Kategori: Adventure

  • Aydın Büyükşehir Belediyesi, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nde Aydınlıları sevilen sanatçı Melek Mosso ile buluşturduhaberi

    Aydın Büyükşehir Belediyesi, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nde Aydınlıları sevilen sanatçı Melek Mosso ile buluşturduhaberi

    Mosso, en sevilen şarkılarını seslendirip kendisini Aydınlılarla buluşturduğu için Çerçioğlu’na teşekkür etti. Mosso, “Kadın bir başkanla birlikte yürüyen bir şehirdeyiz. Onun bu şehri ne kadar güzelleştirdiğini, son yıllarda Aydın’a geldikçe görüyorum. Sizler çok şanslısınız, bu şehre bir kadının eli değiyor” ifadelerini kullandı.

    Konser öncesinde Aydınlılara seslenen Çerçioğlu, “8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günümüz kutlu olsun. İşte Türk gençliği burada. Daha güçlü bir Aydın için, yarınlarımız için, sizler için daha çok çalışacağız. Bu gece sizlere buradan hitap edebiliyorsam bu Aydın’da yaşayan vatandaşlarımızın sayesinde. Hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Fakat en büyük teşekkürümü Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ediyorum” ifadelerini kullandı.

    Atatürk Kent Meydanı’ndaki Melek Mosso konserine yaklaşık 40 bin Aydınlı izlerken vatandaşlar kendilerini sevilen sanatçı ile buluşturan Çerçioğlu’na teşekkür etti.
    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Albaraka Türk “Güzel Ahlak" Hat Sergisi Açıldı!haberi

    Albaraka Türk “Güzel Ahlak" Hat Sergisi Açıldı!haberi

    Türkiye’nin ilk katılım bankası Albaraka Türk öncülüğünde gerçekleşen “6.Uluslararası Albaraka Türk Hat Yarışması’nın” ödül alan eserleri Taksim Cami Sergi Salonu’nda sanatseverlerle buluştu. Taksim Camii İslam Eğitim Kültür ve Sanat Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Altan Elmas, Beyoğlu Müftüsü Dr. Mehmet İzci ile birlikte iş dünyasının, sanat camiasının önde gelen isimleri ve Albaraka Türk Genel Müdür Yardımcısı Dr. Ömer Emeç, serginin açılışını basın mensuplarının katılımıyla gerçekleştirdi.

    “Uluslararası Albaraka Türk Hat Yarışması’nın koleksiyon eserleri, İslam ve hat sanatı dünyasıyla buluştu.”

    Türkiye’de katılım bankacılığının öncüsü Albaraka Türk tarafından gerçekleştirilen Uluslararası Albaraka Türk Hat Yarışması eserleri Taksim Cami Kültür Merkezi’nde ziyarete açıldı. “Güzel Ahlak” adı verilen Hat Sergisi, “Toplum ve Güzel Ahlâk” temasıyla gerçekleştirilen 6. Uluslararası Albaraka Türk Hat Yarışması’nın ödül kazanan eserlerinden oluşuyor. Uluslararası hat sanatçılarına ait 20 eserin sergilendiği açılış, protokol üyeleri, basın mensupları ve sanatsever ziyaretçilerin katılımıyla gerçekleşti. Hat sanatının en büyük koleksiyonlarından birine sahip olan Albaraka Türk’ün düzenlediği Uluslararası Albaraka Türk Hat Yarışması üç yılda bir farklı temalarda onlarca ülkeden yüzlerce sanatçıya ulaşıyor. Toplum ve Güzel Ahlak teması ile gerçekleşen Uluslararası Albaraka Türk Hat Yarışması’nın koleksiyon eserleri, İslam ve hat sanatı dünyasıyla buluştu. Protokol misafirlerin katılımıyla açılan sergi Ramazan Ayı boyunca ziyarete açık olacak. Finans sektörünün yanı sıra Klasik Türk İslam Sanatlarının gelişmesine kattığı desteklerle tanınan Albaraka Türk ev sahipliğinde düzenlenen sergi, Ramazan ayı boyunca ziyaretçilere kapılarını açık tutacak. Türkiye’nin en önemli hat koleksiyonlarından birine sahip olan Albaraka Türk, daha önce 9 ülkede ve ülkemizde 18 şehirde açtığı hat sergileriyle, sanatın daha geniş kitleler tarafından bilinmesini ve gelecek nesillere aktarılmasını amaçlıyor.

    ‘’Hat sanatımızın uluslararası temsilcisi olmaktan gurur ve memnuniyet duyuyoruz.’’

    Sergi açılışında konuşan Albaraka Türk Genel Müdür Yardımcısı Dr. Ömer Emeç, “Yer yüzündeki ince manaların zarafetle buluştuğu en nadide sanat dalı olan Hat sanatımızın uluslararası temsilcisi olmaktan gurur ve memnuniyet duyuyoruz. Her biri benzersiz değere sahip olan bu eserlerin içerdiği mesajlarla, hayatlarımızı daha güzel ve nitelikli hale getirecek dokunuşları bu sergi vesilesiyle ziyaretçilerimize aktarmayı arzu ediyoruz. Estetik ve güzel ahlakın Taksim Cami gibi çeşitli anlamlar taşıyan bir mekânda 3. Kez buluşmuş olması hiç şüphesiz bizler adına eşsiz bir kıymete sahiptir. Böylesi bir mekânın, hayatî mesajlar içeren sergimizle buluşmasına vesile olan Taksim Camii Vakfı’na teşekkür ediyoruz. Celî sülüs, sülüs, sülüs-nesih, celî talik ve celî divani yazı dallarında her sene farklı bir tema altında düzenliyoruz. Dünyanın dört bir yanından ABD, Rusya, İspanya, Bosna Hersek, Mısır da dahil olmak üzere 16 ülkeden 200’e yakın eser katılım sağlıyor. Yarışmamıza katılım sağlayan 200 eser arasından seçilen bu eserler bugün itibariyle bu sergide ilgilileriyle buluştu. İslam sanatlarında usta isimlerden oluşan jüri üyelerimizin hassas değerlendirmeleri sonucunda ödüle layık görülen bu eserleri koleksiyonumuza katmaktan ve öncesinde seyrinize sunmaktan büyük mutluluk ve gurur duyuyoruz.” İfadelerini kullandı. 

    Ödüllü eserler Taksim Cami Sergi Salonu’nda 7 Nisan tarihine kadar ziyaret edilebilecek.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Ben Bu Cihana Sığmazam setinde Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlandıhaberi

    Ben Bu Cihana Sığmazam setinde Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlandıhaberi

    Başrollerinde Oktay Kaynarca ve Ebru Özkan’ın yer aldığı, yapımcılığını KNY Yapım’ın üstlendiği yönetmen koltuğunda ise Mustafa Şevki Doğan’ın oturduğu Ben Bu Cihana Sığmazam setinde 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü kutlandı. Dizinin oyuncuları ve set ekibi birlikte kameralara poz verdi.

    Dizinin başrol oyuncusu ve yapımcısı Oktay Kaynarca setteki tüm kadınlara çiçek hediye ederek İyi ki kadınlar hayatımızda var, iyi ki kadınların olduğu bir dünyada yaşıyoruz dedi.

    Farklı nesillerden bir araya gelen oyuncu kadrosuyla Ben Bu Cihana Sığmazam ekibi setten tüm emekçi kadınları selamladı.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Harran Üniversitesi'nde Kadınlar Gününe Özel Bir Dizi Etkinlik Düzenlendihaberi

    Harran Üniversitesi'nde Kadınlar Gününe Özel Bir Dizi Etkinlik Düzenlendihaberi

    Harran Üniversitesi Kadın Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Fen Edebiyat Fakültesi Dekanlığı tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü programı kapsamında bir dizi etkinlik gerçekleştirildi.

    Eğitim Fakültesi Resim-İş Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Dilara Karakaş Tabak’ın danışmanlığında ‘Adım Kadın’, Büyükşehir Belediyesi Kadın Merkezi Karma Resim Sergileri gezilmesinin ardından İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi-Ebru Sanatçısı Doç. Dr. Ömer Sabuncu ile Ebru Sanatçısı Sümeyye Sena Sabuncu’nun Ebru sanatı, misafirlere icra edildi.

    Ayrıca Harran Üniversitesine bağlı Teknokent Kadın Girişimcilerin ‘Üretimde GAP’tan Markamız Teknokent’ standının gezilmesiyle konferans salonundaki programa geçildi.

    Fen Edebiyat Fakültesi konferans salonunda gerçekleşen programa, Harran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Tahir Güllüoğlu ve eşi Öğr. Gör. Nesrin Güllüoğlu, Cumhuriyet Başsavcısının eşi Ayşegül Çoban, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Nihat Denek ile Prof. Dr. Abdulcenap Cevheri, dekanlar, akademisyenler, kadınlar ve öğrenciler katıldı.

    Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda Harran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Tahir Güllüoğlu, Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yusuf Kurt ve Harran Üniversitesi Kadın Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Dursun Barut birer açış konuşması yaptılar.

    Bu program vesilesi ile bir araya gelmelerinin mutluluğunu yaşadığını belirten Harran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Tahir Güllüoğlu; “Bir düşünür şöyle söylüyor: bizim diktiğimiz ağaçların gölgesinde bizden sonra gelecek olanlar oturacaklar. 8 Mart’ta bir çınar dikildi. Bu çınarın gölgesi, kadınların sosyal ve ekonomik yaşamından ayrılmaz bir parçası haline geldi. Ülkemizi; bilimde, sağlıkta, hukukta her türlü alanda başarılı çalışmalarıyla temsil eden kadınlarımızın sayısının artmasının mutluluğunu yaşıyoruz. Kadınlar şiddete maruz kalmamalılar. Kadınlarımızın hem bugün hem de yarın saygı duyulan ve kendilerine değer verilen bireyler olarak toplumda her zaman yer almalarını temenni ediyorum. Fedakârlıklarıyla, sevgi dolu yürekleriyle dünyamızı yaşanabilir hale getiren tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutlarken bir gün değil her gün kadınlar günü olduğunu hatırlayarak yaşamımıza devam etmemizi diliyorum. Bu organizasyonda emeği olan çok arkadaşımız var. Tüm kadınlarımızın ellerine sağlık, en kalbi duygularımla teşekkür ediyorum” diye konuştu.

    Açılış konuşmalarının ardından Radyo ve Televizyon Programcılığı Bölümü tarafından Kadınlar Gününe özel sinevizyon gösterimi, Eğitim Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Emine Teker ile Dr. Öğr. Üyesi Seval Ördek İnceoğlu’un danışmanlığında pandomim gösterimi ve Öğr. Görevlisi Abidin Özpek danışmanlığında Harran Üniversitesi Konservatuarı bölümü tarafından Kadın Bestekârlar konseri icra edildi.

    Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Hümeyra Süzen’nin moderatörlüğünde yapılan panelde ise ‘Antik Çağda Kadın’ konusuyla Dr. Öğr. Üyesi Hacer Çoruh Kurt, ‘Cumhuriyet Kadını’ konusuyla Doç. Dr. Gülşah Eser ve ‘Bilimde Öncü Kadınlar’ konusuyla Dr. Öğr. Üyesi Pınar Küce Çevik birer sunum gerçekleştirdiler.

    Sunumların sonunda programa katılım sağlayan akademisyenlere teşekkür belge takdimi yapıldı, program toplu fotoğraf çekimi ile son buldu.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Zuhal Olcay ve Haluk Bilginer'i yıllar sonra yeniden bir araya getiren 'Kel Diva' adlı oyun,  Nilüfer Tiyatro Festivali kapsamında seyirci ile buluştuhaberi

    Zuhal Olcay ve Haluk Bilginer'i yıllar sonra yeniden bir araya getiren 'Kel Diva' adlı oyun, Nilüfer Tiyatro Festivali kapsamında seyirci ile buluştuhaberi

    Nâzım Hikmet Kültürevi’nde sahnelenen oyunu Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem ve eşi Zeynep Terzioğlu Erdem de izledi.

    Zuhal Olcay ve Haluk Bilginer ikilisinin  başrollerinde oynadığı Kel Diva’da Özlem Zeynep Dinsel, Yiğit Özşener, Gözde Kırgız ve Kıvanç Kılınç da rol alıyor. 

    Fransız Eugene Ionesco’nun yazdığı ve Hasan Anamur’un çevirdiği oyunun yönetmeni ise Muharrem Özcan. Soyutlama ve absürtlüğün kusursuz bir şekilde bir araya geldiği oyun,  ellerinde kalan son İngilizlik kırıntılarıyla evlerinde misafir ağırlamaya hazırlanan Bay ve Bayan Smith’i merkezine alıyor. 

    Geleneksel hikaye anlatımının sınırlarını aşarak seyirciyi sıradan olanın, olağanüstü hale geldiği bir dünyaya davet eden oyun Bursalı sanatseverlerden de büyük beğeni aldı.. Oyunu kahkahalarla izleyen seyirciler, gecenin sonunda oyuncuları dakikalarca ayakta alkışladı.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • İlk Fragmanı 24 Saat İçinde 157 Milyon İzlenme İle Rekor Kıran 'Ters Yüz 2' Filminden Yeni Afiş ve Görseller Yayınlandıhaberi

    İlk Fragmanı 24 Saat İçinde 157 Milyon İzlenme İle Rekor Kıran 'Ters Yüz 2' Filminden Yeni Afiş ve Görseller Yayınlandıhaberi

    Disney ile Pixar’ın kült animasyon filmlerinden Oscar ödüllü ‘Ters Yüz’ün devam filminden yeni afiş ve ilk görseller paylaşıldı. 9 senenin ardından beyazperdeye geri dönecek olan ve 24 saatte 157 milyon kez izlenmeyle bir Disney rekoruna imza atan film, 14 Haziran’da seyircileri duyguların başrolünde olduğu eğlence dolu bir hız trenine davet edecek. 

    Kafasındaki küçük seslerin eğlence dolu apayrı bir dünya kurduğu Riley, 9 senenin ardından beyazperdeye dönmeye hazırlanıyor. Disney ile Pixar’ın imzasını taşıyan Oscar ödüllü ‘Ters Yüz 2’ filminden yeni afiş ve de görseller yayınlandı. 

    İlkini Pete Docter’ın yazdığı ve kendisinin bu sefer yapımcı koltuğunda oturduğu filmin senaryosunu Meg LeFauve’ün kaleme alırken, yönetmenliğini ise Kelsey Mann üstleniyor. Başarılı bir işletmeyi yöneten Neşe, Üzüntü, Öfke, Korku ve Tiksinti’nin yanına yeni bir duygu olan Kaygı’nın eklendiği ‘Ters Yüz 2’de Üzüntü karakterine 9 yılın ardından yeniden başarılı oyuncu Gupse Özay sesiyle hayat verecek. 

    Riley’yi artık bir ergen olarak izleyeceğimiz ve zihnine geri döneceğimiz filmde beklenmedik bir duygu olan Kaygı, gelişiyle birlikte merkezi ani bir yıkıma uğratacak. Kaygı başta olmak üzere diğer ruh hallerini kimlerin seslendireceği merakla bekleniyor. İlk fragmanı 24 saat içinde 157 milyon izlenme ile rekor kıran ‘Ters Yüz 2’14 Haziran’da tüm izleyicileri günlük yaşamın en tanıdık iç sesleriyle eğlence dolu bir serüvene çıkaracak. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Texhibition İstanbul Fuarında Dijital Sanat Rüzgarıhaberi

    Texhibition İstanbul Fuarında Dijital Sanat Rüzgarıhaberi

    Bu yıl 5.si düzenlenen Texhibition İstanbul Fuarı kapılarını ziyaretçilerine açtı. 6-8 Mart tarihleri arasında devam edecek olan fuarda, tekstil ihracatçılarına olan ilgi kadar fuar süresince sergilenecek olan dijital sanat gösterisi de oldukça ilgi görüyor.

    İTHİB adına İTKİB Fuarcılık iş birliği ile düzenlenen ve İstanbul Fuar Merkezi’nde ziyaretçilerine kapılarını açan Texhibition İstanbul’un açılış törenine; Ticaret Bakanı Prof.Dr. Ömer Bolat, Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar, İstanbul Valisi Davut Gül, TİM Başkanı Mustafa Gültepe, İTHİB Başkanı Ahmet Öksüz, İTO Yönetim Kurulu Üyesi Giyasettin Eyyüpkoca ve sektörün önde gelen isimleri katılım sağladı.

    ‘Kumaşın teknolojiyle yeniden doğuşu’

    Fuarın dijital sanatlar proje yürütücüsü olan Digital Rönensans AŞ Kurucu Başkanı Filiz Dağ: ‘Kumaşın, dokusunun ve desenlerinin dansını tüm zarafetiyle ve en ince örüntüleriyle dev led ekranlarda izlemeye hazır mısınız? Evet dijital sanatla artık tekstildeyiz ve bu çok değerli bizler için. Bildiğiniz üzere ülkemizin ve aslında tarihimizin en önemli katma değerli marka içeriklerini, yıllardır tekstil sektöründen sağlıyoruz. İhracat rakamlarıyla da göğsümüzü kabartan tekstil sanayicilerimizin dijital dönüşümle birlikte birçok çeşitli alanda atılımlarda bulunuyorlar. Dijital sanatlarda da dünya çapında başarılar elde ettiğimiz bu yıllarda Texhibition fuarında; kumaş ve dokumacılığı teknolojiyle bütünleştirme fırsatını, çok büyük bir alanda da sergileme ve deneyimleme imkanını katılımcılara sunuyoruz. Baharın müjdeleyicisi cemrenin düştüğü bugün Loom of Blossoms isimli dijital sanatımızla kumaşın teknolojiyle yeniden doğuşunu, filizlenmesini izliyoruz. Bilim ve sanatın önemine her zaman vurgu yaparak, bu güzel şaheseri hayata geçiren sanatçımız Kerim Dündar’a ve bizleri, teknolojiyi dokumayla buluşturmamıza olanak tanıyan Ahmet Öksüz ve Fatih Bilici’ye teşekkür ediyorum.’ açıklamasında bulundu.

    Dağ: Dijital dönüşümle tasarımın geleceğine yön verenlerden olmak bizler için çok heyecan verici. Sanayinin dönüştüğü, robotik ve yapay zekanın hemen her gün daha fazla hayatımıza ve sektörlere nüfuz ettiği bu dönemde teknolojinin içinde büyüyen bizler yeni dünyanın dijital sanayisine tüm gücümüzle hazırlanıyor, üretenler arasında yer alıyoruz. Endüstri devriminin sanayicilerinin biz dijital çağ üreticilerini desteklemesi, ar-ge çalışmalarında bizlerle yer almaları süreklilik, dönüşüm ve gelecek için kaçınılmaz.’ ifadelerine yer verdi. 

    ‘Gündelik yaşamımızın her bir detayı “dijital ikiz” konsepti ile karşılık buluyor’

    Tasarım süreci hakkında bilgi veren dijital sanatçı Kerim Dündar: ‘13,5 metre genişliğe ve 2,5 metre yüksekliğe sahip iki adet simetrik LED duvardan oluşan enstalasyonumuzda foto-realistik 3D animasyon videosu sergiliyoruz.

     

    Tekstil desenleri, yapay zekâ kullanılarak tasarladığım bu çalışmamda doğanın baharla uyanışından esinlendim. Botanik formlar hem geleneksel hem de çağdaş yaklaşımlarla ele aldım. Desenlerin uygulandığı kumaşların davranışı ve hareketi, 3D platform üzerinde fiziksel simülasyonlar kullanılarak gerçekleştirildi. Bu sürecin tamamını sanatsal bir bakış açısıyla yönettim. Yeni dünyada dijital atmosfer; fiziksel gerçekliği bir katman gibi sararak, arayüzler aracılığıyla deneyimlenen yeni gerçekliklerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Gündelik yaşamımızın her bir detayı, “dijital ikiz” konsepti altında dijital bir karşılık bulmakta ve moda ile tekstil sektörü bu dönüşümden önemli ölçüde yararlanmaktadır. Bu sanat eseri, tekstilin dijital ortamdaki varoluşunu hiper-gerçekçi bir yaklaşım ile araştırıyor.

    “Loom of Blossoms: Threads in Motion”; gelenek ve yeniliğin buluştuğu, dokuma tezgahının kadim ritminin dijital çağın kalp atışlarıyla uyum içinde olduğu bir mekânda hayat bulur. Bu serüven; medeniyetin şafağından bu yana insanlığı saran renk, form ve tasarımın özünü birleştirir. Eser, tekstillerin zamansız güzelliğini kutluyor, yaşamı bezeyen desenleri onurlandırıyor ve dokuma tezgahın mirasını yeni bir çağa taşıma sözü veriyor. Anlatı, geleneksel motiflerin yarının dijital tuvali üzerinde yeniden filizlendiği bir dönüşümü sergiliyor. Botanik formların gücü; doğanın kusursuz sanatını temsil eder, yeniden doğuşu ve yaşamın ebedi döngüsünü simgeler.  Her bir taç yaprağı bir fırça darbesi, her bir renk ise güzellik dilinin tutkuyla ifade edilen bir hecesi olduğunu vurguluyor.’ açıklamasında bulundu.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Minyatür Sergisi 31 Mart'a Kadar Nevmekan Bağlarbaşı Galeri Sanat Severleri Bekliyorhaberi

    Minyatür Sergisi 31 Mart'a Kadar Nevmekan Bağlarbaşı Galeri Sanat Severleri Bekliyorhaberi

    Kültürün ve sanatın adresi Üsküdar, Nevmekan Bağlarbaşı Galeri’de 4’üncü Minyatür Sergisi’yle sanatseverlere kapılarını açtı. Bir Üsküdar Belediyesi klasiği haline gelen minyatür sergisinin açılışında dereceye giren eser sahibi sanatçılara plaket takdim edildi.

    4’üncü Minyatür Sergisi, Üsküdar Nevmekan Bağlarbaşı Galeri’de sanatseverlere kapılarını açtı. Birbirinden farklı onlarca eserin yer aldığı sergi yüksek beğeni topladı. Üsküdar’ın simgelerini, değerlerini farklı bakış açılarıyla kalıcı hale getiren sergi açılışında ilçe genelinde dereceye giren eser sahiplerine plaket takdim edildi. 31 Mart tarihine kadar misafirlerini ağırlayacak serginin açılışına Üsküdar Belediye Başkan Yardımcısı Zekeriya Şanlıer, eser sahipleri ve çok sayıda sanatsever katıldı.

    Üsküdar Belediye Başkan Yardımcısı Zekeriye Şanlıer: “Üsküdar gelenekleri olan bir şehir”

    Sergi açılışında konuşan Üsküdar Belediye Başkan Yardımcısı Zekeriya Şanlıer, “ Sezon boyunca kültür ve sanatın her rengini sizlerle buluşturmanın bahtiyarlığını yaşıyoruz. Bugün de 4’üncüsünü düzenlediğimiz minyatür yarışmasının ödül töreni münasebetiyle bir aradayız. Minyatür sanatı geleneksel sanatlar içerisinde özel bir yere sahip olan bir sanatımız. Üsküdar gelenekleri olan bir şehir. Geleceğe nasıl çalışmalar bırakabiliriz diye düşündüğümüzde Üsküdar’a en çok yakışacağını düşündüğümüz minyatürde karar kıldık. İnşallah istikrarlı bir şekilde önümüzdeki yıllarda da yapmaya devam edeceğiz.” diye sözlerini tamamladı.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • GAİN'den 8 Mart seçkisi…haberi

    GAİN'den 8 Mart seçkisi…haberi

    GAİN Medya 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü özel bir seçkiyle kutluyor. Odağına kadın karakterleri alan bu dizi ve filmlerin kimi tarihe adını yazdırmış kadınların yaşamını ele alıyor, kimi seyirciyi kadın-erkek ilişkilerini yeniden düşünmeye davet ediyor. İşte, GAİN’de izleyebileceğiniz, altı muhteşem kadın hikâyesi… 

     

    Duygu Asena’nın ikonik romanından uyarlandı

    Aslında Özgürsün

    Evli ve mutsuz Belgin ile aşka âşık Berna’nın hikâyesi… Çocukluk arkadaşı bu iki kadın toplumun ve erkeklerin dayattığı kurallara karşı çıkıyor; özgürlüklerini, kimliklerini ve aşkı arıyor. 

    Başrollerini Bade İşcil ile Deniz Çakır’ın paylaştığı “Aslında Özgürsün”, Türkiye’deki kadın hareketinin sembol isimlerinden Duygu Asena’nın 2001 yılında yayımlanan aynı adlı eserinden uyarlandı. Belgin ve Berna’nın dönüşümünü, değişimini ve birbirlerine şifa olmalarını odağına alan diziyi Ali Kemal Güven yazıp yönetti.

    Bir kadının hukuk mücadelesi

    #Etkileyici

    Çok takipçili sosyal medya fenomeni Leyla Demir’in adı, çok popüler bir futbolcu olan Emre Kunda’yla bir skandala karışır. Futbolcunun geri adım atmamasıyla büyüyen olaylarla haksızlığa uğrayan Leyla, maruz kaldığı linç karşısında geri adım atmadan doğru bildiklerini savunmaya devam eder. İki sezon süren dizide Leyla karakterini başarılı oyuncu Aslıhan Malbora canlandırıyor. 

    60’lı yıllar ve bir prenses…

    Grace of Monaco

    Seyirciyi 1960’lı yıllara götüren film, “zarafet ikonu” olarak da anılan Grace Kelly’nin hayatından kesitler sunuyor. Monako Prensi III. Rainier ile Fransa cumhurbaşkanı Charles De Gaulle arasındaki siyasi bir anlaşmazlık… Monako’nun Fransız işgali tehdidi… Ve tüm bunların ortasında evlilik ve kimlik sorunu yaşayan Grace… Nicole Kidman’ın Grace Kelly’yi canlandığı bu biyografik film, Fransız yönetmen Olivier Dahan imzalı… 

    Şarkıcılıktan moda ikonluğuna

    Coco Before Chanel 

    1883’te Fransa’da doğan Gabrielle Bonheur Chanel, bir kafede şarkıcılık yaparken izleyicileri ona “Coco” lakabını taktı. Ve bugün, bütün dünya onu Coco Chanel adıyla tanıyor…

    “Coco Before Chanel”, 20’nci yüzyılın başında moda anlayışını değiştiren Coco Chanel’in modanın zirvesine yükselişinin hikâyesi… Başrolde, Fransız sinemasının ikonik isimlerinden Audrey Tautou var.

    Gerçek bir hikâyeden uyarlandı

    On The Basis of Sex

    Gerçek bir hayat hikâyesinden uyarlanan film, avukat Ruth Bader Ginsburg’ün kadın hakları için verdiği mücadeleyi anlatıyor. Filmin bir diğer özelliği, senaryosunun Ginsburg’ün yeğeni Daniel Stiepleman tarafından yazılmış olması… Bu biyografik filmin başrolünde ise Felicity Jones yer alıyor.

    Dönem dizilerini sevenler için Austen’ın kaleminden…

    Sanditon

    İngiliz edebiyatının en önemli kadın yazarlarından Jane Austen’ın 1817’de, ölmeden önce büyük bir bölümünü tamamlamayı başardığı el yazmasına dayanan hikâye, Sanditon adlı bir balıkçı köyüne taşınan Charlotte Heywood’un yaşadıklarını konu alıyor. Dönemin İngiltere’sini merak edenler için de bir kaynak niteliğinde…

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Pokémon Yeni Ufuklar dizisi Netflix'te başlıyor!haberi

    Pokémon Yeni Ufuklar dizisi Netflix'te başlıyor!haberi

    Daha önce hiç görülmemiş bir hikâyeye sahip olan Pokémon Yeni Ufuklar dizisi, Friede ve Kaptan Pikachu gibi birçok karakterin de yer aldığı aksiyon dolu maceralarına sevenlerini davet ediyor. 

    Uçsuz bucaksız Pokémon dünyasında yeni bir macera başlıyor! Benzersiz bir hikâye örgüsüne sahip olan Pokémon Yeni Ufuklar dizisinde izleyiciler, nefes kesici maceralara dalan Friede ve Kaptan Pikachu gibi unutulmaz karakterlerin maceralarına konuk oluyor. Pokémon severler bu evrenin derin sırlarını keşfeden kahramanları Liko ve Roy ile daima yanlarında olan partner Pokémonları Sprigatito ve Fuecoco’nun peşinden heyecanla sürükleniyor. 

    Indigo Akademisi’ne gelen Liko adlı bir kızın ilk partner Pokémon’u Sprigatito’yu almasıyla başlayan hikâyede Liko çok geçmeden kendini taktığı kolyeyi almaya kararlı gizemli bir grup olan Kaşifler tarafından takip edilirken buluyor. Fakat Kaşiflerin bilmediği bir şey varsa o da Liko’nun bu yolda yalnız olmadığıydı. Liko; Friede, Kaptan Pikachu ve diğer Rising Volt Tackler’in hava gemileri tarafından koruma altına alınıyor. 

    Bu sırada, üzerinde taşıdığı Kadim Poké Topu’nun içinde saklanan sırdan habersiz Roy adında bir çocuk, Pokémon Eğitmeni olmayı hayal ediyor. Liko, Roy ve Rising Volt Tackler’lar yeni ufuklara yelken açarken, onları ne tür keşifler bekliyor?

    Merakla beklenen Pokémon Yeni Ufuklar dizisi, 7 Mart 2024 tarihi itibariyle Türkiye’de yalnızca Netflix’te yayınlanıyor.
     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı