Connect with us

Sağlık

Baş ağrılarınızın sebebi çene eklem rahatsızlıkları olabilirhaberi

Çene eklemi bozukluğunun dengesiz kapanış varlığında ortaya çıkan kas ve sinir hastalığına bağlı bir bozukluk olduğunu belirten uzmanlar, bu rahatsızlığın en çok 20 ile 45 yaş arasında ortaya çıktığının altını çiziyor.

Published

on

Çene eklemi bozukluğunun dengesiz kapanış varlığında ortaya çıkan kas ve sinir hastalığına bağlı bir bozukluk olduğunu belirten uzmanlar, bu rahatsızlığın en çok 20 ile 45 yaş arasında ortaya çıktığının altını çiziyor. Çene eklemi rahatsızlığının en önemli belirtilerinden birinin ağrı olduğuna dikkat çeken Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Hacer Fulya Üçem, bu ağrının çene eklemi bölgesinde, başta, kulakta ya da boğazda olabileceğini ifade ediyor. Çene eklemi rahatsızlığı bulunan kişilerin yarısının herhangi bir tedavi için hekime başvurmadıklarını dile getiren Üçem, ilaç tedavisi ve ağız içi aparey tedavileri ile yüzde 85 oranında başarı elde edilebileceğini söylüyor.

Üsküdar Diş Hastanesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Hacer Fulya Üçem, baş ağrılarına neden olabilen ve baş boyun bölgesindeki ağrılarla karıştırılabilen çene eklem rahatsızlıkları hakkında bilgi verdi.

Baş ağrısı   ve migrenin sebebi çene eklem rahatsızlıkları olabilir

Çene eklemi rahatsızlıklarının en çok 20 ile 45 yaş arasında ortaya çıktığı gözlemlenirken, çene eklemi rahatsızlıklarının çoğu zaman baş ya da kulak ağrısı olarak kendini gösterdiğini biliyor muydunuz?

Çeneler arası ilişkiye ‘diş oklüzyonu’ denildiğini belirten Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Hacer Fulya Üçem, “Çene eklemi bozukluğu, dengesiz kapanış varlığında ortaya çıkan kas ve sinir hastalığına bağlı bir bozukluktur. Eklem, kafanın yan bölgesinden geçen sinir, kas ve kan damarlarında baskıya yol açtığında bu baş ağrısı  ve migrene sebep olabilir.” dedi. 

Diş kırıkları, sallanan dişler ve nedensiz diş ağrısı görülebilir

Pek çok kişinin dengesiz kapanışa sahip olmalarına karşın bu sorunu bir şekilde tolere edebildiklerini ve belirti göstermediklerini ifade eden Üçem, “Ağrıdan şikâyetçi olanların diş veya diş etleri direkt etkilenmiş olabilir ve baş ağrısından ziyade diş kırıkları, dolgu, sallanan dişler ve nedensiz diş ağrısı gibi şikâyetleri de olabilir. Eğer bu sorunlardan birinden şikâyetçiyseniz hemen bir diş hekimine görünmeniz gerekir.” uyarısında bulundu.

Çene eklem ağrıları ile kulak ve baş ağrıları karıştırılabilir

Çene eklemi rahatsızlığının en önemli belirtilerinden birinin ağrı olduğuna dikkat çeken Üçem, “Bu ağrı çene eklemi bölgesinde, başta, kulakta ya da boğazda olabilir. Kişiler ağrı nedeniyle ağızlarını tam açamama şikâyeti yaşayabilirler. Çene eklemi kulağın hemen önünde yer alan bir eklemdir bu nedenle çene kemiği ağrısı ile kulak ağrıları sık sık karıştırılabilir. Kişiler baş ağrısı ile çene eklemi rahatsızlığı arasında ilişki kuramasa da bu bölgede çevre kasların bulunması nedeniyle sık sık baş ağrısı şikâyeti görülür. Bir diğer belirtisi ise çene ekleminde gıcırdama ya da sürtünme şeklinde seslerin gelmesidir.” diye konuştu.

Dr. Öğretim Üyesi Hacer Fulya Üçem, çene eklem rahatsızlıklarının diğer belirtilerini ise şöyle sıraladı:

– Çene fonksiyonu sırasında eklemden ses gelebilir.

– Ağız açılırken alt çene sağa veya sola kayabilir.

– Ağız açıklığında kısıtlılık olabilir.

– Ağız kapalı ya da açık şekilde kilitli kalabilir.

– Yüz ve/veya baş boyun kaslarında ağrı olabilir.

– Kulak çınlaması olabilir.

– Yemek yeme sırasında eklemde şiddetli ağrı olabilir.

– Alt çene hareketlerinde koordinasyon bozukluğu olabilir.

Sorun çoğunlukla rutin diş muayenesi sırasında tespit ediliyor

Çene eklemi rahatsızlığı bulunan kişilerin yarısının herhangi bir tedavi için hekime başvurmadıklarını dile getiren Üçem, ancak rutin diş muayenesi sırasında çene eklemi sorunları tespit edilebildiğini söyledi.

Çene eklemi rahatsızlığı tedavi seçeneklerine değinen Üçem, “İlaç tedavisi ve ağız içi aparey tedavileri uygulanabilir. Ağız içine yerleştirilen apareyler ile uykuda bruksizmin ortaya çıkarabileceği rahatsızlıklar engellenebilir. Disk kayması, diskin yerinden çıkması gibi durumlarda yine ağız içi apareylerden yararlanılır ve bu tedaviler yüzde 85 oranında başarılı olur. Hastada büyüme anomalisi varsa, tümörler bulunuyorsa ve ağrısı sosyal hayatını etkiliyorsa son çare olarak cerrahi tedaviler tercih edilebilir.” bilgilerini paylaştı. 

Tedaviye multidisipliner olarak yaklaşıldığını sözlerine ekleyen Üçem, “Hastada psikolojik nedenler baskın ise psikolojik desteğe yönlendiriyoruz. Çene eklemi ile ilgili sorunlar belirgin ise çene eklemini tedavisi, medikal tedavi, fizyoterapiden fayda görüyoruz. Böylece kalıcı kulak şikâyetleri, çene eklemi şikâyetleri, diş problemleri ve kas ağrılarından kurtulmuş oluyoruz.” şeklinde konuştu.

Yiyecekler ağrı olan bölgedeki dişlerle çiğnenmeli

Çene eklemi rahatsızlığı olanların dikkat etmesi gereken bazı noktalar olduğunu vurgulayan Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Hacer Fulya Üçem, sözlerini şöyle tamamladı:

“Ağzın çok fazla açılmasını gerektirecek hareketlerden kaçınılmalı. Ön dişlerle büyük lokmalar ısırılmamalı, çatal bıçak kullanılarak arka dişlerle yemek yenmeli. Sakız çiğnemekten kaçınılmalı. Sadece tek bir eklemden ağrı geliyorsa özellikle ağrı olan taraftaki dişlerle yemek çiğnenmeli. Uyku pozisyonu yan veya yüzüstü değil, sırt üstü olmalı. Problemin şiddetine göre bölgenin sıcak tutulması gerekebilir. Fındık, ceviz gibi kabuklu yemişler dişlerle kırılmamalı. Çiğnemeye dirençli sert besinlerden kaçınılmalı.”

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?

Published

on

 

Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.

İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.

Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.

“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”

Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.

Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.

Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.

Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:

  • Miyop görme kusuru
  • Astigmat problemi

Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.

Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.

Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.

Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:

  • Göz numarasının stabil olması
  • Kornea kalınlığının yeterli olması
  • Genel göz sağlığının uygun olması

Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.

Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.

https://venividigoz.com/smile-lazer

 

Continue Reading

Sağlık

Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.

Published

on

By

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.

“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.

“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”

“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:

“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”

“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”

Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.

Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?

Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı. 

“Rekabet siyasetin doğasında var”

Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.

Published

on

By

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı. 

En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.

“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”

“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”

Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.

magazin haberleri