Connect with us

Sağlık

Ara Tatil Döneminde Dikkat Eksikliğine Dikkat!haberi

“Çoğu çocuk için ara tatiller eğlence, dinlenme ve aktivite anlamını taşıyor ve çocuğun gelişimini pozitif yönde etkileyebiliyor.

Published

on

“Çoğu çocuk için ara tatiller eğlence, dinlenme ve aktivite anlamını taşıyor ve çocuğun gelişimini pozitif yönde etkileyebiliyor. Ancak bazı çocuklar için ise aynı etkiden bahsetmek daha güç olabiliyor…” İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi’nden Klinik Psikoloji Uzmanı Psk. Müge Leblebicioğlu Arslan, bilgilendirmelerde bulundu.

Her sene olduğu gibi bu yılda eğitim öğretim döneminde bir dönemini daha geride bırakıp yeni bir döneme merhaba demeden önce çocuklar ve yetişkinler için küçük bir mola süreci olarak adlandırabileceğimiz ara tatil sürecine girmek üzereyiz.

Çoğu çocuk için ara tatiller eğlence, dinlenme ve aktivite anlamını taşıyor ve çocuğun gelişimini pozitif yönde etkileyebiliyor. Ancak bazı çocuklar için ise aynı etkiden bahsetmek daha güç olabiliyor. Özellikle dikkatini odaklama ve sürdürmekte sorun yaşayan ya da dikkat eksiliği hiperaktivite tanısı olan çocuklarda ara tatiller çocuğun akademik yaşantısını, sosyal ilişkisini ya da ev yaşantısını kısacası yaşantısının bütünü üzerinde bozucu bir etki oluşturabiliyor. 

Ara tatiller DEHB’ li çocuklar için oldukça önemli!

Dikkatsizlik, aşırı hareketlilik, dinlemiyormuş gibi görünme, verilen görevleri sürdürememe, eşyaları unutma ve dürtüsellik dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun en belirgin semptomları arasındadır. Ancak tüm bu belirtilere sahip olmak tanı almak için tek başına yeterli değildir. Bu noktada uzman değerlendirmesi oldukça önemlidir. Çünkü her ne kadar dikkat eksikliği gibi gözükse de ailesi tarafından duygusal ihtiyaçları karşılanmayan ya da ayrılık kaygısı yaşayan bir çocukta da derslere odaklanmakta güçlük görülebilir. Dolayısıyla her hareketlilik ya da konsantrasyonda, güçlük dikkat eksikliği demek değildir. Dikkat eksikliği bir sonuçtur. Bu sonuca neden olan sürdürücü faktörlerin belirlenmesi çocuğun biyo-psiko-sosyal gelişimi açısından oldukça önemlidir. DEHB genetik geçişi yüksek olan bir bozukluk olmasıyla birlikte tam olarak nedeninden bahsetmek mümkün değildir. Bu sebeple bozukluğu engellemekten ziyade erken dönemde fark etmek, aile bireylerini bu rahatsızlık konusunda bilgilendirmek ve farkındalık düzeyini arttırmak son derece önemlidir. 

 

Ara tatiller çocuğun ruh sağlığı üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Ancak burada tatilin kendisinden ziyade bu sürecin nasıl geçirildiği ruhsal iyi oluş açısından büyük bir rol oynamaktadır. Tatil döneminde ailelere öneriler:

 

  • Okul sürecinde var olan düzeni korumak ve rutinleri sürdürmek son derece önemli. Rutinler her çocukta olduğu gibi dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan çocuklarda da koruyucu bir etkiye sahiptir. DEHB’li çocuklar değişime adapte olmakta güçlük yaşayabilirler. Rutinler adaptasyonu kolaylaştırarak çocuğu güvende hissettirir ve semptomları üzerinde azaltıcı bir etki oluşturur. 
  • Tatil sürecinde de çocuğunuzun akademik becerilerini destekleyin. Örneğin, çocuğunuzun öğretmenleriyle iletişime geçerek destek alması gereken konuları belirleyebilirsiniz. 
  • Çocuğunuzun benlik saygısını zedeleyecek damgalayıcı sözlerden kaçının. Örneğin, ‘Bilerek yapıyorsun. Şımarıksın. Tembelsin.’ gibi tüm bu sözler çocuğunuzun zaten baş etmekte zorlandığı süreci daha da zorlaştırarak ruh sağlığını olumsuz yönde etkiyebilir. Bunun yerine çocuğunuzun olumlu yönlerini destekleyin ve potansiyelini ortaya koyabilecekleri ortamlar hazırlayın. Örneğin, çocuğunuz resim yapmayı seviyorsa onun bu özelliğine olumlu vurgularda bulunun, ona kullanabileceği materyaller alabilir ya da isterse kursa gitmesi konusunda destek olabilirsiniz. 
  • Sosyal aktivite alanları oluşturun. Sosyal aktiviteler çocuğun var olan enerjisini atmasında yardımcı olur, sosyal ilişkilerini, fiziksel ve psikolojik gelişimini güçlendirir. Çocuğunuzla birlikte ev içerisinde ya da ev dışında planlamalar yapın. Planlamaları yaparken ona seçenekler sunarak fikrini sorun. Bazı durumlarda tüm seçimleri ona bırakabilecek alanlar oluşturun. Yapılacak aktiviteleri somutlaştırın ve bir takvime yazın. Önemli olduğunu düşündüğünüz kısımları fosforlu kalemler kullanarak belirtin. Böylece çocuğunuz ne zaman ne yapacağını bilecektir. Somutlaştırma işlemi ev içi kurallarda da uygulanabilir. 
  • Zamanı planlamakta ve yönetmekte zorluk yaşayan çocuğunuz ekran karşısında geçirdikleri süreyi fark edemeyebilir. Ekran süresi için sınır koyun. Gün içerisinde çocuğunuzla sohbet edin. Kendisini nasıl hissettiği ya da gün içerisinde neler yaptığı hakkında açık uçlu sorular sorun. 
  • Ara tatiller değerlendirme, önleme ve müdahale sürecinin başlaması ve devam etmesi için büyük bir fırsat. Ancak ne yazık ki çoğu ebeveyn bu durumu göz ardı edebiliyor. Özellikle okulların kapanmasıyla çocukların semptomlarında yalancı sönmeler görülebilir. Bu durum ailelerde durumun daha iyi gittiğine ya da artık desteğe ihtiyaç olmadığına dair işlevsel olmayan düşüncelere itebilir. Bu durumu ateş gözükmediği için kapandığını zannettiğimiz ocaklara benzetiyorum. Süreci tamamlanmamış yani kapatılmamış ocaktan ateş gelmiyor diye kapandığını zannederek devam edebiliyoruz. Biriken ve müdahale edilmeyen semptomlar okulların açılmasıyla birlikte adeta o gazın patlaması gibi ne yazık ki patlak verebiliyor. 

Unutulmamalıdır ki değerlendirme ve müdahalede psikiyatrist, klinik psikolog, ebeveyn ve öğretmen iş birliği son derece önemlidir. Ayrıca teşhise yardımcı olmak ve değerlendirmek amacıyla psikologlar tarafından çocuğun yaşına ve gelişimine uygun test uygulanması Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunda erken tanı ve müdahale süreci açısından oldukça önemlidir.

 

Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?

Published

on

 

Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.

İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.

Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.

“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”

Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.

Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.

Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.

Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:

  • Miyop görme kusuru
  • Astigmat problemi

Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.

Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.

Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.

Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:

  • Göz numarasının stabil olması
  • Kornea kalınlığının yeterli olması
  • Genel göz sağlığının uygun olması

Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.

Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.

https://venividigoz.com/smile-lazer

 

Continue Reading

Sağlık

Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.

Published

on

By

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.

“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.

“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”

“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:

“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”

“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”

Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.

Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?

Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı. 

“Rekabet siyasetin doğasında var”

Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.

Published

on

By

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı. 

En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.

“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”

“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”

Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.

magazin haberleri