Yazar: birportal

  • Bettoken Nedir Ve Nereden Nasıl Alınır?

    Bettoken Nedir Ve Nereden Nasıl Alınır?

    Kripto para dünyasının büyümesiyle birlikte ortaya çıkan altcoin dünyası da giderek büyüyor.

    Altcoinlere her ay yenileri ekleniyor ve hızla büyüyor. Yatırımcılarına da son zamanlarda iyi kazandıran kripto paralara bir yenisi daha eklendi. Bu yeni kripto para biriminin adı ise Bettoken. Bahis oynayan kesime yönelik piyasaya çıkan ve geçtiğimiz günlerde reklamları dönmeye başlayan bettoken vatandaşlarda merak uyandırdı. Bu süreçte Bettoken %700’den fazla değer kazandı. Aldığımız bilgilere göre Bettoken kısa süre içerisinde %10000 değer kazanmayı hedefliyor.

    Estonya merkezli bu firma, bahis oynayan kullanıcılara yakın zamanda çıkaracak olduğu BettWallet cüzdan ile birlikte anonim, hızlı ve merkeziyetsiz bir ödeme yapma-alma hizmeti sağlıyor. Estonya merkezli bir firma yasal kurallara uygun bir kripto para ürettiğini iddia etti.

    Bettoken Kaç TL Ne Kadar?

    Bettoken reklamlarda tanıtılmaya başlamasıyla birçok kesmini ilgisini çekti. Vatandaşlar Bettoken’in ne kadara satıldığını merak etmeye başladı. Peki Bettoken ne kadar? Bettoken kaç paraya satılıyor? Bettoken fiyatı kaç TL?

    Bettoken’in fiyatı haberin yayımlandığı zamandaki görünen fiyatı: 0.0000000073889833 Amerikan doları.

    Bettoken Nereden Nasıl Alınır?

    Bettoken satışları kısa bir süre önce başladı ve %700’den fazla bir değere ulaştı. Bettoken satışları şu anda private sale (Özel Satış) olarak yapılmakta. Bettoken satın alabilmek için bir referans numarasına ihtiyaç var. Eğer Bettoken topluluk üyelerinden birini tanıyorsanız Bettoken satın alabilirsiniz. Bettoken satışları bettoken.net üzerinden gerçekleştiriliyor.

    Bettoken Nedir?

    BETTOKEN, dünyanın ilk topluluk odaklı ve merkezi olmayan yeni nesil bahis çipidir.

    Akıllı sözleşme, modern blok zincirlerinin en önemli parçalarından biridir. Akıllı sözleşmeler blok zincirlere dağıtılır, otomatik olarak tetiklenir ve dağıtıldıktan sonra değiştirilemez. Bu özellikler, akıllı sözleşmeleri geleneksel dijital sözleşmeler için en iyi çözüm haline getirir. Ancak akıllı sözleşmeler, blok zincirlerin dışındaki verilerle iletişim kuramaz. Bu soruna dayanarak, buna bir çözüm sunuyoruz. BETTOKEN, zincir dışı dünyayı akıllı sözleşmelerle birleştirir.

    BETTOKEN, ERC-20’ye dayalı BETT jetonu aracılığıyla ödeme alma ve göndermede hızlı, güvenilir, anonim ve kolayca entegre edilebilir olanaklar sağlıyor.

    Bettoken’in Bahis Çipi Olması Yasal Mı?

    Bettoken ERC-20’ye dayalı BETT jetonu aracılığıyla ödeme alma ve göndermede hızlı, güvenilir, anonim ve kolayca entegre edilebilir olanaklar sağlıyor. Bettoken futbol bahislerinden at yarışlarına kadar bahis oynatılacak olan her alanda ödeme yöntemi olarak kullanılabilir. Bu noktada önemli olan ödeme yöntemi olacak olan ülkelerde kripto para ile ödeme yapılmanın yasal olup olmadığı.

    Ülkemizde kripto paralar ile ödeme alma-yapma işlemleri yasak. Fakat bettoken’e vatantaşlar yatırım amacı ile alım satım işlemleri gerçekleştirebilir. Fakat bahis oynamak için kullanamazlar. Bettoken şirketinden alınan bilgiye göre ülkelerin yasal mevzuatlarını önemsediklerini ve ülkelere göre yasal olmayan hiçbir çalışma yapmadıkları biliniyor.

  • Seher Teyfur Yeni Şarkısı ‘Söz Vermiştin’ İle Yayında!

    Seher Teyfur Yeni Şarkısı ‘Söz Vermiştin’ İle Yayında!

    Seher Teyfur’un yeni tekli çalışması Söz Vermiştin Grand Müzik etiketiyle tüm dijital platformlarda yayınlandı.
    Güzel sesli şarkıcı Seher Teyfur Şarkısı hakkında şunları söyledi: Şarkının söz bestesi bana ait. Bu şarkıyı çok başka seviyorum çünkü ilk yazdığım şarkım..
    Günümüz ilişkileri ile de çok uyumlu sözleri olduğuna inanıyorum
    Biraz çabuk seven çabuk unutan bir durum içindeyiz..
    aslında bu her konuda böyle artık. Hızlı bir çağdayız. Sözler de aşk böyle bir şey dudaktan dudağa, kulaktan kulağa derken de değinmek istediğim şey bu.
    Gerçek manada karşılıklı aşk yaşamak çok az insana nasip olan bir şey..
    Hüzünlü bir şarkı olduğu için sonbahar tadında bir klip yaptık.
    Sonbahar hüzün ve vedadir benim için..
    Tatlı bir iş çıkardık ortaya..
    Son olarak sonbahar yapraklarını gibi dökülsekte çoğu zaman
    Kalbinizi yeni baharlara asla kapatmayın…
    Çünkü aşk herşeye rağmen yaşanmaya değer.’’ Şarkının aranjör koltuğunda Oğuzhan Göç oturdu Klip yönetmenliği ise Onur Kını tarafından çekildi. Grand müzik yapım şirketi kurucusu Hayrettin Güneş yeni ve iddalı isimlerle müzik severleri kendi çatısında buluşturmaya devam ediyor. Hayrettin Güneş Grand Müzik şirketiyle Bir çok sanatçı yelpazesi ile farklı ve renkli çıkışlara imza atıyor.

    Kaynak: www.lifemagazin.net

  • TGK 23. Başkanlar Kurulu Sonuç Bildirgesi açıklandı

    TGK 23. Başkanlar Kurulu Sonuç Bildirgesi açıklandı

    Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu’nun (TGK) 23. Başkanlar Kurulu Toplantısı, 12-14 Kasım 2021 tarihleri arasında Trabzon’da gerçekleştirildi. Mersin İnternet Gazetecileri Derneği (MEİGDER) Başkanı Vahap Şehitoğlu’nun da katıldığı TGK Başkanlar Kurulu toplantısında, medya sektöründeki son gelişmeler, sorunlar ve çözüm önerileri tartışıldı.

    Trabzon Gazeteciler Cemiyeti ev sahipliğinde gerçekleşen ve 9 gazeteciler federasyonu ile 84 gazeteciler cemiyeti başkanı ve basın meslek kuruluşu temsilcisinin katıldığı toplantıdan sonra TGK 23. Başkanlar Kurulu Sonuç Bildirgesi açıklandı. Sonuç bildirgesinde öne çıkan başlıklar şu şekilde: “Gazetecilik mesleğini ve bu mesleği kimlerin yapabileceğini düzenleyen ‘Gazetecilik Meslek Yasası’, teknolojik gelişmeler de göz önüne alınarak günümüz koşullarına uygun olarak mutlaka çıkarılmalıdır.

    Yıllardır beklenen, ancak detaylarına ilişkin açıklama yapılmayan İnternet Yasası, son dönemde gündeme gelen “sosyal medya” düzenlemesinin gölgesinde kalmamalı, internet ortamında faaliyet gösteren basın kuruluşlarının ve bu kurumlarda görev yapan meslektaşlarımızın sorunları zaman geçirilmeden çözümlenmelidir. 5953 sayılı kanun koşullarına uygun olarak yeniden düzenlenmesi sadece biz gazetecilerin değil, toplumumuzun bir ihtiyacı haline gelmiştir. 5953 Sayılı Kanun; yıpranma hakkından yıllık izinlere, tazminat hakkından fazla mesaiye kadar geniş bir yelpazede ele alınarak, elektronik medyayı da kapsayacak şekilde güncellenmelidir.

    Gazetecilik mesleği basın kartı sahibi koşuluna bağlı olmadan yapılan ağır ve tehlikeli bir iş olarak kabul edilmeli, gazetecilerin Anayasal sosyal güvenlik hakkının sonucu olan fiili hizmet süresi zammı geri verilmelidir. Mesleğimizin kanıtı olan basın kartları da, basın meslek kuruluşlarının söz sahibi olduğu kurullarca yerelde verilmelidir. Özellikle yerel ve bölgesel yayın yapan televizyon kanalları büyük bir borç yükü altında kalmıştır. RTÜK Yasası günümüz koşullarına göre mutlaka yeniden ele alınmalı, RTÜK gelirlerinin bir bölümü, kurumsal yerel radyo ve televizyonlara destek olarak verilmelidir. Yerel yayıncıların ödediği 10 yıllık yayın lisans bedeli de acilen düşürülmeli, yerel ve bölgesel yayıncıların gelirlerine uygun hale getirilmelidir.”
    KORONAVİRÜS’ÜN BASINA ETKİLERİ
    Medya kuruluşlarının, özellikle de yerel basının ilan ve reklam gelirlerinin koronavirüs salgını ile birlikte kelimenin tam anlamıyla durdurduğunun ifade edildiği bildirgede şunlara dikkat çekildi: “Pandemi döneminde basılı gazetelerin tiraj gelirleri de yüzde 60 ile yüzde 80’lere varan oranlarda gerilemiş, yerel televizyonların reklam gelirleri adeta sıfırlanmıştır. Bu süreçte firmalar reklamları tamamen durdururken, Basın İlan Kurumu üzerinden alınan resmi ilanlar da, icra ve ihale ilanlarının yayınlanmaması sonucu yüzde 90’lara varan oranlarda azalmıştır. İlan, reklam ve tiraj gelirlerinden mahrum kalan medya kuruluşları, basın çalışanlarının maaşlarının ödenmesi bir yana, zorunlu giderlerini ödeyemeyecek duruma gelmiştir. Bu aşamada uygulamaya konan ‘kısa çalışma ödeneği’, bu ödenekten yararlanma olanağı bulunan kuruluşları için ilk aşamada can suyu olmuştur.

    Medya kuruluşlarının Koronavirüs krizinden çıkması için gündeme getirdiğimiz çözüm önerilerimizi, bir kez daha Türkiye gündemine getirmek istiyoruz. Medya sektöründe faaliyet gösteren gazete, televizyon, radyo ve kurumsal internet haber siteleri için “kredi ve hibe” niteliğinde maddi kaynak sağlanmalıdır. Medya kuruluşlarına banka sicil durumuna bakılmaksızın miktarı yayın kapasitelerine göre belirlenecek yüzde 50’si hibe, yüzde 50’si faizsiz kredi olmak üzere maddi kaynak sağlanmalıdır. Medya kuruluşlarının birikmiş SGK ile diğer vergilerinde indirim yapılmalı, indirim sonrası hesaplanacak borç taksitlendirilmelidir.

    Gazete, televizyon, radyo ve kurumsal internet haber sitelerinde görev yapan basın çalışanlarına ve diğer basın kartı sahibi gazetecilere, faizsiz kredi verilmelidir. Televizyon kuruluşlarından alınan uydu bedellerinde indirim yapılarak taksitlendirilmeli, RTÜK payları bir süre alınmamalıdır. Yerel basın kuruluşları, belediyeler ve kamu kurumları tarafından ilan ve reklamlarla desteklenmelidir. THY, Vakıfbank, Ziraat Bankası gibi kamu kurumlarının ilanları yerel medyaya da yönlendirilmeli, ayrıca bakanlıklar ücretli “Kamu Spotu” ve “Zorunlu Yayın” desteği vermelidir.
    “YEREL BASIN DESTEKLENMELİ”
    Bildirgede ayrıca, 4 Kasım tarihinde “5. Yargı Paketi” adı altında TBMM Başkanlığı’na sunulan ve 8 ayrı kanunda değişiklik öngören 54 maddelik teklif de, yerel gazetelere icra iflas kanunu kapsamında verilen ilanlarda değişikliğe gidilerek benzer şekilde yerel basının ilan kaybına uğramasını öngörüldüğü hatırlatılarak, şu ifadelere yer verildi: “Bu değişiklik teklifinin kabul edilmesi halinde, yerel gazetelere verilen icra iflas ilanlarında önemli oranda düşüş yaşanacaktır. Oysa Türkiye Gazeteciler Konfederasyonunu oluşturan 93 basın meslek kuruluşu olarak her fırsatta, yerel basının güçlenmesi ve desteklenmesi çağrısında bulunuyoruz.

    Başta teklifi veren AK Parti olmak üzere siyasi partilerin bu yanlıştan da dönmesini istiyor, “Vergi Usul Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”nde nasıl yerel gazeteler lehine düzenleme yapıldıysa, 5. Yargı Paketi’nde de aynı şekilde basın lehine değişiklik yapılması gerektiği çağrısında bulunuyoruz. Yerel basınımız Basın İlan Kurumu aracılığıyla desteklenmeye devam edilmeli, destekler gelişen ekonomik koşullara bağlı olarak arttırılmalı, BİK tarafından uygulanan ilan tarifesi enflasyonda gözlenen artış da göz önüne alınarak güncellenmelidir.”

  • MEİGDER,Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Çatısı Altında Yerini Aldı

    MEİGDER,Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Çatısı Altında Yerini Aldı

    Mersin İnternet Gazetecileri Derneği, Türkiye’nin en büyük basın ailesi Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu çatısı altında örgütlenmesini taçlandırdı.

    Bir yıl önce kurulan Mersin İnternet Gazeteciler Derneği, 85 Gazeteci örgütü, 8 Basın Federasyonu tarafından oluşturulan 20 Bin üyeli Türkiye’nin en büyük Basın Ailesine sahip Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu çatısı altında yerini aldı.

    Türkiye Gazeteciler Konfederasyonunun çağrısı üzerine İçişleri Bakanlığı öncülüğünde, Trabzon’da düzenlenen 23. Başkanlar Konseyine katılan Mersin İnternet Gazeteciler Derneğini, yönetim kurulu Başkanı A.Vahap Şehitoğlu temsil etti.

    Konfederasyon Başkanı Nuri Kolaylı ve yönetim kurulu üyelerince, Başkanlar Konseyi toplantısında, MEİGDER’in Konfederasyon Başkanlar konseyine alındığı duyuruldu. Daha sonra Akdeniz Gazeteciler Federasyonu yöneticileri ile bir araya gelen Başkan Şehitoğlu, Konfederasyon kurucu üyelerinden  Akdeniz Gazeteciler Federasyonuna üyelik için resmi başvurusunu yaptı.

    Şehitoğlu, Türkiye’nin en büyük basın ailesini barındıran Konfederasyon çatısı altında olmaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade ederek, ‘Çoğunluğu eskiden tanıdığım arkadaşlarım. Nuri Kolaylı başkanımda daha önce Türkiye Gazeteciler Federasyonu Başkanlar konseyinde birlikte görev yaptığım sevdiğim bir arkadaşım. Büyük bir ailemiz oldu. MEİGDER VE ve Mersin’imize hayırlı olsun.” dedi.

    Öte yandan Başkanlar Konseyi toplantısında bir konuşma yapan Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Başkanı Nuri Kolaylı,
    “Demokrasilerin gelişmesi açısından ülkemizde darbe yıllarından bu yana değişmeyen basın özgürlüğünü kısıtlayan maddeler vardır. Özgürlük, demokrasinin olmazsa olmazıdır. Temel gerekliliktir.” dedi.
    Konfederasyon Genel Başkanı Kolaylı, internet gazeteciliği yasasının da biran önce çıkmasını isteyerek şunları söyledi: “ Elektronik ortamda yapılan habercilikte sorun yaşanıyor. İnternet haberciliği büyük bir gelişim gösterdi. Kurumsal internet haber siteleri yayınlarına başlayarak sektöre renk kattılar. Ama bunun yanında ‘kopyala yapıştır’ dan öteye gitmeyen haber siteleri de boy gösteremeye başladı. Daha da artıyorlar ve internet medyasının düzenlemeye ihtiyacı var.”

    YASA YENİDEN ELE ALINMALIDIR

    Kolaylı, konuşmasına şöyle devam etti: “Gazetecilik mesleği basın kartına bağlı olmadan yapılan ağır bir iş olarak kabul edilmeli. Anayasal güvenlik haklarının hizmet süresi geri verilmelidir. 212 yasaya tabi olan herkes bundan yararlanıyordu. Artık meslektaşlarımızın tümü gazeteci olarak sayılmalı…”

    Konfederasyon camiası  Uzungöl ve Sümela Manastırına çevre geziside yaptı..

    Trabzon Valisi, Büyükşehir Belediye Başkanı ve İlçe Belediye başkanlarının da katıldığı gala yemeği ile tüm gazeteciler ve eşleri güzel vakit geçirdiler…

  • Kaan Erten’den Atatürk Anısına Proje Albümü Geliyor!

    Kaan Erten’den Atatürk Anısına Proje Albümü Geliyor!

    Şarkılarıyla ve Tiyatro çalışmalarıyla adından bahsettiren başarılı yorumcu ve besteci Kaan Erten, Mustafa Kemal Atatürk anısına proje albümü için gün sayıyor! Atatürkün sevdiği türkülerden oluşan bu proje İlk olarak ‘Manastır’ türküsünü iki versiyonu 10 Kasım ve 24 Kasım tarihleri bağlamında Başöğretmen Atatürk’e ithafen dinleyiciye sunuluyor.
    Armoni Müzik yapım şirketinden yeni proje Atatürk Tribute Project Ulu atamızın sevdiği türküler ve şarkılar,  devrimlerin marşları, atamız için yazılmış notalar,yepyeni bir proje olarak geliyor Projede, çeşitli aranjörlerin kendi stillerinde yorumları yer alacak.
    ilk seride, aranjör ve direktör olarak Ulaş Kurugüllü Pasahan Kaytan eşsiz güzel türküleri dinleyici ile buluşturacak. Vokaller: Kaan Erten, Başak Höl, Ümran Akpınar Bağlama: Sinan Dindoruk Gitar: Cem Eker Kanun: Serhat Altınbaş Ritm: İbrahim Dalıcı   Klarnet/Saksafon×Ud: Serkan Bağtır
  • Tescilli Güzeller Tasarımcı Leyla Uluk Defilesinde Göz Kamaştırdı

    Tescilli Güzeller Tasarımcı Leyla Uluk Defilesinde Göz Kamaştırdı

    Moda dünyasının öncü marka ve tasarımcılarının yer aldığı, Bursa Fashion Week, 31 Ekim – 1 Kasım tarihleri arasında  gerçekleşti.

    Başarılı moda tasarımcısı Leyla Uluk defilesi izleyenleri büyüledi.35 parçadan oluşan  ve Karkent’in kumaş sponsorluğunda hazırladığı koleksiyonunda kadının ışıltısını renklerle ve modellerle ön plana çıkaran bir çizgi yaratarak koleksiyonun enerjisi ve ritmini kullandığı  kendine has çizgisiyle ve aksesuarlarla ortaya çıkardı. Koleksiyonda  rahatlığı şıklıkla, sadeliği kadının gücüyle birleştiren tasarımcı Leyla Uluk Karteks fabrikada yaptığı ve koreografisi ünlü koreograf Asil Çağıl tarafından düzenlenen  defile ile izleyenlerden tam not aldı.

    Surlar şehri Kadim Mezopotamya coğrafyasından kopup diğer bir surlar şehri  İstanbul’da kendisini  moda dünyasında yetiştirmeye ve ilerlemeye çalışan, moda da  zirveye doğru  emin adımlarla ilerleyen  Leyla Uluk, Bursa Fashion Week’te bu yıl 5. Defilesini gerçekleştirdi.

    Karkent kumaş fabrikası sahibi Ali SAYIN tarafından erkek gömleklik kumaşlarından bayan koleksiyonu hazırlaması için teklif yapıldığında , 3 aylık zamanda 45 parçadan oluşan koleksiyonu Bursa Fashion Week haftası için hazırlama heyecanını yaşayan başarılı modacı Uluk,  Karkent Sanayi kuruluşunun kumaşları ile kendi fabrika mekanında defile sunumunu Bursa Fashion Week katkılarıyla gerçekleştirdi.

    “TESCİLLİ MODELLER LEYLA ULUK DEFİLESİNMDE GÖZ KAMAŞTIRDI.

    ”Ünlü Koreograf Asil Çağıl’ın koreografisi ile  Zeliha Çal, Simge Ünal, Miss Model Of Turkey 2011  Yağmur Ayaz, Best Model Of Turkey 2018 Türkan Geyik, Best Model Of Turkey 2019 1.si Derya Ekşioğlu,  Best Model Of Ukrayna kraliçes 2018 i Yanita Schmidt,  Best Model Afrika 2017 Leena Shindondola, Miss Exlusive Of The World 2011 3.sü Açelya Kartal, Best Model Of Turkey 2011 3.sü Seviye İkbal Tulgar , Best Model Of Turkey 2019 3.sü Melike Yalnız ,Best Model Of Turkey 2020 4.sü Melissa Aslan, , Best Model Of Turkey 2021 4.sü  Tuğçe Tekin,  Best Model Of Turkey 2020 3.sü Sena Küçük,  Best Model Of Turkey 2020 Best Physıc Leyla Karaaliler,Merve Büşra Demir gibi 30 model podyumda yer aldı.

  • Biri Bitti Diğerine Başlıyor

    Biri Bitti Diğerine Başlıyor

    Türkiye’de çektiği “Nisan” isimli sinema filminin vizyona girmesi için gün sayan Makedon kökenli olup Almanya’da yaşayan Canan Nezirova, İkinci film için kısa sürede Türkiye’ye döndü.

    Eslem yapım logosu altında Yalçın Çoban yapımcılığında ve İbrahim Bülbül yönetmenliğinde çekilecek olan komedi filmi için yeniden tercih edilen Canan Nezirova, bu kadar hızlı adımlarla önemli isimlerle çıktığım yolculuk beni şevklendiriyor ifadesinde bulundu.

    Arka arkaya farklı karakterlerle farklı tarz projelerde olmak oyunculuk da rüştümü ispatlamak gibi bir şey vurgusunu yapan Canan Nezirova, güzelliği, oyunculuk kabiliyeti yanında set disipliniyle de takdir görüyor. Usta yapımcı Yalçın Çoban “Biz Eslem yapım olarak yeni ve başarı odaklı, sadece oyuncu olmayı hedefleyen özel yetenek ve kişiliği oturmuş arkadaşlara yer vermeyi seviyoruz.

    Bu yolda bir başarıyı da yakaladık, artık sete çıkan bir oyuncunun eksiksiz olması lazım, arkadan gelen çok iyi rakipler var, Canan Nezirova kendisine verdiğimiz şansı en iyi şekilde değerlendirdi, şimdi biz onu bırakmıyoruz” dedi. Oyunculuk eğitimi ve tecrübesinin olmasına rağmen yeni çekeceği komedi filmi için özel hocalarla çalıştığını sözlerine ekleyen Canan Nezirova, filmden aldığı bütçenin yarısının eğitimi ve filmle alakalı kendine yapacağı yatırımlara gittiğini dile getirdi.

  • EYT Haktır. “Eğer Adalet Varsa, Çıksın Artık Bu Yasa”

    EYT Haktır. “Eğer Adalet Varsa, Çıksın Artık Bu Yasa”

    EYT(Emeklilikte taşa takılanlar): EYT 9 Eylül 1999 yılından önce sigorta başlangıcı olanlar yani; iş veren, çalışan ve devlet arasında yapılan sözleşmeye göre erkeklerde 25 yıl, kadınlarda ise 20 yıl sigortalı olarak çalışma süresini ve gerekli prim günü koşulunu doldurduktan sonra emeklilik sözü verilmişti.
    Fakat bu sözleşme ve verilen sözler hiçe sayılarak mağdur olan EYT’liler seçim zamanında kendilerine vaat edilen haklarını alamamaları üzerine ülkenin dört bir yanında bir araya gelerek siyasilere seslerini duyurmaya, adaleti ve haklarını talep ettiklerini ve adalet tecelli edene dek haklı oldukları davadan dönmeyeceklerini dile getirdiler.

    Toplantıda konu ile ilişkin basın açıklamalarında bulunan Mezitli Belediye Başkanı, Milletvekilleri, SGK Uzmanı Özgür Erdursun ve EYT Federasyonu Genel Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyelerinin konuşmalarının detayları haberin devamında yer almakta iken toplantıya katılamayan milletvekillerinden, CHP Adana Milletvekili Orhan Sümer başta olmak üzere “Haklı olduğunuz bu davada yanınızdayız.” mesajı verdiler.

    Toplantıya katılamayan ve kesinlikle azımsanmayacak kadar bir nüfusa sahip olan bir diğer kişi ise sayın Dünya Avşarlar Konferedasyonu Genel Başkan Yardımcısı Fatih Küpeli’ de “EYT’’lilerle ilgili konuyu yakından takip ettiklerini ve verilen sözlerin tutulması gerektiğini” belirtti.

    Neşet Tarhan (Mezitli Belediye Başkanı):

    Emeklilikte yaşa takılanlar ve bütün mağdurların hakkına kavuşacakları günü kendi mücadeleleri belirleyecektir.

    “Dert erken emeklilik değil, mezarda emeklilik ise hiç değildir” sözlerine değinen Başkan Neşet Tarhan asıl meselenin “çalınan hakkın geri verilmesidir” diyerek tüm EYT mağdurlarına “Demokratik hak arama mücadelenizi destekliyor, yanınızda olduğumu bir kez daha dile getiriyorum. Yolunuz açık olsun, haklıyız ve birlikte kazanacağız.” Diyerek sözlerini noktaladı.

    Alper Turna (Mersin CHP Milletvekili):

    “Mücadele adım adım kazanılır” 

    Apler Turna tüm EYT mağdurlarına attığınız her adımda yanınızdayız mesajlarını verdi.

    EYT iktidar partilerinin, iktidara gelmeden önce söz verdiği ve iktidara geldikten sonra ise çözmediği bir konudur diyerek şu anki iktidara karşılık “İktidarın 1 yılı var. Ya sözlerini tutarlar, sözlerini tutmazlar ise CHP iktidara geldiği ilk ay EYT’ yi çözecektir.” Açıklamalarında bulundu.

    Murat Sürücü (Mersin EYT Derneği Başkanı):

    “4447 SAYILI YASA İLE EMEKLİLİK İÇİN YAŞ ŞARTI GETİRİLDİ..”

    “Mağduriyetimiz bu yasanın yürürlüğe girmesi ile değil, bu yasanın geriye doğru işletilmesinden kaynaklandı.” diyen Murat Sürücü, “Bizler 9 Eylül 1999 tarihinden önce, SSK, BAĞ-KUR ya da Emekli Sandığına bağlı olarak çalışma hayatına başlarken emeklilik için iki şart bulunuyordu; bunlardan biri hizmet yılı, diğeri ise prim gün sayısı idi. Bu da kadınlarda 20 yıl 5 bin gün, erkeklerde ise 25 yıl 5 bin gün olarak belirlenmişti. 9 Eylül 1999’da 4447 sayılı yasa ile emeklilik için “yaş şartı getirildi.” dedi.

    “MAĞDURİYETİMİZ DEVAM ETTİKÇE MÜCADELEMİZ DE DEVAM EDECEKTİR…”

    Bizler “kesinlikle erken emeklilik değil” yasanın geriye işletilmesi sonucu elimizden alınan, hakkımız olan emekliliğimiz ile insanca yaşanır bir emekli maaşı bağlanmasını istiyoruz. Mağduriyetimiz devam ettikçe mücadelemiz de devam edecektir” şeklinde konuştu.

    Sürücü, amaçlarının emeklilikte hem yaş, hem aylık bağlama oranları maaş engeline takılan tüm çalışanların ve SGK yasalarından mağduriyet yaşayanların gelecekte rahat ve huzurlu bir hayat sürdürebilmesi olduğunu dile getirdi.

    Özgür Erdursun (Sosyal Güvenlik Uzmanı):

    Konu başlıkları ile sözlerine başladı.

    8 Eylül 1999 yılında değişen emeklilik yasasını açıklamasının ardından sözlerine;

    EYT’lilerin mağduriyeti

    EYT’lilerin hakkı olan paralarını devlete bıraktıkları

    Hükümetin ise bu parayı doğru düzgün kullanmadığı

    Sistem değişmez ise emeklilerin artık maaş dahi alamayacağı

    “TÜİK’in açıkladığı veriler yanlış!”

    TÜİK’in açıkladığı verilere göre Türkiye’de 29 milyon kişi çalışıyor. Fakat buna karşılık SGK’nın verilerine göre 24 milyon kişi çalışmaktadır. Bunların ise 1.5 milyonu stajyer ve kursiyer olduğundan dolayı prim yatırılmamaktadır. Bu da demek oluyor ki devletin kasasına yaklaşık olarak 22 milyon kişinin çalıştığı yıllar itibari ile prim yatırılırken resmi verilerde 29 milyon kişinin çalıştığı söyleniyor.

    “Devletin SGK konusunda denetim mekanizması yok”

    “Sizi geç emekli edeceğiz fakat merak etmeyin daha rahat yaşayacaksınız” denilmişti. Fakat bir kişinin yaklaşık 2.000 TL emekli maaşını göz önüne alacak olursak; 1 yıl maaş alamaması ortalaması 24.000 TL, 10 yıl maaş alamaması 240.000 TL. Ortalama EYT’lilerin 8-10 emeklilikte yaşa takıldığını düşünürsek her bir EYT’li 200-300 bin TL’sini yıllardır alamıyorlar.

    “EYT’lilerin paraları nerede?”

    2002 yılında SGK’nın gelir-gider karşılama oranı %70 iken ne yazık bu oran hala %70’tir. 

    “Peki sizin paralarınız nerede ? Bu milletin paraları nerede ?”

    Gönül Boran Özüpak (EYT Yönetim Kurulu Başkanı):

    “Biz sıradan ve haklarına sahip çıkan vatandaşlarız.”

    Biz bir kar tanesiydik, kar topu olduk. Büyüdük, çığ olduk. Şimdi ise yuvarlanarak tüm Türkiye’de var olduk. Bu davanın hepimizin davası olduğunu herkes benimsedi. Siyasiler evet siz haklısınız derken, hükümetimiz bizi duydu fakat görmezden geldi.

    “Bizler YAŞAMA, ÖL dedikleri kesimiz.”

    Biz mağdur edilen topluluk olarak anayasal hakkımız olan emeklilikten mahrum edilirken, aynı zamanda SOSYAL YARDIM NİTELİĞİNDE bağlanan emekli maaşlarıyla “yaşama, öl” olarak ilan edildik.

    Hükümetimize diyoruz ki “Biz anayasal hakkımızı istiyoruz. Erken emeklilik istemiyoruz!”

    Primlerimizi ve vergilerimizi peşinen bizden tahsil ettiniz. Bu doğrultuda bütçeye de asla yük değiliz. Kanunlar sürekli değişiyor fakat her defasında bizler mağdur oluyoruz. Geleceğimiz, çocuklarımız mağdur oluyor.

    “Bürokratlar ve vekiller, 1.500-2.000 TL ile 1 ay geçirin alnınızdan öpeceğiz!”

     Üzerimize böyle ters algılar ile gelen ve yasayı reddeden milletvekilleri ve bürokratlar; “gelin siz 1.500-2.000 TL ile hatta ve hatta asgari ücret ile yani 2825 TL ile bir ayı geçirin alınlarınızdan öpeceğiz” dediğimizde ne yazık ki bir cevap dahi veremediler. Niye ? 5 maaş 10 maaş alan bürokratlar maalesef bizim elimizden alınan anayasal hakkımız karşılığında paşa paşa keyifler sürüyorlar. Bize de bu sosyal yardım niteliğindeki maaşlar ile “Bekleyin daha 10 yıl sonra sizi emekli edeceğiz” diyerek bizlere ve ailelerimize böyle zorlu bir süreç yaşatıyorlar.

    “Asla kabul etmeyeceğiz.” diyerek sözlerini noktaladı ve ardından Mezitli Belediye Başkanı Sn. Neşet Tarhan kendisine plaket hediye eti. Özüpak ise bu plaketi tüm EYT mağdurları nezdinde aldığını beyan etti.

    Kaynak: GHA

  • Film Festivallerini Anlamak

    Film Festivallerini Anlamak

    Türkiye’de sinema sektörünün bileşenleri olan oyuncular açısından da izleyiciler açısından da film festivalleri önemli.

    Oyuncular, yönetmenler festivallerde ödül almak istiyor, izleyiciler festivallerde ödül alan filmlere öncelik veriyor, o filmleri daha çok konuşuyor.  Peki, Türkiye’nin en köklü, tanınmış 4 film festivalinin Türk sinemasına, düzenlendikleri kentin kültürüne, ekonomisine nasıl bir etkisi var?  Farklı üniversitelerden bilim insanları Antalya, Adana, İstanbul ve Ankara’daki 4 önemli film festivalini her ayrıntısıyla inceleyerek bu sorulara yanıt arayacak.  Bir yandan araştırmalar sürerken bir yandan da festivallerle eş zamanlı olarak tematik sempozyumlar yapılacak. Proje kapsamındaki ilk sempozyum 10-11 Kasım’da Ankara Film Festivali’nin katkılarıyla yapılacak.

    “DÖRT FESTİVALİN MONOGRAFİLERİNİ ÇIKARTMIŞ OLACAĞIZ”

    TUBİTAK 1001 Projeleri kapsamında desteklenen “Türkiye’de Film Festivalleri: Yapısı, Ekonomisi, İşleyişi, Seyirci Profili” projesinin yürütücüsü Mersin Üniversitesi’nden Doç. Hakan Erkılıç olacak.

    Erkılıç, “TUBİTAK 1001 kapsamında film festivallerini inceliyoruz. Festivallerin tarihsel gelişimi, kurumsal ve ekonomik yapıları, programları, yarışma ve jürileri, sektörle iş birliği, ulusal sinemaya katkıları, kente katkıları, seyirci profillerini araştırmayı planlıyoruz. Proje üç yıl sürecek. Proje sonunda dört festivalin monografilerini çıkartmış olacağız. Destekleri için TÜBİTAK’a, iş birlikleri için film festivallerine teşekkür ederiz” dedi.

    “İLK KEZ BU KADAR KAPSAMLI ARAŞTIRMA YAPILACAK”

    Film festivallerinin kültürel, sanatsal ve ekonomik birer faaliyet alanı olduğuna işaret eden Erkılıç, festivallerin filmlerin ve yeni yönetmenlerin ulusal ve küresel bağlamda tanınmasının sağladığını, kent ve ülke kültürüne, ekonomisine katkılar sağladığını ancak bu alanın Türkiye’de yeterince çalışılmadığını vurguladı.

    Erkılıç, “Araştırma kapsamında Türkiye’deki 4 büyük festival olan Antalya Altın Portakal Film Festivali, Adana Altın Koza Film Festivali, İstanbul Film Festivali ve Ankara Film Festivali ele alınacaktır. Böylece birbirinden farklı özellikler gösteren ve büyüklük açısından ön planda olan 4 büyük film festivalinin bütüncül olarak incelenmesiyle alandaki boşluk doldurulmuş olacaktır” ifadelerini kullandı. Erkılıç, projenin önemli bilimsel katkılarından birinin de festivallerin ulusal sinemanın gelişimindeki rollerini ortaya çıkarmak olacağını belirtti.  

    ANKARA FİLM FESTİVALİ DESTEĞİYLE SEMPOZYUM

    Erkılıç, proje kapsamında Film Festivalleri Sempozyumu düzenlediklerini de söyledi. Film Festivali Sempozyumu, her yıl Türkiye’deki bir başka festivalde dönüşümlü olarak gerçekleştirilecek. Sempozyumların Ankara, Antalya, Adana, İstanbul Film Festivalleri arasında festival zamanında dönüşümlü olarak yapılması planlanıyor.

    Film Festivali Sempozyumu’nun ilki, 10-11 Kasım 2021 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilecek. Davetli konuşmacı Marijke de Valck (Utrecht Üniversitesi, Hollanda), sempozyuma çevrimiçi katılacak.  

    ÇALIŞMADA KİMLER YER ALIYOR?

    2022 yılı içinde de film festivali temalı uluslararası hakemli Screenfest Film Festivali Araştırma Dergisi yayımlanmaya başlanacak. “Türkiye’de Film Festivalleri: Yapısı, Ekonomisi, İşleyişi, Seyirci Profili” projesinde araştırmacı olarak Prof. Dr. Senem A. Duruel Erkılıç (Mersin Üniversitesi), Prof. Dr. Emine Uçar İlbuğa (Akdeniz Üniversitesi), Doç. Dr. Serhat Sırrı Serter (Anadolu Üniversitesi), Doç. Dr. Ali Karadoğan (Munzur Üniversitesi), Doç.Dr. Aydın Çam (Çukurova Üniversitesi) yer alacak.

    Prof. Dr. Süleyman Değirmen (Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi), Prof.Dr. Kemal Birdir’in (Mersin Üniversitesi) danışman olarak görev alacağı projede bursiyerler Dr. Selver Dikkol, Arş.Gör. Servet Can Dönmez, Arş.Gör. Onur Aytaç, Nil Yüce ve Yunus Erdoğan da görev alacak.

  • Dijital Olgunluğunuz Ne Seviyede?

    Dijital Olgunluğunuz Ne Seviyede?

    Dijital dönüşüm işletmeler için başarıya giden uzun bir yolculuk ve bu yolculukta şirketlerin nerede olduklarını bilmeleri en kritik konuların başında gelmekte. Günümüzde her şirket bu yolculukta kendine göre bir dijital dönüşüm uygulamaya çalışmakta. EGİAD da “Dijital Olgunluk Düzeyi Belirleme Çalışması” ile TİM-Sabancı Üniversitesi İNOSUİT Programı Mentoru Selçuk Karaata’nın katılımlarıyla dijitalleşme kapasitesi ve yetkinliğinin belirlenmesine yönelik önemli bir çalışma başlattı. Buna göre firmaların dijitalleşme süreçlerinde yol gösterici olmak amacıyla dijital olgunluk modeli ve düzey belirleme aracı EGİAD girişimiyle devreye girecek. Bu ölçümleme modeli önümüzdeki günlerde TİM-Sabancı Üniversitesi İNOSUİT Programı Mentoru Selçuk Karaata liderliğinde EGİAD üyesi gönüllü şirketlerde uygulanmaya başlanacak.

    “Dijital Olgunluk Düzeyi Belirleme Çalışması” düzenlenen bir webinar ile EGİAD üyelerine aktarıldı. Toplantıya EGİAD Başkan Vekili Cem Demirci ev sahipliği yaparken, moderatörlüğü EGİAD Genel Sekreteri Prof. Dr. Fatih Dalkılıç gerçekleştirdi.

    Dijitalleşmeyle Birlikte Yeni Dönem Başladı

    EGİAD Başkan Vekili Cem Demirci toplantının açılış konuşmasında, dijital dönüşümün hızla gelişen bilgi ve iletişim teknolojilerinin sunduğu imkanlar doğrultusunda toplumsal bir ihtiyaç olduğunu belirterek, “Bulut bilişim, dijital medya, büyük veri, yapay zekâ, artırılmış gerçeklik, nesnelerin interneti ve 3 boyutlu yazıcıların çığır açan etkisi gibi gelişmeler yeni bir dönem başlatmıştır. Dijital teknolojiler ile ilk olarak otomasyon başlığı altında analog kayıtlar dijital ortamda işlenir hale getirilmiş ve sonrasında ise e-hizmet başlığı altında süreçler dijital ortama aktarılmıştır. Gelinen noktada ise dijital dönüşüm altında tüm kurumsal varlıklar ve paydaş ilişkileri dijital ortamda yeniden tanımlanmaktadır” dedi.

    EGİAD D2 Projesi İle Tamamen Dijitalleşti

    EGİAD’ın dijital dönüşüme hızlı bir giriş yaptığını hatırlatan Demirci, “Kendimizden örnek vermek gerekirse EGİAD D2 Projesi de bu çerçevede tamamlanarak hayata geçirilmiştir. Mobil Uygulama üzerinden iOS ve Android olarak tasarlanan D2 ile EGİAD üyeleri birbirleriyle dijital ağ üzerinden otomatik olarak bağlanmış oldu. Bu kapsamda, kurumun yaptığı her etkinlik dijital ortamdan takip edilebildiği gibi kayıt ve sekretarya gibi işlemlerin ise dijitale aktarılması sağlandı. Bu doğrultuda mevcut üyelerimizin etkinliklere katılımını çoğaltmak, yeni üye kazanımını sağlamak, üyeler arası ticareti gerçekleştirmek gibi hedefler hayata geçirilmiş oldu” dedi.

    Dijital dönüşümün, yeni koşullara ve beklentilere uyum sağlamayı ve çevikliği gerektirdiğinden, en başarılı organizasyonların dahi dönüşümünü tamamlamakta zorluk çektiği bir ortamda, EGİAD’ın hızlı ve yerinde kararlar ile dijitalleşme atılımını gerçekleştirdiğine dikkat çeken Demirci, “Dijital dönüşüm süreci kolay değildir çünkü tek ve hazır paket çözümü bulunmamaktadır. Çözümün ne olduğu hakkında net bir cevap bulunmamaktadır. Teknoloji hızlı bir şekilde değişmektedir ancak alışkanlıkları değiştirmek oldukça zordur. Gerçi keşke hiç olmasa dediğimiz pandemi süreci, alışkanlıkları değiştirme yönünde muhakkak birtakım faydalar sağlamıştır fakat bunun ötesinde dijital dönüşüm insan, süreç ve teknoloji gibi çok farklı unsurları birlikte dönüştürmeyi ve yönetmeyi gerektirmektedir. Dijital dönüşüm ayrıca geçmiş, bugün ve geleceği aynı anda düşünmeyi gerektirmektedir” dedi.