Sağlık
Kaçuv'dan Deprem Bölgesindeki Tedavi Gören Çocuklara Önemli Destekhaberi
KAÇUV’DAN 15 ŞUBAT ÇOCUKLUK ÇAĞI KANSERİ GÜNÜ İÇİN UMUT VEREN MESAJ: TEDAVİDE BAŞARI ORANI YÜZDE 80 Türkiye’de her yıl 5 bin çocuk kansere karşı mücadele veriyor.
KAÇUV’DAN 15 ŞUBAT ÇOCUKLUK ÇAĞI KANSERİ GÜNÜ İÇİN UMUT VEREN MESAJ: TEDAVİDE BAŞARI ORANI YÜZDE 80
Türkiye’de her yıl 5 bin çocuk kansere karşı mücadele veriyor. 15 Şubat Çocukluk Çağı Kanseri Günü’nde farkındalık sağlamayı hedefleyen Kanserli Çocuklara Umut Vakfı (KAÇUV), ‘Sarıyı Fark Et’ kampanyası ile hem tedavi gören ihtiyaçlarına dikkat çekiyor hem de erken teşhisin önemini vurguluyor. Vakıf, Türkiye’de gerçekleşen deprem felaketi sonrasında tedavi gören çocuklara ve ailelerine destek olmak için de hızlı bir şekilde organize olarak destek çalışmalarına başladı.
KAÇUV, kurulduğu tarihten bu yana kanser tedavisi gören çocuklara yönelik, tedavilerinin sürekliliğini sağlamak, psikososyal hizmetler sunmak ve uygun tedavi ortamı sağlamak gibi önemli faaliyetler yürütüyor. Vakfın en önemli hizmeti olan Aile Evleri’nde, çocuklar ve aileleri tedavi süreçleri boyunca ücretsiz olarak konaklayabiliyor. Bunun dışında, çocukların psikolojik, sosyal, fiziksel ve tıbbi açıdan yaşam kalitelerini artıracak etkinlikler ve projeler yürüten KAÇUV, Umudum Eğitim Burs Programı ve Umutlu Kutu projesi gibi önemli çalışmalar da yürütüyor.
Tanı ve tedavide kaydedilen önemli gelişmeler sayesinde çocukluk çağı kanserlerinde sağ kalım oranları artıyor. Projeleri ile binlerce çocuğa ve ailelerine ulaşan KAÇUV, özellikle erken teşhis ile ilgili kamuoyunu bilinçlendirmeye devam ediyor.
KAÇUV, DEPREM BÖLGESİNDE TEDAVİ GÖREN ÇOCUKLAR VE AİLELERİNİN YANINDA!
KAÇUV, Kahramanmaraş’ta gerçekleşen ve 10 ilimizi etkileyen depremler sonrasında bölgedeki destek çalışmalarına başladı. Tedavi gören çocuklar ve ailelerinin ihtiyaçlarının belirlenmesi ve karşılanması için organize olan vakıf, bölgedeki çalışmalarını şöyle sıraladı:
Konaklama Desteği:
Depremden etkilenen ve tedavisi devam eden çocuklar ve aileleri için öncelikle KAÇUV Aile Evleri’nde konaklama desteği sağlıyoruz. Ayrıca İstanbul, Bursa, İzmir, Ankara ve Antalya illerinde otel ve misafirhanede farklı sürelerde konaklama desteği de sağlayacağız.
Gıda Desteği:
Tedavisi devam eden 221 çocuk ve ailesine, 3 ay boyunca her hafta düzenli olarak dijital alışveriş kodu ile gıda desteği sağlıyoruz.
İlaç Desteği:
İstanbul Eczacı Odası iş birliği ile kanser tedavisi gören çocuklar için ilaç temini desteği sağlıyoruz.
Nakdi Destek:
221 depremzede ailenin (ilaç, yakacak, giyecek, ev tekstili vb.) ihtiyaçlarını karşılamak üzere üç ay boyunca nakdi destek sağlıyoruz.
Umutlu Kutu Desteği:
Deprem bölgesindeki 1000 aileye medikal ve hijyen ürünlerinden oluşan ‘Umutlu Kutu’larımızı ulaştırıyoruz.
Psikososyal Destek:
KAÇUV psikologları ve gönüllüleri ile tedavisi devam eden çocuklara yönelik sürdürdüğümüz “Sanatla Hayata Renk Kat Projesini” depremden etkilenen çocuklar ve aileleri için yaygınlaştıracağız.
Gönüllü Desteği:
Gönüllülerimiz ile afet bölgesinde ihtiyaç olan alanlarda koordinasyon desteği sağlayarak teyitli ve doğru bilginin akışını sağlıyoruz.
SARIYI FARK ET!
KAÇUV, bu yıl da çocukluk çağı kanserlerine dikkat çeken çalışmalarını sürdürüyor. Vakıf tarafından gerçekleştirilen ‘Sarıyı Fark Et!’ kampanyası kapsamında, 10 farklı ilde (İstanbul, Kırklareli, Bolu, Bilecik, İzmir, Bursa, Çanakkale, Sinop, Burdur, Eskişehir) belediyelerin outdoor alanlarında, sosyal medyada ve ekranlarda erken teşhisin önemine dikkat çekilecek.
KAÇUV ayrıca, 14 Şubat tarihinde Yönetim Kurulu Başkanı Prof. İnci Yıldız’ın ve vakıf psikologlarının katılımıyla bir sunum gerçekleştirildi. Sunumda Prof. Dr. İnci Yıldız tarafından, ‘kanser nedir, kanser tanısı ve tedavi yöntemleri nelerdir?’ gibi konuların yanı sıra uzmanlar tarafından Deprem ve Çocukla İletişim ve Kriz Anlarında Bedensel Tepkiler başlıklarında bilgiler verildi. Vakıf, iş birliği yapılan kurumlarla da 15 Şubat tarihinde hem dijital hem fiziki ortamlarda farkındalık çalışmalarını sürdürecek. Bu süreçte çok sayıda kurumun çalışanları sarı kurdelelerini takarak sosyal medyadan paylaşımlar yapacak ve kurumlar kendi sayfalarından yapacakları duyurular ile KAÇUV’a destek olacak.
Ayrıca, çocukluk çağı kanserine hakkında farkındalık yaratmak ve erken teşhisin önemine dikkat çekmek amacıyla 15 Şubat tarihinde Fatih Sultan Mehmet Köprüsü sarı ışık ile renklendirilecek.
EN SIK GÖRÜLEN KANSERLERDE SIRALAMA DEĞİŞTİ!
Türkiye’de yılda 3 bin 500 çocuğa, yani her 3 saatte 1 çocuğa kanser teşhisi konulduğunu belirten KAÇUV Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İnci Yıldız, bu sayının nükslerle birlikte 5 bine ulaştığı bilgisini verdi.
“Çocukluk çağı kanserleri en sık 0-5 yaş aralığında ve 10-15 yaş döneminde ortaya çıkmaktadır.” şeklinde konuşan Prof. Dr. Yıldız, sözlerine şöyle devam etti:
“Türkiye’de ve dünyada çocukluk çağında görülen kanserlerin yüzde 30’unu lösemi oluşturur. Her yıl yaklaşık 2 bin çocuğa lösemi teşhisi konuluyor. Önceki yıllarda yüzde 70 civarında olan bu oran, bu sene yüzde 70-80 oranında değişiklik göstermektedir. Ülkemizde önceki yıllarda ikinci sıklıkta lenf bezi kanserleri görülürken, artık gelişmiş ülkelerdeki gibi bizde de ikinci sırada beyin tümörleri gelmektedir. Onu sırası ile Lenfoma (Hodgkin ve Hodgkin Dışı Lenfoma), Nöroblastom, Wilms Tümörü, Yumuşak Doku Sarkomları (Rabdomiyosarkom) izler. Kemik, deri, göz ve karaciğer tümörleri ise daha nadirdir.”
ÇOCUKLUK ÇAĞI KANSERLERİNDE HANGİ BELİRTİLER DİKKATE ALINMALI?
Çocukluk çağı kanserlerinin çok az bir kısmının kalıtsal olduğu biliniyor. Bunun yanında her kanser türünün farklı belirtilerle kendini gösterdiğini de vurgulayan Prof. Dr. İnci Yıldız, ailelerin dikkat etmesi gereken önemli belirtileri şöyle sıraladı:
“Lösemi hastalığı; iyileşmeyen enfeksiyonlar, aşırı halsizlik, deride solukluk ve kanamalar, karaciğer ve dalakta büyüme, lenf bezlerinde şişme belirtileriyle kendini belli ediyor. Böbrek kanseri, böbrek üstü bezi, lenfoma dediğimiz beze kanserlerinin de kendine özgü belirtileri var. Lenfomalar, beze şişlikleriyle gelir. Böbrek ve böbrek üstü bezi tümörleri, karında şişlikler veya devamlı karın ağrısıyla kendini gösterebiliyor. Kemik tümörleri daha büyük yaştaki çocuklarda kemikte bir şişlik ve ağrıyla ortaya çıkıyor. Bu nedenle aileler en ufak bir belirti bile görüyorsa ihmal etmeden mutlaka doktora başvurmalı.”
TEDAVİDE BAŞARI ORANI YÜZDE 80!
Tedavide genellikle çok sayıda ilacın birlikte veya dönüşümlü kullanıldığını belirten Prof. Dr. Yıldız, sözlerine şöyle devam etti:
“Her tümörde etkili ilaç kombinasyonları değişir ama erişkinlerde kullanılan ilaçlar ile ortak olan ve olmayan ilaçlar var. Örneğin ışın tedavisinin, küçük yaşlardaki çocuklarda kullanımı kısıtlıdır. Tedavide başarı oranı ortalama yüzde 80 civarındadır. Son yıllarda halk arasında akıllı ilaç olarak adlandırılan hedefe yönelik tedaviler de başarıyı büyük oranda artırmaktadır.”
CESUR ÇOCUKLARA UMUT DESTEĞİ
20 yılı aşkın bir süredir kanser tedavisi gören çocukların ve ailelerinin destekçisi olan, ihtiyaçlarına çare arayan ve başarılı projelere imza atan Kanserli Çocuklara Umut Vakfı, bu umuda ortak olacak destekçilerini bekliyor. Vakfın projeleri hakkında bilgi almak ve kanserle cesurca mücadele eden çocuklara destek olmak isteyenler www.kacuv.org adresinden bilgi alabilir.
Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?
Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.
İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.
Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.
“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”
Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.
Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.
Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.
Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:
- Miyop görme kusuru
- Astigmat problemi
Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.
Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.
Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.
Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:
- Göz numarasının stabil olması
- Kornea kalınlığının yeterli olması
- Genel göz sağlığının uygun olması
Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.
Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.
https://venividigoz.com/smile-lazer
Sağlık
Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.
Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.
“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.
“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”
“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:
“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”
“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”
Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.
Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?
Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı.
“Rekabet siyasetin doğasında var”
Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı.
En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.
“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”
“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”
Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
-
Fashion9 yıl agoThese ’90s fashion trends are making a comeback in 2017
-
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
-
Fashion9 yıl agoAccording to Dior Couture, this taboo fashion accessory is back
-
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
-
Sports9 yıl agoPhillies’ Aaron Altherr makes mind-boggling barehanded play
-
Business9 yıl agoUber and Lyft are finally available in all of New York State
-
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
-
Sports9 yıl agoSteph Curry finally got the contract he deserves from the Warriors
