Sağlık
Adli Hemşirelik, adli olayların çözümünde önemli bir alanhaberi
EÜ’de “Uluslararası Adli Hemşirelik Sempozyumu” Ege Üniversitesi (EÜ), İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ), İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) ve Adli Bilimciler Derneği iş birliği ile “Uluslararası Adli Hemşirelik Sempozyumu” düzenlendi.
EÜ’de “Uluslararası Adli Hemşirelik Sempozyumu”
Ege Üniversitesi (EÜ), İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ), İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) ve Adli Bilimciler Derneği iş birliği ile “Uluslararası Adli Hemşirelik Sempozyumu” düzenlendi. Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Konferans salonunda yapılan sempozyuma, İEÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Filiz Öğce Aktaş, İKÇÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Derya Özer Kaya, EÜ Hemşirelik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayşegül Dönmez, Adli Bilimciler Derneği Başkanı Prof. Dr. Hamit Hancı, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Sempozyumun başkanlığını Prof. Dr. Hamit Hancı, Prof. Dr. Aynur Uysal Toraman ve Prof. Dr. Leyla Baysan Arabacı üstlendi.
Sempozyum başkanları adına açılışta konuşan EÜ Hemşirelik Fakültesi Halk Sağlığı Hemşireliği Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Uysal Toraman, “Hemşirelerimiz, adli konularda bilgi ve birikimlerinin sınırlı olması, sorumluluklarına dair yasal düzenlemelerin yapılamaması nedeniyle adli olaylara gerekli yaklaşımda bulunamıyor. Adli olayların çözümüne katkı sağlayan, dünyada hemşirelik mesleğinin önemli alt uzmanlık alanlarından birisi olarak kabul edilen adli hemşireliğinin görünürlüğünü artırmak, meslektaşlarımıza ve öğrencilerimize adli hemşirelik konusunda farkındalık oluşturmak, güncel bilgileri paylaşmak amacıyla bu sempozyumu planladık. Sempozyum süresince adli bilimlerde adli hemşireliğinin tanımlanması, adli boyutuyla şiddet ve istismar, adli hemşirelikte yasal sorumluluklar gibi konularda adli hemşirelik uygulamalarına dair sunumlar gerçekleştirecek” dedi.
Tıp ve hukukun birleştiği yerlere ait adli vaka örnekleri veren Prof. Dr. Öğce Aktaş, “Adli tıp hepimizin bildiği gibi oldukça önemli bir alan. Adli hemşirelik de adli tıp kadar önemli bir alan olmasına rağmen yeni gelişen bir kavram olarak karşımıza çıkıyor. Adli bir vakada kanıtları görebilecek, toplayabilecek, desteklenmesini sağlayacak konumda olan hemşirelerin bu konuda eğitimli olması son derece önemli. Türkiye’de henüz tanımlanmamış bir meslek olduğu için yasal çerçevesi ve iş tanımları yapılmamış ancak bu tür etkinlikler sayesinde farkındalıklarla zenginleşeceğini, belli bir süre sonra adli hemşireliğin de bir disiplin olarak kabul edileceğine inanıyorum” diye konuştu.
Prof. Dr. Kaya, “Adli bilimler, küresel olarak her canlının yaşam hakkına, adil paylaşım ile güvenlik, barınma, beslenme şartlarını en iyi düzeye getirerek, adil yaşam ve sağlığı güvence alması açısından son derece önemli alan. İKÇÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi kapsamında her yıl 500’e yakın öğrenciye bu farkındalığı oluşturacak dersler veren ve alana önemli, bilimsel katkılar sunarak bu konuya dikkati çekmek için yoğun emek harcayan hemşirelik bölümü öğretim elemanlarımıza özel bir teşekkür ediyorum” dedi.
EÜ Hemşirelik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Dönmez ise, “Fakültemizde 2022 yılı içinde yedi tane uluslararası sempozyum ve kongre planladık. Bugün gerçekleştirdiğimiz Uluslararası Adli Hemşirelik Sempozyumu da uluslararası toplantılarımızdan birisidir. Fakültemizde Adli Hemşirelik hizmetlerinde yetişmiş akademik personelimiz yanında, lisans programımızda Sağlık Hukuku, Hemşire ve Hasta Güvenliği ve Toplum, Çevre ve Hemşirelik Modülünde Cezaevi ve Tutukevi Hemşireliği gibi Adli Hemşireliği ilgilendiren dersleri öğrencilerimize vermekteyiz. Ayrıca İş Sağlığı Hemşireliği Yüksek Lisans Programımız da bulunmaktadır. Tüm bu faaliyetlerimiz, Adli Hemşirelik konusunda Ege Üniversitesinin uluslararasılaşma vizyonu kapsamında bize itici güç etkisi yapmıştır. Adli hemşirelik, insanların yaşamlarını etkileyen iki sistem olan “Sağlık” ve “Adalet” i bir araya getiren özel bir alandır. Ayrıca bir uzmanlık alanı olarak kabul edilmektedir. Aslında akademik görevlerimiz içinde bu konuda bilirkişiler olarak görev yapmaktayız, 2022 yılında fakültemizde 10 akademik personelimiz bu konuda görev almıştır. Adli Hemşirelik konusunda düzenlenen bu önemli sempozyumun yol haritamıza cevap olacağına inanıyorum” diye konuştu.
“Nedir Bu Adli Bilimler?” sunumunda kendi adli bilim vaka tecrübelerini katılımcılara aktaran Prof. Dr. Hancı, “Esasında biz adli tıp olarak çok daha büyük bir ailenin sadece küçük parçasıyız. Bu aileye biz adli bilimler diyoruz ve halk tarafından adli tıp bilinen kısmıdır. Adli Bilimciler Derneği olarak 120 tane alt komisyonumuzun en önemlilerinden biri adli hemşirelik komisyonudur” dedi.
Sempozyumun ikinci gününde Prof. Dr. Hamit Hancı yürütücülüğünde Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ), İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü öğrencilerinin katıldığı (9 öğrenci) “Adli Bilimler, Adli Hemşirelik ve Afet” konularında bilgi yarışması düzenlendi. Bu yarışmada EÜ Hemşirelik Fakültesi öğrencisi Emre Sercan birinci, İKÇÜ Hemşirelik Bölümü öğrencileri Duygu Altıntaş ikinci ve Emrah Çiçek üçüncü oldu.
İki gün süren ve dört panel ile gerçekleştirilen sempozyumda, yurt içi ve yurt dışından alanlarında uzman konuşmacılar; “Adli Hemşireliğin Tarihsel Gelişimi ve Çalışma Alanları”, “Adli Diş Hekimlik ve Hemşirelik Disiplinleri Arasındaki İletişim”, “Çocuk İstismarı ve İhmali”, “Çocuk İstismarının Tespitinde Ortopedik Kırıklar”, “Sağlık Çalışanlarına Yönelik Şiddet ve Mobbing”, “Forensic Nursing in Kosovo”, “Sexual Assault and the Role of Forensic Nursing”, “Adli Hemşirelikte Yasal Sorumluluklar”, Adli Psikiyatri Hemşireliğinde Yasal Sorumluluklar”, Acil Hemşireliğinde Yasal Sorumluluklar”, “Adli Jinekoloji” başlıkları altında sunumlar yaptı.
Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?
Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.
İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.
Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.
“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”
Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.
Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.
Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.
Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:
- Miyop görme kusuru
- Astigmat problemi
Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.
Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.
Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.
Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:
- Göz numarasının stabil olması
- Kornea kalınlığının yeterli olması
- Genel göz sağlığının uygun olması
Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.
Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.
https://venividigoz.com/smile-lazer
Sağlık
Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.
Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.
“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.
“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”
“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:
“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”
“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”
Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.
Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?
Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı.
“Rekabet siyasetin doğasında var”
Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı.
En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.
“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”
“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”
Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
-
Fashion9 yıl agoThese ’90s fashion trends are making a comeback in 2017
-
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
-
Fashion9 yıl agoAccording to Dior Couture, this taboo fashion accessory is back
-
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
-
Sports9 yıl agoPhillies’ Aaron Altherr makes mind-boggling barehanded play
-
Business9 yıl agoUber and Lyft are finally available in all of New York State
-
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
-
Sports9 yıl agoSteph Curry finally got the contract he deserves from the Warriors
