Connect with us

Sağlık

“Bu İş Sandığından Büyük" Kampanyası Başlıyor Obezitede Hekim ve Hasta İş Birliği Önemlidir!haberi

Günümüzde küresel bir salgın olarak nitelendirilen obezitenin, irade eksikliği ile açıklanabilecek basit bir yapıda olmadığı, aksine birçok faktörden etkilenen kronik bir hastalık olarak bireylerin bir hekim desteği ile baş edebilecekleri bir durum olduğuna vurgu yapılıyor.

Published

on

Günümüzde küresel bir salgın olarak nitelendirilen obezitenin, irade eksikliği ile açıklanabilecek basit bir yapıda olmadığı, aksine birçok faktörden etkilenen kronik bir hastalık olarak bireylerin bir hekim desteği ile baş edebilecekleri bir durum olduğuna vurgu yapılıyor. Novo Nordisk’in öncülüğünde başlatılan, “Bu İş Sandığından Büyük” kampanyası da toplumun obezite ile ilgili yanlış algılarını yok etmeyi, obezitenin bir hastalık olduğuna vurgu yapmayı ve bireylerin bu konuda doğru bilgiye ulaşmalarına destek olmayı hedefliyor.

Küresel bir salgın olarak görülen obezite, bireylerin hayatından ülke ekonomilerine kadar geniş çaplı etkileri olan bir hastalık. Uzmanlar, 2035 yılında dünya nüfusunun yarısını etkilemesi beklenen fazla kilo ve obezite ile mücadelede hekim desteği almanın önemini vurguluyor. “Bu İş Sandığından Büyük” kampanyası, obezitenin geleceğini değiştirmede toplumsal farkındalığı artırmanın önemine dikkat çekmeyi odağına alıyor. 

Gazeteci ve sunucu Mirgün Cabas’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen  “Bu İş Sandığından Büyük” kampanyasının tanıtım toplantısına katılan Novo Nordisk Türkiye Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü Jens Pii Olesen, Novo Nordisk Türkiye Klinik, Medikal ve Ruhsatlandırma Kıdemli Direktörü Dr. Ömer Buğra Bahadır, Novo Nordisk Türkiye Pazara Erişim ve Kurumsal İlişkiler Kıdemli Direktörü Esra Gökşen ve kampanyada uzman desteği sağlayan Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Sinem Kıyıcı, obezite hastalığını çeşitli boyutları ile ele alarak kampanyanın hedefleri ile ilgili açıklamalar yaptı.

OLESEN: “OBEZİTE YÜZYILIN YENİ SALGINI OLARAK GÖRÜLÜYOR”

2035 yılına kadar dünya nüfusunun yarısının obeziteli ve fazla kilolu olacağının öngörüldüğünü belirten Novo Nordisk Türkiye Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü Jens Pii Olesen, Türkiye’de ise günümüzde 20 milyondan fazla yetişkinin obeziteli olduğuna vurgu yaptı.

Olesen, sözlerine şöyle devam etti:

“Obezite, 30 kg/m2 veya daha yüksek VKİ (Vücut Kütle İndeksi) olarak sınıflanan ve fizyolojik, psikolojik, çevresel, sosyoekonomik ve genetik faktörler dahil pek çok faktörden etkilenen ilerleyici ve ciddi bir kronik hastalıktır. Ancak obezite bu kısa tanımdan çok daha fazlasıdır ve çözümü için uzun bir süreç gerekmektedir. Peki, obeziteyi neden salgın olarak nitelendiriyoruz? Yapılan araştırmalar sonucu 2025 yılına kadar tüm dünyada, 241 milyonu çocuk ve adolesan olmak üzere, 1 milyardan fazla kişinin obeziteden etkileneceği tahmin ediliyor.”

OLESEN: “BU SORUN HASTALARIN TEK BAŞINA ÇÖZEMEYECEĞİ KADAR ÖNEMLİ BİR TOPLUM SAĞLIĞI SORUNUDUR”

Konuşmasında obezite ile birlikte yetersiz beslenme ve iklim değişikliğinin yarattığı küresel sindemiye de vurgu yapan Olesen, sözlerine şöyle devam etti:

“Günümüzde obezite, yetersiz beslenme ve iklim değişikliği, insan sağlığı ve sağkalımına yönelik en ciddi üç tehdittir. Her ülkede ve dünyanın tüm bölgelerinde nüfusun çoğunu etkileyen bu üç tehdit, önemli bir küresel sindemi olarak tanımlanabilir; bu nedenle de aynı anda ve aynı yerde ortaya çıktıkları, birbirleriyle etkileşerek karmaşık sorunlara yol açtıkları ve altta yatan ortak toplumsal etkenleri paylaştıkları için bir sindemi veya sinerjik epidemi oluştururlar. Bu durum aynı zamanda, obezitenin birçok çevresel etkenden beslenmesinin ve bu nedenle de küresel çapta sağlık krizi haline gelmesinin bir sonucudur. Bu sorun, toplumun her kesiminin bu hastalıkla mücadeleye dahil olmasını gerektirmektedir. Biz de kampanyamızda, bu önemli konuda üzerimize düşeni yaparak, obezitenin bir hastalık olduğu konusunda farkındalık yaratmayı ve toplum sağlığına fayda sağlayacak çalışmalara imza atmayı hedefliyoruz.”

DR. BAHADIR: “TÜRKİYE’DE OBEZİTELİ BİREYLERİN SADECE %57’Sİ KRONİK BİR HASTALIĞA SAHİP OLDUĞUNUN FARKINDA”

Obezite riskinin Türkiye’deki boyutlarına dikkat çeken Novo Nordisk Türkiye Klinik, Medikal ve Ruhsatlandırma Kıdemli Direktörü Dr. Ömer Buğra Bahadır ise şunları söyledi:

“Yapılan çalışmalar, bugün tüm dünyada yaklaşık 813 milyon yetişkinin obezite gerçeği ile yaşadığını gözler önüne serdi. Türkiye’deki tablo da ne yazık ki hiç iç açıcı değil. Türkiye’de her 3 yetişkinden 1’i obeziteli, 1’i ise fazla kilolu. Ve ne yazık ki yine bu verilere göre, Avrupa sıralamasında birinci sırada yer alıyoruz.

 IPSOS’un 2023 yılında Türkiye’de gerçekleştirdiği bir araştırmaya göre;

-Fazla kilolu ve obeziteli kişilerde, obezitenin kronik bir hastalık olduğunun farkında olanların oranı sadece %57. 

-Bunun yanında, fazla kilolu ve obeziteli olduğunun farkında olmayan ancak “Farkında olsaydım bir hekime başvururdum” ifadesini kullananların oranı ise %26. 

-Herhangi bir sağlık sorunu nedeniyle doktora giden fazla kilolu ve obeziteli bireyler arasında, doktoruyla obezite hakkında konuşanların oranı da % 52 olduğu görüldü.”

DR. BAHADIR: “DOĞRU BİLGİYE ULAŞMAK KONUSUNDA BİR KAYNAK YARATMAK İSTİYORUZ”

Obezitenin sadece bir iradesizlik sorunundan kaynaklandığı gibi yanlış algıların yaygın olduğunu vurgulayan Bahadır, Bu İş Sandığından Büyük kampanyasının amacını şöyle açıkladı:

“Biz de bu kampanyamız kapsamında, doğru bilgiye ulaşmak konusunda bir kaynak yaratmak, obezite ile ilgili farkındalık düzeyini artırarak hekim desteği almalarının önemini vurgulamak amacıyla “Bu İş Sandığından Büyük” (buissandigindanbuyuk) internet sitesini kurduk. Obezite ile ilgili doğru bilgileri barındıran bir kütüphane olarak konumlandırmak istediğimiz bu internet sitesi; hekimler ile çekilmiş bilgilendirici videolar, güncel literatürler doğrultusunda hazırlanan makaleler, ilham verici içerikler ile sürekli zenginleşmeye devam edecek. Sağlıklı bir nesil yaratmak ve obeziteden kaynaklı sağlık yükünü hafifletmek için böyle kampanyaların ve bilgilendirici platformların önemli olduğunu düşünüyoruz.”

GÖKŞEN: “OBEZİTE VE YAN HASTALIKLARININ TEDAVİ MALİYETİ, ÜLKEMİZDE TOPLAM SAĞLIK HİZMETLERİ MALİYETİNİN %11’İNDEN FAZLASINI KAPSIYOR”

Obezitenin bireylerin üzerinde yarattığı sağlık yüklerinin yanında ekonomik yükleri olduğunu da vurgulayan Novo Nordisk Türkiye Pazara Erişim ve Kurumsal İlişkiler Kıdemli Direktörü Esra Gökşen, “Obezite, birden çok faktörden etkilenen ve onlarca yan hastalığa ve komplikasyona neden olabilen komplike bir hastalıktır. Bu komplike hastalığın bireyin üzerinde yarattığı sağlık yüklerinin yanında ekonomik yükleri de bulunmaktadır. Obezite ve sebep olduğu yan hastalıkların tedavi maliyeti, ülkemizde toplam sağlık hizmetleri maliyetinin %11’inden fazlasını ve SGK harcamalarının %15 kadarını kapsıyor” şeklinde konuştu.

GÖKŞEN: “%13 ORANINDA KİLO KAYBEDİLMESİ DURUMUNDA TİP 2 DİYABET RİSKİ %41 AZALDIĞI GÖRÜLDÜ”

“Obezitenin kalp damar hastalıklarından solunum hastalıklarına kadar hayati riskler yaratan ciddi etkileri var. Bu da hastaların hayat kalitesini büyük oranda etkiliyor” açıklamasını yapan Gökşen, sözlerine şöyle devam etti:

“Fiziksel etkileri bakımından günlük işleri yapmakta zorlanma, bedensel yükün artması nedeniyle ağrı çekme gibi onlarca soruna sebep oluyor. Fiziksel etkilerin çok çeşitli olmasının bir sonucu olarak da hem tedavi sürecindeki maddi yük artıyor hem de çalışma hayatını sekteye uğratarak ekonomik özgürlüğün kısıtlanmasına neden olabiliyor. Bir yıl içinde sağlık nedenli gerçekleşen iş gücü kaybının 1/3’ü obezite ve ilişkili durumlar nedeniyle gerçekleşiyor. Oysaki kilo vererek bu risklerin ciddi oranda azaltılması mümkün. İngiltere’de yapılan bir çalışmaya göre, başlangıç kilosundan ortalama %13 oranında kilo kaybedilmesi durumunda Tip 2 diyabet riskinde %41, uyku apnesi riskinde %40, hipertansiyon riskinde %22, dislipidemi riskinde %19 ve astım riskinde %18 azalma sağlandığı görülmüştür.”

OBEZİTE NEDEN BİR HASTALIK OLARAK GÖRÜLMELİDİR?

Toplantıda önemli bilgiler paylaşan Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Sinem Kıyıcı, obezite konusunda bireysel ve toplumsal bilinçlenmenin önemine dikkat çekti. 

Prof. Dr. Kıyıcı, obezitenin sadece dış görünüşü etkileyen, kozmetik bir problem olmadığı ve iradesizlik sonucu ortaya çıkmadığı bilgilerinin altını çizdi. “Görülme sıklığı, gelişiminde rol oynayan çoklu etkenler ve bireylerde sebep olduğu psikolojik ve fiziksel yük göz önüne alındığında, obezitenin aslında sanıldığından daha büyük bir sağlık sorunu olduğunu söyleyebilirim” şeklinde konuşan Prof. Dr. Kıyıcı, sözlerine şöyle devam etti:

“Kronik bir hastalığın belirti ve bulgularına sahip olması, vücudun bazı fonksiyonlarının normal işleyişinde bozulmaya neden olarak birçok yandaş hastalığı tetiklemesi ve organ hasarına neden olması, obezitenin kronik bir hastalık olarak değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor.”

OBEZİTEYİ TETİKLEYEN FAKTÖRLER NELER?

Peki, obeziteyi tetikleyebilen faktörler neler? Prof. Kıyıcı konu ile ilgili şunları söyledi:

“Obezitenin ortaya çıkmasında; yaş, cinsiyet, aşırı ve yanlış beslenme alışkanlıkları, hareketsiz bir yaşam tarzı, hormonal ve metabolik faktörler, genetik faktörler, sigara ve alkol kullanımı, bazı ilaçlar, ekonomik ve sosyo-kültürel faktörler ve psikolojik problemler gibi etkenleri sayabilirim.”

PROF. DR. KIYICI: “TEDAVİDE MUTLAKA HEKİM DESTEĞİ ALINMALI”

Bu karmaşık etkenlerin yanında sebep olduğu yan hastalıklar nedeniyle obezitenin önemli bir sağlık yükü oluşturduğunu da vurgulayan Prof. Dr. Kıyıcı, “Obezite; insülin direnci, tip 2 diyabet, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği, kalp ve damar hastalıkları, kireçlenme gibi eklem hastalıkları, solunum ve sindirim sistemi hastalıkları, bazı kanser türleri, depresyon gibi pek çok sağlık sorununu tetikleyen ciddi bir hastalıktır. Bu nedenle de tedavi sürecinde mutlaka hekim desteği alınmasını gerektirir” dedi.

PROF. DR. KIYICI: “HER BİREYİN TEDAVİ SÜRECİ FARKLIDIR”

Obezite ile mücadelede en önemli anahtarın farkındalık olduğuna dikkat çeken Prof. Kıyıcı, “Obezitenin bir hastalık olduğu ve nasıl bir hastalık olduğu konularında bilinçli bir toplum yaratmak, sağlıklı nesiller oluşturmak için oldukça önemli” şeklinde konuştu ve şöyle devam etti:

“Birçok farklı etkenin tetiklemesiyle ortaya çıkan obezite, tabii ki her bireyde farklı bir durum yaratıyor. Bu noktada bireylerin hekimlerinin yönlendirmeleri ile hareket etmesi çok önemli. Çünkü her bireyin metabolizması, sahip olduğu genetik faktörler, maruz kaldığı çevresel etkenler, içinde bulunduğu psikolojik durum farklıdır. ‘Hastalık yoktur, hasta vardır’ bakış açısı burada da geçerliliğini koruyor.” 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?

Published

on

 

Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.

İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.

Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.

“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”

Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.

Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.

Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.

Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:

  • Miyop görme kusuru
  • Astigmat problemi

Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.

Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.

Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.

Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:

  • Göz numarasının stabil olması
  • Kornea kalınlığının yeterli olması
  • Genel göz sağlığının uygun olması

Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.

Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.

https://venividigoz.com/smile-lazer

 

Continue Reading

Sağlık

Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.

Published

on

By

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.

“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.

“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”

“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:

“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”

“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”

Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.

Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?

Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı. 

“Rekabet siyasetin doğasında var”

Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.

Published

on

By

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı. 

En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.

“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”

“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”

Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.

magazin haberleri