Kategori: Teknoloji

  • STS TURKEY 2022 Konferansı “STS Nedir?” sorusuna cevap aradıhaberi

    STS TURKEY 2022 Konferansı “STS Nedir?” sorusuna cevap aradıhaberi

    İstanbul Bilgi Üniversitesi Medya Bölümü ve STS Turkey Bilim ve Teknoloji Çalışmaları Türkiye Araştırma Ağı işbirliği ile düzenlenen STS TURKEY 2022 Konferansı santralistanbul Kampüsü’nde gerçekleşti. “Güncel Soru: STS Nedir?” başlığı altında düzenlenen konferansta farklı disiplinlerden akademisyenler ile yüksek lisans ve doktora öğrencileri STS’nin bu disiplinlerdeki işleyişini anlattı

     

    İstanbul Bilgi Üniversitesi Medya Bölümü ve STS TURKEY Bilim ve Teknoloji Çalışmaları Türkiye Araştırma Ağı işbirliğinde düzenlenen STS TURKEY 2022 Konferansı “Güncel Soru: STS Nedir?” başlığı altında farklı disiplinlerden akademisyenler ile yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin katılımıyla santralistanbul Kampüsü’nde gerçekleşti. 

     

    2018 yılından bu yana düzenlenen STS TURKEY Konferansı, İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Burak Özçetin ile Medya Bölüm Başkanı Doç. Dr. Erkan Saka’nın açılış konuşmalarıyla başladı.

     

    Konferansta “Kuantum Teknolojilerinin Demokratikleşmesi” başlıklı araştırmasını aktaran Karlsruhe Institute of Technology’den Zeki C. Seskir, kuantum teknolojilerinin demokratikleşmesi için gerekli koşullardan bahsetti. Seskir, “Demokratikleşme çabaları altında kuantum teknolojilerinin erişilebilirliğine odaklanılıyor. Alan dışı uzmanlar da bu teknolojilere erişebiliyor. Devlet yatırımlarının bu konu üzerinde ciddi katkısı söz konusu. Aynı zamanda start up’lara da destek veriliyor” dedi.

     

    Japonya’nın Akıllı Toplum Projesi: Toplum 5.0

    “Toplum için Bilim ve Teknolojinin Japoncası-Toplum 5.0” başlığında sunum yapan Toplum 5.0 Enstitüsü’nden Dr. Yıldız Tuğba Kurtuluş Kara, Japonya’nın toplum 5.0 (akıllı toplum) projesini anlattı. Bu kavramın özellikle Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için neden önemli olduğuna değinen Kara, “Bu vizyon toplum merkezli ve sorun çözme odaklı bir proje olarak akademi, dünya toplumunu ve siyasetçileri bir araya getiren bir yaklaşım. Teknolojik ilerlemede insanı kayıran bir denge kurulmaya çalışılıyor. Japonya 65 yaş nüfusunun en yoğun olduğu ülke. Sosyoekonomik sorunları çözmek için yaşlı nüfusun sürdürülebilirliğini sağladılar. Japonya bu projeleri kendi sorunları için üretti ama şu anda bunu dünyaya ihraç ederek bir güç olarak kullanıyor” dedi.

     

    “Sosyal ve Beşerî Bilimler ve Gelecek” başlığı altında bir konuşma yapan ODTÜ Makina Mühendisliği ve TÜBİTAK-MAM araştırmacısı Prof. Dr. İskender Gökalp ise gelecekte çevre ve enerji sorunlarının yoğun olarak tartışılacağını söyledi. Gökalp, “Geleceği şekillendiren sosyoteknik senaryolar bizi ilgilendiren konuların başında geliyor. Geleceği düşünürken kurgu ve hayal gücü önemli. Bu fikirle sosyoteknik hayaller perspektifinde bir yere varıp varamayacağımızı test etmek için ek yollar ve bulvarlar açmak istedik” dedi. 

     

    “Teknolojik Ürünlerle İlgili Bilgi ve Deneyim Sahibi Olmak, Üniversite Öğrencilerinin Tamir Hakkına Yönelik Tutum Farklılıklarını Açıklamada Bir Etken Midir?” sunumunda Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nden Dr. Mustafa Serdar Köksal, teknoloji okuryazarlığı sayesinde teknolojiyi kullanmanın tamir hakkı bilincini oluşturmasını ele aldı. Serdar, “Bilgili ve deneyimli müşteriler tamir hakkına yönelik daha fazla farkındalığa sahip. Eskiyen veya bozulan ürünlerin çöpe atılmak yerine tamir edilerek farklı amaçlarla yeniden kullanılması önemli. Döngüsel ekonominin sağlanabilmesi için teknolojik ürünlerin kullanım ömrünün artırılması gerekiyor” dedi. 

     

    ‘Çocukların teknoloji ve yapay zekâya yoğun ilgileri var’

    “Yapay zekâ bebek gibi!” Çocukların Teknolojik Gelişmeler Üzerine Yorumları” sunumuyla söz alan İstanbul Arel Üniversitesi’nden Seran Demiral, “Çocukların teknolojiyle karşılaşmasının bize ne söylediği” konusuna yanıt aradı. Demiral, “Çocukların teknoloji ve yapay zekâya yoğun ilgileri var. Çevre ve benzer kaynaklı sorunlarının sorumluluğunu yapay zekâya devretme eğilimindeler. Sanal ortamı özgürleştikleri bir alan olarak görüyorlar” dedi. 

     

    “Tasarım, Yeni Medya ve Teknoloji” başlığında “Görünmezlik: Saldırgan Şehirler, Evsizlik ve Cinsiyet” konusunda sunum yapan Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nden Mert Akol ise “Saldırgan tasarımda evsizler ve evsiz kadınlar görünmez hale geliyor. Evsizlik sadece yoksulluk sorunu değil çok boyutlu bir konu. Erkekler açıkta, sokakta uyuyabiliyorken kadınlar evsizliklerini saklama ihtiyacı hissediyor. Kadınlar evsiz kalırken yanındaki bir çocuk da evsizliğe mahkûm olabiliyor Sadece fizyolojik farklılıklar bile barınamayan bir kadın için ek zorluklar getiriyor” dedi. 

     

    Makine çevirileri çevirmenlerin yerini alabilir

    İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Azer Kılıç, “Makine Çevirisi Karşısında İnsan Çevirmenler: Güncel Deneyimlerden Gelecek Tahayyüllerine” adlı çalışmasında nöral makine çevirilerinin insan çevirilerinin geleceğine etkilerini aktardı. Kılıç, “Uzun vadede belirli alanlarda makine çevirileri, çevirmenlerin yerini kısmen de olsa alacak. Teknik çeviri gibi alanlarda makine çevirisi riski yüksek ancak edebiyat gibi alanlarda otomasyon çevirinin daha düşük olacağı düşünülüyor. İş kaybı, düşük ücret, çeviri kalitesinde düşüş ve yaratıcılığın engellenmesi gibi olumsuz yönler ise makine çevirilerinin olumsuz etkileri olarak karşımıza çıkacak” dedi.

     

    Fail Ağ Teorisi ve Hidrojen başlıklı özel oturumda konuşan Orta Doğu Teknik Üniversitesi sosyoloji araştırmacıları Ceylin Özyurt, Suat Tekin, Ilgın Yılmaz, İbrahim Buğra Yenioğlu ve Fikret Tamer ise, sosyolojide fail ağ kuramına değindi. Hidrojeni bir kimlik olarak tanımlayan araştırmacılar, hidrojenle birlikte döngüsel ekonomi ve karbonsuzlaşmanın önemi, hidrojen üretim metotları, enerji sisteminin jeopolitiği gibi konuları ele alarak bu konuda çok katmanlı aktörlerin devreye girmesi ve enerji devriminin gerçekleşmesi adına daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu anlattı.

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Vodafone Business Cloud Day Etkinliği İçin Geriye Sayım Başladıhaberi

    Vodafone Business Cloud Day Etkinliği İçin Geriye Sayım Başladıhaberi

    İşletmelerin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone Business, 29 Kasım Salı günü Mext Teknoloji Merkezi’nde “Cloud Day” etkinliğini gerçekleştirmeye hazırlanıyor. Perakendeden dayanıklı tüketime, enerjiden finansa kadar pek çok farklı sektörde faaliyet gösteren kurumların bilgi teknolojileri yöneticilerini bir araya getirecek olan etkinlikte, bulut bilişim teknolojileri ve trendleri konuşulacak.

     

    Etkinliğin açılış konuşmalarını Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı Ali Taha Koç ve Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Kestioğlu gerçekleştirecek. 

     Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Kestioğlu, etkinliğe dair şunları söyledi;

    “Bulut Bilişim Dönüşümü neredeyse her kurumun gelişmiş üretkenliğe yönelik yolculuğunun temel bir parçası haline geldi. Bir çok firma bilişim altyapısını, daha güvenli, daha performanslı, kesintisiz ve optimum maliyetlerle yönetebileceği bir ortam yaratmaya çalışıyor.  Bu noktada tüm bu şartların sağlandığı ortam olarak bulut, ihtiyaçları en iyi şekilde karşılayan bir altyapı olarak karşımıza çıkıyor. Biz de Vodafone Business olarak özellikle son dönemde odağımıza Bulut teknolojilerini koyduk. 5G sağlayıcısı olduğumuz Türkiye'nin ilk dijital üretim tesisi MEXT’te gerçekleştireceğimiz Cloud Day etkinliğinde, sektöründe deneyimli isimler ile biraraya gelip bulut teknolojilerindeki dönüşümü; dünyadaki son trendlerden bulut güvenliğine kadar farklı başlıklar altında konuşacağız.”

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Türk Telekom’dan   siber güvenlikte yerliliğe destekhaberi

    Türk Telekom’dan siber güvenlikte yerliliğe destekhaberi

    Türk Telekom Siber Güvenlik Merkezi’nde, kamudan özel sektöre tüm veriler 360 derece güvenlik hizmetleriyle koruma altında 

     

    Türk Telekom, Ulusal Siber Güvenlik Stratejisi ve ‘Siber Vatan’ oluşturma vizyonuyla yerli ve milli ekosistemi destekleyen çalışmalarını sürdürüyor. ‘Siber Güvenlik Haftası’ öncesinde açıklamalarda bulunan Türk Telekom Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Yusuf Kıraç, “Türkiye’nin en büyük Siber Güvenlik Merkezi’nde ülkemizin verisini 360 derece güvenlik hizmetleriyle koruma altına alırken, yerlileştirme çalışmalarımızı hızlandırdık. Türkiye’nin kendi siber güvenlik ürünlerini üretebilen ve diğer ülkelere pazarlayan bir ülke olması yolunda çalışmalarımızı ilerletiyoruz” dedi. 

     

    Türk Telekom, Türkiye Siber Güvenlik Kümelenmesi’nin 30 Kasım-2 Aralık tarihlerinde düzenleyeceği ‘Siber Güvenlik Haftası’nda, siber güvenlik ürünleriyle yer alacak. Türk Telekom’un ‘Uluslararası Siber Savaş ve Güvelik Konferansı ve Milli Siber Güvenlik Fuarı’ ana sponsoru olduğu hafta kapsamında siber güvenlik üzerine birçok konu masaya yatırılacak. 

     

    ‘Siber Güvenlik Haftası’ öncesi açıklamalarda bulunan Türk Telekom Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Yusuf Kıraç şöyle konuştu: “Siber güvenlik günümüzde artık ulusal güvenlik stratejilerinde de ele alınan bir kavram haline geldi. Özellikle ülkeler; kritik altyapılarına karşı siber saldırıları önlemek, siber saldırılara karşı ulusal güvenlik açıklarını azaltmak ve siber saldırılardan gelecek zararı ve toparlanma süresini en aza indirmek için şu an da yoğun çaba sarf ediyorlar. Türk Telekom olarak yeni ürün ve hizmetlerimizle 360 derece güvenlik hizmetleri sunarak ülkemizin verisini koruyoruz.”

     

    “Yerli ve millî teknolojileri destekliyoruz ve aynı zamanda üretiyoruz”

    Türkiye’nin en büyük Siber Güvenlik Merkezi’nde küresel standartlarda sertifikalara sahip uzman bir kadro ile 7/24 hizmet sağlandığını belirten Kıraç, “finans, telekomünikasyon, kamu ve e-ticaret müşterilerimiz başta olmak üzere ülkemizin veri güvenliğini korurken, yerlileştirme çalışmalarımıza hızla devam ediyoruz. ‘Siber Vatan’ oluşturma vizyonu kapsamında öncelikle en kritik ve bize maliyeti en yüksek ürünlerin yerlileştirilmesi stratejimizi sürdürüyoruz. Ayrıca, yerli ve milli teknolojilerin geliştirilmesi kadar, bu teknolojileri geliştirmekte olan girişimlerin desteklenmesinin de büyük önem taşıdığına inanıyoruz. Türkiye’nin kendi siber güvenlik ürünlerini üretebilen ve diğer ülkelere pazarlayan bir ülke olması yolundaki hedefimiz doğrultusunda çalışmalarımıza devam ediyoruz” dedi. 

     

    Geleceğin siber güvenlik uzmanları yetişiyor

    Türk Telekom, Türkiye’nin en büyük siber güvenlik merkezine sahip kurumu olarak, bu alandaki köklü bilgi birikimini ve deneyimini gençlere aktarmayı sürdürüyor. Türk Telekom yıl boyunca düzenlediği Siber Güvenlik Fikir Maratonu ve Siber Güvenlik Kampı ile gençlerin kariyer gelişimini desteklerken, Türkiye’nin yetişmiş siber güvenlik uzmanı ihtiyacına katkı sunuyor. Diğer yandan Türk Telekom, Türkiye’nin alanındaki en büyük işletmeleri başta olmak üzere, pek çok kamu kurumu, yerel yönetim, özel şirket, banka, e-ticaret firmaları, enerji şirketleri gibi binlerce müşteriye siber güvenlik alanında hizmet veriyor. 

     

    Ayrıca Türkiye Siber Güvenlik Kümelenmesi’nin düzenlediği ‘Siber Güvenlik Haftası’ kapsamındaki çevrim içi etkinliklerde, Türk Telekom da 28 Kasım tarihinde ‘Devsecops Nedir?’ başlıklı ‘webinar’ı gerçekleştirecek.

     

    Siber tehditler karşısında hem kurumlar hem de son kullanıcılar nelere dikkat etmeli:

    • Güçlü şifre kullanılmalı
    • Verilere ve sistemlere erişim kontrol edilmeli
    • Programlar ve sistemler düzenli olarak güncellenmeli
    • Çalışanları bilinçlendirilmeli
    • Uç nokta koruması kullanılmalı
    • Güvenlik duvarı kullanılmalı
    • Veriler şifrelenip yedeklenmeli
    • Tedarikçiler değerlendirilmeli
    • Saldırı yüzeyi azaltılmalı
    • Fiziksel güvenliğe çok dikkat edilmeli
    • Killswitch yerleştirmeli (Bu, bilgi teknolojisi departmanınızın şüpheli herhangi bir şey tespit eder etmez sorunları çözene kadar tüm sistemleri kapattığı bir tür reaktif siber güvenlik koruma stratejisidir)
    • Güvenli bir siber güvenlik politikası oluşturulmalı
    • Güçlü kimlik doğrulama yöntemleri kullanılmalı

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Çiftçiler ani iklim olaylarına karşı uyarılacakhaberi

    Çiftçiler ani iklim olaylarına karşı uyarılacakhaberi

     “İzmir Tarımı” mobil uygulaması devrede
     

    İzmir Büyükşehir Belediyesi ani iklim olaylarına karşı üreticileri günler öncesinden uyaran “İzmir Tarımı” mobil uygulamasını devreye aldı. Erken uyarı sistemiyle üreticilere meteorolojik bilgilerin yanı sıra ekim, dikim, hasat zamanıyla ilgili bilgiler ve sulama ve ilaçlama önerileri de sunulacak.

    İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in “Başka Bir Tarım Mümkün” vizyonu doğrultusunda tarımdaki verim kaybını önlemek için “İzmir Tarımı” mobil uygulamasını devreye aldı. Uygulama iklim krizinin sonucu olarak ortaya çıkan ani hava olaylarına karşı üreticileri uyarıyor. Ayrıca üreticiler ekim, dikim, hasat zamanı, sulama ve ilaçlama ile ilgili bilgiler de alabiliyor.

    “Tarlanın üzerindeki bulutu bile görecekler”
    Yurttaşların İzmir Tarımı uygulamasını telefonlarına indirdikten sonra tarlalarının ada ve parsel bazındaki konumlarını da girerek uygulamaya üye olmaları gerektiğini ifade eden İzmir Büyükşehir Belediyesi Bilgi İşlem Dairesi Başkanı Ata Temiz, “Uydu Türkiye’nin üzerinden üç günde bir geçiyor. Üç gün içerisinde tüm verileri alıyoruz ve sistemden çiftçilere gönderiyoruz” dedi. Yağış, don, hastalık zamanı gibi birçok veriyi erken uyarı sistemi ile üreticilere ulaştırdıklarını aktaran Ata Temiz, şöyle konuştu: “Toprak sıcaklığı, toprak nemi gibi bilgiler de sistemde mevcut. 30 santime kadar toprak nemini veriyoruz. Böylece çiftçi ne zaman, ne kadar sulama yapması gerektiğine sistem üzerinden ulaşabiliyor. İlaçlama zamanı da önemli. Rüzgar hızını hesaplayarak ilaçlama zamanlarını verebiliyoruz. Çif tçi tarlanın üzerinden geçecek bulutun bölgeye kaç kilometre uzaklıkta olduğu, kaç dakika veya kaç saat sonra tarlaya ulaşacağı ve bırakacağı yağış miktarı bilgisine de ulaşabilecek. Böylece ektikleri ürünle ilgili tüm detayları alıp, hasat zamanına kadar sağlıklı şekilde üretim ve hasat yapabilecek. Örneğin Ödemiş’te en çok ekilen ürün olan patates, don olayından fazla etkileniyor. Bu sistem sayesinde önceden çiftçiye bilgi veriyoruz. Onlar da gün içerisinde tedbir alarak, oluşacak zararın önüne geçebilecek.”

    “Üretici doğru bilgiye hızlı şekilde ulaşacak”
    İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Şevket Meriç de iklim krizinin verdiği zararı en aza indirme konusunda uygulamanın birçok faydasını göreceklerini belirterek “Üretici doğru bilgiye hızlı bir şekilde ulaşacak. Doğru bilgiye zamanında ulaşması, gıda arzında da olabildiğince az kayıp yaşanmasını sağlayacak. Belediyemiz ve başkanımız Tunç Soyer’in ortaya koyduğu ‘Başka Bir Tarım Mümkün’ vizyonunun iki temel ayağı var. Biri kuraklık, diğeri ise yoksullukla mücadele. Bu sistem her iki amaca da hizmet ediyor. İklim kriziyle ilgili felaketlerin önüne bir parça geçilmesini sağladığı gibi aynı zamanda doğru hasadın doğru zamanda yapılabilmesinin de önünü açıyor. İzmir Tarımı uygulaması, yoksulluğa karşı mücadelede de bizim destekçimiz olacak. Zamanında elde ettiğimiz ürün tüketiciye çok daha sağlıklı ve ara cısız, uygun fiyattan ulaşacak” dedi.

    “Daha bilinçli tarım yapacağız”
    Ödemiş Demircili Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’nde çalışan gıda mühendisi Özlem Tekin Kaya ise “Bölge çiftçileri, üreticileri açısından bunun yaygınlaşması önemli. Erken don olayı yaşanıyor, yağmur oluyor. Önceden tahmin edilemediği için hasat yapmak zorunda kalınıyor. Ürünler ziyan oluyor. Bu sayede üretici daha bilinçli tarım yapacak” diye konuştu. Üretici Hakan Baş, “İzmir Tarımı” uygulamasının çiftçiler için oldukça olumlu sonuçlar doğuracağını belirterek, araziden en yüksek verimi alabileceklerini belirtti.  Çiftçi İbrahim Çavuş da artık daha bilinçli şekilde tarım yapacaklarını söyledi.

    Su tasarrufu sağlanacak
    Sistem sayesinde tarımsal üretim alanlarında sağlıklı meteorolojik veriler elde ediliyor. Uydudan alınan veriler ile üreticiler, arazilerine yönelik sıcaklık, hava nemi, yağış miktarı, rüzgar hızı ve yönü, toprak sıcaklığı, güneşlenme, toprak nemi gibi bilgilere sahip oluyor. Uygulama ile arazideki buharlaşma hesaplanabiliyor. Ayrıca toprak nemi de ölçülüyor. Böylece dekar başına ne kadar su verilmesi gerektiği hesaplanabiliyor. Zararlılara karşı erken uyarılar, ilaçlama ve sulama önerileri de sistem sayesinde öğrenilecek. Doğru zamanda yapılacak sulama ve ilaçlama ile tasarruf da sağlanacak.  Tüketiciler de daha sağlıklı gıda ile buluşacak.

    Erken Uyarı Sistemi içerisinde 15 tane uyarı bildirimi yer alıyor. Günlük, haftalık, saatlik veriler sistem üzerinden paylaşılıyor. Çiftçilerin kayıt olduktan sonra erken uyarı sisteminden yararlanmak için uyarı bildirimlerini açmaları gerekiyor.

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Audi dronla meyve bahçelerini takip ediyorhaberi

    Audi dronla meyve bahçelerini takip ediyorhaberi

    Audi Çevre Vakfı’nın desteğiyle 2018 yılında başlayan insansız hava araçlarıyla (Drone) tarım arazilerinin takibi ve gözlemlenmesi araştırması ilk sonuçlarını vermeye başladı.

     

    Yaklaşık 10 hektarı çayır alan olan yaklaşık 500 hektarlık bir arazideki meyve ağaçları dronlar tarafından takip edildi, otomatik olarak sınıflandırıldı ve değerlendirildi. 

     

    Kapsamlı dijital izleme çalışması sonucunda ağaçların sağlık durumları, canlılıklarını iyileştirmek için hedeflenen bakım önlemleri gibi bilgiler de alındı.

     

    Audi Çevre Vakfı ve Heidelberg Üniversitesi işbirliğiyle 2018 yılında hayata geçirilen dijital gözlem çalışması ilk sonuçlarını vermeye başladı. Yaklaşık 500 hektarlık arazi üzerinde defalarca turlayan dronların topladıkları veriler değerlendirildi. 

     

    Dronlardan elde edilen veriler neticesinde, arazideki mevcut meyve ağaçlarının yüzde 20'sinin acil bakıma ihtiyacı olduğu, yaklaşık yarısının daha az bakıma ihtiyacı olduğu ve yüzde 28'inin bakıma ihtiyaç duymadığı sonucu ortaya çıktı. Arazide bulunan meyve ağaçlarının üçte ikisi elma geri kalan ise armut, ceviz, erik ve kiraz ağaçlarından oluşuyor. Yapılan gözlemler neticesinde arazide bulunan tüm ağaçların öncelikle düzenli budama gibi uygun bakımı almaları sağlanmış oldu. Diğer yandan ağaçların canlılığının iyileştirilmesi, evcil hayvanların ve böceklerin yaşam alanlarının korunarak, arazinin uzun vadede biyolojik çeşitliliğe sahip olmasını da yardımcı olundu.

     

    Fotosentez yoğunluğunu değerlendirmek için multispektral görüntüler

    Proje süresince karşılaşılan en büyük zorluk, dronlardan alınan devasa veri hacmi oldu. Her iki saniyede bir fotoğraf çeken dronlar, yaklaşık 120 bir görüntü gönderdi. Tüm bu verilerden geçerli bir genel tablo oluşturmak da ciddi bir bilgi işlem gücü gerektirdi. Dron görüntüleri haricinde işlenmesi gereken başka bilgiler – örneğin ağaç tepesi yoğunluğu, ölü odun oranı veya yeni sürgünlerin uzunluğu- ve havadan alınan multispektral görüntüler de analize dahil edildi. Böylece ağaçlardaki fotosentez yoğunluğu hakkında bilgi sağlandı. 

     

    Çevrimiçi veritabanı aracılığıyla ağaç sponsorluğu

    En başından itibaren çevre eğitimini hedefleyen proje, bu sonuçlar sayesinde okullarda öğretim amaçlı kavram ve kültürel manzarayla ilgili farkındalık yaratmaya da destek oluyor. Sonuçların yayınlanmasıyla birlikte projeye olan ilgi de arttı. Bölgede yaşayanlar, özel bir platform aracılığıyla meyve ağaçlarına sponsor olabiliyor ve bakımını üstlenebiliyor. Bir çevrimiçi haritalama hizmeti de sunan platform, web tabanlı bir coğrafi bilgi sistemi (WebGIS) sayesinde insanların etkileşimde bulunmalarına da olanak tanıyor.

     

    Proje, bireysel katılımı ve çevre eğitimini teşvik ediyor

    Modern teknolojilerin kullanımını bir koruma zihniyetiyle birleştiren Audi Çevre Vakfı’nın bu projesi, bilimsel uzmanlığı çevre eğitimi ve bireysel katılım ile birleştiren önemli bir örnek. Yerel halk, aktif katılım yoluyla yeni bilgiler edinirken, sponsor oldukları ağaçların meyvelerini toplayarak çalışmalarının karşılığını da alıyor. 

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • TEKNOFEST İnsansız Hava Araçları Yarışması’na Başvurular Devam Ediyorhaberi

    TEKNOFEST İnsansız Hava Araçları Yarışması’na Başvurular Devam Ediyorhaberi

    İnsansız Hava Araçları teknolojisinde önemli başarılar elde eden ülkemizi yetenekli öğrencilerin buluşma noktası haline getiren TEKNOFEST Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali, ulusal ve uluslararası öğrencileri zorlu bir mücadeleye davet ediyor. TEKNOFEST Teknoloji Yarışmaları kapsamında TÜBİTAK tarafından düzenlenen Uluslararası İnsansız Hava Araçları (İHA) Yarışması ve Liseler Arası İnsansız Hava Araçları (İHA) Yarışması’na başvurular 30 Kasım tarihine kadar devam ediyor. 

     

    Katılımcıların teknik ve sosyal deneyim kazandığı heyecan verici yarışmalarda otonom olarak uçan insansız hava araçlarının manevra kabiliyetleri test edilerek yangın, doğal afet ve kaza gibi acil durumlarda insanlara yardım edebilen araçların geliştirilmesi amaçlanıyor.

     

    Öğrenciler Geleceğin İHA Teknolojilerine Hazırlanıyor

    İnsansız hava araçları, faydalı yük teslimatı yapabilme, görünüşte tehlikeli bir ortamda hareket eden nesneler karşısında harekete geçebilme ve gözetleme gibi çok sayıda gerçek yaşam uygulamasında kullanılıyor. Daha fazla menzil ve dayanıklılık sunarak verimlilik sağlayan İHA’ların kontrol teknolojileri geliştikçe kullanım alanları da yaygınlaşıyor. Önemli görevleri yerine getirmelerine olanak tanıyan bir dizi gelişmiş İnsansız Hava Araçları teknolojilerine karşı farkındalığı ve ilgiyi artırmak amacıyla yola çıkan TEKNOFEST, gençlerin bu alanlarda kariyer adımlarını sağlam atmasına destek sağlıyor. Yazılımından donanımına kadar gençlerin tasarladığı İHA’ların kıyasıya mücadele edeceği yarışmalara katılmak için son başvuru tarihini kaçırma! 

     

    Uluslararası İnsansız Hava Araçları Yarışması Dünya Gençlerini Buluşturuyor…

    Bu yıl yine TÜBİTAK tarafından sekizincisi düzenlenen Uluslararası İnsansız Hava Araçları (İHA) Yarışması, üniversite öğrenimine devam eden öğrencileri İnsansız Hava Araçları teknolojilerine yönlendirmeyi, bilimsel ve teknik çalışmalar yapmalarını teşvik etmeyi ve İHA teknolojisinde başarılı olan ülkemizi yetenekli ulusal ve uluslararası öğrencilerin buluşma noktası haline getirmeyi amaçlıyor.  

     

    Yarışma ayrıca ulusal ve uluslararası ön lisans, lisans ve lisansüstü öğrencilerini İnsansız Hava Araçları (İHA) teknolojilerine yönlendirmeyi, herhangi bir sınıflama ve görev tanımı olmaksızın hayal ve fikir dünyalarını geliştirerek farklı yapılardaki (sabit kanat, DİKY, çırpan kanat, hibrit, döner kanat vb.) İHA’larla her türlü bilimsel, teknolojik, yetenek ve beceriye dayalı uçuşları teşvik etmeyi hedefliyor. Ülkemizi İHA teknolojisinde başarılı ulusal ve uluslararası gençlerin ortak buluşma noktası haline getirmeyi de amaçlayan yarışma her yıl büyük ilgi görüyor. 

     

    Uluslararası İHA Yarışması’na yurt içi ve yurt dışından, ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileri takım halinde katılabiliyor. Uluslararası İHA Yarışması’nda birincilik ödülü 100 bin TL, ikincilik ödülü 90 bin TL ve üçüncülük ödülü ise 80 bin TL değerinde. 

     

    Liseli Gençler de İHA’larını Yarıştırıyor…

    Bu yıl dördüncüsü düzenlenen Liseler Arası İHA Yarışması’na Türkiye, Azerbaycan ve KKTC’deki lise ve dengi okullarda eğitim gören öğrenciler ile Türkiye’deki BİLSEM ve Deneyap Teknoloji Atölyeleri, Bilim Merkezleri, Gençlik Merkezleri ve Bilim Atölyelerinde lise seviyesindeki öğrenciler takım halinde başvurabiliyor. 

     

    Liseler Arası İHA Yarışmasında görev tanımı bu yıldan itibaren “Serbest Görev” anlayışı ile tamamen takımlara bırakılıyor. Öğrencileri İnsansız Hava Araçları (İHA) teknolojilerine yönlendirmeyi hedefleyen yarışmada herhangi bir sınıflama ve görev tanımı olmaksızın hayal ve fikir dünyalarını geliştirerek farklı yapılardaki (sabit kanat, DİKY, çırpan kanat, hibrit, döner kanat vb.) İHA’larla her türlü bilimsel, teknolojik, yetenek ve beceriye dayalı uçuşlar teşvik ediliyor. Liseler Arası İHA Yarışması’nda birincilik ödülü 60 bin TL, ikincilik ödülü 55 bin TL, üçüncülük ödülü ise 50 bin TL değerinde olacak. .

     

    Cumhuriyetimizin 100. Yılında TEKNOFEST Coşkusu Üçe Katlanıyor

    Cumhuriyetimizin 100. yılında İzmir, Ankara ve İstanbul’da düzenlenecek TEKNOFEST coşkusunu üçe katlıyor. Her yıl bir önceki yıla göre daha fazla yarışma kategorisinin açıldığı ve Türkiye tarihinin en büyük ödüllü teknoloji yarışmaları olan TEKNOFEST teknoloji yarışmaları 2023’te 41 ana yarışma 102 alt kategoride düzenleniyor. Festival coşkusunu Türkiye’nin dört bir yanına taşıyan, ayakları yere basmayan tek festival TEKNOFEST’te yarışmalara katılmak için başvurular www.teknofest.org web sitesi üzerinden yapılacak. 

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • DR. Ömer Fatih Sayan: Teknoloji Geleceğimizi Kurtaracakhaberi

    DR. Ömer Fatih Sayan: Teknoloji Geleceğimizi Kurtaracakhaberi

    Bilişim dünyasının en öncü konularının ele alındığı Bilişim Zirvesi, “Dünyayı Teknoloji Kurtaracak” ana temasıyla 24 Kasım Perşembe günü Fişekhane’de gerçekleştirildi. T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan, konuşmasında geleceğimizi ancak teknolojinin kurtaracağını vurgularken, T.C. Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Politikaları Kurul Üyesi Dr. Hakan Yurdakul, “Tasarrufların değişmesi, insan sermayesinin geliştirilmesi gerekiyor” dedi.  Zirvenin ana tema konuşmasını yapan SAP Amaç ve Sürdürülebilirlik Global Direktörü, Akademisyen, Yazar Dr. Erdem Aksakal ise dönüşüm için en büyük potansiyelin teknolojide olduğunu belirtti.

     

    Bireylerin, şirketlerin ve ülkelerin olmazsa olmazı haline gelen teknoloji ve bilişimin yol haritasının belirlenmesi, geliştirilmesi için her yıl düzenlenen Bilişim Zirvesi'nin 22.si, “Dünyayı Teknoloji Kurtaracak” temasıyla 24 Kasım Perşembe günü Fişekhane’de yapıldı. Teknoloji uğruna kirlettiğimiz doğanın ancak teknoloji ile temizlenebileceği, doğru ve akıllı kullanımla pek çok sorunun teknoloji tarafından çözüleceğinin altının çizildiği zirve, bu sene fiziksel ortamda konuklarını ağırladı. 

     

    İş dünyamızın sürdürülebilirlik çalışmalarına da ışık tutan etkinlik, SAP Türkiye ana sponsorluğunda ve GlassHouse, Knowledge Club, Param, Roksit, Schneider Elektrik ve Turkcell Dijital İş Servisleri premium sponsorluğunda gerçekleştirildi

     

    Açılış programı BTHABER Şirketler Grubu Başkanı Murat Göçe’nin konuşması ile başladı. Zirve öncesi M2S Araştırma Şirketi tarafından yapılan araştırmanın sonuçlarına değinen Göçe, “Araştırmaya katılan kişilerin yüzde 79’u dünyanın sürdürülebilir olması için en büyük etkenin teknoloji olduğunu söylüyor. Bununla birlikte, araştırmaya katılanların büyük çoğunluğu teknolojinin doğru kullanımının ekolojik denge ve karbon emisyonuna hızla etki edeceğini düşünüyor. Yani umut teknolojide!” diyen Murat Göçe katılımcılar ile gelecek yılın ana temasını da çok kısa paylaştı. Göçe, “Cumhuriyetimizin 100.yılında, 23 Kasım 2023’te gerçekleşecek 23. Bilişim Zirvesi’ni, 1923’ten 2023’e 23 parantezinde ‘Enigma’ temasında gerçekleştireceğiz.” diyerek önümüzdeki yıla dair ipuçları verdi. 

     

    Dönüşüm için en büyük potansiyel teknolojide

    Zirvenin ana tema (keynote) konuşmasını SAP Amaç ve Sürdürülebilirlik Global Direktörü, Akademisyen, Yazar Dr. Erdem Aksakal gerçekleştirdi. “Dilekten Gerçeğe” başlıklı konuşmasında Aksakal, “Dünyayı kurtarmak için iyi temennileri gerçeğe dönüştürecek en büyük potansiyel teknolojide. Finansal kuruluşlar her an trilyonlarca veriyi işlemek ve eğitim kurumları neredeyse sonsuz miktardaki bilgiyi kaydetmek için teknolojiye güveniyorsa, dünyamız için gerekli bu güç de teknolojiden geçecek.” dedi.

     

    Açılış programı Dr. Erdem Aksakal’ın ana tema konuşmasının ardından Komedyen Tahsin Hasoğlu’nun stand-up gösterisiyle devam etti. 

     

    Dr. Ömer Fatih Sayan: Teknoloji geleceğimizi kurtaracak

    Bilişim Zirvesi’22’nin açılış programında konuşan T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan, her sektör için dijital dünyadaki gelişmelere ayak uydurmanın bir zorunluluk olduğunun altını çizerek, “Teknoloji sadece geleceğimizi yapılandırmak için değil kurtarmak için de var. Günümüzde verinin depolanması, analiz edilmesi ve değere dönüşmesi konuları çok önemli bir pazar haline geldi. Bilişsel ve yapay zekâ sistemlerine yönelik küresel harcamanın 2025 yılında 190 milyar dolarlık bir hacme ulaşması bekleniyor. Ülkelerin, başkaları tarafından üretilen ürünleri kullanarak uzun vadede söz sahibi olamayacağının bilinciyle özellikle haberleşme ve savunma gibi yüksek teknolojiye dayalı sektörlerimiz için üretim çalışmalarına devam ediyoruz. Dünya çapında dijital dönüşüm hizmetlerine yapılan harcamaların 2023’te 2.3 trilyon dolara ulaşacağı görülüyor. Vatandaşlarımızın dijital teknolojiden tüm dünyayla birlikte faydalanabilmesi ve siber tehditlerden korunması için ulusal seviyede doğru politikaları uyguluyor, uluslararası seviyede ortak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Teknolojide doğa dostu çözümler ve sürdürülebilir çözümler bizim için çok önemli.” diyerek gelecek nesillerimiz ve dünyamız için bu çözümleri geliştirmeye öncelik verdiklerini kaydetti.

     

    “Tasarrufların değişmesi, insan sermayesinin geliştirilmesi gerekiyor” 

    Zirvede konuşan T.C. Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Politikaları Kurul Üyesi Dr. Hakan Yurdakul girişimcilik açısından Türkiye’nin ilginç bir ülke olduğunu belirterek şunları söyledi: “Yeni iş yoğunluğu diye bir kavram var. Yani 15-64 yaş arası çalışan nüfusundaki insanlar yeni iş kuruyorlar. Türkiye 1000 kişiye düşen şirket sayısı 1.8 şirketle OECD’de sonuncu sırada. OECD ortalaması ise 6.3. Girişimcilik aslında bir ruh hali. Yani riski anlama, algılama, değerlendirme ve buna göre karar almayla ilgili bir hal. Ülkemizde risk alma konusunda muhafazakarlık mevcut. Asıl mesele bunun dönüştürülmesi.  Bir değişim yaşıyoruz ama çok yavaş. Sermaye birikiminin artması gerekiyor. İnsanların ve şirketlerin dolara, altına, gayrimenkule, arsaya ve üretime yatırım yapmaları gerekiyor. Tasarrufların değişmesi ve ayrıca insan sermayesinin geliştirilmesi gerekiyor.” 

     

    “Sürdürülebilir bir dijital dönüşüm stratejisi kurumlar için kritik öneme sahip”

    Zirvenin premium sponsorlarından Turkcell Dijital İş Servisleri’nin Kurumsal Çözümler ve Hizmetler Genel Müdür Yardımcısı Alper Özkan yaptığı konuşmada, “Sürdürülebilir bir dijital dönüşüm stratejisi, dijitalleşmede gereken olgunluk seviyesine ulaşmak ve stratejik kararların doğru zamanda alınabilmesi adına kurumlar için kritik öneme sahip. Kurumlar, dijital dönüşüm stratejisini kapsayıcı ve işletmenin bütününe uygulanacak, devamlılık gerektiren bir yolculuk olarak değerlendirmeli.” diyerek sürdürülebilirlik konusuna vurgu yaptı.

     

    “Yapay zekayla elektrik üretiminden yaratılacak dünyayı hayal ediyoruz”

    Artık her şeyin çok hızlı değiştiğini ve varlığımızı korumanın dahi bu değişime ayak uydurmaya bağlı olduğunu hatırlatan Schneider Electric Türkiye, Orta Asya ve Pakistan Strateji ve Dijital Transformasyon Direktörü Cemal Tosun, “Bizim hedefimiz, ayak uydurmanın ötesinde bu değişikliğin öncüsü olmak. Yapay zekayla elektrik üretimiyle yaratılacak dünyayı hayal ediyor ve bu hayali gerçekleştiriyoruz. Gelecekte yaşayacağımız akıllı şehirlere hep birlikte şahit olacağız. Yeni iş modellerine ve henüz adını dahi duymadığımız mesleklere, kısacası akıllı bir dünyaya şimdiden her anlamda hazırlık yapıyoruz.” diyerek bu hikâyenin parçası olmak için çalıştıklarını ifade etti.

     

    Saldırılar artık daha sofistike

    DNS’in dijital dönüşümün omurgası olduğu söyleyen Roksit Global Pazarlar Çözüm Danışmanı Osman Karan yaptığı konuşmada, “Siber atakların evrimsel gelişimine baktığınızda çok ciddi bir şekilde karmaşık olduğunu görüyoruz. Bundan şunu anlıyoruz ki, saldırganlar bu genişleyen atak düzeyine karşı manipülasyon teknikleri geliştirmeye başladı. Burada önemli olan bir protokol var: DNS. Domainlerin 80’den fazlasının IP kaydı yok. Bu durum saldırganların temel tekniklerinin başında geliyor. Bu yüzden domain sınıflandırma konusunda dinamik ve değişken takip çok önemli. Bazı yeni nesil teknolojiler DNS tabanlı ataklar için maalesef kimi zaman yeterli olmuyor. Biz Roksit olarak 3 temel çözüm öneriyoruz: Secure DNS, DNS Visibility, Cyber X-Ray.” diyerek sundukları çözümleri katılımcılarla paylaştı.

     

    “Parayı dijitalleştirerek bir değer yaratmak istiyoruz”

    Paranın dijitalleşmesi ihtiyacının zorunluluktan öteye geçmeye başladığını belirten Param Grup CTO’su Bahadır Aktan, “Parayı dijitalleştirerek insanlar, şirketler ve dünyanın geleceği için bir değer yaratalım istiyoruz. Biz dünyayı teknoloji kurtaracak ve sürdürebilirliğe ihtiyacımız var diyoruz. Paranın dijitalleşmesi de bu yolculukta çok önemli bir yer buluyor. Dünyayı kurtarmak gibi bir vizyona ortaklık ettiğimiz için sektörü de finansal teknolojileri de geliştirmeye çalışıyoruz. Bu işi yapmak isteyen herkese Param’ın bütün teknolojileri açık. Amacımız, bu pazarı büyütmek. Bunu ne kadar hızlı ve ne kadar etkin yaparsak insanların ve şirketlerin sürdürülebilirliğine de o kadar katkı sağlayacağımızı düşünüyoruz.” şeklinde konuştu.

    Yapay zekâ teknolojisi hayat kolaylaştırıyor

    Bilişim Zirvesi’22’de yapay zekâ uygulamalarının hayatımızı kolaylaştırma noktasında sağladığı faydaları anlatan Knowledge Club DevOps Ekip Lideri Erdeniz Ünvan, “Bunu yapabilmek için dünyanın ilk ve tek Türkçe Yapay Zeka API’ı (Uygulama Programlama Arayüzü) olan Ayşe’yi (aiSHE) geliştirdik. Yapay zekâ asistanımız Ayşe bizlere; tarih, matematik, coğrafya, finans, hava durumu, haberler, kovid 19, popüler şarkılar hakkında bilgiler veriyor. Günlük hayatta birbirimizle yaptığımız sohbetleri aynen Ayşe ile yapabiliyoruz. Hatta Ayşe'nin bize fıkra anlatma, şaka yapma, internette arama yapma ve istediğimiz şarkıları çalma özelliği var. Ayşe'nin yapay zekâ asistanı olarak en büyük özelliği ise İMKB'de faaliyet gösteren şirketlerimizin hisse senetleri için 99 başarı oranı ile gelecek tahminlemesi yapmasıdır.” diyerek geliştirdikleri uygulamaya ilişkin bilgiler paylaştı.

     

    Bulut servisleri iş yükünü azaltıyor

    Açılış programında konuşan GlassHouse Ülke Müdürü Özer Erdoğan, “GlassHouse Cloud’u müşterilerimize yönetilen servislerle sunuyoruz. Bulut servisimiz hem Türkiye’de kendi kurduğumuz yedekli bulut ortamını hem de Microsoft Azure üzerinde desteklediğimiz ortamları kapsıyor. GlassHouse olarak tek bir çatı altında yönetilen bulut hizmetleri yetkinliği, SAP hizmetleri yetkinliği ve iş sürekliliği tecrübesini birleştiriyoruz. Bu sayede GlassHouse’la çalışan BT yöneticileri, işletmelerinin tüm BT altyapı ihtiyacını tek bir ortakla çalışarak giderebiliyorlar.” dedi.

     

    İstanbul Medipol Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hüseyin Arslan zirvede yaptığı konuşmada Telekom sektörünün sürekli yenilendiğini belirterek şunları söyledi: “Bilişim teknolojisi dünyayı kurtaracak yeteneğe sahip ama yanlış kullanılırsa ve yönlendirilirse aynı teknoloji dünyayı da mahvedebilir. Bundan sonraki savaşlar aslında siber güvenlik savaşları ve bu savaşların da en büyük silahı veridir. Veriyi doğru üretebilen, doğru kullanabilen ülkeler, sektörler aslında dünyayı kurtaracak. Her on yılda bir telefon sektörü kendini yeniledi ve sürdürülebilir bir hale geldi. Sesli haberleşme olarak başlayan bu sektörde insanlar birbirleriyle veri alıp vermeye başladı. Günümüzde 5G ile telekom sektörüne artık Telekom 1.0 diyebiliriz. Telekom sektörü haberleşmenin ötesine geçti. 6G ile biz bu misyonu daha da ilerletip teknolojileri buna uygun bir hale getirmeye çalışıyoruz.”

     

    Verimli ve sürdürülebilir iş modeli için yazılımı doğru kullanma

    Özak Global Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Akbalık, “Sektörel verileri doğru analiz eden şirketler, gelecekte neler yapabileceklerini somut bir şekilde görüp buna göre stratejilerini belirliyorlar. Yazılımları doğru kullandığımız takdirde şirketler içerisinde verimli ve sürdürülebilir iş modelleri oluştururuz.” dedi. Özak Global olarak sektörün nitelikli iş gücü ihtiyacını görerek bilişim, yazılım ve tasarım üzerine sosyal sorumluluk projesi kapsamında yeni bir meslek okulu kurduklarının bilgisini paylaşan Ahmet Akbalık, bu okulla birlikte bundan sonraki süreçte bilişim ve yazılım tarafında ülkemize önemli değerler kazandırmayı amaçladıklarını ifade etti. 

     

    Verinin değeri, kullanış şekline bağlı olarak katlanarak artıyor

    Konuşmasında küresel problemler arasında bulunan “şehirleşme, eğitim, sağlık ve güvenlik” konularına dikkat çeken SAP Türkiye Genel Müdürü Uğur Candan, bu sorunları çözmek için verinin kullanış şekline ve önemine vurgu yaptı. Kod gerektirmeden uygulama geliştirmeyi sağlayan yazılımlarda 2021 yılında 23 artış olduğunu söyleyen Uğur Candan, Nesnelerin İnterneti, Blokzinciri, Makine Öğrenmesi, Yapay Zeka, Büyük Veri, Artırılmış Gerçeklik gibi akıllı teknolojilerin her geçen gün daha fazla gelişip yaygınlaşarak küresel sorunların çözümünde aktif bir rol üstlendiğini ifade etti. Yakın zamanda pazara sundukları SAP Build çözümünden de bahseden Candan, “Kodlamayı bilmeyen, ileri teknolojilere erişimi olmayan kullanıcıları uygulama geliştirmek, süreç otomasyonu yapmak veya web sitelerini sürükle-bırak basitliğiyle tasarlamak gibi ihtiyaç duydukları alanlarda minimum uzmanlıkla daha yetkin hale getirmeyi hedefliyoruz. SAP'nin birinci sınıf kurumsal teknolojisini iş kullanıcılarının ellerine teslim eden, az kod gerektiren bir çözüm olan SAP Build ile kullanıcılar, hızlı inovasyon için ihtiyaç duydukları veriye, kapsama ve uçtan uca iş süreçlerine doğrudan ve güvenli erişim sağlayacaklar. ”dedi.

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Bayraklılı çocuklar geleceği ‘kodluyor’haberi

    Bayraklılı çocuklar geleceği ‘kodluyor’haberi

    Kültür Sanat kurslarını BASAMAK çatısı altında toplayarak çocukların yeteneklerini keşfetmesini ve kişisel becerilerini geliştirmesini amaçlayan Bayraklı Belediyesi, ‘Robotik Kodlama Kursu’ ile çocuklara geleceğin teknolojisini öğretiyor. Bu kapsamda belediye bünyesinde kurulan Robotime Kodlama Akademisi’nde robotların çalışma mekanizmasına uygun olarak kod yazımının temelleri uygulamalı olarak öğretiliyor. Bayraklı Belediye Başkanı Serdar Sandal, “Eğitimin her dalında çocuklarımızın gelişimi için ne gerekiyorsa yapıyoruz. Onların başarısı, bizim gururumuz ve mutluluğumuz oluyor” dedi.

     

    KİŞİSEL BECERİLERİNİ KEŞFEDİYORLAR

    Eğitim alanındaki çalışmalarıyla Türkiye’de ilkleri gerçekleştiren Bayraklı Belediyesi, BASAMAK çatısı altında verilen Robotik Kodlama Kursu ile çocukların geleceğine ışık tutuyor. Verilen eğitimlerde öğrenmeyi seven, hayal eden, araştıran ve fikirlerini üretebilen çocuklar; hayatları boyunca gerekli olabilecek bilgilerle donatılıyor. Robotik kodlama ile bilim, teknoloji, mühendislik, sanat ve matematik alanlarında kodlama ve programlama becerilerinin kazandırılarak, geliştirilmesi amaçlanıyor. Kurs sayesinde çocuklara ayrıca mücadele, sorun çözme, takım duygusu ve iş birliği becerileri kazandırılıyor. Belirli gün ve saatlerde farklı kültür merkezlerinde düzenlenen eğitimlere başvurmak isteyenler, 477 20 00 telefon numarasından detaylı bilgi alabiliyor.

     

    HER ŞEY ÇOCUKLARIMIZ İÇİN

    Bayraklı Belediye Başkanı Serdar Sandal, “Çocuklarımızın eğitimi ve geleceği için tüm imkanlarımızı seferber ederiz. Onların başarısı, mutluluğu bizim mutluluğumuzu artırırken ilçemizin de gururu oluyor. Geleceğe yön verebilecek, aydınlık nesiller, ülkemize faydalı bireyler yetiştiriyoruz. Bu kapsamda gelecekte belki de çok daha fazla öneme sahip olacak robotik kodlama akademisi ile çocuklarımızın becerilerini keşfetmeyi ve geliştirmeyi amaçlıyoruz. İlgilenen tüm çocuklarımızı kursumuza bekliyoruz. Onların eğitimi, rahatı, huzuru ve mutluluğu için elimizden ne geliyorsa yapmaya devam edeceğiz” dedi.

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Muhteşem Kasım Kampanyası ile Monster Notebook aksesuarlarında kaçırılmayacak fırsatlarhaberi

    Muhteşem Kasım Kampanyası ile Monster Notebook aksesuarlarında kaçırılmayacak fırsatlarhaberi

    Monster Notebook Muhteşem Kasım Kampanyası başladı. Oyuncu ve çalışma verimliliği sağlayan seçili aksesuarlarda yüzde 20’ye varan indirimler var!

     

    Monster Notebook, başlattığı Muhteşem Kasım Kampanyası ile seçili aksesuar ürün çeşitlerinde yüzde 20’ye varan indirim sunuyor. 30 Kasım 2022 tarihine kadar geçerli olacak kampanya, Oyun ve Üretkenlik segmentindeki birçok ürünü kapsıyor.

     

    Oyunda bir adım öne geçiren Pusat Oyuncu aksesuarlarından Pusat One Shot Pro Kablosuz Oyuncu Mouse, Pusat V8 MMO Oyuncu Mouse, Pusat V11 Oyuncu Mouse, Pusat V5 Oyuncu Mouse, Pusat K3 Pro Mekanik Oyuncu Klavyesi, Pusat Headset Lite Oyuncu Kulaklığı, Pusat 7.1 Surround Lite RGB Oyuncu Kulaklığı, Pusat RGB Kulaklık Standı, Pusat X-Large Gaming Mousepad ve Pusat Gaming Mousepad’e yüzde 20’ye varan indirimlerle sahip olmak mümkün.

     

    Çalışma verimliliğini artırmanın yanı sıra rahat ve konforlu bir çalışma deneyimi yaşatan Üretkenlik segmenti ürünlerinden Pusat Business Pro Kablosuz Mouse, Pusat Ergo Kablosuz Dikey Mouse, Pusat Business Pro Kablosuz Metal Klavye, Pusat USB Broadcast Mikrofonu ve Pusat 1080p Full HD Webcam de Muhteşem Kasım Kampanyası’na dahil.

     

    Oyunda bir adım öne geçiren Pusat Gaming aksesuarları

    Pusat K3 Pro Mekanik Oyuncu Klavyesi, oyuncunun ihtiyacı olan her şeyi parmaklarının ucuna getiriyor. Mekanik tuşları sayesinde oyun sınıfı performans sunan K3 Oyuncu Klavyesi, anti-ghosting özelliği ile kesintiniz bir oyun deneyimi vaat ediyor. Göz alıcı RGB aydınlatmaya sahip Pusat K3 Pro’da 18 farklı RGB ve 4 farklı oyuncu RGB ışık modu bulunuyor. Alüminyum yapısıyla dayanıklılığı ve uzun ömürlü kullanımı birlikte sunan oyuncu klavyesi, bilek desteği sayesinde uzun süreli oyunda kullanıcısının yorulmamasını sağlıyor. Ayrıca Pusat K3 Pro'da bulunan USB port kullanılarak ihtiyaç duyulan tüm diğer cihazlar kolayca bilgisayara bağlanabiliyor.

     

    Pusat One Shot Pro Wireless Mouse, en çok tercih edilen profesyonel seviye oyuncu mouse’ları arasında yer alıyor ve oyun deneyimini özgürleştirmeyi vaat ediyor. 100-16.000 DPI arası hassasiyet seçenekleri sunan kablosuz mouse, ayrıca özelleştirilebilir 8 tuşun yanı sıra 5 farklı profil için ön ayar yapılabilme, ışıklandırma ayarlarını değiştirebilme, raporlama hızını değiştirme, makro atayabilme ve anlık şarj durumu gösterebilme özelliklerine sahip bir yazılım ile birlikte geliyor.

     

    Pusat 7.1 Surround Lite RGB Oyuncu Kulaklığı, rahat kafa bandı ve kulak yastıklarıyla oyun oynarken konforlu bir oyun deneyimi sunmasıyla öne çıkıyor. Sahip olduğu 50 mm sürücüler ile doyurucu bir bas deneyimi yaşatan kulaklık, çok yönlü mikrofonu sayesinde yayınlarda kaliteli bir ses deneyimi yaşatıyor.

     

    Çalışma verimliliği artıran Productivity ürün ailesi

    Pusat Business Pro Kablosuz Mouse, iki cihazı tek bir mouse ile kontrol etme özgürlüğü sağlıyor. Dual mod özelliği ile cihazlar arasında kesintisiz geçiş imkânı sunan kablosuz mouse hem sağ hem de sol el ile kullanımına uygun olarak tasarlandı. Pusat Business Pro Kablosuz Mouse ayrıca 10 metre bluetooth kullanım mesafesi sayesinde ister toplantıda ister evde ya da ofiste, bilgisayarın uzaktan kontrol edilebilme kolaylığı sunuyor.

     

    Pusat Business Pro Kablosuz Metal Klavye; notebook, PC, tablet, telefon veya TV’ye bağlanılarak istendiğinde ofiste üretirken istenirse de evde eğlenilirken tüm ihtiyaçların tek bir klavyede toplanmasını sağlıyor. Sessiz tuşlarıyla açık ofis veya evde sessiz bir kullanım deneyimi sunan kablosuz klavye, şarj edilebilir dahili bataryası sayesinde tek şarjla 100 saate yakın kullanılabiliyor. İnce, dayanıklı ve hafif tasarımı sayesinde şık bir deneyim yaşatan Pusat Business Pro Kablosuz Metal Klavye üzerinde bulunan 7 farklı renk sayesinde klavyeyi çalışma ortamınıza göre kişiselleştirebilirsiniz. 

     

    Pusat 1080p Full HD Webcam, keskin görüntüsü ile yayınlarda ve konferanslarda 1920x1080p kalitesinde görsel doygunluğu yakalarken kristal netliğinde bir yayın deneyimi de sunuyor. Ayrıca Pusat Webcam'in 76 derece ayarlanabilir geniş açılı merceği ile görüş alanını kullanıcı belirleyerek istendiğinde odanın tamamı istenirse de daha kısıtlı belirli bir alanın gösterilmesini sağlayabiliyor. Görüntü standartlarını kullanıcının belirlediği Pusat Webcam’de ayrıca otomatik odaklama ile yüz netleştirilirken aynı zamanda daha parlak da gösteriliyor. Ortam loşken dahi olsa odak netliğini koruyan Pusat Webcam, kullanıcının yayındaki heyecanını ve hareketlerini aktarmaya destek oluyor.

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Acer Nitro XV272S oyuncu monitörü, oyun tutkunlarının rekabet gücünü yükseltiyorhaberi

    Acer Nitro XV272S oyuncu monitörü, oyun tutkunlarının rekabet gücünü yükseltiyorhaberi

    AMD FreeSync™ Premium teknolojisinin sunduğu yüksek yenileme hızıyla kırılma, takılma, bozulma ve titremeleri ortadan kaldıran Acer Nitro XV272S monitör, 0,5 ms monitör tepki süresiyle yüksek tempolu oyunlarda bile daha az fark edilebilir bulanıklık ile keskin ve net görüntüler elde etmeyi mümkün kılıyor. Monitör, ergonomik özellikleri ve göz sağlığınızı koruyan teknolojileri ile oyuncuların hayatına konfor katıyor.

     

    Oyunculara özel tasarlanmış detaylarla donatılan Acer’ın XV2 serisinden Nitro XV272S model oyuncu monitörü, akıcı ve kesintisiz bir oyun deneyimi sağlarken, kusursuz netlik ve gerçekçi renklerle geliştirilmiş bir oyun performansı sunuyor. 165 Hz yenileme hızı (hız aşırtma yenileme hızı) ve 0,5 ms (min) tepki süresi ile Nitro XV272S’in merkezine hızı alan monitör, bu özellikleri ile oyuncuların rekabet gücünü yükseltiyor. 

     

    Monitörün yenileme hızını bilgisayarınızın kare hızı ile senkronize eden AMD FreeSync™ Premium teknolojisi, tepki hızı yüksek ve net görüntüleri mümkün kılıyor. Oyunların takılmasını ve dikkat dağıtan görüntü kırılmalarını önleyen bu teknoloji sayesinde monitörün Full HD çözünürlüklü çerçevesiz tasarımlı ekranı oyunlarda keskin, odaklanmış netlikte ve gerçekçi renkler sunuyor. 

     

    Kusursuz netlik ve gerçekçi renkler ile oyun deneyiminizi bir adım öteye taşıyor

    27 inçlik IPS ekranlı monitör, DisplayHDR™ 400 sayesinde iyileştirilmiş renk doğruluğu ve kontrast ile oyun deneyiminizi bir adım öteye taşır. 99 sRGB renk doğruluğu ile akıcı geçişler, keskin gölgeler ve düzenli bir görünüm sunarken 178°'ye varan izleme açısıyla da aslına sadık gölge ve kontrastlar sağlar. Her biri özgün renk profiline sahip geniş bir oyun ve oyun dışı mod yelpazesi sunan monitör ile aksiyon, yarış, spor gibi bir sürü oyun türünü deneyimleyebiliyorsunuz. Ayrıca tüm uygulamalarınızı, tercih ettiğiniz modda otomatik olarak çalışacak şekilde özelleştirmek de mümkün.

     

    Göz sağlığınızı koruyan özellikleri dikkat çekiyor

    Ergonomik özellikleri ile oyuncuların hayatını kolaylaştıran cihazın, dahili Acer Display Widget özelliği, kullanışlı bir ekran menüsü düğmesini kullanarak monitör ayarlarını rahatça yapabilmenizi sağlıyor. VESA montajını destekleyen, bu sayede kollardan duvara kadar birçok farklı alanda monte edilebilir monitörün ergonomik standı -5° ila 25° eğim, +/-90° pivot, 360°dönme ve 120 mm yükseklik ayarı ile her zaman ideal görüş pozisyonunu sağlıyor.

     

    Mat ekran desteği sunan Acer ComfyView özelliği ise ekran yansımalarını önlerken, Flickerless teknolojisi ile gözleri gereksiz yorgunluğa karşı koruyan monitörlerde yer alan Low-dimming teknolojisi 15'e kadar daha koyu parlaklık seviyeleri sağlıyor. Bu iki teknoloji sayesinde monitör uzun oyun sürelerinde gözleri yormuyor. Acer BlueLightShield teknolojisi ise ekrandan yansıyan mavi ışığı miktarını basit bir şekilde ayarlayabiliyor. Bu özellik ile Acer Nitro XV272S monitörler zararlı titremeleri kaldırarak oyuncuların göz sağlığına fazlasıyla önem veriyor. Monitör, üzerindeki iki HDMI 2.0 bağlantı noktası ve DisplayPort 1.2 ile bilgisayarlara kolayca bağlanıyor.

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı