Connect with us

Sağlık

2023’te Dünyayı Bekleyen 6 Siber Tehdit

Published

on

Laykon Bilişim, 2023 yılında ön plana çıkacak siber güvenlik trendlerine yönelik öngörülerini açıkladı. Siber güvenlik olaylarının yoğun bir şekilde yaşandığı 2022 yılını geride bırakırken 2023 yılının da siber saldırılarla geçeceğini, özellikle elektrikli araçların hedefleneceğini ve yapay zeka tabanlı kodlama araçlarının güvenlik açığı yaratabileceğini vurgulayan Bitdefender Antivirüs’ün Türkiye distribütörü Laykon Bilişim’in Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, 2023 yılına yönelik 6 siber güvenlik tahminini paylaşıyor.

Yoğun siber saldırılarla geçen 2022 yılı sona eriyor. Yılın sona ermesiyle birlikte Laykon Bilişim, her yıl olduğu gibi gelecek yıl karşılaşacağımız temel dijital güvenlik trendlerini detaylandırdığı 2023 siber güvenlik öngörülerini açıkladı. 2023’te yapay zeka tabanlı kod yazma asistanlarının yaratacağı güvenlik açıklarından elektrikli araçlara, kripto para hacklerinden devletler arası siber saldırılara kadar birçok gelişmenin yaşanabileceğini öngören Bitdefender Antivirüs’ün Türkiye distribütörü Laykon Bilişim’in Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, gelecek yıl sık karşılaşacağımız 6 siber güvenlik tahminini açıklıyor.
2023’te Dünyayı Bekleyen 6 Siber Tehdit

1. Yapay Zeka İle Yapılan Kodlamalar Güvenlik Açığı Yaratacak.

Yapay zeka araçları yeni dönemde son derece gelişti. AI ve ML araçları, yazılı cevaplar verebiliyor, kullanıcılar için kod yazabiliyor, şarkı sözlerini hazırlayabiliyor ve akşam yiyebileceğiniz yemekleri sıralayabiliyor. Bu müthiş teknoloji her ne kadar bizleri heyecanlandırsa da pek çok güvenlik açığını da beraberinde getiriyor. Yapay zeka, yeni algoritmalar ve kod oluşturmak için mevcut bilgisayar kodlarından yararlanıyor. OpenAI tarafından piyasaya çıkarılan ChatGPT ve GitHub’ın, Copilot otomatik kodlama aracı da bu şekilde çalışıyor. Milyarlarca örnek kod satırından oluşan büyük verileri kullanan bu yapay zeka tabanlı uygulamalar, güvenlik açığı olan kodları da kullanabiliyorlar. Yapay zekaya ne verilirse o da bize benzerini sunacaktır. Yapay zekanın çok kullanışlı yapısı ve sağladığı konforun, gelecek dönemde AI kodlama araçlarına güvenen bir yazılımcı tarafından hayata geçirilecek uygulamada, kritik güvenlik açıkları meydana getirebileceğini tahmin ediyoruz.
2023’te Dünyayı Bekleyen 6 Siber Tehdit

2. Elektrikli Araçlara Yönelik Saldırılar Artacak.

Otomotiv sektörü gün geçtikçe gelişiyor ve bu gelişmeye bağlı olarak özellikle son 10 yılda benzersiz güvenlik özelliklerine sahip, yapay zekanın kullanıldığı, otonom ve elektrikli araçların ortaya çıkmasını içeren bir dijital dönüşümden geçiyor. Bir dönem tamamen mekanik olan araçlar, geçirdiği dijital dönüşüm sonrası milyonlarca kod satırına sahip, birçok elektronik kontrol ünitesini bünyesinde barındıran dijital aygıtlar haline geldi. Yeni elektrikli araçlar, eskiye istinaden daha çok bağlantı noktası barındırması ve dijital hale gelmesinden dolayı siber suçluların bir numaralı hedefi oluyor. Elektrikli araç üreticileri, araç güncellemeleri sırasında veya şarj istasyonlarında meydana gelebilecek güvenlik açıkları ve siber suçluların olası oltalamalarına karşı etkili siber güvenlik önlemlerine başvurmalı. Elektrikli araçlara yönelik talebin her geçen gün artmasıyla birlikte gerek Türkiye’de gerek dünyada elektrikli araçlara yönelik siber saldırıların artacağını düşünüyoruz.

3. Metaverse’e yönelik saldırıları daha sık göreceğiz.

Gündemdeki yerini kaybetse de metaverse evrenine yönelik çalışmalar son sürat devam ediyor. Gelecek 10 yıl içerisinde gerçek ve dijital karması bir hayatta yaşayacağımızı söylemek hiç kuşkusuz yanlış olmayacaktır. Metaverse, tüm normlarımızı değiştirecek ve yepyeni fırsatlar yaratacak. İnternet teknolojisinin yarattığı etkinin benzerini yaratabilecek etkiye ve potansiyele sahip metaverse, siber saldırganların da bir numaralı hedefi olacak. Şirketler için sosyal varlıklarını artırmaktan ofis çalışmalarına, bireysel ödemelerden sağlık hizmetlerine kadar uzanan çok geniş bir yelpazede yepyeni fırsatlar yaratacak Metaverse evreninde, dolandırıcılıkların ve manipülasyonların artacağını öngörüyoruz. Her ne kadar Z ve Alpha kuşakları teknolojinin içine doğdukları için bu saldırıları önceden sezebilse de daha ileri yaş gruplarının kandırılması son derece kolay olabilir. Yeni bir güne uyandığımızda Metaverse evrenindeki mal varlıklarımızın yerinde olmadığını görmek istemiyor ve bir siber suçlu tarafından ele geçirilmesini istemiyorsak bu alandaki siber tehditleri en aza indirmek için güvenlik önlemleri almak gerekecek. Meta veri deposunun ihtiyacı olan BT cihazlarını güvence altına alan teknolojiler, siber güvenlik alanı için gelecek dönemin en belirgin alanları olacak.
2023’te Dünyayı Bekleyen 6 Siber Tehdit

4. Devletler Arası Siber Savaşlar Gerçekleşebilir.

Siber saldırılar sadece hackerlar veya siber suçlular tarafından kullanılan yöntemlerin dışında büyük organizasyonların ve devletlerin de kullandığı yöntemlerden bir tanesi. Devletlerin geleneksel yöntemlerle sürdürdükleri mücadele hem zaman hem de maliyet açısından oldukça zorlayıcı bir pozisyonda duruyor. Buna karşın siber istihbarat yöntemleriyle devletler daha hızlı daha etkili ve daha az maliyetle bilgiye erişebiliyor. Gerçekleştirilen siber saldırılar sadece hedeflenen kurumları etkilemekle kalmıyor tedarik zincirinde bulunan herkesi ilgilendiren bir dalga etkisi yaratıyor. Dijitalleşen dünyaya ayak uydurmak devletlerin de başlıca görevlerinden bir tanesi olmaya devam ediyor. Başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere, dünyanın en büyük ülkeleri milli güvenlik başta olmak üzere diğer tüm alanlarda siber güvenlik önlemlerini artırıyor. 2023’te devletler arası siber savaş ihtimalinin kuvvetle muhtemel olduğunu öngörüyor ve bu doğrultuda gerçekleştirilecek saldırıların artarak devam etmesini düşünüyoruz.

5. Zero Trust Daha Fazla Şirket Tarafından Benimsenecek.

Teknoloji sektörü zero trust siber güvenlik ilkelerini hala yeterince kullanmıyor. Zero trust, uygulama ve verilere erişim verilmeden önce, ağın içinde veya dışında bulunan tüm kullanıcıların kimliklerinin doğrulanmasını, yetkilendirilmesini ve güvenlik yapılandırması durumunun sürekli olarak doğrulanmasını gerektiren bir güvenlik çerçevesidir. Zero trust, günümüzün dijital dönüşümü içerisinde hem altyapıyı hem de verileri korumaya yönelik hizmetler sunar. Birçok kurum zero trust entegrasyonunu geniş ölçüde kullanıyor olsa da bu hala yeterli değil. Gelecek dönemde modern bir bulut altyapısında mümkün olan her yerde kullanıcıların kimliklerini doğrulamaya çalışan ve gelişen siber güvenlik önlemlerinin en temel parçalarından olan zero trust yaklaşımının hızlı bir şekilde benimsenmesini bekliyoruz.
2023’te Dünyayı Bekleyen 6 Siber Tehdit

6. Kripto Para Birimleri Yine Hedefte Olacak.

Blockchain, tüm bitcoin ve diğer alt coinleri de bünyesinde barındıran devasa bir teknoloji. Dünyada yaşanan ekonomik dalgalanma, işsizlik ve buna bağlı olarak ülkelerin yerel para politikalarına yönelik aldığı radikal kararlar yerel para birimlerinin düşmesine neden olurken kullanıcıların başta bitcoin olmak üzere dijital paralara yönelik ilgisinin artmasına neden oldu. Bu durum kripto para birimlerinin nasıl çalıştığını tam anlamayan, sıradan yatırımcıların da kripto para piyasasına girmesine yol açıyor. Siber saldırganların asıl hedefi olacak bu gruba yönelik dolandırıcılık faaliyetlerin ciddi oranda artacağını öngörüyoruz. Her ne kadar kripto para piyasalarında uzun süren bir durgunluk hakim olsa da hem fidye taleplerinin dijital para ile gerçekleştiği saldırıları hem de dijital para cüzdanlarına yönelik saldırıları 2023’te daha fazla karşılaşacağız.(BSHA)

Continue Reading

Sağlık

Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?

Published

on

 

Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.

İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.

Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.

“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”

Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.

Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.

Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.

Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:

  • Miyop görme kusuru
  • Astigmat problemi

Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.

Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.

Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.

Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:

  • Göz numarasının stabil olması
  • Kornea kalınlığının yeterli olması
  • Genel göz sağlığının uygun olması

Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.

Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.

https://venividigoz.com/smile-lazer

 

Continue Reading

Sağlık

Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.

Published

on

By

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.

“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.

“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”

“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:

“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”

“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”

Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.

Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?

Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı. 

“Rekabet siyasetin doğasında var”

Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.

Published

on

By

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı. 

En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.

“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”

“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”

Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.

magazin haberleri