Genel
Kadınların kabusu: İzinsiz fotoğraf çekimihaberi
Metroda, yolda, AVM’de, iş yerinde… Son dönemde haberleri olmadan çekilen fotoğraflar, kadınların kabusu olmuş durumda.
Metroda, yolda, AVM’de, iş yerinde… Son dönemde haberleri olmadan çekilen fotoğraflar, kadınların kabusu olmuş durumda. Kimi fark edip tepki gösteriyor, kimi ise sosyal medyada görünce haberi oluyor. Peki, izinsiz fotoğraf çekildiğini anlayan kişi, bu durumda ne yapılmalı, hangi yolları izlemeli? Fotoğraf çeken kişinin telefonuna el koymak, kırmak ya da şiddete başvurmak suçsuzken suçlu duruma düşürür mü? Dava açılması durumunda fotoğrafı çeken kişi ne kadar ceza alır?
Sosyal medyada yayılıyor
Son zamanlarda izinsiz fotoğraf çekimi olaylarının sıklıkla yaşandığını belirten Avukat Cem Duman, “Sanal dünyanın denetlenememesi, sansürün istisnai olarak uygulanması ve yabancı ülke menşeili sosyal medya platformlarının yasal mevzuatlar gereği kullanıcıların kimliklerinin devletimiz ile paylaşaması gibi hususlar ne yazık ki birçok suç teşkil eden fiilin failinin meçhul kalmasına olanak sağlıyor” dedi.
Kalabalığın içinde tanınmazlık prensibi
Kamuya açık alanlar ile özel hayatı teşkil eden alanların ayrımına değinen Duman, “Yargıtay tarafında özel hayat ‘Kişinin sadece gözlerden uzakta, başkalarıyla paylaşmadığı, kapalı kapılar ardında, dört duvar arasındaki yaşantısı ve mahremiyetinden ibaret değil, herkesin bilmediği veya bilmemesi gereken, istenildiğinde başka kişilere açıklanabilen, tamamen kişiye özel hayat olayları ve bilgilerin tamamını içerir’ şeklinde tanımlanmaktadır. Dolayısıyla kişinin kamuya açık alanda olması halinde dahi ‘kalabalığın içinde tanınmazlık’ prensibi gereği kişi sürekli olarak denetim ve gözetim altına tutulamayacak ve ayrıca kişinin rızası halinde üçüncü kişilerin bilebileceği gizli olarak nitelendirilebilecek fotoğraf yahut video çekilemeyecektir” diye konuştu.
5 yıla kadar ceza alabilir
İzinsiz olarak kamuya açık alanda özel hayatın gizliliğini ihlal edecek nitelikte fotoğraf/video çekimi yapılması fiilinin ‘Özel hayatın gizliliği’ suçunu oluşturduğuna dikkat çeken Duman, “Bu suçun cezası ise 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasının bir kat arttırılmış halidir. Çekilen fotoğraf/videoların ifşa edilmesi yahut basın ve yayın yolu ile yayımlanması halinde ise 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilir. Ayrıca ‘Kişilerin huzur ve sükununu bozma, Kişisel verilerin kaydedilmesi ve verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme’ suçlarının oluşabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır” ifadelerini kullandı.
Suçsuzken suçlu olursunuz
İzinsiz olarak fotoğraf/video çekimine maruz kalan kişiler, tepki olarak çekim yapılan telefonu kırabiliyor ya da kişiyi darp edebiliyor. Böyle bir olayda mağdur olan kişinin suç işlemiş duruma düşebileceğini kaydeden Duman, “Hukukumuzda meşru müdafaa düzenlenmiş ise de meşru müdafaa hükümlerinin uygulanabilmesi için haksız saldırının engellenmesi amacıyla yapılacak orantılı bir müdahale gereklidir. Kanaatimizce mağdur kişinin teknolojik cihazı kırması yahut fiili gerçekleştiren kişiyi darp etmesi ve kişinin şikayetçi olması halinde ‘Mala zarar verme’ ya da ‘Kasten yaralama’ suçunu işlediği gerekçesiyle ceza alması kuvvetle muhtemel olup şartların sağlanması halinde kişinin ‘Haksız tahrik’ hükümlerinden faydalanarak cezasında indirime gidilebilecektir” dedi.
‘6 ay içinde başvurun’
Peki, fotoğrafının çekildiğini anlayan bir kişi ne yapmalı? Konuyla ilgili ise Duman, şu bilgileri verdi: “Kişinin izinsiz olarak özel hayatının gizliliğini ihlal edecek nitelikte fotoğraf/video çekimine maruz kalması halinde 6 ay içerisinde Cumhuriyet Başsavcılığına yahut kolluk kuvvetlerine şikayetini bildirmesi gerekmektedir. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılacak soruşturmada şüphelinin fiilinin suç teşkil ettiği kanaatine varılırsa şüpheli hakkında iddianame düzenlenerek ceza davası açılabilir. Ceza yargılamasında şüphelinin üzerine atılı fiili işlediği sabit hale gelirse sanık mahkemece cezalandırılacaktır. Şartların sağlanması halinde sanığa verilecek ceza ertelenebilir yahut hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir.”
Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı
Genel
ANKA-DER 33’ten Tarafsızlık ve Kalkınma Vurgusu
Anamur Kalkınma ve Dayanışma Derneği (ANKA-DER 33) Yönetim Kurulu, derneğin duruşu ve çalışma prensipleri hakkında kamuoyunu bilgilendiren önemli bir duyuru yayımladı.
Yönetim Kurulu kararıyla yayınlanan metinde, derneğin hiçbir siyasi partiyle organik bir bağı bulunmadığı net bir dille ifade edildi.
“Anamur’un Kalkınması Ortak Paydamızdır”
ANKA-DER 33 yönetimi tarafından yapılan açıklamada, derneğin temel kuruluş amacının Anamur’un kalkınması ve hemşeriler arasındaki dayanışmanın güçlendirilmesi olduğu vurgulanan duyuruda, bu hedefler doğrultusunda hareket eden dernek, toplumsal fayda odaklı çalışmalarını sürdüreceklerini belirtildi.
Siyasi Partilerle İlişkilerde İstişare Kültürü
Derneğin siyasi tutumuna ilişkin detayların paylaşıldığı açıklamada; “Derneğimiz, Anamur’umuzun kalkınması ve hemşerilerimizin dayanışması için DEM Partisi hariç olmak üzere, tüm siyasi partilerle istişare ve bilgi alışverişinde bulunmaktadır. Bu istişare süreci, derneğimizin projelerini ve Anamur’un geleceğini doğrudan ilgilendiren konuları kapsayan, objektif bir zemin üzerinde yürütülmektedir.” Denildi.
Üyelerin Siyasi Görüşlerine Tam Saygı
Yönetim kurulu, üyelerinin farklı siyasi görüşlere sahip olabileceğini hatırlatarak, dernek bünyesinde herkesin siyasi tercihine büyük bir saygı duyulduğunu belirtti. Bu yaklaşımın sadece teoride kalmayacağı, tüm çalışma ve uygulamalara yansıtılacağı taahhüt edilen açıklamada, ANKA-DER 33 Yönetim Kurulu, derneğin birleştirici gücünü ve Anamur’a hizmet etme kararlılığını bir kez daha yineleyerek, tüm faaliyetlerinde şeffaflık ve tarafsızlık ilkesini esas alacaklarını kamuoyuna duyurdu.
Genel
Veni Vidi Göz Grup’tan Oftalmolojiye Bilimsel Katkı: “VAlue ile Oftalmolojiye Değer Katıyoruz” Sempozyumu Gerçekleştirildi
Veni Vidi Göz Grup, göz sağlığı alanındaki bilimsel gelişmeleri desteklemek ve hekimler arası bilgi paylaşımını güçlendirmek amacıyla, 16–17 Mayıs 2026 tarihlerinde İstanbul’da “VAlue ile Oftalmolojiye Değer Katıyoruz” sempozyumunu gerçekleştirdi.
İki gün süren sempozyum, Veni Vidi Göz Grup’un 6 ilde hizmet veren 14 merkezindeki hekimlerin ve üst düzey yöneticilerin katılımıyla gerçekleştirildi.
Güncel oftalmoloji yaklaşımları ele alındı
Sempozyum kapsamında oftalmolojinin farklı alanlarına yönelik güncel konular değerlendirildi. Programda; refraktif cerrahi, katarakt cerrahisi, presbiyopi düzeltici lensler, glokom cerrahisi ve vitreoretinal cerrahi gibi başlıklarda bilimsel sunumlar gerçekleştirildi.
Oturumlarda özellikle;
• Kişiye özel refraktif cerrahi yaklaşımları
• Yeni nesil diagnostik yöntemler
• Trifokal ve EDoF lenslerde hasta uyumu
• Katarakt cerrahisi sonrası refraktif sonuçlar
• Glokomda cerrahi yaklaşımlar
• Vitreoretinal cerrahide klinik uygulamalar
ele alındı.
“Bilimsel paylaşım, hizmet kalitesini güçlendirir”
Sempozyuma ilişkin değerlendirmede bulunan Veni Vidi Göz Grup Medikal Direktörü Op. Dr. Ertan Sunay, bilimsel toplantıların hekimler arası deneyim paylaşımı açısından önemli olduğunu belirtti.
Op. Dr. Ertan Sunay, şunları söyledi:
“Göz sağlığı alanında bilimsel gelişmeleri yakından takip etmek ve bu bilgileri klinik deneyimlerle birleştirmek büyük önem taşıyor. ‘VAlue ile Oftalmolojiye Değer Katıyoruz’ sempozyumu ile 6 ildeki 14 merkezimizden hekimlerimizi ve yöneticilerimizi bir araya getirdik. Amacımız, güncel yaklaşımları değerlendirmek, farklı klinik deneyimleri paylaşmak ve oftalmoloji alanındaki bilgi birikimimizi sürdürülebilir şekilde güçlendirmek.”
Sürdürülebilir bilimsel yaklaşım vurgusu
Veni Vidi Göz Grup, düzenlediği bu sempozyum ile yalnızca mevcut bilgi birikimini paylaşmayı değil; aynı zamanda göz sağlığı alanındaki yenilikleri yakından takip eden, bilimsel gelişmeleri değerlendiren ve kurum içi bilgi paylaşımını güçlendiren bir platform oluşturmayı hedefledi.
İki gün süren etkinlik, farklı merkezlerde görev yapan hekimlerin klinik deneyimlerini paylaşmasına, güncel tedavi yaklaşımlarını tartışmasına ve ortak bilimsel bakış açısının geliştirilmesine katkı sağlayan önemli bir organizasyon olarak öne çıktı.
Veni Vidi Göz Grup, bilimsel toplantılar ve eğitim programlarıyla göz sağlığı alanında sürdürülebilir bilgi paylaşımını desteklemeye devam ediyor.
Genel
İş Süreçlerinde Entegre Yönetim Yaklaşımı
Günümüz işletmeleri, müşteri ilişkilerinden finansal süreçlere, satıştan operasyon yönetimine kadar birçok farklı alanı aynı anda yönetmek durumunda kalıyor. Bu süreçlerin ayrı sistemlerde yürütülmesi ise veri dağınıklığına ve operasyonel zorluklara yol açabiliyor. Bu nedenle tüm iş süreçlerini tek çatı altında toplayan çözümler daha fazla önem kazanıyor.
Bu noktada Microsoft Dynamics 365, işletmelerin satış, pazarlama, müşteri hizmetleri ve finans gibi kritik süreçlerini entegre şekilde yönetmesine yardımcı olan kapsamlı bir platform olarak öne çıkar. Bulut tabanlı yapısı sayesinde farklı departmanlar arasında veri akışını düzenleyerek daha bütüncül bir iş yönetimi sağlayabilir.
Dynamics 365 Nedir ve Ne Sağlar?
Dynamics 365, ERP ve CRM yeteneklerini bir araya getiren modüler bir iş uygulamaları platformudur. İşletmeler, ihtiyaçlarına göre farklı modülleri kullanarak kendi yapılarına uygun bir sistem oluşturabilir.
Amaç, tüm iş süreçlerini tek bir veri modeli üzerinde toplayarak daha hızlı, şeffaf ve verimli bir yönetim yapısı oluşturmaktır.
Neden Önemli Bir İş Çözümüdür?
İşletmeler büyüdükçe veri yönetimi daha karmaşık hale gelir. Farklı departmanların ayrı araçlar kullanması, bilgi kopukluklarına ve süreç gecikmelerine neden olabilir. Dynamics 365, bu farklı sistemleri entegre ederek tek bir platform üzerinden yönetim imkânı sunabilir.
Bu sayede karar alma süreçleri daha hızlı ve veri odaklı hale gelir.
Dynamics 365, çok geniş bir kullanım alanına sahiptir. Satış yönetimi, müşteri ilişkileri (CRM), finansal planlama, insan kaynakları yönetimi ve tedarik zinciri süreçleri en yaygın kullanım alanları arasında yer alır.
Ayrıca müşteri deneyimi yönetimi ve pazarlama otomasyonu gibi alanlarda da etkin şekilde kullanılabilir.
Entegre bir yapı sunması sayesinde manuel veri girişini azaltabilir ve süreçleri otomatikleştirebilir. Bu durum hem zaman tasarrufu sağlar hem de hata oranını düşürebilir. Ekipler arası iletişim daha güçlü hale gelirken, iş süreçleri daha düzenli ilerleyebilir.
Dijital Dönüşümde Stratejik Bir Platform
Microsoft Dynamics 365, işletmelerin dijital dönüşüm süreçlerinde merkezi bir rol oynayan çözümlerden biridir. Doğru yapılandırıldığında, şirketlerin daha çevik, verimli ve veri odaklı bir yönetim modeline geçmesine katkı sağlayabilir.
-
Fashion9 yıl agoThese ’90s fashion trends are making a comeback in 2017
-
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
-
Fashion9 yıl agoAccording to Dior Couture, this taboo fashion accessory is back
-
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
-
Sports9 yıl agoPhillies’ Aaron Altherr makes mind-boggling barehanded play
-
Business9 yıl agoUber and Lyft are finally available in all of New York State
-
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
-
Sports9 yıl agoSteph Curry finally got the contract he deserves from the Warriors
