Connect with us

Ekonomi

EY, telekom sektörü için en büyük 10 riski açıkladıhaberi

EY, birçok belirsizliğin ve risklerin etkisinde olan bir dönemde telekom şirketlerinin karşı karşıya olduğu en büyük 10 riske dikkat çekiyor.

Published

on

EY, birçok belirsizliğin ve risklerin etkisinde olan bir dönemde telekom şirketlerinin karşı karşıya olduğu en büyük 10 riske dikkat çekiyor.

Uluslararası danışmanlık ve denetim şirketi EY (Ernst & Young) küresel çapta telekom şirketlerini bekleyen en büyük 10 riski açıkladı. Telekomünikasyon şirketlerinin oldukça değişken bir iş ortamında stratejilerini yenilemekte olduğuna dikkat çeken EY raporu, telekom operatörlerinin son iki yılda dijital dönüşüm girişimlerinin kapsamını ve hedeflerini genişlettiğine işaret ediyor. Bunun yanı sıra, EY’ın Telekomünikasyon operatörleri için en büyük 10 risk raporu, telekom operatörlerinin iş gücünde çeşitliliği ve kapsayıcılığı (D&I) iyileştirmek ve yeni yetenekleri çekmek dahil olmak üzere sürdürülebilirliğe yeniden odaklandıklarını vurguluyor. 

Telekomünikasyon şirketlerinin, bu hedeflere ulaşma yolunda karşılaştıkları risklere yeterince uyum sağlayabilmelerinin önemini vurgulayan rapor, işletme maliyetlerinin yükseldiği enflasyonist bir ortamda telekomünikasyon şirketlerinin, müşterilerin karşı karşıya olduğu yaşam maliyeti baskılarından güvenlikle ilgili gelişen beklentilere ve değişen iş gücü kültürü algılarına kadar çeşitli zorluklarla başa çıkmak zorunda olduğuna işaret ediyor. 

EY, telekom sektörünü 2023 yılında etkileyen en büyük 10 riski ve bunlarla başa çıkmak için bu alandaki şirketlere yönelik önerilerini şöyle sıralıyor:

Risk 1. Yaşam maliyeti krizi ile karşı karşıya olan müşterilere yeterli yanıt verememek

Yaşam maliyeti krizi, hanelerin telekomünikasyon sağlayıcılarından değer alıp almadıklarını yeniden gözden geçirmelerine neden oluyor. EY’ın konuyla ilgili araştırmasına göre, hanelerin %45’i içerik hizmetleri için gereğinden fazla ödeme yaptıklarına inanıyor. %44’ü ise geniş bant servis sağlayıcıların onlara en iyi teklifleri sunmak için yeterince çaba harcamadıklarını düşünüyor. 

Risk 2. Güvenlik ve güven konusunda değişen zorunlulukları hafife almak

Son dönemde siber tehditler hızla artıyor ve telekom operatörleri de bu tehditlerin önüne geçmek için mücadele ediyor. Araştırmalar, günümüzde tüketicilerin %46’sının internet kullanımında kişisel verilerini güvende tutmanın neredeyse imkânsız olduğuna inandıklarını ortaya koyuyor. Aynı zamanda, telekomünikasyon şirketlerinin bilgi güvenliğinden sorumlu üst düzey yöneticilerinin (CISO’lar) %39’u, güvenlik konularının stratejik yatırımlara yeterince dahil edilmediğini düşünüyor. 

Risk 3. İş gücü kültüründe ve çalışma biçimlerinde iyileştirme yapılamaması 

İşverenlerin ve çalışanların iş gücü kültürüne yönelik görüşleri farklılaşıyor. EY’ın iş gücü alanında gerçekleştirdiği bir araştırmaya (Work Reimagined) göre, teknoloji, medya ve telekomünikasyon sektörü çalışanlarının %91’i haftada iki veya daha fazla gün uzaktan çalışmak istiyor. Herkesin haftada beş gün ofiste mesai yapması gerektiğine inanan işverenlerin oranı ise %25. Değerli yetenekleri kaybetme riskine karşı, telekom şirketlerinin çalışanlarını dinlemesi ve çalışanların beklentilerine yanıt vermesi daha da önem kazanıyor. 

Risk 4. Sürdürülebilirlik gündeminin güçlü yönetilememesi 

Yenilenebilir enerji tüketimi ve e-atık yönetimi gibi çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) ölçümleri genellikle eksik durumda. Dahası, telekom şirketlerinin %39’u belirli bir “net sıfır” stratejisini, geçiş planını veya karbonsuzlaştırma stratejisini paylaşmış değil. Müşteri ihtiyaçlarının hızla geliştiği bir ortamda operatörler, değişen paydaş beklentilerine uyum sağlamak için bu konuya daha fazla önem vermeli. 

Risk 5. Dijitalleşmenin verimliliği hızlandırmada etkin kullanılamaması 

Günümüzün enflasyonist baskıları, telekom şirketlerinin verimliliği ve çevikliği artırmasının önemini bir üst seviyeye taşıdı. EY raporu, çeşitli karmaşıklıkların yeni nesil teknolojiler aracılığıyla dönüşüm yeteneklerini sınırladığını ortaya koyarken çeşitli insan faktörleri de bu alanda ilerlemeyi sınırlayan etkenler arasında gösteriliyor. Operatörler, dönüşüm gündemlerinin karşı karşıya olduğu en büyük kültürel zorluk olarak uzaktan çalışmanın iş birliği üzerindeki olumsuz etkisini öne sürüyor.

Risk 6. Altyapının güçlü direnç ve erişiminin sağlanamaması

Ağ güvenilirliği, müşteriler için bir endişe kaynağı olmayı sürdürüyor. Sürekli artan veri tüketimi ise telekom operatörleri için konuyu daha da zorlaştırıyor. Pandemi döneminde daha da derinleşen dijital uçurum hesaba katıldığında altyapı üzerindeki baskı daha da artırıyor. 

Risk 7. Yenilikçi iş modellerini değerlendirememe 

IoT (Nesnelerin interneti) ve bulut bilişim gibi hızlı büyüyen alanlarda elde edilen gelirlerin küçük oranlarda kalması nedeniyle henüz kayda değer bir verim artışı sağlanabilmiş değil. Buna ek olarak, telekom şirketlerinin teklifleri ile kurumsal müşterilerin talepleri arasında, özellikle gelişmekte olan hizmet alanlarında bir uyum eksikliği söz konusu.

8. Altyapı varlıklarının değerini maksimize edememe

Son dönemde telekom şirketlerinin sahip oldukları altyapının değerini ortaya çıkarma çabaları hız kazanıyor. Özellikle çeşitli altyapı türlerine yönelik yeniden yapılandırma alanındaki elden çıkarmalar, paylaşım ve ortak girişim yollarına daha çok başvuruluyor. Çoğu telekom CEO’su, temel ve temel olmayan altyapılar arasında daha net bir ayrım yapmanın elden çıkarma konusundaki planlarına yardımcı olabileceğine inanıyor, birçoğu da temel işlerini yeniden tasarlama fırsatlarını kaçırdıklarına inanıyor.

9. Dış ekosistemlerle yetersiz iş birliği 

5G ağlarına yönelik talep günden güne artarken, şirketler aktif olarak ilgili ekosistemle güçlü ilişkilere sahip tedarikçiler arıyor. Tüm bunlar, telekom şirketlerinin dış ekosistemlerle iş birliğini güçlendirmesini gerektiriyor. Ancak telekom şirketlerinin sadece %11’i, birden fazla ortaklığı yeni iş modellerinin temeli olarak görüyor ve ekosistem katılımına stratejilerinin merkezinde yer vermiyor.

10. Değişen düzenleyici ortama yeterince uyum sağlayamama

Ülkelerin veri koruma ve gizlilik kurallarını uygulamaya koyması veya değiştirmesiyle ortaya çıkan çok parçalı düzenleyici yaklaşımlar, çeşitli zorlukları da beraberinde getiriyor. Yapay zekâya yönelik artan düzenleyici odaklanma, riskleri artırabilecek bir etken. Tüm bunlarla birlikte, altyapının güçlendirilmesi için devlet desteği gibi politikalar da çeşitli fırsatlar yaratabilir.

EY Türkiye Telekomünikasyon, Medya ve Teknoloji (TMT) Sektör Lideri Emre Beşli konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu: 

“Hızla değişen ve küresel belirsizliklerin hâkim olduğu bir dünyada telekom sektörünün karşı karşıya olduğu riskler de hızla değişip gelişmeye devam ediyor. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de telekom şirketlerinin ortaya çıkan tehditler konusunda dikkatli olmaları ve bunlarla başa çıkmak için yeni ve doğru stratejiler geliştirmeleri gerekiyor. EY raporu, telekom operatörlerinin bu dönemde güvenliğe ve güvene güçlü bir şekilde odaklanması gerektiğini vurguluyor. Bunun yanı sıra, iş gücü kültürünün geliştirilmesinin ve sürdürülebilirliğin daha iyi yönetimine yönelik eylemlerin de en kritik zorunluluklar arasında olduğunu görüyoruz.”

“Özellikle müşterilere daha net, basit ve güvenli dijital ‘self servis’ deneyimler sunmanın önemi artıyor. Bununla birlikte, enerji kullanımı ve karbon emisyonlarından çalışma ortamında kapsayıcılığa kadar sürdürülebilirlik gündeminin daha iyi yönetilmesi, verimliliği de artırabilir. Bu da müşteriler, çalışanlar ve ekosistem paydaşları arasında daha yüksek bir güven ve bağlılık sağlayabilir.”  

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Ekonomi

Suwen’in İstihdamModeliEkonomideKadınGücünüBüyütüyor

Published

on

Çalışanlarının yaklaşık %90’ı kadın olan Suwen’de kadın yönetici oranı %83,85’e ulaşıyor. Kadın istihdamını odağına alan marka, fırsat eşitliğine dayalı yönetim yapısıyla Türkiye ortalamasının üzerinde bir tablo ortaya koyuyor.

Kadınların iş gücüne katılımının artırılması, Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyümesi açısından kritik bir rol oynuyor. Üretimden perakendeye, hizmetten yönetim kademelerine kadar kadın emeğinin güçlü şekilde temsil edilmesi yalnızca kurumların performansını değil, toplumsal kalkınmayı da doğrudan etkiliyor.

Kadın istihdamını odağına alan iş modeliyle faaliyet gösteren Suwen, güçlü kadın çalışan yapısı ve fırsat eşitliğine dayalı yönetim anlayışıyla dikkat çekiyor.

Kadınlarla birlikte büyüyen kurum kültürü

Bir kadın markası olarak konumlanan Suwen, organizasyon yapısında da bu kimliği net biçimde yansıtıyor. 2025 yılsonu itibarıyla toplam 1.162 çalışana sahip olan şirketin 1.048 çalışanı kadınlardan oluşuyor. Bu tablo, çalışanların yaklaşık %90’ının kadın olduğu güçlü bir istihdam yapısına işaret ediyor.

Kadınlara yönelik ürün geliştiren bir marka olmanın ötesine geçen Suwen, kadınlarla birlikte büyüyen bir kurum kültürü inşa ederek kadın emeğini kurumsal yapısının merkezine yerleştiriyor.

Kadın yönetici oranı %83,85’e ulaşıyor

Kadın istihdamını yalnızca operasyonel kadrolarla sınırlamayan Suwen, yönetim kademelerinde de dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor.

2025 yıl sonu itibarıyla 322 yöneticinin görev yaptığı şirkette 270 kadın yönetici bulunuyor. %83,85’lik kadın yönetici oranı Türkiye ortalamalarının oldukça üzerinde bir seviyeye karşılık geliyor ve markanın fırsat eşitliğine dayalı yönetim anlayışını güçlü verilerle ortaya koyuyor.

Yönetim Kurulu seviyesinde de benzer bir yaklaşım sürdürülüyor. Toplam 7 Yönetim Kurulu üyesinin 2’si kadınlardan oluşuyor ve bu da %28,57’lik bir kadın temsiline işaret ediyor.

Yeni işe alımlarda kadın oranı %95,73

Kadın istihdamının sürdürülebilirliği, yalnızca mevcut oranlarla değil kariyer gelişimi ve yeni işe alımlarla da destekleniyor.

2025 yıl sonu itibarıyla STEM rollerindeki kadın çalışan oranı %44,12 seviyesine ulaşırken, aynı dönemde terfi eden kadın çalışan oranı %7,35 olarak gerçekleşti. Son üç aylık verilere göre yeni işe alınan çalışanların %95,73’ünü kadınlar oluşturuyor. Bu güçlü oran, Suwen’in kadın istihdamını stratejik bir öncelik olarak ele aldığını ortaya koyuyor.

Suwen Genel Müdür Yardımcısı Ferda Sümer Arslan konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:

“Suwen olarak kadın istihdamını yalnızca bir sosyal sorumluluk başlığı olarak değil, kurumsal kimliğimizin temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. 1.162 kişilik organizasyonumuzun 1.048’inin kadınlardan oluşması ve yöneticilerimizin %83’ünden fazlasının kadın olması bizim için son derece kıymetli. Kadınların yalnızca iş gücüne katılımını değil, karar alma mekanizmalarında güçlü şekilde yer almalarını da destekliyoruz. Kadın emeğinin güçlenmesinin ülke ekonomisinin sürdürülebilir büyümesine doğrudan katkı sağladığına inanıyoruz.”

Kadınların üretimde, hizmette ve yönetimde daha güçlü temsil edilmesi; ekonomik verimlilikten inovasyona kadar birçok alanda kurumlara önemli avantajlar sağlıyor. Suwen, kadın gücünü destekleyen istihdam modeliyle yalnızca sektörel başarıyı değil, toplumsal kalkınmayı da birlikte hedefleyen bir büyüme yaklaşımı benimsiyor.

Continue Reading

Ekonomi

0xScope yapay zekaanalizleri Fed faiz kararının Bitcoin üzerindeki etkisini gözler önüne seriyor

Published

on

Fed’in son faiz indiriminin ardından, kripto piyasaları yeniden canlandı ve dijital varlık alanında iyimserliği ateşledi. 0xScope ekibi, Scopechat tarafından sağlanan kapsamlı yapay zeka odaklı analizleri kullanarak Bitcoin’in en son ekonomik gelişmelere nasıl tepki verdiğini araştırdı. Yapılan analizler, her bir kripto paranın mevcut durumunun yanı sıra yatırımcıların hızla gelişen bu piyasada dikkat etmesi gereken yeni trendler hakkında da değerli perspektifler sundu.

Araştırma, Fed’in faiz oranlarında yaptığı son beş düzenlemeye odaklanarak pandemi öncesi, pandemi sonrası ve daha yakın dönemler de dahil olmak üzere birçok zaman dilimini kapsadı. Önceki oran değişikliklerinin Bitcoin’in performansını nasıl etkilediğini inceleyen analiz, bazı ilgi çekici modeller ortaya koydu. Veriler özellikle, uzun bir faiz artırımı döneminden sonra, ilk faiz indirimine genellikle Bitcoin fiyatında önemli bir yukarı yönlü hareketin eşlik ettiğini gösteriyor.

Bu konuda öne çıkan örneklerden biri, Bitcoin fiyatının %5 oranında arttığı 31 Temmuz 2019 tarihli 50 baz puanlık faiz indirimi. Bu örnek, kripto para piyasasının para politikasındaki değişimlere olan duyarlılığını yansıtıyor ve mevcut makroekonomik ortamda bu ilişkileri anlamanın öneminin altını çiziyor.

0xScope CEO’su PhillipTorres son faiz indirimi hakkında, “Piyasanın bu faiz indirimine ihtiyacı olduğu açıktı ve çoğumuz bu noktada hemfikirdik. Ancak görüşlerin ayrıştığı nokta, indirimin 25 mi yoksa 50 baz puan mı olması gerektiğiydi ve esas enflasyon yavaşlamaya devam ettiği için zamanlamanın daha erken mi yoksa daha geç mi olması gerektiğiydi.” yorumlarını yaptı.

Piyasanın kısa vadede olumlu tepki vererek faiz indirimini bir iyimserlik işareti olarak benimsediğini, ancak altta yatan uzun vadeli zorlukların çözülmemiş olduğunu açıkladı. Torres açıklamasında, “Piyasa bu iyi haberi olumlu karşıladı ve anlık kazanımlar elde etti, ancak yüzeyin altında hala devam eden yapısal sorunları da göz önünde bulundurmalıyız. Yine de ileriye bakarsanız gelecek umut vaat ediyor, daha parlak fırsatlar için her zaman potansiyel var.” ifadelerini kullandı.

0xScope ekibinin Scopechat’in yapay zeka destekli analizleriyle desteklenen çalışması, Bitcoin ve diğer önde gelen kripto para birimlerinin son faiz indirimine nasıl tepki verdiğini izlemeye devam ediyor ve piyasadaki bu dalgalanmaları yönlendirmek isteyen yatırımcılara değerli bilgiler sunuyor.

İşte Scopechat’in son Fed faiz oranı değişikliğinin Bitcoin’in piyasa temelleri üzerindeki etkisine ilişkin en son verileri:

 

 

  1. Fed Fon Oranının 18 Eylül’de 50 baz puan (bps) düşürülmesi sırasında Bitcoin %2,40 artışla 60.314 $’dan 61.760 $’a yükseldi.
  2. Oldukça kayda değer bir veri olarak, uzun bir faiz artırımı döneminin ardından ilk faiz indiriminin genellikle Bitcoin fiyatında önemli bir artışla ilişkili olduğu görülmektedir. Son faiz indirimi sırasında ve 30-31 Temmuz 2019’da 25 baz puanlık bir indirimin ardından Bitcoin’in %5,81 oranında yükseldiği benzer bir örnekte de durum tam olarak buydu.
  3. Faiz indiriminin BTC vadeli işlem piyasalarının açık faizi üzerinde önemli bir etkisi olmadı. Hatta açık faiz 30 milyar dolardan 35 milyar dolara hafif bir artış gösterdi.
  4. Birçok büyük kurum, faiz indiriminden önce Bitcoin işlemlerinden fayda sağladı. MicroStrategy yakın zamanda indirimden önce 18 bin dolar BTC satın aldı ve bu işlem şirket için yaklaşık 55 milyon dolar karla sonuçlandı.
  5. Bitcoin bakiyesi olan adreslerin sayısı 12.691 milyondan 12.677 milyona düştü. Bu durum, adres sahiplerinin birden fazla adresteki küçük bakiyeleri birleştirmesinin bir sonucu olabilir.
  6. Kâr eden Bitcoin adreslerinin yüzdesi 8 Eylül 2024 itibariyle %78’den bugün itibariyle %90,7’ye yükselmiştir. Bağlam açısından, 0xScope, Bitcoin varlıklarının mevcut fiyatı Bitcoin alımlarının hesaplanan ortalama maliyetinin üzerindeyse bir adresi kârlı olarak etiketliyor.

 

0xScope Hakkında

200’den fazla global partneri ve 1 milyondan fazla kullanıcısı ile 0xScope‘un güçlü bir veri katmanı oluşturma taahhüdü, yapay zekanın Web3’e entegrasyonuna öncülük etmeye yardımcı olmaktadır. 9,5 milyondan fazla token, 29.764 proje ve 298 milyon etiketten oluşan en kapsamlı Web3 veri tabanı ile 0xScope, yapay zeka odaklı yeniliklerde sektöre öncülük etmeye devam etmektedir.

Daha fazla bilgi için lütfen 0xScope’u ziyaret edebilirsiniz:

0xScope topluluğumuza katılarak en son tekliflerden haberdar olabilirsiniz:

Twitter:

Telegram:

 

Continue Reading

Ekonomi

E-Müstahsil Nedir?

Published

on

 

Geçmişte yaygın olarak kullanılan birçok işlem, günümüzde yaşanan gelişmelere uygun hale getirilmiş ve elektronik olarak kullanılmaya başlanmıştır. Bunlardan biri de e-müstahsildir. Müstahsil makbuzu, gerçek usulde vergiye tabi olmayan ve çiftçilerden mal alınması durumunda fatura olarak kabul edilen ticari bir vesika olarak kullanılan makbuzdur. Bunun aynı özelliklerde olan ve hukuki bir belgeye sahip olan aynı nitelikteki elektronik ortamda yer alan makbuzu ise e-müstahsil makbuzu denir. Ertesi gün bitene kadar da e-müstahsil makbuzu Gelir İdaresi Başkanlığına raporlanır.

 

EDM Bilişim E-müstahsil makbuzu, depolama, arşivleme kolaylığı gibi avantajlarının yanı sıra, zaman ve hız açısından kullanıcılarına büyük kolaylık sağlar. Bu yüzden Entegratör firmalar ile gönderilmesi ve yasal olarak geçerliliğe sahip olması da tercih edilmesindeki en önemli sebeplerden biridir. Teknolojinin hayatımızda kolaylık sağlaması aynı zamanda da evrakların eski halleriyle aynı geçerliliğe ve yasal hükümlere sahip olması her geçen yıl daha fazla tercih edilmesini sağlamaktadır.

 

E-müstahsil Özellikleri Nedir?

 

  • Dijital ortamda işlemlerin gerçekleşmesi kağıt israfını önleyerek tasarruf elde edilmesini sağlar.
  • Kağıt olarak çıktı kullanılmaması arşivleme açısından kolaylık sağlar.
  • Daha önceki müstahsil makbuzlarına da kolayca ulaşma imkanı sağlar. Bu sayede evraklar dijital ortamda güvenli bir şekilde arşivlenmiş olur.
  • İstenilen süre boyunca veriler dijital korunur.

 

E-müstahsil Makbuzunda Hangi Bilgiler Yer Alır?

 

E-müstahsil makbuzunda yer alması zorunlu olan bilgiler vardır. Bu bilgilerin yer alması taraflar için önemlidir. EDM Bilişim bu konuda mükelleflere öncülük ederek hataları neredeyse sıfıra indirgemektedir. Öncelikle malı satın alan tüccar ya da çiftçi olan kişinin adı, soyadı, unvanı, vergi numarası, vergi dairesi ve adresi yer almalıdır. E-müstahsil makbuzlarında ikinci olarak belge numarasının olması gerekir. Tarih, saat ve dakika olarak düzenlenme zamanının da yer almaşı gerekir.

 

Malı satan alan tarafın olduğu gibi malı satan tarafın da bilgileri olmalıdır. Ad, soyadı, TC ve ikametgah adreslerinin yer alması gerekir. Son olarak neyin satın alındığına dair bilgilerin olması gerekir. Malın cinsi, miktarı, vergi tutarı, toplam tutarı ve varsa diğer kesintilerinin olması gerekir. E-müstahsil makbuzu, 2018 senesinden beri zorunluluk içeren bir uygulama olarak ülkemizde kullanılmaya başlanmıştır. Hem alıcı hem de satıcı için ciddi kolaylık sağlayan e-müstahsil belirli şartlara sahip olanlar için zorunlu hale gelmiştir.

 

 

 

Müstahsil makbuzu birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ve kazancı basit usulde olan çiftçiler, gerçek usul vergiye tabi olmayanlardan aldıkları mallar için iki nüsha makbuz düzenlemek zorundadır. Bunlardan birini imzalayıp karşı tarafa, diğerini de imzalatarak kendine alır. EDM Bilişimin elektronik yazılım sistemleri sayesinde E-Müstahsil makbuzları otomatik entegrasyonlar sayesinde karşı tarafa iletilmektedir. 2018 yılından itibaren dileyen satıcı ve alıcılar, belirli şartların dışındaysa kendi isteklerine bağlı olarak e-müstahsil kullanıcısı olabilirler.

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.

magazin haberleri