Connect with us

Sağlık

Şeker tüketiminin evcil hayvanlarda yol açtığı 5 sağlık sorunu haberi

Evcil hayvan mamalarının yüksek miktarda karamel ve aromatik katkılar içermesi, patili dostların sağlığı için tehdit oluşturuyor.

Published

on

Evcil hayvan mamalarının yüksek miktarda karamel ve aromatik katkılar içermesi, patili dostların sağlığı için tehdit oluşturuyor. Bu maddeleri sindirmek için yeterli enzimi bulunmayan kedi ve köpekler, şekerli tatlandırıcılara maruz kaldıklarında mide başta olmak üzere obezite ve zehirlenme gibi önemli sağlık sorunları yaşıyor. Vücut sistemi, doğal tatlandırıcılar için uygun olan evcil hayvanların şeker isteğinin temiz içerikli ürünlerle karşılanması bu noktada önem teşkil ediyor. Evcil dostların yaşam kalitesini arttırmak için özel olarak formüle edilmiş gıda takviyeleri sunan Bonafel’in Kurucusu Uğur Peker, sağlıklı bir yaşam için ölçülü beslenmenin önemli olduğunu söylerken, şekerin evcil hayvanların sağlığında yol açtığı bilinen en yaygın 5 rahatsızlığı sıralıyor. 

Kedi ve köpekler insanlara oranla daha az tat duyusuna sahip olsa da şekere karşı bağımlılık geliştirebiliyor. Şekerin enerji ve mutluluğu artırdığına inanılsa da evcil hayvanların sağlığında oldukça zararlı etkilere sahip. Evcil dostların mama tüketimiyle her gün karamel, melas gibi aromatik katkılarla şekerlere maruz kalması, mide rahatsızlıklarından diş çürüklerine, obeziteden zehirlenmelere kadar çeşitli sağlık sorunlarına yol açıyor. Kedi ve köpeklere ekstra kilo ve enerji kaybından başka hiçbir etkisi olmayan şeker içeren katkı maddeli besinler, uzun vadede hayati problemlere sebep oluyor. Evcil dostların yaşam kalitesini artırmak için özel olarak formüle edilmiş gıda takviyeleri sunan Bonafel’in Kurucusu Uğur Peker, sağlıklı bir yaşam için şekerli tatlandırıcılardan kaçınarak ölçülü beslenmenin önemli bir kriter olduğunun altını çiziyor ve şekerin evcil hayvanların sağlığında yol açtığı bilinen 5 rahatsızlığı paylaşıyor.

“Tamamen Doğal Ürünler Bile Ölçülü Tüketilmeli”

Şeker içerikli gıdaların tüketimi insanlarda olduğu gibi evcil hayvanların sağlığında da birçok hastalığa zemin oluşturuyor. Tatlılıkla bağdaştırılan ve birçok çeşidi bulunan şekerin, kedi ve köpeklerin sağlığında acı sonuçlar doğurmaması için çeşitli önlemler alınması gerekiyor. Evcil dostların beslenme düzeni noktasında evcil hayvan sahiplerine büyük sorumluluk düştüğünü vurgulayan Peker, “Sağlıklı yaşam için beslenme şart ve ne yazık ki birçok hayvan maması yüksek oranda aromatik katkı ve lezzet artırıcı maddeler içeriyor. Şekere nerdeyse hiç ihtiyaç duymayan evcil hayvanlar mama aracılığıyla dolaylı yoldan da olsa her gün şekere maruz kalıyor. Bu durum, evcil dostların optimal sağlığında ciddi hastalıkları beraberinde getiriyor. Ancak kedi ve köpeklerde zaman zaman şeker isteği oluşabildiğinden böyle bir durumda doğal tatlandırıcılara başvurmanın daha sağlıklı bir çözüm olduğunu düşünüyorum. Bu noktada her şeyin fazlasının zararlı olduğunu ve tamamen doğal ürünlerin bile ölçülü tüketilmesi gerektiğinin altını çizmekte fayda var. Şeker yoğunluklu katkı maddelerinin hayvan mamalarının tadını maskelemek ve evcil dostların sağlığında kalıcı sorunlara sebep olmak dışında bir etkisi olmadığının bilinciyle hareket etmek gerekiyor.” açıklamalarında bulunuyor. 

Şekerin, kedi ve köpeklerde yol açtığı 5 rahatsızlık;

1. Mide rahatsızlıkları: Temel görevi organizmadan gelen besinleri sindirmek olan mide, kendisi için uygun olmayan bir besinle karşılaştığında kusma ve ishal gibi tepkiler verir. Mamayı sindirmek için bağırsaklarında bulunan bakteri ve mikroorganizmaları kullanan evcil hayvanlar, şekeri sindirme noktasında yeterli enzime sahip olmadığı için sindirim sisteminde dengesizlikler yaşar. Kedi ve köpeklerin vücudu şekeri patlayıcı bir madde gibi görür ve kanlı kusma, ishal, mide yanması gibi semptomlarla kendini belli eder. 

 2. Metabolik değişiklikler: Yoğun şeker tüketimi, evcil hayvanların kas yapısı, yağ depolaması, bağışıklık sistemi ve enerji seviyeleri gibi genel vücut yapısını etkiler. Uzun vadede yüksek dozda şekere maruz kalan kedi ve köpeklerin metabolik sistemi zayıflayarak yaşam kalitesi sekteye uğrar. Yani evcil hayvanların şeker isteklerini giderirken aslında birçok sağlık sorununa da katkıda bulunulduğunu göz ardı etmemek gerekir.

3. Zehirlenme: Çikolata, karamel, melas gibi yoğun şekerli tatlandırıcılar, evcil hayvanlar için toksik zararlar içerir. Uzun vadede tüketildiği takdirde zehirlenmeyle meydana gelen problem, bulantı, hareket kaybı, böbrek yetmezliğine kadar uzanır. İşlenmiş şekerlerin en yaygın türü olan ve evcil hayvanları direkt zehirleme potansiyeline sahip ksilitol, yüksek dozda alındığında ölümcül sonuçlara yol açabilir. Bir diğer önemli nokta ise insanlar için tamamen sağlıklı olan yiyeceklerin bile evcil hayvanlarda farklı etkiler yaratacağını bilerek hareket etmek atılacak en doğru adımlardan biri.

4. Obezite: Vücuda önemli ölçüde zarar veren obezitenin temelini düzenli oranda şekere maruz kalmak oluşturur. Sadece kilo alımına katkıda bulunarak optimal sağlıkta dengesizliklere yol açan aşırı şeker obeziteyle kendini belli eder ve beraberinde çeşitli kalp hastalıkları, eklem sorunları, uyuşukluk, göğüs sorunları gibi birçok hastalığa neden olur. Obezite yani dolaylı yoldan şeker tüketimi, egzersiz yapmayı da büyük oranda zorlaştırdığı için kedi ve köpeklerin hem fiziksel hem optimal sağlığını önemli ölçüde etkiler.

5. Ağız ve Diş Sağlığı: Çeşitli araştırmalara göre kedi ve köpeklerin yaklaşık %80’inde diş problemleri görülme olasılığı yüksek. Aşırı karamel, şeker tüketimi bu rakamı artıracağı gibi diş minesinde çeşitli zayıflamalara yol açabilir. Aynı zamanda ağız içinde oluşan bakteriler giderek artacağından plak ve tartar oluşumu hızlanır. Bu nedenle aşırı şeker tüketiminden kaçınarak evcil dostların ağız ve diş sağlığına doğal ve temiz içerikli ürünlerle yatırım yapmak önemli.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?

Published

on

 

Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.

İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.

Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.

“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”

Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.

Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.

Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.

Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:

  • Miyop görme kusuru
  • Astigmat problemi

Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.

Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.

Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.

Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:

  • Göz numarasının stabil olması
  • Kornea kalınlığının yeterli olması
  • Genel göz sağlığının uygun olması

Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.

Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.

https://venividigoz.com/smile-lazer

 

Continue Reading

Sağlık

Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.

Published

on

By

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.

“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.

“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”

“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:

“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”

“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”

Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.

Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?

Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı. 

“Rekabet siyasetin doğasında var”

Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.

Published

on

By

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı. 

En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.

“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”

“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”

Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.

magazin haberleri