Yazar: birportal

  • Çukurova Basketbol Kulübü (ÇBK),haftayı mutlu kapattı

    Çukurova Basketbol Kulübü (ÇBK),haftayı mutlu kapattı

    Çukurova Basketbol Kulübü (ÇBK) Mersin Yenişehir Belediyesi, Herbalife Nutrition Kadınlar Basketbol Süper Ligi’nin 3’üncü haftasında, deplasmanda Ankara ekibi Çankaya Üniversitesi ile karşılaştı.

    Maça Asena Yalçın, Kuanitra Hollingsworth, Temi Fagbenle, Tiffany Hayes ve Yvonne Turner ilk 5’i ile başlayan Çukurova Basketbol, ilk çeyreği 22-25 önde kapattı. İkinci çeyrekte etkili oyununu sürdüren ÇBK, Şevval ve Anigwe’nin sayılarıyla durumu 37-59’a getirerek soyunma odasına moralli gitti. Maçın ikinci yarısına da hızlı başlayan ve farkı giderek açan ÇBK, 3’üncü çeyrekte rakibine 53-80 üstünlük sağladı. Müsabaka 66-92 ÇBK üstünlüğü ile sona erdi. Aldığı galibiyetle ligde 3’de 3 yapan ÇBK haftayı mutlu kapattı.

    “İSTEDİK VE KAZANDIK”

    Mücadeleyi değerlendiren ÇBK Başantrenörü Olcay Orak, “Kazandığımız için mutluyuz. Oyunun her iki kanadında da etkili olduk. Kaliteli isimlerden kurulan bir ekibiz. Zaman geçtikçe daha iyi bir takım haline geleceğiz ve hedeflerimize ulaşacağız. Önümüzde uzun bir maraton var. Her maç daha iyi olarak, üzerine biraz daha koyarak mutlu sona ulaşacağımızı düşünüyorum” dedi.

  • Mersin Otistik Çocukları Yaşatma ve Kazanma Derneği’nin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlaması

    Mersin Otistik Çocukları Yaşatma ve Kazanma Derneği’nin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlaması

    Cumhuriyet bayramı dolayısıyla biraraya gelen Mersin Otistik çocukları yaşatma ve kazanma derneği üye ve aileleri, otizmli çocuklarımızla ilk önce Tarsus’ta gezi yaptılar. İlk durakları Hayvanat Bahçesi (Doğa Parkı) olan derneğin, Hayvanat Bahçesinde bir çok farklı hayvan türü olması ve bunları yakından görmeleri ,çocuklara çoşkulu ve mutlu saatler yaşattı .Daha sonra Tarsus Şelalesi’ne giden dernek üyeleri burada piknik yaparak hoşça vakit geçirdiler.

    Otistik çocukları yaşatma ve kazanma derneği , Bir kıtlık yılının hakim olduğu yılda Mersin’in Tarsus ilçesine gelmesiyle bolluk ve bereket de getirdiğine de inanılan Danyal Peygamber’in, Tarsus’ta bulunun Makam Camii olarak da bilinen Danyal Peygamber kabrini de ziyaret ettiler.

    Tarsus Eshabı-l Kehf (yedi uyurlar) mağarasınıda ziyaret eden dernek üyeleri ,Son olarak Mersin’de Mezitli Belediyesinin Cumhuriyetimizin 98. Yıldönümü kutlamaları kapsamında, “Yıldırım Mayruk İle Adım Adım Cumhuriyet” defilesine izleyici olarak katılarak Cumhuriyet Bayramını dolu dolu yaşadılar.

    Dernek Başkanı Nazmiye Yaman; “Otizmin çocuk yetiştirme özellikleriyle ya da ailenin ekonomik koşullarıyla hiçbir ilişkisi yoktur; bu nedenle otizme her toplumda, farklı coğrafyalarda, ırkta ve ailede rastlanmaktadır. Tüm çocuklarımıza eşit yaşam haklarının verilmesini sağlamak. Öncelikle sağlıklı, mutlu ve başarılı çocuklar yetiştirilmesine katkı sağlamak. Mutlu ebeveyn, mutlu çocuk ilkesiyle her bireyin özel ve önemli olduğunu göstermek, Türkiye’deki otizm konusunda çalışan sivil toplum kuruluşlarının kapasitesini güçlendirerek kamu yetkilileri ile işbirliğini ve iletişimini arttırmayı amaçlamaktayız” dedi

  • Mersin’de 29 Cumhuriyet Bayramında anlamlı açılış

    Mersin’de 29 Cumhuriyet Bayramında anlamlı açılış

    29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 98. Yılının kutlandığı anlamlı günde 1923 Rasim Baba Oto Yıkama Mersinliler’in hizmetine girdi. Açılış kurdelesini CHP’li belediye başkanları ile milletvekilleri kesti.

    Mersin’in sevilen genç iş insanlarından Derviş Tümüklü’nün sahibi olduğu 1923 Rasim Baba Oto Yıkama hizmete açıldı. Yenişehir ilçesi İnönü mahallesindeki işletmenin açılışına Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, Mezitli Belediye Başkanı Neşet Tarhan, CHP Mersin Milletvekilleri Cengiz Gökçel ve Alpay Antmen’in yanısıra çok sayıda siyasi, bürokrat ve davetli katıldı.
    Son teknoloji cihazlar ve kaliteli ürünlerin kullanıldığı işletme, oto yıkama, boya koruma ve seramik kaplama alanında marka olmak için kolları sıvadı.
    Açılış töreninde yaptığı konuşmada, memnuniyetini dile getiren genç iş insanı Derviş Tümüklü, “Bizi bu mutlu günümüzde yalnız bırakmadığınız için çok teşekkür ederim” diyerek, sözü Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’e bıraktı.
    Başkan Seçer, anlamlı bir günde böyle nezih bir işletmeyi Mersin’e kazandırdığı için Derviş Tümüklü’ye teşekkür ederek başladığı konuşmasında, “Nerede hareket, orada bereket. Mersin’e yatırım yapan herkesin yanındayız ve olmaya devam edeceğiz. Özellikle Yenişehir’de yapacağımız önemli işlerle burayı tam bir cazibe merkezi haline getireceğiz” dedi.
    Başkan Seçer, açılış törenine katılan davetliler ile birlikte tüm Mersinliler’in Cumhuriyet Bayramını kutlayarak sözlerini noktaladı.
    Konuşmaların ardından açılış kurdelesi Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, Mezitli Belediye Başkanı Neşet Tarhan, CHP Mersin Milletvekilleri Cengiz Gökçel ve Alpay Antmen tarafından kesildi.
    Müzik dinletisi eşliğinde davetlilerin en güzel şekilde ağırlandığı açılışta, işletme sahibi Derviş Tümüklü konuklarıyla tek tek ilgilenmeyi ihmal etmedi.

  • Alışveriş Bağımlılığı

    Alışveriş Bağımlılığı

    Alışveriş bağımlılığı nedir, nasıl tedavi edilir ? Uzman Klinik Psikolog Aslı Zeynep Başabak Bhais, Dünya Tasarruf Günü dolayısıyla alışveriş bağımlılığına ilişkin değerendirmede bulundu.

    Uzman Klinik Psikolog Aslı Zeynep Başabak Bhais, kişinin gerçek bir ihtiyacı olmaması ve maddi açıdan zorlanacağını bilmesine rağmen sadece iyi hissetmek için yaptığı alışveriş davranışının bir hastalık belirtisi olabileceğini belirterek bu davranışa “patolojik alışveriş” denildiğini söyledi.

    Sağlıklı alışveriş ile patolojik alışverişi ayırmak gerekiyor

    Alışverişin herkesin yaptığında kendisini iyi hissettiği bir aktivite olduğu için sağlıklı alışveriş ile patolojik alışveriş davranışları arasındaki farkların açıklanması gerektiğini belirten Uzman Klinik Psikolog Aslı Zeynep Başabak Bhais, “Patolojik alışveriş davranışında kişi, zamanının çoğunu alışverişe ayırır. Alışveriş yapmaya dair kontrol etmekte zorlandığı güçlü bir istek ve bir şekilde bu alışverişi yapamadığında yoksunluk diyebileceğimiz huzursuzluk, sinirlilik, stres gibi duygular yaşar. Alışveriş alışkanlığı sebebiyle sıklıkla ilişkilerinde ve ekonomik durumunda sorunlar olur. Yaptığı alışverişler sebebiyle eleştirilmekten çekindiği için genellikle aldığı ürünleri ya da fiyatlarını eksik söyler. Alışverişten sonra sıklıkla utanç, suçluluk gibi olumsuz duygu yaşar. İhtiyacı olmayan birçok şey alır ve çoğu zaman hiç kullanmaz. Aslında kişi mutlu olmak ya da olumsuz duygudan kurtulmak için alışveriş yapar.” diye konuştu.

    Dopamin salgılanıyor, haz duygusu ortaya çıkıyor

    “Bağımlılık bir beyin hastalığıdır” diyen Uzman Klinik Psikolog Aslı Zeynep Başabak Bhais, “Daha açıklayıcı olması için beyinde bu davranışa sebep olan mekanizmayı anlatabilirim. Diğer bağımlılıklara benzer şekilde davranışsal bağımlılıklar da “dopamin” üzerinden hareket eden bir mekanizmaya sahiptir. Buna göre yeni bir şeyler satın alma beyinde dopamin salgısını arttırarak haz duygusuna neden olur. Bir çalışmada kişilere yeni ürünler gösterildiğinde beyinde özellikle “nukleus accumbens” denilen beynin ödül merkezinin bir parçası olan bölgenin aktivasyonunda artış izlenmiş. Kişilere bu ürünlere ilişkin fiyatlar gösterildiğinde ise karar vermeyle ilgili beyin bölgemiz olan “prefrontal korteksin” devreye girdiği görülmüştür.” diye konuştu.

    Alışveriş bağımlılığında kişi kendini durduramıyor

    Uzman Klinik Psikolog Aslı Zeynep Başabak Bhais, “Bu çalışma bize gösteriyor ki yeni bir şey satın alma haz duygumuzu artırırken beynimizde buna ilişkin hesaplamalar yapan ve kontrolü sağlayan bölgelerimiz de var. Alışveriş bağımlılığı olan kişilerde bu kontrolü sağlayan beyin bölgesinin yeterince aktif olamamasına bağlı kendini durduramama durumu söz konusudur. Alışveriş bağımlılarında da satın alma davranışını durduramamasının sebebi beyinde bu otokontrol mekanizmasının devreden çıkması olarak düşünülebilir.” diye konuştu.

    Alışveriş bağımlılığı bir dürtü kontrol bozukluğudur

    Kişilerin alışveriş yaptıklarında kendilerini iyi hissedebildiklerini belirten Aslı Zeynep Başabak Bhais, “Ancak alışveriş bağımlılığında durum farklıdır. Alışveriş bağımlılığı, bir dürtü kontrol bozukluğudur. Bu davranışın bağımlılık düzeyinde değerlendirilmesi için takıntılı, dürtüsel (düşünmeden yapılan) bir davranış olması gerekmektir. Genellikle ihtiyacın dışında ve kontrolsüz olarak aşırı alışveriş yapma isteği ile ilgili yoğun bir zihinsel uğraşın olduğu bir durumdur. Patolojik alışveriş davranışı sırasında kişi, kendini güçlü, yeterli, mutlu, rahatlamış hisseder. Genellikle stres, öfke, sıkıntı gibi olumsuz duygularla baş etmekte zorlanması, bu duygulardan hızlıca kurtulma isteği patolojik alışveriş davranışına yönlendirebilir. Kişi, bir nevi bu davranışı olumsuz duygularla baş etme aracı olarak görür. Dürtüsellik, depresyon, anksiyete gibi psikolojik sorunların bu davranışın gelişiminde ve sürmesinde önemli psikolojik faktörler olduğu söylenebilir.” diye konuştu.

    Alışveriş bağımlılığı tedavi edilebilir mi?

    Bu tür bağımlılıkların “davranışsal bağımlılıklar” olarak adlandırıldığını ifade eden Aslı Zeynep Başabak Bhais, şunları söyledi:

    “Tıpkı diğer bağımlılıklarda olduğu gibi davranışsal bağımlılıkların da tedavisi mümkün. Tedavide nihai amaç, kişinin bu davranışının altındaki sebepleri bulmaktır. Bağımlılık davranışının bir sebep değil bir sonuç olduğu düşünülür. Uzun vadede kişinin bu davranışının devam etmesine sebep olan ihtiyacını keşfetmek ve o ihtiyacı karşılayacak alternatifler bularak kişinin tekrar o davranışa gerek duymamasını sağlamaktır. Ancak diğer alkol ve madde bağımlılıklarından farklı olarak davranışsal bağımlılıkların tedavisinde amaç, kişinin o davranışı hiç yapmaması değil, kontrollü olarak yapabiliyor olmasıdır.”

    Uzman Klinik Psikolog Aslı Zeynep Başabak Bhais,  bunun için birtakım yöntemler önerilebileceğini söyledi:

    • Örneğin ilk olarak kredi kartlarını güvendikleri bir yakınına verebilir ve gerçek bir ihtiyaç durumunda kendisine vermesini isteyebilirler.
    • Alışveriş için kendilerine belli kriterler getirebilirler ve o kriterlerin dışındaki alışverişleri erteleyebilirler.
    • Alacakları şeyin gerçek bir ihtiyaç mı hazza ulaşmak için yapılan bir davranış mı olduğunu ayırt etmeleri için almayı düşündükleri ürünler için kendilerine bekleme süresi koyabilirler. Biz buna “dur düşün yap” tekniği diyoruz. Ancak sorun şu ki bu kişiler istekle baş etmekte zorlanacakları için kartları ya da parası ulaşılabilir bir yerde olduğu sürece alışverişi erteleme zorlaşacaktır. Bu yüzden erteleme yöntemi için bir yakınlarından destek almaları önerilebilir.
    • Genelde bu tarz bağımlılığı olan kişilerin sık gittikleri mağazalar vardır. Oralara hiç uğramamaları önerilebilir.
    • Gidecekleri zaman ise yalnız alışverişe çıkmamak, evden çıkmadan önce kendilerine alışveriş listesi yapmak ve o listenin dışına çıkmamak, yanında sadece o ürünler için yetecek miktarda para bulundurmak önerilebilir.

    Profesyonel destek alınmalıdır

    Uzman Klinik Psikolog Aslı Zeynep Başabak Bhais, bağımlılıklarda yeni haz kaynakları bulmanın işe yarayan yöntemlerden olduğunu belirterek “Alışveriş bağımlılığında kişi alışverişin yerine kendisine haz verecek başka şeyler koymak zorundadır. Bu tarz önlemlere rağmen kişi halen davranışı kontrol etmekte zorlanıyorlarsa profesyonel bir destek alması önerilebilir.” dedi. (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

  • Yaşasın Cumhuriyet!  Annelerden renkli kutlama

    Yaşasın Cumhuriyet! Annelerden renkli kutlama

    Türk Anneler Derneği Bursa Şubesi üyeleri, Cumhuriyet’in 98. yılını görkemli bir baloyla kutladı.

    Türkiye’nin en etkin sivil toplum kuruluşlarından biri olan Türk Anneler Derneği (TAD) Bursa Şubesi üyeleri, geleneksel Cumhuriyet Bayramı Balosu’nda buluştu. Podyum Davet’te gerçekleşen geceye; tüm üyeler siyah kıyafetleriyle katılırken, Cumhuriyet’in 98. yılı coşkuyla kutlandı. Büyük ilgi gören davet,

    Ulu Önder Atatürk ve silah arkadaşları anısına durulan bir dakikalık saygı duruşu ve ardından coşkuyla okunan İstiklal Marşı’yla başladı.

    CUMHURİYET’İ İLERİ TAŞIYACAĞIZ

    Gecenin açılış konuşmasını yapan TAD Bursa Şubesi Başkanı Sibel Gönülkırmaz, Cumhuriyet’in 98. yılını büyük bir gururla kutladıklarını söyledi. Gönülkırmaz, “Cumhuriyet, Atatürk’ün Türk milletine bıraktığı en büyük miras ve vazgeçilmez bir değerdir. İşte bu değer bizleri milli bir devletin onurlu bir şekilde özgürce düşünebilen, eşithakları olan birer ferdi, devletin tek ve gerçek sahibi haline getirmiştir. Bizler Cumhuriyet’i ileri seviyelere taşıyacağız. bu duygu ve düşüncelerle başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehit ve gazelerimizin önünde saygıyla eğiliyor, rahmet ve minnetle anıyorum” dedi.

    COŞKU DORUĞA ÇIKTI

    Başkan Sibel Gönülkırmaz, konuşmasının ardından gece için hazırlanan pastayı derneğin kurucu onursal üyesi Sevim Dikici ile birlikte kesti. Ellerinde Türk bayraklarıyla Yönetim Kurulu ve derneğin diğer üyelerinin de eşlik ettiği o anlarda coşku doruğa çıktı. 10. yıl Marşı’nı hep bir ağızdan söyleyen TAD Bursa Şubesi üyeleri, Cumhuriyet coşkusunu doyasıya yaşadı.

  • Bir yılda beş filim çekecek

    Bir yılda beş filim çekecek

    M yapım logosu altında yapımcı Murat Yontan, Hollandalı bir dağıtım firmasıyla 2022 sonuna kadar 100 film teslim etme sözleşmesini yaptıktan sonra usta yönetmen Kartal Çidamlı ile anlaştı.

    Çalışmalarına hızla devam eden usta yapımcı Murat Yontan ve Kartal Çidamlı oyuncu kadrolarını hızla belirlemeye başladılar. Oyuncu olma vasıflarına sahip ve özel yetenekler arasından kast oluşturmaya çalışan Murat Yontan ve Kartal Çidamlı, eğitimini tamamlamış idealist oyuncu adayları içinde umut kapısı oldular. Beykent üniversitesi güzel sanatlar fakültesi oyunculuk bölümü mezunu genç oyuncu adayı Başak Cingöz, usta isimlerden olur almayı başardı ve 1 yıl içinde 5 filmde rol almayı garanti etti.

    Güzel oyuncu Başak Cingöz “Ben yolun başındayım ama biliyorum ki bir oyuncunun en büyük amacı başarmak ve alkış almaktır, başarılı yapımcı ve usta yönetmenin olurunu almak onur verdi. Alkışı almak üzerime düşeni yaparak bana kaldı, ben alkış almak için oyuncu oldum” dedi.

  • Kerim Yağcı’nın Yeni Şarkısı ‘Gel Benim Gelin Yarim’ Yayında’

    Kerim Yağcı’nın Yeni Şarkısı ‘Gel Benim Gelin Yarim’ Yayında’

    Kerim Yağcı’nın yeni tekli çalışması ‘Gel Benim Gelin Yarim’ Tüm dijital platformlarda Grand Müzik etiketiyle yayında.

    Hem müzisyen olan hemde oyunculuk kariyeri ile kendisini tanıyıp sevdiğimiz Kerim Yağcı Türkiyede ses getiren Türkülere imza atan ve kendi kitlesini oluşturan yeni türkü çalışması ile listelere geldi.

    Youtube üzerinde yayınlanan şarkılarıyla önemli tıklanmalar alan Kerim Yağcı Anlaştığı müzik şirketi Grand Müzik bu yıl bir çok ünlü sanatçı ile anlaşma sağlayıp rakip müzik şirketlerini geride bıraktı. Kerim Yağcı’nın yeni şarkısı Gel Benim Gelin Yarim şarkının söz ve müzik Anonim Aranje ise Sinan Güngör imzası taşıyor. Klip yönetmen koltuğunda ise Serhat Güldük oturdu. Yapımcılar Hayrettin Güneş ve Mehmet Güneş iddalı sanatçılar ile anlaşmalarına devam ediyor. Grand Müzik Youtube kanalı tıklanma ve izlenmeleriyle başarıya koşuyor.

  • Ece Ronay, Gazeteci Aslan Sayım’a Konuştu!

    Ece Ronay, Gazeteci Aslan Sayım’a Konuştu!

    Bir çok ünlü isimlerle yaptığı röportajlarla adından bahsettiren başarılı gazeteci Aslan Sayım son günlerde adını Mehmet Ali Erbil ile duyduğumuz şarkıları milyonlarca kişi tarafından dinlenilen genç şarkıcı ve fenomen Ece Ronay ile gerçekleştiği röportaj yeniden gündeme geldi. Binlerce kişi tarafından okunan bu röportaj gazeteci Aslan Sayım farkıyla sizlerle.

    İşte Ece Ronay’ın İlk Röportaj!

    Makyajsız da güzelim diyerek makyajı abartanlara taş mı attın?

    Ece Ronay: Makyajsız da güzelim evet, ama bende de burun estetiği var. İnsanın doğası bu, kendini nasıl daha mutlu hissediyorsa öyle yapmalı. Ben burun estetiğini yeterli gördüm, ama makyajla güzel olduğunu düşünenlere de saygım sonsuz. Kadın kadının düşmanı olmamalı, makyaj bana onlar kadar yakışsaydı bende yapardım 🙂

    Sosyal medya fenomenleri neden çok eleştiriliyor?

    Ece Ronay: Fenomenler eleştiriliyor, çünkü en çok emek veren bizleriz. Kendini parçalayan ve sektörün en acımasız davrandığı insanlar biziz. Oyunculukta bir yetenegin vardır, şansın veya torpilin vardır tanınan bir diziye girer ve direkt olarak ünlü kategorisinde piyasaya girersin. Kimseyle muhattap olman gerekmez, sürekli yayın açman , video çekmen gerekmez. Ya da başarılı bir müzisyensindir, insanlar seni yaptığın iş kadar tanır. Ama biz aşklarımızı kavgalarımızı sorunlarımızı sürekli insanların önünde yaşıyoruz. 0 dan geliyoruz ve yükselişimiz insanların gözü önünde oluyor.yerimizde olmak isteyen, boş yere ünlü olduğumuzu düşünen insanlar var. Sesimiz güzel değilse şarkı yapamayacagımızı, eğitimimiz yoksa oyuncu olamayacağımız,yüzümüz güzel değilse sosyal medyaya video cekemeyecegimizi düşünen linç tayfa var. Bana göre mankenler şarkı çıkarabiliyorsa, şarkıcılar oyuncu olabiliyorsa fenomenler de gelen teklifleri değerlendirebilir. Sonuçta kimseye yapışmıyoruz, hadi benim şarkımı dinleyin diye..İsteyen dinliyor,istemeyen bizi engelleyip hayatından çıkarıyor

    Karpuz şarkın da çok sevildi. Şarkı senin eline nasıl ulaştı?

    Ece Ronay: 15 saniyelik bir karpuz adlı video sayesinde fenomen olmustum ben. Daha sonra uzun süre sosyal medyada kimlik bunalımı yaşadım. Çok takipçim vardı , ama hiçbir vasfım yoktu. Ben öyle sanıyordum ya da 🙂 Her gelen arkadaşım olmak istedi, her arkadaşım olan farklı bir yol gösterdi, her yol gösteren aslında beni yok etmeye çalışanlar çıktı.. komik videolar çekmemi söyleyenler oldu, ama ben kurgulu video çekmeyi beceremedim. Daha sonra YouTube kanalı açmam söylendi, montajı beceremeyip elime yüzüme bulaştırdım. Karpuz aslında bizim YouTube a giriş videomuzdu,bir şarkı sayılmazdı. Enes isimli arkadaşım dakikalar içinde yazdı, biraz pahalıya patladı ama güzel bir giriş videosu oldu 🙂 insanlar,insanımız şarkı olarak benimsediler ve sevdiler. Kulüplerde,arabalarda ve çocukların tabletlerinde sürekli çalmaya başladı. Sonrası zaten çok hızlı bir yükseliş oldu ..

    Diğer Kadın fenomenler başarını kıskandığını düşünüyorum. Neden destek olmuyorlar?

    Ece Ronay: Destek beklemek çok yanlış. Başkalarının yükselttiği insanların düşüşü çok kolay oluyor. Mesela bu konuda çok şanslıyım, beni kimse yıkamaz. Çünkü kimse var etmedi, ben sevgiyi kendim kazandım. Ben fenomen olunca dolandırıcı sayfa reklamı yapmadım, insanların duygularıyla oynamadım, sürekli  diğer fenomenlere sallayıp üstlerine basarak yükselmeye calısmadım. Hep kendi yolundaydım, bu yüzden şarkılarım kötü dahi olsa insanlar benim karakterimi sevdikleri için destekliyor. Benim ihtiyacım olan halkın desteği, fenomenlerin degil. Ama destek olan çok kişi oldu hakkını yiyemem hiçbirinin. Olmayanlar da ister kıskansın ister kudursun. Ucuz kıskanclık kavgalarına girecek seviyeyi çoktan geçtim. Bana yetiştiklerinde gelsinler konuşuruz.

    Polemik yaşadığın bir bayan fenomen var. Buzlar ne zaman erir?

    Ece Ronay: Bu polemik degil alçaklıktı. Kinim,nefretim hiçbir zaman bitmeyecek. Çünkü ben o şahıs ile arkadaştım. Bütün kötü günlerinde yanındaydım. Sosyal medyada bitikti, insanların nefretiyle besleniyordu. Bana herkes arkadaşlık yapmamamı söyledi, sokakta yürüdüğümüzde onun yüzüne tüküren insanlar oluyordu. Ben hep sadece açık giyindiği için yargılandığını düşündüm. Hep destektim ona. Sonra bir gün yemek yedik, onu evine bıraktım. Karpuz isimli şarkım çıkacaktı. Şarkının tutma ihtimali onu delirtmiş olacak ki gece storysine bir baktım,bana ait özel görüntüler paylaşmış. Ailemden gördüğüm şiddeti, aldığım tehditleri Canlı yayınlarında anlatmış. Canlı yayınında ev adresimi vermiş ve gelip öldürmek isteyenlere duyurulur demiş. Ailesinin sevmediği karıyı ben mi sevecektim,küfürler hakaretler iftiralarla dolu paylaşımlar yapmaya başlamış. Ortak bir arkadaşımıza da o şarkıyı tutturtmam demiş. Bende dayanamadım gittim yoldum saçını başını. O gün bu gündür bu kavga bitmiyor. Kendi İnstagram hikayesinde çocuk istismarı yapan , dolandırıcı bahis sitesi reklamı yapmaktan defalarca kez ceza almış biriyle neden uğraşırım ki ? Zaten benden sonra onunla arkadaş ve sevgili olan istisnasız herkes gelip benden özür diledi. O cezasını yalnızlık ve başarısızlıkla çekmeli. Bunu geç anladım 🙂 onun dışında hiç kimseyle bir problem yaşamadım. Muhattap olduğum herkesle bir ahbaplığım vardır,sosyal medyada kimse hakkımda olumsuz konuşmaz

    En başarılı bulduğun sosyal medya fenomeni kim?

    Ece Ronay: En başarılı bulduğum sosyal medya fenomeni Czn Burak ve İbrahim Yılmaz. Kişilik olarak bilemem ama bu kadar zengin olsam ben de paramı insanlara yardım etmek için kullanırdım. Belki bir gün öyle bir duruma gelebilirim ve o zaman bu röportaj çıkar ortaya 🙂 Yani önemli olan bir şarkıyı ne kadar dinlettiğin,ne kadar para kazandığın veya ne kadar takipçin olduğu degil insanlık. Gösteriş yaptıklarını düşünen insanlar var, keşke hepimiz böyle gösteriş yapabilsek. Bir ayakkabıya binlerce lira vererek gösteriş yapanlara inat, insanlara yardım ederek gösteriş yapsınlar.

    Sahnelerinde playback yapıyorsun. Ve çok rahat spor giyiniyorsun. Sahne de daha çok abiye kıyafet tercih ederler genelde senin seçimin neden bu yönde?

    Ece Ronay: Evet çünkü ben defalarca kendimi parçaladım. Ben sanatçı değilim,ben sosyal medya fenomeniyim. İnsanların istediklerini veriyorum diye sanatçı sayamaz kimse beni. Bu gerçekten sanat yapan insanlara büyük saygısızlık. Ben canlı müzik yapmıyorum veya konser vermiyorum. Nasıl ki Kerimcan durmaz, Selin ciğerci gidip orda aslında yapıyor(mikrofon) ben de onlarla aynı işi yapıyorum. Orda gelen kimsenin amacı sesimi dinlemek değil emin olun.   Kıyafetlere gelince ben hiperaktifim biraz, hopluyor zıplıyor hatta sahneden insanların yanına atlıyorum. Eğiliyor,kalkıyor, insanların videolarına dahil olmak için ordan oraya koşuyorum. Bu 45 dklık süreçte oram buram açıldı mı diye düşünemem. O yüzden yaşasın eşofman

    Ailen ilk fenomen olduğunda nasıl tepki verdi?

    Ece Ronay: Hayatımda çok uzun yıllardır aile kavramını karşılayacak hiç kimse yok, dolayısıyla verecekleri hiçbir tepki de yok. Biraz anneannemlerde büyüdüm, biraz da çocuk esirgeme kurumunda. Sonrası zaten kendi ayaklarım üzerinde öyle ya da böyle durmayı öğrendim.

    Çocuk Esirgeme kurumunda mı büyüdün? Acılı bir çocukluk yaşamışsın. Ama yaşamış olduğun bunca kötü hayat tecrübesine yenilmemiş pozitif, eğlenceli ve cıvıl cıvılsın bravo!?

    Ece Ronay: Büyüdüm denemez yani bir yıldan kısa bir süre geçirdim. Daha sonra yurttan kaçtım ve arkadaşlarımla büyüdüm yaşadım. Tabi bu arkadaşlıklarım hem yanlış kişilerdi maalesef zorlu bir çocukluk ve ergenlik geçirdim. Ama şuan hayatım çok güzel mutluyum 🙂 yaşayamadığım herşeyi yaşıyorum.

  • Hande Yener Üstünde Servet Taşıdı

    Hande Yener Üstünde Servet Taşıdı

    Hafta içi Antalya Lara’da Oğuz Temel’e ait Oğuz Pırlantanın açılısına Sahnelerin başarılı Şarkıcı Hande Yener, son günlerin gözde Modeli Miss Avrupa 3. Güzeli Duygu Çakmak ve sivri dilli şarkıcısı Tuba Ekinci katıldı.
    Açılış Kurdela kesimini Antalya Büyük Şehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ,Ceren Oğuz Temel Duygu Çakmak ve misafirlerle birlikte yaptılar.

    Sıkanlallarıyla ünlü şarkıcı Tuğba Ekinci Pırlanta almayı severim dekolteme yakışıyor makyajlıda makyajsızda güzelim dedi.

    Şarkıcı Hande Yener Memleketi Antalya’da Oğuz Temel’e ait Oğuz Pırlantan’ın açılışına üzerinde 1 milyon değerinde servetle tanıtıma katıldı.

    Hande Yener Servet Taşıdı ..

    Başarılı şarkıcı pırlanta starlarla parlar benim en büyük servetim sesim ve oğlum dedi.Hande Yener bir kez evlilik yaptığını tüm tek taşlarını kendim aldım dedi.

    Tüm Tek Taşlarımı Kendim Aldım

    Sahnelerin sesksi şarkıcısı Hande Yener Tek taş yerine 3 ayrı pırlanta yüzük taktı ..

    Değeri 1 Milyon Civarı

    Hande Yener açılışa yanında yeni makyaj sanatçısı Tolgahan karataş ile katıldı.Yener İsyanbul’a yeni makyaj sanatçısı geliyor dedi.

    Oğuz pırlantanın açılışı pandemi kurallarına uygun olarak yapıldı.Misafirlerin yoğun katılımıyla açılış gerçekleşti.

  • Derya Bağcı: “Üretim Yatırımları Uzakdoğu’dan Sonra Türkiye’ye Kayıyor”

    Derya Bağcı: “Üretim Yatırımları Uzakdoğu’dan Sonra Türkiye’ye Kayıyor”

    Pandemi nedeniyle, Çin gibi gelişmiş ülkeler cazip olmaktan çıkıyor. Büyük gruplar başta teknoloji olmak üzere Türkiye’de üretim için yatırım yapmak istiyor. İMA GRUP Yönetim Kurulu Derya Bağcı ise üretim merkezlerinde yaşanan stratejik planlardaki değişikliği yorumladı. Üretim yatırımları konusunda stratejik planlarda artık Uzakdoğu ilgisi batıya kaydığının ve özellikle Türkiye üzerinde yoğunlaştığının altını çizdi.

    ABD, Hong Kong, İtalya, Lüksemburg ve Avusturya gibi ülkelerde 800 milyon dolarlık fon yöneten ve Tanzanya Menkul Kıymetler TSL Investment Bank’a ortak olmasıyla bilinen Türk şirketi İma Group, Türkiye’deki yatırımlarına hız vereceğini duyurdu.

    “Yabancı yatırımcının adresi Türkiye oldu”
    Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Derya Bağcı, yeni yatırım planları ve Türkiye ekonomisi hakkında açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin mevcut ekonomik durumu nedeniyle yabancı yatırımcılar için fırsat barındırdığını söyleyen Bağcı “Pandemi tüm dünyanın ticaret ve yatırım konjonktürünü değiştirdi. Navlun fiyatlarındaki artış ve bozulan tedarik zinciri nedeniyle Çin cazip olmaktan çıktı. Dolayısıyla Türkiye gibi jeopolitik konumu önemli olan ülkelere yatırımlar kaydı. Dövizin yüksek olması Türkiye’ye daha fazla yatırımın gelmesine neden oldu. Bizim de görüştüğümüz büyük gruplar var. Başta teknoloji olmak üzere, üretim tarafından Türkiye’ye yatırım yapmak istiyorlar” dedi.

    İMA Grup yönetim kurulu başkanı Derya Bağcı hem yurt içinde hem de yurt dışında yatırımlar yapıyor. Haberleşme, bilgi teknolojileri ve savunma gibi hususlarda 500 milyon dolarlık yatırımlara imza atan Derya Bağcı, güneş enerjisi konusunda da ABD ve İtalya’da büyük yatırımlar gerçekleştiriyor.