Ekonomi
İş Bankası’ndan İzQ iş birliği ile İzmir’e Girişimcilik Şubesi haberi
Türkiye İş Bankası, ikinci Girişimcilik Şubesi’ni İzQ iş birliğiyle İzmir’de açtı.
Türkiye İş Bankası, ikinci Girişimcilik Şubesi’ni İzQ iş birliğiyle İzmir’de açtı. Geleneksel bankacılık faaliyetlerinden ayrışan Şube, girişimcilere ve ekosistem paydaşlarına hizmet verecek.
Türkiye İş Bankası, İzmir Girişimcilik Şubesi’ni İzQ Girişimcilik Merkezi’nde açtı. Şubenin açılışı, İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, İzmir Ticaret Odası ve İzQ Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener ile girişimcilik ekosisteminden paydaşların katıldığı bir törenle gerçekleştirildi.
İçerisinde ofisler, toplantı ve etkinlik salonları ile muhtelif ortak kullanım alanları yer alan, şehrin en büyük ortak çalışma alanlarından biri olan ve bir girişimcilik platformu olarak aktif biçimde faaliyet gösteren İzQ Girişimcilik Merkezi içerisinde konumlanan İş Bankası İzmir Girişimcilik Şubesi, farklı şube tasarımı ve özelleştirilmiş hizmet modeliyle geleneksel banka şubesinden ayrışıyor.
İzmir Girişimcilik Şubesi, girişimcilik ekosistemine hâkim, teknolojik girişimlerle aynı dili konuşan şube çalışanlarıyla İzmir girişimcilik ekosistemine hizmet verecek. Teknoloji tabanlı yeni nesil girişimleri, yatırım fonlarını, melek yatırımcıları ve ekosistemin diğer paydaşlarını hedefleyen Şube, girişimcilerin ihtiyaçlarına yönelik kişiselleştirilmiş ürün ve hizmetler sunacak. Şubede ayrıca finans yönetimi, yatırım süreçleri, insan kaynakları ve dijital pazarlama gibi konularda iş birliği imkânlarının yanı sıra girişimcilik ekosistemine yönelik network desteği de sağlanacak.
“Girişimcinin kazandığı yerde toplum daha çok kazanır”
Açılışta yaptığı konuşmada, yeni ekonominin yapı taşları olarak gördükleri girişimciliğin odaklandıkları stratejik alanlardan biri olduğunu vurgulayan İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, yeni nesil teknolojik girişimlerin ülke büyümesi ve ekonomik gelişimdeki önemine vurgu yaparak, girişimcilik ekosistemine verilen her desteğin ve başarılı her bir girişimin aynı zamanda girişimciliğin kariyer yolu olarak görülmesine, dolayısıyla istihdama da katkı sağladığını söyledi. Aran, “Biz de ülkemizin iktisadi kalkınmasında finansman ayağında katkı vermenin yanında, girişim hızlandırma programlarından fon sağlamaya, kadın girişimcilerden tarımda girişimciliğe kadar ‘girişimcinin kazandığı yerde toplum daha çok kazanır’ anlayışıyla, ekosistemin tüm kesimlerine dokunuyoruz” dedi.
“Hayal varsa başarı gelir. Sadece para kazanmak için başlayan girişim uzun soluklu olmaz”
Girişimciliğin emek isteyen, risk almayı ve bir hayale sahip olmayı gerektiren çok özel bir alan olduğunu, girişimcinin hayal edip fikrini hayata geçirdiğinde ekonomik başarının zaten kendiliğinden geldiğini ifade eden Aran, şöyle konuştu: “Bugün genç girişimcilere tavsiyem; yaptıkları girişimden faydalanmayı, para kazanmayı hedeflemeleri değil, asıl o girişimle neyi değiştirmek istediklerini belirlemeleri ve neyi başarmak istediklerini hayal etmeleridir. Hayal varsa ekonomik başarı gelir. Sadece para kazanmak için başlayan bir girişim, uzun soluklu olmaz. Girişimcilerin en büyük kıymeti bir hayale, ülkemiz için bir hayale sahip olmaktan gelir. Biz girişimcilik şubelerimizi girişimcilerimizin finansal ihtiyaçlarını karşılamak, bankacılık ürün ve hizmetlerini sunmak için değil; girişimcilerimizin büyümesine, hayallerine ulaşmalarına yardımcı olacak şekilde İş Bankası’nın gücünü girişimcilerimize vakfetmek için açıyoruz.”
İlk Girişimcilik Şubesi’ni geçtiğimiz yılın sonunda İstanbul’da açtıklarını hatırlatan Aran, bu şubelerin girişimcilik dünyası için bir finans hub’ı olmasının yanı sıra onların birbirleriyle olan ilişkilerini güçlendirebilecekleri bir yer olduğunu ifade etti.
“İstanbul Girişimcilik Şubesi bir yılda 500’ü aşkın müşteriye ulaştı”
Hakan Aran, girişimcilik ekosistemini yakından tanıyan ve teknolojik girişimlerin dilinden anlayan şube çalışanları ile fiziki koşulları paylaşımlı ofis konseptinde startup çalışma ortamına uygun olarak hizmete geçirdikleri İstanbul Girişimcilik Şubesi’nin bir yılda teknolojik girişimci, melek yatırımcı, yatırım fonu ve yatırım-kitle fonlama ağları gibi farklı ekosistem temsilcilerinden toplamda 500’ü aşkın müşteriye ulaştığını söyledi. Aran, İstanbul Girişimcilik Şubesi bünyesindeki çok sayıda müşterinin de geçen süre zarfında İş Bankası ya da iştirakleri ile iş birliği/kampanya geliştirmelerinin sağlandığını belirtti.
“Girişimcilik ekosistemi ve kültürünün İzmir’de olgunlaşmasına katkı sunmayı amaçlıyoruz”
İstanbul’daki girişimcilik şubesinin faaliyet gösterdiği bir yıllık süre içerisinde hem hızla artan müşteri sayısı, iş birliği ve iş ortaklıkları hem de ekosistemden gelen olumlu geri bildirimlerle girişimcilere özel şube açma kararının ne kadar doğru olduğunu gördüklerini vurgulayan Aran, şöyle devam etti: “Tüm olumlu gelişmeler ve girişimcilik ekosisteminden aldığımız teşvik edici geri bildirimler sonrasında ikinci Girişimcilik Şubemizi İzmir’de İzQ Girişimcilik Merkezi’nde açmaya karar verdik. Bu sayede, İzmir girişimcilik ekosistemiyle İş Bankası’nın girişimcilik gücünü birleştirmek suretiyle girişimcilik ekosistemine ve ülke ekonomimize katkılarımızı artırarak sürdürmeyi; girişimcilik ekosisteminin ve kültürünün İzmir ve çevresinde daha da olgunlaşmasına, İzmir’in sanayi, tarım ve turizmden sonra girişimcilik alanında da cazibe merkezi olmasına katkı sunmayı amaçlıyoruz. Girişimcilerimizin burada kendilerini evlerinde, ofislerinde gibi hissetmeleri, onları anlayan onlarla aynı dili konuşan, yanlarında olan, teşvik eden bir bankanın olduğunu bilmeleri, toplantılarını bu mekânda yapabilmeleri ve tüm bankacılık ihtiyaçlarını şubeden karşılayabilmeleri önemli.”
“Bizimle aynı motivasyonu taşıyanlarla yeni hikâyeler yaratmak istiyoruz”
Girişimcilik ekosisteminin gelişeceği bir ortamın oluşturulabilmesi için sivil toplum kuruluşları ve özel sektörün de önemli sorumluluklar üstlenmesi gerektiğinin altını çizen Aran, “İzmir’de bu alanda kurumların sağladıkları katkıları ve bunu yaparken kurdukları iş birliği ortamını görmek, çok paydaşlı yapılarla her kesimin elini taşın altına koyması ve her kesimi kucaklamaları kıymetli… Girişimcilik dünyasında büyüyerek ve benzer düşüncede olan iş ortaklarımızla güçlerimizi birleştirerek ilerlemek istiyoruz. Kapımızı tüm girişimcilere ve ekosistemin paydaşlarına açıyor, bizimle aynı motivasyonu taşıyanlarla birlikte başarı hikâyeleri yaratmak istiyoruz” dedi.
“İzmir girişimcilik açısından elverişli”
İzQ Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener de konuşmasında, İzmir’in yeni teknolojilere adaptasyon yeteneğinin genç nüfusuyla bir araya geldiğinde, girişimcilik açısından son derece elverişli bir iklime sahip olduğunu söyledi. Özgener, “Günümüzde teknolojinin birçok alanda hızla gelişmesi ile birlikte girişimcilik; öncelikli çalışma alanlarımız arasında yer alıyor. Hizmet sektörünün internet ortamına kayması, hız ve kişiselleştirme gibi özelliklerin gittikçe önem kazanması, katma değerin fiyatın önüne geçmesi gibi gelişmeler doğrultusunda girişimcilik ekosistemi büyük bir dönüşüm yaşadı” dedi.
“Girişimci gençlere iş dünyasının desteği büyük önem taşıyor”
Start-up olarak tanımlanan girişimlerin ekosistemin başrolünde yer aldığını, teknoloji odaklı, dinamik, hızlı büyüme potansiyeli vaad eden, global ölçekte ses getirebilecek niteliğe sahip startupların, geleceği şekillendirdiğini vurgulayan Özgener, kısıtlı imkanlarla işini kurmuş, büyütmüş ve daha da önemlisi tüm ekonomik dalgalanmalara rağmen işini geliştirerek ayakta tutmayı başarmış girişimci bir nesilin yetiştiğine dikkat çekti. Özgener, “Güçlü bir girişimcilik ekosistemi yaratmanın önkoşulu; gençlere, fikirlerini hayata geçirebilecekleri alanların yaratılmasından geçiyor ve bu noktada da gençlere iş dünyasının desteği büyük önem taşıyor. İşte bugün burada da iş dünyasının girişimcilere sunduğu desteklerin en güzel örneklerinden olabilecek bir iş birliğini gerçekleştirmek üzere buluştuk” diye konuştu.
“İzQ projesi Türkiye İş Bankası paydaşlığında daha da güçlenecek”
Türkiye İş Bankası’nın, girişimcilere özel olarak açtığı İstanbul Girişimcilik Şubesi’nin ikincisini, İzQ Girişimcilik Merkezi’nin içinde hayata geçmesinden dolayı memnuniyet duyduklarını ifade eden Özgener, sözlerini şöyle sürdürdü: “Güçlü ortaklarımız ile yola çıktığımız projemizin, bugün Türkiye İş Bankası gibi önemli bir paydaş ile başlattığımız iş birliği sayesinde daha da güçleneceğine inanıyoruz. Bizler; başından beri İzmir’in yerel büyümesinin ve ekonomik kalkınmasının en önemli yollarından birisinin girişimcilik ve inovasyondan geçtiğine inanıyoruz. Potansiyeli zaten var olan bir ekosistemi güçlendirmek, açığa çıkmamış yönlerini ortaya çıkarmak, eksik yönlerini tamamlayarak İzmir’i önce Akdeniz’in, daha sonra da dünyanın girişimcilik hublarından biri haline getirmek istiyoruz.”
“İzmir’den başarı hikayeleri çıkmasını bekliyoruz”
Farklı şube tasarımı ve özelleştirilmiş hizmet modeliyle geleneksel banka şubesinden ayrışan Girişimcilik Şubesi’nin hedef müşteri kitlesini; teknoloji tabanlı yeni nesil girişimler, yatırım fonları, melek yatırımcılar ve ekosistemin diğer paydaşlarının oluşturduğunu belirten Özgener, “Şube, teknoloji tabanlı girişimlerle birebir ilgilenecek ve geleneksel bankacılıktan farklı olarak onların ihtiyaçlarına yönelik kişiselleştirilmiş ürün ve hizmetler sunacak. Girişimcilik bir kültürdür. Biz güzel İzmir’de bu kültürün gelişmesi, büyümesi için paydaşlarımız İzmir Valiliği, İzmir Büyükşehir Belediyesi, Ege Bölgesi Sanayi Odası, İzmir Ticaret Borsası, Ege İhracatçı Birlikleri, Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği ve Ege Genç İş İnsanları Derneği ile birlikte tohumlarımızı attık. Kendilerine bir kez daha teşekkürlerimizi iletiyoruz. Ekosistemin ihtiyacı olan boşlukları doldurmak bizim görevimiz, İzmir’den başarı hikayeleri ve hatta unicorn’lar çıkarmak da gençlerimize düşüyor. Önümüzdeki süreç; başarılı ve dünyada ses getiren girişimleri çıkarma dönemi olacak” dedi.
Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı
Ekonomi
Suwen’in İstihdamModeliEkonomideKadınGücünüBüyütüyor
Çalışanlarının yaklaşık %90’ı kadın olan Suwen’de kadın yönetici oranı %83,85’e ulaşıyor. Kadın istihdamını odağına alan marka, fırsat eşitliğine dayalı yönetim yapısıyla Türkiye ortalamasının üzerinde bir tablo ortaya koyuyor.
Kadınların iş gücüne katılımının artırılması, Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyümesi açısından kritik bir rol oynuyor. Üretimden perakendeye, hizmetten yönetim kademelerine kadar kadın emeğinin güçlü şekilde temsil edilmesi yalnızca kurumların performansını değil, toplumsal kalkınmayı da doğrudan etkiliyor.
Kadın istihdamını odağına alan iş modeliyle faaliyet gösteren Suwen, güçlü kadın çalışan yapısı ve fırsat eşitliğine dayalı yönetim anlayışıyla dikkat çekiyor.
Kadınlarla birlikte büyüyen kurum kültürü
Bir kadın markası olarak konumlanan Suwen, organizasyon yapısında da bu kimliği net biçimde yansıtıyor. 2025 yılsonu itibarıyla toplam 1.162 çalışana sahip olan şirketin 1.048 çalışanı kadınlardan oluşuyor. Bu tablo, çalışanların yaklaşık %90’ının kadın olduğu güçlü bir istihdam yapısına işaret ediyor.
Kadınlara yönelik ürün geliştiren bir marka olmanın ötesine geçen Suwen, kadınlarla birlikte büyüyen bir kurum kültürü inşa ederek kadın emeğini kurumsal yapısının merkezine yerleştiriyor.
Kadın yönetici oranı %83,85’e ulaşıyor
Kadın istihdamını yalnızca operasyonel kadrolarla sınırlamayan Suwen, yönetim kademelerinde de dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor.
2025 yıl sonu itibarıyla 322 yöneticinin görev yaptığı şirkette 270 kadın yönetici bulunuyor. %83,85’lik kadın yönetici oranı Türkiye ortalamalarının oldukça üzerinde bir seviyeye karşılık geliyor ve markanın fırsat eşitliğine dayalı yönetim anlayışını güçlü verilerle ortaya koyuyor.
Yönetim Kurulu seviyesinde de benzer bir yaklaşım sürdürülüyor. Toplam 7 Yönetim Kurulu üyesinin 2’si kadınlardan oluşuyor ve bu da %28,57’lik bir kadın temsiline işaret ediyor.
Yeni işe alımlarda kadın oranı %95,73
Kadın istihdamının sürdürülebilirliği, yalnızca mevcut oranlarla değil kariyer gelişimi ve yeni işe alımlarla da destekleniyor.
2025 yıl sonu itibarıyla STEM rollerindeki kadın çalışan oranı %44,12 seviyesine ulaşırken, aynı dönemde terfi eden kadın çalışan oranı %7,35 olarak gerçekleşti. Son üç aylık verilere göre yeni işe alınan çalışanların %95,73’ünü kadınlar oluşturuyor. Bu güçlü oran, Suwen’in kadın istihdamını stratejik bir öncelik olarak ele aldığını ortaya koyuyor.

Suwen Genel Müdür Yardımcısı Ferda Sümer Arslan konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:
“Suwen olarak kadın istihdamını yalnızca bir sosyal sorumluluk başlığı olarak değil, kurumsal kimliğimizin temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. 1.162 kişilik organizasyonumuzun 1.048’inin kadınlardan oluşması ve yöneticilerimizin %83’ünden fazlasının kadın olması bizim için son derece kıymetli. Kadınların yalnızca iş gücüne katılımını değil, karar alma mekanizmalarında güçlü şekilde yer almalarını da destekliyoruz. Kadın emeğinin güçlenmesinin ülke ekonomisinin sürdürülebilir büyümesine doğrudan katkı sağladığına inanıyoruz.”
Kadınların üretimde, hizmette ve yönetimde daha güçlü temsil edilmesi; ekonomik verimlilikten inovasyona kadar birçok alanda kurumlara önemli avantajlar sağlıyor. Suwen, kadın gücünü destekleyen istihdam modeliyle yalnızca sektörel başarıyı değil, toplumsal kalkınmayı da birlikte hedefleyen bir büyüme yaklaşımı benimsiyor.
Ekonomi
0xScope yapay zekaanalizleri Fed faiz kararının Bitcoin üzerindeki etkisini gözler önüne seriyor
Fed’in son faiz indiriminin ardından, kripto piyasaları yeniden canlandı ve dijital varlık alanında iyimserliği ateşledi. 0xScope ekibi, Scopechat tarafından sağlanan kapsamlı yapay zeka odaklı analizleri kullanarak Bitcoin’in en son ekonomik gelişmelere nasıl tepki verdiğini araştırdı. Yapılan analizler, her bir kripto paranın mevcut durumunun yanı sıra yatırımcıların hızla gelişen bu piyasada dikkat etmesi gereken yeni trendler hakkında da değerli perspektifler sundu.
Araştırma, Fed’in faiz oranlarında yaptığı son beş düzenlemeye odaklanarak pandemi öncesi, pandemi sonrası ve daha yakın dönemler de dahil olmak üzere birçok zaman dilimini kapsadı. Önceki oran değişikliklerinin Bitcoin’in performansını nasıl etkilediğini inceleyen analiz, bazı ilgi çekici modeller ortaya koydu. Veriler özellikle, uzun bir faiz artırımı döneminden sonra, ilk faiz indirimine genellikle Bitcoin fiyatında önemli bir yukarı yönlü hareketin eşlik ettiğini gösteriyor.
Bu konuda öne çıkan örneklerden biri, Bitcoin fiyatının %5 oranında arttığı 31 Temmuz 2019 tarihli 50 baz puanlık faiz indirimi. Bu örnek, kripto para piyasasının para politikasındaki değişimlere olan duyarlılığını yansıtıyor ve mevcut makroekonomik ortamda bu ilişkileri anlamanın öneminin altını çiziyor.
0xScope CEO’su PhillipTorres son faiz indirimi hakkında, “Piyasanın bu faiz indirimine ihtiyacı olduğu açıktı ve çoğumuz bu noktada hemfikirdik. Ancak görüşlerin ayrıştığı nokta, indirimin 25 mi yoksa 50 baz puan mı olması gerektiğiydi ve esas enflasyon yavaşlamaya devam ettiği için zamanlamanın daha erken mi yoksa daha geç mi olması gerektiğiydi.” yorumlarını yaptı.
Piyasanın kısa vadede olumlu tepki vererek faiz indirimini bir iyimserlik işareti olarak benimsediğini, ancak altta yatan uzun vadeli zorlukların çözülmemiş olduğunu açıkladı. Torres açıklamasında, “Piyasa bu iyi haberi olumlu karşıladı ve anlık kazanımlar elde etti, ancak yüzeyin altında hala devam eden yapısal sorunları da göz önünde bulundurmalıyız. Yine de ileriye bakarsanız gelecek umut vaat ediyor, daha parlak fırsatlar için her zaman potansiyel var.” ifadelerini kullandı.
0xScope ekibinin Scopechat’in yapay zeka destekli analizleriyle desteklenen çalışması, Bitcoin ve diğer önde gelen kripto para birimlerinin son faiz indirimine nasıl tepki verdiğini izlemeye devam ediyor ve piyasadaki bu dalgalanmaları yönlendirmek isteyen yatırımcılara değerli bilgiler sunuyor.
İşte Scopechat’in son Fed faiz oranı değişikliğinin Bitcoin’in piyasa temelleri üzerindeki etkisine ilişkin en son verileri:
- Fed Fon Oranının 18 Eylül’de 50 baz puan (bps) düşürülmesi sırasında Bitcoin %2,40 artışla 60.314 $’dan 61.760 $’a yükseldi.
- Oldukça kayda değer bir veri olarak, uzun bir faiz artırımı döneminin ardından ilk faiz indiriminin genellikle Bitcoin fiyatında önemli bir artışla ilişkili olduğu görülmektedir. Son faiz indirimi sırasında ve 30-31 Temmuz 2019’da 25 baz puanlık bir indirimin ardından Bitcoin’in %5,81 oranında yükseldiği benzer bir örnekte de durum tam olarak buydu.
- Faiz indiriminin BTC vadeli işlem piyasalarının açık faizi üzerinde önemli bir etkisi olmadı. Hatta açık faiz 30 milyar dolardan 35 milyar dolara hafif bir artış gösterdi.
- Birçok büyük kurum, faiz indiriminden önce Bitcoin işlemlerinden fayda sağladı. MicroStrategy yakın zamanda indirimden önce 18 bin dolar BTC satın aldı ve bu işlem şirket için yaklaşık 55 milyon dolar karla sonuçlandı.
- Bitcoin bakiyesi olan adreslerin sayısı 12.691 milyondan 12.677 milyona düştü. Bu durum, adres sahiplerinin birden fazla adresteki küçük bakiyeleri birleştirmesinin bir sonucu olabilir.
- Kâr eden Bitcoin adreslerinin yüzdesi 8 Eylül 2024 itibariyle %78’den bugün itibariyle %90,7’ye yükselmiştir. Bağlam açısından, 0xScope, Bitcoin varlıklarının mevcut fiyatı Bitcoin alımlarının hesaplanan ortalama maliyetinin üzerindeyse bir adresi kârlı olarak etiketliyor.
0xScope Hakkında
200’den fazla global partneri ve 1 milyondan fazla kullanıcısı ile 0xScope‘un güçlü bir veri katmanı oluşturma taahhüdü, yapay zekanın Web3’e entegrasyonuna öncülük etmeye yardımcı olmaktadır. 9,5 milyondan fazla token, 29.764 proje ve 298 milyon etiketten oluşan en kapsamlı Web3 veri tabanı ile 0xScope, yapay zeka odaklı yeniliklerde sektöre öncülük etmeye devam etmektedir.
Daha fazla bilgi için lütfen 0xScope’u ziyaret edebilirsiniz:
0xScope topluluğumuza katılarak en son tekliflerden haberdar olabilirsiniz:
Twitter:
Telegram:
Ekonomi
E-Müstahsil Nedir?
Geçmişte yaygın olarak kullanılan birçok işlem, günümüzde yaşanan gelişmelere uygun hale getirilmiş ve elektronik olarak kullanılmaya başlanmıştır. Bunlardan biri de e-müstahsildir. Müstahsil makbuzu, gerçek usulde vergiye tabi olmayan ve çiftçilerden mal alınması durumunda fatura olarak kabul edilen ticari bir vesika olarak kullanılan makbuzdur. Bunun aynı özelliklerde olan ve hukuki bir belgeye sahip olan aynı nitelikteki elektronik ortamda yer alan makbuzu ise e-müstahsil makbuzu denir. Ertesi gün bitene kadar da e-müstahsil makbuzu Gelir İdaresi Başkanlığına raporlanır.
EDM Bilişim E-müstahsil makbuzu, depolama, arşivleme kolaylığı gibi avantajlarının yanı sıra, zaman ve hız açısından kullanıcılarına büyük kolaylık sağlar. Bu yüzden Entegratör firmalar ile gönderilmesi ve yasal olarak geçerliliğe sahip olması da tercih edilmesindeki en önemli sebeplerden biridir. Teknolojinin hayatımızda kolaylık sağlaması aynı zamanda da evrakların eski halleriyle aynı geçerliliğe ve yasal hükümlere sahip olması her geçen yıl daha fazla tercih edilmesini sağlamaktadır.
E-müstahsil Özellikleri Nedir?
- Dijital ortamda işlemlerin gerçekleşmesi kağıt israfını önleyerek tasarruf elde edilmesini sağlar.
- Kağıt olarak çıktı kullanılmaması arşivleme açısından kolaylık sağlar.
- Daha önceki müstahsil makbuzlarına da kolayca ulaşma imkanı sağlar. Bu sayede evraklar dijital ortamda güvenli bir şekilde arşivlenmiş olur.
- İstenilen süre boyunca veriler dijital korunur.
E-müstahsil Makbuzunda Hangi Bilgiler Yer Alır?
E-müstahsil makbuzunda yer alması zorunlu olan bilgiler vardır. Bu bilgilerin yer alması taraflar için önemlidir. EDM Bilişim bu konuda mükelleflere öncülük ederek hataları neredeyse sıfıra indirgemektedir. Öncelikle malı satın alan tüccar ya da çiftçi olan kişinin adı, soyadı, unvanı, vergi numarası, vergi dairesi ve adresi yer almalıdır. E-müstahsil makbuzlarında ikinci olarak belge numarasının olması gerekir. Tarih, saat ve dakika olarak düzenlenme zamanının da yer almaşı gerekir.
Malı satan alan tarafın olduğu gibi malı satan tarafın da bilgileri olmalıdır. Ad, soyadı, TC ve ikametgah adreslerinin yer alması gerekir. Son olarak neyin satın alındığına dair bilgilerin olması gerekir. Malın cinsi, miktarı, vergi tutarı, toplam tutarı ve varsa diğer kesintilerinin olması gerekir. E-müstahsil makbuzu, 2018 senesinden beri zorunluluk içeren bir uygulama olarak ülkemizde kullanılmaya başlanmıştır. Hem alıcı hem de satıcı için ciddi kolaylık sağlayan e-müstahsil belirli şartlara sahip olanlar için zorunlu hale gelmiştir.
Müstahsil makbuzu birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ve kazancı basit usulde olan çiftçiler, gerçek usul vergiye tabi olmayanlardan aldıkları mallar için iki nüsha makbuz düzenlemek zorundadır. Bunlardan birini imzalayıp karşı tarafa, diğerini de imzalatarak kendine alır. EDM Bilişimin elektronik yazılım sistemleri sayesinde E-Müstahsil makbuzları otomatik entegrasyonlar sayesinde karşı tarafa iletilmektedir. 2018 yılından itibaren dileyen satıcı ve alıcılar, belirli şartların dışındaysa kendi isteklerine bağlı olarak e-müstahsil kullanıcısı olabilirler.
-
Fashion9 yıl agoThese ’90s fashion trends are making a comeback in 2017
-
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
-
Fashion9 yıl agoAccording to Dior Couture, this taboo fashion accessory is back
-
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
-
Sports9 yıl agoPhillies’ Aaron Altherr makes mind-boggling barehanded play
-
Business9 yıl agoUber and Lyft are finally available in all of New York State
-
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
-
Sports9 yıl agoSteph Curry finally got the contract he deserves from the Warriors
