Sağlık
Depremzede Sağlıkçılar: Tükeniyoruz!
6 Şubat Depremleri’nin üzerinden iki ayı aşkın bir süre geçti, deprem bölgesindeki sağlık emekçileri seslerini duyurmaya çalışıyor.
Hatay Tabip Odası Başkanı Dr. Server Yılmaz, dün Defne Dosluk Parkı’nda düzenlenen basın açıklamasında konuşarak, depremzede hekimler ve sağlık emekçilerine yönelik yönetici mobbingi yaşandığına dikkat çekerek barınma, beslenme, hijyen gibi sorunların devam ettiğini “Sorunlarımıza çözüm bekliyoruz ama çözülecek mi, güvenmiyoruz, tükeniyoruz” açıklaması yaptı. Açıklamada deprem bölgelerinde salgın vakalarında özellikle uyuz ve bit salgınında artış olduğu, kanser taramalarının yapılamadığı, sağlık hizmetlerinin kurgulanamadığı belirtildi.

Depremzede Sağlıkçılar: Sorunlarımıza Çözüm Bekliyoruz!
Türk Tabipleri Birliği (TTB), Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), Hatay Tabip Odası ve SES Hatay Şubesi; deprem bölgesinde yaşanan sorunlar ile ilgili Hatay Defne Dosluk Parkı’nda bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Depremlerin yaşandığı iller arasında bulunan, çok sayıda sağlık tesisi ve hastanesi zarar gören, yıkılan Hatay’da sağlık sistemindeki sorunlar devam ediyor. Hatay Tabip Odası Başkanı Dr. Server Yılmaz basın açıklamasında 6 Şubat depreminin hemen ertesi günü Altınözü Devlet Hastanesi başhekiminin hastanede çalışan emekçilere mesaj atarak göreve gelmemeleri halinde haklarında soruşturma açılacağı tehdidinde bulunduğunu, yine bu günlerde görev yapamayan depremzede emekçilerinden döner sermaye kesintisi yapıldığını söyledi. Hekimlere ve sağlık emekçilerine yönelik bu tutumun deprem süreci boyunca devam ettiğini belirten Yılmaz, son olarak Samandağ Devlet Hastanesi başhekiminin hastanede kalan hekimler için tek tek anons yaptırdığını ve odalarını boşaltıp konteynırlara geçmeye zorladığını aktardı. Hekimlerin ve sağlık emekçilerinin barınma, beslenme, hijyen gibi sorunlarından söz eden Yılmaz, “Sorunlarımıza çözüm bekliyoruz ama çözülecek mi, güvenmiyoruz, tükeniyoruz” dedi.
TTB: Görevinizin Gereğini Yerine Getirin!
Basın açıklamasında ayrıca; TTB Merkez Konseyi üyesi Dr. Kazım Doğan Eroğulları, TTB Aile Hekimliği Kol Sekreteri Dr. Sibel Uyan, SES Ankara Şube Eş Başkanı Nazan Karacabey ve SES Hatay Şube Eş Başkanı Meryem Avcı da konuşma yaptı. TTB Merkez Konseyi üyesi Dr. Kazım Doğan Eroğulları, rant politikalarının, imar aflarının, denetimsizliğin doğal afeti yapay felakete dönüştürdüğünü söyleyerek, “Sorun çözmek için o görevlere geldiniz ama bir sorun olarak varsınız. ‘Giderlerse gitsinler’ denilen hekimler ve sağlık emekçileri olmasaydı bugün eksik de olsa bu sağlık hizmeti sunulamayacaktı, halk sağlığı çok daha kötüye gidecekti. Hekimler ve sağlık emekçileri, organizasyonsuzluk ve başıbozukluk yetmiyormuş gibi bir de hadsiz idareci tavırlarıyla karşı karşıya kalıyorlar. Aklınızı başınıza alın, görevinizin gereğini yerine getirin!” diye konuştu. TTB Aile Hekimliği Kol Sekreteri Dr. Sibel Uyan, birinci basamak sağlık hizmetlerindeki organizasyonsuzluğa da vurgu yaparak, “Sağlık Bakanlığı bu muallak, bu puslu durumdan çıkmak ve görevini yapmak zorundadır” dedi.
SES: Sağlık Hizmetleri Kurgulanamıyor
SES Ankara Şube Eş Başkanı Nazan Karacabey ve SES Hatay Şube Eş Başkanı Meryem Avcı da konuşmalarında sağlık emekçilerinin tükendiğine dikkat çekti. Meryem Avcı, “On bir ilde can kayıplarının yaşandığı 6-20 Şubat depremleri, toplumsal yaşantımızı ciddi biçimde etkiledi. Deprem bölgesinde, özellikle Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya illerinde birçok kamu ve özel kurum, buralarda görev yapanlar zarar gördü ve eğitim, sağlık gibi kamusal faaliyetlerin yeniden organizasyonu ihtiyacı oluştu. Deprem sonrası 10 haftayı geride bıraktık. En kritik kamusal hizmetlerden olan sağlık hizmetlerinin hızla yeniden organize olması beklenirken; görmekteyiz ki hem birinci basamakta, hem de ikinci ve üçüncü basamaklarda sağlık hizmetlerinde ciddi ihtiyaç devam etmektedir. Salgın kontrolü için önemli olan sağlıklı barınma koşulları, temiz su ve yeterli atık su sistemleri gibi temel ihtiyaçların karşılanmasının yerine alelacele yapılan enkaz kaldırma işlemleriyle insanlar toza boğuldu. Temel ihtiyaçların yeterince karşılanmaması ve birinci basamak sağlık hizmeti verecek altyapının halen oluşturulmaması nedeniyle bugün Hatay’da mahallelerin çoğunda uyuz ve bit vakaları artarak devam ediyor. Bunlarla birlikte bölgede KETEM’ler aktif çalışmadığı için kanser taraması da yapılamamakta. Pandemide meydana gelen tarama ve muayene açığının deprem sonrasında artarak devam edeceğini ve bölgedeki enkaz çalışmaları sırasındaki asbest maruziyeti riskini de birlikte düşündüğümüzde; deprem bölgesinde yaşayan insanlarda ileri evre kanser riskinin de gittikçe arttığını söyleyebiliriz. Bizler kaderine terk edilen insanların, hekimlerin/sağlık emekçilerinin ihtiyaç ve koruyucu sağlık hizmetleri için iki aydan uzun süredir buradayız. Her gün binlerce insana imkanlarımız dahilinde koruyucu sağlık hizmeti sunuyoruz. Bugün de burada, sağlık birimimizin önünden sizlere sesleniyoruz. Ancak kapsamlı sağlık hizmet sunumu imkanı olan Sağlık Bakanlığı ise Hatay’ın en merkezi alanlarından diyebileceğimiz bu alanda dahi sağlık hizmetlerinden çekilmiş durumda. Sağlık sistemindeki bu çöküşün, toplum ve sağlık emekçilerinin sağlığının geri plana atılmasının sorumlularını biliyoruz. Sağlıkta dönüşüm programı ve sonrasında “Beyaz Reform” kandırmacasıyla zirveye çıkan piyasacı sağlık politikaları ve bu politikaların uygulayıcılarının hiçbir şeye şifa olamayacaklarını da iyi biliyoruz. Yeniden ifade ediyoruz: Bu sağlık sistemi enkaz altında kaldı. Toplum ve sağlık emekçilerinin sağlığını önceleyen, birinci basamağı temel alan başka bir sağlık sistemini hep birlikte inşa edebilmek mümkün!” diye konuştu. (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)
Sağlık
Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?
Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.
İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.
Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.
“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”
Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.
Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.
Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.
Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:
- Miyop görme kusuru
- Astigmat problemi
Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.
Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.
Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.
Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:
- Göz numarasının stabil olması
- Kornea kalınlığının yeterli olması
- Genel göz sağlığının uygun olması
Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.
Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.
https://venividigoz.com/smile-lazer
Sağlık
Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.
Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.
“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.
“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”
“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:
“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”
“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”
Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.
Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?
Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı.
“Rekabet siyasetin doğasında var”
Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı.
En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.
“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”
“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”
Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
-
Fashion9 yıl agoThese ’90s fashion trends are making a comeback in 2017
-
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
-
Fashion9 yıl agoAccording to Dior Couture, this taboo fashion accessory is back
-
Sports9 yıl agoPhillies’ Aaron Altherr makes mind-boggling barehanded play
-
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
-
Business9 yıl agoUber and Lyft are finally available in all of New York State
-
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
-
Sports9 yıl agoSteph Curry finally got the contract he deserves from the Warriors
