Connect with us

Sağlık

Sigara sigarayla bırakılmazhaberi

“E-sigaralar en az sigara kadar zararlıdır ve sigarayı bırakmak için bir araç olarak kullanılmamalıdır.

Published

on

“E-sigaralar en az sigara kadar zararlıdır ve sigarayı bırakmak için bir araç olarak kullanılmamalıdır.” diyen Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Onur Noyan, sigarayı bırakmak için mutlaka uzman desteği alınması gerektiğini, e-sigaraların aslında hem bağımlılığa geçişi hızlandırdığını hem de tedaviden uzaklaştırdığını söyledi.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Onur Noyan, e-sigara ile sigara bırakmanın mümkün olup olmadığını anlattı.

E-Sigara ile sigaraların benzerliğinden bahsetmek gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Onur Noyan, “Sigara dediğimiz ürün aslında tütünün yakılarak nikotinin açığa çıkartılması ile elde ediliyor. E-sigara ise nikotinin yakılarak ya da buharlaştırarak elde edilmesiyle ortaya çıkan ürünler.” dedi.

İkisinin de ortak benzerliğinin nikotin içermesi ve nikotinin bağımlılık yapıyor olması olduğunu kaydeden Prof. Dr. Onur Noyan, şöyle devam etti:

“E-sigaraların zararı normal sigaraya çok benzer. Öncelikli olarak bağımlılık yapıcı etkileri hem normal sigarada hem de e-sigaralarda birbirine çok yakın etki gösteriyor. E-sigaraların içerisindeki kimyasal maddelerden dolayı ortaya çıkan akciğer sorunları ve diğer bilmediğimiz ürünlerden kaynaklı metabolik sorunlar sebebiyle en az sigaralar kadar zararlı olduğunu söyleyebiliriz. 

‘Peki bu noktada normal sigaradan daha sağlıklı bir ürün olarak pazarlanan e-sigaraların bağımlılık tedavisinde yeri var mıdır?’ diye düşünecek olursak, e-sigaraların bağımlılık tedavisinde yeri olmadığını söylemek çok doğru olur. Normal şartlar altında sigaradan daha az bağımlı olduğu, daha az zararlı olduğunu pazarlanarak kullanıma sokulan bu ürünlerin aslında bağımlılıktan kurtulmaya çok da faydalı olmadığı yapılan çalışmalarda gösterilmiştir. Hem bu sayede hastaların sigarada uzaklaşmaları daha zor olmakta hem de kişilerde daha başka bir bağımlılık tipi ortaya çıkmış olmakta.”

E-sigara ile sigarayı bırakabilir mi? 

Sigarayı bırakmak için daha az zararlı olduğu düşünülen e-sigara kullanmaya başlayan bir kişinin aynı zamanda nikotin bağımlılığı devam ettiğinden dolayı nikotini hayatından çıkartmakta zorlandığını anlatan Prof. Dr. Onur Noyan, şunları kaydetti:

“Bu bağlamda sigaradan e-sigaraya geçiş aslında nikotin bağımlılığının devamını sürdürmekte ve bağımlılığın azalmasına bir etki göstermemektedir. Bazı vakalarda çok nadiren de olsa e-sigaraya geçiş ile birlikte kişilerin el alışkanlıklarını değişebileceği bu sayede bırakmalarının daha kolay olduğu söylenebilir ama pratikte ve bilimsel olarak bunun doğru olduğunu söyleyemiyoruz.

Sonuç olarak sigarayı bırakmak için e-sigaralardan ziyade mutlaka ama mutlaka tıbbi bir destek alınmalı. Psikoterapi desteği alınmalı, bu bağlamda kullanılacak ilaçlar ile birlikte nikotin yerine geçebilecek ürünler tercih edilmeli ve bir plan dahilinde sigara bırakılmalı yoksa bireylerin kendi başına gösterdiği çabalar daha uzun sürede kişilerin ‘ben bunu bırakamıyorum’ gibi bir düşüncesine sebep olmakta ve daha karamsar hissetmelerine ve sigarayı bırakmak ile ilgili daha olumsuz hissetmelerine sebep olabilir.”

E-sigaraların dumanıyla bilmediğimiz kimyasal maddeler açığa çıkıyor

E-sigaradaki pasif içicilik riskinin normal sigara ile aynı olduğunu dile getiren Prof. Dr. Onur Noyan, “Çünkü e-sigaraların dışarıya çıkarttığı kısmi olarak buhar aslında içerisindeki bilmediğimiz kimyasal maddelerin de dışarıya çıkmasına sebep olmakta. Bu kimyasal maddelerin buhar yoluyla dışarı çıkması akciğer enfeksiyonlarından ya da bilmediğimiz yeni akciğer komplikasyonuna kadar giden bir yoldur.” şeklinde görüşlerini ifade etti.

E-sigaralar hakkında yanlış bilinen gerçekler   

“E-sigaraların daha az zararlı olduğuna dair bir inanç, e-sigaraların içermiş oldukları farklı aromalar, içermiş oldukları farklı içerikler ve şirin görünümleri, popüler medyada yıldızların ya da diğer ünlülerin e-sigara tüketiyor olmaları, sigaraya bırakmak için kullanılıyor olduğuna dair haberlerin çıkması aslında e-sigaralar ile ilgili en büyük yanlış bilgiler.” diyen Prof. Dr. Onur Noyan, şöyle devam etti:

“Bu bağlamda e-sigaralar en az sigara kadar zararlıdır ve sigarayı bırakmak için bir araç olarak kullanılmamalıdır. Sigarayı bırakmak için mutlaka uzman desteği alınmalıdır. E-sigaralar aslında hem bağımlılığa geçişi hızlandırmakta hem de tedaviden uzaklaştırmakta.”

E-sigara bağımlılığı tedavisi nasıl yapılır? 

E-sigara bağımlılığının tedavisinin normal sigaradan hiç farklı olmadığını ifade eden Prof. Dr. Onur Noyan, şöyle devam etti:

“Sigara bağımlılığında nikotin yoksunluğunu tedavi etmeyi çalıştığımızdan dolayı e-sigara bağımlılığının tedavisinde de nikotin yoksunluğuna yönelik bir tedavi başlıyoruz. Özellikle nikotin yoksunluğunu daha az hissedilmesi için nikotin sakızları, nikotin bantları, nikotin spreyleri kullanılıyor. Nikotin yoksunluğu ve nikotin isteği ile baş etmek için bazı ilaçları tercih ediyoruz.”

Prof. Dr. Onur Noyan, ilaçlar ile birlikte psikoterapiyi de tedaviye dahil ettiklerini belirterek, “Sigarayı bırakma süreci uzun soluklu bir süreçtir. Hayal kırıklığı ve karamsarlığa kapılmadan bu yolda ilerlemek çok önemli.” şeklinde konuştu. 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?

Published

on

 

Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.

İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.

Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.

“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”

Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.

Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.

Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.

Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:

  • Miyop görme kusuru
  • Astigmat problemi

Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.

Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.

Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.

Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:

  • Göz numarasının stabil olması
  • Kornea kalınlığının yeterli olması
  • Genel göz sağlığının uygun olması

Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.

Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.

https://venividigoz.com/smile-lazer

 

Continue Reading

Sağlık

Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.

Published

on

By

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.

“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.

“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”

“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:

“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”

“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”

Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.

Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?

Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı. 

“Rekabet siyasetin doğasında var”

Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.

Published

on

By

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı. 

En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.

“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”

“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”

Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.

magazin haberleri