Sağlık
Uzun Yaşamanın Sırrı: Akdeniz Tipi Beslenme !
Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Yavuz Yörükoğlu, uzun ve sağlıklı yaşam konusunda beslenme önerilerinde bulundu.
Sağlıklı beslenme ve diyetler konusunda önemli bilgiler veren Prof. Dr. Yörükoğlu, YouTube kanalında önemli açıklamalarda bulundu. Sağlıklı beslenme ve diyetler konusundaki tartışmalara son noktayı ‘Akdeniz Diyeti’ beslenme ve yaşam tarzı konusundaki açıklamalarla koyan Yörükoğlu, Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) otorite sayılan hekim ve beslenme uzmanlarının katılım gösterdiği bir panelde, son yılların önde gelen diyetlerini değerlendirdiklerini ve bir rapor yayınladıklarını söyledi. İncelenen diyetlerin uygulama kolaylığı kilo kontrolüne olan etkilerinin ve ayrıca kalp damar hastalıkları, şeker hastalığı ve kanserler üzerine olan etkilerinin de ortaya konulduğunu söyleyen Prof. Dr. Yörükoğlu, panelde yapılan çalışmalar sonucunda Akdeniz Diyeti’nin her kategoride ve toplamda birinci sırayı aldığını vurguladı.

Hangi Diyetler Değerlendirmeye Alındı?
Panelde değerlendirmeye alınan diyetler arasında ilk 10’da şunlar bulunuyor: Akdeniz Diyeti, Dash Diyeti, Flexitarian Diyeti, MNG Diyeti, TLC Diyeti, Mayo Clinic Diyeti, Volümetrics Diyeti, Weightwatchers Diyeti, R.Weil’s Anti İnflammatory Diyeti ve Ornish Diyeti. Kalp Damar Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yörükoğlu, “dikkat ederseniz bu diyetlerin içinde Ketojenik, Palio ve Dukan Diyeti gibi et ağırlıklı moda diyetler yok. Bu arada hemen belirteyim Akdeniz Diyeti Amerika tarafından önerilen 3 diyetten bir tanesi ama burada dikkat edilmesi gereken husus şu Akdeniz Diyeti esasen bir diyet değildir” dedi.
Akdeniz Diyeti Bir Yaşam Tarzıdır!
Akdeniz Diyeti denilen olarak bilinen beslenme şeklinin binlerce yıllık bir geçmişi olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Yörükoğlu şöyle konuştu: “Akdeniz Diyeti beslenme şekli bir geleneğe dayanan bir beslenmedir. Daha doğrusu bir yaşam tarzıdır. Akdeniz Bölgesi’ndeki insanların daha sağlıklı oldukları ve daha uzun yaşadıkları bir bilimsel gerçektir. Dünyanın en sağlıklı ve en uzun yaşayan insanlarının tanımlandığı budur. Mavi bölgelerin iki tanesi Akdeniz Bölgesi’nde bulunuyor. Anılan mavi bölgeler Yunanistan’a ait İkarya Adası, İtalya’nın Sardunya Adası, Japonya’nın Okinawa Adası, Costa Bölgesi ve Amerika Birleşik Devletleri’nde Loma Linda Bölgesidir. Birer Akdeniz Adası olan İkarya ve Sardunya da zaten 4 dörtlük Akdeniz tarzı beslenme uygulanıyor ama bütün bölgelerin beslenme ile yaşam tarzları arasında çok önemli benzerlikler ve ortak noktalar var. Bu bölgelerde yaşayan insanların ortak özelliği ortalama yaşam süresinin 90’ın üzerinde olmasıdır. Yaşam süresinin dünya ortalamasının 10-12 sene üzerinde olduğu bu bölgelerdeki insanlar arasında yaşayan yüz yaşını aşmış kişilerin oranı da dünya ortalamasının 10 kat üzerindedir.
Akdeniz Mavi Bölgelerindeki İnsanlar Nasıl Besleniyor?
Akdeniz tarzı beslenmeyi temsil eden şemadan ve Akdeniz Beslenme Piramidi konusunda bilgilendiren Prof. Dr. Yavuz Yörükoğlu şunları söyledi: “ Piramidin tabanında en çok yenilen bakliyatlar, tam tahıllar, ceviz ve badem gibi kuruyemişler var. Bu gıdalar her gün yeniliyor. Piramidin yukasına gidildikçe yine günlük olarak ve bol miktarda yenilen meyve, sebze ve salatalar var. Bu arada bir üst seviyede görülen zeytinyağı günlük olarak her yemeğin içeriğinde var. Piramidin yukarısına çıktıkça daha az yenilen gıdalar var. Bu noktada haftada bir iki kez yenilen balık ve deniz ürünlerini görüyoruz. Onun da üzerinde yine haftada bir iki kez ve ufak miktarlarda yenilen tavuk, yumurta ve peynir var.”
Akdenizliler Tatlıyı Bayramdan Bayrama Yiyorlar!
Akdeniz Tipi Beslenme Piramidi’nin zirvesinde en az hatta nadiren tüketilen gıdalar olduğunu belirten Prof. Dr. Yörükoğlu, “Bunlar kırmızı et ve tatlılardır. Bu gıdalar bayramdan bayrama ve düğünden düğüne yeniliyor. Piramidin tabanında hareketli bir yaşam, aile ve dostlarla birlikte vakit geçirmek de var. Akdeniz halklarının yaşam tarzına bakıldığında birtakım değişik özellikler ortaya çıkıyor. Her şeyden önce bu insanlar mevsimsel besleniyorlar. Meyve, sebze ve salatalar mevsiminde yeniliyor. Bu mevsimlerde elde edilen birtakım meyve, sebze ve salatalar konserve edilerek daha sonraki aylarda ve kış aylarında yenilebiliyor aynı zamanda. Bu insanlar hazır gıda ve suni gıdalar yemiyorlar.”
Akdeniz Bölgelerinde Yılda 150 Gün Oruç Tutuyorlar!
Akdeniz bölgelerinde yapılan çalışmaların gösterdiği ilginç sonuçlar hakkında bilgi veren Prof. Dr. Yörükoğlu, “Bu bölgelerde genel olarak spor yapan neredeyse hiç kimse yok. Ancak bir başka özellik bu insanların sürekli olarak günlük aktivitelerde bulunmalarıdır. Sardunya ve İkarya Adası’nda yılda yaklaşık 150 gün Katolik veya Ortodoks tipi oruç tutulmaktadır. Yine bu toplumların ortak bir özelliği aile ve dostluk ilişkilerine çok önem vermeleridir” dedi.
Akdeniz Tarzı Beslenme Niye Bu Kadar Sağlıklı?
Akdeniz tarzı beslenme piramidindeki yenilen gıdaları tek tek analiz eden Kalp Damar Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yörükoğlu, “En çok yenilen gıdaların başında tam tahıllar, bakliyat ve kuruyemişler var. Bu gıdaların ortak özelliği enerji metabolizmamızın ihtiyacı olan kompleks karbonhidratlardan, liflerden zengin olmalarıdır. Aynı zamanda kompleks karbonhidrat içeren tam tahıllar ve bakliyat önemli bir vitamin mineral ve antioksidan kaynağıdır. Özellikle bol miktarda yenilen kuruyemişler aynı zamanda sağlıklı doymamış yağlardan zengindir. Kalp sağlığı bakımından fevkalade önemlidir. Bu gıdaların başka özelliği ise liflerden çok zengin olmalarıdır. Lifler bizim bağırsak sağlığımız için fevkalade önemlidir. Bağırsaklarımızdaki probiyotik, faydalı bakterilerin yegane gıdası liflerdir. Aynı zamanda bağırsaklardan yağ ve kolesterol emilimini de azaltır. Piramidin ikinci kademesinde gördüğümüz meyve, sebze, salataların en büyük özelliği ise vitamin ve minerallerin ötesinde çok zengin birer antioksidan kaynağı olmalarıdır. Bizi genç ve sağlıklı tutan gıdaların başında bunlar var” diye konuştu.
Akdeniz Mutfağının Olmazsa Olmazı: Zeytinyağı
Akdeniz mutfağının olmazsa olmazları hakkında bilgi veren Prof. Dr. Yörükoğlu, “Zeytinyağı zaten başlı başına bir sağlık kaynağıdır. Zeytinyağındaki sağlıklı doymamış yağlar, Omega 3 yağlar yüksek oranda antioksidanlar, kalp damar sağlığı açısından fevkalade önemlidir. Bir üst kademede balık ve deniz ürünlerini görüyoruz. D vitamininin neredeyse tek besinsel kaynağı balıklardır. D vitamininin kemik sağlığından kalp ve beyin sağlığına bağışıklık sisteminden kanserlere karşı olan olağanüstü etkileri vardır” şeklinde vurguda bulundu.
Doktordan Öneriler
Yapılan sayısız bilimsel çalışmanın Akdeniz tarzı beslenmenin; şeker hastalığı, kalp damar hastalıkları, kansere karşı müthiş koruyucu etkilerini ortaya koyduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Yörükoğlu şu önerilerde ve açıklamalarda bulundu: “Başta söylediğim gibi Akdeniz Diyeti, bir diyet değil bir beslenme şeklidir. Daha önemlisi bir yaşam tarzıdır. Sağlıklı beslenme ve yaşam tarzlarıyla Akdeniz halklarının dünyanın en uzun yaşayan halkları arasında olmaları tesadüf değil. Sizlere önerim şu olacak mümkün olduğu kadar Akdeniz tarzı bir beslenme tutturun. İkincisi mutlaka ve mutlaka hareketli olun. 16-8 tarzı aralıklı orucu hiç olmazsa haftanın 1-2 günü uygulayın. Bunları yaparsanız size karada ölüm yok!” (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)
Sağlık
Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?
Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.
İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.
Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.
“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”
Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.
Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.
Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.
Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:
- Miyop görme kusuru
- Astigmat problemi
Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.
Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.
Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.
Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:
- Göz numarasının stabil olması
- Kornea kalınlığının yeterli olması
- Genel göz sağlığının uygun olması
Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.
Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.
https://venividigoz.com/smile-lazer
Sağlık
Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.
Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.
“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.
“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”
“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:
“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”
“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”
Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.
Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?
Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı.
“Rekabet siyasetin doğasında var”
Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı.
En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.
“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”
“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”
Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
-
Fashion9 yıl agoThese ’90s fashion trends are making a comeback in 2017
-
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
-
Fashion9 yıl agoAccording to Dior Couture, this taboo fashion accessory is back
-
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
-
Sports9 yıl agoPhillies’ Aaron Altherr makes mind-boggling barehanded play
-
Business9 yıl agoUber and Lyft are finally available in all of New York State
-
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
-
Yaşam Tarzı4 yıl agoBilgi güçtür
