Connect with us

Sağlık

Okullar Ne Zaman Açılacak

Published

on

Okullar Ne Zaman Açılacak

Millî Eğitim Bakanı Mahmut Özer, Bakanlıkça başlatılan okul öncesi eğitim seferberliği kapsamında 1.400 anaokulu ve 10 bin ana sınıfı için hazırlanan eğitim materyali ve donatım malzemelerini taşıyan tırları uğurladı.

Elmadağ Hasanoğlan Ders Aletleri Yapım Merkezi’nde düzenlenen törende konuşan ve 2022-2023 eğitim öğretim yılı hazırlıklarına çok hızlı bir şekilde İstanbul’dan başladıklarını, bu süreçte bazı ilkler yaşandığını kaydeden Özer, “Birincisi, Millî Eğitim tarihinde ilk kez tüm okullara bütçe göndermeye başladık. Bakanlık daha önce sadece ortaöğretim kurumlarına bütçe gönderiyor ama diğer anaokulu, ilkokul, ortaokula bütçeyi il veya ilçe millî eğitim müdürlükleri üzerinden gönderiyordu. İlk kez okulların temizlik malzemesinden kırtasiye malzemesine, onarımından atölye donatımına ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde tüm okullarımıza ilgili genel müdürlüklerimizin – Temel Eğitim, Ortaöğretim, Mesleki ve Teknik Eğitim, Din Öğretimi, Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüklerimiz- bütçelerine gönderildiler. Bu, Millî Eğitim tarihimize yıllardan beri özlenen, yıllardan beri konuşulan ama bir türlü uygulamaya sokulamayan bir adımdı. Gerçekten bu adımı atmaktan büyük mutluluk duyuyorum.” dedi.

 

Okul yöneticilerinin, okulların bu ihtiyaçlarını karşılamak için bu bağlamda herhangi bir kimseyle iletişim kurma gereği duymadıklarını belirten Özer, yöneticilerin bu vesileyle eğitimin kalitesine odaklanmak için önemli bir fırsata kavuştuklarını söyledi. Son yirmi yılda eğitimde fırsat eşitliğini güçlendirmek için tüm öğrencilere ders kitaplarının ücretsiz verildiğini hatırlatan Özer, ikinci önemli adım olarak bu yıl yardımcı kaynak kitapların da ücretsiz verildiğini kaydetti. Özer şunları söyledi: “Bu çok basit bir adım gibi görülüyor. Eğitim sistemimizin ölçeği dikkate alındığı zaman 18,9 milyon öğrenci olan bir eğitim sistemi var. Yani 150’ye yakın ülkenin nüfusundan çok daha fazla öğrenci sayısına sahibiz. Yirmi yıldır hiçbir şekilde vazgeçmeden o çocuklarımıza ders kitapları ücretsiz olarak gönderiliyor. Son zamanlarda ders kitapların verimliliğiyle ilgili spekülasyonlar yapılmaya başlamıştı. Hemen Bakanlık olarak tüm imkânlarımızı kullanarak yardımcı kaynak üzerine eğilmeye başladık. Yıllardan beri kronik olan, velilere ilave yükler yükleyen aynı zamanda okullarımızı, öğretmenlerimizi de bir şekilde sıkıntılı süreçlerle yüzleşmesine yol açan yardımcı kaynak olayını da bir yıl gibi kısa sürede ortadan kaldırdık.”

Yola çıkarken 2022 yılının sonuna kadar 100 milyon yardımcı kaynağı çocuklarla buluşturacakları sözünü verdiklerini hatırlatan Bakan Özer, “Şu an itibarıyla 136 milyon kaynağı öğrencilerimize ulaştırmış bulunuyoruz. 12 Eylül tarihinde yeni eğitim öğretim yılı başladığı zaman çocuklarımızın masalarında sadece ders kitapları olmayacak; yardımcı kaynakların tamamına da basılı ve ücretsiz bir şekilde erişilmiş olacak. İnşallah, bir sonraki eğitim öğretim yılında ders kitaplarıyla yardımcı kaynakları artık birleştireceğiz. Ders kitabı ayrı, yardımcı kaynak ayrı diye bir ikilem artık eğitim sisteminde kalmayacak. Nasıl yardımcı kaynak problemini çözdüysek onu da, inşallah, çözeceğiz.” diye konuştu.

Okulların Temizliği

Okulların temizlik personelleri konusuna da değinen Özer, şöyle devam etti: “5 Eylül’de, okullar açılmadan önce 60 bin vatandaşımız okulların temizliğine yardım etmek için okullarımızda hazır bulunacaklar. Genelde ekim aylarında kısmi olarak 20 bin, 30 binde olan sayımız, ilk kez 60 bin personele ulaşmış olarak 12 Eylül’den önce, uyum eğitimi haftasında sisteme girmiş olacak. Öğrencilerimizin çok daha iyi ortamlarda eğitim alabilmeleri, öğretmenlerimizin çok daha sağlıklı bir şekilde bu eğitime katkı sunabilmeleri ve okul yöneticilerimizin dimdik durarak devleti arkasında hissetmeleri için devletin her türlü imkânıyla süreçleri çok daha başarılı bir şekilde koordine edebileceği bir eğitim sistemini daha da güçlendirmeye yönelik bu adımlarımız her geçen gün artarak devam edecek.”

Öğretmenlere Ek Ders Ücretleri Konusunda Çok İyi İyileştirme Yaptık

Ek ders ücreti karşılığı derse giren öğretmenlerin aldığı ücret konusuna da değinen Bakan Özer, “Eğitim öğretim yılı başlamadan eke ders ücreti karşılığı derse giren öğretmenlerimiz ve usta öğreticilerle ilgili çok ciddi iyileştirme yaptık ve onlar asgari ücretin altında ücret alırken şu anda asgari ücretin üzerine ücretleri çıkmış oluyor. Usta öğreticiler 4 bin 500 lira civarında ücret alırken şu anda 7 bin 400 lira ücret almakta. Yüzde 74’e yakın bir iyileştirme oldu. Yani Sayın Cumhurbaşkanımızın destekleriyle eğitim sistemimizin niteliğini arttırma ve kronik olarak kabul edilen tüm problemlerini çözme yönünde tüm çalışma arkadaşlarımız ve 81 il yöneticilerimizle sahada aktif olarak çalışmaya devam ediyoruz.” diye konuştu. Millî Eğitim Bakanlığı açısından bu yaz döneminin çok yoğun geçtiğine işaret eden Özer, bir yıl gibi kısa süre içinde 63 ili ziyaret ederek saha ziyaretlerinde öğrenci, öğretmen, okul yöneticileri ve vatandaşlarla bir araya geldiklerini söyledi.

Okullaşma Oranı

Millî Eğitim Bakanlığı olarak bu dönemde üç dört konuya ağırlık verdiklerini belirten Özer, konuşmasına şöyle devam etti: “Birkaç konuda iyileştirme yaparak eğitim sistemimizin niteliğini daha fazla arttırmayla ilgili önümüze hedefler koyduk. İşte bunlardan biri okul öncesi eğitimdi. Okul öncesi eğitim, eğitim kademelerinin en kritiğini teşkil etmekte ve okul öncesi eğitime erişimdeki kısıtlamalar eğitimdeki fırsat eşitliğini zedelediği gibi eğitim sistemindeki okullar arası başarı farkının da ortaya çıkmasındaki en başat faktörlerden birisi olarak önümüzde durmakta. Türkiye; ilkokul, ortaokul, lise ve yükseköğretimde okullaşma oranlarını ciddi biçimde artırmasına rağmen okul öncesi eğitimde istediği seviyeye gelememişti. İşte bunun için biz okul öncesi eğitime ağırlık vererek dedik ki ‘Üç yaşındaki yüzde 14 olan okullaşma oranını yüzde 50’ye, dört yaşındaki yüzde 35 olan okullaşma oranlarını yüzde 70’e, beş yaştaki yüzde 78 olan okullaşma oranlarını da yüzde 100’e çıkartacağız.’ Bunun için 3 bin yeni anaokulu ve 40 bin yeni ana sınıfını yapmak için yola çıktık.”

Bağımsız Anaokulu

Bu projeye başlarken tüm Türkiye’deki anaokulu sayısının 2 bin 872 olduğuna dikkati çeken Bakan Özer, “Biz bir yılda 3 bin anaokulu yapmak için yola çıktık ve onunla ilgili kaynaklarımızı seferber ettik, odaklandık ve dört açılım yaptık. Birincisi, bağımsız anaokulu yapmak… İkincisi, atıl olarak duran eğitim birimimizi anaokuluna dönüştürmek. Bilim ve sanat merkezini gündüzleri anaokulu olarak kullanalım dedik. Dördüncüsü de öğle okullarımız vardı ki okullarımız kapasitesini çok altında öğrenciye sahipti. O okullarımızda fiziki imkânına göre yeni ana sınıflar açtık ve dördün üzerinde ana sınıfı açtığımız okullara bağımsız okul hüviyetine kavuşturduk ve bugün 1.400 yüz anaokulunu çocuklarımızın hizmetine hazır hâle getirdik. Bu, öyle kolay bir şey değil. Bu adımlarla 10 bin yeni ana sınıfı açtık, Türkiye’deki yüzde 78 olan beş yaştaki okullaşma oranını on ay gibi kısa sürede yüzde 93’e çıkardık. Bir eğitim sisteminde bu kadar büyük devasa bir ölçekte, böyle bir oran artırımı çok zordur ama bu Türkiye’ye yakışır.” değerlendirmesinde bulundu.

İstanbul 5 Yaş Okullaşma Oranı

Olayın ne kadar çarpıcı olduğunu göstermek için İstanbul’dan örnek vermek istediğini ifade eden Özer, konuşmasına şöyle devam etti: “İstanbul’da 147 bağımsız anaokulu vardı, biz bu projeye başladığımız zaman. 1568 de özel öğretim anaokulu vardı. Anayasal olarak bizim eğitimde fırsat eşitliğini artırmamız için birinci sınıftaki ilkokuldaki hazır bulunuşlukları mümkün olduğu kadar homojen yapabilmemiz için her vatandaşın çocuğunun okul öncesi eğitime erişebilmesi lazım. Attığımız bu adımlar neticesinde İstanbul’da yüzde 45 olan beş yaştaki okullaşma oranı, yüzde 87’ye çıktı. Yıl sonu itibarıyla yüzde 100 olacak. Türkiye’nin her noktasında -Cizre’de, Silopi’de, Kars’ta, Ankara’da, Haymana’da, Muğla’da- ücretsiz bir şekilde vatandaşımız çocuğunu çok rahat bir şekilde okul öncesi eğitimle buluşturabilecek. Bu, ne demek biliyor musunuz? Bu, şu demek: Uzun vadede okullar arası başarı farkı azalacak. Türkiye’nin eğitim sisteminin en kök problemi olan okullar arası başarı farkında ciddi bir iyileştirmeye gideceğiz. En kritik olan nokta şu: – Eğitim tarihini yazanlar, bunu daha sonra değerlendirecek- okul öncesi eğitim, çocukların sadece akademik başarısına etki etmiyor, bilişsel becerilerini geliştirmiyor, hatta bilişsel becerileri okul öncesi eğitimden sonraki eğitim kademelerinde tedrici olarak azalıyor ama bir şey azalmıyor: Bilişsel olmayan beceriler; psikososyal gelişimleri, duygusal gelişimleri karşılıklı birlikte hareket edebilme yetenekleri, becerileri eğitimde uzun süre kalabilme oranları, suça meylin az olma istidadı değişmiyor. Yani bu ne demektir? Uzun vadede bizim en kalıcı ve vazgeçilmez sermayemiz olan beşeri sermayemiz çok daha güçlü bir şekilde yetişecek. Bu ülkenin çok daha güçlü olabilmesi için çok daha donanıma sahip olmuş olacak. İşte bu hikâyenin parçası olmak kadar güzel bir şey yok. Bu hikâyeyi yılın sonu itibarıyla 3 bin yeni anaokulunu eğitim sistemine kazandırarak taçlandıracağız ve diyeceğiz ki artık Türkiye, diğer eğitim kademelerinde olduğu gibi okul öncesi eğitimde de OECD ortalamasına ulaşmıştır. Okul öncesinden yükseköğretime, beşeri sermayesini verimli bir şekilde kullanabilmek için eğitim çağı nüfusunun yüzde 90’nın üzerini okullarla buluşturmuştur. İşte bu son yirmi yılın başarı hikâyesinin son halkasını da tamamlamak bize nasip olacak inşallah.”

1 Eylül’de 20 Bin Öğretmen Ataması Yapılacak

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılımıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde, 1 Eylül’de 20 bin öğretmen atamasının yapılacağını bildiren Bakan Özer, “Yapacağımız 20 bin öğretmen atamasının 7 bin 503’ünü okul öncesi eğitim öğretmenlerine ayırdık. Bugün burada bir araya gelmemizin nedeni olan o açmış olduğumuz anaokullarının, ana sınıflarının öğretim materyallerinin ihtiyacını karşılamak için ilgili genel müdürlüklerimiz koordineli bir şekilde çalışarak tüm okullarımızın ihtiyacı olan öğretim materyallerini üretiyorlar. Bugün 4 tır dolusu malzeme göndereceğiz ama bu tırların sevkiyatı devam edecek. 12 Eylül’de eğitim öğretim yılı başladığı zaman hiçbir eksikliği olmayacak şekilde çocuklarımız bol öğretim materyallerinin olduğu okul öncesi eğitim birimlerine kavuşmuş olacaklar. Ben bu sürece emek veren bakan yardımcılarımıza, genel müdürlerimize ders aletleri yapım merkezinin yıllardan beri görünmediği hâlde fedakâr bir şekilde üreten değerli çalışanlarına, öğretmenlerine, emekçilerine en içten şükranlarımı sunuyorum. Tırlarımızın yolu açık olsun, diyorum. Eğitim materyallerinin öğrencilerimiz için, yavrularımız için hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.” ifadelerini kullandı (BSHA)

Continue Reading

Sağlık

Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?

Published

on

 

Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.

İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.

Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.

“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”

Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.

Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.

Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.

Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:

  • Miyop görme kusuru
  • Astigmat problemi

Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.

Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.

Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.

Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:

  • Göz numarasının stabil olması
  • Kornea kalınlığının yeterli olması
  • Genel göz sağlığının uygun olması

Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.

Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.

https://venividigoz.com/smile-lazer

 

Continue Reading

Sağlık

Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.

Published

on

By

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.

“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.

“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”

“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:

“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”

“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”

Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.

Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?

Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı. 

“Rekabet siyasetin doğasında var”

Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.

Published

on

By

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı. 

En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.

“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”

“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”

Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.

magazin haberleri