Sağlık
Dr. Mert Sinan Bingöl: “Ruh Sağlığımız için Sorumluluk Almalıyız"haberi
Ruh sağlığının, en az beden sağlığı kadar hatta daha önemli olduğunu ifade eden uzmanlar, psikolojik dayanıklılığı artırmak için yapılması gerekenlerin arasında değer odaklı yaşama, gerektiğinde gurur yapmadan yardım isteme, yaşatılanları unutmadan affetme ile uyku ve beslenme alışkanlıklarına dikkat etme geldiğini söylüyor.
Ruh sağlığının, en az beden sağlığı kadar hatta daha önemli olduğunu ifade eden uzmanlar, psikolojik dayanıklılığı artırmak için yapılması gerekenlerin arasında değer odaklı yaşama, gerektiğinde gurur yapmadan yardım isteme, yaşatılanları unutmadan affetme ile uyku ve beslenme alışkanlıklarına dikkat etme geldiğini söylüyor. Psikiyatri Uzmanı Dr. Mert Sinan Bingöl, “Beden sağlığımız için nasıl ki sorumluluk alarak diyetler, egzersizler, estetik operasyonlar ve spor yapıyorsak, ruhsal sağlığımız için de sorumluluk almamız gerekir. Yoksa hayatın getirdiği yükleri ve bizden götürdüklerini hazmedemeyiz ve altında eziliriz.” dedi.
10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Federasyonu tarafından 1992 yılından itibaren Dünya Ruh Sağlığı Günü olarak kutlanıyor.
Üsküdar Üniversitesi NPİTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Mert Sinan Bingöl, 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı günü dolayısıyla, ruh sağlığı ve ruhsal iyilik hali hakkında bilgi verdi.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından yapılan tanıma göre ‘ruh sağlığı’nın; kişinin potansiyellerinin farkında olduğu, yaşamındaki stres faktörlerini yönetebildiği, üretken olduğu ve verimlilik içerisinde yaşamını sürdürerek topluma ve kendisine katkı sağlayabildiği bir ‘iyi olma’ hali olduğunu vurgulayan Dr. Bingöl, şunları dile getirdi:
Ruh sağlığımız için sorumluluk almalıyız
“Bu bağlamda ruhsal ‘iyilik’ halimizin, fiziksel sağlığımızı ve bedenimizi doğrudan etkilediği gözden kaçmamalıdır.
Ruh sağlığı, en az beden sağlığı kadar önemlidir, hatta daha önemlidir diyebiliriz. Bu bağlamda, beden sağlığımız için nasıl ki sorumluluk alarak diyetler, egzersizler, estetik operasyonlar ve spor yapıyorsak, ruhsal sağlığımız için de sorumluluk almamız gerekir. Yoksa hayatın getirdiği yükleri ve bizden götürdüklerini hazmedemeyiz ve altında eziliriz.”
Olumlu düşünmek iyi hissetmeyi sağlıyor
Olumlu düşünmenin hem ruh hem beden sağlığına olumlu etkilerinin bulunduğunu da kaydeden Dr. Bingöl, şöyle devam etti:
“Yapılan çalışmalarla olumlu düşünmenin, sadece ruhsal yönden bir rahatlama sağlamadığı, aynı zamanda vücut hücrelerimizin de işleyişini düzenlediği, iyi hissetmemizi sağlayacak hormonların ve moleküllerin sentezini arttırdığı gösterildi. Son dönemdeki bilimsel veriler, pozitif düşünmenin, genlerimizin yeniden düzenlenmesinde son derece olumlu katkılarının olduğunu gösteriyor.”
Kaygılı ve telaşlı olmayı ebeveynden öğreniyoruz
Gerçekten bir fiziksel saldırı altındayken her insanın kaygılanarak stres yaşayabileceğini ifade eden Psikiyatri Uzmanı Dr. Bingöl, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Fakat pek çoğumuz hayatın riskli doğasını ve belirsizlikleri kabul edemediğimiz için (riskleri sıfırlama çabası ve aşırı kontrol), ‘katı’ tutumlarımız nedeniyle değişime, dönüşüme kapalı yaşayarak kendimizi güncellemeyi ihmal ettiğimiz için, ‘çözüm’ odaklı davranmak yerine ruminatif (Olumsuz anıları daha sık zihne getirme) ve tekrarlayıcı bir şekilde soruna takılı kaldığımız için, belki de ebeveynlerimiz bizi küçük yaşlardan itibaren en kötü olasılığı düşünmeye ve öncelikle korunmaya, güvenliğe, önlem almaya motive ettiği için, bu derece kaygılı ve telaşlı olmayı öğrenmiş olabiliriz.”
Stres olgunlaştırırken, kronik stres zarar veriyor
Stres, acı, ağrı, kaygı ve korku gibi durumların insanlar için yaşamsal önemi olan, son derece gerekli mekanizmalar olduğunu belirten Dr. Bingöl, “Stres, her ne kadar kaçınılması gereken bir durum gibi gözükse de çoğu zaman büyümeyi ve olgunlaşmayı destekler; kişisel gelişimin ve değişimin önünü açar. Bu nedenle asıl problem, stresin varlığı değil, bir stres faktörünün zihninizi saatlerce, günlerce, haftalarca meşgul etmesi, yani kronikleşmesidir. Her şeyin dozunda ve dengeli olması önemlidir.” diye konuştu.
Stres anında vücudun kendisini olası bir ‘savaş’a hazırladığını da anlatan Psikiyatri Uzmanı Dr. Mert Sinan Bingöl, bu durumun sadece gerçek bir fiziksel saldırı altındayken değil, aynı zamanda ilişkisel sorunlar, maddi kaygılar, eleştiri veya nefret söylemleri gibi süreğen bir şekilde kafaya takılan herhangi bir zihinsel mesele yüzünden de tetiklenebildiğini dile getirdi.
Dr. Mert Sinan Bingöl, “Bu esnada kalpte çarpıntı olur, şeker seviyesi yükselir, göz bebekleri büyür, sırt, boyun ve baş ağrıları olur, boşaltım ihtiyacı artar, vücut, kanı kol ve bacaklara daha fazla gönderebilmek için tansiyonu yükseltir ayrıca bulantı ve kusma olur.” dedi.
Sen dans edersen, hücrelerin de dans eder!
‘Bedensel’ ve ‘zihinsel’ sistemlerin iç içe geçtiğini dile getiren Dr. Bingöl, şöyle devam etti:
“Mevcut sıkıntı ve stresiniz arttığı zaman hem bedensel hem ruhsal yapınız, herhangi bir şeyi içine alacak durumda değildir. Bu durumda ne rahat bir nefes alabilirsiniz içinize, ne bir yiyecek, ne bir düşünce. O an, her şey size fazla ve zorlayıcı gelir.
Unutmayın, zihin ve beden, karşılıklı etkileşim halindedir. Bu nedenle zihin, bir şeyden haz alırken, beden de haz alır. Zihin korkarken, beden de korkar. Zihin kaygılıysa, beden de kaygılıdır. Sen dans edersen, hücrelerin de dans eder. Bu nedenle, yaşadığımız olaylar hakkında ne düşündüğümüz, hangi sonuçlara ulaştığımız, başımıza gelenleri nasıl yorumladığımız ve nasıl tepki vermeyi seçtiğimiz çok önemlidir. Ruh sağlığımız çok önemlidir.”
Dr. Bingöl, her partnerinden ayrılan veya işinden çıkarılan kişinin aynı düzeyde stres yaşamadığını, bu bağlamda, psikolojik sorunların çoğunlukla yaşananları doğru anlamlandıramamaktan, değişime direnç göstermekten veya sorunların varlığını kabullenememekten kaynaklandığını ifade ederek, “Belirsizlikleri, acıları, riskleri, hastalıkları, ölüm gerçeğini ve hayatın özü itibariyle ‘sorunlar’ yumağı olduğunu belli bir ölçüde fark edip, anlayıp, kabul ettiğimizde gerçek hayatla uyumlanmış oluruz ve ruhsal iyileşme başlar.” şeklinde ifade etti.
Ruh sağlığımızı korumak için neler yapabiliriz?
Psikiyatri Uzmanı Dr. Mert Sinan Bingöl, psikolojik dayanıklılığı artırmak için yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:
– Değerlerinizin farkında olun ve değer odaklı yaşayın,
– Yaptıklarınızın ve yapacaklarınızın bir anlamı olsun,
– Sonuç odaklı değil, ‘süreç’ odaklı olun,
-Hayatınızla ilgili kararlar alırken olabildiğince esnek olun ve farklı koşullara da uyumlanma, adapte olma özelliğinizi geliştirin,
-Diğer insanlarla iyi ilişkiler kurmayı hedefleyin,
-Başkaları için çabalarken kendi kişisel gelişimimizi ihmal etmeyin,
-Özgüveninizi ve değerinizi dışsal faktörlere bağlamayın,
-Geçmişinizi unutmaya çalışmak yerine onu anlamlandırmaya çalışın,
-Sorun odaklı olmak yerine çözüm odaklı olun,
-Sorunlarınız için tek bir ‘katı’ bakış açısı benimsemek yerine bol alternatifli çözümler üretin,
-Hayattaki biricikliğimizi unutmadan kendinizi başkalarıyla değil sadece dünkü kendinizle kıyaslayın,
-Empatinizi geliştirerek başkalarının hissettiği duyguları anlamaya çalışın ve asla küçümsemeyin,
-Gerektiğinde gurur yapmadan yardım isteyin,
-Size yaşatılanları unutmayın ama affetmeyi deneyin,
-Uyku ve beslenme alışkanlıklarınıza dikkat edin,
-Yaşam havuzunuzu farklı musluklarla besleyecek şekilde zenginleştirin.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?
Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.
İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.
Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.
“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”
Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.
Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.
Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.
Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:
- Miyop görme kusuru
- Astigmat problemi
Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.
Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.
Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.
Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:
- Göz numarasının stabil olması
- Kornea kalınlığının yeterli olması
- Genel göz sağlığının uygun olması
Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.
Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.
https://venividigoz.com/smile-lazer
Sağlık
Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.
Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.
“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.
“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”
“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:
“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”
“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”
Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.
Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?
Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı.
“Rekabet siyasetin doğasında var”
Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı.
En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.
“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”
“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”
Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
-
Fashion9 yıl agoThese ’90s fashion trends are making a comeback in 2017
-
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
-
Fashion9 yıl agoAccording to Dior Couture, this taboo fashion accessory is back
-
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
-
Sports9 yıl agoPhillies’ Aaron Altherr makes mind-boggling barehanded play
-
Business9 yıl agoUber and Lyft are finally available in all of New York State
-
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
-
Sports9 yıl agoSteph Curry finally got the contract he deserves from the Warriors
