Sağlık
Kalbinizi Korumak İçin Bu Yaşam Alışkanlıklarını Edininhaberi
Kalp hastalıklarına toplumda oldukça sık rastlanıyor.
Kalp hastalıklarına toplumda oldukça sık rastlanıyor. Kalbi besleyen atar damarlar yani koroner arter hastalıkları, kalp yetersizliği, aritmiler ve yapısal kalp rahatsızlıkları en çok görülen problemler arasında yer alıyor. Kalp hastalıklarına neden olan risk faktörlerini bilmek ve buna göre yaşamak kalp sağlığını korumada etkili oluyor. Memorial Şişli Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Sabri Demircan, kalp hastalıkları ve kalp sağlığının korunması hakkında bilgi verdi.
Yaş ilerledikçe, eşlik eden diğer sorunlarla birlikte kalp hastalıkları daha sık görülmeye başlar. Ailesinde erken yaşlarda kalp kaynaklı kayıplar olanlar ya da genetik kalp hastalıkları olan kişilerde ise kalp hastalıkları daha erken yaşlarda görülebilmektedir. İleri yaştaki bireyler, diyabet ve tansiyon hastalığı olanlar, sigara içen kişilerde belli başlı şikayetlerin de bunlara eşlik etmesi kalp hastalığına yakalanma olasılığını artırmaktadır.
Her göğüs ağrısı kalp hastalığı anlamına gelmez
Kalp hastalığı tanısı almış kişilerin şikayetleri arasında en sık; nefes darlığı, göğüs ağrısı, çarpıntı ve bayılma bulunmaktadır. Fakat her göğüs ağrısı, nefes darlığı veya çarpıntı kalp hastalığı anlamına gelmemektedir. Hastalar bu şikayetlerle doktora başvurduklarında kişinin hastalık öyküsü ve genel risk profili öğrenilir. Ayrıntılı bir muayeneden sonra bu şikayetlerin yakınmaların bir kalp hastalığı sonucu olup olmadığı belirlenmektedir.
Geceleri çarpıntı ile uyanıyorsanız dikkat!
Kalp çarpıntısına vücudun hormonal düzeyi ve fiziksel aktiviteler neden olabilmektedir. Hareketsiz kişilerde hafif bir fiziksel aktivite sonrası olan çarpıntılar kalp hastalığı nedeniyle olabileceği gibi; hareketsizlik sonucu, kondisyon eksikliğine bağlı olarak da oluşabilmektedir. Geceleri çarpıntıyla uyanan, istirahat halinde ataklar şeklinde çarpıntılar yaşayan, bununla birlikte göz kararması, göğüs ağrısı ve bayılma şikayetleri olan kişilerde bu çarpıntılar ciddi bir kalp hastalığının ya da ritim bozukluğunun habercisi olabilir. Erkeklerde 40’lı yaşlardan sonra kadınlarda ise 55 yaş ve menopoz sonrası dönemde fiziksel eforla oluşan ve artan, dinlendikçe geçen göğüs ağrılarının kalp hastalığını akla getirmesi gerekmektedir. Diyabet ve ailesel kolesterol sorunu olan, çok fazla sigara içen kişilerde genç bile olsa kalp damar hastalıkları görülebilmektedir.
Nefes darlığınızın sebebi kalp yetersizliği olabilir
Kalp yetersizliği sık karşılaşılan kalp hastalıkları arasında yer almaktadır. Kalp yetersizliği kalbin kan pompalama kapasitesinin çeşitli nedenlerle düşmesidir. Kalp yetersizliği ileri evrelerde gündelik aktivitelerde kıyafet değiştirirken, banyo yaparken ya da gece uykudan uyandıran nefes darlığına sebep olabilmektedir. Kalp yetersizliğinin nedenleri arasında; doğuştan kalp adalesinde var olan bir sorun, uzun süreli kontrolsüz tansiyon veya ritim bozukluğu, kalp krizi sonrası kalp adalesinde görülen bir hasar veya hastalık ya da kalp kapak hastalıkları yer almaktadır. Kalp yetersizliği hastalarının hayat boyu ilaç kullanması gerekmektedir. İlaç tedavilerinin yanında hastaların da belli önlemler alması şarttır. Hastalar kilo almamalı, hareketli bir yaşama sahip olup uygun egzersizleri yapmalı ve tuzsuz bir diyet uygulamalıdır.
Ritim bozukluklarının tedavisi ablasyon yöntemiyle mümkün
Nefes darlığı; kalp yetersizliği, kilo fazlalığı, kondisyon düşüklüğü, ritim bozukluğu ya da kalp kapak hastalığının bir belirtisi olabilir. Kalpte ritim bozukluğu kalbin çok yavaş, çok hızlı veya düzensiz atmasına neden olur. Kişinin ailesinde erken ölümlerle seyreden genetik sorun olması, kalp yetersizliği varsa ya da kalp krizi geçirmişse ritim bozukluğu ani kalp durmasının bir habercisi olabilmektedir. Kalpte ritim bozukluğunun ilaçla, ablasyon yöntemleriyle ve kalp pili ile tedavisi mevcuttur.
Yüksek tansiyon birçok kalp hastalığına neden olabiliyor
Yüksek tansiyon yine oldukça sık görülen kardiyovasküler bir sorundur. Aralıklı, anlık tansiyon yükselmeleri ya da uzun süreli kontrolsüz tansiyon yükselmeleri kişinin yaşam kalitesini düşürdüğü gibi; kalp yetersizliği, kalp damar hastalığı ve felç gibi sorunlara neden olabilmektedir. Bu sebeple özellikle kalp hastalarında tansiyon kontrolü önem taşımaktadır. Yüksek tansiyonda ilaç tedavileri uygulanır ama sadece ilaç tedavileri yeterli olmamaktadır. Kişi sağlıklı beslenmeli, alışkanlığı varsa sigarayı bırakmalı, egzersiz yapmalı, stresten uzak durmalı ve ilaçlarını düzenli kullanmalıdır.
Bu öneriler kalp hastalıklarından karşı koruyor
Kalp damar hastalıklardan korunma konusunda özellikle ailede kalp damar hastalığı olan kişilerin daha dikkatli olmaları gerekmektedir. Risk faktörlerini bilmek, kalp hastalıklarına karşı korunmada önem taşır. Yaş, cinsiyet ve aile geçmişi değiştirilemeyen risk faktörleridir. Değiştirilebilir risk faktörleri arasında; sigara, stres, fazla kilo, hareketsiz yaşam ve yüksek tansiyon gibi hastalıklar yer alır. Sigara kalp hastalıklarına yakalanma riskini yükselttiği için sigaradan uzak durulmalıdır. Hareketli bir yaşama sahip olmak, egzersiz yapmak çok önemlidir. Haftada 5 gün 30-40 dakika boyunca egzersiz yapmak kalp hastalığına yakalanma riskini düşürdüğü gibi, kalp hastalığı olan kişilerde hastalığın ilerlemesini azaltır, tedaviye uyumunda faydalı etkiler sağlar. Adımsayarlarla günlük adım sayısı ortalamasını 7000 civarında tutmak kalp sağlığını olumlu etkilemektedir. Kilo kontrolü mutlaka sağlanmalıdır. Özellikle göbek bölgesi yağlı insanlar kalp hastalıkları açısından risk altındadır. Taze sebze, meyve, beyaz et, balık ve sağlıklı yağların tüketildiği Akdeniz tarzı beslenme alışkanlıkları edinilmelidir. Akdeniz tarzı beslenme kalp hastalıkları dahil birçok hastalık riskini azaltmaktadır. Stresten uzak durmak, yeterli ve düzenli uyku da kalp damar sağlığını korumaktadır.
Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?
Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.
İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.
Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.
“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”
Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.
Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.
Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.
Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:
- Miyop görme kusuru
- Astigmat problemi
Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.
Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.
Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.
Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:
- Göz numarasının stabil olması
- Kornea kalınlığının yeterli olması
- Genel göz sağlığının uygun olması
Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.
Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.
https://venividigoz.com/smile-lazer
Sağlık
Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.
Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.
“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.
“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”
“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:
“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”
“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”
Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.
Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?
Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı.
“Rekabet siyasetin doğasında var”
Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı.
En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.
“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”
“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”
Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
-
Fashion9 yıl agoThese ’90s fashion trends are making a comeback in 2017
-
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
-
Fashion9 yıl agoAccording to Dior Couture, this taboo fashion accessory is back
-
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
-
Sports9 yıl agoPhillies’ Aaron Altherr makes mind-boggling barehanded play
-
Business9 yıl agoUber and Lyft are finally available in all of New York State
-
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
-
Sports9 yıl agoSteph Curry finally got the contract he deserves from the Warriors
