Sağlık
En Düşük Memur Maaşı 35 Bin TL Olmalıdır!
Türkiye’de seçimler sonrasında gündem ekonomi oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan enflasyon oranlarının gerçek rakamları yansıtmadığına dair tartışmalar devam ederken memur maaşlarına yapılacak zam konusu da tekrar gündeme geldi. Memura zam konusunda seçim öncesinde de birçok kez hükümete çağrıda bulunan sendika, Büro Hizmet Kolu Kamu Çalışanları Sendikası (Büro-İş) Genel Başkanı Alay Hamzaçebi Bilim Sağlık Haber Ajansı’na (BSHA) açıklamada bulundu.
TÜİK Doğal Gaz Fiyat Artışını Sıfır Kabul Etti!
TÜİK dün açıkladığı rakamlarda enflasyon ölçümünde mayıs ayında ücretsiz dağıtılan doğalgaz fiyat artışını dikkate almadı ve artışı sıfır kabul etti. Buna göre 2023 yılı mayıs ayında TÜFE bir önceki aya göre yüzde 0,04 bir önceki yılın aralık ayına göre ise yüzde 15,26, bir önceki yılın aynı ayına göre 39,39 ve 12 aylık ortalamalara göre yüzde 63,72 şeklinde gerçekleşti. TÜİK’in açıklamasının aksine Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG), Mayıs ayında iki farklı enflasyon verisi açıkladı. Buna göre doğalgaz fiyatının mayıs ayında değişmediği varsayılarak yıllık enflasyon yüzde 109,01 olarak gerçekleşti. Doğalgaz fiyatının mayıs ayında sıfır lira olduğu varsayımda ise ENAG, enflasyonun yıllık bazda 105,45 olduğuna dikkat çekti. Büro-İş Genel Başkanı Hamzaçebi bu duruma ilişkin olarak şunları söyledi: “ TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamları ile ENAG’ın açıkladığı rakamlar arasındaki uçurum söz konusudur. Seçim zamanında Cumhurbaşkanı en düşük memur maaşının 22 bin TL net olacağını söylemişti. Bu bağlayıcıdır ancak bu artış da memuru geçim sıkıntısından kurtarmaya yetmeyecektir. Yoksulluk sınırı 33 bin TL’yi bulmuştur. Bizim talebimiz en düşük memur maaşının 35 bin TL olmasıdır ve buna göre seyyanen ayarlama yapılmasıdır.”
Yeni Dönemden Beklentiler
Ağustos ayında bir bütçe maratonunun başlayacağını söyleyen Hamzaçebi, “Kabine değişikliği sonrasında Çalışma Bakanı Vedat Bilgin gitti. Vedat Bilgin de profesör ve alanında uzmandı. Yeni bakanımız da alanında uzman profesör unvanına sahiptir. İkisinin de adı Vedat. Bilgin’den bir fayda görmedik umarım yeni dönemde yeni bakan memura bir ışık yakar. Eski Bakan Bilgin, memur maaşı 20 bin TL demişti. Büro-İş olarak Çalışma Bakanlığı önünde bordrolu eylemde bulunduk. Yeni Bakanımızdan da taleplerimiz değişmedi. Kamu çalışanlarına ışık yakacak mı bekleyip göreceğiz. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in ilk mesajı rasyonel ekonomi politikalarına dönmemiz gereklidir oldu. Yeni dönem, geçmiş dönemin yansıması mı olacak yoksa olmayacak mı bekleyip göreceğiz” diye konuştu.
Memura Lojman Talep Ediyoruz!
Alay Hamzaçebi yeni dönemden ve bakanlarda beklentilerini şöyle açıkladı: 2012 yılında haksız hukuksuz bir şekilde 666 sayılı KHK ile kaldırılan asgari ücret tutarında olan, yılda iki kez verilen ikramiyelerin iadesini, 3600 ek gösterge, SGK tazminatı, uzmanlık sınavı, büyükşehir farkı, kira yardımı ve 3 aylık açıklanan 27 liradan 57 liraya brütte yükseltilen fazla mesai ücretlerinin net 100 TL olmasını talep ettiklerini belirterek şunları söyledi: “İstanbul’da çalışan bir SGK memurunun maaşı 11 bin 313 TL’dir. Bir devlet memurunun ödeyeceği ev kirası maaşının yüzde 25’ini geçmemelidir. Bu maaşla İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerde yaşamak artık mümkün değildir. Büyükşehirler için acil kira desteği bekliyoruz. Bunun yanında ayrıca bu konuda çözüm önerimizde lojman uygulamasına dönülmesidir. AVM ve benzeri projeler yapılmaktan vazgeçilip, araziler TOKİ marifetiyle memurlar için lojmanlar yapılması için değerlendirilmelidir.”
Memur Olmanın Bir Cazibesi Kalmadı!
Kamu İşçileri toplu iş sözleşmesi, kamu işçilerine seçim öncesi verilen zam ile ilgili konuşan Hamzaçebi, “Şu anda kamu işçisi bir müdür veya bir mühendis aynı konumdaki bir memurdan daha fazla maaş almaya başladı. İkinci altı ayda kamu işçilerine yüzde 15 zam da olacak. Memur maaşı ve kamu işçisi maaşı arasındaki dengesizliğin düzeltilmesini talep ediyoruz. Günümüzde memuriyet dip noktasındadır. SGK çalışanları için eski Bakan Vedat Bilgin ikramiye sözü vermişti. Verilen sözlerin yeni dönemde tutulmasını bekliyoruz” dedi.

SGK Memuruna Fazla Mesai Ücretine Devam Edilmelidir!
Seçim öncesinde Sosyal Güvenlik Kurumu’nda EYT mesaisinde olan memurlar iş yükü ve ek mesai nedeniyle eylemler gerçekleştirdi. Bağlı bulundukları sendikaların eylemlerine katılan memurlardan kimi açığa alındı, kiminin görev yerleri değiştirildi. Büro-İş Sendikası, Çalışma Bakanlığı önünde ‘en düşük memur maaşı 20 Bin TL’ açıklamasının ardından bordrolu eylem düzenlendi. Alay Hamzaçebi’ye SGK’da son durumu sorduk, EYT işlemlerinde yaşanan gecikmeler hakkında bilgi aldık.
Mart ayı sonunda EYT’li vatandaşların emeklilik işlemlerinde hızlanma sağlanması amacıyla SGK Başkanlığında 657 Sayılı Kanuna tabi personele 1 Nisan-30 Haziran 2023 tarihleri arasında 3 ay süreli olarak ayda 100 saati ve 2023 yılı merkezi yönetim bütçe kanununda belirlenen fazla çalışma saat ücretinin 10 katını aşmamak kaydıyla fazla çalışma ücreti verilmesi kararı verilmişti. 3 aylık süreç 30 Haziran’da doluyor. Hamzaçebi şöyle açıklama yaptı: “SGK’da EYT’den kaynaklı hala iş yoğunluğu hala var. Gecikmeler devam ediyor çünkü başvurular durmuyor, birbirinin peşi sıra geliyor. Mart ayında gerçekleştirilen başvurularda yaşanan problemler hemen hemen çözüldü. Nisan ayı başvuruları var. Arkasından gelen başvurular var. Bu ay ya da önümüzdeki ay biriken başvuruların bitmesi çok zor. SGK memurlarına 3 aylık ek mesai ücreti verilmişti, yine yeniden mesai ücreti verilmesi gerekmektedir çünkü SGK memurları fazla mesaiye devam ediyor.” (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)
Sağlık
Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?
Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.
İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.
Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.
“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”
Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.
Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.
Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.
Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:
- Miyop görme kusuru
- Astigmat problemi
Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.
Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.
Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.
Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:
- Göz numarasının stabil olması
- Kornea kalınlığının yeterli olması
- Genel göz sağlığının uygun olması
Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.
Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.
https://venividigoz.com/smile-lazer
Sağlık
Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.
Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.
“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.
“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”
“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:
“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”
“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”
Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.
Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?
Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı.
“Rekabet siyasetin doğasında var”
Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı.
En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.
“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”
“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”
Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
-
Fashion9 yıl agoThese ’90s fashion trends are making a comeback in 2017
-
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
-
Fashion9 yıl agoAccording to Dior Couture, this taboo fashion accessory is back
-
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
-
Sports9 yıl agoPhillies’ Aaron Altherr makes mind-boggling barehanded play
-
Business9 yıl agoUber and Lyft are finally available in all of New York State
-
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
-
Sports9 yıl agoSteph Curry finally got the contract he deserves from the Warriors
