Sağlık
Üstü Kapatılmış Travmalar Yetişkinlikte Yıkıcı Etkilere Yol Açabilir!

Çocukluk döneminde yaşanan travmatik olaylara müdahalenin zamanında yapılması, büyük önem taşıyor. Çocuk – Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Ali Mert Beşenek, “Çocukluk döneminde yaşanmış, bununla ilgili gerekli adımlar atılmamış ve üstü kapatılmış travmalar ileri dönemde yetişkin hayatta yıkıcı etkilere sebep olabilir.” uyarısında bulundu.
Üstü Kapatılmış Travmalar Yetişkinlikte Yıkıcı Etkilere Yol Açabilir! Çocuklarda travmaya neden olan olay ve durumlara değinen Dr. Ali Mert Beşenek, “Hayatın olağan akışının dışında, aniden ve beklenmedik şekilde gelişen, kişide korku-kaygı-çaresizlik gibi yoğun duygular oluşturan, kişinin psikolojik ve/veya fiziksel bütünlüğünü tehdit eden olaylara travma adı verilmektedir.” dedi.
Travmatik bir olaya şahit olmak da olumsuz etkileyebilir
Beşenek, travmatik olaylar içerisinde savaşlar, doğal afetler, kazalar, cinsel veya fiziksel istismar, ani ölümler veya ciddi hastalıkların sayılabileceğini kaydetti. Dr. Ali Mert Beşenek, “Travmatik bir olayın çocuk üzerinde etkisinin olması için illa direkt maruz kalması veya kendi başına gelmesi gerekmez, travmatik bir olaya şahit olmak hatta bazen sadece duymak bile çocuğu çok olumsuz etkileyebilir.” uyarısında bulundu.

Travmalar her çocuğu farklı şekilde etkileyebiliyor
Travmaların her çocukta aynı tepkiyi oluşturmayabileceğini kaydeden Beşenek, “Çocukların travmatik olaylardan etkilenmesinde çocuğun kendisine, ailesine ve travmatik olaya bağlı bazı faktörler rol oynamaktadır. Çocuğun geçmişteki deneyimleri, olayları algılama biçimi, inanışları ve düşünce kalıpları travmatik olayın etkisini arttırıcı veya azaltıcı olabilir. Benzer şekilde ailenin travmatik olayı algılama ve yorumlama biçimi, çocuğun verdiği tepkilere yaklaşımları, çocuğa güvenli bir ortam sağlama kapasiteleri, psikolojik olarak destek olma becerileri ve aile içindeki güven ortamı çok önemli faktörlerdir. Ayrıca travmatik olayın ani olup olmadığı, hiç beklenmeyen bir sonuçla karşılaşılıp karşılaşılmadığı, travmatik olayın tek sefer mi yoksa uzun bir süre boyunca birden fazla defa mı olduğu, travmatik olay olurken yaşanılacak çaresizlik hissinin boyutu da travma sonrası verilecek tepkileri etkiler.” dedi.
Bir aydan uzun süren tepkilere dikkat!
Beşenek, bu tepkilerin bir ayı aşkın sürede devam etmesi halinde uzmana başvurulması gerektiğini belirterek “İlk bir ay içerisindeki bu ‘akut stres tepkileri’ eğer çocuğun okul-aile-akran işlevselliğini bozacak düzeyde değilse normal sınırlar içerisinde kabul edilebilir. Çoğu çocuk bu dönemde hızlıca toparlar ve gündelik yaşantısına devam edebilir. Ancak ne zaman ki bu tepkiler bir ayı aşkın bir sürede devam eder, şiddeti artar ve çocuğun işlevselliğini bozmaya başlarsa Travma Sonrası Stres Bozukluğundan bahsedilebilir. Bu bozukluğun geliştiği durumda aileler mutlaka bir uzmandan destek almalıdır.” uyarısında bulundu.
Travmatik olayın sürekli gündemde olması en önemli belirti
Beşenek, “Tekrarlayıcı bir şekilde çocuğun oyunlarında/düşüncelerinde/rüyalarında travmatik olayın veya temaların gündeme gelmesi, kabuslar ve uyku sorunları, olayı hatırlatacak bir durumda çok kötü bir ruh halinin oluşması, çocuğun olumlu duygularında azalma, her an kötü bir şey olacakmış gibi süreğen bir korku ve tetikte olma hali, aşırı sinirlilik ve öfke patlamaları, çaresiz/umutsuz/boş vermiş bir ruh hali, travmatik olayı yok sayma/hatırlayamama/olmamış gibi davranma, olayı hatırlatacak yer ve kişilerden uzak durma ve kaçınma gibi bulgular Travma Sonrası Stres Bozukluğunu düşündürmektedir.” dedi.
“Sana öyle gelmiştir” söylemi zarar veriyor
Beşenek, “Bir çocuk eğer travmatik olayı paylaşmış ve bununla ilgili gerekli şeyler yapılmamışsa temel güven duygusu çok büyük hasar alır. Çocuğa inanılmaması, ‘Sana öyle gelmiştir’ denmesi hem çocuğun yeterli desteği görememesine hem olayın önüne geçilmeyip tekrar etmesine hem böyle bir şey tekrar ederse artık yardım talep etmemesine, hem de çaresizlik ve umutsuzluk hissinin kök salmasına neden olur. Böyle bir durum ileride travmaya daha açık bir kişilik, kaygı bozuklukları ve depresyon gibi çok sayıda ek ruhsal hastalıklar, değersizlik hissi, insanların ve dünyanın güvenilmez olduğuna dair düşünce kalıpları, insan ilişkilerinde sorunlar ve gündelik işlevsellikte olumsuzluklar şeklinde karşımıza çıkmaktadır.” dedi.
Tedavide ilk basamak, çocuğun korunması
“Çocuğu koruyucu önlemler alındıktan sonra tedavi çocuktaki travma ile ilişkili bulgular özelinde planlanır. Çok sık birlikte bulunan kaygı ve depresyon gibi sorunların psikiyatrik ilaçlar ile tedavisinin yanında travmanın da işlemlenmesi ve psikolojik olarak çalışılması gerekmektedir. Bu bağlamda psikoterapinin önemi büyüktür ve özellikle travmaya yönelik birçok psikoterapi yöntemi geliştirilmiştir. Travma Odaklı Bilişsel Davranışçı Terapiler, Çözüm Odaklı Psikoterapiler, Kabul ve Kararlılık Terapileri, Meta-bilişsel Terapiler, Grup Psikoterapileri ve Göz Hareketleri ile duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme (EMDR) travma sonrası yaşanacak ruhsal sorunlarda etkinliği kanıtlanmış tedavi yöntemlerindendir.” (BSHA- Bilim Ve Sağlık Haber Ajansı)
Sağlık
Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?
Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.
İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.
Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.
“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”
Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.
Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.
Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.
Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:
- Miyop görme kusuru
- Astigmat problemi
Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.
Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.
Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.
Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:
- Göz numarasının stabil olması
- Kornea kalınlığının yeterli olması
- Genel göz sağlığının uygun olması
Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.
Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.
https://venividigoz.com/smile-lazer
Sağlık
Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.
Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.
“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.
“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”
“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:
“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”
“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”
Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.
Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?
Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı.
“Rekabet siyasetin doğasında var”
Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı.
En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.
“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”
“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”
Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
-
Fashion9 yıl agoThese ’90s fashion trends are making a comeback in 2017
-
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
-
Fashion9 yıl agoAccording to Dior Couture, this taboo fashion accessory is back
-
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
-
Sports9 yıl agoPhillies’ Aaron Altherr makes mind-boggling barehanded play
-
Business9 yıl agoUber and Lyft are finally available in all of New York State
-
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
-
Sports9 yıl agoSteph Curry finally got the contract he deserves from the Warriors
