Sağlık
Çocuklarda Bacak Eğriliği Dikkat İstiyor!haberi
Bacak eğriliği estetik açıdan hoş durmadığı kadar sağlık açısından da olumsuz sonuçlara sebep olabiliyor.
Bacak eğriliği estetik açıdan hoş durmadığı kadar sağlık açısından da olumsuz sonuçlara sebep olabiliyor. Erken yaştaki çocuklarda D vitamini ve kalsiyum eksikliğine bağlı görülen Raşitizim hastalığı, bacak eğriliğinin en sık nedenini oluşturuyor. Bu eğriliğin 5 yaş üzerindeki çocuklarda devam etmesi ise tıbbi değerlendirme gerektiriyor. Yetişkinlerde ise bacak eğriliğine eşlik eden ağrı durumunda cerrahi işlem uygulanması önem taşıyor. Memorial Ankara Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Hakan Özsoy, bacak eğriliği ve tedavisi ile ilgili bilgi verdi.
Çocuk ve yetişkinler ayrı değerlendirilmeli
Karşıdan bakıldığında bacakların O ya da X şeklinde dizlerden gelen eğikliğine bacak eğriliği denilmektedir. Çocuk ve yetişkinlerde bacak eğrilikleri ayrı değerlendirilmektedir. Çocuklarda iki yaşına kadar parantez bacak denilen O bacak, iki-beş yaş arasında da X bacak görülmesi normal kabul edilirken, erişkinliğe doğru bu eğrilik ortadan kalkmakta ve düz bir bacak şeklini almaktadır. Eğer çocukta bu yaş sınırlarının dışında bacaklarda bariz bir eğrilik varsa ve yürüme şeklini bozuyorsa o zaman bu durumun incelenmesi gerekmektedir.
Eğriliğin en önemli nedeni Raşitizm
Erken yaştaki çocuklarda D vitamini ve kalsiyum eksikliğine bağlı görülen Raşitizm hastalığı, bacak eğriliğinin en sık nedenini oluşturmaktadır. Beslenme sorunu olan, D vitamini eksikliği bulunan ve yeterince kalsiyum almayan çocuklarda Raşitizm hastalığı görülebilmektedir. Bu sebeple çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanları, özellikle anne sütü ile beslenen ve kışın doğan çocuklarda bu hastalığın ortaya çıkmasını engellemek için bebeklere D vitamini desteği vermektedir. Raşitizm hastalığı olan çocukların tedavisi ise vücutlarında eksik olan değerlerin takviye ilaçlarla tamamlanması şeklinde yapılmaktadır.
Çocukların bacaklarında sorun yaratan bir diğer sebep de bazı böbrek veya hormon hastalıkları olmaktadır. Kan tetkikleri ile belirlenebilen bu hastalıklar bacaklarda eğriliklere neden olabilmektedir.
Özel röntgen filmleri ile doğru teşhis
Bacak eğriliğinin esas teşhis yöntemi, bacağın tümünün aynı anda çekilmesini sağlayan “Ortoröntgenogram” adı verilen özel Röntgen filmleridir. Bu Röntgen cihazı ile bir yandan kalça, diz ve ayak bileği bir kerede görüntülenebilirken, diğer yandan hastaların daha düşük doz radyasyon alması sağlanır. Bacaktaki açılanmanın çok net bir şekilde görüldüğü ve üzerinde cetveller bulunan bu Röntgen tetkiki ile açıların ölçümü yapılarak, nasıl bir tedavi uygulanacağı belirlenmektedir. Aynı zamanda kemiklerin uzunluklarını da ölçen bu cihaz ile çocuklar uzadıkça eğikliğin ne duruma geldiği de rahatlıkla takip edilebilmektedir.
Erişkin hastalarda Röntgen filmine ilave olarak diz bölgesinde kıkırdak yaralanması, menüsküs veya bağ yaralanması gibi durumların var olup olmadığını görmek için MR da çektirilebilmektedir.
Cerrahi girişim öncesi 5-6 ay süreyle takip önemli
Çocuk doktorlarının uyguladığı tedavilere ortopedistler de bacaklardaki eğikliği ters yöne iten cihazlar kullandırarak ya da bazı cerrahi girişimler ile destek olabilmektedir. Cerrahi girişime karar vermeden önce mutlaka çocuğun 5-6 aylık süre boyunca takip edilmesi gerekmektedir. Cerrahi girişimlerdeki hedef; çocuk büyürken var olan eğikliği düzeltici minimal işlemleri gerçekleştirmektir. Çocuğun yürümesini bozmayacak ve bacağında kırık yaratmayacak şekilde büyüme plaklarının bir kısmının geçici olarak durdurulduğu Hemiepifizyodez yani “Kılavuzlu Büyüme Ameliyatı” tedavi yöntemlerinden birini oluşturmaktadır. Ağır olmayan bu ameliyat ile bir yandan çocuğun boyu uzamaya devam ederken, diğer yandan bacağındaki eğriliğin düzelmesi sağlanır. Kısa sürede sonuç veren bu operasyondan 6-8 ay sonra takılan plak ve vidalar çıkarılır ve çocuklar normal büyümesine devam eder.
Diz bölgesinde ağrı cerrahi işlem gerektirir
Erişkinlerde ise büyümenin tamamlanmasının ardından eğiklik devam ediyorsa ve hastanın bu durumla ilgili şikayeti yoksa herhangi bir işlem yapılmayabilir. Sadece kozmetik amaçlı bacak düzeltilmesi çok tercih edilen bir işlem olmamakla birlikte; eğikliğin yanı sıra hastanın özellikle diz bölgesinde ağrı bulunuyorsa, cerrahi işlemle eğik olan kemik düzeltilmektedir. Bu işlemle bacaklar yere bastığında vücudun ağırlığının dizin tam orta noktasından geçmesini sağlamak hedeflenmektedir. Bacaktaki eğrilik nedeniyle ağırlık merkezinin dizin çok fazla içinden ya da dışından geçmesi, dizde hızlı bir aşınmaya neden olur. 40-50’li yaşlardan önce bozulmuş olan ağırlık denge merkezinin düzeltilmesi ileriye doğru artan aşınmanın durdurulmasını sağlayarak, oluşabilecek kısır döngünün önüne geçmektedir.
0-4 yaş arası bacak eğrilikleri için paniğe kapılmayın!
Çocuklarında bacak eğriliği olan aileler şu konulara dikkat etmelidir:
* 0-2 ve 2-4 yaş arasında görülen O ve X bacak eğrilikleri normal bir yapıdır. Bu tür durumlarda aileler paniğe kapılmamalıdır.
* Bu yaş gruplarının dışında bacaklarda gözle görülür belirgin bir bozukluk varsa ve çocuğun yürüme kapasitesi bu durumdan olumsuz etkileniyorsa mutlaka bir ortopedi veya pediatri uzmanına danışılmalıdır.
* Özellikle kıştan çıkmış bebeklerin bacaklarında çok bariz bir eğiklik olması durumunda gerekli tahlil ve tetkikler yaptırılarak teşhis konulmalıdır. Eğer Raşitizm gibi bir hastalık tespit edilirse gerekli tedavi uygulanmalıdır.
* Çocuklarda görülen bacak eğriliklerinde hemen ameliyat seçeneği uygulanmamalıdır. Öncelikle çocuğun minimum 6 ay takip edilmesi gerekmektedir.
* Takip sonucunda eğikliğin iyiye gitmediği ve yürüyüşün bozulduğu görülüyorsa, çocukların büyümesi tamamlanmadan gerekli cerrahi işlem yapılmalıdır.
* Ergenlik öncesinde yapılan işlemlerden daha başarılı sonuçlar elde edildiği unutulmamalıdır.
Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?
Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.
İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.
Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.
“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”
Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.
Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.
Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.
Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:
- Miyop görme kusuru
- Astigmat problemi
Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.
Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.
Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.
Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:
- Göz numarasının stabil olması
- Kornea kalınlığının yeterli olması
- Genel göz sağlığının uygun olması
Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.
Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.
https://venividigoz.com/smile-lazer
Sağlık
Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.
Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.
“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.
“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”
“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:
“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”
“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”
Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.
Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?
Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı.
“Rekabet siyasetin doğasında var”
Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı.
En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.
“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”
“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”
Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
-
Fashion9 yıl agoThese ’90s fashion trends are making a comeback in 2017
-
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
-
Fashion9 yıl agoAccording to Dior Couture, this taboo fashion accessory is back
-
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
-
Sports9 yıl agoPhillies’ Aaron Altherr makes mind-boggling barehanded play
-
Business9 yıl agoUber and Lyft are finally available in all of New York State
-
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
-
Sports9 yıl agoSteph Curry finally got the contract he deserves from the Warriors
