Kategori: Teknoloji

  • Kaspersky: Orta Doğu, Türkiye ve Afrika’da araştırılan güvenlik olaylarının yüzde 30’u fidye yazılımıyla ilgiliydihaberi

    Kaspersky: Orta Doğu, Türkiye ve Afrika’da araştırılan güvenlik olaylarının yüzde 30’u fidye yazılımıyla ilgiliydihaberi

    Olay müdahalesi (IR), bir saldırının yayılmasını önlemek ve hasarı sınırlamak için bir güvenlik ihlalinden sonra bir ekibi çağıran şirketleri ifade eder. 2021'de Kaspersky tarafından Orta Doğu, Türkiye ve Afrika'da araştırılan ve işlenen güvenlik olaylarının neredeyse üçte biri ( 30) fidye yazılımlarıyla bağlantılıydı. Araştırılan vakaların çoğu bölgedeki hükümet, BT ve sanayi sektörleriyle ilgiliydi

     

    Fidye yazılımı, kilit ekonomik sektörlerin büyümesi ve güvenliği için büyük bir tehdit olmaya devam ediyor. Kaspersky'nin telemetrisinden de anlaşılacağı gibi, siber saldırgalar bu sene büyük ölçekli kuruluşlara yönelik daha az saldırıya odaklanarak cephaneliklerini geliştirdiler ve fidye yazılımı operatörleri, Türkiye’de hedeflenen fidye yazılımı saldırılarında 25'lik bir artış  yaşandı. 

     

    Siber suçluların bu tür üst düzey saldırıları başlatmak için öncelikle hedeflerine erişmeleri gerekir. İlk olarak şirketlere sızmak için çeşitli yöntemler kullanırlar. Karmaşık saldırıları gerçekleştirmek için, genellikle güvenlik açığından yararlanma, erişim elde etmek için kullanılan yaygın bir ilk saldırı yöntemidir. . Küresel çapta sızmaların 53'ünden fazlası halka açık uygulamalardan yararlanarak gerçekleşti. Bunu, güvenliği ihlal edilmiş hesapların ( 18) ve kötü amaçlı e-postaların ( 14) kullanımı izledi.

     

    Kaspersky'nin olay müdahale ekibi tarafından soruşturulan siber saldırıların çoğu zaten devam ediyordu. Bu özellikle endişe vericidir, çünkü ağda ne kadar çok siber suçlu gizlenirse, o kadar fazla hasara neden olabilirler. Bu tür durumlardan kaçınmak için kuruluşlar, bir ağ içindeki anormallikleri tespit edebilen istihbarat odaklı tespit çözümlerine güvenmelidir. Bu, erken tespit ve müdahalede ve maliyet ve kayıpların azaltılmasında yardımcı olacaktır. Kaspersky uzmanları saldırıları tespit etmek, kontrol altına almak ve ortadan kaldırmak için ortalama 50 saat harcadı.

     

    Ayman Shaaban, Kaspersky Adli Bilişim ve Olay Müdahale Müdürü “Üst düzey siber saldırıların yarattığı tehlikelerin yakın zamanda çözülmesi beklenmiyor. Güvenlik olaylarının 30'unda saldırganlar, kuruluşlar tarafından kullanılan yasal araçları kullandı. Bu, güvenlik kontrollerinin güçlü bir görünürlüğe sahip olması ve verimli bir şekilde yönetilmesi gerektiğini kanıtlamaya devam ediyor. Kuruluşlar, Endpoint Detection and Response çözümleri sağlayabilecek, saldırgan tatbikatlarla güvenlik operasyonlarının tepki süresini sürekli kontrol edebilecek ve siber suçluların kuruluşlara erişmek için sıklıkla kullandıkları meşru araçların kullanımını değerlendirip doğrulayabilecek bir çözümler kullanmalıdır ”dedi.

     

    Kuruluşların kendilerini siber saldırılara ve izinsiz girişlere karşı korumaları için Kaspersky şunları öneriyor. 

    •  
    • Sağlam bir parola politikası ve çok faktörlü kimlik doğrulaması uygulayın.
    • Yönetim bağlantı noktalarını genel erişimden kaldırın.
    • Halka açık uygulamalar için yama yönetimine veya tazminat önlemlerine sıfır tolerans politikası belirleyin.
    • Çalışanların yüksek düzeyde güvenlik bilincine sahip olduğundan emin olun.
    • Her zaman verileri yedekleyin.
    • Olayları ele almak için bir Olay Müdahale Görevlisi ortağıyla çalışın.
    • Kuruluşunuzun uç noktalarına daha fazla görünürlük sağlayan ve şüpheli etkinlikleri belirlemek ve kötü amaçlı siber tehditlere gerçek zamanlı olarak yanıt vermek için sürekli olarak izleyen Kaspersky Endpoint Detection and Response gibi araçlara yatırım yapın.
    • Uzmanlıklarını korumak ve değişen tehdit ortamına ayak uydurmak için olay müdahale ekibinizi sürekli olarak eğitin.

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • TEKNOFEST Gençleri Engelleri Ortadan Kaldırmak İçin Çalışıyor haberi

    TEKNOFEST Gençleri Engelleri Ortadan Kaldırmak İçin Çalışıyor haberi

    TEKNOFEST kapsamında Türkiye Teknoloji Takımı (T3) Vakfı ve Türkiye Beyazay Derneği yürütücülüğünde bu yıl ikinci kez düzenlenecek olan Engelsiz Yaşam Teknolojileri Yarışması’na başvurular devam ediyor. Toplam 210 bin TL ödülü olan yarışma kapsamında özel gereksinimli bireylerin akademik, sosyal ve mesleki hayatlarında karşılaştıkları zorlukları asgari seviyeye düşürecek nitelikte sürdürülebilir çalışmalar ile yaşam alanlarının kolaylaştırılması hedefleniyor. 

     

    Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı “2030 Engelsiz Yaşam” vizyonu doğrultusunda geçtiğimiz yıl harekete geçen TEKNOFEST, toplumun tamamıyla bütünleşmeyi amaçladığı yarışma kapsamında özellikle sağlık, eğitim, bağımsız yaşam, afet ve insani bakımdan acil durumlar için tamamen erişilebilirliği sağlayan proje ve fikirleri yarıştırıyor.

     

    Engellerin Ortadan Kalktığı bir dünya için teknoloji üretiyorlar 

    Bireylerin fiziksel yetenekleri ne olursa olsun herkesin daha iyi bir yaşam sürmesine yardımcı olmak için sosyal sorumluluk bilinciyle hareket eden gençler, yarışma kapsamında daha yaşanabilir bir dünya için teknoloji üretiyorlar. TEKNOFEST Teknoloji Yarışmaları kapsamında düzenlenen yarışmada bireylerin eşit bir şekilde potansiyellerini gerçekleştirebildikleri toplumsal hayatı kapsayıcı yaklaşımlar izlenerek engelsiz yaşama destek teknolojisinde gelişmeler sağlanıyor.

     

    Engelsiz yaşama destek sağlayan fikirlerini teknolojiyle bütünleştiren yarışmacılar her alanda erişilebilirliği önceleyerek özgün, yerli ve millî kaynaklar aracılığıyla projelerini hayata geçiriyor. Teknoloji odaklı yaklaşımlar ile engellerin azaltıldığı ve herkes için tamamen erişilebilir konseptlerin uygulandığı yarışmaya son başvuru tarihi 30 Kasım.

     

    Sosyal yaşamda engelsiz projeler

    Engelsiz Yaşam Teknoloji alanlarında farklı temalarda projelerini üreten takımlar, benzersiz fikirlerini hayata geçirmek için teknolojinin imkânlarından faydalanıyorlar. Yarışma kapsamında başvuruda bulunacak öğrencilerden özel gereksinimleri olan bireylerin akademik, sosyal ve mesleki hayatlarında karşılaştıkları zorlukları asgari seviyeye düşürecek nitelikte fikir ve çalışmalar bekleniyor. Yarışmaya, Türkiye ve yurt dışında öğrenim gören tüm ilköğretim, ortaokul, lise (Açık Öğretim dahil) ve üniversite öğrencileri (Lisans, Ön lisans, Yüksek Lisans, Doktora ve Açık Öğretim dahil) ve mezunlar katılabiliyor.

     

    Cumhuriyetimizin 100. Yılında TEKNOFEST Coşkusu Üçe Katlanıyor

    Cumhuriyetimizin 100. yılında İzmir, Ankara ve İstanbul’da düzenlenecek TEKNOFEST coşkusunu üçe katlıyor. Her yıl bir önceki yıla göre daha fazla yarışma kategorisinin açıldığı ve Türkiye tarihinin en büyük ödüllü teknoloji yarışmaları olan TEKNOFEST teknoloji yarışmaları 2023’te 41 ana yarışma 102 alt kategoride düzenleniyor. 

     

    Festival coşkusunu Türkiye’nin dört bir yanına taşıyan, ayakları yere basmayan tek festival TEKNOFEST’te yarışmalara katılmak için başvurular www.teknofest.org web sitesi üzerinden yapılacak. 

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Türk Telekom’dan sporseverlere özel  limitsiz fiber internet ve Tivibu Go kampanyasıhaberi

    Türk Telekom’dan sporseverlere özel limitsiz fiber internet ve Tivibu Go kampanyasıhaberi

    Türk Telekom, ‘Sporsever İnternet’ kampanyasıyla, limitsiz fiber internet ve spor içerikleriyle dolu Tivibu Go’yu bir arada avantajlı fiyatlarla sunuyor. 

     

    Türkiye’nin lider bilgi ve iletişim teknolojileri şirketi Türk Telekom, yeni müşterileri için ‘Sporsever İnternet’ kampanyasını başlattı. Yeni kampanyayla müşteriler, Tivibu Go Süper Paket’e 24 ay boyunca avantajlı fiyatlarla sahip olurken sporda güçlü içeriklerin de keyfini çıkarıyor. Tivibu Go paketinde yer alan spor içeriklerine ek olarak, kampanya ile birlikte Süper pakette yer alan yerli-yabancı kanallar, sinema, belgesel ve çocuk içeriklerine de erişim hakkı sağlanıyor.  Müşteriler, 24 ay taahhüt karşılığında kampanyadan 1000 Mbps’ye varan fiber hız seçenekleriyle yararlanabiliyor.  

     

    Birbirinden heyecanlı spor karşılaşmaları ve yarışlar Tivibu Go’da

    Türk Telekom, dijital TV platformu Tivibu Go ile web’den, cepten ve tablet üzerinden yeni nesil bir TV deneyimi yaşatıyor. İnternet olan her yerde, zaman ve mekândan bağımsız Tivibu Go’nun zengin içeriklerine erişilebiliyor.

     

    Tivibu Go ile sporseverler, Türkiye’den ve dünyadan futbol ve basketbol maçları, araba ve motor yarışları, tenis ve golf karşılaşmaları gibi çeşitli etkinliklerle, dolu dolu spor keyfi yaşıyor. NBA, ATP, MotoGP, Formula 1 gibi seçkin uluslararası organizasyonların yanı sıra Serie A, La Liga, FA Cup ve Bundesliga'daki heyecanlı maçları kaçırmadan takip edebiliyor.

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • POCO M5 ve M5s Türkiye’de satıştahaberi

    POCO M5 ve M5s Türkiye’de satıştahaberi

     POCO’nun eğlence canavarları POCO M5 7.199 TL ve POCO M5s 7.799 TL’lik tavsiye edilen son kullanıcı fiyatıyla mi.com üzerinden satılmaya başlandı. Meraklılarının heyecanla beklediği bu modeller Amazon’a özel çok özel indirim fırsatını da sunuyor. 

      

    POCO M5 ile unutulmaz bir oyun deneyimi

    Gelişmiş MediaTek Helio G99 çipsetin kullanıldığı POCO M5, inanılmaz derecede akıcı bir oyun deneyimi sunuyor. Amiral gemisi düzeyinde 6nm üretim süreciyle üretilen ve 2,2 GHz'ye kadar saat hızına sahip iki yüksek performanslı Cortex-A76 dahil olmak üzere 8 çekirdekli işlemci içeren güçlü çipsete gelişmiş 3D grafikler için ARM Mali G57 GPU eşlik ediyor. 90Hz DynamicSwitch ekranla gelen POCO M5, ekran yenileme hızını dinamik olarak değiştirebiliyor. Oyun oynarken, yüksek çerçeve hızına sahip oyunlarda yenileme hızını yükseltirken video izlerken yenileme hızını düşürebiliyor. Bu, güç tasarrufunun yanı sıra maksimum pil ömrü ve daha uzun süre oyun oynamaya olanak tanıyor.

     

    6,58 inç Full HD+ DotDrop ekrana sahip POCO M5, canlı renk doğruluğu ve net görüntüler sunuyor. 240Hz dokunmatik örnekleme hızıyla genel deneyimi hızlandırıyor ve daha hızlı dokunma tepkisi ile hızlı tempolu oyunların daha rahat oynanmasına yardımcı oluyor. 

     

    Cihaz, 50MP ana kamera, 2MP derinlik sensörü ve inanılmaz yakın çekimler için 2MP makro kameradan oluşan üçlü kamera kurulumuyla donatıldı. Tüm bunlara ek olarak POCO M5'in 18W hızlı şarj destekli yüksek kapasiteli 5.000mAh pili her an istediğinizi yapabilmeye olanak veriyor. 

     

     

    POCO M5s: Gücün eğlence ile buluşması

    POCO M5s'in dörtlü arka kamera sistemi kullanıcıların harika 4K 30 FPS video çekmelerine sokakta ya da herhangi bir yerde beklenmedik anları yakalamalarına olanak tanıyor. Şehir silüeti ya da manzara fotoğrafı çekmekten hoşlanan kullanıcılar için 64MP ana kamera ve 8MP ultra geniş açılı kamera içeriyor. Ayrıca derinlik algılama ve kullanıcıların içindeki sanatçıyı açığa çıkarmaları için ayrıntılı yakın çekimler yapabilmeleri için iki adet 2MP sensörle birlikte geliyor. 13MP ön kamera ise kullanıcıların harika selfie'ler çekmelerine ve kaliteli video konferans görüşmesi yapabilmelerini sağlıyor.

     

    POCO M5s etkileyici bir 6,43 inç Full HD+ AMOLED Nokta Ekran ve çift hoparlör sistemi ile birlikte geliyor. DC Dimming ve ekran parlaklığını ayarlayan 360° ortam ışığı sensörleri gibi kullanıcı konforunu artıran üstün özellikler de cihazın öne çıkan yanlarından.

     

    MediaTek Helio G95 çipsetin kullanıldığı POCO M5s, görsel ve işitsel açıdan eğlenceyi daha da sihirli hale getiren tüm güce sahip. Kusursuz grafik performansı ve üst düzey verimlilik, sürükleyici artırılmış gerçeklik, mükemmel kamera çekimleri ve kesintisiz video izleme deneyimi sunuyor. Cihaz ayrıca, 12 saate kadar kesintisiz sürükleyici eğlence veya bir buçuk gün boyunca kesintisiz sesli arama yapılabilmesine olanak tanıyan yüksek kapasiteli 5.000mAh pile sahip. İstenildiğinde bekleme modunda bir aya kadar kalabiliyor.[3]

     

    Sorumluluk Reddi

    5.000mAh tipik değerdir. Dahili laboratuvardan alınan test sonuçlarına dayalıdır. Gerçek pil ömrü değişiklik gösterebilir.

     

    5.000mAh tipik değerdir. Dahili laboratuvardan alınan test sonuçlarına dayalıdır. Gerçek pil ömrü değişiklik gösterebilir. Veriler dahili testlere dayalıdır. Gerçek sonuçlar değişiklik gösterebilir. 

     

    Veriler dahili testlere dayalıdır. Gerçek sonuçlar değişiklik gösterebilir.

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Kolay Taşınabilir ve Yüksek Ses Kalitesini Birleştiren AnkerSoundcore Motion Boom Plus Hoparlörü Satışa Çıktıhaberi

    Kolay Taşınabilir ve Yüksek Ses Kalitesini Birleştiren AnkerSoundcore Motion Boom Plus Hoparlörü Satışa Çıktıhaberi

    Kullanıcıların hayatını kolaylaştıracak yeni ürünleri geliştiren Anker, yurt dışında milyondan fazla kişi tarafından sevilen yeni hoparlörünü Türkiye’de satışa çıkarttı. 20 saate kadar çalma süresin sunan 80W gücündeki yeni hoparlör Anker Soundcore Motion Boom Plus, eğlencenin sınırlarını zorlayarak ezberleri bozuyor. 

     

    İnovatif, pratik ve her bütçeye uygun ürünler piyasaya sunmaya devam eden Anker, kullanıcılarını memnun etmeye devam ediyor. İster evde ister partide ister kampta, nerede olursanız oldun eğlencenin sınırını Anker’inSoundcore kategori markasıyla zorlamak mümkün. Şimdi de yurt dışında büyük ilgi gören Soundcore Motion BoomPlus’u Türkiye’ye getiren Anker, kullanıcılarının hoparlör ve ses kalitesi beklentilerinin sınırlarını zorluyor. Yeni piyasaya sürülen, kompakt tasarıma sahip Anker Soundcore Motion Boom Plus hoparlörü hem evde hem arkadaşlarla çıkılan kamp maceralarında hem de eğlence partilerinde üstün ses deneyimi yaşatıyor. Hafif tasarımı sayesinde her yere rahatlık taşınabilirken, 2 tane 30W ve iki tane de 10W olan ses çıkışları ile toplam 80W bir ses gücü sunarak üstün bir ses deneyimi sağlayan hoparlör, 13.400 mAh’lık devasa pili sayesinde kullanıcılara 20 saatlik çalma süresi sunuyor. 

     

    Üst düzey ses kalitesini dilediğiniz yere taşıyın

    Müziğin her yerde, her zaman çalabilmesi için çıkarılabilir bir taşıma kayışı ve yerleşik bir tutma yerine sahip olan Anker Soundcore Motion Boom Plus, kullanıcılara hafif ve ultra taşınabilirlik sunuyor.  İki adet 30W woofer ve pasif radyatör ile güçlü ve sürükleyici bir ses sunarken, iki adet 10W tweeter ile de şarkınızın her ayrıntısının kristal netliğinde duyulmasını sağlıyor. Toplamda 4 ses çıkışına ve 80W ses gücüne sahip Anker Soundcore Motion Boom Plus, yüksek sesin ve zengin ayrıntıların keyfinin çıkarılmasına olanak tanıyor. 13.400 mAh’lık devasa bir pil kapasitesine sahipcihaz, kullanıcılara 20 saatlik bir çalma süresi sunarak eğlencenin ve müzik keyfinin hiç kesilmemesini sağlıyor.IP67 dayanıklılık sertifikası, su ve toz geçirmez yapısı sayesinde dökülme vesuya batma endişesi duymadan plaja veya havuza götürülebilmesine olanak tanıyor. Hoparlörün kapsamlı koruması ayrıca kir tutmayan toz geçirmezliği de içeriyor.

     

    Bluetooth 5.3 ileen yeni ve en harika Bluetooth teknolojisine sahip olan Anker Soundcore Motion Boom Plus, zahmetsiz ve güçlü bir bağlantı deneyimi sunuyor. Yüksek kaliteli müzik keyfinin televizyon ve bilgisayar gibi Bluetooth’u olmayan cihazlarda da çıkarılması için tasarlanan Motion BoomPlus’un3,5 mm AUX girişi de bulunuyor.Senkronize müzik ve stereo ses için PartyCast2.0 özeliği bulunan cihazda EQ modları arasında geçiş yapmak için Soundcore Uygulaması da kullanılabiliyor.

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • İZUM Mobil ile kent trafiği cebinizdehaberi

    İZUM Mobil ile kent trafiği cebinizdehaberi

    İzmir Büyükşehir Belediyesi kent trafiğine dair verilerin toplandığı İZUM’u cep telefonlarına taşıyor. Kullanıcılar yenilenen uygulamayla hem anlık trafik verileri ile en doğru trafik rotasını oluşturabiliyor hem de “Durum Bildir” butonu üzerinden fotoğraf çekip trafikteki aksaklıkları İZUM’a iletebiliyor.

    İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in “akıllı şehir İzmir” hedefi doğrultusunda süren dijital dönüşümün yeni adımı İzmir Ulaşım Merkezi’nin  (İZUM) mobil uygulaması oldu. İzmir Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi Başkanlığı tarafından geliştirilen proje ile 10 binden fazla akıllı cihaz tarafından yönetilen İZUM, yenilenen uygulamasıyla yurttaşların cep telefonlarına girdi.

    İzmir trafiğinin anlık tüm verileri İZUM Mobil’de
    Kent ulaşımıyla ilgili tüm bilgileri içeren İZUM Mobil cep telefonlarına ücretsiz olarak mobil uygulama mağazalarından indirilebiliyor. Uygulamaya mail adresleriyle üye olan kullanıcılar, uygulamayı kişiselleştirebiliyor. Kullanıcılar gitmek istedikleri konum için rota oluşturup, şehir kameralarından trafik durumunu keşfedebiliyor ve gidecekleri yerler için anlık seyahat süresi alabiliyor. Ayrıca İZUM Mobil’le doğru ve anlık veri akışıyla trafik durumu, yol çalışmaları ve kazalar, BİSİM noktaları, hastane ve eczane bilgileri, elektrikli şarj istasyonları, bisiklet yolları, Eurovelo rotası ve dolmuş güzergahlarına da ulaşılabiliyor. Uygulama üye olunmadan da kullanılabiliyor.

     
    “Durum Bildir” butonu ile hızlı çözüm
    İZUM Mobil İzmirlileri interaktif bir şekilde uygulamaya dahil ediyor. Uygulamaya üye olanlar, “Durum Bildir” butonu sayesinde gördüğü ve tanık olduğu bir sorunu, fotoğrafını çekerek uygulama üzerinden İzmir Ulaşım Merkezi’ne iletebiliyor. Verileri değerlendiren merkez, hızlı bir şekilde yaşanan aksaklıklara müdahale ediyor. İzmirim Kart ve BİSİM kart bakiyeleri de İZUM Mobil’den görüntülenebiliyor.

    Daha hızlı ve verimli çözümler
    Uygulama hakkında bilgi veren İzmir Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi Başkanı Sibel Özgür, “İzmir için çok güzel bir uygulama oldu. Yeni ilave edilen butonlarla kişiselleştirilmiş bir uygulama haline geldi. Yurttaşlarımız artık şehirdeki akışları gerçek zamanlı olarak uygulamamızdan izleyebilecek. İZUM Mobil ile trafikte ve ulaşımda yaşanan durumlar için daha hızlı ve daha efektif şekilde çözümler bulacağız” şeklinde konuştu.

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Dell Yeni Nesil PowerEdge Sunucularını Tanıttıhaberi

    Dell Yeni Nesil PowerEdge Sunucularını Tanıttıhaberi

    4. Nesil AMD EPYC işlemcili yeni nesil Dell PowerEdge sunucuları, daha az alanda daha fazla uygulamayı destekliyor ve güç tüketimini yönetmeye yardımcı oluyor.

     

    Dell Technologies, 4. Nesil AMD EPYC işlemcili yeni nesil Dell PowerEdge sunucularını tanıttı. Bugüne kadarki en yüksek uygulama performansına sahip olan bu yeni sistemler, müşterilerin veri analitiği gibi günümüzün zorlu, bilgi işlem odaklı iş yüklerini daha etkili bir şekilde desteklemelerine yardımcı olmak için tasarlandı.

     

    Verimlilik ve güvenlik göz önünde bulundurularak tasarlanan yeni PowerEdge Sunucular, CO2 emisyonlarını azaltmaya yardımcı olmak için Dell'in Akıllı Soğutma teknolojisi ve müşterilerin güvenlik konusundaki çalışmalarını desteklemeye yardımcı olmak için yerleşik bir siber dayanıklı mimariyle donatıldı.

     

    Dell Technologies PowerEdge, HPC ve Core Compute Portföy ve Ürün Yönetimi Başkan Yardımcısı Rajesh Pohani konuyla ilgili olarak şunları dile getirdi: "Müşteriler mümkün olan en sürdürülebilir şekilde sunulan ve performansından ödün verilmeyen bir bilgi işlem kabiliyeti talep ediyor. En son çıkan PowerEdge sunucularımız, günümüzün zorlu iş yüklerinin ihtiyaçlarını verimlilik ve dayanıklılıkla karşılamak üzere özel olarak üretildi. Önceki nesle göre iki katı performansa sahip olan bu sunucular, en son güç ve soğutma yenilikleriyle birlikte müşterilerimizin artan taleplerini karşılamak üzere tasarlandı." 

     

    Geleceğin veri merkezi için daha fazla performans ve depolama seçeneği 

    4. Nesil AMD EPYC işlemcilere sahip yeni nesil Dell PowerEdge sunucular, mevcut müşteri ortamlarına entegre edilerek performans ve depolama artışı sağlıyor. Sunucular; veri analitiği, yapay zekâ, yüksek performanslı bilgi işlem (HPC) ve sanallaştırma gibi gelişmiş iş yüklerine sahip kuruluşlar için oldukça uygun. 

     

    Bir ve iki soketli konfigürasyonlarla önceki nesle kıyasla yüzde 50'ye varan oranda daha fazla işlemci çekirdek desteği bulunan en son sistemler, AMD tabanlı PowerEdge sunucular için bugüne kadarki en yüksek performansı sunuyor. Müşteriler yüzde 121'e varan performans artışı, 2U sunucular için yüzde 33 oranında, 1U sunucular için ise yüzde 60 oranında daha fazla ön sürücü sayısı elde edebilecekler.

    • PowerEdge R7625, uygulama performansında ve veri depolama alanında artış sunuyor. Çift 4. Nesil AMD EPYC işlemci performansıyla bu sunucu, veri merkezlerinin omurgası olmak üzere tasarlandı. Bu iki soketli 2U platformun, bellek içi veri tabanlarını diğer tüm 2 ve 4 soketli SAP veri tabanlarına kıyasla yüzde 72 oranında hızlandırdığı kanıtlandı ve yeni bir dünya rekoru elde edildi. 
    • PowerEdge R7615, önceki nesillere göre daha hızlı bellek bant genişliğine sahip tek soketli 2U sunucudur. Gelişmiş sürücü yoğunluğu, veri merkezinde daha küçük bir alan kaplayarak birden fazla işin daha hızlı tamamlanması için tasarlandı. Bu platform, yapay zekâ iş yüklerini maksimum hızda genişletme özellikleriyle hızlandırarak yapay zekâ karşılaştırmalı değerlendirmelerde dünya rekoru elde etti.
    • PowerEdge R6625, performans, esneklik ve yoğunluk açısından optimum dengeyi sağlayan iki soketli 1U sunucudur. Sistem, HPC iş yükleri için veya birden fazla sanal masaüstü altyapısını çalıştırmak için uygundur. 
    • PowerEdge R6615, önceki nesillere göre daha fazla sanal makine yoğunluğu sunan tek soketli 1U sunucudur. İnce tasarım, yoğun biçim katsayısında artırılmış bilgi işlem gücü sunarak performans kaybı olmadan veri merkezlerinde alan genişlemesini sınırlıyor. 

     

    AMD EPYC Ürün Yönetimi Başkan Yardımcısı Ram Peddibhotla konuyla ilgili olarak şunları söyledi: "AMD ve Dell Technologies olarak kuruluşlara, veri merkezlerinin performansını ve verimliliğini artırmalarına yardımcı olan alanında öncü ürünler sunuyor, aynı zamanda daha sürdürülebilir bir gelecek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 4. Nesil AMD EPYC işlemcilerle güçlendirilen Dell PowerEdge sunucuların piyasaya sürülmesiyle, ortak müşterilerimizin talep ettiği en zorlayıcı çevre hedeflerini ve iş sonuçlarını onlara sunmaya ve performans rekorları kırmaya devam ediyoruz." 

     

    Sürdürülebilir veri merkezleri için ideal, az ve öz 

    Sürdürülebilirlik göz önünde bulundurularak tasarlanan sunucular, Dell Akıllı Soğutma teknolojisiyle sistemlerde önceki nesillere göre daha fazla hava akışına imkân vererek uzun süre en yüksek seviyelerde performans göstermelerini ve serin kalmalarını sağlayan yenilikler sunuyor. 

     

    Daha yüksek çekirdek yoğunluğu sayesinde kuruluşlar, eski ve düşük verimli sunucularını; üretilen ısıyı, tüketilen enerjiyi ve sistemlere güç sağlamak için gereken diğer kaynaklar üzerindeki yükü azaltmak için tasarlanmış yeni nesil PowerEdge sunucularla değiştirebiliyorlar. Özellikle PowerEdge R7625, önceki modellere kıyasla yüzde 55'e varan oranda daha yüksek işlemci performansı sunuyor.

     

    Yeni sunucular, Dell'in 2030 yılına kadar Dell ürün içeriğinin yarısından fazlasında geri dönüştürülmüş veya yenilenebilir malzemeler kullanma taahhüdünü destekliyor. Buna ek olarak, Dell'in çoklu paket seçeneğiyle birden fazla sunucu aynı anda gönderilirken, sistemlerin gönderimi için gereken kutu ve malzeme sayısı azaltılarak daha sürdürülebilir bir şekilde teslim ediliyor. 

     

    CPU pazarını herkes gibi yakından takip ettiklerini dile getiren Lancaster Üniversitesi Depolama ve Sanallaştırma Bölüm Başkanı Dr. Matthew Storey şunları söyledi: "Yeni nesil PowerEdge sunucuların potansiyelimizi artırmasını dört gözle bekliyoruz. Yeni sunucular, daha yenilikçi ve güçlü çözümlere yönelik sürekli artan ihtiyaçlarımızı karşılamaya yardımcı oluyor ve kullanıcılarımıza son teknoloji bir araştırma ortamı sunarken bizi sektörümüzün öncüsü hâline getiriyor." 

     

    Modern, ölçeklenebilir ve daha güvenli bir BT altyapısı oluşturma

    Siber güvenlik tehditleri evrildikçe PowerEdge sunuculardaki yerleşik güvenlik özellikleri de gelişiyor. Dell'in siber dayanıklı mimarisi ile desteklenen sunucular, sistem kilitleme, etki algılama ve çok faktörlü kimlik doğrulama gibi özellikler içeriyor. Yeni nesil sistemler, uçtan uca önyükleme esnekliği ile daha güvenli bir operasyon sağlayarak, odağında güvenlik olan veri merkezlerinin kurulmasına yardımcı oluyor. 

     

    Özel, tam entegre on-die bir güvenlik işlemcisine sahip 4. Nesil AMD EPYC işlemciler, gizli bilgi işlem gibi yenilikçi teknolojilerin devreye alınmasına yardımcı oluyor. Ayrıca AMD'nin "Tasarım Yoluyla Güvenlik" yaklaşımı, verilerin korunmasına yardımcı olan ve AMD Infinity Guard güvenlik özelliklerini artıran gömülü bir güvenlik alt sistemi içeriyor ve hem fiziksel hem de sanal güvenlik için katmanlar eklemeye devam ediyor.

     

    Dell iDRAC ile birlikte bu sunucular, üretim sırasında sunucu donanımının ve ürün yazılımı yapısının ayrıntılarını kaydediyor. Dell'in Güvenli Bileşen Doğrulama (Secured Component Verification – SCV) tedarik zinciri güvencesini kullanan kuruluşlar, PowerEdge sunucusunun sipariş edildiği ve fabrikadan üretildiği şekliyle gönderildiğini doğrulayabiliyor.

     

    IDC Kurumsal Altyapı Uygulamasından Sorumlu Başkan Yardımcısı Kuba Stolarski ise şunları söyledi: "Sunucu performansında süregelen yenilikler, giderek daha veri odaklı ve gerçek zamanlı hâle gelen bir dünyada kuruluşların ihtiyaç duydukları araçlara sahip olmalarını sağlaması açısından kritik önem taşıyor. Dell'in yeni PowerEdge sunucuları, doğrudan platform üzerinde tasarlanan gelişmiş güvenlik özellikleriyle, kuruluşların artan tehdit ortamında veri artışını yönetmelerine yardımcı oluyor. Performanstaki iyileştirmeler, müşterilerin verilerinden ve BT yatırımlarından en yüksek değeri elde etmek için yapay zekâ, HPC ve diğer modern iş yüklerini uygulamalarına olanak sağlıyor." 

     

    Satışa Sunulma Tarihi 

    • Dell PowerEdge R7625 sunucusu, Kasım 2022'de sınırlı konfigürasyonda dünya çapında satışa sunuldu. Yeni nesil sunucuların tüm konfigürasyonlarda satışı ise Şubat 2023 olarak planlanıyor. 

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Türkiye’deki çalışanların yüzde 91’i robotların üretimde daha yaygın kullanılması gerektiğini söylüyor, ancak robotların hacklenmesinden korkuyorhaberi

    Türkiye’deki çalışanların yüzde 91’i robotların üretimde daha yaygın kullanılması gerektiğini söylüyor, ancak robotların hacklenmesinden korkuyorhaberi

    Kaspersky araştırmasına göre, META bölgesindeki çalışanlar, robotlar farklı görevleri ne kadar iyi yaparsa insanlara o kadar az iş kalacağına inanıyor. Türkiye’deki çalışanların çoğunluğu (91) robotların farklı endüstrilerde daha yaygın olarak kullanılması gerektiğine inanıyor, ancak birçoğu robotların hacklenmesinden korkuyor.

     

    Günümüzde robotik teknolojileri, endüstriyel kontrol sistemleri ve diğer bilgi teknolojileriyle birlikte üretim süreçlerini yönetmek, el emeğinin yerini almak ve verimliliği, hızı, kaliteyi ve performansı iyileştirmek için kullanılıyor. Kaspersky, dünya genelindeki üretim şirketlerinin ve diğer büyük kuruluşların çalışanlarının otomasyonun getireceği sonuçlar ve artan robot kullanımı hakkındaki görüşlerini öğrenmek için bir çalışma gerçekleştirdi. Amacı çalışanların şirketlerinde kullanılan robotların ve otomatik sistemlerin güvenliği hakkında ne düşündüklerini öğrenmek olan ankete Suudi Arabistan, BAE, Türkiye, Mısır ve Güney Afrika'dan çalışanlar katıldı.

     

    Katılımcılar şirketlerinde son 2 yıl içinde robot kullanımında artış olduğunu bildirdi. Türkiye’deki çalışanların 46'sı kuruluşlarının halihazırda robot kullandığını, 42'si robotları yakın gelecekte kullanmayı planladığını söyledi.

     

    Araştırmalar ayrıca insanların robotlaşma nedeniyle işlerini kaybetmeyi beklediklerini ortaya koydu. Robotlar farklı görevlerde ne kadar iyi hale gelirse, insanlar için o kadar az iş kalıyor. Türkiye’deki katılımcıların yarısı (50), robotların eninde sonunda kendi sektörlerinde insanların yerini alacağına inanıyor. Robotlar tüm pazarlarda yaygınlaşırken, insanların da işlerini robotlara kaptırmamak için yeni bilgi ve beceriler edinmesi gerekiyor. Çalışanlar bunu yapmaya da hazır: İşlerinin yerini robotların alacağına inananların çoğunluğu (75) yeni beceriler öğrenmeye veya mevcut beceri ve uzmanlıklarını geliştirmeye istekli.

     

    Aynı zamanda, birçok çalışan, robotların işlerini ellerinden alacağı konusuna iyimser yaklaşıyor. İş yerinde robotları benimsemenin, üretim verimliliği artırmanın yanı sıra insanların işlerini daha güvenli ve zeki hale getireceğini düşünüyor. Türkiye’deki katılımcıların 63'ü robotlar nedeniyle işlerini kaybetmelerinin önüne geçmek için yeterli yeni iş alanı yaratılacağına inanıyor. Programcılar, veri bilimcileri ve mühendisler için daha fazla iş ortaya çıkması bekleniyor ki söz konusu meslek grupları önümüzdeki yıllarda robotların benimsenmesine yön verecek.

     

    Bir diğer önemli bulgu da robotlaşma nedeniyle siber güvenlik risklerinin artması. Türkiye’den ankete katılanların çoğunluğu (93) robotların saldırıya uğrayabileceğine inanıyor ve yine aynı oranda katılımcı şirketlerindeki veya diğer şirketlerdeki bu tür olaylardan haberdar. Robotların ne kadar korunduğuna ilişkin değerlendirmelerinde katılımcılar ikiye bölünmüş durumda: Türkiye’deki çalışanların neredeyse yarısı (39), farklı sektörlerde robotları korumak için yeterli siber güvenlik önleminin bulunmadığına inanıyor.

     

    Kaspersky Teknik Uzmanlar Başkanı Emad Haffar, şunları söylüyor: "Giderek daha fazla görev robotlar tarafından üstleniliyor ve bunlar potansiyel olarak siber tehditlere karşı savunmasız. Kaspersky'nin misyonunu, siber güvenliğin robot teknolojisinin benimsenmesinde ön saflarda yer almasını sağlamak, zorlukların üstesinden gelmeye ve robotlaşmanın sunduğu fırsatlardan yararlanmaya yardımcı olmak olarak görüyorum. Araştırmamızda katılımcılara robotların üretimde ne kadar uygun ve verimli kullanılacağının yanı sıra, ne kadar güvenli olduklarını da değerlendirmelerini istedik. Birçok çalışanın robot kullanmanın risk oluşturduğuna inandığı ortaya çıktı. Robotlar, önümüzdeki yıllarda siber saldırılar için ana vektör olacak ve şimdiden korunmaya ihtiyaçları var. Robotları üretime entegre etmeden önce, izinsiz ağa girişlerin engellenmesini ve genel ağ güvenliğini garanti altına almak gerekir. Robotik kontrolörlerin, otomasyon sistemlerinin ve tedarik zincirlerinin korunmasını sağlamak da önemlidir. Kaspersky Industrial CyberSecurity gibi özel çözümler, üretimde robotları korumak için etkili bir yardımcı olabilir."

     

    Endüstriyel bilgisayar sistemlerinizi çeşitli tehditlerden korumak için Kaspersky uzmanları şunları öneriyor:

     

    • Muhtemel siber güvenlik sorunlarını belirlemek ve ortadan kaldırmak için OT sistemlerinin düzenli güvenlik değerlendirmelerini gerçekleştirin.
    • Etkili güvenlik açığı yönetimi süreci için bir temel olacak şekilde sürekli güvenlik açığı değerlendirmesi ve önceliklendirmesi oluşturun. Kaspersky Industrial CyberSecurity gibi özel çözümler, etkili bir asistan ve tamamen kamuya açık olmayan, eyleme geçirilebilir benzersiz bir bilgi kaynağı olabilir.
    • Kuruluşun OT ağının temel bileşenleri için güncellemeleri zamanında yapın. Teknik olarak mümkün olan en kısa sürede güvenlik düzeltmeleri ve yamaları uygulamak veya telafi edici önlemler almak, üretim sürecinin kesintiye uğraması nedeniyle milyonlara mal olabilecek büyük olayları önlemek adına çok önemlidir.
    • Karmaşık tehditlerin zamanında tespiti, araştırılması ve olayların etkili bir şekilde düzeltilmesi için Kaspersky Industrial Cybersecurity for Nodes with EDR gibi Endüstriyel EDR çözümlerini kullanın.
    • Ekiplerinizin olay önleme, algılama ve yanıt verme becerilerini geliştirerek ve güçlendirerek yeni ve gelişmiş kötü amaçlı tekniklere yanıtı iyileştirin. BT güvenlik ekipleri ve OT personeli için özel OT güvenlik eğitimleri, buna yardımcı olan temel önlemler arasındadır.

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Üretim Süreçlerinde Veriye Dayalı Hizmetleri Kullanmak İçin 5 Nedenhaberi

    Üretim Süreçlerinde Veriye Dayalı Hizmetleri Kullanmak İçin 5 Nedenhaberi

    Endüstriye yüksek kaliteli endüstriyel elektrikli aletler, kalite güvence ürünleri, montaj çözümlerinin yanı sıra yazılım ve hizmet sunan Atlas Copco Endüstriyel Teknik, veriye dayalı hizmetlerin önemine dikkat çekiyor. Atlas Copco endüstriye, üretim süreçlerinin sürekli ve sürdürülebilir optimizasyonunu sağlamada veriye dayalı hizmetleri kullanmanın önemini 5 temel neden ile sunuyor.

     

    Büyük veri, nesnelerin interneti, bulut teknolojisi, artırılmış gerçeklik gibi günümüz dünyasında en çok konuşulan teknolojilerin bir araya getirilme yöntemi, akıllı fabrikaların hayata geçirilmesini sağlıyor. Gelişen otomasyon teknolojisinin sonucu olan akıllı fabrikalarda tüm üretim sürecinde insandan kaynaklı problemlerin ortadan kaldırılması ve üretimin sürekliliğinin sağlanması için de “veri” büyük önem taşıyor.

     

    Verinin etkin kullanımı verimliliğin ve kalite iyileştirmelerinin yolunu açıyor 

    Günümüzde tüm cihazlar mümkün olduğunca fazla veri toplamayı hedeflese de verilerin yalnızca çok küçük bir kısmı ek değer oluşturmak için kullanılıyor. Üretim verileri; verimlilik kazanımları ve kalite iyileştirmeleri sağlama konusunda büyük bir potansiyel taşırken bu verilerin değer yaratacak şekilde kullanılabilmesi işletme maliyetlerini olumlu yönde etkiliyor. Atlas Copco Endüstriyel Teknik, üretim proseslerinin sürekli ve sürdürülebilir optimizasyonunu sağlamak adına endüstriye, veriye dayalı hizmetleri kullanmaları için 5 temel neden sunuyor.

     

    Veriye dayalı hizmetlerin kullanılması için 5 neden 

    • Gerçekçi hedefler belirleyebilmek

    Şirketlerin veriye dayalı sisteme geçmesi için ilk sebep, bu sistemlerin gerçekçi hedefler belirlemeye yardımcı olmasıdır. Elde edilen bilgiler, hedefleri tanımlamaya ve onlara ulaşmak için stratejiler geliştirmeye olanak sağlar. Verilere güvenerek ulaşılabilir hedefler belirlenebilir ve doğru bilgiler sayesinde bunları uzun vadede uyarlayıp optimize edecek bilgiye sahip olunabilir.

     

    • Gerçek bilgiler ışığında, karar verebilmek

    Buna “veriye dayalı kararlar” denir. Veriye dayalı bilgiler, karar alma süreçlerinin temelidir. Verilerden sağlanan analizleri uzman bilgisiyle birleştirmek, doğru karar alma süreçlerini güçlendirerek işletmelerin iş hedeflerine ulaşmasına yardımcı olur. 

     

    • Üretim kalitesinden emin olmak

    Veriye dayalı servisler, ilk günden itibaren işletmelerin üretim kalitesinin takip edilmesine yardımcı olur. Veriye dayalı servislerden yararlanıldığında hat mühendisleri, kalite mühendisleri ve ekip liderleri sorunlar ortaya çıktıkça sürekli bilgilendirilir. Bu bilgi hızı, ekibinizin daha iyi seçimler yapmasına ve sorunları çalışma süresinde kayıp yaşamadan çözüm üretilmesini sağlar. Kullanılacak servisler, üretimde kayıplar yaşanmadan çözümler üretilmesine, ekibinizin daha iyi kararlar alarak hızlı aksiyon almasına olanak sağlar.

     

    • İnovasyonu ve optimizasyonu güçlendirmek

    Veriye dayalı servis çözümleri, operatör eğitimi veya proses optimizasyonu gibi üretimi iyileştirecek gerçek zamanlı bilgiler ve öneriler sağlar. Şirketteki herkes, verilerin sağladığı gerçek zamanlı bilgiler sayesinde yeni fikirler üretme olanağına sahiptir.

     

    • Çalışanların yetkinliğini artırmak

    Veriye dayalı hizmetler, işletmeye işle ilgili stresi azaltma konusunda yardımcı olur. Bu stres, genellikle gerçekçi olmayan hedeflere ulaşmaya çalışmaktan, beklenmeyen kalite sorunlarını düzeltmekten ve performansı nasıl artıracağınızı bilmemenin yarattığı hayal kırıklığından kaynaklanan baskıdan oluşur. Zaman içinde sistemde sunulan veri eğilimlerini takip eden yöneticiler; bireysel performansı izleyip değerlendirebilir, üretimdeki riskli alanları tespit edebilir ve sorunları çözmek için girişimler başlatabilir.

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Gizli kalacağım derken karanlık ağın parçası olmayın haberi

    Gizli kalacağım derken karanlık ağın parçası olmayın haberi

    Tor mu VPN mi?

     

    İnternet kullanıcıları bazen anonim kalabilmek, takip edilmemek ya da yurtdışından  daha ucuza alışveriş yapmak için farklı bağlantı yöntemlerini tercih edebiliyorlar. Siber güvenlik şirketi ESET Tor ve VPN kullanımını inceledi. Sundukları avantajları ve olumsuz  yanlarını göz önüne alarak kullanıcıların dikkat etmeleri gereken alanlar hakkında bilgilendirmelerde bulundu.  

     

    Tor, “The Onion Router” sözcüklerinin baş harflerinden oluşturulan, kullanıcılarına anonim iletişim imkânı sağlayan bir ağ ve yazılım projesinin adı olarak tanımlanıyor. Sanal özel ağ olarak adlandırılan VPN’i, İngilizce “Virtual Private Network” sözcüklerinin baş harflerinden oluşturulan uzaktan erişim yoluyla farklı ağlara bağlanmayı sağlayan internet teknolojisi olarak tanımlamak mümkün. İkisi de çevrim içi koruma sağlamaya yönelik araçlar olsa da Tor ve VPN’in farklı amaçlara hizmet ettiğini göz önüne almak gerekiyor. Aynı zamanda güvenlik ihlallerin yaşanabileceği, karanlık bir yapının da kullandığı bir alan. 

     

    Tor ile VPN arasında ne fark var?

    Tor anonimliğe odaklanır. Tüm dünyada bulunan Tor düğümleri olarak da bilinen bir sunucu ağına bağlıdır. Bu sunucular; ağ faaliyetlerini desteklemek için kaynaklarını, bilgisayarlarını ve internet bant genişliğini ayıran gönüllü kişiler ve kurumlar tarafından kurulur. Tor, sizi en az üç düğümden oluşan rastgele bir ağa bağlayarak çalışır. Bu üç düğümden giriş düğümü, sizi tanıyan ama sizin hangi bilgilere ulaştığınızı bilmeyen düğümdür. İkinci (veya daha fazla) düğüm ise ek anonimlik için trafiğin geçtiği düğümdür. Son olarak çıkış düğümü ise sizi bağlanmak istediğiniz internet sayfasına doğrudan bağlar.  

     

    Tor sizin için gerekli bir yazılım mı?

    Çıkış düğümleri son varış noktasına ulaşmak için kendi bilgilerini verdiği için Tor, son adımda kullanılmak için gönüllülerden özel bir onay vermelerini talep eder. Rastgele bir Tor kullanıcısı herhangi bir yasa dışı faaliyette bulunmaya çalışıyorsa, bu kötü niyetli kişi olarak tanımlanabilecek ve çıkış düğümü için gönüllü olan kişi olacaktır. Çoğu kullanıcı için Tor’un sunduğu anonimlik gerekli olmayabilir. Yaygın internet sitelerinin birkaçı Tor’dan gelen trafiği engellemekte olup kullanıcı deneyimi çoğu kişinin görmeye alıştığı deneyimden çok daha yavaş kalmaktadır. 

     

    Anonim mi olmak istiyorsunuz gizli kalmak mı?

    VPN sağlayıcıları, özel sunuculardan oluşan bir ağa bağlıdır. Bir VPN’e bağlandığınız anda IP adresiniz ziyaret ettiğiniz internet sitelerinden gizlenir ve sadece kullandığınız VPN aracı sizin gerçek kimliğinizi bilir. Birçok saygın VPN sağlayıcısı çevrim içi faaliyetlerinizi kaydetmediğini iddia etse de yukarıda da bahsedildiği gibi bunlar bir anonimlik sağlamaz. VPN’ler aynı zamanda bağlanacağınız sunucunun konumunu seçmenize ve engellenen internet sitelerine veya yayın platformlarındaki farklı yerel içeriklere erişim sağlamak için belli ülkelerdeki içerik kısıtlamalarını atlamanıza imkan tanır.

     

    Hem Tor hem de VPN kullanabilir miyim?

    Teknik açıdan hem Tor hem de VPN kullanılabilir. Bunu yapmanın farklı yolları bulunuyor. En bilinen yol ise önce VPN’inize ardından Tor tarayıcısına bağlanmaktır. “VPN üzerinden Tor” olarak adlandırılan bu yol ile ISP’niz hangi Tor ağına bağlandığınızı bilmeyecek ve bir kat daha fazla gizlilik sağlayacaktır. Aynı zamanda, herhangi bir olası kötü amaçlı tehdide karşı IP adresinizi de koruma altına almış olursunuz. Diğer taraftan resmi Tor belgeleri, ne yaptığınız hakkında bir bilginiz yoksa bu yola başvurmamanızı tavsiye eder. ISP’nizden faaliyetlerinizi gizliyor olsanız da bunu VPN sağlayıcısından gizlemiyorsunuz. Sadece VPN sağlayıcınıza güvenmeyi tercih ediyor ve bu sağlayıcının meta veri kayıtlarınızı tutmayacağını umut ediyorsunuz. Dahası bazen VPN bağlantıları kopabilir ve kısa süreliğine bile olsa VPN sağlayıcınız Tor kullandığınızı fark edebilir. Tor kullanımının yasak olduğu bir ülkede bulunuyorsanız ISP’nizin Tor kullanan müşterileri devlet yetkililerine bildirmekle yükümlü olabileceğini bilmelisiniz. 

     

    Karanlık ağın da bu mecraları kullandığını göz önüne alın

    Çoğu kullanıcı için sadece VPN kullanmak iş görür. Nedeni ise daha özel olması değil çoğu insanın anonimlikten ziyade gizliliğe ihtiyacı olmasıdır. VPN araçları, kullanıcıların yüzey internetteki mevcut hız ve içerikleri kullanırken çevrim içi faaliyetlerinin takip edilmesine karşı veya halka açık Wi-Fi bağlantılarını kullanırken koruma sağlamada iyi sonuç ortaya koyar. Ancak mümkün olduğunca çok anonimlik isteyenler için ise Tor çözüm olarak ortaya çıkıyor. Söz konusu ağ, karanlık ağa erişim imkanı sağlamakla bilinse de bunu yapmaktaki asıl amacı sansürden kaçmak için bir yol sunmaktır ve bu da her durumda dikkatli bir şekilde yapılmalıdır. Size en uygun araç hangisi olursa olsun gizliliğin kendinizle başladığını unutmayın. Bu yüzden çevrim içi ortamda kendinizle ilgili ne kadar çok kişisel veri ve bilgi paylaştığınıza daima dikkat edin. Aksi takdirde hiçbir ekstra koruma işinize yaramaz.

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı