Connect with us

Sağlık

Meme Kanseri Farkındalığı, Erken Teşhis Oranını Artırdıhaberi

Meme kanserinin, Türkiye’de kadınlarda en sık teşhis edilen kanser türü olduğunun altını çizen VM Medical Park Ankara Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç.

Published

on

Meme kanserinin, Türkiye’de kadınlarda en sık teşhis edilen kanser türü olduğunun altını çizen VM Medical Park Ankara Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Murat Baki Yıldırım,  “Meme kanseri hem erkeklerde hem de kadınlarda görülebilir, ancak kadınlarda çok daha yaygındır. Meme kanseri farkındalığı oluşturmak, meme kanserinin teşhisi ve tedavisinde ilerlemelerin oluşmasına yardımcı olmuştur” dedi.

VM Medical Park Ankara Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Murat Baki Yıldırım, meme kanseri ile ilgili açıklamalarda bulundu.

1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık ayının öneminin altını çizen Doç. Dr. Murat Baki Yıldırım, “Meme kanserinin tedavisinin başarısını belirleyen en önemli etkenlerden birisi kanserin evresidir. Bu nedenle erken tanı çok önemlidir. Tanı kişinin kendini muayenesi ile başlar ve hekim ile devam eder. Bu nedenle farkındalık oluşturmak bu hastalık ile olan savaşta çok önemlidir” diye konuştu.

Meme kanserinin, Türkiye’de kadınlarda en sık teşhis edilen kanser türü olduğunu söyleyen Doç. Dr. Yıldırım,  “Meme kanseri hem erkeklerde hem de kadınlarda görülebilir, ancak kadınlarda çok daha yaygındır. Meme kanseri farkındalığı oluşturmak, meme kanserinin teşhisi ve tedavisinde ilerlemelerin oluşmasına yardımcı olmuştur. Meme kanserinde hayatta kalma oranları artmış ve bu hastalıkla ilişkilendirilen ölüm sayısı daha erken teşhis, yeni kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımlarıyla azalmış ve hastalığın daha iyi anlaşılmasını sağlanmıştır” şeklinde konuştu.

BELİRTİLER GÖZ ARDI EDİLMEMELİ

Doç. Dr. Murat Baki Yıldırım, meme kanserinin belirtilerini şu şekilde sıraladı:

  • “Bir memenin boyutunda, şeklinde veya görünümünde değişiklik,
  • Meme dokusundan farklı hissedilen bir meme yumrusu veya kalınlaşma,
  • Meme başı (areola) veya meme cildini çevreleyen pigmentli cilt bölgesinin soyulması, pullanması, kabuk bağlaması veya dökülmesi,
  • Yeni başlayan bir içeri çekilmiş meme ucu,
  • Meme üzerindeki ciltte portakal kabuğu gibi kızarıklık veya çukurluklar,
  • Meme üzerindeki ciltte çukurluklar gibi görünen değişiklikler.”

 

Meme kanseri risk faktörlerinin meme kanseri geliştirme olasılığını artıran herhangi bir etken olabileceğinin altını çizen Doç. Dr. Murat Baki Yıldırım, “Bir veya hatta birden fazla meme kanseri risk faktörüne sahip olmanız, otomatik olarak meme kanseri geliştireceğiniz anlamına gelmez. Meme kanseri geliştiren birçok kadının, kadın olmaktan başka bilinen risk faktörleri olmaksızın meme kanseri olduğunu unutmamak önemlidir” diye konuştu.

 

İLERİ YAŞLAR RİSKİ ARTIRABİLİR

Kadınların erkeklere göre meme kanseri riskinin daha yüksek olduğunu söyleyen Meme Doç. Dr. Murat Baki Yıldırım, riski artıran bu faktörleri şöyle sıraladı:

  • “Kadın olmak. Kadınlar, erkeklere göre meme kanseri geliştirme olasılığı çok daha yüksektir.
  • Yaşın ilerlemesi. Yaşınız artıkça meme kanseri riskiniz artar.
  • Kişisel bir meme kanseri öyküsü. Bir memenizde meme kanseri geçirdiyseniz, diğer memede kanser geliştirme riskiniz artar.
  • Aile geçmişi. Anneniz, kız kardeşiniz veya kızınızın meme kanseri teşhisi alması, özellikle genç yaşlarda, meme kanseri riskinizi artırır. Yine de, meme kanseri teşhisi konulan kişilerin çoğu hastalığın aile geçmişi olmadan gelir.
  • Kanser riskini artıran kalıtsal genler. Anne ve babadan çocuklara geçebilen meme kanseri riskini artıran belirli gen mutasyonları vardır. En iyi bilinen gen mutasyonları BRCA1 ve BRCA2 olarak adlandırılır. Bu genler meme kanseri riskinizi ve diğer kanser risklerinizi büyük ölçüde artırabilir, ancak kanseri kaçınılmaz kılmazlar.
  • İlk çocuğu daha yaşlı yaşta doğurmak. 30 yaşından sonra ilk çocuğunu doğuran kadınlar, meme kanseri riskini artırabilir.
  • Menopoza geç başlama. Menopoz yaşınız geç başladıysa, meme kanseri geliştirme olasılığınız artar.
  • Hiç hamile kalmamış olmak. Hiç hamile kalmayan kadınlar, bir veya daha fazla hamilelik yaşamış kadınlara göre meme kanseri riski taşırlar.
  • Menopoz sonrası hormon tedavisi. Menopoz belirtilerini tedavi etmek için östrojen ve progesteronu birleştiren hormon tedavisi ilaçlarını kullanan kadınlar, meme kanseri riskini artırabilirler.
  • Alkol tüketimi. Alkol tüketimi, meme kanseri riskini artırır.
  • Radyasyon maruziyeti. Çocukluk veya genç yetişkinlik döneminde göğsünüze radyasyon tedavisi aldıysanız, meme kanseri riskiniz artar.
  • Adet döneminin erken başlaması. 12 yaşından önce adet dönemine başlamak, meme kanseri riskinizi artırır.
  • Alkolü mümkünse sınırlı miktarda tüketin veya hiç tüketmeyin. Alkol tüketimini, eğer içki içmeyi tercih ediyorsanız, günde bir bardak veya daha azına sınırlayın.
  • Haftanın çoğu gününde egzersiz yapın. Haftanın çoğu gününde en az 30 dakika egzersiz yapmayı hedefleyin. 
  • Menopoz sonrası hormon tedavisi planlanırken genel cerrahi ve kadın doğum doktorlarının tavsiyesi dışında hareket etmeyin.
  • Sağlıklı bir ağırlığı koruyun. Eğer kilonuz sağlıklı ise, bu ağırlığı korumaya çalışın. Kilo vermeniz gerekiyorsa, bunu başarmak için sağlıklı stratejiler hakkında doktorunuzdan bilgi alın. Günlük kalori alımınızı azaltın ve egzersiz miktarınızı yavaşça artırın.
  • Sağlıklı bir diyet seçin. Akdeniz diyetini takip eden kadınların, ekstra sızma zeytinyağı ve karışık kuruyemişlerle takviye edilen bir diyetle meme kanseri riskini azaltabileceği gösterilmiştir. Akdeniz diyeti çoğunlukla meyve ve sebzeler, tam tahıllar, baklagiller ve kuruyemişler gibi bitkisel gıdalara odaklanır. Akdeniz diyetini izleyenler tereyağı yerine zeytinyağı gibi sağlıklı yağları ve kırmızı et yerine balık tercih ederler.
  • Aylık olarak kendi memenizi muayene edin ve değişiklik saptarsanız en kısa zamanda genel cerrahi uzmanınıza başvurun.
  • Yıllık mamografi ve meme muayenesi kontrollerinizi aksatmayın.”

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?

Published

on

 

Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.

İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.

Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.

“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”

Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.

Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.

Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.

Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:

  • Miyop görme kusuru
  • Astigmat problemi

Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.

Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.

Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.

Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:

  • Göz numarasının stabil olması
  • Kornea kalınlığının yeterli olması
  • Genel göz sağlığının uygun olması

Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.

Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.

https://venividigoz.com/smile-lazer

 

Continue Reading

Sağlık

Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.

Published

on

By

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.

“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.

“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”

“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:

“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”

“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”

Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.

Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?

Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı. 

“Rekabet siyasetin doğasında var”

Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.

Published

on

By

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı. 

En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.

“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”

“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”

Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.

magazin haberleri