Sağlık
Gluten Yok ve Sinangil Markaları, Çölyak ve Glütensiz Yaşam Zirvesi'ni Düzenledihaberi
Eksun Gıda bünyesinde bulunan glütensiz un pazarının lideri Sinangil ve glütensiz unlu mamüllerin yanı sıra atıştırmalıklar üreten Gluten Yok’un ev sahipliğinde “Çölyak ve Glütensiz Yaşam Zirvesi” düzenlendi.
Eksun Gıda bünyesinde bulunan glütensiz un pazarının lideri Sinangil ve glütensiz unlu mamüllerin yanı sıra atıştırmalıklar üreten Gluten Yok’un ev sahipliğinde “Çölyak ve Glütensiz Yaşam Zirvesi” düzenlendi. Çölyak Vakfı’nın katkılarıyla çölyak hastalığı konusunda farkındalığı artırmak üzere gerçekleştirilen etkinlikte, çölyak hastalığına ve glütensiz beslenmek zorunda olan çölyak hastalarının karşılaştığı zorluklare dikkat çekildi. Zirvenin açılış konuşmasını yapan Eksim Holding Gıda Grubu Başkanı ve Eksun Gıda Genel Müdürü Ahmet Demir, Sinangil olarak 2006’da Türkiye’de ilk paketli glütensiz unu ürettiklerini, Gluten Yok markası altında ise 2022’de glütensiz un ve atıştırmalıkları tüketiciyle buluşturduklarını ifade etti. Tıp, psikoloji ve beslenme alanında uzman isimlerin konuşmalarıyla katkı sağladığı zirvede, Gluten Yok markasının iki yeni ürünü “Glutensiz Pizza” ve “Glutensiz Leblebi Kurabiyesi” de katılımcıların beğenisine sunuldu.
Gıda sektörünün önde gelen markalarından ve glütensiz un pazarının lider ismi Sinangil ile glütensiz lezzetleri tüketiciyle buluşturan Gluten Yok, Çölyak Vakfı’nın katkılarıyla “Çölyak ve Glütensiz Yaşam Zirvesi”ni düzenlendi. Çölyak hastalığı konusunda farkındalığı artırmak amacıyla düzenlenen zirvede, çölyak hastalığının doğru bilinen yanlışları da masaya yatırıldı. Aynı zamanda bu hastalıkla mücadele edenlerin karşılaştıkları zorluklara dikkat çekilen etkinlikte, konuya dair çözüm önerileri geliştirmek için fikir alışverişinde bulunuldu. Sinangil ve Gluten Yok markalarının glütensiz lezzetlerinin sergilendiği zirvede, tüketiciyle yeni buluşacak ürünler de renkli bir etkinlikle tanıtıldı.
Çölyak ve Glütensiz Yaşam Zirvesi; STK temsilcileri, tıp, psikoloji ve beslenme alanında uzmanlar, çölyak hastaları ve sosyal medyada glütensiz beslenmeyle ilgili içerik üreten isimlerin katılımıyla gerçekleşti. Eksim Holding Gıda Grubu Başkanı ve Eksun Gıda Genel Müdürü Ahmet Demir’in ev sahipliği yaptığı zirvenin konuşmacıları arasında Çölyak Vakfı Kurucusu Bihter Uydu, Gastroenteroloji Uzmanı Emrah Poşul, Diyetisyen Serenay Bender ve Psikolog Merve Şahin yer aldı. Konuşmacılar, çölyak hastalığına, hastalığın hem birey hem de toplum hayatındaki etkilerine, sağlık sorunu olmaksızın glütensiz beslenmeyi tercih edenlere ve bu beslenme biçiminde dikkat edilmesi gereken konulara değindi.
“Tüketici talaplerini dinledik, Türkiye’de ilk defa paketli glütensiz unları ürettik”
Zirvenin açılış konuşmasını yapan Eksim Holding Gıda Grubu Başkanı ve Eksun Gıda Genel Müdürü Ahmet Demir, 60 yıldır Türk mutfak kültüründe kendine sağlam bir yer edinen Sinangil sayesinde tüketici ile çok kıymetli bir bağ kurduklarına değindi.
Sinangil olarak 2006’da, çölyak hastası tüketicilerin taleplerine kulak vererek Türkiye’nin ilk glütensiz ununu ürettiklerini aktaran Demir, “Ticari faydanın çok ötesinde, insanı merkeze alan anlamlı bir adım attık. Bir kurumsal sosyal sorumluluk adımı olan glütensiz un üretiminde, sizlerin önerilerini dinlemeye devam ettik. Düşük proteinli nişasta karışımı, glütensiz un plus, karabuğdaylı un gibi ürünlerle portföyümüzü çeşitlendirdik. Bu başarıyı, sizlerin ürünlerimize gösterdiğiniz teveccüh ile “glütensiz un pazarının lideri” unvanıyla pekiştirdik.” İfadelerini kullandı.
“Gluten Yok ile glutensiz ekmek ve atıştırmalıklar üretmeye başladık”
Ahmet Demir, Sinangil glütensiz un tüketicilerinin talep ve ihtiyaçları doğrultusunda ortaya çıkan Gluten Yok markasının doğuş hikayesini ise şu sözlerle anlattı: “Kendi bilgi birikimimiz, öz sermayemiz ve altyapımızı kullanıp Ar-Ge çalışmalarına yoğunlaşarak hammadde deneme ve reçetelendirme sürecini gerçekleştirdik. Eş zamanlı olarak hat kurulum çalışmalarımızı tamamladık. Nihai ürünlerde belirli bir aşamaya ulaştığımızda ise çölyak dernekleri ile iletişime geçtik ve buralara numuneler gönderdik. Gelen yorumlar neticesinde ürünlerimizi daha da geliştirdik. Böylece, ürünlerimiz mevcut hallerini aldı. Tüm bunları yalnızca bir yıl içinde gerçekleştirdik. 2022 yılının ilk çeyreğine ulaştığımızda, glutensiz ekmek ve atıştırmalıkları ürün gamında barındıran ‘Gluten Yok’ markamız ile sevinçle karşınıza çıktık.”
Glütensiz ürün üretiminde gıda güvenliği çok kritik
Glütensiz ürünlerin üretiminin meşakkatli olduğuna dikkat çeken Ahmet Demir, “Uzun Ar-Ge faaliyetleri sonucu ortaya çıkan bu özel ürünleri, farklı zamanlarda aynı tazelikte, ev dışında da tüketilebilmeniz için porsiyonluk miktarlarda bölmeli özel ambalaj formunda beğeninize sunduk” diye konuştu.
Gluten Yok markasının birincil önceliğinin gıda güvenliğinin sürekliliğini sağlamak olduğunun altını çizen Demir konuya ilişkin şunları dile getirdi: “Alerjik hastalıklara sahip bireyler için üretilen ürünlerde en kritik noktanın ürün güvenliği olduğunun farkındayız. Yani glütensiz ürün üretim sürecinde, çoğu ürüne kıyasla çok daha hassas gerekliliklere ve yeterliliklere sahip bir üretim hattına ihtiyaç var. Tam da bu nedenle, glütensiz tüm ürün gruplarımızı, sadece glütensiz ürünleri geliştirip ürettiğimiz kontrollü ve hijyenik bir alanda, yalnızca bu tesise özel çalışan uzmanlar ile üretiyor ve özenle paketliyoruz. Ayrıca, her aşamada hammadde ve ürünlerimizin analizlerini gerçekleştiriyor, tüketicilerimize güvenilir ürünler sunuyoruz” dedi.
“Amacımız, çölyakla yaşamayı daha konforlu hale getirmek”
Çölyak Vakfı Kurucusu Bihter Uydu, çölyakla yaşamayı hayatın her alanında daha konforlu hale getirmeyi amaçladıklarını ifade ederek oğluna 4 yaşındayken çölyak teşhisi konulmasıyla başlayan ve vakfın kuruluşuna kadar uzanan süreci aktardı. Bihter Uydu deprem bölgesine yaptıkları yardımları ise şu sözlerle anlattı: “Deprem bölgesindeki çölyak hastası depremzedelere, glütensiz ürünler üreten firmalar ve gönüllülerin desteğiyle gıda desteğinde bulunduk, hala daha devam ediyoruz. Ürünler, İTÜ Denizcilik Fakültesinde depolandı ve Sağlık Bakanlığı Halk Sağlık Birimi, Kızılay çölyak yetkilileri ve deprem bölgesindeki çölyak dernekleri ile iş birliği içinde ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldı.”
“Gluten Yok” 1. yaşını yeni lezzetlerle taçlandırdı
Glütensiz, ambalajlı ürünleri tüketiciye sunan ve 1. yaşını dolduran Gluten Yok, dondurulmuş gıda pazarına yepyeni bir soluk getirerek “Glütensiz Donmuş Pizza” ile glütensiz beslenenlerinin de pizza keyfini unutmadı. Karabuğdaylı glutensiz undan yapılan hamurun üzerini süsleyen bol malzeme ile hazırlanan karışık pizza, çok yakında marketlerin dondurulmuş gıda dolaplarında yerini alacak. Diğer yandan paketli atıştırmalık seçeneklerini de artıran Gluten Yok, 90’lar neslinin yakından hatırlayacağı bir lezzeti “Leblebi Kurabiyesi”ni de ürün yelpazesine ekledi.
Gluten Yok markalı ürünler, başta çölyak hastaları olmak üzere, glüten intoleransı ve huzursuz bağırsak sendromuna sahip bireyler ve beslenme diyetinde glüten olmasını istemeyenler tarafından güvenle tercih edilebiliyor.
Gluten Yok ürün gamında, ekmek grubunda; Karabuğdaylı Baton Ekmek, Dilimli Tost Ekmeği, Sandviç Ekmeği, Hamburger Ekmeği yer alıyor. Kurabiye grubunda ise tuzlu sınıfta Zerdeçallı-Kırmızı Biberli Kurabiye, Susamlı-Çörek Otlu Kurabiye ve tatlı sınıfında Kuş Üzümlü Kurabiye , Hindistan Cevizli Tatlı Kurabiye ve yeni Leblebi Kurabiyesi bulunuyor. Dondurulmuş gıda ürünü olarak da yeni Glütensiz Pizza marketlerdeki yerini alıyor. Un pazarının lider markası Sinangil ise glütensiz un grubunda glütensiz un, şeker ilavesiz glütensiz un plus, karabuğdaylı glutensiz un, glutensiz düşük proteinli nişastalı karışım çeşitleriyle tüketicilerle buluşuyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?
Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.
İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.
Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.
“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”
Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.
Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.
Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.
Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:
- Miyop görme kusuru
- Astigmat problemi
Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.
Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.
Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.
Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:
- Göz numarasının stabil olması
- Kornea kalınlığının yeterli olması
- Genel göz sağlığının uygun olması
Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.
Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.
https://venividigoz.com/smile-lazer
Sağlık
Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.
Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.
“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.
“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”
“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:
“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”
“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”
Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.
Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?
Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı.
“Rekabet siyasetin doğasında var”
Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı.
En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.
“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”
“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”
Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
-
Fashion9 yıl agoThese ’90s fashion trends are making a comeback in 2017
-
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
-
Fashion9 yıl agoAccording to Dior Couture, this taboo fashion accessory is back
-
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
-
Sports9 yıl agoPhillies’ Aaron Altherr makes mind-boggling barehanded play
-
Business9 yıl agoUber and Lyft are finally available in all of New York State
-
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
-
Sports9 yıl agoSteph Curry finally got the contract he deserves from the Warriors
