Sağlık
Ayrılık sonrası beyinde neler oluyor?haberi
İlişkilerde bireylerin özellikle planlanmamış ayrılıklar sonrası ilk saniyelerde yaşananlara anlam verememe ve inkâr yoluna gidebildiğini belirten uzmanlar, ayrılık sonrasında beyindeki dopamin, serotonin ve oksitosin dengesinin bozulduğunu ifade ediyor.
İlişkilerde bireylerin özellikle planlanmamış ayrılıklar sonrası ilk saniyelerde yaşananlara anlam verememe ve inkâr yoluna gidebildiğini belirten uzmanlar, ayrılık sonrasında beyindeki dopamin, serotonin ve oksitosin dengesinin bozulduğunu ifade ediyor. Ayrılık sonrasında kişilerin depresif ve kaygılı bir ruh haline dönüştüğünü vurgulayan Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, kişilerin ayrıldıkları partnerlerinin sosyal medya hesaplarına takılı kalıp partnerle gidilen yerlere çok sık giderek beynin ödül merkezini hafif de olsa uyaracak davranışlarda bulunduklarına dikkat çekiyor. Ayrılığın tehdit olarak görülmemesi gerektiğini kaydeden Demir, arkadaşlarla eğlenceli planlar yapmayı, tatile gitmeyi, aile ile zaman geçirmeyi, eskiden yapıldığında zevk veren etkinliklere yeniden vakit ayırmayı ve spor yapmayı tavsiye ediyor.
Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, ilişkilerdeki ayrılıkların bireylerin beyinlerindeki kimyasallarda ve davranışlarda neden olduğu etkilere değinerek önemli tavsiyelerde bulundu.
Ayrılık sonrası ilk tepki ‘inkâr’ oluyor
Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, ilişkideki kayıp karşısında ilk saniyelerde yaşanılana anlam verememe ve inkâr etme yoluna gidilebildiğini söyledi ve sözlerine şöyle devam etti:
“Planlanmamış bir ayrılık sürecinde bu çok daha fazla görülür. İlişkinin bittiği kabullenilemez. Bu aşamada partneri arama isteği, kızgınlık, öfke, yeniden bir araya gelmeye dair beklenti ya da bir daha böyle bir ilişki kuramayacağım korkusu başlayabilir. Ayrılığın kabullenme aşamasında ise kişinin kendini ya da partneri suçlaması, üzüntü ve günlük işlevsellikte düşüş gibi tablolar karşımıza çıkabilir. Zorlayıcı duygular sebebiyle “zaman durdu sanki” denilen bir döneme girilebilir. Yaşanılan yoğun duygular sebebiyle beynimiz daha fazla ayrıntı hatırlar ve olayın uzun sürdüğü, içinde bulunduğumuz zamanın geçmediği algısına kapılabiliriz. Bu aşamada unutmamamız gereken en önemli nokta zamanın durmadığı ve bu sürecin geçeceğidir. Yeniden hayata dönme evresinde ise ilişkinin kaybına yönelik zorlayıcı duygular azalır, normal yaşantıya geri dönüş başlar.”
Oksitosin ayrılık sonrası süreci zorlaştırıyor
Romantik ilişki sırasında beyinde oksitosin olarak adlandırılan bağlanma hormonunun salgılandığını belirten Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Özellikle uzun süreli bir ilişkiden çıkıldıysa oksitosin süreci biraz daha zor hale getirir. Bireyin ayrıldığı kişiye olan bağlılığı, oksitosinin bir süre daha varlığını sürdürmesi nedeniyle hemen ortadan kalkmaz. Bu sebeple ayrılık yaşanan kişi ile aynı ortamda bulunmak bu süreci uzatacağı için yapılmaması gerekenler listesine eklenebilir” dedi.
Ayrılıkta beyindeki kimyasal dengesi bozuluyor
Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, özellikle ayrılık sonrasında beyindeki dopamin, serotonin ve oksitosin dengesinin bozulduğuna dikkat çekti ve sözlerini şöyle sürdürdü:
“Normalde bizi mutlu eden bir ilişki içindeyken salınan bu kimyasallar bizim için ödül etkisi yaratıyor, mutluluk ve rahatlık veriyor. Ancak ayrılık gerçekleştiğinde bu kimyasalların dengesi bozuluyor. Kişi depresif ve kaygılı bir ruh haline dönüşüyor. Hemen arkasından tekrar mutlu olmak, tekrar haz almak için arayışları olabilir. Bu aşamada kişiler alkol-madde ya da riskli davranışlara başvurarak beyinlerinin ödül merkezlerini uyarmaya ve aynı hazzı hissetmeye, zorlayıcı duygulardan kaçmaya çalışıyorlar. Özellikle dopamin açlığında olan beyin ayrıldığı partneri ile tekrar iletişime geçmek için yoğun bir istek duyabilir, çünkü ayrıldığımız kişi ile iletişime geçtiğimizde beyin bunu ödül olarak algılar ve dopamin salınımı gerçekleşir.”
Bu davranışlar ayrılığa alışmayı zorlaştırıyor
Kişinin ayrıldığı partnerinin sosyal medya hesaplarına takılı kalması, ortak arkadaşlardan onun hakkında bilgi toplamaya çalışması, partnerle gidilen yerlere çok sık gitmesi gibi beynin ödül merkezini hafif de olsa uyaracak davranışlarda bulunabildiğini belirten Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Ancak bunlar ayrılığa alışma sürecini uzatacağı için yine yapılmaması gerekenler listesinde yer alıyor. Bunun yerine dopamini artıracak farklı yollar denenebilir. Arkadaşlarla eğlenceli planlar yapma, tatile gitme, eskiden yapıldığında zevk veren etkinliklere yeniden vakit ayırma, aile ile zaman geçirme gibi eve kapanmak yerine programlar yapmak iyi gelecektir” diye konuştu.
Ayrılık tehdit olarak görülmemeli
Bir tehdit olarak algılanan ayrılık sonrası beynin ‘kaç-savaş-donakal’ sistemlerini aktive ettiğine ve bunun sonucunda stres hormonlarının arttığına dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “En sık duyduğumuz stres hormonu olan kortizol arttıkça, bağışıklık sistemimiz düşer, fiziksel hastalıklara daha açık hale geliriz, uyku düzeni ve iştah bozulur ve en önemlisi mutluluk hormonu diye ün salmış serotonin seviyesi düşer. O halde ayrılık bir tehdit olarak görülmemeli, ayrılığın belki de ilişkide kişiyi zorlayan süreçlerin bittiği, yeni deneyimlerin kazanıldığı ve daha sağlıklı ilişkilere atılacak bir adım olarak düşünülmeli. Her yol ayrımı yeni bir yolculuk demektir. Yeni yolculuklara sadece kendine güvenenler çıkabilir” dedi.
Spora başlamak fayda sağlar
Yapılan çalışmalarda ayrılık acısı yaşayan insanların beyin aktivitelerinin, fiziksel acı çeken insanların beyin aktiviteleri ile benzer olduğunun görüldüğünü ifade eden Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Bununla beraber ayrılık acısı yaşayan beyinlerin duygu düzenleme ve rasyonel olma alanlarının da aktive olduğu, aynı zamanda yaşanılan deneyimin belleğe sonraki deneyimler için yardımcı olacak kayıtlar bıraktığı görülmüş. Bu noktada bize düşen ise beynimize yeni etkinliklere başlayarak yardım etmemizdir. Hareket bunların başında gelir. Sevilen bir spora başlamak beyin kimyasının düzenlenmesine yardımcı olur” diye konuştu.
Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?
Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.
İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.
Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.
“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”
Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.
Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.
Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.
Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:
- Miyop görme kusuru
- Astigmat problemi
Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.
Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.
Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.
Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:
- Göz numarasının stabil olması
- Kornea kalınlığının yeterli olması
- Genel göz sağlığının uygun olması
Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.
Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.
https://venividigoz.com/smile-lazer
Sağlık
Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.
Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.
“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.
“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”
“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:
“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”
“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”
Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.
Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?
Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı.
“Rekabet siyasetin doğasında var”
Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı.
En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.
“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”
“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”
Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
-
Fashion9 yıl agoThese ’90s fashion trends are making a comeback in 2017
-
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
-
Fashion9 yıl agoAccording to Dior Couture, this taboo fashion accessory is back
-
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
-
Sports9 yıl agoPhillies’ Aaron Altherr makes mind-boggling barehanded play
-
Business9 yıl agoUber and Lyft are finally available in all of New York State
-
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
-
Sports9 yıl agoSteph Curry finally got the contract he deserves from the Warriors
