Sağlık
Doç. Dr. Gülay Ceylaner: “Sporda Ani Ölümlerin Önüne Geçmek İçin Genetik Tarama Önemlidir”haberi
Spor sırasında gerçekleşen ani ölümlerin ve sakatlıkların nedenini anlayabilmek ve önlem alabilmek için tüm dünyada birçok bilim insanı çalışmalar yürütüyor.
Spor sırasında gerçekleşen ani ölümlerin ve sakatlıkların nedenini anlayabilmek ve önlem alabilmek için tüm dünyada birçok bilim insanı çalışmalar yürütüyor. Erişkin bir kişide ani ölüme ya da sakatlıklara sebep olan genler ile ilgili bilgilerimiz her gün giderek artıyor. Bunlar kalp kası ve kalp ritim bozuklukları, bağ dokusu hastalıkları, kanama ve pıhtılaşma bozuklukları, bağışıklık sistemi, beyin ve sinir sisteminde görevli olan ve metabolizmayı etkileyen genlerdir. Ailesinde veya kendisinde bu hastalıklar için bulgusu olanlar daha büyük risk altında olmakla birlikte; bazen hiçbir ön bulgu olmayabilir. Bu sebeple profesyonel veya amatör spor yapan herkes için genetik taramalar, sağlıklı ve güvenli spor yapabilmeleri için önemli bir hale geldi.
2000’den fazla genin ani ölümle ve önemli sakatlıklarla ilişkisi olduğu söyleyen Nadir Hastalık Gönüllüleri Derneği Başkanı Doç. Dr. Gülay Ceylaner, sporcular ve aktif spor yapan kişiler “genetik yatkınlıklar” taşıdığı zaman özellikle de “performanslı” spor yaptıklarında, sağlık sorunları ile karşılaşabileceğini ve bu sorunların hafif yaralanmadan başlayıp, ani ölüme kadar gidebileceğini belirtti.
Spor genetiği denilince hep bahsedilen güç, esneklik ve dayanıklılık ile ilişkili 3-4 gen incelenerek, hangi spora yatkın olunduğu ile ilgili bilgi verildiğini ifade eden Doç. Dr. Gülay Ceylaner, “Asıl önemli olan nokta koruyucu hekimlik faaliyetler ile sporcu sağlığını korumak, spor müsabakaları sırasında gerçekleşen ölümleri engellemek, yaralanmaları azaltmak, sakatlıklarda “sporcuya özel” doğru tedavi yöntemlerini belirlemektir” dedi. Günümüzde bu risklerin analizinin genetik bilimindeki gelişmeler sayesinde mümkün olduğunu belirten Doç. Dr. Gülay Ceylaner, “Geçmiş dönemlerde saha içerisinde hayatını kaybeden sporcular gördük. Günlük idman yapan, genç sporcuların ani ölüm ile karşılaşması beklenmedik bir durumdur. Spor esnasında ani ölümler sadece profesyonel sporcular için değil, tüm sporseverlerde karşılaşılan bir durumdur. Bu ölümlerin arka planının araştırılması ve hatta aile taramalarının da yapılması gereklidir. Genetik taramalar ile spor müsabakalarında yaşanabilecek ani ölümler engellenebilir. Risk, hiçbir zaman tamamen bertaraf edilemez fakat gerekli önlemler alınarak minimuma indirilebilir” dedi.
Doç. Dr. Gülay Ceylaner, spor yaparken ölümler ve sakatlıklar konusunda pek çok örnek ile karşılaştıklarını ifade ederek sıkça karşılaştıkları aşağıdaki örnekleri verdi: “Bir bağ dokusu hastalığı olan Marfan sendromu genetik bir hastalıktır. Bu hastalıkta FBN1 geninde mutasyon olur. Bu hastalık genellikle uzun boylu kişilerde görülür. Voleybol ve Basketbol kulüpleri tarafından çok tercih edilen sporcu adaylarıdır. Muayene ve genetik testler ile kesin tanı konur. Tanı konması özellikle doğru takipler için çok önemlidir. Bu kişiler insanlardaki en büyük damar olan aort damarında özellikle kalbe yakın bölümünde genişleme ve zayıflama ile karşımıza çıkar. Bu genişleme belli bir büyüklüğün üstüne çıktığında damarın yırtılması riski artar. Bu durumda cerrahi müdahaleler gerekebilir. Bu kişiler spor yaptıkları zaman spor faaliyetleri esnasında aniden aort yırtılması ile hayatını kaybedebilirler.”
Başka önemli bir başlık spor faaliyetleri sırasında travmatik beyin hasarı (TBH) yaşanabilmesidir. Travmatik beyin hasarı kafaya darbe alınmasıdır. Motor kazaları en sık sebeplerdendir. TBH sonrası bazen çok hafif etkilenme olurken bazen koma ve hatta ölümle sonuçlanabilir. Bu travmanın ağırlığının yanında kişinin genetik yapısı ile de ilişkilidir. Yaralanma öncesinde kişide kanama veya pıhtılaşma ile ilişkili genlerde bir mutasyon taşındığı bilinirse tedavi ve takipte önemli farklar yaratabilir. Bu da ölüm ve kalıcı hasar oluşmasını önlemede çok önemli olacaktır.
Yine asla unutulmaması gereken bir başlık kalp ritm bozukluklarıdır. Uzun QT Sendromu veya Brugada sendromu, hayati risk ortaya çıkaran genetik bir ritim bozukluğu hastalığıdır. İyon kanalı genlerinde meydana gelen bazı değişikliklerin bu hastalıklara neden olduğu bilinmektedir. Bu değişiklikler; senkop (baygınlık), felç (seizure) ve ani kardiyak ölüme neden olabilir.
Doç. Dr. Gülay Ceylaner, eskiden yaşadıkları bir durumu örnek vererek şunları söyledi: “Bir gün akşam vakitlerinde 65-70 yaşlarında bir kişi geldi, randevusu yoktu. Görüşmek istedi. Çok heyecanlıydı ve bir süre konuşamadı. Bir bardak çay içerken toparladı ve anlatmaya başladı. “Sayın hocam ne olur torunum ölmesin, onu kurtar” diyebildi. Sonrasında detaylı bilgi aldığımda ailede 3 kuşakta 18 kişinin ani öldüğü, bahsettiği torununun babası yani gelen kişinin oğlunun da 32 yaşında öldüğünü öğrendim. Detaylı bilgi alıp da dosyaları incelediğimde ailede uzun QT hastalığı olduğunu tespit ettim. Aileye genetik testleri yaptığımızda altta yatan genetik sebebi bulduk. Artık ailede yeni bir gebelik planlandığında tüp bebek yöntemi ile genetik test yaparak bu geni taşımayan bebeğin seçiminin yapılabildiğini, bu hastalığın bu ailede bir daha ortaya çıkmayacağının bilgisini aileye verdik.”
Doç. Dr. Gülay Ceylaner, açıklamalarını şu şekilde sürdürdü: “Gerek profesyonel gerek amatör olsun spor faaliyetleri sırasında sakatlıklarla karşılaşma riski bulunuyor. Bu sakatlıklar çok hafif bulgulardan ölüme kadar uzanabiliyor. Tıbbın ve genetik testlerin bize sunduğu imkanlarla riski sıfıra indiremesek bile, sakatlık riskini minimuma indirebilecek testler yapabiliyoruz. Özellikle kaybettiğimiz genç milli sporcularımız bizi gerçekten çok üzüyor. Sporcu muayenelerinde bu hastalıklar ile ilgili bulgular tespit edilemeyebiliyor. Bu sebeple genetik testler bazen tek tanı yöntemi olabilir. Bu konunun spor kulüpleri, fitness merkezleri başta olmak üzere aktif spor yapan herkese anlatılması ve gerekirse risk altındaki kişilerin yaşam tarzını değiştirmesi, koruyucu hekimlik faaliyetleri açısından kıymetlidir.”
Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?
Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.
İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.
Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.
“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”
Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.
Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.
Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.
Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:
- Miyop görme kusuru
- Astigmat problemi
Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.
Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.
Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.
Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:
- Göz numarasının stabil olması
- Kornea kalınlığının yeterli olması
- Genel göz sağlığının uygun olması
Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.
Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.
https://venividigoz.com/smile-lazer
Sağlık
Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.
Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.
“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.
“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”
“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:
“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”
“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”
Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.
Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?
Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı.
“Rekabet siyasetin doğasında var”
Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı.
En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.
“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”
“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”
Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
-
Fashion9 yıl agoThese ’90s fashion trends are making a comeback in 2017
-
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
-
Fashion9 yıl agoAccording to Dior Couture, this taboo fashion accessory is back
-
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
-
Sports9 yıl agoPhillies’ Aaron Altherr makes mind-boggling barehanded play
-
Business9 yıl agoUber and Lyft are finally available in all of New York State
-
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
-
Sports9 yıl agoSteph Curry finally got the contract he deserves from the Warriors
