarak obezite ilişkili hastalıklardan korumak oldukça önemli. Hastalık risklerini değerlendirerek bunları zamanında bertaraf etmek gerekiyor, bu noktada da doğru beslenme ve kilo yönetimi kilit rol oynuyor. Kedilerin eğilimine göre obeziteye mahal vermeyecek şekilde, günlük porsiyonlarını almalarını sağlamak gerekiyor. Bunun için mutlaka veteriner hekiminize danışarak bir beslenme programı hazırlamalısınız. Kilo takibi için düzenli veteriner hekim kontrolleri oldukça önemli. Fazla kilo, immün sistemi baskılar ve onkolojik hastalıklar da dahil olmak üzere kedinizi birçok hastalığa yatkın hale getirir.”

Araştırmalar, kedi sahiplerinin obezite riskini hafife aldığını gösteriyor

İngiltere merkezli Liverpool Kliniği’nin gerçekleştirdiği araştırma, evcil hayvan sahiplerinin yüzde 44 ila 70’inin, hayvanlarının kilo problemini ve yaratacağı sağlık risklerini yeterince önemsemediğini gösteriyor. Evcil hayvanların oldukça az bir kısmı obezite tedavisi görürken; müdahale edilmediği durumlarda aşırı kilolu kedilerin hayat kaliteleri olumsuz etkileniyor ve yaşam süreleri kısabiliyor. 

Konuyla ilgili konuşan Royal Canin Türkiye Bilimsel İletişim ve İlişkiler Müdürü Veteriner Hekim Tilbe Babakıray: “Kedi sahiplerinin yüzde 60’tan fazlası kedilerine mama verirken herhangi bir ölçüleme veya miktar ayarlamasında bulunmuyor. Ek olarak, araştırmalar, hayvan sahiplerinin kedileri yalvarma davranışı gösterdiği anlarda mama verme yoluyla bu davranışları yönettiklerini gösteriyor. Oysa, hayvanlarımızın yalvarma davranışı göstermesinin ardında her zaman açlık hissi veya mama ihtiyacı bulunmaz. Çoğunlukla, hayvan, sahibinin ilgisini istemektedir. Bu nedenle, evcil hayvanlarımızdaki yalvarma davranışlarını, hemen besleme yöntemine başvurmadan, onunla oyun oynayarak veya onu severek yönetebilmeliyiz. Kedilerde aşırı kilo, oturma pozisyonundan sosyal hayatlarına, psikolojilerinden sosyalleşmelerine kadar günlük hayatlarındaki pek çok olguyu etkiliyor. Tam ve dengeli beslenme, kediler için sahipleri ile kurabilecekleri daha anlamlı ilişkilere de zemin hazırlıyor. Royal Canin olarak, evcil hayvanlarda giderek artan aşırı kilo ve obezite kaynaklı sağlık risklerine her fırsatta dikkat çekerek, sağlıklı beslenme ve düzenli egzersizin öneminin altını çiziyoruz,” dedi. 

Her bir kedi ve köpeğin eşsiz özelliklere ve dolayısıyla farklı ihtiyaçlara sahip olduğunun altını çizen Royal Canin, sorumlu hayvan sahipliği konusunda farkındalığı artırabilmek ve doğru bilgi ile hayvan sahiplerini buluşturabilmek adına bugüne dek sayısız proje hayata geçirdi. Haziran ayı itibariyle Youtube üzerinden yayıma giren “Beslenme Bir Mamadan Fazlası” projesi ise, kilo yönetimi dahil olmak üzere hayvanlarda eklem sağlığı, böbrek sağlığı, alerji yönetimi, üriner sistem, kalp sağlığı gibi alanlarda toplamda 16 videoyu hayvan sahipleriyle buluşturuyor. 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?

Published

on

 

Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.

İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.

Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.

“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”

Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.

Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.

Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.

Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:

  • Miyop görme kusuru
  • Astigmat problemi

Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.

Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.

Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.

Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:

  • Göz numarasının stabil olması
  • Kornea kalınlığının yeterli olması
  • Genel göz sağlığının uygun olması

Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.

Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.

https://venividigoz.com/smile-lazer

 

Continue Reading

Sağlık

Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.

Published

on

By

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.

“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.

“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”

“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:

“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”

“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”

Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.

Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?

Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı. 

“Rekabet siyasetin doğasında var”

Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.

Published

on

By

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı. 

En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.

“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”

“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”

Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.

magazin haberleri