Connect with us

Sağlık

Sindirim Sorunlarının Arkasındaki Nedenleri Anlamakhaberi

Sindirim sistemi sorunları, yaygın olarak görülen sorunların başında geliyor.

Published

on

Sindirim sistemi sorunları, yaygın olarak görülen sorunların başında geliyor. Günlük yaşam kalitesini etkilemesinin yanı sıra bu hastalıkların, başka hastalıkları tetiklediğinden de söz ediliyor. Bu kapsamda merak edilenleri, Gastroenteroloji Uzmanı Uzm. Dr. Murat Meral yanıtlıyor.

Sindirim sorunları, birçok kişinin yaşadığı yaygın sağlık sorunlarıdır. Bu sorunlar, sindirim sisteminin düzgün çalışmadığında ortaya çıkar ve bir dizi rahatsızlıkla kendini gösterebilir. Bu makalede, sindirim sorunlarının arkasındaki nedenleri anlamaya odaklanacağız.

Yanlış Beslenme Alışkanlıkları

Yanlış beslenme alışkanlıkları sindirim sorunlarının temel nedenlerinden biridir. Hızlı yeme alışkanlığı sindirim sisteminin işleyişini olumsuz etkileyebilir. Yemeklerin hızlıca tüketilmesi, yiyeceklerin iyi çiğnenmemesi ve yetersiz tükürük üretimi sindirim sürecini zorlaştırabilir. Ayrıca işlenmiş gıdaların aşırı tüketimi, sağlıksız yağlar, şeker ve tuz içeren gıdaların ağırlıklı olarak tercih edilmesi sindirim sağlığını olumsuz etkileyebilir. Lif eksikliği de sindirim sorunlarına yol açabilir. Lifli gıdalar bağırsak hareketlerini düzenler ve kabızlığı önler. Ayrıca yetersiz su tüketimi de sindirim sorunlarına katkıda bulunabilir. Su, bağırsakların düzgün çalışması için önemlidir. Yanlış beslenme alışkanlıkları sindirim sisteminin doğru şekilde işlev görmesini engelleyebilir, bu nedenle sağlıklı ve dengeli bir diyetin benimsenmesi sindirim sağlığını korumak için önemlidir.

Stres ve Anksiyete

Stres ve anksiyete, sindirim sistemi sağlığı üzerinde büyük bir etkiye sahiptir. Bu duygusal durumlar, vücutta fizyolojik değişikliklere neden olarak sindirim süreçlerini olumsuz etkileyebilir. Stres anında vücut “savaş veya kaç” tepkisi verir ve bu sırada sindirim sistemi ikinci planda kalır. Bu, mide asit seviyelerinin artmasına, bağırsak hareketlerinin yavaşlamasına ve hatta bağırsak irritasyonuna yol açabilir. Ayrıca anksiyete sindirim organlarının spazmına ve aşırı gaz üretimine neden olabilir, bu da şişkinlik ve rahatsızlık hissine yol açar. Uzun süreli stres ve anksiyete, kronik sindirim sorunlarına, irritabl bağırsak sendromuna (İBS) veya mide ülserlerine yol açabilir. Bu nedenle stresle başa çıkmak, gevşeme tekniklerini öğrenmek ve gerektiğinde psikoterapi veya ilaç tedavisi gibi yöntemlere başvurmak sindirim sağlığını korumak için önemlidir.

Fiziksel Aktivite Eksikliği

Fiziksel aktivite eksikliği, sindirim sistemi sağlığı üzerinde önemli bir etkiye sahip olabilir. Düzenli egzersiz yapmamak, sindirim organlarının düzgün çalışmasını engelleyebilir. Özellikle bağırsak hareketlerinin yavaşlamasına ve kabızlığa yol açabilir. Bu durum, dışkının bağırsaklardan geçişini zorlaştırarak sindirim sorunlarına katkıda bulunur. Ayrıca fiziksel aktivite eksikliği obezite riskini artırabilir, bu da sindirim problemlerini tetikleyebilir. Obezite, reflü hastalığı ve hazımsızlık gibi rahatsızlıkları artırabilir. Düzenli egzersiz yapmak ise sindirim sistemini canlandırabilir, bağırsak hareketlerini teşvik edebilir ve kilo kontrolüne yardımcı olabilir. Bu nedenle fiziksel aktivite eksikliği sindirim sorunlarına yol açabilen önemli bir faktördür. Egzersiz rutini oluşturarak ve aktif bir yaşam tarzını benimseyerek sindirim sistemi sağlığını olumlu yönde etkileyebilirsiniz.

 

İlaçlar ve Antibiyotikler

İlaçlar ve antibiyotikler, sindirim sistemi sağlığı üzerinde önemli bir etkiye sahip olabilir. Birçok insan, farklı sağlık sorunlarını tedavi etmek veya semptomları hafifletmek için ilaçları düzenli olarak kullanır. Ancak bazı ilaçlar sindirim sorunlarına neden olabilir. Özellikle ağrı kesiciler ve asit baskılayıcılar, mide rahatsızlıklarına yol açabilir. Ağrı kesiciler, mide zarını tahriş edebilir ve mide ülserine neden olabilir. Asit baskılayıcılar ise mide asidini azaltırken sindirimi etkileyebilir, bu da sindirim sorunlarına yol açabilir. Antibiyotikler, bağırsak florasını bozarak ishale veya kabızlığa neden olabilir. Bu nedenle uzun süreli ilaç kullanımı gerektiren hastaların doktorlarıyla iletişim halinde olmaları ve olası sindirim sorunlarını takip etmeleri önemlidir. İlaçların yan etkilerini minimize etmek için dozaj ve kullanım talimatlarına uyulmalı ve doktor tavsiyelerine dikkat edilmelidir.

Gıda Alerjileri ve İntoleranslar

Gıda alerjileri ve intoleransları, sindirim sistemi sorunlarının yaygın nedenlerinden biridir. Gıda alerjileri, bağışıklık sisteminin belirli gıdalara karşı aşırı tepki vermesi sonucu ortaya çıkar. Bu tepki cilt döküntüleri, kaşıntı, şişlik, nefes darlığı ve sindirim sorunları gibi çeşitli semptomları içerebilir. Özellikle sık görülen alerjenler arasında fındık, süt, yumurta ve deniz ürünleri bulunur. Gıda intoleransları ise belirli gıdalara karşı sindirim sisteminin hassaslığını yansıtır. Örneğin, laktoz intoleransı süt ürünlerini sindirememe durumunu ifade eder ve sıklıkla gaz, şişkinlik ve ishale yol açar. Glüten intoleransı (çölyak hastalığı), buğday ürünlerinin tüketilmesine tepki olarak ince bağırsakta hasara neden olur ve sindirim sorunlarına katkıda bulunabilir. Gıda alerjileri ve intoleransları, belirli gıdaların tüketilmesinin ardından ortaya çıkan semptomlarla tanınabilir ve uygun diyet değişiklikleri ile kontrol altına alınabilir. Bu nedenle kişinin bu alerjenlere veya intoleranslara karşı farkındalığı önemlidir ve belirtilerinin nedenini anlamak için bir sağlık profesyoneline başvurması gerekebilir.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?

Published

on

 

Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.

İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.

Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.

“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”

Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.

Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.

Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.

Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:

  • Miyop görme kusuru
  • Astigmat problemi

Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.

Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.

Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.

Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:

  • Göz numarasının stabil olması
  • Kornea kalınlığının yeterli olması
  • Genel göz sağlığının uygun olması

Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.

Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.

https://venividigoz.com/smile-lazer

 

Continue Reading

Sağlık

Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.

Published

on

By

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.

“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.

“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”

“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:

“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”

“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”

Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.

Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?

Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı. 

“Rekabet siyasetin doğasında var”

Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.

Published

on

By

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı. 

En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.

“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”

“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”

Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.

magazin haberleri