Connect with us

Sağlık

En önemli cinsel organımız aslında beynimiz!

Published

on

En önemli cinsel organımız aslında beynimiz!

Tedavi edilmemiş psikiyatrik hastalıklar cinsel yaşamı da etkiler Cinsel hastalıkların tedavisinde uzmana başvurmanın önemine işaret eden Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Emine Yağmur Zorbozan, cinsel işlev bozukluklarının sebeplerinin ruhsal nedenlerden kaynaklandığını belirterek “Çünkü en önemli cinsel organımız aslına bakarsanız beynimiz. Dolayısıyla beynimizdeki birtakım değişiklikler psiko-sosyal faktörler sonucunda cinsel işlev bozuklukları ortaya çıkabilir.” uyarısında bulundu. Var olan psikiyatrik hastalıkların tedavi süreçlerinin de ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Zorbozan, “Tedavi edilmemiş psikiyatrik hastalıklar cinsel yaşamı da etkiler. Örneğin depresyonda cinsel isteksizlik olur, sertleşme problemi olabilir, uyarılma bozuklukları olabilir” diyerek psikiyatrik sorunların ihmal edilmemesi gerektiğini kaydetti.

Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Emine Yağmur Zorbozan, 4 Eylül Cinsel Sağlık Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada cinsel sağlığın önemine ilişkin değerlendirmede bulundu.

Cinsel hastalıklarda nedene odaklanılmalı

Yrd. Doç. Dr. Emine Yağmur Zorbozan, cinsel hastalıklarda ilgili uzmana başvurmanın önemli olduğunu belirterek “En sık karşılaştığımız cinsel hastalıklar vajinismus, erken boşalma, sertleşme problemleri, cinsel isteksizlik, ağrılı cinsel birleşme, pornografi bağımlılığı gibi rahatsızlıklardır. Öncelikle bu cinsel problemin nedenine odaklanmak gerekiyor.” dedi.

Cinsel hastalıklar bedensel ve ruhsal sebeplerden kaynaklanabilir

Cinsel hastalıkların iki nedeni olduğunu, bunlardan ilkinin bedensel sebepler değerinin ise ruhsal sebepler olduğunu kaydeden Yrd. Doç. Dr. Emine Yağmur Zorbozan, “Bedensel sebeplerden kaynaklanan durumlarda kişinin ilgili branş uzmanına başvurmasını öneriyoruz. Örneğin şeker hastalığı, tansiyon, kazalar, tümörler, cinsel organların yapısındaki birtakım anatomik bozukluklar, cinsel hastalıkların bedensel sebepleri arasında sayılabilir. Böyle durumlarda Nöroloji, üroloji, kadın doğum hastalıkları gibi diğer branş uzmanlarından yardım istiyoruz.” diye konuştu.

Beyindeki değişiklikler cinsel işlev bozukluklarına yol açabilir

Cinsel işlev bozukluklarının sebeplerinin genellikle ruhsal nedenlerden kaynaklandığını vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Emine Yağmur Zorbozan, “Çünkü en önemli cinsel organımız aslına bakarsanız beynimiz. Dolayısıyla beynimizdeki birtakım değişiklikler psiko-sosyal faktörler sonucunda cinsel işlev bozuklukları ortaya çıkabilir. Danışanların bize başvurmadan önce muhakkak detaylı bir fiziksel muayeneden geçmesini talep ediyoruz.” dedi.

Cinsel terapi süreçleri uygulanabilir

Kişinin ilgili branş uzmanlarından herhangi bir hastalık olmadığı yönünde bir geribildirim aldığında da muhakkak ruh sağlığı profesyonellerine başvurmalarını istediklerini kaydeden Yrd. Doç. Dr. Emine Yağmur Zorbozan, “Bu konuda eğitim almış psikiyatri hekimleri ve uzman klinik psikologlar tarafından cinsel terapi süreçleri yönetilmektedir.” dedi.

Tedavi edilmemiş psikiyatrik hastalıklar cinsel yaşamı da etkiler

Tedavi edilmemiş psikiyatrik hastalıkların cinsel yaşamı çok daha fazla olumsuz etkilediğini vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Emine Yağmur Zorbozan, “Örneğin depresyonda cinsel isteksizlik olur, sertleşme problemi olabilir, uyarılma bozuklukları olabilir aynı şekilde stres, sigara, şişmanlık ve diğer metobolik hastalıkları infertilite sebep olabilir. Dolayısıyla bu hastalıkların tedavisi çok daha önemlidir. Kişinin yaşı, cinsel hayatı, beklentileri, o an içinde bulunduğu ruhsal hastalığın nitelikleri, kar-zarar dengesi göz önünde bulunarak birçok tedavi yöntemi seçilmektedir.” diye konuştu.

Psikiyatrik ilaçlar, cinsel sorunlara yol açabilir mi?

Psikiyatrik hastalıkların tedavisinde kullanılan bazı ilaçların hastada cinsel sorunlara yol açabileceğini ifade eden Yrd. Doç. Dr. Emine Yağmur Zorbozan, “Psikiyatrik ilaçlar birçok cinsel yan etkiye sebep olabilirler ancak bunların hepsi geri dönüşlüdür ve ilaç bırakıldığında bütün etkiler kişiden tamamen ortadan kalkar. Özellikle antidepresan ilaçlar cinsel isteksizlik ve erkeklerde geç boşalma problemine sebep olabilir. Yine bu durumda kişinin yaşı, cinsiyeti, cinsel hayatı ve o anki ruhsal durumunun nitelikleri göz önünde bulundurularak uygun ilaç seçimi danışanla birlikte karar verilebilir.” dedi.

Antipsikotik ilaçlar ve duygu durumu düzenleyicilerin cinsel yan etkileri biraz daha fazla olduğunu, sertleşme bozukluğu, cinsel isteksizlik ve geriye boşalma denilen duruma yol açabileceğini kaydeden Yrd. Doç. Dr. Emine Yağmur Zorbozan, “Bu tür yan etkiler ortaya çıktığında kişinin kaygılanmaması önemlidir. Ruh sağlığı uzmanı, muhakkak bu ilaçların cinsel yan etkilerinden bahsetmelidir.” dedi.

Psikiyatrik ilaçlar kısırlığa yol açmaz

Psikiyatrik hastalıkların tedavisinde birçok ilaç kullanıldığını ifade eden Yrd. Doç. Dr. Emine Yağmur Zorbozan, “Antidepresanlar, antipsikolojik ilaçlar, duygu durum düzenleyicileri gibi ilaçların birçoğunun cinsel yan etkileri olabiliyor. Antidepresanlar cinsel isteksizlik, erkeklerde geç boşalma, sertleşme problemi gibi problemlere yol açabilir. Antipsikotik ilaçlar yine sertleşme bozuklukları, cinsel isteksizlik gibi sorunlara yol açabilir ancak bunların hiçbiri kalıcı cinsel hasarlara yol açmaz ve kısırlık yani infertilite yapmaz.” dedi. (BSHA)

Continue Reading

Sağlık

Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?

Published

on

 

Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.

İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.

Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.

“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”

Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.

Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.

Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.

Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:

  • Miyop görme kusuru
  • Astigmat problemi

Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.

Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.

Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.

Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:

  • Göz numarasının stabil olması
  • Kornea kalınlığının yeterli olması
  • Genel göz sağlığının uygun olması

Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.

Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.

https://venividigoz.com/smile-lazer

 

Continue Reading

Sağlık

Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.

Published

on

By

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.

“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.

“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”

“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:

“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”

“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”

Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.

Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?

Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı. 

“Rekabet siyasetin doğasında var”

Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.

Published

on

By

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı. 

En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.

“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”

“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”

Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.

magazin haberleri