Connect with us

Sağlık

Meme Kanseri Farkındalık Ayı Dolayısıyla Medicana Sağlık Grubu Uzmanlarından Açıklamalarhaberi

Meme kanserinin tüm kanser türleri içinde insanda en sık görülen kanser türü olduğunu vurgulayan Medicana Sağlık grubu uzmanları, Meme Kanseri Farkındalık ayı dolayısıyla açıklamalarda bulundular.

Published

on

Meme kanserinin tüm kanser türleri içinde insanda en sık görülen kanser türü olduğunu vurgulayan Medicana Sağlık grubu uzmanları, Meme Kanseri Farkındalık ayı dolayısıyla açıklamalarda bulundular. 2022 verilerine göre dünyada her yıl 2 milyon fazla kadına meme kanseri tanısı konulduğunu belirten uzmanlar, Türkiye’deki meme kanseri yaşı ortalamasının 50 yaş civarı olduğunu, hastaların yüzde 17’sinin ise 40 yaş altında olduğunun altını çizdiler. Sağlıklı yaşam biçimi meme kanseri riskini düşürdüğünü, meme kanserinde erken tanı ve rutin kontrollerin tanı ile tedavideki başarı oranını yüzde 90’seviyesine taşıdığını söylediler.

Medicana Ataköy Hastanesi genel Cerrahi Uzmanı, Prof. Dr. Mehmet Karabulut: 

MEME KANSERİ TEDAVİLERİNDE BAŞARI ORANI ARTTI

Meme kanserini kısaca, meme dokusunu oluşturan hücre gruplarından birisinin değişime uğraması ve kontrolsüz olarak çoğalması nedeniyle oluşan tümör sonucu ortaya çıkan bir hastalık olarak tanımlayan Prof. Dr. Mehmet Karabulut, “Hastalığın evresi ve hastanın özelliklerine göre tedavi şekli değişmektedir. Memede daha önce görülmeyen bir asimetri, şişlik görülmesi ve ele bir kitle gelmesi gibi belirtiler bulunuyorsa meme kanseri ihtimali dolayısıyla doktora mutlaka başvurulması gerekir. Hastalığın evresine, hastanın özelliklerine ve genel sağlığına bağlı olarak tedavi seçenekleri bir veya birden fazlasını içerebilir. Bunlar cerrahi, radyasyon tedavisi, hormon tedavisi, kemoterapi veya hedefe yönelik tedaviler içerir” diye konuştu. Son yıllarda cerrahi ve radyoterapi tekniklerinin gelişmesi, kemoterapiye ek olarak immünoterapi ve akıllı ilaçların kullanımı ile meme kanser tedavisinde çok büyük aşamalar kaydedildiğinin altını çizen Prof. Dr. Mehmet Karabulut, “Mastektomi genelde meme kanser tanısı konmuş ya da kanser olma riski yüksek memede kitlesi olan hastalara uygulanır. Ayrıca fibroadenom gibi iyi huylu kitleler, medikal tedaviye cevap vermeyen granulomatöz mastit gibi meme dokusu iltihaplarında mastektomi yapılabilir” şeklinde konuştu. Stresten uzak bir yaşam terci edilmesi gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Karabulut,  “Ailede meme kanseri olup kendisinde BRCA gen pozitifliği olan bireylerde meme kanserinden korunmak için mastektomi yapılabilir. Meme Kanserinden korunmka için stresten uzak hareketli yaşam tarzı benimsenmeli (Haftada en az 3 saat egzersiz önerilir), sigara ve alkol gibi zararlı alışkanlıklardan kaçınmalı, kiloyu kontrol ederek obeziteden kaçınılmalı, hazır ve fast food tarzı gıdalardan uzak durmalı, sebze ağırlıklı Akdeniz beslenme alışkanlığı edinilmeli, radyasyonlu ortamlardan kaçınılmalı, hormon tedavilerini sınırlı kullanmalı, emzirmeyi uzun tutmalı (en az 6 ay).” Birçok kanser tedavisinde olduğu gibi meme kanseri tedavisinde başarılı sonuçlar elde etmek için deneyimli hekimlerin yanı sıra doğru tanı ve tedavi için uygun ortam ile operasyon gereçlerinin bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Mehmet Karabulut, “Meme kanseri cerrahisinde başarı oranı arttı.

 

Medicana Ataşehir Hastanesi Medikal Onkoloji Uzmanı, Doç. Dr. Türkan Öztürk Topçu: 

MEME KANSERİNDE HEDEFE YÖNELİK TEDAVİ

Meme kanserinde cerrahi, radyoterapi, kemoterapi, hormon tedavisi tedavi şekillerini oluşturmaktadır. Bunun yanında bazı meme kanseri türlerinde, kanser hücrelerinin belirli hedeflere yönelik ilaçlarla tedavi edilmesi gerekebilir. Her iki pozitif meme kanseri gibi durumlarda hedefe yönelik tedaviler kullanıldığını söyleyen Medikal Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Türkan Öztürk Topcu; “Meme kanseri tedavisindeki yeni gelişmeler arasında daha çok hedefe yönelik tedaviler, kişiye özel tedavi planları, daha az yan etki ve daha yüksek tedavi başarısı gibi iyileştirmeler bulunmaktadır. Genetik testler ve moleküler profillemeler, hastanın kanser hücrelerinin özelliklerini daha iyi anlamalarına ve tedaviyi daha iyi yönlendirmelerine yardımcı olur.” dedi. Mastektominin meme dokusunun tamamen veya kısmen çıkarıldığı bir cerrahi prosedür olduğunu belirten Doç. Dr. Türkan Öztürk Topcu; “Mastektomi, meme kanseri teşhisi konulduğunda ve kanser tümörü büyükse veya diğer tedavi seçenekleri etkili olmayabilirse bir tedavi seçeneği olarak kullanılabilir. Kısmi meme çıkarılması, bazı durumlarda uygun değildir. Özellikle büyük tümörler veya tümörlerin meme dokusunun farklı bölgelerine yayılması durumunda, mastektomi tercih edilebilir.” diye belirtti.

Multidisipliner Bir Yaklaşım Önemli: Doç. Dr. Türkan Öztürk Topcu şöyle devam etti; “Tedavi planı, bir multidisipliner sağlık ekibi tarafından belirlenmeli ve hastanın onkoloğu veya cerrahı ile ayrıntılı olarak tartışılmalıdır. Mastektomi öncesinde ve sonrasında hastaların psikolojik ve duygusal destek alması da önemlidir, çünkü bu ameliyat bazen duygusal zorluklara yol açabilir.”

Meme Kanserinden korunmak için neler yapmalı? Meme kanserinden korunmak için sağlıklı yaşam tarzı ve düzenli taramalar ile önlemler alınması gerektiğini belirten Doç. Dr. Topcu; “Kendi kendinize meme muayenesi, düzenli mamografi taramalarını yaptırmak, daha fazla meyve, sebze, tam tahıllar ve az yağlı protein kaynakları içeren besinler tüketmek,  haftada en az 150 dakika orta düzeyde aerobik aktivite veya 75 dakika yüksek yoğunluklu aerobik aktivite yapmak, ideal vücut ağırlığını korumak ,alkol ve sigaradan, hormon replasman tedavilerinden uzak durmak  en önemli önlemleri oluşturmaktadır.  Emzirmek, stres yönetimini iyi yapmak da meme kanseri için önleyici etkiye sahiptir.” dedi.

Teşhis için Mamografi: Meme kanserini erken teşhis etmek için en yaygın kullanılan yöntemlerden birinin mamografi olduğunu belirten Prof. Dr. Türkan Öztürk Topçu, “Mamografi, röntgen görüntülerini kullanarak meme dokusunu incelemeyi sağlar. Kadınlar genellikle 40 yaşından itibaren düzenli mamografi taraması yaptırmalıdır. Kadınlar, düzenli olarak meme kendini muayene etmelidir. Bu, potansiyel meme değişikliklerini veya yumru tespit etmek için faydalı olabilir. Düzenli olarak bir meme uzmanı tarafından meme muayenesi yapılmalıdır. Bu erken teşhis için önemlidir. 40 yaşından itibaren kadınlar düzenli mamografi taraması yaptırmalıdır. Ancak, aile geçmişi, genetik faktörler ve kişisel risk faktörleri gibi durumlar göz önüne alındığında, bazı kadınlar için bu yaş daha erken olabilir.” diye konuştu.

 

Hangi Durumlarda Doktora Başvurmak Gerekir?

  • Meme dokusunda herhangi bir değişiklik, doku kalınlaşması, şişlik, sertlik, düzensizlik. Meme dokusunda, bir yumru veya sertlik hissederseniz.
  • Göğüslerinizde sürekli veya düzenli olarak ağrı veya rahatsızlık hissi.
  • Memeden kanlı, sulu veya diğer anormal akıntılar gelmesi.
  • Meme derisinde kızarıklık, şişlik, pullanma veya kabuklanma gibi değişiklikler. Meme başında çekilme, içe doğru batık veya başın şeklinde değişiklikler. Meme kanseri bazen ağrısız olabilir, bu nedenle herhangi bir anormal doku veya kitleyi gözlemlemek önemlidir.
  • İki meme arasında belirgin bir asimetri veya görünür farklılık.
  • Koltuk altı veya boyun bölgelerinde lenf düğümlerinde şişlik. 

Bu belirtiler her zaman meme kanseri anlamına gelmez, ancak herhangi bir anormallik veya şüphe durumunda bir sağlık profesyoneli ile görüşmek önemlidir. 

 

Medicana Ataköy Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. İnci Öz

DOĞUM YAPMAK VE EMZİRMEK MEME KANSERİ RİSKİNİ AZALTIYOR

Meme kanserinin genelde daha geç yaşlarda olduğunu ifade eden Medicana Ataköy Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. İnci Öz, “Hormon etkisini azaltmak için tedavi sırasında hastanın âdeti ilaçla kesiliyor. Ancak genç hasta tedavisi tamamlandıktan sonra gebe kalabilir. Gebelikte takip devam ediyor” diye konuştu.  Kemoterapi ve radyoterapi görecek hastalarda tedavi öncesi yumurta dondurmanın önerildiğini ifade eden Op. Dr. İnci Öz, gebelikte hastanın takibini jinekolog ve onkolojinin birlikte yapması gerektiğini ifade etti.

Meme kanseri hastaları ve kızları mutlaka genetik risk testi yaptırmalı: Doğum yapmanın ve emzirmenin meme kanseri riskini azalttığını ve aynı şekilde yeniden ortaya çıkma riskini de düşürdüğünü belirten Op. Dr. İnci Öz, “Meme kanseri hastaları ve kızları, kız kardeşleri ve anneleri mutlaka genetik risk testi BRCA gen analizi yaptırmaları gerekiyor. Meme kanseriyle birlikte yumurtalık ve rahim kanseri riskini de görmek için mutlaka bakılması gerekiyor” açıklamasında bulundu. Meme kanseri olan hastaların tedavi sürecini tamamladıktan sonra gebelik düşünmesini tavsiye eden Op. Dr. İnci Öz, “Tedavi sürecinde hastanın rahatsızlığı devam ediyorsa bu süreç gebelik açısından riskli olur” şeklinde konuştu. Aslında meme kanseri görülme yaşının genellikle hastaların doğumlarını tamamladığı bir yaşta olduğu için genel olarak hastalara tedavi sürecinde hormon duyarlı tümörlerde özellikle hastayı ilaçlarla menopoz sürecine sokarak tedavi yapıldığını belirten Op. Dr. İnci Öz, “Hastalar doğal olarak menopoza girdiğinde zaten ayrıca ilaç verilmiyor. Fakat tedavide kullanılan ilaçların yan etkileri nedeniyle düzenli olarak rahim ve yumurtalıklarına bakılarak takip edilmektedir” dedi. Meme kanseri için ilk tanı alındığında genel cerrahi tarafından değerlendirildiğini söyleyen Op. Dr. İnci Öz, “Hastanın evresine göre cerrahi yapıldıktan sonra medikal onkoloji, genel cerrahi ve jinekologlar tarafından takip ediliyor” diye konuştu. Meme kanseri ve rahim yumurtalık kanserleri gebetik olarak geçişli hastalıklar olduğuna dikkat çeken Op. Dr. İnci Öz, “Genetik olarak yatkın olan bu bireylere profilaktik meme cerrahisi ve rahim yumurtalık cerrahisi belli bir yaşın üzerinde veya daha erken önerilebilir. Tüm dünyada bu oldukça yaygın olarak yapılmaktadır” açıklamasında bulundu.

İleri evrelerde tedavi hastaya göre yönetiliyor: Meme kanserinin hastanın evresine ve gebeliğin hangi dönemde olduğuna göre değerlendirildiğini söyleyen Op. Dr. İnci Öz, “Gebeliğin 12. haftasında tespit edildiğinde hastayla rahatsızlığın ilerleme süreci ve riskleri konuşulmalıdır. Gebeliğin 2. ve 3. döneminde genel olarak gebeliğin sonlanmasını takiben tedaviye başlanmaktadır. Hastalığın evresi de bu yaklaşımlarda önemlidir. İleri evrelerde tedavi hastaya göre yönetilmektedir” şeklinde konuştu. Doğum sayısı, emzirme sayısı ve süresinin meme kanseri, rahim ve yumurtalık kanserlerinde koruyuculuğu yüksek önemli faktörler olduğunun altını çizen Op. Dr. İnci Öz sözlerini şöyle tamamladı: “Düzenli jinekolojik muayene çok önemlidir. Muayenelerin düzenli yapıldığı hastalarda rahim ağzı kanseri riski çok azalmakta ve tedavisi kolaylıkla yapılmakta. Hastalar da tamamen iyileşmektedir. Yine düzenli jinekolojik muayeneyle menopoz döneminde olan rahim içi ve yumurtalık kanserini erken evrede yakalayarak hastanın tedaviye olan cevabını arttırmak ve iyileştirmek mümkündür.”

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?

Published

on

 

Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.

İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.

Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.

“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”

Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.

Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.

Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.

Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:

  • Miyop görme kusuru
  • Astigmat problemi

Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.

Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.

Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.

Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:

  • Göz numarasının stabil olması
  • Kornea kalınlığının yeterli olması
  • Genel göz sağlığının uygun olması

Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.

Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.

https://venividigoz.com/smile-lazer

 

Continue Reading

Sağlık

Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.

Published

on

By

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.

“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.

“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”

“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:

“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”

“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”

Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.

Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?

Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı. 

“Rekabet siyasetin doğasında var”

Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.

Published

on

By

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı. 

En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.

“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”

“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”

Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.

magazin haberleri