Kategori: Teknoloji

  • Bitdefender Uyarıyor: Sosyal Medya Hesapları Tehlikede Olabilir!haberi

    Bitdefender Uyarıyor: Sosyal Medya Hesapları Tehlikede Olabilir!haberi

    Bitdefender Gelişmiş Tehdit Kontrolü (ATC) ekibinde bulunan araştırmacılar, sosyal medya hesaplarını ele geçiren yeni bir kötü amaçlı yazılım keşfetti. Bitdefender araştırmacılarının S1deload Stealer adını verdikleri bu yazılım sayesinde siber saldırganlar, kullanıcıların sosyal medya hesaplarını ele geçirebiliyor ve kripto para madenciliği için kullanabiliyor.

    S1deload Stealer yazılımının dünya genelinde milyarca sosyal medya kullanıcısını tehdit ettiğini belirten Bitdefender Antivirüs’ün Türkiye distribütörü Laykon Bilişim’in Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, bu tür saldırılar karşısında kullanıcıların alabileceği tedbirleri paylaşıyor.

    Milyarlarca kullanıcısı olan ve hayatın önemli bir bölümünü kapsayan sosyal ağlar, ortaya çıktıkları andan itibaren siber saldırganların hedefi oluyor. Bitdefender Gelişmiş Tehdit Kontrolü (ATC) ekibi, gerçekleştirdiği son araştırmasında özellikle Facebook ve YouTube hesaplarını hedefleyen S1deload Stealer adlı yeni bir kötü amaçlı yazılım keşfetti. Kötü amaçlı bileşenlerini çalıştırmak için çoğu zaman bilgisayarda işlem yaparken arka planda çalışmayı sürdüren DLL dosyalarını kullanan S1deload Stealer, tıklandığında kötü amaçlı kodları kullanıcıların bilgisayarlarına yüklüyor. Virüs bulaşan cihazlardan kullanıcıların kimlik bilgilerini çalan ve videolar ile diğer içeriklerin etkileşim sayılarını yapay olarak artırabilen S1deload Stealer, virüs bulaşan cihazlardan kripto para madenciliği de yapabiliyor. Kaynağına güvenilmeyen hiçbir bağlantıya tıklanmaması gerektiğini belirten Bitdefender Antivirüs’ün Türkiye distribütörü Laykon Bilişim’in Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, kullanıcıların güvende kalması için 4 öneride bulunuyor.

    2022 Yılının Son 6 Ayında Yüzlerce Kullanıcı S1deload Stealer Yazılımından Etkilendi

    Bitdefender Gelişmiş Tehdit Kontrolü ekibi tarafından tespit edilen yeni kötü amaçlı yazılım S1deload Stealer’ın, 2022 yılının son 6 ayında 600’den fazla tekil kullanıcıyı etkilediği belirlendi. S1deload Stealer kötü amaçlı yazılımı bulaştırmak için genellikle oltalama yöntemiyle saldırılarını gerçekleştiren siber suçlular, yetişkinlere yönelik içerikler barındıran birden fazla arşiv dosyasını kullanıcılara gönderiyor veya indirmelerini sağlıyor. Kötü amaçlı içerikleri indiren kullanıcılar ise siber saldırganlarla baş başa kalıyor. Bitdefender Antivirüs’ün Türkiye distribütörü Laykon Bilişim’in Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, kötü amaçlı yazılımlardan korunmak ve çevrimiçi ortamda güvende kalmak isteyenler için 4 öneride bulunuyor.

    1. Güvenilir olmayan kaynaklardan indirilen EXE dosyalarına tıklamayın. Kullanıcılar güvenilir olmayan kaynaklardan birden fazla dosya indirebiliyor. Güvenilir olmayan kaynaklardan indirilen EXE dosyalarına asla tıklamayın ve bu dosyaları cihazlarınıza yüklemeyin.

    2. Çok faktörlü kimlik doğrulama kullanın. Cihazlarınızı ve hesaplarınızı korumak ve güvende tutmak istiyorsanız mutlaka iki faktörlü kimlik doğrulamayı aktif hale getirmeniz gerekiyor. Her hesap için farklı ve güçlü parolalar seçmeye de özen göstermelisiniz.

    3. Sosyal medya platformlarındaki şüpheli linklere tıklamayın. Sosyal medya platformlarında çekiliş yapmak veya cezbedici içeriklerle insanların dikkatini çekmek zor değil. Siber saldırganlar da kullanıcıları kandırmak için bu tarz birçok yöntemi uyguluyor. Güvende kalmak istiyorsanız kaynağına güvenmediğiniz linklere tıklamayın ve şüpheli platformlardan indirdiğiniz dosyaları cihazınıza yüklemeyin. Size direkt mesaj yoluyla gönderilmiş mesajlardaki linklere karşı temkinli olun.

    4. Güvenilir ve zengin koruma özellikleri barındıran antivirüs çözümleri kullanmalısınız. Kötü amaçlı saldırılardan korunmak için çok kapsamlı ve zengin içeriklere sahip Bitdefender Total Security gibi ödüllü bir güvenlik çözümünden faydalanmak, tüm cihazlarınızda kötü amaçlı yazılımlara karşı yüksek koruma sağlar ve sizleri çevrimiçi ortamda korur.

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Samsung Galaxy Watch5 Serisi ile özlediğiniz uyku düzenine kavuşmaya hazır mısınız?haberi

    Samsung Galaxy Watch5 Serisi ile özlediğiniz uyku düzenine kavuşmaya hazır mısınız?haberi

    Kişisel sağlık ve uyku takibi için kullanıcılara sunduğu olanakları çeşitlendirmeye devam eden Samsung, sağlıklı yaşam vizyonunun zirvesi olan Galaxy Watch5 Serisi ile kullanıcıların uyku alışkanlıklarını düzenlemeleri ve geliştirmelerine yardımcı oluyor. Galaxy Watch5 Serisi’nin Uyku Koçluğu özelliği, kullanıcıların uyku alışkanlıkları ve düzenini takip edip, kişiye özel program ve öneriler oluşturabiliyor.

    Samsung, Galaxy Watch5 Serisi’nin yenilikçi teknolojileriyle kullanıcılara gündüz alışkanlıklarını olduğu kadar gece alışkanlıklarını da optimize etme olanağı sunuyor. Uyku takibi bir sağlık trendi olarak yükselişine devam ederken, Samsung Galaxy Watch kullanıcılarının yaklaşık yüzde 50’si haftada en az bir defa uyku alışkanlıklarını takip ediyor. Kullanıcıların yüzde 40’ı ise uyku alışkanlıklarını haftada en az üç defa takip ediyor. Samsung, 17 Mart Dünya Uyku Günü ve Uyku Farkındalığı Haftası® dolayısıyla kullanıcılara iyi bir gece uykusu için bazı hatırlatmalar yapıyor.

    Daha sağlıklı bir uyku için Galaxy Watch5 Serisi ile takip yapmak mümkün

    Herkesin uyku düzeni farklı olduğu için, her kişinin kendi uyku düzenini özgün kılan unsurları öğrenmesi önemli. Samsung bu noktada kullanıcıların kendilerine ait uyku düzenini takip etmesini ve anlamasını kolaylaştırıyor. Örneğin, Galaxy Watch akıllı modellerinde yer alan BioActive Sensörü, kişisel uyku düzenini takip edebiliyor. Uyanık olunan veya derin uyku saatlerini, kandaki oksijen oranı ile takip ederek, ertesi gün sonuçları Samsung Health uygulaması üzerinden paylaşıyor. 

    Daha sağlıklı bir uyku düzeni için izleme de tek başına yeterli değil. İyi alışkanlıklar geliştirmek de son derecede önemli. Samsung, bunu da ‘Uyku Koçluğu’ uygulaması ile daha kolay hale getiriyor. Samsung Galaxy Watch5 Serisi, kullanıcıların uyku düzenini yedi gün boyunca takip ettikten sonra, kullanıcının uyku düzenini tarif eden sekiz farklı sembol hayvandan birini seçiyor. Daha sonra da kişiye özel aylık bir program oluşturuyor. Uyku Koçluğu ayrıca, sağlıklı alışkanlıklar ve rutinler kazandırmak için de kullanıcılara bir yol gösteriyor. Bu sayede kişiye özel, daha verimli ve kaliteli bir gece uykusu düzeni sağlanıyor. Seri, aynı zamanda günlük aktivitelerinizi de takip ederek, egzersiz, uyku, beslenme gibi aktiviteleri daha iyi yönetebilmek için ipuçları ve yönlendirmeler sunuyor.

    Kaliteli bir uyku için gereken ortamı Galaxy Watch akıllı saat hazırlıyor

    Ortam, ekran ışığı ya da oda sıcaklığı gibi birçok unsur, uyku kalitemizi etkileyebilir. Kullanıcılar, ‘Uyku Modu’nu Galaxy akıllı telefonları ve Galaxy Watch akıllı saatleriyle senkronize ederek mobil cihazların neden olabileceği rahatsızlığı azaltabiliyorlar. Kullanıcılar, bildirimleri sessize alarak, telefon arka planını gri tona ayarlayabiliyor. Uyku Modu, aynı zamanda ‘Her Zaman Açık Ekran’ modunu da kapatarak kullanıcılar, Galaxy Watch’un ekranına dokunduğunda veya bileklerini oynattıklarında aktive olmamasını sağlıyor. 

    Konu bağlantılı ev cihazları olduğunda Samsung SmartThings platformu, Samsung ve diğer markalara ait olan akıllı ev ürünlerini kontrol edebilmeyi sağlıyor. Galaxy Watch akıllı saatler, her gece kullanıcıların uykuya daldığı anı tespit ederek, otomatik olarak panjurları, ışıkları ya da klimayı kapatabiliyor. 

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Bilişim uzmanlarının büyüyen sorunu tükenmişlik sendromuhaberi

    Bilişim uzmanlarının büyüyen sorunu tükenmişlik sendromuhaberi

    Gelişen teknoloji IT sektörü ve çalışanlarının sınırlarını zorluyor 

    Teknoloji baş döndürücü bir hızla ilerlerken bilişim sektörü ihtiyaç duyduğu insan kaynaklarının yaklaşık üçte ikisiyle çalışıyor. IT uzmanları büyük stres altında ve görevlerinden bunalıyorlar. Kapasite sıkıntısı nedeniyle tükenmişlik sendromu oldukça sık görülen bir sorun.  

    2013’ten 2021 yılına kadar siber güvenlik alanındaki eleman açığı yüzde 350 artarken tükenmiş olduğunu bildiren güvenlik uzmanlarının oranı yüzde 84’e ulaşmış durumda. Siber güvenlik şirketi ESET, IT uzmanlarının giderek büyüyen bu önemli sorununu masaya yatırdı, çözüm önerilerini paylaştı.  

    Bugün herkes dijitalleşmenin öneminin farkında. Şirketlerin ne kadar çok süreci ve parçası çevrimiçi olursa, dijital güvenlik ve diğer IT uzmanları üzerindeki yük o kadar artıyor. Günümüzde, IT yöneticilerinin ve diğer ekip üyelerinin uzmanlığı, sadece yazıcıları kurmanın veya çalışanlara internetle ilgili önemsiz konularda yardımcı olmanın çok ötesine geçti. Artık iş süreçlerini ve sürekliliği kötü niyetli aktörlerden de korudukları için rolleri daha önemli hale geldi. Dijital güvenliğin önemi ne kadar yüksek ise IT uzmanlarına olan talep de o kadar yüksek olur. Son yıllarda, piyasada büyük bir yetenek sıkıntısı olduğu için işe alım daha da zorlaştı. Bu nedenle, yüksek vasıflı IT uzmanları bulma konusunda şanslı olan şirketlerin, IT ekiplerinin refahını dikkate almaları ve tükenmişliği önlemeleri çok önemli. Aksi halde uzmanların işten ayrılmasına veya düşük performans göstermesine neden olabilirsiniz. 

    Yazılım şirketi 1Password tarafından paylaşılan  raporda güvenlik uzmanlarının yüzde 84’ü kendini tükenmiş hissettiğini bildiriyor. Ayrıca, her üç çalışandan biri, tükenmişliğin inisiyatiflerini ve motivasyon düzeylerini etkilediğini söylüyor. 2021 Erişim Durumları Raporu, “Çalışanlar ve özellikle güvenlik uzmanları arasındaki yaygın tükenmişlik, kuruluşları siber güvenlik saldırılarına karşı tehlikeli bir şekilde savunmasız bırakıyor” diye açıklıyor. ESET Siber Güvenlik Uzmanı Tony Anscombe, “Bence sorun, deneyimli yetenekli insanların eksikliği ve son iki yıldan fazla bir süredir tanık olduğumuz hızlandırılmış dijital dönüşüm ve hiç bitmeyen siber saldırıların birleşiminden kaynaklanıyor” diyor. IT çalışanlarının kendilerini iyi hissetmelerini sağlamak için neler yapılabilir?

    Şeffaf olun ve tükenmişlik hakkında açıkça konuşun

    Aşırı çalışmanın yüceltilmediği ve iş-yaşam dengesinin yanı sıra kişisel hayatın teşvik edildiği bir şirket kültürü oluşturun. IT uzmanları da dahil olmak üzere çalışanlarınız duyguları ve hisleri hakkında açıkça konuşabiliyorsa, tükenmişliğin ilk belirtilerini tespit edebilir ve iş arkadaşlarınıza uygun desteği sağlamak için harekete geçebilirsiniz. 

    IT uzmanlarının işlerini kolaylaştıran teknik araçlara yatırım yapın

    Birçok siber güvenlik ekibinin günleri manuel izleme veya raporlama ile geçer. Yanlış tespitlerin ve diğer gereksiz bildirimlerin sayısından bunalırlar. Sadece dış kaynak kullanımı değil aynı zamanda etkili teknik araçların kullanılması, IT ekibinizi tekrarlanan çalışmalardan kurtararak daha önemli görevlere odaklanmalarına ve insan hatasını önlemelerine yardımcı olur. Güvenilir otomatik araçlar araştırın.

    Siber güvenlik pozisyonları  için gereksinimlerinizi azaltın

    ESET siber güvenlik uzmanı Tony Anscombe, “Birçok şirket, adayların yüksek düzeyde eğitim almalarını, CISSP gibi endüstri tarafından tanınan bir siber güvenlik yeterliliğine sahip olmalarını ve 3-5 yıllık deneyime sahip olmalarını gerektiriyor” diyor. Bu gereksinimler yüzünden siber güvenlik pozisyonları doldurulamayabiliyor. Daha az deneyimli ancak ilgili ve istekli olan bazı gençleri bu deneyimi kazanmaları ve geleceğin saldırılarına karşı hazırlıklı olacak uzman yetenek olmaları için işe alın. 

    IT uzmanları üzerindeki stresi azaltmak için dış kaynak kullanmayı deneyin

    Siber güvenlik ihtiyaçlarınızı dışarıdan karşılayabilirsiniz. Sunucu, yönlendirici, güvenlik duvarı izleme ve MDR gibi sorumluluklar harici uzmanlara devredilebilir. Bunun için bir MSP’ye (Yönetilen Hizmet Sağlayıcısı) ulaşabilirsiniz.  İster bir STK, ister bir araba galerisi veya bir oyun stüdyosu olun, bir MSP, güvenlik duvarlarını ve sistemi izlemek gibi günlük gündemle ilgilenirken siz temel işlerinize odaklanabilirsiniz. IT yöneticileri iç taleplerin, güncellemelerin ve projelerin yanı sıra şirketin IT stratejisine ve iş süreçlerine odaklanmalıdır. Her şeyi yapamamaları doğaldır ve işte o zaman bir MSP devreye girebilir. 

    IT uzmanlarınızı dinleyin 

    IT ekibinizin dijital güvenlikteki en son eğilimleri belirleyebilmek, ilgili veri koruma stratejilerini uygulayabilmek ve işini özgüvenle yerine getirebilmek için bunları karşılayabilecek bir bütçeye ihtiyacı vardır. Bazı CEO’lar bu gerçeğin farkında olsa da, bir kısmı hala, etkili siber güvenlik yazılımlarına ve diğer önlemlere yeterli finansal desteğin ve yatırımların önemini kabul etmemektedir. Siber güvenlik harcamaları dünya çapında artmasına rağmen, BYOD (Kendi Cihazını Getir) politikaları gibi bazı siber güvenlik alanları hafife alınıyor. IT ekibiniz altyapınızda bu tür boşluklar tespit ederse, uzmanlıklarına güvenin ve sorunu çözmek için uygun miktarda finansman sağlayın. Bu tür güvenlik açıklarının neden olduğu bir siber saldırının maliyetleri genellikle önlemek için yapacağınız yatırımdan çok daha yüksektir.

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Star Wars Jedi: Survivor'dan yeni fragman!haberi

    Star Wars Jedi: Survivor'dan yeni fragman!haberi

    Dünya çapında satış rekorları kıran Star Wars Jedi: Fallen Order’ın devamı olan ve oyunseverler tarafından merakla beklenen Star Wars Jedi: Survivor için yeni bir hikaye fragmanı yayınlandı!

    Respawn EntertainmentEA ve Lucasfilm Games; 28 Nisan’da PlayStation 5, Xbox Series X|S ve PC için yayınlanacak olan Star Wars Jedi: Survivor’ın (SWJS) yeni hikaye ayrıntılarının üzerindeki perdeyi kaldırdı. Stig Asmussen liderliğindeki Respawn tarafından geliştirilen Jedi destanının yeni bölümü Survivor, bizleri, galaksinin geleceğe dair umutlarını omuzlarında taşıyan, daha güçlü ve deneyimli bir Cal Kestis (Cameron Monaghan) ile buluşturuyor.

    Star Wars Jedi: Fallen Order‘daki olaylardan beş yıl sonrasını konu alan SWJS’nin yayınlanan yeni fragmanında Cal, Mantis Mürettebatı ile bir araya gelirken; Cere Junda (Debra Wilson), Greez Dritus (Daniel Roebuck), Merrin (Tina Ivlev) ve yeni ¨paralı asker¨ Bode Akuna (Noshir Dalal) ile karşılaşıyoruz. İmparatorluğun gölgesinde kaderiyle yüzleşmek isteyen Cal’ın bu arayışı, onu ve arkadaşlarını ¨Bedlam Raiders¨ın evi olan Koboh da dahil olmak üzere Star Wars evrenindeki yeni gezegenlere ve tanıdık sınırlara sürükleyecek.

    28 Nisan’da tüm yeni nesil konsollar ve PC için yayınlanacak olan SWJS, yeni neslin tüm avantajlarından yararlanacak ve tam anlamıyla sinematik bir ¨Jedi deneyimi¨ sunacak.

    Güç sizinle olsun!

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Call Tracking Yapan Markalar Reklam Bütçesini Doğru Kullanıyor ve Verimliliğini Arttırıyorhaberi

    Call Tracking Yapan Markalar Reklam Bütçesini Doğru Kullanıyor ve Verimliliğini Arttırıyorhaberi

    Markalar yıl içinde pazarlama için cirolarından önemli rakamları ayırırken, bunun satış, bilinirlik ve itibarlarına yansımasını istiyor. Gerçekte ise başarı ölçümlenebildiği kadar elde edilebiliyor. Call tracking yöntemiyle reklam harcamalarının, müşteri deneyiminin ve gelecek planlarının yüzde 96 kesinlikle ölçümlenebildiğini belirten Digital Exchange’in uzman ekibi “Şirketinin bugününü ve geleceğini düşünen yöneticiler gelen çağrıları analiz ederek en doğru yol haritasını belirliyor” ifadesini kullandı. Digital Exchange CEO’su Emrah Pamuk da “Call tracking ile rakipleri analiz eden markalar kendilerini geleceğe taşıyor” dedi.

     

    Türkiye’de reklam harcamaları 2022 yılının ilk yarısında 17 milyar TL’ye ulaşırken, markalar ciro hedefleriyle doğru orantılı olarak önemli bütçeler ayırarak rakipleriyle pazarlama yarışını ara vermeksizin sürdürüyor.  Düşük bütçelerle de marketing yapmak ve başarılı olmak mümkün ama dijital, geleneksel ve billboard ile topyekûn bir marketingin en mütevazı maliyeti birkaç yüz bin dolardan başlıyor. Yıl sonunda ise yapılan reklam harcamaları ile ciro karşılaştırılarak yeni yılın marketing bütçesi oluşturulmaya çalışılıyor. Reklamın her zaman satış getirmediği markalara itibar ve bilinirlik de sağladığı düşünüldüğünde, pazarlama için harcanan bütçelerin daha verimli hale getirilmesi için doğru bir ölçümleme sistemi gerekiyor. Call tracking yani Çağrı İzleme yöntemi büyüklük fark etmeksizin tüm markaların uygulaması gereken pazarlama faaliyeti olarak ön plana çıkıyor. Ama call tracking’i de tek başına yapmak yeterli sonuçları sağlamıyor. 128 ülkede dijital marketing’ten pazar yeri yönetimine kadar birçok alanda faaliyet gösteren Digital Exchange’in uzman ekibi, markalara pazarlama sonuçlarının ölçümlenmesi ve iyileştirilmesi için doğru call tracking yöntemine ilişkin çeşitli önerilerde bulundu. 

    Kampanyanın Gücünü Test Etmek İçin 

    Günümüzde reklamların ağırlığının yüzde 50 oranla dijital mecraya kaydığını, aynı zamanda Google ve Yandex aramalarının da önemli bir pazarlama faaliyetine dönüştüğünü hatırlatan Digital Exchange’in marketing ekibi, “Her ne kadar Instagram, Twitter, Facebook, TikTok, YouTube’da Influencer, video marketing, nöropazarlama gibi daha pek çok reklam yöntemi giderek artan bütçelerle kendine yer buluyor olsa da, markaların bu maddi fedakarlığın karşılığını en iyi şekilde almasını sağlamak da bir zorunluluğa dönüşüyor” ifadelerini kullandı. Bu noktada müşterilerin katıldıkları reklam kampanyaları sonucunda marka ile olan iletişimlerini ölçmenin hem mevcut kampanyayı değerlendirmek hem de ileriye dönük doğru pazarlama yöntemlerini belirlemek için bir zorunluluk olduğunun altını çizen Digital Exchange ekibi, “Markaların zaman zaman call tracking’i kullanmaları, böylece çeşitli ölçümlemeler yaparak, harcadıkları büyük küçük bütçeleri en doğru şekilde kullanmaları gerekir” uyarısında bulundu. 

    Numaraya Gelen Aramalar Kayıt Altında

    Call tracking’in markanın ilan verdiği dijital ya da geleneksel medya gazete, TV, radyoda yönlendirme yaptığı telefon numarası üzerinden gerçekleşen bir veri toplama işlemi olduğunu belirten Digital Exchange ekibi, şu bilgileri paylaştı: “Call tracking markaların önemli bir bütçe ayırıp verdikleri çevrimiçi ve çevrimdışı reklamlara gelen çağrı trafiğini analiz etmeye yarayan bir yazılım sistemidir. Google, Yandex, Yahoo, Bing gibi arama motorları, Meta (FB-İG), Linkedin, TikTok, YouTube, VK, Twitter gibi sosyal medya hesapları, dijital ve geleneksel pazarlama yani ulusal ve lokal web siteleri ile gazeteler, TV’ler, billboardlarda yayınlanan reklamlara bir çağrı numarası atanır. Call tracking sistemi bu numaraya gelen çağrıları analiz etmenizi ve reklamlarınızı en verimli şekilde planlamanızı sağlar. Günün sonunda şirketinin bugününü ve geleceğini düşünen yöneticiler gelen çağrıları analiz ederek en doğru yol haritasını belirliyor”

    Ölçümlenmeyen Başarıdan Söz Edilemez

    Markaların hangi alana verdikleri reklam ile hedef kitleye tam olarak erişebildiklerini anlamaları için call tracking yönteminin en uygun model olduğunu ifade eden Digital Exchange ekibi “Reklamlar için harcanan bütçeler ister büyük ister küçük işletmeler için hayli önemlidir. En verimli şekilde kullanılması gerekir. Geri dönüşleri tespit edilmeyen yani ölçümlenemeyen bir marketing faaliyetinin başarılı olup olmadığından söz edilemez. Bu noktada da devreye call tracking yöntemi girer” ifadelerini kullandı. 

    Birçok Avantajı Aynı Anda Getiriyor

    Digital Exchange ekibi call tracking ile yönlendirilen numara üzerinden müşteriler şu faydaları sağlandığını sıraladı:

    • Çağrının hangi reklam kaynağından geldiği tespit edilir. Böylece o reklam kaynağına yatırım yapılır.
    • Çağrının hangi zamanda nereden geldiği anlaşılır. Buna göre lokal reklam kanalları daha verimli kullanılır. 
    • Müşterilerin görüşmeleri kaydedilir. İstekleri, talepleri, şikayetleri geri dönüşler için veri sağlar. 
    • Telefon numarasına ulaşamayan müşterinin numarası tespit edilerek, ona dönüş sağlanır. 
    • Gelen tüm çağrılar analiz edilerek hangi müşteriye hangi ürün ve hizmetin daha uygun olduğunun analizi yapılır ve gelecek kampanyalar için kullanılır. 
    • Tüm elde edilen veriler kolayca yöneticilere raporlanarak sunulur. 
    • Müşterilerin telefonlarını kaydederek, onlara daha sonra başka kampanyalar için ulaşılmasına olanak sağlanır.

     

    Rakip Analizi İçin Önemli Veriler

    Digital Exchange CEO’su Emrah Pamuk, markaların en çok zaman, bütçe ve mesai ayırdıkları işlerin başında rakip analizi geldiğini ifade etti. “Rakip analizini yapmak için birçok farklı kanaldan takip ve izleme hizmeti satın alan markalar call tracking ile önemli veriler elde edebilirler” diyen Pamuk, şu ifadeleri kullandı: “Call tracking yapan şirketler, müşterilerin beğenilerini, ilgilerini, reklamı yapılan ürün ve hizmete ilişkin düşüncelerini alırlar. Bunu dile getiren müşterilere ‘rakip firmanın ürünü ve hizmeti’ sorulur. Bir çeşit anket yapılmış olur. En sağlıklı şekilde rakip analizi oluşturularak, ürünün ve hizmetin marketing faaliyetleri için saha araştırması ile yola çıkılmış olur. Call tracking ile rakipleri analiz eden markalar kendilerini geleceğe taşır.”

    Yüzde 96 Kesinlik Oranı Sağlıyor

    Call tracking’de yüzde 96 kesinlik ile verilerin oluşturulduğunu anlatan Emrah Pamuk, “Gelişen teknoloji sayesinde call tracking’in verileri yüzde 96 oranında kesinlik sağlıyor. Bu da çok önemli bir veri setini oluşturuyor. Bu yöntemle sadece müşteriler değil, potansiyel müşterilerle de iletişime geçerek onların da markayı, ürünü ve hizmeti tanıması sağlanıyor” ifadelerini kullandı. 

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Z Kuşağı, güvenliği göz ardı ediyor!haberi

    Z Kuşağı, güvenliği göz ardı ediyor!haberi

    Yakın zamanda yapılan EY Human risk araştırması, genç çalışanların işte kullandıkları cihazların güvenliği konusunda kişisel cihazlarına göre daha az endişe duyduğunu gösterirken, “Kaspersky mobile quest [Dis]connected” istatistikleri de kurumsal siber güvenlikle ilgili başka bir sorunu ortaya koyuyor. Çalışanların siber güvenlik politikası ihlallerindeki rolü her geçen yıl daha da çarpıcı bir hale geliyor. Aynı zamanda bu ihlaller, genellikle kötü niyetten ziyade iş görevlerini verimli bir şekilde yerine getirme girişimlerinden kaynaklanıyor.

    Diğer taraftan, Ernst & Young LLP’den araştırmacılar, Z kuşağının üretkenlik uğruna güvenlik protokollerini göz ardı etmeye daha hevesli olduğunu belirtiyor. Bu nedenle hem profesyonel hem de iş hesapları için aynı parolaları eski nesillere göre daha sık bir şekilde tekrarlıyor. Zorunlu BT güncellemelerini görmezden geliyor ve web tarayıcısı çerezlerine daha az dikkat ediyorlar. Dahası, tüm katılımcıların yalnızca %35’i iş yerinde siber güvenlik hatalarından kaçınıyor. 

    Dis]connected’ın istatistikleri, siber güvenlik politikasına uyma konusundaki bir başka sorunu daha ortaya koyuyor. İnsanların siber güvenliğin günlük yaşamlarını nasıl etkilediğini fark etmelerine yardımcı olmak için tasarlanan bu mobil oyun, çoğu çalışanın güvenlik ve sosyallik arasında denge kurmakta sorun yaşadığını doğruluyor. Dolayısıyla, bir Disconnected oyuncusunun uyanıklık için aldığı tipik puan 90 iken, empati oyuncuları ortalama 23 puan alıyor.

    Siber güvenlikle ilgili oyun seçimleri, oynanabilir bir karakterin hayatının kişisel ve kurumsal alanlarını doğrudan etkileyerek iyi, nötr veya kötü olmak üzere üç oyun sonundan birine ulaşmasını sağlıyor. Genel olarak, oyuncuların çoğunluğu (%45) “nötr” bir sonuç elde ederken, %42’si “iyi” sona ulaşmayı başarıyor. Ancak, oyuncuların %13’ünün de son ulaşmakta başarısız olduğu görülüyor. En iyi oyuncular sadece en iyi ortalama güvenlik seviyesine (ASL) sahip olmakla kalmıyor, aynı zamanda temel oyun göstergelerinde de en dengeli sonuçlara ulaşıyorlar.

    Kaspersky Kıdemli Ürün Pazarlama Müdürü Tatyana Shumaylova, “Ortaya çıkan eğilimler, siber güvenlik ilkelerini sadece ezberlemenin değil, anlamanın da önemini -bir kez daha- kanıtlıyor. Bu nedenle güvenlik farkındalığı eğitiminin temel amacı, çalışanların davranışlarını değiştirmek ve onlara kurallara uymanın günlük rutine nasıl kolayca sığabileceğini göstermektir. Bu nedenle Kaspersky güvenlik farkındalığı portföyünün bir parçası olan Disconnected, çalışanların bilgilerini gözden geçirmelerine yardımcı oluyor ve onlara siber uyanıklığı empati ile dengelemeyi öğretiyor. Bu yaklaşım, güvenliği, kişisel üretkenliği veya ekip çalışmasını etkileyebilecek tüm çarpıklıkların düzeltilmesine olanak tanıyor.” 

    Dis]connected hakkında daha fazla bilgi edinmek için lütfen bağlantıyı takip edin veya oyunun App Store ve Google Play’de bulunan ücretsiz demo sürümlerini deneyin.

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Dell Technologies, CEE ve META Bölgelerini Birleştiriyorhaberi

    Dell Technologies, CEE ve META Bölgelerini Birleştiriyorhaberi

    Dell Technologies, Orta ve Doğu Avrupa, Orta Doğu, Türkiye ve Afrika (CEEMETA) adı verilen yeni bir bölge oluşturdu. Şirket bu adımıyla, müşterilerin dijital dönüşüm hedeflerine ulaşmalarına yardımcı olmak için operasyonel verimliliği artırmayı ve iş ortaklarının büyümesine destek olmayı hedefliyor.

    Dell Technologies’in oluşturduğu bu yeni bölge, daha kapsamlı bir müşteri, iş ortağı ve yetenek tabanını temsil ediyor. Aynı zamanda Dell’in güçlü iş ortağı ağını daha da geliştirmesine ve pazardaki değişimlere hızla uyum sağlamasına imkân vermesi öngörülüyor. Dell’in güçlü kanal iş ortağı yapısı temel alınarak oluşturulan CEEMETA bölgesi, iş ortaklarının küresel pazarlara erişmesine, iş yeteneklerini artırmasına ve müşterilerin yeni iş fırsatlarına yanıt vermesine yardımcı olacak. 70’ten fazla pazarı kapayan yeni CEEMETA bölgesi, Dell’in META bölgesindeki operasyonlarını son yirmi yıldır yöneten Mohammed Amin’in yönetiminde olacak.

    Dell Technologies EMEA Başkanı Adrian McDonald konuyla ilgili olarak “Bu yeni yapı, müşterilerimizin sürekli büyüyen dijital ihtiyaçlarına daha iyi odaklanmamız ve daha çevik olmamız için bize önemli fırsatlar sunacak. Oluşturduğumuz CEEMETA bölgesinin çalışanlarımız, iş ortaklarımız ve müşterilerimize yeni büyüme fırsatları yaratacağına inanıyoruz” dedi. 

    Dell Technologies CEEMETA Kıdemli Başkan Yardımcısı Mohammed Amin ise “Yeni Dell CEEMETA ekibi olarak, herkes için yeni fırsatlar yaratacak ortak güç ve kabiliyetlerimizi ortaya koymak için sabırsızlanıyoruz. Müşterilerimizin dijital dönüşüm girişimlerine hızlıca başlamak ve onları bu yolculuklarında destekleyebilecek konumdayız. Büyümenin temelini teknolojinin oluşturduğu gerçeğinden hareketle, günümüzün çığır açan yeniliklerini müşterilerimiz ve iş ortaklarımız için daha erişilebilir hâle getirerek bir değer yaratacak olmaktan heyecan duyuyorum” diye konuştu.

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Turkuaz Mavisi V25 5G şimdi ön satıştahaberi

    Turkuaz Mavisi V25 5G şimdi ön satıştahaberi

    vivo’nun Türkiye’de “Her Anıya Değer” sloganıyla kullanıcılarla buluşturduğu V25 5G modeli, şimdi de huzur veren Turkuaz Mavisi renk seçeneği ile kullanıcılarla buluşuyor.

    2022 yılı sonunda Gün Doğumu Işıltısı ve Elmas Siyahı renk seçenekleri ile V25 5G modelini Türkiye’de kullanıcılarla buluşturan vivo, bu kez Türkiye’nin Akdeniz sahillerinden esinlenilerek türetilen “Turkuaz Mavisi” renk seçeneği ile kullanıcıların gönlünde taht kuracak. Okyanus ve denizlerin huzur ve dinginliğini yansıtan, iletişimde açıklık, samimiyet, mutluluk ve hayattan zevk almayı temsil eden yeni rengi ile V25 5G, baharı ve yazı özleyen tasarım tutkunlarının yeni tercihi olacak. vivo’nun cihazların arka panelinin UV ışığına maruz kaldığında farklı açılarda farklı renklere dönüşmesini sağlayan devrim niteliğindeki Renk Değiştiren Florit AG Cam özelliği, Turkuaz Mavisi renk seçeneğinde de tasarıma şıklık ve özgünlük katıyor. Turkuaz mavisi V25 5G’nin arka kapağı, güneş ışığına maruz kaldığında renk değiştirerek orijinal renginden koyu okyanus mavisi rengine dönüşüyor.

    Şık ve zarif tasarımı ve yeni rengi ile göz dolduran V25 5G, üstün kamera ve fotoğrafçılık özelliklerinin yanı sıra en yeni görüntüleme teknolojileri ile de kullanıcıların yeni tercihi olacak. V25 5G, yüksek enerji verimliliği oranına sahip üst düzey kapasiteli güçlü işlemcisi, soğutma teknolojisi ve hızlı şarj yetenekleri ile kullanıcılara uzun ömürlü ve sorunsuz bir telefon deneyimi sunuyor. Cihazın yüksek enerji verimlilik oranına ve 8GB RAM + 8GB genişletilmiş RAM’e sahip MediaTek Dimensity 900 işlemcisi sayesinde, kullanıcılar zorlu oyunları kesintisiz oynayabiliyor ve uygulamalar arasında çoklu görevleri sorunsuz bir şekilde gerçekleştirebiliyorlar. Yüksek kapasiteli 4500mAh pili sayesinde kullanıcılar telefonu uzun süre şarj ihtiyacı duymadan kullanabiliyor, yüzde 100 şarjla kullanıma başladıklarında 17 saate kadar YouTube videosu izleyebiliyor, 15 saate kadar müzik dinleyebiliyor ve 5 saate kadar fotoğraf çekebiliyorlar.   Telefon 44W Flaş Şarj desteği ile 15 dakikada %35, 30 dakika içinde %61, 63 dakikada %100 şarj oluyor. 

    Turkuaz Mavisi renkli vivo V25 5G’yi 26 Mart 2023 tarihine kadar myvivoshop.com’dan 5.499TL değerinde hediyelerle ön sipariş ile satın alabilirsiniz.

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • “Bilişim Sektörü ve Ar-Ge, Yatırım Ekosistemine Yansımaları" Raporu Yayınlandıhaberi

    “Bilişim Sektörü ve Ar-Ge, Yatırım Ekosistemine Yansımaları" Raporu Yayınlandıhaberi

     Bilişim sektörüne katma değer sağlama misyonu ile her sene gerçekleştirilen Bilişim 500 – Türkiye İlk 500 Bilişim Şirketi Araştırması’nın verileri ile hazırlanan “Bilişim Sektörü ve Ar-Ge, Yatırım Ekosistemine Yansımaları Raporu”, Sistem Global Danışmanlık ve BThaber iş birliği ile yayınlandı.

    Teknoloji, mühendislik ve üretim şirketleri başta olmak üzere, start-up’lardan uluslararası firmalara kadar her ölçekten şirkete profesyonel hizmetler sunan Sistem Global Danışmanlık’ın, BThaber iş birliğiyle hazırladığı “Bilişim Sektörü ve Ar-Ge, Yatırım Ekosistemine Yansımaları Raporu” yayınlandı. 

    Ciro baz alınarak belirlenen en büyük 500 bilişim şirketinin sağladığı verilerin yatırımcı bakış açısıyla analiz edildiği rapor, Türkiye Ar-Ge ve inovasyon ekosistemine ışık tutan önemli bulgular içeriyor. Raporda öne çıkan konular ise şöyle:

    Şirketlerin yüzde 90’ı yerli sermayeli

    Araştırmaya katılan şirketlerin 2021 yılındaki toplam gelirlerinin bir önceki seneye göre yüzde 26 oranında artarak 214 milyar TL’ye ulaştığını aktaran rapora göre bu şirketlerin gelirleri son 10 yılda yüzde 210 büyüme kaydetti. Sektördeki firmaların yüzde 90’ının yerli sermayeye sahip olduğu bilgisine yer verilen raporda, 214 milyar TL’lik net satışın yüzde 92’sinin yerli firmalar tarafından gerçekleştirildiği tespit ediliyor. 

    Yalnızca yüzde 10’u yabancı sermayeye sahip olan firmalar arasında AB ülkeleri yoğunluktayken, Lenovo Türkiye ve Sap Türkiye Yazılım Üretim ve Tic. A.Ş. tamamı yabancı sermayeli ve net satış geliri 1 milyar TL’nin üzerinde olan firmalar olarak dikkat çekiyor. 

    Bilişimin geleceği bulut, yapay zekâ, IoT ve M2M teknolojilerinde

    Raporda, günden güne gelişen yeni trendlerin, bulut ve güvenlik çözümleri alanlarında yaşanan büyümelerin, finans, kamu, perakende ve üretim gibi temel sektörlerin teknolojiye yaptıkları yatırımların bilişim sektörünün geleceğini şekillendirdiği ifade ediliyor.  2020 yılına göre yüzde 26 büyüme gerçekleştiren sektörde, 2021 yılında bulut hizmeti gelirlerinin yüzde 59, yapay zekâ gelirlerinin yüzde 162, IoT ve M2M gelirlerinin ise yüzde 73 büyümesi ise sektörün en çok bu kategoriler üzerinde yükseleceğine yönelik öngörüleri destekliyor.

    Bilişim 500 “Plus” kategorileri olarak sınıflandırılan ve bilişim sektöründeki Ar-Ge faaliyetleri ile yapay zekâ, metaverse, blockchain, IoT ve M2M gibi günümüzde dikkat çeken uygulamaların yapıldığı ve geleceğin teknolojisini oluşturan alanlardaki gelişmeler, inovasyon ekosisteminin geleceği açısından umut verici olarak yorumlanıyor. 

    En fazla büyüme yazılımda

    Bilişim sektörünü donanım, yazılım ve hizmet kategorileri olarak üç ana kategoride inceleyen rapora göre, 2020 yılına kıyasla donanım sektöründe yüzde 20, hizmet sektöründe yüzde 29 büyüme gerçekleşmiş ve yüzde 40’lık oran ile yazılım en yüksek büyüme oranına sahip sektör olmuştur. Yazılımın ERP, İK yazılımları, CRM, veri tabanı yazılımı, veri güvenliği yazılımı, mobil uygulamalar gibi alt sektörlerinin büyük kısmında ise 2020 yılına göre yüzde 30’dan fazla büyüme gerçekleşmiştir.  

    İnovatif adımlar ve Ar-Ge’ye yönelik yatırım

    Bilişim sektöründeki inovatif adımların, Ar-Ge’ye yönelik yatırımların ve harcamaların ülkelerin gelişmesi, kalkınması ve küresel rekabette önemli bir yer edinmesi açısından taşıdığı öneme dikkat çeken raporda, bilişim şirketlerinin 2021 yılında Ar-Ge satışlarından elde ettiği net gelirin önceki yıla göre yüzde 37 arttığı bilgisine yer veriliyor. 

    Raporda ayrıca, ülkemizde faaliyette olan Ar-Ge merkezi sayısının 1.241 olduğu belirtilirken, Ar-Ge satışı beyan eden firmaların yüzde 69’unun Türkiye Merkezli Üretici kategorisinde, yüzde 22’sinin Sistem Entegratörü ve İş Ortağı kategorisinde, yüzde 9’unun ise Uluslararası Merkezli Üretici kategorisinde olduğu ifade ediliyor.

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • TEKNOFEST Girişim Programı 2. Dönem Girişimleri Belli Olduhaberi

    TEKNOFEST Girişim Programı 2. Dönem Girişimleri Belli Olduhaberi

    T3 Girişim Merkezinin, 2018 yılından bu yana düzenlenen TEKNOFEST kapsamındaki yarışmalara katılıp finalist olanlara yönelik sunduğu TEKNOFEST Girişim Programının ikinci dönem kazananları belli oldu.

    TEKNOFEST Girişim Programının 2. dönemi için “Ön Kuluçka Programına” 314, “Hızlandırma Programına” 101 toplamda 415 başvuru yapıldı. Değerlendirmeler sonucunda ise 8’i hızlandırma, 9’u ön kuluçka programına olmak üzere 17 girişim seçildi. Programın 2. döneminde ön kuluçka girişimlerine 150 bin TL, hızlandırma girişimlerine 300 bin TL maddi destek imkanı sunulmaktadır.  

    Girişimlere maddi destekle beraber; girişimcilik eğitimleri, ofis desteği, yatırımcı ve mentor görüşmeleri gibi 12 farklı alanda da imkan sunulmaktadır. Programdan mezun olmaya hak kazanan girişimler, 27 Nisan – 1 Mayıs tarihleri arasında TEKNOFEST İstanbul’da düzenlenecek Girişim Gösteri Gününe katılacak, ardından Take Off İstanbul’da yatırımcılarla ve alanında uzman mentorlarla buluşacak.

    TEKNOFEST Girişim Programı 2. Dönem Girişimleri

    Hızlandırma Programı

    1- Anadolu Robotik

    Keşif-gözlem, güvenlik, kaynak-inşa, gibi birçok su altı ve su üstü faaliyetlerini otonom veya uzaktan kontrollü şekilde gerçekleştiren insansız su altı ve su üstü araçları geliştirmektedir.

     

    2- 3 AGE

    Revir – dijital sağlık merkezi adlı yapay zeka destekli tele-sağlık yazılım ve donanım ürünü ile sağlıkta fırsat eşitsizliğini gidermek için çalışmalarına devam etmektedir.

    3- Rise Teknoloji

    Tıp ve sağlık eğitimlerinde simülasyon yöntemleri kullanımını; mobil, kullanıcı dostu ve makul fiyatlı hale getirmek için çalışan Rise Teknoloji, yazılım ve donanım tabanlı çözümler sunmaktadır.

    4- Move On

    Yapay zeka tabanlı tarım teknolojileri mottosuyla çalışmalarını yürüten Move On, traktörleri otonom hale getiren dünyadaki 5 firmadan Türkiye’deki tek firmadır.

    5- Medroco

    Nöroplastisite temelli egzersizi baz alan ve kullanıcılarla uzmanları veri odaklı bir şekilde uzaktan terapi ve egzersiz için bir araya getirmeyi hedefleyen, donanım ve yazılım üreticisidir.

    6- HydroBorPem-Hebunk

    Hidrojen bataryalı scooter üreten Hebunk, elektrikli scooterlara kıyasla iki kat daha uzun menzile sahip, her türlü yokuşu çıkabilen ve 5 dakika içinde yeniden şarj olabilen scooter ürünü ile çalışmalarına devam etmektedir.

    7- Kodgem

    Ofis çalışanlarının yaşam kalitesi artıran giyilebilir teknoloji üreten Kodgem, sağlıklı bir duruşa sahip olmak ve düzenli egzersiz yapmayı kolaylaştırmak amacıyla ürünler geliştirmeye devam ediyor.

    8- CatchPad

    CatchPad, oyunlaştırılmış yüzlerce aktiviteyle fiziksel ve zihinsel gelişimi destekleyen, aynı zamanda performansa dair istatistikler sunan mobil uygulama destekli interaktif egzersiz platformu üzerine çalışmalarını yapmaktadır

    Ön Kuluçka Programı

    1- Markas Makine Teknoloji

    Model roketçilik ve atmosfer balonu projelerinde kullanılabilecek IoT alt yapısıyla, çevresel şartlara uygun donatılmış elektronik uçuş kontrol ve kayıt donanımı üretmektedir.

    2- Nevasoft

    Ürettikleri yapay zeka destekli kan analizi yazılımı ile lösemi vb. kan hastalıklarının teşhisinde hematoloji ve onkoloji uzmanlarına yardımcı karar destek sistemi üzerine çalışmaktadır.

    3- SoilBiom

    SoilBiom, eDNA yöntemiyle tür düzeyinde tespit edilecek endofitik bakterilerle bitki direncini ve verimini artıran, bitkiye özel gübre destekleyici preparat geliştirmektedir.

    4- Rovense 

    İnsanın erişmekte güçlük çektiği kapalı ortamlara girerek bu ortamın 3-Boyutlu modelini çıkarıp kullanıcının model üzerinde detaylı bir denetim gerçekleştirmesini sağlayan drone ve denetim yazılımı üzerine çalışmaktadır.

    5- Fladriw

    Damar yolu açma veya kan alma işlemi kolaylığı sağlamak amacıyla, damar görüntüsü veren ürün üzerine çalışmaktadır.

    6- Helimore Havacılık

    10 litrelik ilaçlama kapasitesine sahip, belirlenen noktalarda otonom uçuş sağlayan, görev yapacağı alandaki zararlı otları anlık görüntü işleme teknikleri ile fark eden ve ilaçlama yapan drone geliştirmektedir.

    7- BioCountix

    Gıda ve su mikrobiyoloji testlerinde bakteriyel koloni sayım işlemlerini yüksek doğrulukla saniyeler içerisinde gerçekleştiren yapay zeka tabanlı otonom koloni sayacı üretmektedir.

    8- KiDoSe

    Ailelerin çocuklarıyla birlikte sağlıklı vakit geçirebilecekleri ve eğitici özellikte olan materyal geliştirerek eğitim paketi hizmeti sunmaktadır.

    9- Mind Maze Game

    Ortaokul ve lise müfredatını 2d-3d oyunlar haline getirerek günümüz teknolojisi ile eğitimi birleştirmeye çalışan eğitim platformu oluşturma üzerine çalışmalarına devam etmektedir.

    T3 Girişim Merkezi, Girişimcilerin Yanında

    T3 Girişim Merkezi,  2022 yılında başlattığı TEKNOFEST Girişim Programı ile TEKNOFEST yarışma finalistlerini, ön kuluçka ve hızlandırma programlarıyla destekliyor. Bu kapsamda alacağı destekler ile teknoloji odaklı iş fikrini girişime dönüştürmüş veya dönüştürmek isteyen ekiplere Ön Kuluçka Programı; geliştirdikleri teknoloji odaklı projeler ile halihazırda kurmuş oldukları şirketi olan ekiplere Hızlandırma Programı sunuyor. TEKNOFEST Girişim Programı birinci döneminde 20 Ön Kuluçka ve 5 Hızlandırma olmak üzere 25 girişime toplamda 3 Milyon TL hibe desteği sağladı. Girişimcilere verilen hibe desteğine ek olarak; girişimcilik eğitimleri, ofis desteği, yatırımcı ve mentor görüşmeleri gibi 12 farklı alanda da destek verildi.

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı