Sağlık
Geliştirilen sensör sistemi ile adli vakalar daha hızlı çözülecekhaberi
Egeli bilim ekibi uyuşturucu maddelerin miktarını vücuda ne zaman alındığını tespit eden taşınabilir optik temelli sensör sistemi geliştirecek Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Biyomühendislik Bölümü Öğr.
Egeli bilim ekibi uyuşturucu maddelerin miktarını vücuda ne zaman alındığını tespit eden taşınabilir optik temelli sensör sistemi geliştirecek
Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Biyomühendislik Bölümü Öğr. Gör. Dr. Emre Dokuzparmak’ın TÜBİTAK Kariyer Geliştirme Programı kapsamında hazırladığı proje desteklenmeye layık görüldü. Yürütücülüğünü Öğr. Gör. Dr. Dokuzparmak’ın yaptığı projede, uyuşturucu maddelerin miktar tayini yanında vücuda ne zaman alındığı hakkında da bilgi verebilen taşınabilir optik temelli sensör sistemleri geliştirilecek.
Proje ekibini tebrik eden Ege Üniversitesi Rektörü Prof. D. Necdet Budak, “Emre hocamızın geliştirdiği bu proje kapsamında polis, jandarma ve askeri kuvvetlerin adli ve askeri olaylarda olay yerinde uyuşturucu maddelerin miktarı ve vücuda ne zaman alındığı hakkında da bilgi verebilen taşınabilir optik temelli sensör sistemleri geliştirilecek. Hocamızı ve ekibini tebrik diyor, çalışmalarında başarılar diliyorum” dedi.
Proje hakkında bilgi veren Öğr. Gör. Dr. Dokuzparmak, “Proje kapsamında ticari olarak kullanılabilecek sensör sistemleri geliştirilerek olay yerinde uyuşturucu maddelerin miktar tayini yanında vücuda ne zaman alındığı hakkında da bilgi verebilen taşınabilir optik temelli sensör sistemleri geliştirilecek. Böylece, elektrokimyasal optik sensörlerin olay yerinde çok daha fazla veri sunabilecek ve adli vakaların çözülmesi ve olay yeri takibi süreçlerini hızlandıracak” dedi.
“29 milyon kişi ATS bağımlısı”
Öğr. Gör. Dr. Dokuzparmak, “Amfetamin türevi sentetik uyuşturucu maddeler (ATS) dünya genelinde çok yoğun olarak kullanılan yasaklanmış maddelerdir. Bilinen ATS’lerin çoğu merkezi sinir sistemi stimulantı ve halisulojendir. Bu sınıfta yer alan metamfetamin ise, dünya genelinde, en fazla kullanılan sentetik uyuşturucu maddeler arasında ilk sıralarda yer almaktadır. Dünya genelinde, yaklaşık 29 milyon kişi ATS bağımlısıdır. Ayrıca, dünya genelinde kayıtlara geçen birçok şiddet, cinayet eğilimi ve adli olay doğrudan amfetamin kullanımı ile bağlantılıdır. Bu sebepten, halk ve toplum güvenliği için amfetamin türevi sentetik uyuşturucu maddelerin hızlı ve güvenilir bir şekilde tayini hala büyük önem arz etmektedir. ATS’ler oldukça toksik ve bağımlılık yapma özellikleri bulunmaktadır. Ayrıca, ATS’ler serotonin ve domain salınımını artırdıkları için keyif amaçlı kullanılmaktadır. Yan etkiler olarak kalp ve damar problemleri, biliçsel problemlere yol açtığından, kullanımları yasaklanmıs veya özel tedavilerde düşük dozlarda kulanılabilen senetik kimyasallar olarak bilinmektedirler” diye konuştu.
Sentetik uyuşturucu maddelerin illegal olarak kullanımının giderek artığını ifade eden Öğr. Gör. Dokuzparmak, “2020 raporlarına göre son yıllarda ATS’lerin kullanımı daha çok artmış ve en çok kullanılan sentetik uyuşturucu maddelerden birisi haline gelmiştir. Özellikle, 2014-2018 yılları arasında yaklaşık yüzde 80 artış ve metamfetamin için ise yüzde 300 artış kaydedilmiştir. Bu üretilen ATS’ler genellikle Güney-Doğu Asya’dan Avrupa’ya taşınmakta, bu geçişte Türkiye’yi bu trafiğin güzergahlarından birisi haline getirmektedir. Dünyadaki illegal olarak ATS üretimindeki artış ve Türkiye’nin bu uyuşturucu trafiği hattında bulunması sebepleri ile ATS’lerin hızlı, güvenilir, ucuz ve olay yerinde ölçümü büyük önem kazanmaktadır. Özellikle, metamfetamin son yıllardaki yüzde 300 gibi bir artış göstermesi üzerine en çok odaklanılması gereken ATS türü olmuştur” dedi.
“Yüksek hassasiyetli optik sensör sistemleri geliştirilecek”
Proje kapsamında geliştirdikleri sensör sistemi hakkında da bilgi veren Öğr. Gör. Dr. Dokuzparmak, “ECL sistemler optik ölçüme dayalı olup hassasiyetleri çok yüksek sensör sistemleridir. Bu amaç ile özellikle kan, tükürük ve idrar gibi vücut sıvılarında bulunan çok küçük miktarların belirlenmesinde, özellikle kanser erken teşhis sistemleri, ilaç analizleri çok yüksek hassasiyet gerektiren alanlarda aktif olarak kullanılmaktadır. ECL sistemlere yüksek hassasiyet kazandırmak adına moleküler baskılanmış polimerler ve bu polimer teknolojisinin yardımı ile MIP temelli polimerik nanopartiküller kimyasal sensör uygulamalarında analit moleküllerine afinite sağlayan önemli araçlardır ve modern kimyasal sensör uygulamalarında daha fazla ölçülebilir özellik sağlar. MIP teknolojisi ve ECL teknolojisi birleştirerek farklı amaçlara yönelik çok yüksek hassasiyet gösteren sensör sistemleri geliştirmekteyiz. Bu amaç doğrultusunda geliştirdiğimiz proje ile metamfetamin ve amfetamin için özel olarak tasarlanan polimerik nanopartiküller kullanılmakta ve nanopartiküller tasarlanan elektrot sistemlere eklenerek modifiye edilmektedir. Geliştirilen bu kompakt ve yüksek hassasiyetli modifiye optik sensör sistemleri, MA ve AMP‘yı saptayabilecek ve her bir maddenin vücuttaki konsantrasyonu belirlenebilecektir. Bu metabolitlerin ayrıntılı bir şekilde belirlenmesi, farklı süreler sonundaki MA’nın vücuttaki takibini daha yüksek bir doğrulukla saptama imkanı ve MA vücuda alım zamanının hızlı ve olay yerinde kolayca belirlenmesine yardımcı olacaktır. Diğer bir değiş ile geliştirilen optik sensörler ile kullanılan sentetik uyuşturucunun tahmini olarak ne zaman vücuda alındığı ve bu sonuçlar doğrultusunda suça karışan kişi veya kişilerin uyuşturucu madde etkisinde suçu işlemiş olabilecekleri belirlenebilmektedir” dedi.
Yürütücülüğünü Öğr. Gör. Dr. Dokuzparmak’ın yaptığı projede Fen Fakültesi Biyokimya Bölümü Öğretim üyesi Prof. Dr. Sinan Akgöl ve Dokuz Eylül Üniversitesinden akademisyenler yer alıyor.
Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?
Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.
İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.
Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.
“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”
Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.
Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.
Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.
Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:
- Miyop görme kusuru
- Astigmat problemi
Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.
Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.
Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.
Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:
- Göz numarasının stabil olması
- Kornea kalınlığının yeterli olması
- Genel göz sağlığının uygun olması
Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.
Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.
https://venividigoz.com/smile-lazer
Sağlık
Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.
Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.
“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.
“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”
“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:
“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”
“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”
Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.
Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?
Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı.
“Rekabet siyasetin doğasında var”
Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı.
En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.
“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”
“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”
Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
-
Fashion9 yıl agoThese ’90s fashion trends are making a comeback in 2017
-
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
-
Fashion9 yıl agoAccording to Dior Couture, this taboo fashion accessory is back
-
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
-
Sports9 yıl agoPhillies’ Aaron Altherr makes mind-boggling barehanded play
-
Business9 yıl agoUber and Lyft are finally available in all of New York State
-
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
-
Sports9 yıl agoSteph Curry finally got the contract he deserves from the Warriors
