Kategori: MANŞET

  • Personel bulamıyorsanız sebebi ‘İş ilanınız’ olabilir

    Personel bulamıyorsanız sebebi ‘İş ilanınız’ olabilir

    Pandemi sonrası iş dünyasındaki gelişmeler, özellikle teknoloji, esneklik, dayanıklılık ve müşteri odaklılık gibi alanlarda daha hızlı değişim ve dönüşümü beraberinde getirdi. İşletmeler-firmalar, bu yeni döneme uyum sağlamak ve rekabet avantajı elde etmek için yetkin çalışanlarını elde tutmak kadar yeni yetenekleri de çekmek için yeni stratejiler geliştirme konusunda çaba gösterdiğini görüyoruz.

    İş ilanları şirketlerin aradığı niteliklere uygun adayları çekmek için kullanılan işe alım süreçlerindeki en önemli argümanlardan biri. Geniş açıdan bakıldığında; şirketlerin imajı, değerleri, çalışma şekilleri, hakkında potansiyel adaylara sunduğu ilk izlenimdir İş ilanları. Bu nedenle adayların ilgisini çekmek ve başvurularını sağlamak için etkili olmalıdır.

    İş İlanı Verirken Dikkat Edilecek Hususlar

    İş ilanında İşin pozisyonu ve temel nitelikleri yansıtacak kısa öz ve ilgi çekici bir başlık diğer ilanlardan sıyrılmanızı sağlayabilir. Başlıktan sonra ilanın en önemli bölümlerinden biri de işin tanımının yapılması gelmektedir; İşin görevleri ve sorumlulukları, gerektirdiği nitelikler, deneyim ve diğer özellikler mutlaka doğru şekilde belirtilmelidir.

    Şirketin amacı, misyonu, büyüklüğü, sektördeki konumu hakkında bilgi vermek, potansiyel adaylar için şirketin uygunluğunu değerlendirmeleri konusunda yardımcı olacaktır.

    Genelde ülkemizde ücret ve yan haklar iş ilanları yerine, mülakat süreci sırasında ya da iş teklifi esnasındapaylaşılmakta, çoğu zamanda pazarlık konusu yapılmaktadır. Yetenekleri bulmakta zorlanan şirketler-firmalar önümüzdeki süreçte, iş ilanlarında ücret ve yan haklar konusunda diğer firmalardan üstün ve ayırt edici avantajlarını daha şeffaf bir politika izleyerek paylaşacaklarına şahit olabiliriz.

    Adaylar tarafından işe alım sürecinde en fazla eleştiri alan konulardan biri de bilgilendirme yetersizliği olarak görülüyor.  Başvuru evrakları, son başvuru tarihi, başvuru yöntemleri, iletişim bilgileri, görüşmenin kaç adımdan oluşacağı, nerede yapılacağı, kiminle görüşüleceği, mülakatın sayısı ve yöntemi, herhangi bir test uygulanıp uygulanmayacağı ve diğer adımlar konusunda adaylar yeterli bilgiye sahip olmak istiyorlar.

    İş İlanında şirketin tarzını yansıtacak, profesyonel, kısa, özgün, aynı zamanda da ilgi çekecek bir dil kullanılmalı.Burada en önemli kıstasın pozisyona en uygun adayların başvurusunu alabilmek olduğunu düşünürsek hitap edilen kitleye ve pozisyona uygun dil seçeneğinin avantaj yaratacağı söylenebilir. İş ilanlarının net, anlaşılır ve çekici bir şekilde yazılması, adayların ilgisini çekebilir ve başvurularını teşvik edebilir.

    Başvuru ve işe alım süreçlerinde cinsiyet, yaş, ırk, din veya engellilik gibi unsurlarda ayrımcılık yapılamayacağını içeren“kapsayıcılık, eşitlik, çeşitlilik politikalarına ve yasal uyumluluk” ilkelerini özümsemiş bir iş ilanından emin olunması gerekmektedir. Adayların şirkete karşı olumlu bir izlenim edinmelerine yardımcı olan çeşitlilik ve kapsayıcılık politikaları, şirketin işgücüne daha geniş bir yelpazedeki yetenekleri çekmesine yardımcı olur.

    Yukarda sayılan genel ilkeler, potansiyel adayların şirkete karşı olumlu bir izlenim edinmelerine yardımcı olurken,şirketin işveren markasını güçlendirebilir.

    Adayları Soğutan İş İlanları

    Doğru ve dikkatle hazırlanan iş ilanları, uygun adayların başvurmasını sağlar ve işverenlerin doğru yetenekleri çekmelerine yardımcı olurken, yanlış veya hatalı iş ilanları adayları uzaklaştırabilir ve doğru yetenekleri kaçırma riskini artırabilir. İş ilanlarında sık yapılan hataları sıralarsak;

    1- İşin tanımının eksik yapılması,

    2- 2-3 kişilik işi, tek bir pozisyona ve kişinin üzerine indirgenmesi,

    3- Pozisyonun gerekliliklerine uygun olmayan kriterler belirlenmesi,

    4- Pozisyonla alakası olmayan kriterlere yer verilmesi,

    5- İş ilanında yanıltıcı ve abartı ifadeler,

    6- Klişe ifadeler ve benzer özellikteki ilanlar arasına gömülme,

    7- İlanın çok uzun olması ve teknik bir dil kullanılması,

    8- Şirketi yansıtmayan ve uygun olmayan dil veya ton,

    9- Başvuru sürecinin uzun, yetersiz bilgi ve zorlu olması,

    10- İş ilanına başvuran adaylara yanıt verilmemesi,

    11- Kapsayıcılık eşitlik, çeşitlilik ilkelerine ve yasal hükümlere aykırı iş ilanları.

    İş ilanlarda yukarıda yer alan hatalar yapılıyorsa, doğru adayların başvurusu önünde set çekilebileceği gibi marka algısına da zarar verebilir, potansiyel adayların-yeteneklerinyeniden başvuruda bulunmalarını engelleyebilir.

    Geleneksek İş İlanlarından Yaratıcı ve Eğlenceli İş İlanlarına

    Şirketler-firmalar, özellikle sosyal medyanın etkisini her geçen gün arttırması dolayısıyla işe alım süreçlerini sosyal medya mecralarında yöneterek, adayların dikkatini çekmeye çalışıyor.

    Yeni nesil iş ilanlarıyla adayların sosyal medya becerisi ve yaratıcılığı konusunda fikir edinilmekte birlikte, ürün ve hizmetlerini sürekli olarak geliştirme çabası olan şirketlerin-firmaların kullandığı bu yöntemin inovasyon stratejilerinin debir parçası haline geldiğini gözlemleyebiliriz.

    Potansiyel adayların-yeteneklerin ilgisini çeken bazı uygulama örneklerine yer verecek olursak;

    • İş ilanlarına başvuran adayların sosyal medya hesaplarını kullanarak şirkete neden uygun olduklarını göstermeleri,

    • Şirketin sektöründeki konumunu ve ürünlerini nasıl daha iyi hale getirebileceklerine dair çözüm önerileri ve projelendirmeistekleri,

    • Sınırlı karakterle ilgili pozisyona neden uygun olunduğu anlatmaları gereken bir tweet veya sosyal medya paylaşımının yapılması,

    • Başvuran adaylardan, kendilerini bir süper kahraman gibi tanıtmaları ve bu süper kahramanın nasıl iyilik yapacağını öykülendirmesi,  

    • Sosyal medya üzerinden neden bu göreve uygun olduklarını anlatan yaratıcı bir video istenmesi

    gibi yenilikçi, modern, teknolojik yaratıcı ve eğlenceli iş ilanları ve başvuru yöntemleri şirketlerin inovatif anlayışının bir yansıması olarak işveren markasına da katkı sunduğunun altını çizebiliriz.

    Önümüzdeki süreçte çalışanları tutundurma ve yeni yetenekleri firmaya-şirkete çekme konusunda yeni nesil iş ilanlarının etkili bir araç olarak ülkemizde de daha sık kullanılacağını ve çeşitlendirileceğini şimdiden söyleyebiliriz.

    Serkan ÖZADA

    Girişimci İnsan Kaynakları Derneği

    Yönetim Kurulu Başkanı

  • Mersin Muğla ve Balıkesirin Çöplüğü Olmayacaktır.

    Mersin Muğla ve Balıkesirin Çöplüğü Olmayacaktır.

    Mersinde yapımı planlanan Balık Çiftliklerinin hukuki süreci Anayasa Mahkemesinde devam ederken Balıkesir Edremit ilçesinden denizi kirleterek  turizmi çok olumsuz etkiledikleri  için,2 yeni balık çiftliğinin Kentimizin incisi olan Aydıncık ilçesine taşınması planlanmaktadır.

    Aydıncık ta  hafta sonu biraraya gelen Mersin, Silifke, Aydıncık, Bozyazı ve Anamur Çevre Örgütleri olarak bir kez daha Mersinin sahillerinde yapımı planlanan Balık Çiftlikleri Projelerine karşı olduğumuzu kamuoyu ile paylaştık. Halkın ve Yerel Yöneticilerin iradeleri hiçe sayılarak ilan edilen Çed Raporları bilimsellikten uzak, hukuki dayanağı yoktur.

    Eski ve yeni planlanan Balık Çiftlikleri, Mersin de Akdenizin ekosistemini ve halkın sağlığını bozacak, turizme de çok zarar verecektir.  Balık çiftlikleri Muğlada ve Balıkesir Edremitte  denizi çok kirletmiştir. Kirli denizde verimli üretim yapılamadığı   için sökülüp Mersine kurulumu yapılmak istenmektedir.

    Balık çiftliklerinde GDO lu yem ve çeşitli kimyasalların yanı sıra, balıkların verimini artırıcı ilaçlar,hormonlar ve hastalıklara karşı da  antibiyotikler kullanılmaktadır. Balık çiftliklerinde kullanılan yemler, antibiyotikler ve diğer kimyasallar ile birlikte balıkların dışkıları denizin dibinde birikerek zamanla denizin dibindeki bitki örtüsünü ve denizdeki oksijeni yok etmektedir. Bu durum denizdeki diğer canlıların bölgedeki varlığını tehdit etmektedir. Deniz yatağında biriken bu yoğun kirlilik denizin ekosistemini ve doğal hayatını zamanla yok etmektedir.

    Balık çiftliklerindeki kirlilik ve kullanılan kimyasallar, balıkların dışkıları denizin yüzeyine de yayılmaktadır.Bu da insan sağlığını tehdit etmenin yanında turizmin bitmesine de neden olmaktadır. Ayrıca, balık çiftliklerinin sınırını çizen varil ve şamandıralarla koylar kapatılarak, yatların, teknelerin ve turistlerin denize girmeleri engellenmektedir. Balık çiftliklerinin çalışanlarının kaldığı barakalar, kıyıların görüntüsünü bozmaktadır.

    Mersinde Anamur, Aydıncık ve Silifke sahillerinin sonuna kadar Muğladan ve Balıkesirden sökülerek yapımı planlanan balık çiftliklerinin kurulum yerlerinin geneli 1. Derecede doğal sit, Arkeolojik sit ve ilan edilmiş Turizm bölgeleridir.1. derece doğal sit alanları uluslar arası sözleşmelerle koruma altına alınmıştır. Koruma altına alınan alanlara Balık çiftlikleri kurmak uluslar arası sözleşmelere ve ülkemizdeki yasa ve yönetmeliklere aykırıdır.

    Bizler Mersin de denizlerimizi kirletecek, ekosistemimizi ve sağlığımızı bozacak balık çiftliklerinin kurulmasını istemiyoruz. Yetkililerden Mersin halkının haklı talebini yerine getirerek balık çiftliklerinin bütün projelerini iptal etmelerini istiyoruz.

    Balıkesirden sökülerek Aydıncığa Fokların yaşam alanlarına kurulumu planlanan 2 balık çiftliğinin Çed raporu halkın bilgilendirme toplantısı 11 Temmuz 2023 tarihinde saat 13.00 te Aydıncık Müftülük toplantı salonunda yapılacaktır. Yaşam hakkımızı savunmak için herkesi  Çed toplantısına itiraz etmek için bekliyoruz.

    MERSİN ÇEVRE VE DOĞA DERNEĞİ (MERÇED)

  • Büyükşehir’le üretimin değeri daha çok artıyor

    Büyükşehir’le üretimin değeri daha çok artıyor

    Mersin Büyükşehir Belediyesi, hayata geçirdiği projelerle Mersinli üreticinin yanında olmaya devam ediyor. Şimdiye kadar Mersinli üreticilere fide, fidan, makine ve ekipman gibi pek çok destek sağlayarak üreticinin yüzünü güldüren Büyükşehir Belediyesi, bu kez Mersin’de yetişen ürünlerin katma değerini daha çok artırmak adına atölye çalışması düzenledi. Bu kapsamda Mersinden Kadın Kooperatifi Başkanı Meral Seçer’le Gastronomi ve Yöresel Ürün Konağı’nda bir araya gelen kadınlar, Mersin’e özgü ürünlerle ‘Mum Atölyesi’ ve ‘Kurutma Atölyesi’ düzenledi.

    Hayata geçirdiği projelerle Mersinli üreticinin yanında olmaya devam eden Mersin Büyükşehir Belediyesi, Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesinde Mersinli üreticilere fide, fidan, makine ve ekipman gibi destekler sağlayarak, tarımsal faaliyetleri hem sürdürülebilir kılıyor hem de üreticilerin yüzünü güldürüyor. Bu kapsamda Mersin’e özgü ürünlerin katma değerini artırmak ve pazar zincirini genişletmek adına Mersinden Kadın Kooperatifi Başkanı Meral Seçer ve kadınlar, Gastronomi ve Yöresel Ürün Konağı’nda ‘Yöresel Ürünler Atölyesi’nde bir araya geldi. Anamur’un muzu, Silifke’nin çileği, Toroslar’ın kivisi ve elması gibi Mersin’e özgü pek çok ürünü buluşturan etkinlikte kadınlar, Meral Seçer’le birlikte hem ‘Mum Atölyesi’ hem de ‘Kurutma Atölyesi’nde çalışma gerçekleştirdi.

    Meral Seçer: “Mersin’imizde çok çeşitli tarımsal ürünlerimiz var”

    Kente has ürünlerin ve lezzetlerin misafirlerle buluşturulduğu Eski Gülnar Oteli Gastronomi ve Yöresel Ürün Konağı’nda, Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı öncülüğünde kenti temsil eden ürünlerin katma değerini artıran atölyeler düzenlendiğini ifade eden Mersinden Kadın Kooperatifi Başkanı Meral Seçer, “Mersin’de çok çeşitli tarımsal ürünlerimiz var. Bu atölyeler sayesinde, ürünlerin farklı şekillerde nasıl katma değerli hale getirilerek değerlendirilebileceği katılımcılara öğretiliyor” dedi. Atölye çalışmalarıyla Mersin’e özgü ürünlerin kullanım alanlarının genişletilebileceğini de vurgulayan Meral Seçer, “Hem evdeki ürünlerin değerlendirilmesi hem de çocukların sağlıklı ürünler tüketmesi maksadıyla mevsiminde ürünlerin kurutulması çok önemli” diye konuştu.

    “Atölyeler, girişimci kadınlara yol gösteriyor”

    ‘Mum Atölyesi’nde, tıbbi aromatik bitkilerden elde edilen yağlarla mum çalışmaları yaptıklarını belirten Seçer, “Lavantadan portakala, portakaldan ada çayına varıncaya kadar kentimizdeki birçok üründen yağ elde edilebiliyor. Bu atölyede yağlar değerlendiriliyor ve ürünlerin katma değeri artıyor. Bu anlamda atölyelerin ev hanımlarına veya işletme kurmak isteyen girişimci kadınlara yol göstereceğini düşünüyorum” dedi.

    Karakış: “Üreticilerimize sağladığımız desteklerin yanı sıra, ürünleri nasıl değerlendirebileceklerini de göstermek istiyoruz”

    Mersinli üreticilere fide, fidan, makine ve ekipman yardımı yaparak desteklediklerini ifade eden Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Daire Başkanlığı’nda Gıda Mühendisi olarak görev yapan Tuğba Karakış, “Gastronomi Konağı’nda ‘Yöresel Ürünler Atölyesi’ düzenledik. Mersinli üreticilerimizden tedarik ettiğimiz limon ve kara erikleri kurutarak bir çalışma gerçekleştirdik” dedi.

    Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı olarak, Mersinli üreticilere sağladıkları destekleri genişleterek üreticilerin daima yanında olduklarını söyleyen Karakış, “Üreticilerimize sağladığımız desteklerin yanı sıra, bu ürünleri nasıl değerlendirebileceklerini ve satacaklarını da göstermek istiyoruz. Kurutulmuş ürünlerde, meyve ve sebzeler çok güzel alternatif olabiliyor” dedi.

    Hızlı tüketilmeyen meyve ve sebzelerin saklanması için kurutma yönteminin çok faydalı olduğunu dile getiren Karakış, “Kurutulan ürünler, cam kavanozda veya ağzı kapalı hava almayan paketlerde uzun ömürlü olacak şekilde saklanabilir” diye konuştu. Yüksek ısı kullanarak meyveleri çabuk kurutmanın gıdanın tekstürünü ve yapısını bozma ihtimali olduğuna dikkat çeken Karakış, meyvelerin 40 ile 70 derece arasında ve yaklaşık 6-8 saat arası kurutulması gerektiğini vurguladı.

    Gürlekoğlu: “Misafirlerimiz, Mersin’in bütün yöresel ürünlerini deneyimlemiş olacak”

    Büyükşehir Belediyesi’nin projelerinden biri olarak açılan Gastronomi Konağı’nın daha interaktif bir biçimde kullanılması için konakta atölye bölümlerine yer verdiklerini ifade eden Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda Gıda Mühendisi olarak görev yapan Döndü Gürlekoğlu, “Vatandaşlarımız buraya geldiğinde, hemen gitmelerini istemiyoruz. Burada atölyeler sayesinde anılar bırakmalarını ve daha çok zaman geçirmelerini istiyoruz” dedi. Tarımsal Hizmetler Dairesi bünyesinde üreticilere dağıttıkları lavanta, ada çayı gibi fidanların ekim ve dikim alanlarının ötesinde, pazar ağında da geniş bir yelpaze ile sunulmasını istediklerini ifade eden Gürlekoğlu, “Bizler bu ürünlere katma değer kazandırmak istiyoruz. Gastronomi Konağı’nda düzenlediğimiz atölyeler de, bunu sergileyebileceğimiz bir alan” diye konuştu.

    Lavanta Atölyesi’nde yer alan, butik amaçlı kullanılan imbiklerle lavanta yağını çıkartabileceklerini gösterdiklerini söyleyen Gürlekoğlu, “Pazarda el yapımı mumlar isteniyor. Mumlara lavanta yağları katılarak, Mersin’in portakalı, Erdemli’nin limonu kurutularak, süslenip ürünlere katma değer kazandırıyoruz” dedi. Üreticilere ve girişimcilere, yaratacakları katma değer sayesinde farkındalık kazandırdıklarını söyleyen Gürlekoğlu, “Önümüzdeki günlerde Silifke Balandız ata tohumu ile ekşi mayalı ekmek yapacağız. Restoran bölümümüzde yapılan ekmeklerin satışını da burada gerçekleştireceğiz. Gastronomi Konağı’na gelen bütün vatandaşlarımız, Mersin’in tarımsal ve yöresel ürünlerini baştan sona deneyimlemiş olacaklar” ifadelerini kullandı.

  • Mersin Kuraklıktan En Çok Etkilenen İllerden Biri Oldu

    Mersin Kuraklıktan En Çok Etkilenen İllerden Biri Oldu

    Mersin Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Dr. Bülent Halisdemir ile MESKİ Genel Müdür Yardımcısı Ali Yılmaz, Kanal 33’te yayınlanan ‘Ahmet Özdemir ile Gündem’ programının bu haftaki konuğu oldu.

    Programda Halisdemir, Büyükşehir Belediyesi’nin özellikle yazın gelişiyle artan haşere konusunda yaptıkları çalışmalarla birlikte Mersin’de çevreyle ilgili yapılan hizmetler hakkında bilgi verirken; Yılmaz ise, MESKİ’nin hem ilçelerde hem de kent merkezinde yaptığı altyapı ve yatırım çalışmalarını dile getirdi.

    Mersin Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Dr. Bülent Halisdemir ile MESKİ Genel Müdür Yardımcısı Ali Yılmaz, Kanal 33’te canlı yayınlanan ‘Ahmet Özdemir ile Gündem’ programına katılarak hem ilçelerde, hem de kent merkezinde yaptıkları projeleri dile getirdi.

    Program kapsamında, Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Dr. Bülent Halisdemir, yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte artan haşere problemi hususunda ilaçlama ve mücadele yöntemlerinin yanı sıra, kentte çevreyle ilgili yapılan hizmetlerden bahsetti.

    MESKİ Genel Müdür Yardımcı Ali Yılmaz ise, MESKİ’nin il ve ilçe genelinde yaptıkları altyapı çalışmaları ve yatırımlarından söz etti.

    Halisdemir: “Kent genelinde haşere ile mücadelemizi sürdürüyoruz”

    Artan yağışlarla birlikte yeraltı su kaynaklarının dolması ve birikmeye başlamasının, haşerelerin üremesi ve konaklaması için en uygun koşulları doğurduğunu ifade eden Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Bülent Halisdemir, “Metruk veya göremediğimiz alanlarda dolan su birikmeleriyle karşı karşıya kalıyoruz. Buralarda bitkiler sürekli nemli kalarak, yakarca mucuk dediğimiz canlıların üremesine sebep oluyor” dedi.

    Yaptıkları araştırmada il genelinde 45 binin üzerinde tarımsal amaçlı sulama havuzları olduğuna dikkat çeken Halisdemir, 45 bin tarımsal amaçlı sulama havuzları içerisinde yalnızca Erdemli’nin 17 binin üzerinde tarımsal amaçlı sulama havuz bulunduğunu ve toplamda 108 milyon metreküp su hacminin olduğunu kaydetti.

    “İlaçlama standartlarımız Sağlık Bakanlığı ve Avrupa Birliği normlarına uygun olarak yapılıyor”

    Tek tek tespit edilen haşere üreme alanlarında 160 binin üzerinde düzenli ilaçlama yaptıklarını kaydeden Halisdemir, haşerelerin uçkun dönemlerine erişmelerini engellemeye çalıştıklarını ifade etti. Halisdemir, “Vatandaşlarımız bahçelerde, yaylalarda sulama amaçlı bıraktıkları su kaplarını sık sık değiştirsinler. Evlerinin bodrumunda sular varsa bunları çektirsinler. Hatta bu konuda hem MESKİ, hem de Büyükşehir’den yardım talebinde bulunabilirler” dedi.
    İlaçlama konusunda kaliteye öncelik verdiklerini söyleyen Halisdemir, Sağlık Bakanlığı’nın belirlemiş olduğu kriterlere ve Avrupa Birliği normlarına uygun olarak ilaçlama çalışmaları yürüttüklerini belirtti.

    “Katık atık depolarımızda enerji üreterek ekonomiye katkı sağlıyoruz”

    Evsel ve katı atıkların çöp konteynerlarından aktarma istasyonuna kadar taşınmasının, ilçe belediyelerinin sorumluluğunda olduğunu hatırlatan Halisdemir, “Çöp konteynerlarının kaynaktan toplanması ve Aktarma İstasyonuna taşınması işlemi ilçe belediyelerinindir. Aktarma istasyonundan sonrası Büyükşehir’in görevidir. Üç tane Katı Atık Düzenleme Depolama Alanımız mevcut. Depolama alanlarımızda, katı atıkların bertarafını gerçekleştiriyoruz. Bunu yaparken katı atıklardan elektrik enerjisi üreterek, ekonomiye kazandırıyoruz. Bu uygulama, Türkiye’de yapılan sayılı işlerden biridir” diye konuştu.

    “Gece gündüz demeden Mersin için çalışıyoruz”

    Mersin’in liman kenti olduğunu ve 5 bine yakın ticaret gemisinin faal bir şekilde limandan faydalandığını söyleyen Halisdemir, “Deniz denetimlerimizi çok sıkı tutuyoruz. Deniz araçlarımızla birlikte, 7/24 yetki alanımızda denetim halindeyiz” şeklinde konuştu.
    Yaz sebebiyle artan Mersin nüfusu ile çevre kirliliğinin artış gösterdiğini dile getiren Halisdemir, “Yazlık sitelerimizin ön arıtma yapması gerekiyor. Deniz kenarındaki sitelerde denizler kirletiliyor.
    Sabah vatandaş yüzmeye indiğinde kirlilikle karşılaşıyor” dedi.

    Deniz kirliliğinin yüzde doksanın üzerinde karasal kirlilikten kaynaklandığını, Akdeniz’deki akıntılar sebebiyle Mersin’in komşu illerinden hatta başka ülkelerden atıkların buralara kadar ulaştığını kaydeden Halisdemir, “Bizler, ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü ile Temiz Akdeniz Projesi hazırlayıp tamamladık. İki yıl önce başlattığımız ‘Temiz Akdeniz’ isimli projemizde, denizlerimizin kirlilik seviyesi ve alınması gereken önlemlerle ilgili rapor hazırlayarak bunu kamuoyunun bilgisine sunduk” dedi.

    Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak vatandaşların denizlerden daha fazla yararlanmalarını istediklerini söyleyen Halisdemir, “Eğitime çocuklarımızdan başlamalıyız diyerek, 40 bine yakın öğrencimize deniz kirliliğini anlatıp, nasıl korumamız gerektiğini anlattık. ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü, Milli Eğitim Bakanlığı gibi iş birliklerimizle, bu çalışmalarımızı sürdürmeye ve Mersin için çalışmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

    Yılmaz: “Altyapıya daha fazla yatırım yapabileceğiz”

    Berdan Barajı’nın, Pamukluk Barajı’nın ve arıtma tesislerinin faydalarına değinen MESKİ Genel Müdür Yardımcısı Ali Yılmaz ise; “Berdan İçme Suyu Arıtma Tesisi’nden, suyu terfilendirerek abonelerimize ulaştırıyoruz. Bunun çok ciddi bir elektrik maliyeti var. Pamukluk Barajı devreye alındığı zaman, kot yüksek olduğu için cazibeyle gelecek. Cazibeyle geldiği zaman da enerji giderlerimiz düşecek. Enerji giderlerimiz düştüğü için de, biz altyapıya daha fazla yatırım yapabileceğiz. Su fiyatları da azalacak. Çünkü altyapı maliyetleri çok yüksek” dedi.

    Su tüketimi geçen yıla göre yüzde 16 oranında arttı

    Mersin’de artış gösteren nüfusa değinen Yılmaz, TÜİK verilerine göre yaklaşık 2 milyon olan nüfusun 3 milyona yaklaştığını belirtti. Mersin’in cazibe merkezi olduğunu ve özellikle bayramda, belirli gün ve haftalarda yurt içinden ve yurtdışından ciddi anlamda vatandaşın kente geldiğini sözlerine ekleyen Yılmaz, “Geçen yıl bizim içme ve kullanma suyunun en çok kullanıldığı dönem, özellikle yaz aylarında Kurban Bayramı’ydı. 2022 yılı Kurban Bayramı’yla, 6 Şubat depremi sonrasında su tüketimine baktığımız zaman, yaklaşık yüzde 16 civarında bir artış gözlemliyoruz. SCADA uzaktan izleme kontrol merkezimizden aldığımız verilerimize göre bu yüzde 16’lık artış, 350-400 bin nüfusa tekabül ediyor” diye konuştu. Merkezden kırsala kadar suyla ilgili önemli bilgilere değinen Yılmaz, çevre kirliliği ve küresel iklim kriziyle mücadele edilmesinin gerekliliğine vurgu yaptı. Yılmaz, “Bizim içme ve kullanma suyunda sıkıntı yaşamamamız için, kaynaklarımızın beslenebilmesi için ve geleceğe güvenle bakabilmemiz için kar yağışının olması gerekiyor. Yağmur mutlaka etkili oluyor. Fakat küresel iklim krizinden dolayı sağanak geçişleri ile karşılaşıyoruz” dedi.

    “Ekiplerimizi de herhangi bir afete, felakete karşı teyakkuzda tutuyoruz”

    İllerin alansal yağış durumları ile ilgili Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün verilerinden bahseden Yılmaz; “Mersin’in 1 Ekim 2022-31 Mayıs 2023 alansal yağış durumlarına göre, normale göre yüzde 27.2, 2022 yılı verilerine göre yüzde 36.5 azalma var. Bu çok ciddi bir oran. Ayrıca, Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün kuraklık değerlendirmesinde yüzölçümümüz çok büyük olduğu için, bazı bölgeler şiddetli kuraklık, bazı bölgeler çok şiddetli, bazıları da olağanüstü kuraklık şeklinde değerlendiriliyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü bizim en önemli paydaşlarımızdan bir tanesi. Bizim özel programlarımız da var. Yağmur mu geliyor? Ne kadar gelecek? Ne kadar yağacak? Ekiplerimizi de herhangi bir afete, felakete karşı teyakkuzda tutuyoruz. AFAD ile birlikte birçok problemde en ön safta bütün ekipmanlarımızla, araçlarımızla müdahale ediyoruz” şeklinde konuştu.

    Pamukluk Barajı’nın kapasitesi 282 milyon metreküp

    Berdan Barajı’nın kapasitesinin 160 milyon metreküp olduğunu, DSİ’den alınan verilere göre de doluluk oranının yüzde 91 olduğu bilgisini paylaşan Ali Yılmaz; “Şimdi bizim özlemimiz, hasretimiz Pamukluk Barajı. Pamukluk Barajı’nın yapılması, Çukurova çanağına belki onlarca yıl sonrasına yetecek kadar bir rezerv biriktiriyor. Pamukluk Barajı 282 milyon metreküp. Yani neredeyse Berdan Barajı’nın 2 katı büyüklüğünde kapasiteye sahip. Pamukluk Barajı, Berdan Barajı’na aynı zamanda büyük bir depo görevini görüyor. Çünkü Pamukluk Barajı’nda şu anda içme suyu arıtma tesisi olmasa bile, iletim hattı yapılmasa bile, depo yapılmasa bile biriken su enerjisi alındıktan sonra yine Berdan Barajı’nın havzasına gidiyor. Yani 160 milyon metreküpü, 282 milyon metreküpün üstüne koyun. Bunun işletme, teknik gibi unsurlarını çıkarttıktan sonra, Pamukluk Barajı’nın doluluk oranı yüzde 78 seviyesinde. Bu da çok değerli bir veri” şeklinde sözlerini sürdürdü.

    4 merkez ilçenin toplam tüketimi şu anda yıllık 110 milyon metreküp civarında

    Berdan İçme Suyu Arıtma Tesisi’nden bahseden Yılmaz, 4 merkez ilçe ve Tarsus’un yılda ne kadar suya ihtiyacı olduğu hakkında da bilgiler paylaştı. Yılmaz; “Berdan İçme suyu Arıtma Tesisi’nin yüzde 75 kapasitesini 4 merkez ilçeye gönderiyoruz. 4 merkez ilçenin toplam tüketimi şu anda yıllık 110 milyon metreküp civarında. Geri kalan yüzde 25’lik kısmını da Tarsus’a veriyoruz. Şu anda Berdan İçme suyu Arıtma Tesisimizin kapasitesi tam ve artık yetmiyor. Başkanımız Vahap Seçer, bakanlıklar nezdinde görüşmelerde bulunuyor. Bizler genel müdürlükleri, bürokrasiyi sürekli takip ediyoruz, sürekli dile getiriyoruz. Mersin kamuoyunun bu konuya eğilmesini sağlıyoruz. Pamukluk Barajı, içme suyu iletim hattı, deposu ve arıtma tesisi inşa edildiği zaman, faaliyete geçtiği zaman, Berdan Barajı’ndan Adana’nın batısına da yardımcı olabiliriz belki. Bu proje yeter ki yapılsın” ifadelerini kullandı.
    “Burası da kaynak suyuna kavuşsun diye çalışıyoruz”

    Anamur İlçesi ve Otluca kaynağından da bahseden Ali Yılmaz “Anamur, değerli ve güzide bir ilçemiz. Otluca’dan yaklaşık 45 kilometre bir isale hattıyla kaynak suyu alıp, biz Anamurlu hemşerilerimizin kullanımına sunmak istiyoruz. Bununla ilgili tabii ki İller Bankası’na müracaatlarımız yapıldı. Her şey tamam. Bunlar yine gündemimizde, sürekli takip ediyoruz. Anamurlular da takip etsin. Mersinli hemşerilerimizin tamamı takip etsin” dedi.

    Gülek ve Çamlıyayla’nın içme suyunu sorunu kalmadı

    Kırsalda küresel ısınmadan, küresel iklim değişikliğinden dolayı bazı noktalarda rezervlerin çektiğini ve kuruma noktasına geldiğini belirten Yılmaz, jeofizik uzmanları ve mühendislerin sahada sürekli araştırmalar yaptığını ifade etti. Kırsalda çok ciddi işler yaptıklarına vurgu yapan Yılmaz; “Gülekli hemşehrilerimizin yıllardır çektiği içme ve kullanma suyu problemini sona erdirdik. Oraya Aspava kaynağını takviye ediyoruz ve yatırımımız devam ediyor. Çamlıyayla’da Papazın Bahçesi mevkiinden hem kaynak suyumuz var, hem keson kuyularımız var. Kaynakta önceki yıllarda resmen kuruma meydana geldi. yüzde 80 azaldı kaynak suyu. Hemen keson kuyuları devreye aldık. Çok ciddi artışlar yaptık. Buradan destek verdik. Cazibeyle gelen kaynağımız var Çamlıyayla için, onun kapasitesini artırdık” diye konuştu.

    Toroslar’ın yaylalarında gerçekleştirdikleri çalışmaları da açıklayan Yılmaz, Mersin merkezdeki vatandaşların yoğun olarak kullandığı Gözne, Ayvagediği, Bekiralanı, Kepirli, Soğucak, Sarnıç bölgesi için; “Mevcut kaynakları öyle bir iyileştirdik, yeni depolar yaptık ki, Cehennem Deresi’nden şu anda saatte 350 metreküp su alıyoruz. Ama gelecek yıl 500 metreküpün üzerine çıkacağız. Toplamda saatte 670 metreküp az önce söylediğim mahallelere su besliyoruz. Gelecek yıl 150 metreküp daha artırmak istiyoruz. Uzun yıllar bu bölge içme suyu ve kullanma suyu noktasında sıkıntı yaşamayacak. Fındıkpınarı Mahallesi’nde şu anda çalışmalarımız devam ediyor. Kuzucubelen, Cemilli bölgesini rahatlatmaya çalıştık. Erdemli’deki kaynaklarımızda da ciddi anlamda iyileştirmeler yaptık. Rezervlerin hepsini, bir damla suyu bile araya gitmeyecek şekilde kullanıyoruz” ifadelerini kullandı.

  • Kariyer Mersin Projesi Hayata Geçiyor

    Kariyer Mersin Projesi Hayata Geçiyor

    Mersin Büyükşehir Belediyesi Kariyer Merkezi; işverenlere, çalışanlara, iş arayanlara, öğrencilere ve çalışma hayatının her kademesinde bulunan taraflara çözüm üretmeyi hedefleyen ‘Kariyer Mersin’ projesi kapsamında, kentteki 4 üniversitenin rektörlüklerini ziyaret ederek proje hakkında bilgiler sundu.

    Projenin üniversite ayağını tamamlayan Kariyer Merkezi başkanlığındaki heyet, ilerleyen günlerde işverenlerin üst kuruluşları olan oda, birlik ve sanayi bölgelerini ziyaret ederek bilgilendirme yapacak.

    Mersin Büyükşehir Belediyesi Kariyer Merkezi, başarılı çalışmalara imza atmaya devam ediyor. İş arayanlara, öğrencilere, gençlere ve işverenlere sunmuş olduğu rehberlik ve danışmanlık hizmetleri ile fark yaratan merkez, iş dünyasının dinamikleri ile de işbirliği protokolüne hazırlanıyor.

    Mersin Büyükşehir Belediyesi Kariyer Merkezi koordinasyonunda; Mersin Üniversitesi, Tarsus Üniversitesi, Toros Üniversitesi, Çağ Üniversitesi, Mersin İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası, MTSO EKAV Vakfı ve Girişimci İnsan Kaynakları Derneği (GİDERİK) iş birliğinde hayata geçirilen ‘Kariyer Mersin’ projesi; işverenlere, çalışanlara, iş arayanlara, öğrencilere ve çalışma hayatının her kademesinde bulunan taraflara çözüm üretiyor.

    Büyükşehir Belediyesi Kariyer Merkezi Müdürü Serkan Özada ve Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Serdal Gökayaz beraberindeki heyet, kentteki 4 üniversitenin rektörlüklerini ziyaret ederek, Kariyer Mersin projesi hakkında bilgilendirme yaptı.

    Kariyer Mersin Projesi, Türkiye’de örnek olacak

    Mersin Büyükşehir Belediyesi koordinasyonunda yürütülen ‘Kariyer Mersin’ projesi hakkında bilgilendirme yapan Kariyer Merkezi Müdürü Serkan Özada ‘Kariyer, Mesleki Eğitim, Girişimcilik, Kurumsallaşma, Yeni Nesil İnsan Kaynakları Uygulamaları’ konularında yapılacak işbirliği protokolüyle, iş dünyasının tüm taraflarını geleceğe hazırlamak istediklerinin altını çizdi.

    Kariyer Mersin projesinin; iş arayan ve öğrencilere yönelik çalışmaların yanında, işveren ve çalışanlara yönelik programları da kapsadığını dile getiren Özada; üniversite, sanayi, kent işbirliğine, insan kaynakları açısından katkı sağlayacaklarını ifade etti.

    Mersin Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Serdal Gökayaz ise, özellikle pandemi süreci sonrasında sosyal alanda ve çalışma hayatında yaşanan değişim sürecini, Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak çok yakından takip ettiklerini ifade etti.

    Geleneksel belediyecilik hizmetlerinin yanı sıra, yeni nesil projelerle kente katkı sağlamayı hedeflediklerini söyleyen Gökayaz, Büyükşehir Kariyer Merkezi öncülüğünde gerçekleştirilen projenin, işsizlikle mücadele konusunda da rol model olacağına inandıklarını belirtti.

    4 üniversite rektöründen işbirliği vurgusu

    Toros Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Arıöz; özellikle öğrencilere, yeni mezunlara kariyer noktasında iş ve staj imkanlarının en üst seviyeye çıkarılması için, Mersin’de kurumlar arası iş birliği ve koordinasyonun önemine değindi.

    Kariyer Mersin projesinin, iş gücü piyasasının hem arz hem de talep tarafına yönelik bir proje olması dolayısıyla, hizmet çeşitliliğini ve kaliteyi arttıracağını belirten Prof. Arıöz, önümüzdeki süreçte imzalanması planlanan işbirliği protokolünün, kentimize ve çalışma hayatına hayırlı olmasını diledi.

    Çağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ünal Ay, Mersin’de uzun zamandan beri işbirliği halinde çalıştıkları Kariyer Merkezi’nin gerçekleştirdiği çalışmalara her türlü desteği vermeye hazır olduklarını belirtti. Yapılan işbirliğinin gerek öğrenci ve mezunlara, gerekse de kurumlara sağladığı fayda açısından çok kıymetli olduğunu dile getiren Prof. Ay, bundan sonraki süreçte imzalanacak olan işbirliği protokolüne de destek vereceklerini belirtti.

    Tarsus Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Aydın, Kariyer ve Mezun Ofisinin yürütmekte olduğu faaliyetler hakkında bilgiler verdi. Öğrencilerin üniversiteye ilk adım atışından itibaren gerekli mesleki bilgi, beceri ve yetkinliklerle donanmasının yanı sıra, kariyer gelişimleri için gerekli becerileri de kazandırabilmek adına yürütmekte oldukları proje ve faaliyetlerden örnekler sunan Aydın; bölgedeki önemli paydaşların bir araya geldiği Kariyer Mersin Projesinin başarılı olması temennilerini paylaşan Aydın, ziyaretten duyduğu memnuniyeti ifade etti.

    Mersin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erol Yaşar ise, Mersin’de gerçekleşecek, Mersin’e fayda sağlayacak her türlü projeye Mersin Üniversitesi olarak destek olacaklarını belirterek, kurumlar arası işbirliğinin önemine değindi. Mersin Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere, kentteki belediyeler, üniversiteler ve diğer kurumlar ile Mersin’e katkı sağlayacak projeler için istişare halinde olduklarını sözlerine ekleyen Prof. Yaşar, öğrenci ve mezunların “stajları, iş başvuruları, firmalara erişimleri ve istihdamları” açısından Kariyer Mersin projesinin fırsat olduğunu belirtti.

  • Başkan Sarı’dan Jandarma Komutanı Tuğgeneral Çarıkcıoğlu’na ziyaret

    Başkan Sarı’dan Jandarma Komutanı Tuğgeneral Çarıkcıoğlu’na ziyaret

    Mersin Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Sarı, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Necip Çarıkcıoğlu’nu ziyaret ederek kanun ordusu Jandarma Teşkilatının kuruluşunun 184. Yıldönümünü kutladı.
    Başkan Veysel Sarı, ziyaretinde vatan topraklarının her noktasında huzur ve güvenin teminatı olan Jandarma teşkilatının 184. Kuruluş yıldönümünü kutlu olması dileğinde bulunarak, “ Gücünü yasalardan, desteğini aziz milletimizden alan, vatan sevgisi, iyi eğitimli personeli, donamı, disiplini, kabiliyeti ve görev anlayışla milletimizin gönüllerinde yer alan Jandarma Teşkilatımızın 184. Kuruluş Yıldönümü kutlu olsun” dedi.
    Konuşmasında Asker Ocağını Peygamber Ocağı olarak gören yüce inanca sahip milletimizin bir ferdi olarak, Jandarma Teşkilatının 184. Yılını kutlamanın gururu ve sevincini yaşadıklarını kaydeden Başkan Sarı, “Jandarma teşkilatımız, milletimizin kendisine sunduğu imkanlardan en iyi şekilde yararlanarak vizyonunu, teşkilatını, teknoloji ve personel gücünü değişen şartlara uygun, dinamik bir yapıya kavuşturmuştur . Jandarma Teşkilatımızın bu yapısıyla huzur ve güvenin sağlanması ve gerektiğinde yurt savunmasında alacağı görevleri en etkin şekilde yerine getirecek azim, güç ve kararlılıkta olduğuna yürekten inanıyoruz” diye konuştu.
    İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Necip Çarıkcıoğlu ise Başkan Sarı ve yönetim kuruluna nazik ziyaretlerinden dolayı teşekkür ederken, Başkan Sarı’ya yeni görevinde başarı dileklerini iletti.
    Başkan Sarı’ya ziyaretinde Birlik Yönetim Kurulu üyeleri Doğan Gündüz, Duran Şen, Ali Tavman ve Hüseyin Yalın eşlik etti.

  • Mersin Üniversitesinde Mezuniyet Çoşkusu

    Mersin Üniversitesinde Mezuniyet Çoşkusu

    Üniversitemiz Eğitim Fakültesi 2022-2023 Eğitim Öğretim Yılı mezuniyet törenini büyük çoşku ile gerçekleştirdi.

    21 Haziran Çarşamba günü Üniversitemiz Akdeniz Kültür Merkezi’inde düzenlenen Mezuniyet Töreni’ne, Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Mehmet Çağrı Çetin, Eğitim Fakültesi Dekanımız Prof. Dr. Soner Mehmet Özdemir, Rektör Danışmanımız Prof. Dr. Tuğba Yanpar Yelken, öğretim elemanlarımız, mezunlarımız ve yakınları katıldı.

    Mezunlarımızın kortej geçişi ve Saygı duruşu ile İstiklal Marşı’mızın okunmasının ardından başlayan tören, Eğitim Fakültesi öğretim elemanlarımız Dr. Öğr. Üyesi Ersin Turhal ve Arş. Gör. Onur Çelebioğlu ile Mersin Meslek Yüksekokulu’ndan Öğr. Gör. Serra Uzay tarafından gerçekleştirilen müzik dinletisi ile devam etti.

    Müzik dinletisi sonrası söz alan Eğitim Fakültesi Dekanımız Prof. Dr. Soner Mehmet Özdemir, ilk olarak Kahramanmaraş merkezli depremler nedeniyle hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralananlara ise acil şifalar diledi.

    Mezunlarımızın Türkiye’nin aydınlık yarınlarına ışık olacaklarına, ülkemizin gelişmesine ve kalkınmasına hizmet edeceklerine yürekten inandığını belirten Prof. Dr. Özdemir, “Öğretmenlik mesleği, çağlar geçse de toplumlar değişse de teknoloji gelişip hayatın her alanını etkisine alsa da yüzyıllardır insanoğlunun en vazgeçilmez mesleklerinden biri olmaya devam etmektedir. Bu bakımdan, gelecek nesillerin mimarı olacak siz değerli öğretmen adaylarımızın meslek hayatına başladığı günden itibaren öğretmen olarak ülkemizin her bakımdan gelişmesi ve kalkınması için elinizden gelenin en iyisini yapacağınıza eminim.” şeklinde konuştu.

    Öğretmenlerin çok önemli vazifeleri ve misyonları bulunduğunu belirten Prof. Dr. Soner Mehmet Özdemir, “Bu vazifelerden en önemlileri ise öğrencilerine hem yaşadıkları ülkeyi, devleti, milleti ve vatanı seven ve geliştirmeye çalışan, hem de milli manevi ve evrensel değerlere sahip bireyler olarak üreten, çalışan, kendini geliştiren, eleştirel ve analitik düşünün, girişimci, yaratıcı ve bağımsız düşünen bireyler olarak yetişmelerine hizmet etmektir. Siz değerli mezunlarımızın da görev ve sorumluluklarınızı en iyi şekilde yerine getireceğine inancım tamdır.” ifadelerini kullandı.

    Prof. Dr. Soner Mehmet Özdemir konuşmasını, vatana ve milletimize hizmet edecek olan evlatlar yetiştiren velilerimize, bilgi ve birikimleriyle mezunlarımızın nitelikli bir öğretmen olmaları için emek veren öğretim elemanlarımıza teşekkür ederek sonlandırdı.

    Dekanımız Prof. Dr. Soner Mehmet Özdemir’in konuşmasının ardından, öğretmenlik uygulamaları kapsamında fakülte-okul iş birliğine sağladığı katkılardan dolayı Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Birimi Şube Müdürü Arif Yayla’ya teşekkür belgesini kendisi takdim etti.

    Mezunlarımız adına konuşan fakülte birincisi Türk İslam Kurt ise, bu güzel ve anlamlı günde bir arada olmaktan dolayı büyük bir mutlululuk duyduğunu ifade etti. Bugünden itibaren hayatlarında yeni bir başlangıç yapacaklarını belirten Kurt, “Keşfedeceğimiz yerler, yapacağımız işler, aydınlatacağımız yollar var. Başöğretmenimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği yolda ilerleyeceğiz.” ifadelerini kullandı.

    Konuşmaların ardından fakülte birincimiz Türk İslam Kurt’a plaketini Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Mehmet Çağrı Çetin, fakülte ikincimiz Berna Arslantosun’a plaketini Rektör Danışmanımız Prof. Dr. Tuğba Yanpar Yelken, fakülte üçüncümüz Simay Didem Öndül’e ise plaketini Eğitim Fakültesi Dekanımız Prof. Dr. Soner Mehmet Özdemir takdim etti.

    Dereceye giren öğrencilerimizin plaketlerini almalarının ardından mezunlarımıza temsili diplomaları, Eğitim Fakültesi öğretim elemanlarımız tarafından takdim edildi. Temsili diplomalarını alan öğrencilerimiz, Eğitim Fakültesi öğretim elemanımız Öğr. Gör. Dr. Zeliha Tuğuz tarafından okutulan öğretmen andını okudular.

    Öğretmenlik andının okunmasının ardından ise öğrencilerimiz, 10. Yıl Marşı ile birlikte büyük bir çoşku ile keplerini atarak mezuniyet sevincini doyasıya yaşadılar.

    Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü

  • Mersin’de Bahar Şenlikleri, Kırsaldaki Çocuklarla Buluşuyor

    Mersin’de Bahar Şenlikleri, Kırsaldaki Çocuklarla Buluşuyor

    Mersin Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi, kırsalda yaşayan çocukların ve vatandaşların ayağına, Bahar Şenlikleri’ni götürüyor. Erdemli ilçesindeki Sorgun Ortaokulu’na giderek bahçeye şişme oyun parkı ve stantlar kuran ekipler, çocukların gün boyu doyasıya eğlenmesini sağladı.
    Mersin Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi, ilçelerde Bahar Şenlikleri düzenliyor. Kırsalda yaşayan çocukların ve vatandaşların eğlenceye erişimini kolaylaştırmak amacıyla yola çıkan Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi ekipleri, köy köy gezerek çocukları eğlendiriyor.
    Bu kapsamda Erdemli ilçesindeki Sorgun Ortaokulu’na giderek bahçeye şişme oyun parkı ve stantlar kuran ekipler, çocukların seveceği etkinlikler gerçekleştirdi. Şenlikte, palyaço ve pamuk prenses gösterisi, yüz boyama etkinliği, halat çekme yarışı, topaç çevirme gibi birbirinden farklı oyunlarla doyasıya eğlenen çocuklar, güzel ve keyifli bir gün geçirdi. Etkinlikte aileler de yer aldı.
    Gün boyu süren ve patlamış mısır, pamuk şeker gibi ikramlıkların da dağıtıldığı etkinlikte, hatıra olarak kalması için boyama kitabı, boyama kalemi, köpüklü baloncuk oyuncağı, topaç gibi hediyeler de verildi. Çocuklardan ayrıca, ‘Sevgili çocuklar, bu şehirden neler bekliyorsunuz? Nasıl bir şehirde yaşamak istersiniz?’ temasıyla, düşüncelerini ve hayallerini yazmaları istendi. Çocuklar nasıl bir şehir istediklerini, neler hayal ettiklerini yazarak kutuya bıraktı.
    Dokucu: “Burada olduğumuz için çok mutluyuz”
    Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanı Şerife Hasoğlu Dokucu, “Burası harika bir köy. Muhtarımız davet etmeseydi bu güzellikleri yaşayamazdık. Burada olduğumuz için çok mutluyuz. Başta çocuklar olmak üzere hepimiz güzel bir gün geçiriyoruz” diye konuştu.

    Muhtar Gür: “Şenlik sayesinde mahallemiz canlandı”
    Erdemli Sorgun Mahalle Muhtarı Mehmet Gür, etkinliklerin mahallesine canlılık kattığını söyleyerek, “Bugün burada Bahar Şenlikleri etkinlikleri yapıyoruz. Büyükşehir ekipleri tarafından çocuklarımıza şişme balon oyun parkuru kuruldu. Palyaço etkinlikleri ve yiyecek ikramları yapıldı. Katkılarından dolayı Vahap Başkanımız ile Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanımız Şerife Hanım’a çok teşekkür ederiz” dedi.
    “Çocuklarımızı eğlendirdiler”
    Sorgun’da yaşayan ve etkinliğe katılan Habibe Serin, “Bugün okulumuzda, Mersin Büyükşehir Belediyemiz güzel bir şenlik düzenledi. Çocuklarımızı, bizleri çok eğlendirdi. Çocuklarımızın ayağına kadar park getirdi. Hepsi için teşekkür ediyoruz” dedi.Etkinliğe katılan mahalle sakinlerinden Müşerref Bulut da, “Bugün burada Mersin Büyükşehir Belediye Başkanımız tarafından düzenlenen şenlikteyiz. Çocuklarımızı eğlendirdiler, oyun parkları kuruldu, ikramlarda bulundular. Belediye Başkanımıza çok teşekkür ediyoruz” diye konuştu.
    “Bugün çok güzel vakit geçirdik”
    Şenliğe katılan çocuklardan Ayşe Evci, etkinliklerde çok eğlendiğini söyleyerek, “Oyun parkında çok eğlendik. Çok güzeldi. Balon, boya kitabı, topaç ve kalem gibi hediyeler aldık. Değişik oyunlar oynadık” dedi.
    Ayşenur Umuti de şenlikte güzel deneyimler yaşadığını belirterek, “Bugün çok güzel vakit geçirdik. Patlamış mısır, pamuk şeker gibi çok güzel şeyler yedik. Belediye Başkanımıza buradan çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.
    En çok oyun parkında eğlendiğini söyleyen Mukaddes Uslu ise, “Bugün eğlendik. Çok güzel bir gün geçirdik. Oyun parkları vardı. Bizlere değişik hediyeler verildi” ifadelerini kullandı.

  • Üniversite Adayı Öğrenciler Yks’ye Büyükşehirle Hazırlanıyor

    Üniversite Adayı Öğrenciler Yks’ye Büyükşehirle Hazırlanıyor

    Mersin Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesinde 10 ilçede hizmet veren 11 Eğitim ve Öğretimi Destekleme Kurs Merkezi, 2023-2024 Eğitim ve Öğretim yılı YKS hazırlık kurslarının ön kayıt başvurularını 19 Haziran’dan itibaren almaya başladı. Ön kayıt başvurusu yapmak isteyen öğrenciler, 21 Temmuz’a kadar mersin.bel.tr veya Teksin uygulaması üzerinden başvurularını yapabilecek.
    Mersin Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Eğitim Hizmetleri Şube Müdürlüğü’ne bağlı 10 ilçede faaliyet gösteren 11 Eğitim ve Öğretimi Destekleme Kurs Merkezi, 2023- 2024 Eğitim ve Öğretim yılı Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) hazırlık kursları için 19 Haziran’dan itibaren ön kayıtları almaya başladı.
    2022- 2023 Eğitim ve Öğretim yılında 4 bin 853 öğrencinin YKS sınavına hazırlandığı kurs merkezlerinde konu anlatımları, etütler, ücretsiz deneme sınavlarının yanı sıra rehberlik çalışmaları ve sosyal etkinliklerle birlikte öğrencilerin eğitim hayatı destekleniyor. Teksin uygulaması veya mersin.bel.tr sayfası üzerinden ön kayıt başvurusu yapmak isteyen öğrenciler, 21 Temmuz’a kadar başvurularını yapabilecek.
    Aslanpençe: “Üniversite hayaline kavuşmak isteyen tüm gençleri bekliyoruz”
    Haftanın 5 günü kurs merkezlerinde aktif bir şekilde öğrencilerin sınava hazırlandığını ifade eden Gülnar Eğitim ve Öğretimi Destekleme Kurs Merkezi Sorumlusu Feyyaz Aslanpençe, “Ön kayıt başvurusu yaptırmak isteyen öğrenciler, gerekli evraklara Büyükşehir Belediyesi’nin ‘Duyurular’ sayfasından veya Teksin uygulaması üzerinden ulaşabilir. Bizlere gelen her öğrencinin üniversite hayalleri ve belli hedefleri var. Bizler de öğrencilerimizin üniversite hayallerine kavuşması için elimizden geleni yapıyoruz. Hem onlara rehber olmak, hem de tüm bilgi eksikliğini tamamlamak için öğrencilerimizi kurs merkezlerimize bekliyoruz” diye konuştu.

  • Seçer ‘Ba’balık Balık Tutma Yarışması’nın Açılışına Katıldı

    Seçer ‘Ba’balık Balık Tutma Yarışması’nın Açılışına Katıldı

    Başkan Vahap Seçer, Mersin Büyükşehir Belediyesi ile AKOB-DER işbirliğinde düzenlenen ‘Ba’balık Balık Tutma Yarışması’nın 2.’sinin açılışına katıldı.

    Babalar Günü dolayısıyla babalar ile çocuklarının beraber yarıştıkları etkinlikte Başkan Seçer, denize ilk oltayı atıp ‘Rastgele’diyerek yarışmayı başlattı.

    Mersin’in muazzam bir kent olduğuna dikkat çeken Seçer, “Denizi, Toroslar’ı, verimli ovaları, her şeyden önemlisi de muazzam bir insan kitlesi var. Burada Türkiye’nin her rengini görmek mümkün” diye konuştu.

    Konuşmasında doğanın insan eli kirletilmesine tepki gösteren ve Büyükşehir Belediyesi olarak daha temiz bir Mersin için çalıştıklarını kaydeden Başkan Seçer,“Denize kıyısı olan güzel bir kentiz. Ben arzu ediyorum ki insanlarımız boydan boya denize girsin. Böyle denizlerimiz olsun. İnsanlar oltasını denize atsın ve balık çıksın” dedi.

    Babalar Günü’ne özel olarak saat 16.00’da başlayan ve gece yarısına kadar devam eden yarışmanın şampiyonu baba Ali Fidan ve kızı Merve Naz Fidan olurken, yarışmanın ikincisi baba Akın Özbaran ve kızı Elif Naz Özbaran oldu. Yarışmanın üçüncüsü de baba Gürhan Yazıcıoğlu ve oğlu Orhan Yazıcıoğlu olurken, en büyük balığını yakalayan baba ve çocuğu da Cengiz Kemal Caner ve oğlu Dağhan Caner oldu.

    Mersin’de yaşayan tüm kesimlerle sık sık bir araya gelerek onlarla sohbet eden Başkan Vahap Seçer, Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin Akdeniz Olta Balıkçılığı Derneği (AKOB-DER) ile işbirliği içinde düzenlediği 2.Ba’Balık Balık Tutma Yarışması’nın açılışına katılarak ilk oltayı denize attı.

    Mersin’in yanı sıra Adana, Osmaniye, Hatay ve Gaziantep’ten de katılımın olduğu ve Babalar Günü dolayısıyla babalar ile çocuklarının birlikte yarıştığı etkinlikte yaptığı konuşmasına“Burayı güzelleştiren birileri var aramızda, çocuklarımız” diyerek başlayan Başkan Seçer, tüm babaların Babalar Günü’nü kutladığını söyledi. Yarışmaya katılan çocuklara “Babalarınızı seviyormusunuz? Babalarınızla mutlu musunuz?” diye soran Seçer’i çocuklar hep bir ağızdan ‘Çok seviyoruz’ yanıtı ile cevapladı.

    Ba’BalıkBalık Tutma Yarışması’nın çok güzel bir etkinlik olduğuna dikkat çeken Başkan Seçer, “Şimdi güzel bir etkinliği beraber başlatıyoruz. Denize oltaları atıyoruz. Rastgele. Bakalım en büyük balığı kim yakalayacak? Bende çok iddialıyım, bakalım ne olacak soncunda. İnşallah en kötü günümüz hep böyle olsun. Mutlu bir toplum olalım” dedi.

    “Mersinde yaşayan çocukların hepsi gönlümde, hepsi düşüncemde”
    Mersin’de yaşamaktan dolayı çok mutlu olduğunu söyleyen Seçer, “Bir Mersinli olarak Mersin’de yaşamak, Mersinin Belediye Başkanı olmak benim için büyük bir gurur. Bende 2 oğlan babasıyım, ama onlar biyolojik çocuklarım, birde gönlümde olan çocuklar var. Mersinde yaşayan çocuklarınhepsi gönlümde, hepsi düşüncemde. Onlara daha güzel bir gelecek hazırlamak için çalışıyoruz ve çalışmaya devam edeceğiz”ifadelerini kullandı.

    “Bizim kentimiz muazzam bir kent”
    Seçer, festivalde babaların çocuklarıyla güzel bir etkinlikte yer aldığını belirterek, “Güzel bir etkinlik. Geleneksel hale getirdik Belediye olarak. Babalar ve oğulları, babalar ve kızları burada gördüğünüz gibi bir yarışmaya katılıyorlar Babalar Günü dolayısıyla. Akdeniz’e attılar oltalarını. Balık tutma yarışmasını bakalım kim kazanacak göreceğiz. Bizim kentimiz muazzam bir kent. Denizi, Toroslar’ı, verimli ovaları, her şeyden önemlisi de muazzam bir insan kitlesi var. Burada Türkiye’nin her rengini görmek mümkün” diye konuştu.

    “Daha temiz bir Mersin için çalışıyoruz”
    Konuşmasında doğanın insan eli kirletilmesine tepki gösteren ve Büyükşehir Belediyesi olarak daha temiz bir Mersin için çalıştıklarını kaydeden Başkan Seçer, “Ben de az önce olta attım. Denize kıyısı olan güzel bir kentiz. Ben arzu ediyorum ki boydan boya insanlarımız denize girsin. Böyle denizlerimiz olsun. İnsanlar oltasını denize atsın ve pek çok balık çıksın. Denizin faunası, florası yok edilmemiş olsun. Bu istemekle, dilemekle olacak bir şey değil faaliyette bulunmak lazım, bunu da yapıyoruz.Hem denizimizin, hem çevremizin temiz olması hem de burada denizde canlı hayatının zenginleşmesi için daha önce resifler bıraktık denize. Bu konuda ODTÜ ile de çalışmalar yapıyoruz. Bu çalışmaları devam ettireceğiz” dedi.

    Konuşmasının ardından ‘Rastgele’ diyerek ilk oltayı Akdeniz’in mavi sularına atarak etkinliği başlatan ve AKOB-DER Başkanı Serkan Talha Koç tarafından madalya hediye edilen Başkan Seçer “Madalyamı almanın gururunu yaşıyorum” diye konuştu.

    “Amacımız bunun spor dalı olduğunu çocuklarımıza göstermek”
    AKOB-DER Başkanı Serkan Talha Koç, amaçlarının hem olta balıkçılığının bir spor dalı olduğunu çocuklara aşılamak olduğunu hem de yaşamın stresini oltanın ucuyla denizin dibine bırakmak olduğunu belirterek “Geçen yıl çok güzel ambiyanslar oluştu. Çocuklarımız çok keyif aldı. Mersin’de çıkmayan balıkları gördü çocuklar. Bu spor dalı olduğu için artık biraz daha eğilim gösterdiler. Geçen yıl bu turnuvaya katılan çocuklarımız bu yıl derneğimize üye olmak için çabalıyor. Bu spor dalını ciddi anlamda yapıp yurtdışında temsil edebilmenin yolunu arıyorlar. Sahillerimiz çok müsait bununla ilgili. Her yıl Mersin’de başta olmak üzere birçok ilde uluslararası turnuvalar düzenleniyor. Birçok ülkeden Mersinimize balık hobisini icra etmek için yarışmalara katılmak için insanlar geliyor. Bu artık Avrupa’nın ve dünyanın kabul ettiği bir spor dalı. Türkiye de buna ayak uyduruyor bu çok güzel bir şey. Gerçekten çocuklarımızın sabrını geliştirebilmeye büyük ölçüde olanak sağlayacak bir spor dalı” dedi.

    “Böyle etkinliklerin olmasından çok memnuniyet duyuyoruz”
    Oğlu Muhammed Enes ile birlikte festivale katılan Melih Yaman, “Geçen sene çok güzel geçmiş olan turnuvamızın tekrarını istedik. Sağ olsun belediyemiz de destek çıktı. Biz STK’lar olarak böyle etkinliklerin olmasından çok memnuniyet duyuyoruz. Hem Mersin tanıtımı adına hem de derneğimiz adına çok güzel bir etkinlik oluyor. Çocuklarımız için de Babalar Günü’ne özel bir turnuvamız var” dedi. Oğlu ile festivale katılmanın çok güzel bir duygu olduğunu söyleyen Yaman, “Kendisi de zaten balığa, denize ve maviye tutkusu olan birisi. Normal günlerde de beraber gidiyoruz, beraber avlanıyoruz, beraber hareket ediyoruz. Arkadaş gibiyiz. Birçok üyemiz var, aile gibiyiz. Çok güzel, çok farklı bir duygu” diye konuştu. Muhammed Enes Yaman ise balık tutmanın bir hobi değil yaşam tarzı olduğunu söyleyerek, “Geçen sene çok eğlenmiştik. İnşallah bu sene de çok eğleneceğimizi düşünüyorum. Babalar Günü için de bu yarışmanın uyumlu olduğunu düşünüyorum. Bu yıl amacım kazanmak” dedi.

    Türkçe öğretmeni olarak görev yaptığını belirten Mustafa Çağlar ise oğlu Asil Çağlar ile birlikte yarışmaya katıldığı için çok mutlu olduğunu belirterek “Bizim için farklı bir etkinlik olacak. Heyecanlıyız. Daha önce böyle bir etkinliğe hiç katılmadık, bu sene ilk defa katılıyoruz. İnşallah devamını getiririz diye düşünüyorum. Bugünün ayrı bir önemi var bizim için yarın babalar günü çünkü. beraber eğleneceğimiz için çok mutluyuz” ifadelerini kullandı.

    İşlerinin yoğunluğundan dolayı geçtiğimiz yıl yarışmaya katılamadığını belirten Mehmet Şimşek ise oğlu Oktay Kağan Şimşek ile iddialı olduklarını söyleyerek “Şu an oğlumla yarışacağım. Gerçekten heyecanlıyız. İnşallah 1. olmayı ümit ediyoruz. Güzel bir kulvar burası. Yarışmacı arkadaşlar iddialı arkadaşlar, hepsi de bu işi iyi bilen profesyonel arkadaşlar. Biz zaten SurfCasting Olta Balıkçılığı’na gönül veren ekipleriz. Sürekli böyle aktivitelerin yapılmasını istiyoruz. Vahap Bey’de bu konuda bize gerçekten destek oldu” derken, oğlu Oktay Kağan Şimşek ise “İlk kez katılıyorum ben balık turnuvasına. Heyecanlıyım. Umarım 1.oluruz. Güzel bir etkinlik, mutlu oldum” diye konuştu.

    Kızlarıyla birlikte katıldı
    Kızları Elif ve Eliz Kırış ile festivale katılan baba Ahmet Sedat Kırış, “AKOB-DER’in kurucu üyelerindenim. Kızlarımızla geldik. Büyükşehir Belediyemizin de desteği ile güzel bir organizasyon yapmaya çalışıyoruz. Hedefimiz burada hem balık camiasını bir araya getirmek hem de çocuklarımızı birbirleriyle tanıştırıp gönül verdiğimiz balık sevdasına onları da alıştırmak. Bu bir yarışma değil bizim için bu bir eğlence” dedi. Elif Kırış, “Çok güzel bir duygu. Hayatımda ilk defa balık tutacağım. O yüzden çok mutluyum” derken, Eliz Kırış ise “Babalar Günü için çok heyecanlıyım” diye konuştu.

    Oğlu Dağhan Caner ile festivale katılan Baba Cengiz Kemal Caner, “Ben çocukluğumdan beri zaten balık yakalayan biriyim. İyi balıkçıyım ama bu teknikle ilk defa avlayacağım. Biz oğlum Dağhan ile zaman zaman gidiyoruz balığa. Bu da çok güzel bir duygu. İnşallah başarılı oluruz” dedi.

    Dereceye girenler ödüllendirildi
    Babalar Günü’ne özel olarak saat 16.00’da başlayan ve gece yarısına kadar devam eden yarışmanın şampiyonu baba Ali Fidan ve kızı Merve Naz Fidan olurken, yarışmanın ikincisi baba Akın Özbaran ve kızı Elif Naz Özbaran oldu. Yarışmanın üçüncüsü de baba Gürhan Yazıcıoğlu ve oğlu Orhan Yazıcıoğlu olurken, en büyük balığını yakalayan baba ve çocuğu da Cengiz Kemal Caner ve oğlu Dağhan Caner oldu. Yarışmacıların şampiyonluk kupaları ile madalyaları da Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Gençlik ve Spor Hizmetleri Şube Müdürü Bünyamin Gökayaz ile Akdeniz Olta Balıkçılığı Derneği (AKOB-DER) Başkanı Serkan Talha Koç tarafından verildi.