Sağlık
8 Mayıs Dünya Talasemi Günü’nde En Büyük Sorun: Kan Bağışı!
8 Mayıs Dünya Talasemi Günü’nde, Türkiye Talasemi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Dolu, Bilim Sağlık Haber Ajansı’na (BSHA) önemli açıklamalarda bulundu. Başkan Dolu, bir yıl önce talasemi hastalarıyla gerçekleştirdikleri anket sonuçlarını paylaştı. Anket çalışmasında ortaya çıkan talasemi hastalarının, kan bağışı sorunu ile mücadeleleri başta olmak üzere diğer sorunlarının bugün de hala devam ettiği gözler önüne serildi. ‘Transfüzyon Tedavisinde Hasta Beklentileri Araştırması’ kapsamında, 138 hasta ve hasta yakınının görüşleri alındı. Yapılan anket çalışmasının en dikkat çeken sonuçlarından biri, hasta ve hasta yakınlarının kan bağışı konusundaki beklentilerinin olduğu, sorunun bugün de geçerliliğini koruduğu belirtildi.
Kan Bağışı Sorunu Hayatlarını Riske Sokuyor!
Kızılay’da kan bağışlarının asgari seviyenin altına düşmesiyle birlikte kan transfüzyonu sıkıntısıyla boğuşan talasemi hastaları için kan bağışı hayati önem taşıyor. Çünkü bir talasemi hastası 3 haftada bir 2 ünite taze kan alamazsa hayatı riske giriyor! Kan bağışının önemine vurgu yapan Türkiye Talasemi Federasyonu Başkanı Dolu “Ülkemizde talasemi hastalarının yaşadığı en büyük sorun, kan sorunudur. Farkındalık çalışmaları ile kan bağışı bilincini geliştirdiğimiz ve kan sorununu çözdüğümüz gün, tüm talasemi hastalarımızın en büyük bayramı olacaktır” dedi.

Talasemi Bir Halk Sağlığı Sorunudur
8 Mayıs Dünya Talasemi Günü Sebebiyle açıklamalarda bulunan Türkiye Talasemi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Dolu, taşıyıcı anne ve babadan çocuklara geçen genetik bir kan hastalık olduğunu Akdeniz Anemisi olarak da bilinen talasemi hastalığının, Türkiye’nin de içinde olduğu Akdeniz ülkelerinde önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu ifade etti.
Talasemi hastalığı hakkında açıklamalarına devam eden Dolu “Vücudumuzda bulunan hücrelere oksijen taşımak için alyuvarlar içinde bulunan “hemoglobin” adında bir protein bulunmaktadır. Genetik bozukluk sebebiyle Talasemi hastalarında hemoglobin yapımı yoktur veya yetersizdir. Bu durum alyuvarların düzgün çalışmamasına ve zamanından önce yıkılmasına neden olur. Bu nedenle Talasemi hastalarında alyuvarların yıkımı ile ciddi düzeyde bir kansızlık meydana getirmektedir. Bu durumu düzeltmek için hastalarımız ömür boyu her 3 haftada bir 2 ünite kan almaları gerekmektedir. Dışarıdan sık alınan kan nakilleri ile birlikte hastalarımızın vücudunda aşırı demir birikimine sebep olmaktadır. Bu aşırı demir birikiminin sebep olduğu organ hasarlarını önlemek için hastalarımız her gün demir atıcı ilaçlar kullanmak zorundadır. Kısacası talasemi hastaları hayatta kalabilmek için düzenli takip ve tedavi gerekmektedir” dedi.

Tarama Testleri Büyük Önem Taşıyor
Talasemi taşıyıcılığının bir hastalık olmayıp belirgin bir belirtisi bulunmadığını söyleyen Mustafa Dolu, “Talasemi taşıyıcıları büyük bir kısmı, taşıyıcı olduklarını tesadüf eseri öğrenmektedir. Geleceğin anne ve baba adayları çiftlerin evlilik öncesi talasemi tarama testi yaptırıp sonucuna göre çocuk sahibi olmaları bu hastalığın önlenebilmesi için büyük bir öneme sahiptir. Eğer iki ebeveynde talasemi taşıyıcı ise her gebelikte yüzde 25 olasılıkla normal, yüzde 50 olasılıkla talasemi taşıyıcısı, yüzde 25 olasılıkla talasemi hastası çocuk doğumu beklenmektedir. Dünyada talasemi hastalığını önlemeye yönelik ilk çalışmalar Dünya Sağlık Örgütü tarafından 1970’li yıllarında başlatılmış olup ülkemizde ise talasemi hastalığını önlemek için 1993 yılında Kalıtsal Kan Hastalıkları ile Mücadele Kanunu çıkmasına rağmen, ancak 2002 yılında çıkan yönetmelik ile 33 ilde evlilik öncesi talasemi tarama testi zorunlu olmuştur. 2019 yılında yönetmelikte yapılan değişiklik ile şuan 81 ilimizde evlilik öncesi talasemi tarama testi zorunlu olarak yapılmaktadır” diyerek tarama testlerinin önemine dikkat çekti.
Sağlık Bakanlığı’ndan Güncel Sayılar Talep Edildi
Sağlık Bakanlığının 2005 yılı verilerine göre 1.400.000 talasemi taşıyıcısı, 4500 talasemi hastası bulunduğunu söyleyen Genel Başkan Dolu, “Verilerin eski olması ve ülkemizde bulunan mültecileri göz önüne alırsak 10.000’in üzerinde talasemi hastası olduğu tahmin edilmektedir. Türkiye Talasemi Federasyonu olarak Sağlık Bakanlığımızdan güncel hasta ve taşıyıcı sayısı verileri talep edilmiş olup cevap beklenilmektedir” diye açıklama yaptı.
Kongrede Sorunlar Ele Alındı
Geçtiğimiz Nisan ayında Türkiye Talasemi Federasyonu tarafından 5. Talasemi ve Hemoglonopatiler Kongresi düzenlendiğine dikkat çeken Başkan Dolu, “3 gün boyunca süren ve ülke genelinde çalışma yapan alanında uzman 45 akademisyenin konuşmaları ile katkı sağladığı 200’e yakın katılımcının yer aldığı kongre ile talasemi hastalığı ile ilgili yapılan akademik çalışmalar ve yaşanılan sorunlar ele alındı. Ayrıca talasemi hastaları için mevcut tedavileri hasta merkezli hale getirmek, ilgili paydaşlarla talasemi hastalarının sorunlarını çözmek ve bu alanda farkındalık yaratmak için geçtiğimiz yıl online olarak gerçekleştirilen, Transfüzyon Tedavisinde Hasta Beklentileri Araştırması kapsamında, 138 hasta ve hasta yakınının görüşleri alındı” şeklinde konuştu.
Kan Bağışı Sorunu Hala En Büyük Sorun!
Türkiye Talasemi Federasyonu tarafından bir yıl önce yapılan anket çalışmasının en dikkat çeken sonuçlarından biri, hasta ve hasta yakınlarının kan bağışı konusundaki beklentileri oldu. Talasemi hastalarının kan bağışı konusundaki çağrıları hala devam ediyor. Çünkü kan bağışları azaldıkça, hayatları tehlikeye giriyor.
Başkan Dolu geçen yıl 138 hasta ve hasta yakınının katılımıyla gerçekleştirdikleri ‘Transfüzyon Tedavisinde Hasta Beklentileri Araştırması’ anket çalışması ile ilgili şu bilgileri verdi: “Anket çalışmamızda öne çıkan kan bağışı sorununun yanında eğitim ve bilinçlendirme çalışmaları, yeni tedavilere erişim, mevcut tedaviler ve uygulanan protokollerde iyileştirmelerin yapılması ve hasta ve yakınlarına yönelik yaşamı kolaylaştırıcı sosyal ve idari düzenlemelerin yapılması da ankette öne çıkan beklentiler arasında yer aldı. Aynı çalışmada ankete katılan hastalarımızın yaklaşık %12’sinin yaşadığı il dışında tedavisini yaptırdığı tespit edilmiştir. Bu durum hasta ve yakınları üzerinde ciddi bir baskı oluşturmaktadır. Bu durumu düzeltmek ve tüm hastalarımızın eşit tedavi olanaklarına sahip olması için girişimde bulunan Federasyonumuz, Sağlık Bakanlığı tarafından standart bir tedavinin uygulanabilmesi için tedavi kılavuzunun oluşturulmasını talep etmiş mart ayında Sağlık Bakanlığınca Talasemi Tanı ve Tedavi Kılavuzu yayımlanmıştır. Kılavuzun çıkmasından dolayı memnuyetini ifade eden Dolu, “Bu kılavuzun çıkmasında emeği geçen herkese tüm hastalarımız adına teşekkür ederim” dedi. (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)
Sağlık
Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?
Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.
İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.
Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.
“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”
Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.
Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.
Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.
Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:
- Miyop görme kusuru
- Astigmat problemi
Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.
Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.
Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.
Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:
- Göz numarasının stabil olması
- Kornea kalınlığının yeterli olması
- Genel göz sağlığının uygun olması
Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.
Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.
https://venividigoz.com/smile-lazer
Sağlık
Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.
Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.
“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.
“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”
“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:
“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”
“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”
Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.
Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?
Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı.
“Rekabet siyasetin doğasında var”
Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı.
En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.
“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”
“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”
Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
-
Fashion9 yıl agoThese ’90s fashion trends are making a comeback in 2017
-
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
-
Fashion9 yıl agoAccording to Dior Couture, this taboo fashion accessory is back
-
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
-
Sports9 yıl agoPhillies’ Aaron Altherr makes mind-boggling barehanded play
-
Business9 yıl agoUber and Lyft are finally available in all of New York State
-
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
-
Sports9 yıl agoSteph Curry finally got the contract he deserves from the Warriors
