Connect with us

Sağlık

Şimdi De Cinsiyet Değiştirme Ameliyatlarını Hedef Aldı, “Allah’a Karşı Gelmek” Dedi

Published

on

Cinsiyet Değiştirme Ameliyatları Tartışması gündemde !

Türkiye’de cinsiyet ve kişilerin cinsel yönelimlerine yönelik söylemler devam ediyor. Covid-19 Pandemisi sürecinde aşı karşıtlığı söylemleriyle bilinen Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Serhat Fındık, bu kez de cinsiyet değiştirme ameliyatlarını hedef aldı, SGK’nın ameliyatları karşılamasına tepki gösterdi. Devam eden twitlerinde Dünya Tabipler Birliği Cenevre Bildirgesi Hekimlik Andını’nın fotoğrafını paylaşarak, “Hekimlik andı içmiş hiçbir hekim, “cinsiyet değiştirme ameliyatını ve tedavilerini” onaylamaz, uygulamaz ve bu tip insan fıtratına aykırı işlemler karşısında sessiz kalmaz…” diyen Fındık’ın paylaşımlarına ilişkin Bilim Sağlık Haber Ajansı (BSHA) Türk Tabipleri Birliği Başkanı Dr. Şebnem Korur Fincancı‘dan değerlendirme aldı. Fincancı, eşcinselliğin DSÖ tarafından hastalık statüsünden çıkartılmasına ve Türkiye’nin de DSÖ üyesi bir ülke olduğuna atıfta bulunarak, “Hakikat ötesi ve bilim dışı açıklamalarla toplumdaki ayrıştırıcılık beslenmeye çalışıyor. Kınıyoruz” dedi. 

Seçim Sürecindeki Söylem Devam Ediyor

Mayıs ayında ivme kazanan, iki tur şeklinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı seçimleri sürecinde kişilerin cinsiyet özgürlüğünü hedef alan söylemler iktidar partisi ve destekçileri tarafından sık sık gerçekleştirildi. Eşcinsellerin hedef alındığı, gösterildiği seçim sürecinin ardından sosyal medyada da konuyla ilgili paylaşımlar gerçekleştirilmeye devam ediliyor. Seçim sonrasında da bir profesör hekimin eşcinsellik, cinsiyet değiştirme, cinsiyet değiştirme ameliyatlarını hedef alan paylaşımları dikkat çekti. Göğüs Hastalıkları Uzmanı, Alerji ve Uyku Tıbbı Profesörü Dr. Serdar Fındık, twitter üzerinden cinsiyet değiştirme ameliyatlarının ülkemizde Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından karşılanmasını eleştirdi, konuyla ilgili ‘Asıl tedavisi psikolojik/psikiyatrik çünkü tamamen ruhsal bir durum tıp etiğine aykırı ALLAH’a karşı gelmek En kısa sürede yasaklanmalı” şeklinde paylaşımda bulundu. 

fındık

 “SGK Tarafından Karşılanıyor, Allah’a Karşı Gelmek”

Prof. Dr. Serhat Fındık, 31 Mayıs’da twitterda yaptığı paylaşımlarda cinsiyet değiştirme ameliyatlarının ve ömür boyu ilaç tedavilerinin Türkiye’de SGK tarafından karşılandığı bilgisini kamuoyuyla paylaştı. “RUSYA “Cinsiyet değiştirme ameliyatlarını” yasaklayan kanun teklifi sunuldu. Doğrusunu yapıyorlar” diyerek paylaşımlarına devam eden Prof. Dr. Fındık, Amerika’da cinsiyet değiştirerek erkek olan bir kadının fotoğraflarını yayınladı. Fındık, “Bir kızın “erkek”?! olması veya bir erkeğin “kız” olması Cinsiyet değiştirme ameliyatları ve hayat boyu ilaç tedavileri Ülkemizde SGK tarafından karşılanmakta Hiçbir zaman çocuk sahibi olamayacaklar. Asıl tedavisi psikolojik/psikiyatrik çünkü tamamen ruhsal bir durum Tıp etiğine aykırı ALLAH’a karşı gelmek En kısa sürede yasaklanmalı” dedi. 

Hekimlik Andı İçmiş Bir Hekim Cinsiyet Değiştirme Ameliyatı ve Tedavilerini Onaylamaz

Fındık ayrıca, Dünya Tabipler Birliği Cenevre Bildirgesi Hekimlik Andını’nın fotoğrafını paylaştığı bir başka tweetinde; “Hekimlik andı içmiş hiçbir hekim, “cinsiyet değiştirme ameliyatını ve tedavilerini” onaylamaz, uygulamaz ve bu tip insan fıtratına aykırı işlemler karşısında sessiz kalmaz…” cümlelerini kullandı. Cenevre Bildirgesi Hekimlik Andı’nda cinsiyet, cinsel yönelim konusunda geçen madde şu şekilde: “Görevimle hastam arasına; yaş, hastalık ya da engellilik, inanç, etnik köken, cinsiyet, milliyet, politik düşünce, ırk, cinsel yönelim, toplumsal konum ya da başka herhangi bir özelliğin girmesine izin vermeyeceğime…” Prof. Dr. Fındık’ın paylaşımları takipçilerinden bazılarından destek alırken, bazıları paylaşıma tepki gösterdi. 

fincanci

TTB Başkanı Fincancı: Hakikat Ötesi, Bilim Dışı Söylemleri Kınıyoruz!

Bilim Sağlık Haber Ajansı (BSHA) Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Dr. Şebnem Korur Fincancı’dan konuyla ilgili değerlendirme aldı. Kişilerin cinsel eğilimleri ile ilgili tercihlerine yönelik yapılan söylemlerin hekimler tarafından hedef alınmasını, cinsiyet değiştirme ameliyatlarının SGK tarafından karşılanmasına yönelik saldırıların doğru olmadığını, hakikat ötesi ve bilim dışı söylemleri kınadıklarını belirtti. Bu söylemlerin toplumdaki ayrıştırıcılığı besleyeceğini belirten Fincancı, eşcinselliğin sağlık sorunu değil doğrudan kişililerin cinsiyet kimliği ve cinsel yönelimiyle bağlantılı olduğunu ve tıp biliminin burada herhangi bir biçimde bir hastalık tanımı yapmayacağını hatırlattı.

TTB Başkanı Dr. Fincancı sözlerine şöyle devam etti: “Uluslararası alanda tüm dünyada hekim birlikleri bu yönde bildirgelerle, açıklamalarla konuyu gündemde tutarak bilim dışı söylemlerin önünün kesilmesi için çaba sarf ediyor. Ancak aynı zamanda tüm dünyada neoliberal kapitalist sistemin kültürel kodlarını oluşturmak üzere yerleşik hale getirmeye çalıştığı postmodernizm ve beraberindeki hakikat ötesi çağ, bilim dışılığın sanki hakikatmış gibi değerlendirilmesine de kanal açıyor. Bu elbetteki çok tehlikelidir. Ve ne yazık ki son dönemde hukuk alanının da bu bilim dışılığı ifade özgürlüğü gibi değerlendirmesiyle karşılaşıyoruz.”

Anayasa Mahkemesi “İfade Özgürlüğü” Kapsamında Değerlendiriyor!

TTB Onur Kurulu ve Yüksek Onur Kurulu tarafından yargıya taşınan bu ve benzer ‘bilim dışı’ açıklamaların, vakaların Anayasa Mahkemesi tarafından ifade özgürlüğü kapsamına alındığına dikkat çeken Fincancı, “Anayasa Mahkemesi, bilim dışı açıklamalar yapan tıp biliminin ilkelerine aykırı, tıbbi uygulamalar içerisinde olan ya da görüşler bildiren meslektaşlarımızın bu açıklamaları konusunda ifade özgürlüğü kararları veriyor. Bunlar üstelik, TTB’nin onur kurulu ve yüksek onur kurulunun bu konuda etik ihlal kararlarına karşı yapılıyor. Bu yüzden bu söylemler çok tehlikelidir. Cinsiyet kimliği ve cinsel yönelimi nedeniyle insanlar ayrımcılığa uğrayacaktır. Gereksinim duydukları tıbbi desteği almak yerine bu kimliklerine yönelik saldırılarla karşı karşıya kalacaklardır. Bu toplumdaki zaten var olan ayrıştırmanın da bir parçasına dönüşeceklerdir” dedi. 

“COVİD-19 Pandemisinde De Karşımıza Çıkmıştı!”

Hakikat ötesi tutumda ve bilim dışı paylaşımların, söz konusu kişi özelinde de, özellikle COVİD-19 pandemisi sırasında da toplumun karşısına çıktığını söyleyen TTB Başkanı Fincancı, “Sağlık politikalarının yönlendirilmesinde yönlendirici olma eğilimini, Covid-19 sürecinde de görmüştük. İstanbul Sözleşmesi’nden nasıl bir gecede çıkıldıysa, evet çıkma gerekçesi düşünüldüğünde, çok kolaylıkla Sosyal Güvenlik Kurumu’nun ameliyatları destekleme kararını da geri çekmesi ile karşı karşıya kalabiliriz. Bu ameliyatlar, merdiven altı mekanlarda yapılıyordu. Ve ne kadar ciddi sağlık riskleri oluşturduğunu da, SGK’nın cinsiyet değiştirme ameliyatlarını karşılamadığı zamanlardan biliyoruz. Nasıl ciddi sağlık sorunları yarattığını görmüştük. Yine özellikle kadınların 10 haftaya kadar istenmeyen gebeliklerini sonlandırma konusunda kamu sağlık otoritesi geri çekilmiş durumdadır. Pek çok hastanede yasal olmasına rağmen uygulama olanağı ortadan kalktı. Ve merdiven altı alanlarda kadınlar 10 haftaya kadar olan istenmeyen gebeliklerini sonlandırma çabası içerisindedir. Çünkü sağlık sistemi ile karşı karşıya kaldı.Hakikat ötesi, bilim dışı söylemlerin bu paylaşımlarla bütün topluma yayılmasına olanak sağlanmaktadır. Adım adım siyasi otoritenin eşcinsellik ile ilgili tutumunu bu kişiler hakikat ötesi ve bilimdışı açıklamalarıyla beslemiş olacaklardır” diye konuştu. 

Türkiye’nin de Üyesi Olduğu DSÖ Eşcinselliği Hastalık Statüsünden Çıkardı

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından 1990 yılında escinsellik, hastalık statüsünden çıkarıldı. DSÖ’nün bu kararı, DSÖ üyesi ülkeler tarafından da kabul edildi. Türkiye, 9 Haziran 1949 tarih ve 5062 sayılı Kanunla DST Anayasasını onaylayarak üyesi oldu. BSHA’nın wikipedia.org internet sitesinden derlediği bilgilere göre; bu kararla eşcinsellik bir hastalık, bozukluk ya da eksiklik olmaktan çıkarıldı, 3 farklı yönelimden biri olduğu, 3-4 yaşlarına kadar belirlenen, kişinin kendi seçmediği bir durum olarak tıp bilimi tarafından tespit edildi. Ayrıca 1993 yılında DSÖ eşcinselliği ‘Uluslararası Hastalıkların Sınıflandırılması’ndan da çıkardı. ICD-10 maddesinde ‘cinsel yönelim, tek başına, bir hastalık olarak kabul edilemez’ vurgusundan bulunuldu. DSÖ’nün kararından çok önce 1973 yılında Amerikan Psikiyatri Derneği (APA) eşcinselliği ‘Akıl Hatalıkları Teşhis ve İstatistikleri Klavuzu’ndan çıkararak, eşcinselliğin insanların cinselliğinin pozitif ve normal çeşitlerinden biri olduğunu açıkladı. 1973, 1990 ve 1993 yıllarında WHO ve APA tarafından eşcinsellik ile ilgili tespitler yapılmış; eşcinselliğin bir hastalık olmadığı, doğuştan kaynaklı bir yönelim olduğunun  altı çizilmiştir. (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı) 

 

Continue Reading

Sağlık

Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?

Published

on

 

Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.

İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.

Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.

“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”

Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.

Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.

Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.

Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:

  • Miyop görme kusuru
  • Astigmat problemi

Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.

Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.

Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.

Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:

  • Göz numarasının stabil olması
  • Kornea kalınlığının yeterli olması
  • Genel göz sağlığının uygun olması

Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.

Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.

https://venividigoz.com/smile-lazer

 

Continue Reading

Sağlık

Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.

Published

on

By

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.

“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.

“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”

“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:

“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”

“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”

Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.

Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?

Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı. 

“Rekabet siyasetin doğasında var”

Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.

Published

on

By

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı. 

En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.

“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”

“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”

Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.

magazin haberleri