Connect with us

Sağlık

Kalp çarpıntıları pek çok hastalığın habercisi olabilir haberi

Kalp çarpıntıları genellikle anlık olarak ortaya çıkıp, belli bir süre sonra kendiliğinden geçtiği için çoğu zaman altta yatan ana neden ve tedavisi göz ardı ediliyor.

Published

on

Kalp çarpıntıları genellikle anlık olarak ortaya çıkıp, belli bir süre sonra kendiliğinden geçtiği için çoğu zaman altta yatan ana neden ve tedavisi göz ardı ediliyor. İnsanlarda normal kalp atım hızı dakikada 60-100 atım arasında olup taşikardi, dakikadaki kalp atım hızının 100’ün üzerine çıkması olarak ifade ediliyor. Kalp hızının dakikada 60 atımın altında olması ise bradikardi olarak tanımlanıyor. Taşikardiler teorik olarak her yaş grubunda görülebiliyor. Ancak sebebi bilinmeyen taşikardiler, özellikle genç yaş grubunda daha sık ortaya çıkıyor. Taşikardilerin (kalp çarpıntıları) çoğunda genellikle altta yatan neden patolojik bir tabloya bağlı olabileceği gibi, fizyolojik durumlara da bağlı olabiliyor. Memorial Diyarbakır Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Ahmet Taş, taşikardinin nedenleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi. 

Taşikardinin nedenlerine dikkat!

Kalp çarpıntısı yani taşikardide fizyolojik nedenler; gebelik, fiziksel egzersiz, cinsel birliktelik, sevinç, korku, üzüntü ve stres gibi duygusal durumlar ile ilişkilidir. Patolojik nedenler ise ateş, anemi (kansızlık), enfeksiyonlar, kanserler, kalp krizi, kalp kapak hastalıkları, perikardit (kalp zar iltihabı), perikard tamponadı (kalbin etrafında ani ve hızlı fazla miktarda sıvı birikimi), doğumsal kalp hastalıkları, kan şekeri anormallikleri (hipoglisemi-hiperglisemi), vücutta ani ve hızlı kan kaybıyla sonuçlanan durumlar (şok, yanık, kazalar, vs.), anksiyete ve panik atak durumları, bazı hormonal bozukluklar (guatr, Cushing hastalığı, akromegali, feokromositoma, vs), bazı ilaçlar, sigara, amfetamin ve kokain gibi bağımlılık yapan maddeler, fazla kafein ve alkol alımı sayılabilir. Taşikardilerin önemli bir kısmında ise altta yatan fizyolojik veya patolojik bir neden bulunmaz ve bu hastalarda taşikardiye sebep olan durum çoğunlukla bir ritim bozukluğu (aritmi) tablosudur. Ancak burada önemli olan erken teşhis ile altta yatan ana nedenin tespit edilmesidir. Teşhis sonrası mutlaka tedavi süreci başlatılmalıdır. 

Tedavi için vakit kaybetmeyin

Taşikardisi olan hastalarda en sık rastlanan belirti çarpıntıdır. Ancak bunun dışında hastada nefes darlığı, halsizlik, yorgunluk, iğneleyici tarzda göğüs ağrıları ve altta yatan hastalığa bağlı belirti ve bulgular (kalp krizi hastasında şiddetli göğüs ağrısı, enfeksiyonu olan hastada ateş, kanser hastasında yaygın ağrılar, vs.) ortaya çıkabilir. Taşikardiye sebep olacak stres faktörlerinden kaçınmak taşikardi tedavisinin en önemli basamağını oluşturur. Sigaranın bırakılması, alkol ve kafein içeren içeceklerden kaçınılması, uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanımın terk edilmesi ve bu konuda gerekirse tıbbi destek tedavisi alınması, kişinin ruh sağlığını bozacak stres faktörlerinden uzaklaşması taşikardi ataklarını önemli ölçüde azaltacak yaşam tarzı değişiklikleri ve faaliyetleri içerir. Taşikardilerin çoğunda sebep altta yatan bir hastalık olduğu için genel tedavi stratejisi altta yatan nedenin düzeltilmesidir. Örneğin; anemisi olan hastada kan takviyesi ve demir, B12, folik asit gibi gerekli ilaç tedavilerinin verilmesi, enfeksiyonu ve ateşi olan hastada enfeksiyonun düzeltilmesi ateşin düşürülmesi, kalp krizi hastasında kalp anjiyosu ile tıkalı damarın açılması, kalp kapak hastalığı olan hastada kapağın ameliyat veya diğer uygun tedavi yöntemleri ile düzeltilmesi, kanser hastasında kanserli dokuya yönelik tedavinin verilmesi (ameliyat, radyoterapi, kemoterapi, vs.), stres anksiyete ve panik atak varsa psikiyatrik değerlendirme yapılması gerekli olabilir. Bu hastalarda her ne kadar altta yatan nedene yönelik tedavi verilmesi önerilse de hem hastada çarpıntı şikayeti varsa hastanın şikayetlerini azaltmak ve hem de devam eden taşikardi dışı tedavi sürecine katkı sağlamak amacıyla kalp hızını düşüren bir takım ilaç tedavileri verilebilir. 

Ana neden ortadan kaldırılmazsa hayatı kısıtlayabilir

Kalp çarpıntılarının süreklilik ile devam etmesi kişinin sağlığını bozabileceği gibi, yaşam konforunu da olumsuz etkiler. Altta yatan herhangi bir sebep yoksa ve taşikardinin nedeni olarak ritim bozuklukları (aritmiler) olduğu kanıtlanmışsa bu durumda ilk olarak kalp hızını düşüren ilaç tedavileri verilir. İlaç tedavileri ile hız kontrolü sağlanamaması veya şikayetlerin ortadan kaldırılamaması durumunda ise EPS ablasyon adı verilen bazı girişimsel tedavi yöntemleri ile taşikardiye sebep olan ritim bozuklukları ortadan kaldırılır. Taşikardi hastası, altta yatan neden düzeltildikten sonra her türlü sporu yapabilir. Hastada taşikardi yapan neden önemsiz bir durum ise çoğunlukla spor yapmaya engel olmaz ve hastada ciddi şikayetlere neden olmadığı sürece hastanın spor yapması engellenmez. Taşikardinin kendisi her ne kadar gebeliğe engel bir durum olmasa da gebeliğin kendisi de taşikardi yapabilen veya var olan taşikardi tablosunu daha da ilerleten bir durum olduğundan gebelik planlayan hastanın gebelikten önce taşikardisi varsa tedavi edilmesi gerekir. Gebelik planlayan bir kadında taşikardiye sebep olan bir aritmi varsa bunun ilaç tedavisi veya ablasyon tedavisi ile gebelikten önce tedavi edilmesi sağlıklı ve sorunsuz bir gebelik için önerilir.  

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?

Published

on

 

Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.

İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.

Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.

“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”

Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.

Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.

Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.

Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:

  • Miyop görme kusuru
  • Astigmat problemi

Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.

Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.

Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.

Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:

  • Göz numarasının stabil olması
  • Kornea kalınlığının yeterli olması
  • Genel göz sağlığının uygun olması

Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.

Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.

https://venividigoz.com/smile-lazer

 

Continue Reading

Sağlık

Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.

Published

on

By

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.

“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.

“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”

“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:

“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”

“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”

Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.

Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?

Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı. 

“Rekabet siyasetin doğasında var”

Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.

Published

on

By

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı. 

En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.

“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”

“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”

Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.

magazin haberleri