Connect with us

Sağlık

Ebeveyn Tutumları Çocuğun Kişilik Gelişimini Etkiliyorhaberi

Ebeveyn tutumlarının, çocuğun benlik ve karakter gelişiminde önemli bir yere sahip olduğunun altını çizen VM Medical Park Ankara Hastanesi Psikoloji Kliniği’nden Psikolog Hatice Yurt, “Çocuğun karakter gelişiminde, anne babanın sergileyeceği tutumlar önemli ölçüde etkilidir.

Published

on

Ebeveyn tutumlarının, çocuğun benlik ve karakter gelişiminde önemli bir yere sahip olduğunun altını çizen VM Medical Park Ankara Hastanesi Psikoloji Kliniği’nden Psikolog Hatice Yurt, “Çocuğun karakter gelişiminde, anne babanın sergileyeceği tutumlar önemli ölçüde etkilidir. Dolayısıyla, sağlıklı bir birey yetiştirmek, çocuğun fiziksel- psikolojik gelişimin sağlıklı olmasında ebeveynlerinin bilinçli ve farkındalık sahibi olmaları, sağlıklı tutum ve davranışlar sergilemeleri önemli rol oynar” dedi.

 

VM Medical Park Ankara Hastanesi Psikoloji Kliniği’nden Psikolog Hatice Yurt, çocuk gelişiminde ebeveyn tutumunun önemi hakkında açıklamalarda bulundu.

 

EBEVEYNLERİN ARASINDAKİ İLİŞKİ GÖZ ARDI EDİLMEMELİ

Çocuğun dünyaya geldiği an itibariyle anne ve babasını rol model aldığını ve onlar gibi davranışlar sergilediğine dikkat çeken Psk. Yurt, “Ebeveynlerinin yaklaşımlarının kişinin karakter gelişimi, sosyal ilişkileri, öz benlik saygısı, akademik başarısı, gelecekteki ikili ilişkileri ve aile ilişkilerini etkilemektedir. Ebeveynler ilişkilerinde birbirlerine karşı sevgi ve saygı gösterdiğinde, aslında çocuğun aile içinde nasıl davranması gerektiğini de öğretmiş olurlar. Çocukların duygusal ve davranışsal gelişimlerinde ebeveynlerin ilgi ve sevgilerini dengeli, sürekli ve tutarlı bir şekilde sağlamaları gerekmektedir. Anne babanın sevgisini sözlü olarak ifade etmesi ve fiziksel temasla desteklemesinin çocuk gelişiminde iyileştirici etkileri vardır. Anne babaların çocuklarıyla geçirdikleri vakitlerin süresinin çok uzun olmasından daha önemli olan geçirilen vaktin niteliği ve kalitesidir” şeklinde konuştu.

 

ÇOCUKLAR ANNE VE BABAYI ÖRNEK ALIRLAR

Anne baba arasındaki olumlu bağın çocuk üzerinde de olumlu etkilere neden olabileceğinin altını çizen Psk. Yurt, şu bilgileri paylaştı:

“Anne baba arasındaki güvenli iletişim ve kurdukları sağlıklı bağ, çocuk tarafından modellenerek ilerideki ilişkilerinde de benzeri davranışları sürdürmesine zemin hazırlamaktadır. Ebeveynlerin yetiştirilme tarzı, kendi çocukluklarında yaşadıkları kötü deneyimler ve kendi çocukluklarında gerçekleştiremediklerini mükemmeliyetçi bir tutumla çocuklarından bekleyebilmektedirler. Bu nedenle çocuğu olduğu gibi kabullenerek, akranlarıyla karşılaştırmadan, ilgisinin olduğu alanlarda rehberlik etmek, olumlu yanlarını vurgulamak performans gerektiren etkinliklerde yoğun kaygı yaşamalarının önüne geçecektir.”

 

ÇOCUKLARA KARŞI BASKICI OLUNMAMALI

Baskıcı ebeveyn tutumunun yaratabileceği problemleri anlatan Psk. Yurt, “Baskıcı ve otoriter anne baba tutumlarında çocuk baskı altında hisseder, yaptığı her davranış değerlendirilir, çocuklarının söylediği her şeyi sorgulamadan kabul etmesini beklerler. Bu tutum, çocukta kaygılı, korkak, içe kapanık, güvensiz, duygu ve davranışlarını ifaden edemeyen davranışlara sebep oldu. Ailelerin çocuk eğitimi konusunda yaşına ve gelişim düzeyine uygun yöntemleri uygulaması oldukça önemlidir” ifadelerini kullandı.

 

ZORLUKLARLA MÜCADELE ETMESİ GEREKTİĞİ ÖĞRETİLMELİ

Ebeveynlerin çocuklar üzerinde sürekli bir şey olacak kaygısıyla çok kısıtlayıcı ve koruyucu davranışlar sergilemelerinin, çocuğun bağımsız hareket edememesine ve özgüven eksikliği yaşamasına zemin hazırladığını vurgulayan Psk. Hatice Yurt, şunları söyledi:

 

“Anne babaların çocukların yaşamdaki görevlerinde rehberlik etmesi ve zorluklar karşısında mücadele etmeyi öğretmesi en doğrusu olacaktır. Tam tersi ilgisiz ve ihmalkâr anne baba tutumunda ise çocuğun temel ihtiyaçları dışında, çocuğun psikolojik ihtiyaçlarının göz ardı edilmesi, anne babanın sevgisini ve ilgisini çocuğa vermemesidir. Bu tutuma sahip ailede büyüyen çocuklar özgüven sorunlarıyla birlikte içe dönük bir mizaç geliştirip, psikolojik bozukluklara da yatkın olabilirler.”

 

TUTARSIZ EBEVEYN DAVRANIŞINDAN UZAK DURULMALI

Tutarsız anne baba tutumlarında ise anne ve babanın farklı disiplin anlayışlarının olması ve birbirlerinden farklı tutumlar sergileyebileceğini belirten Psk. Hatice Yurt, “Bu tutuma maruz kalan çocuklar neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilememekle beraber, tutarsız kişilik yapısı geliştirebilirler. Aynı zamanda günlük yaşamlarında ve sosyal ilişkilerinde güven problemi sağlayabilirler. Çocukların kuralları sağlıklı öğrenebilmesi için ebeveynlerin tutarlı davranışlar göstermeleri önemlidir” açıklamasında bulundu.

 

ÇOCUKLARA ÖZGÜVEN KAZANDIRMAK ÖNEMLİ

Ebeveynlere düşen görevlerden de bahseden Psk. Yurt, “Son zamanlarda yapılan çok sayıda araştırmada ideal tutum olarak tabir edilen ebeveynlerin demokratik-dengeli tutumları, başta olumlu kendini düzenleme becerisi olmak üzere, öz yeterlik algısı, özsaygı, akademik başarı, sorumluluk duygusu gibi olumlu sonuçlarla, otoriter yetiştirme tarzının ise olumsuz sonuçlarla ilişkili olduğu unutulmamalıdır. Çocuklarımıza söz hakkı tanımak, anne babanın kontrolü ile sorumluluk almasına fırsat vermek, ilgi ve yetenekli olduğu alanlarda desteklemek gelişimlerini olumlu yönde etkileyecektir. Çocuğun düşüncelerini tanımlamasına fırsat vermek, koşulsuz sevgimizi göstermek aile içi ilişkilerimizi düzenlemekle birlikte sağlıklı bir birey yetişmesinde oldukça etkilidir. Sevgi ile büyüyen bir çocuk mutlu, dengeli, kendini ifade edebilen kişilik özellikleri gösterir. Unutmayın, mutlu ebeveyn mutlu çocuklar demektir” diyerek sözlerini sonlandırdı.

 

Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?

Published

on

 

Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.

İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.

Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.

“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”

Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.

Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.

Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.

Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:

  • Miyop görme kusuru
  • Astigmat problemi

Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.

Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.

Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.

Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:

  • Göz numarasının stabil olması
  • Kornea kalınlığının yeterli olması
  • Genel göz sağlığının uygun olması

Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.

Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.

https://venividigoz.com/smile-lazer

 

Continue Reading

Sağlık

Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.

Published

on

By

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.

“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.

“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”

“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:

“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”

“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”

Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.

Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?

Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı. 

“Rekabet siyasetin doğasında var”

Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.

Published

on

By

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı. 

En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.

“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”

“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”

Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.

magazin haberleri