Sağlık
Panik Atak Nedir, Neden Olur ve Nasıl Geçer?haberi
Sıkça karşılaşılan ve hayatın olağan akışını etkileme boyutuna dahi ulaşabilen panik atak veya panik bozukluk nedir? Panik atak neden olur? Her kaygı bozukluğu panik atak olabilir mi? Bu sorunun giderilmesinde hangi yöntemler kullanılabilir? Panik atak hakkında sıkça sorulan sorulara, Uzman Klinik Psikolog Ege Ece Birsel cevaplar veriyor.
Sıkça karşılaşılan ve hayatın olağan akışını etkileme boyutuna dahi ulaşabilen panik atak veya panik bozukluk nedir? Panik atak neden olur? Her kaygı bozukluğu panik atak olabilir mi? Bu sorunun giderilmesinde hangi yöntemler kullanılabilir? Panik atak hakkında sıkça sorulan sorulara, Uzman Klinik Psikolog Ege Ece Birsel cevaplar veriyor.
Panik atak, herhangi bir zamanda ve herhangi bir duruma karşı ortaya çıkabilecek endişe/korku nöbetleri olarak tanımlanır. Kişi bu atakları yaşarken, gerçeklikten uzaklaşır ve hatalı düşünceler üretir. Genellikle panik atak, bireyin tehlikeli olarak koşullandığı bir durum üzerine geliştirdiği felaketleştirme düşünceleri nedeniyle tetiklenir ve bireyin panik atağı karşılayış biçimine göre de giderek şiddetlenir. Kişi kimi zaman gerçek olayları olmayacak boyuta getirirken, kimi zaman gerçekte var olmayan ihtimalleri felaket senaryoları biçiminde yorumlar ve reaktif hale gelir. Bunun sonucu olarak, fiziksel ve bilişsel tepkiler ortaya çıkar. Ancak her reaksiyon veya stres periyodunun panik atak olarak tanımlanması söz konusu olamaz. Panik bozukluk, düzenli ve devamlı ortaya çıktığında tanısı konulan bir durumdur. Olağan dışı hallerde, bir defaya mahsus veya uzun dönemde birkaç kez yaşanan ataklara, panik atak tanısı koymak doğru olmaz.
Kişinin devamlı endişe halinde olması ve dışarıdan gelen tüm sinyalleri bir panik atak tetikleyicisi olarak görmesi, bunu aşırı stres ve kaygı seviyesine taşıması panik atağın başlıca belirtisidir. Hasta olma kaygısı, ölmek korkusu, birilerini veya sahip olduklarını kaybetme korkusu düzenli olması halinde reaksiyon gösterilmesi durumu sıklaşır ise uzman görüşü gereklidir.
Panik atak; çarpıntı, terleme, baş dönmesi, nefes alamama hissi, karıncalanma veya his kaybı gibi semptomlara sebep olabilir. Kişi bu esnada fiziksel koordinasyonunu kaybederken, doğru düşünme yetileri de sınırlanır. Herhangi bir kaynak olmaksızın veya bir soruna karşı bu türlü reaksiyon hali, ayda bir defadan fazla olması halinde, tanı gerektirir. Tanı için mutlaka uzmana başvurulması gerekir.
Panik Atak Neden Olur?
Panik bozukluğun tek bir nedeninden söz edilemez. Psikolojik rahatsızlıklar, birçok farklı nedene bağlı olarak ortaya çıkabilir. Panik atak sorunu, genetik yatkınlığı söz konusu olan bir durum olmakla birlikte, herhangi bir genetik aktarım olmasa da bazı sebeplerle ortaya çıkabilir.
Geçmiş yaşantıda, özellikle çocuklukta yaşanan travmaların yetişkinlikte panik atak olarak ortaya çıkması mümkündür. Bununla birlikte, güncel koşullarda yaşanan ciddi kayıp ve travmalar da panik atağı tetikleyebilir. Sigara, alkol ve uyuşturucu madde kullanımı ise beynin kimyasal normallerini etkilediği için bu durumu tetikleyebilir. Kimi bireylerde ise bu faktörlerin herhangi birisi olmasa dahi, panik atak problemi söz konusu olabilir. Bunun nedeni, insanın hayatta kalma içgüdüsünün abartılı biçimde ortaya çıkmasıdır.
Panik bozuk, çocukluktan itibaren görülebileceği gibi, yaşantının herhangi bir döneminde çeşitli nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabilir. Örneğin; bir yakının kanser nedeniyle kaybedilmesinden sonra, kanser olup ölme endişesinin panik atak durumuna dönüşmesi söz konusu olabilir. Bu durumda, yaşam konforu sürdürebilmek için uzman görüşü almak gerekli olacaktır. Zira panik atak, hayatı ciddi anlamda etkileyen sonuçları doğurabilir.
Panik Atak Nasıl Geçer?
Panik atak, beraberinde farklı mental problemlerle birlikte seyredebilir. Bireysel olarak uygulanacak yöntemler, sorunun panik bozukluğa dönüşmüş olması halinde etkili olmayacaktır. Panik bozukluk tanısı almış veya bu semptomları gösteren kişilerin, psikolog ve psikiyatr denetiminde bir tedavi sürecine tabi olmaları gerekir. Elde edilecek veriler ışığında yapılacak değerlendirme, tedavi sürecini şekillendirecektir.
Panik bozukluk tedavisinde, bazı vakaların ilaçlı tedavisi gerekirken, tüm vakaların terapi alması uygun görülür. Psikoterapide, farklı yaklaşımlar söz konusudur ki, uzmanın hangi yöntemi kullanacağına karar verebilmesi için kişi ile belli bir süre görüşmesi gerekir.
Psikolog ve psikiyatrlar, panik bozukluk tedavisini koordineli olarak gerçekleştirebilirler. Sorunun boyutuna bağlı olarak belirlenecek tedavi periyodunda, nefes terapisi ve düzenli yürüyüş gibi; bireyin kendisinin gerçekleştirebileceği terapiler de uygulanabilir.
Panik atak; ciddiye alınması gereken bir sorun olmakla birlikte, kişinin mevcut endişelerinin içerisine bir de bunu eklemesi doğru değildir. Bu sorunun tedavisinde uzman kontrolünde ciddi yol kat edilmesi mümkündür. Semptomları, düzenli ve devamlı görmeniz durumunda, uzmanlardan destek almanız halinde, kalıcı çözümlere de ulaşabilirsiniz.
Yapılması gereken, sadece uzmanlardan görüş almak ve bilimsel yöntemleri kullanmaktır. Bu şekilde etkili çözümleri elde etmek mümkün olabilecektir. Açık kaynaklardan elde edilen, kaynağı belli olmayan ve sorumluluk taşımayan bilgiler, daha olumsuz durumların ortaya çıkmasına neden olabilir. Bu nedenle, bu sorunun giderilmesine yönelik olarak yalnızca, psikolog ve psikiyatrlardan bilgi ve destek alınız.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?
Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.
İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.
Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.
“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”
Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.
Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.
Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.
Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:
- Miyop görme kusuru
- Astigmat problemi
Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.
Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.
Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.
Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:
- Göz numarasının stabil olması
- Kornea kalınlığının yeterli olması
- Genel göz sağlığının uygun olması
Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.
Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.
https://venividigoz.com/smile-lazer
Sağlık
Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.
Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.
“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.
“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”
“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:
“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”
“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”
Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.
Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?
Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı.
“Rekabet siyasetin doğasında var”
Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı.
En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.
“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”
“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”
Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
-
Fashion9 yıl agoThese ’90s fashion trends are making a comeback in 2017
-
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
-
Fashion9 yıl agoAccording to Dior Couture, this taboo fashion accessory is back
-
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
-
Sports9 yıl agoPhillies’ Aaron Altherr makes mind-boggling barehanded play
-
Business9 yıl agoUber and Lyft are finally available in all of New York State
-
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
-
Sports9 yıl agoSteph Curry finally got the contract he deserves from the Warriors
