Connect with us

Sağlık

Geçmeyen Kas Hastalıklarında Timoma Araştırılmalıhaberi

Göğüs kafesinin arkasında akciğerler arasında bulunan küçük bir organ olan timüs bezinde oluşan timoma tümörleri ağırlıklı olarak orta yaş ve üzerinde görülüyor.

Published

on

Göğüs kafesinin arkasında akciğerler arasında bulunan küçük bir organ olan timüs bezinde oluşan timoma tümörleri ağırlıklı olarak orta yaş ve üzerinde görülüyor. Timoma hastanın sadece göğüs bölümüyle ilgili olmuyor, başka kas hastalıklarıyla da ilişkilendiriliyor. Kas güçsüzlüğü, çabuk yorulma, göz kapağı düşüklüğü gibi şikayetlere neden olduğu için tedavisinde öncelikle nöroloji bölümü devreye giriyor. Her ne kadar kas hastalığına neden olsa da, altta yatan sebep timoma olabildiğinden bu iyi huylu tümörün akla gelmesi tedavi açısından büyük önem taşıyor. Memorial Antalya Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. Abdullah Erdoğan, timoma cerrahisi hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı. 

 

Kas hastalığı ile karıştırılabilir

Timoma göğüste kalbin önündeki timüs bezinden kaynaklanan tümörün kaslar ile çalışmayı engelleyen bir madde üretmesiyle oluşur. Timoma, timus cerrahisi gibi mediasten hastalıkları toplumda çok fazla bilinmemektedir. Ancak kas güçsüzlüğü gelişip nöroloji kliniğine başvurulursa anlaşılır. Bir de tümörün büyümesine bağlı olarak göğüs bölgesinde yaptığı bası sebebiyle; halsizlik, göğüste basınç hissi, öksürük, yutma güçlüğü gibi şikayetlere neden olabilir. Bu belirtiler ile hasta bir uzmana başvurduğunda eğer akciğer filmi ile tanı konulabilmiş ise erken dönemde göğüs cerrahı tarafından tedavi edilebilir. Timoma küçük olsa da kas hastalığıyla ilgili belirtiler gösterebilir.   

 

Timus bezi büyümesi ve timoma kas hastalığına neden olur

Timus bezi büyümesi hiperplaziye daha sonra tümoral yapıya dönüşerek timoma şekline gelir. Timoma olduğu için kas hastalığı ortaya çıkar. Bir de timusun başlangıçta büyümesiyle erken dönemde kas hastalığı başlar. Burada timus büyüktür ve tümör oluşmamıştır. Bazen de kas hastalığı geç ortaya çıkar timoma kitle şekline dönüşmüştür. Geçmeyen kas hastalıklarında timus mutlaka araştırılmalıdır. 

 

Nedeni tam olarak bilinmiyor

Timoma orta yaş ve orta yaş üzerinde daha sık görülür. Çocuklarda ve 20 yaş altındaki kişilerde çok nadiren karşılaşılır. Timomanın neden olduğu kesin olarak bilinmemektedir. Timomada küçülmesi gereken bezi daha fazla çalışmaya zorlayan bir etken vardır. Nedeni henüz keşfedilmemiş olsa da genetik yapı, stres, yaşam şekli, alınan kimyasal maddeler timomaya neden olabilir. 

 

 

Kalbin önünde yer alıyor 

Timoma olan hastalarda timoma kalbin önünde olduğunda, oradaki alanın dar olması nedeniyle çevre organlara çabuk bası yapar. Bu yüzden timomanın çıkarılması için açık cerrahiye ihtiyaç vardır. Geniş bir alandan timoma yani nodül tam olarak çıkarılır. Göğüs kafesinin açılması hastaları korkutabilmektedir ancak akciğer ameliyatlarında başvurulan torakotomi yönteminden daha kolaydır. Ameliyat sonrasında daha az ağrı ve komplikasyon görülür. Eğer hastada timoma yoksa ve timus küçük bir bez iken büyüme görülüyorsa endoskopik yöntemlerle de timusun çıkarılması gerçekleştirilebilir. 

 

Göğüs içinde doğuştan kistler de görülebiliyor

Göğüs içinde timoma dışında doğuştan olan kistler de vardır. Bu kistler de benzer şikayetleri oluştururlar. Bu şikayetler kas hastalıklarıyla ilişkili değildir ama timomayla benzer rahatsızlıklara neden olur. Yine bu kistler göğüs içinde bası hissi, yutma güçlüğü, öksürük ile belirti verebilir. Timus bezi büyüklüğü ve timoma aynı şey değildir. Timus bezi normalde çocukluk çağında immun sistemin gelişmesi için bir aracı organ olarak görev alır.  Kemik iliği olgunlaşıp immun sistem geliştikten sonra timus bezine insanların ihtiyacı olmaz.  Yetişkin insanlarda timus bezi körelmiş, küçülmüş 2 grama kadar düşmüş bir atrofik beze şeklindedir. Ancak 3 buçuk kilogram doğmuş bir bebekte timus bezi 15 gramın üzerindedir.  

 

Timoma şu şikayetlere neden olabilmektedir;

  • Her gün yapılan hareketleri yaparken çabuk yorulma 
  • Uzun yürüyüşlerde yorulma
  • Yemek yerken yorularak yutkunmanın güçleşmesi  
  • Halsizlik
  • Göğüste bası hissi
  • Öksürük

 

15 cm’e kadar büyüyebilir

Mediasten cerrahisi, vücuttaki bağışıklık sisteminin bozulmasına bağlı oluşan ve belirli kaslarda zayıflamaya yol açan Myastenia gravis hastalığında ve timoma söz konusu olduğunda yapılır. Myastenia graviste timüs küçüktür ve endoskopik yöntemlerle timus bezi çıkarılabilir. Timoma olduğunda artık kitle oluşmuş ve büyümüştür. Ortalama 3 ila 6 cm arasında bir kitle haline gelmiştir.  Bu büyüklükteki kitle endoskopik yöntemlerle çıkarılmaz ve açık cerrahiye başvurulur. Timoma 3 cm’den 15 cm’e kadar büyüyebilen iyi huylu bir tümördür. 

 

Cerrahi göğüs kafesi açılarak yapılıyor

Timoma toplumda akciğer kanseri gibi çok sık görülen bir hastalık değildir. Timoma kas hastalığıyla ilişkili olduğu için nöroloji uzmanlarıyla birlikte takibi yapılır. Ancak timoma cerrahi ile tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Myastenia gravis nörolojik bir hastalık olarak medikal tedavi edilir. Ancak toraks CT ile timüs hiperplazisi olup olmadığı kontrol edilir ve varsa cerrahiye başvurulur. Eğer miyasteni diye adlandırılan kas hastalığı göğüs içinde timüs bezinin büyümesi ile ilişkiliyse bu hasta cerrahiden ciddi şekilde yarar görür. Cerrahi steryum diye adlandırılan kalp ameliyatlarındaki gibi göğüsteki ana kemiğin açılması ile yapılır. 

Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?

Published

on

 

Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.

İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.

Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.

“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”

Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.

Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.

Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.

Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:

  • Miyop görme kusuru
  • Astigmat problemi

Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.

Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.

Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.

Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:

  • Göz numarasının stabil olması
  • Kornea kalınlığının yeterli olması
  • Genel göz sağlığının uygun olması

Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.

Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.

https://venividigoz.com/smile-lazer

 

Continue Reading

Sağlık

Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.

Published

on

By

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.

“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.

“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”

“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:

“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”

“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”

Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.

Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?

Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı. 

“Rekabet siyasetin doğasında var”

Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.

Published

on

By

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı. 

En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.

“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”

“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”

Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.

magazin haberleri