Sağlık
DANET'ten Sıcak Havalarda Et ve Et Ürünleri için Saklama ve Pişirme Önerilerihaberi
Ülkemizde ve dünyanın dört bir yanında her gün milyonlarca sofraya misafir olan et ve et ürünleri sektörünün köklü kuruluşu DANET, yurt genelinde etkili olan sıcak havalarda et ve et ürünleri için saklama ve pişirme önerilerinde bulundu.
Ülkemizde ve dünyanın dört bir yanında her gün milyonlarca sofraya misafir olan et ve et ürünleri sektörünün köklü kuruluşu DANET, yurt genelinde etkili olan sıcak havalarda et ve et ürünleri için saklama ve pişirme önerilerinde bulundu. İnsan beslenmesi açısından büyük önem taşıyan et ve et ürünlerinin, sadece satın alma noktasına kadar değil, pişirme öncesine dek soğuk saklanması önem taşıyor.
Kurulduğu 1975 yılından bu yana gıda sektöründe güçlü bir konum elde eden et ve et ürünleri markası DANET, ülkemizde ve dünyanın dört bir yanında her gün milyonlarca sofraya misafir oluyor. Gıda güvenliği ve kalite konusunda en yüksek standartları tavizsiz uygulayan DANET, tüketicilerine yurt genelinde etkili olan sıcak havalarda et ve et ürünleri için saklama ve pişirme önerilerinde bulundu.
Et ve Et Ürünleri Beslenme Açısından Çok Önemli
Önemli ölçüde sindirilebilir protein ve B12 vitaminin yanı sıra demir, potasyum, fosfor, sodyum, magnezyum, çinko gibi mineral maddeler içeren et ve et ürünleri, insan beslenmesinde önemli yer tutuyor. Et ve et ürünlerinden alınan hayvansal protein, özellikle beyin hücrelerinin gelişimi açısından önem taşıyor. 70 kilo bir insanın 70 gram olan günlük protein ihtiyacının 40-50 gramının hayvansal proteinden karşılanması ve bunun için de günde yaklaşık 200 gram et ve et ürünleri tüketilmesi gerekiyor.
Öte yandan insan beslenmesinde bu kadar değerli olan et ve et ürünlerinin, özellikle yaz aylarında ve sıcak havalarda bozulmadan saklanması ve besin değeri azaltılmadan pişirilmesi büyük önem taşıyor. Et ve et ürünleri çabuk bozulabilen, bozulduğunda kokuşan besin maddeleridir. Etlerin bozulmasına sebep olan fiziksel, kimyasal ve enzimatik faktörlerin, mikroorganizmaların çoğalmasının önüne geçilebilmek için soğutma ve dondurma işlemleri, et ve et ürünlerinde uygulanan en yaygın yöntemler olarak öne çıkıyor.
Piknik Alanlarında Sıcak Havaya Dikkat
Özellikle yaz aylarında açık havada piknik, pikniklerde de mangal yapmak, kültürümüzün bir parçası. Ancak, sıcak havalarda et ve et ürünlerinin piknik alanına götürülürken ve burada pişirme öncesi bekletilirken dikkatli davranmak gerekiyor. Evlerimizde buzdolabında sakladığımız et ve et ürünleri, piknik yerlerine taşınırken yolda uzun süre geçirilirse bozulma riskine maruz kalabiliyor. Bu gıdaların soğuk tutan termos çantalarda ya da en azından yanına buz kasetleri konularak taşınması gerekiyor. Et ve et ürünleri gibi sıcaklığa hassas ürünler buzdolabından en son çıkartılmalı. Öte yandan piknik alanlarında soğutucu yok ise, et ve et ürünlerinin pişirilmesine kadar uzun süre geçmemesi, ürünlerin sıcakta ve güneş altında bekletilmemesi gerekiyor. Bu gibi durumlarda özellikle kıyma ve köfte, kebap gibi kıymadan yapılan ürünlere ve çok hızlı bakteri üretebilen piliç ürünlerine çok dikkat etmek gerekiyor. Ayrıca bu ürünlerin iyi pişirilmesi ve içinin çiğ kalmaması da önem taşıyor.
Alışveriş Sonrası Eve Ulaşımın Uzun Sürmemesi Gerekiyor
Et ve et ürünlerinde soğuk zincirin korunması, özellikle sıcak havalarda büyük önem taşıyor. Soğuk zincir kavramınınsa sadece üretimden satış noktası arasında kalmayıp, satın alım sonrası evde buzdolabına kadar geçecek süreyi de kapsar şekilde düşünülmesi gerekiyor. Yaz aylarında marketten ya da kasaptan alınan etler, buzdolabına gidene kadar arabaların bagajlarında uzun süre bekletilebiliyor ve bu da et ve et ürünlerinde sıcaklığın yükselmesine ve bozulmalara neden olabiliyor. Özellikle kıyma, bu tür hatalardan çok daha çabuk etkileniyor.
Bilinçli Alışveriş
Et ve et ürünlerinin satış noktalarında mutlaka 0 ila +4 C derecede muhafaza edilmesi gerekiyor. Tüketicilerin satış noktalarında bu konuya uyulduğuna ve alışveriş sırasında ürün sıcaklığı, son kullanma tarihi ve etiket bilgilerine dikkat etmeleri büyük önem taşıyor. Bu tip ürünler alışverişin en sonunda alınmalı, mümkünse soğuk tutan çanta veya torbalarda taşınmalı ve bir an önce eve ulaştırılarak, buzdolabına yerleştirilmeliler.
Uzun Süreli Saklama için Bilinçli Dondurma
Dondurulmuş et ürünlerinin -18 C derece sıcaklıkta saklanması gerekiyor. Etin merkezindeki sıcaklığın -18 C derecede olması önem taşıyor. Bu şekilde soğutulan etler uygun koşullarda 6 ay ile 1 yıla kadar muhafaza edilebiliyor. Burada en önemli konu, donmuş etlerin çözüldükten sonra tekrar dondurulmaması. Bu konuya özellikle dikkat etmek gerekiyor. DANET, bunun önüne geçilmesi için etin dondurulmadan önce tüketim amacına göre porsiyonlanmasını ve parçalar halinde dondurulmasını öneriyor.
Eti Besin Değerini Kaybetmeden Pişirmek Gerekiyor
Et pişirirken lezzeti ve besin değerlerini koruyacak yöntemlerin ve tekniklerin kullanılması önem taşıyor. Etlerin uygun yöntemle pişirilmesi sadece lezzet için değil aynı zamanda çeşitli sağlık sorunlarına yol açmamak için de önemli. Pişirilerek tüketilen et hem daha kolay çiğnenerek sindirime hazır hale geliyor ve içeriğindeki vitamin ve minerallerin daha iyi emilimi sağlanıyor, hem de barındırma riski olan zararlı mikroorganizmalardan arındırılmış oluyor. Ancak yanlış teknik ve süre ile pişirilen et besin değerini kaybediyor. Etlerin pişirme süresinde de çok uzun süre ısı ile temas etmemesi, öte yandan da çiğ kalmadığına dikkat edilmesi gerekiyor.
Eti pişirmede genellikle yağda kızartma, kavurma, ızgara, fırında pişirme ve haşlama teknikleri kullanılıyor. Yaz aylarında ve çöl sıcaklarının hakim olduğu dönemlerde kızartma ve kavurma yerine haşlama, ızgara ve fırın gibi sağlıklı pişirme yöntemlerinin tercih edilmesi öneriliyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?
Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.
İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.
Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.
“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”
Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.
Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.
Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.
Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:
- Miyop görme kusuru
- Astigmat problemi
Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.
Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.
Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.
Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:
- Göz numarasının stabil olması
- Kornea kalınlığının yeterli olması
- Genel göz sağlığının uygun olması
Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.
Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.
https://venividigoz.com/smile-lazer
Sağlık
Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.
Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.
“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.
“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”
“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:
“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”
“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”
Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.
Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?
Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı.
“Rekabet siyasetin doğasında var”
Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı.
En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.
“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”
“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”
Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
-
Fashion9 yıl agoThese ’90s fashion trends are making a comeback in 2017
-
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
-
Fashion9 yıl agoAccording to Dior Couture, this taboo fashion accessory is back
-
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
-
Sports9 yıl agoPhillies’ Aaron Altherr makes mind-boggling barehanded play
-
Business9 yıl agoUber and Lyft are finally available in all of New York State
-
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
-
Sports9 yıl agoSteph Curry finally got the contract he deserves from the Warriors
