Connect with us

Sağlık

Her 4 Kişiden 1'i Hayatında En Az 1 Kez Bayılıp Geçici Şuur Kaybı Yaşıyorhaberi

Bayılma durumu senkop olarak tanımlanıyor.

Published

on

Bayılma durumu senkop olarak tanımlanıyor. Senkop kan akımının beyinde geçici olarak azalması sonucu şuur ve postür kaybıyla meydana geliyor. Bayılma, altta yatan birçok hastalığa bağlı olarak gelişebiliyor ve kaynağının belirlenmesi önem taşıyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Nöroloji Bölümü’nden Uz. Dr. Hatice Hale Tüzün, senkop (bayılma) ile ilgili bilgi verdi. 

Beyinde kan akımı geçici olarak azalıyor

Senkop (bayılma) beyin kan akımının geçici olarak azalması sonucu gelişen, birkaç dakika süren, geçici şuur ve duruş (postür) kaybı olarak tanımlanır. Yani hasta bayılma sırasında şuuru kaybolduğundan olup biteni hatırlayamaz ve postür kaybı nedeni ile düşer. Her 4 kişiden biri hayatı boyunca en az 1 kez senkop yaşamaktadır.

Senkop farklı nedenlerle ortaya çıkabiliyor

Senkopun kendisi bir hastalık değildir. Altta yatan bir hastalığın veya durumun sonucu olarak ortaya çıkar. En sık senkop nedeni olan durumlar;

  • Kalp ile ilgili nedenler
  • Kalp dışı nedenler

   1.Kalbe bağlı nedenler:

  • Kalp ritim bozuklukları
  • Kan basıncının düşük olması (hipotansiyon)
  • Kalp kapak hastalıkları ve kalp kası hastalıkları ve kalp hastalıkları 

2.Kalbe bağlı olmayan senkop nedenleri:

Vazomotor senkop (nörokardiyojenik senkop): Vazovagal senkop, aşırı ağrı hissi, kalabalık ve sıcak bir alanda ayakta durma, kan görme, sıcak duş alma, işeme, dışkılama gibi bir takım uyarılarla tetiklenebilir.  Vazovagal senkop öncesinde genellikle baş dönmesi, bulantı, terleme, kulak çınlaması, göz kararması gibi belirtiler görülür.

Karotis sinus senkopu: Beyini besleyen önemli bir damar olan ve boyunda bulunan karotis arterin 2’ye ayrıldığı yere karotis sinüs adı veriliyor. Burası basıya uğrarsa kalp hızında yavaşlama ve kan basıncında düşme olur. Bu çoğunlukla bir probleme neden olmaz fakat bazı hastalarda bu basıya cevap aşırı olabilir (karotis sinüs hipersensitivitesi) ve bunun sonunda ani bilinç kaybı olabilir. Hassas olan kişilerde başı yana çevirme, boyna sıkı takı takma veya boynu sıkan kıyafetler giyme nedeniyle senkop oluşabilir.

Defekasyon ve işeme senkopu: Dışkılama ve işeme sırasında meydana gelen bayılma nöbetleridir. İşeme senkopu sıklıkla gece idrarını yapmak için uyanan ileri yaş erkeklerde görülür. Mekanizmasının mesanenin aşırı dolmasının ardından ayakta-hızlı işeme ile mesanenin boşaltılması sırasında tansiyon değerlerinin hızlı düşmesi olduğu düşünülmektedir. 

Öksürük veya katılarak gülme ile ortaya çıkan senkop: Refleks senkop türü içerisinde yer almaktadır. Duygusal boşalmalarla tetiklenebilen bir bayılma türüdür. 

Psikojenik nedenlerle ortaya çıkan senkoplar (panik atak, konversif nöbetler): Panik atak, konversif nöbetler gibi durumlar gibi psikojenik nedenler sonucu ortaya çıkan bayılmalardır. 

Sebebi bilinmeyen senkoplar:   Bu durum senkop vakalarının üçte birini oluşturur ve tüm araştırmalara rağmen senkop nedeni tespit edilemez.

Altta yatan bir hastalığın bulunmadığı bazı senkopların nedenleri şöyle sıralanmaktadır:

  • Dehidrasyon
  • Yoğun duygusal stres
  • Endişe
  • Korkmak
  • Ağrı
  • Açlık
  • Alkol veya uyuşturucu kullanımı
  • Hiperventilasyon (çok fazla oksijen solumak ve çok fazla karbondioksitten çok hızlı kurtulmak)
  • Güçlü bir şekilde öksürme, boynu döndürme veya sıkı bir yaka takma (karotis sinüs aşırı duyarlılığı)
  • İdrar yapma (işeme senkopu)

Postural Ortostatik Taşikardi Sendromu (POTS)

Postural-ortostatik taşikardi sendromu, kişi oturduktan veya yattıktan sonra aniden ayağa kalktığında meydana gelen çok hızlı kalp atış hızından (taşikardi) kaynaklanmaktadır. Kalp atış hızı dakikada 30 vuruş veya daha fazla hızlanabilir. Artış genellikle ayakta durduktan sonra 10 dakika içinde gerçekleşir. Bu durum en çok kadınlarda görülür ancak erkeklerde de ortaya çıkabilmektedir. 

Çarpıntı, bulantı, kusma senkop nedeni olabilir

Senkop öncesinde (presenkop dönem) hastalarda genellikle çarpıntı, bulantı, kusma,  baş dönmesi, soğukluk-solukluk, terleme, şaşkınlık yakınması vardır. Kişi eğer bu belirtileri tanıyor ise hissettiği sırada oturabilir ya da ayaklarını yukarı kaldırıp uzanabilirse presenkop bulguları gerileyip senkop ortaya çıkmayabilir. Eğer kişi bayılırsa şuur ve postür kaybıyla meydana gelen senkop sonucu kişide düşüş yaşanmaktadır. 

Senkop tanısı için olay yakınındaki kişiler dinleniyor

Senkop tanısı için en önemli adım hastanın ve olay sırasında yakınında bulunan kişilerin dinlenmesi, tıbbı geçmişe yönelik ayrıntılı öykünün alınması ve ardından fizik/ nörolojik muayenedir. Öykü ve fizik muayene sonrasında gerekirse kardiyolojik incelemeler (muayene/EKO/EKG/ ritim ve tansiyon holter, tilt table testi) ve nörolojik incelemeler (Beyin tomografisi veya MRI, EEG (epileptik nöbet ile benzeyen senkoplarda) yapılır.

Tedavi kişiye özgü planlanmalıdır 

Senkop tedavisi hastanın ve hastalığın özelliklerine göre değişmektedir. Özellikle hastanın yaşına, bayılma sırasındaki şikayetlerine ve altta yatan hastalıklara göre değişmektedir. Genelde çoğu kişide senkop nedensiz ve bir kereye mahsus yaşanabilmektedir. Ancak sık tekrarlayan vakalarda altta yatan neden kalp damar hastalıklarıyla veya diğer başka hastalıklarla bağlantılı ise bu hastalıklar tedavi edilmektedir. 

Doğru tanı ve tedavi planlaması ile senkop yönetilebilir ve kontrol altına alınabilir tıbbi bir sorundur. Bir senkop atağı geçirildiğinde bir başka nöbet geçirme olasılığı yaklaşık %30’dur. Başka bir atak geçirme riski ve durumun kişiyi nasıl etkilediği, nedenleri ve yaş, cinsiyet ve sahip olunan diğer tıbbi problemler dahil olmak üzere çeşitli faktörlere bağlıdır. 

Bayılma her zaman önlenemeyebilir

Bayılma her zaman önlenemeyebilir. Bayılacak gibi hissediyorsanız, uzanın ve bacaklarınızı kaldırın. Bu eylem, yerçekiminin beyninize kan akışını sürdürmesini sağlar. Eğer yatamıyorsanız, oturun ve kendinizi daha iyi hissedene kadar başınızı dizlerinizin arasına koyun.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?

Published

on

 

Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.

İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.

Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.

“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”

Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.

Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.

Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.

Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:

  • Miyop görme kusuru
  • Astigmat problemi

Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.

Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.

Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.

Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:

  • Göz numarasının stabil olması
  • Kornea kalınlığının yeterli olması
  • Genel göz sağlığının uygun olması

Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.

Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.

https://venividigoz.com/smile-lazer

 

Continue Reading

Sağlık

Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.

Published

on

By

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.

“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.

“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”

“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:

“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”

“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”

Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.

Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?

Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı. 

“Rekabet siyasetin doğasında var”

Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.

Published

on

By

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı. 

En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.

“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”

“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”

Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.

magazin haberleri