Kategori: Teknoloji

  • Wow Dragonflight'ta “Return to the Forbidden Reach" Şimdi Oyundahaberi

    Wow Dragonflight'ta “Return to the Forbidden Reach" Şimdi Oyundahaberi

    Dragon Isles’da çeşitli ejderha kavimlerine yardımcı olarak maceralarını tamamlayan Azeroth’un şampiyonları için Dragonflight hikâyesinin yeni bir bölümü olan Return to the Forbidden Reach (10.0.7) şimdi oyunda

    Proto-ejderha Raszageth’in alt edilmesiyle beraber, fırtınaların Dragon Isles içerisindeki Forbidden Reach etrafında oluşturduğu bariyerler bir kere daha yıkıldı ve bölgeye erişim, maceracıların keşfi için açıldı. 

    Bu içerikle beraber gelen yenilikler ise şöyle:

    • Yeni Maksimum Seviye Bölgesi: Forbidden Reach
      1. Bu bölgede maksimum seviye oyuncular, sorun çıkarıp duran Primalist’ler ve elementler arasında çıkarılan kaosun sonucu ortaya çıkan problemlere müdahale edebilecek.
    • Zskera Vaults
      1. Forbidden Reach’in derinliklerini keşfeden maksimum seviyedeki oyuncular Dragonscale Expedition’a, yeni keşfettikleri ve düşmanlarla dolup taşan mahzenlerde, çözülecek bulmacalarda ve toplanacak ganimetlerde yardımcı olacak.
    • Yeni Taraf: Winterpelt Furbolg’lar
      1. Sonova Snowden’a, Azure Span’de yaşayan Winterpelt Furbolg’ların alışılmadık dilini çözüp onların güvenini kazanma konusunda yardımcı olarak bu grubun dilini anlamaya çalış ve nihayetinde dillerinde konuşmayı öğren.
    • Yeni Human ve Orc Heritage Armor Setleri
      1. 50. seviye karakterlere sahip, ırklarının tarafında Exalted üne sahip Orc ve Human ırkı oyuncuları görev serisine başlayarak bu klasik Warcraft ırklarının onuruna oluşturulmuş yeni zırh setlerini edinebilirler.
    • Monk Sınıf Genişlemesi
      1. Artık Lightforged Draenei, Worgen ve Goblin ırkları Monk sınıfı olarak oynayabilirler.
    • Sınıf Dengeleme ve İnce Ayarları
      1. Retribution Paladinler Talent ağaçlarının baştan aşağı yenilendiğini görecekler. Diğer çoğu sınıfsa sınıf ağaçları ve Talent ağaçlarında ince ayar ve düzenlemelerle karşılaşacak. 

    Return to the Forbidden Reach içerik güncellemesi ile ilgili daha fazla bilgi için World of Warcraft web sitesine göz atabilirsiniz

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Meta, gençlere yönelik Instagram'daki güvenlik önlemlerine dair bilgi verdihaberi

    Meta, gençlere yönelik Instagram'daki güvenlik önlemlerine dair bilgi verdihaberi

    Meta, gençlerin Instagram’da daha güvenli bir deneyim yaşamaları için hayata geçirdiği özellikleri ve önerilerini paylaştığı bir atölye gerçekleştirdi.

    Meta, TOBB’da düzenlediği atölye çalışması ile Instagram’daki genç kullanıcılar ve ebeveyn denetimleri için getirdiği güvenlik araçlarına dair bilgiler verdi. Meta’nın paylaştığı bilgiler arasında hesap güvenliği, zorbalık, taciz ve rahatsız edici içeriklerden korunmak için geliştirilen önlemlerin yanı sıra ebeveyn ve gençler için sunulan denetleme araçları ve bilgi kaynakları da yer aldı.

    Meta’nın Türkiye’de de kullanıma sunduğu Aile Merkezi ile hayata geçen denetim özellikleri, çocukları bir gönderiyi veya hesabı şikayet ettiğinde, ebeveynlere kimin şikâyet edildiği ve şikâyetin türünün ne olduğuna dair ayrıntılı bilgi edinme imkânı tanıyor. Bu özellikler ebeveynlere çocuklarının günlük ve haftalık olarak Instagram kullanımını istedikleri saatler arasında sınırlama imkanı da tanıyor. Instagram, Aile Merkezi ile aynı zamanda ebeveynlerin uzman kaynaklara erişebilecekleri ve çocuklarıyla sosyal medya hakkında nasıl konuşulacağı gibi konularda faydalı makaleler, videolar ve ipuçlarını inceleyebilecekleri bir Eğitim Merkezi sunuyor. Ebeveynler, Instagram’da bulunan yeni denetim araçlarını nasıl kullanabileceklerine ilişkin video eğitimlerine de Eğitim Merkezi’nden ulaşabiliyor. 

    Instagram ayrıca yakın zamanda 18 yaş altı gençlere yönelik yeni bir yaş doğrulama yönteminin bugünden itibaren kullanıma sunulduğunu duyurdu. Bu özellik ile beraber, bir kullanıcı yaşını 18 altından 18 üstüne değiştirmek istediği zaman kendisine iki farklı yaş doğrulama seçeneği sunulacak. Bu yöntemlerden biri resmi bir kimlik yüklemek, diğeri ise kullanıcının yüzünü gösteren bir video çekmek olacak. Bu video, yeni yaş belirleme teknolojisi kullanarak yaş doğrulama için değerlendirilecek.

    Meta, hayata geçirdiği bu önlemler ile birlikte Instagram’da gençlerin daha güvenli vakit geçirmelerini sağlamayı ve ebeveynlere de çocukları için yeni denetim mekanizmaları kurma ve sosyal medya denetimi ile ilgili eğitim sahibi olma imkânı sunmayı amaçlıyor. 

    Meta’nın gençlerin güvenliği için yaptığı çalışmalar hakkında konuşan Meta Türkiye ve Azerbaycan Kamu Politikaları Müdürü Sezen Yeşil, güvenlik konusunda kullanıcıları bilinçlendirmenin altını çizerek sözlerine devam etti, “Meta olarak platformlarımızda yer alan gençlere daha güvenli bir internet deneyimi sunmak en büyük sorumluluklarımızdan biri. Biz de hayata geçirdiğimiz Aile Merkezi’miz ile gençleri Instagram’da karşılaşabilecekleri tehditlere dönük koruma altına alıyor ve ebeveynleri, gençlerin her hareketine müdahil olmadan çocuklarına daha güvenli bir Instagram deneyimi yaşatmaları için gerekli araçlarla donatıyoruz. Bunu yaparken aynı zamanda Eğitim Merkezi’miz ile ebeveynleri bu araçları doğru şekilde kullanmaları ve çocuklarıyla en uygun şekilde iletişim kurmaları için çeşitli bilgi kaynaklarıyla destekliyoruz. Önümüzdeki dönemde de daha fazla kullanıcımızı bu özellikler hakkında bilgilendirerek daha güvenli internet kullanımını desteklemeyi amaçlıyoruz.”

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Askeri Radar ve Sınır Güvenliği Zirvesi'nde Yeni Ürünler Görücüye Çıktıhaberi

    Askeri Radar ve Sınır Güvenliği Zirvesi'nde Yeni Ürünler Görücüye Çıktıhaberi

    Milli ve yerli savunma sanayii en yeni teknolojilerle geliştirdiği ürünleri, MÜSİAD Ankara’nın düzenlediği 4. Askeri Radar ve Sınır Güvenliği Zirvesi – MRBS’de sergiledi. Robit Teknoloji, HTR, Öncü Güvenlik, Otonom Teknoloji, Verte Elektronik ve Sedsan ilk kez MRBS’de yeni ürünlerini görücüye çıkardı

    Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği – MÜSİAD Ankara Şubesi tarafından düzenlenen 4. Askeri Radar ve Sınır Güvenliği Zirvesi – MRBS, Hacettepe Beytepe Kongre Merkezi’nde 21 – 22 Mart 2023 tarihlerinde hayata geçirildi. Milli Savunma Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı’nın destekleriyle hayata geçirilen MRBS’de milli ve yerli savunma sanayii temsilcileri yeni ürünlerini görcüye çıkardı.

    Robit Teknoloji’den Türkiye’nin ilk kamikaze İHA’sı: AZAB

    MÜSİAD Ankara üyesi Robit Teknoloji’nin yerli ve milli teknolojiyle geliştirdiği intihar dalışı yaparak hedefte infilak eden ‘çok maksatlı kamikaze’ insansız hava aracı olan AZAB, ilk kez MRBS’de tanıtıldı. AZAB T-200 modeli, 15 kg faydalı yük taşıma kapasitesine ve 50 kilogram maksimum kalkış ağırlığına sahip. 500 km’ye kadar mesafeye ulaşabiliyor. Servis irtifası 300 – 3000 metredir. 200 km’ye kadar line-off side’da operatör tarafından kontrol edilerek hedef iptali yapabiliyor.  Kamerasıyla da yönlendirilen AZAB’ın, üzerinde bulunan optik sensörlerle hedefine geldiğinde nasıl patlayacağı veya imha olacağı kontrol edilebilir. Dünya üzerinde T-200’ün mesafesinden üstün sadece 2 tane Kamikaze İHA bulunuyor; Türkiye’de ise tek. Yurt dışında da çok fazla ilgi gören AZAB, çok amaçlı yönüyle isterseniz at unut, isterseniz serbest dolaşım, isterseniz bir operatör yardımıyla yönlendirilebiliyor.

    Robit Teknoloji ilk kez Chordata’yı da MRBS’de tanıttı

    Robit Teknoloji geliştirdiği kolay taşınabilir veri merkezi çözümü sunan Chordata ile iletişim kesildiği ortamlarda haberleşme imkanı sağlıyor. Arama kurtarma, miting, olay yeri müdahale, etkinlik gibi birçok toplumsal olayda günlük operasyonel hizmetler sunuyor.

    Robit Teknoloji felaket anında hızlı müdahale sistemi FEMİS’i geliştirdi

    FEMİS (Felaket Müdahale İstek Sistemi), Robit Teknoloji tarafından ilk kez MRBS’de tanıtıldı. FEMİS, deprem, sel gibi felaket anlarında ortamda herhangi bir iletişim imkanı aranmaksızın belirlenen kurum veya kişi ihtiyaçlarını üzerindeki butonlara basıldığında veri olarak aktarır. Kendi haberleşme protokolü sayesinde GSM, Wi-fi veya elektrik kesintilerinden etkilenmeden veri aktarımına devam eden FEMİS, şarj edilebilir yapısı sayesinde sürekli kullanıma da uygundur. Her şarj ömrü yaklaşık 2 yıl olan FEMİS’in üzerinde çadır, gıda, giyim ve medikal ihtiyaçlara yönelik butonlar bulunuyor.

    HTR çözünürlüğü yüksek zoomlu kamerasını tanıttı

    HTR firması, gece 1,5 km ve gündüz 4 km gözetleme imkanına sahip Modüler Kamera Geliştirme Platformu ailesinin yeni üyesini ilk  kez MRBS’de tanıttı. Yakın sınırlar için kullanılmak üzere insansız gözetim imkanı sağlayan çözünürlüğü yüksek zoom’lu bu kamera, sahadan gelen taleplere göre geliştirildi.  İç güvenlik bölgeleri ve hudut ötesinde kullanılmak üzere tasarlandı. 50 X optik zoom ve 12 X dijital zoom özelliği olan kamera, askeri unsurlarımızın güvenliğini sağlamaya yardımcı olacak.

    Sec-on Köpek Robot MRBS’de tanıtıldı

    Öncü Güvenlik’in geliştirdiği yerli yazılımı ile dikkat çeken Sec-on Köpek Robot MRBS’de tanıtıldı. İnsansız keşif, sınır güvenliği, karakol devriyesi veya doğal afetlerde arama kurtarma çalışmalarında kullanılabilen Köpek Robot, modüler bir yapıya da sahip. Robotun üzerine termal kamera ya da farklı sensörler eklenebiliyor.

    Sınırlarda 10 dakikada 15 metrelik hava kulesi kurulabiliyor

    Otonom Teknoloji, Air Tower ürününü ilk kez MRBS’de sergiledi. Hava ile şişirilebilen kule, maksimum 15 m yükseklikte 10 kilograma kadar taşıma kapasitesi sunuyor. Sınırda ve sınır karakollarında özellikle gözetleme ve aydınlatma amaçlı kullanılan Air Tower’ın üzerindeki plakaya kamera, termal kamera gibi donanımlar yüklenebiliyor. 10 dakikada 15 metrelik hava kulesi elde etme imkanı sunan Air Tower, hava koşullarına da dayanıklı. Air Tower hızlı kurulum avantajının yanı sıra, hızlı bir şekilde söndürülebiliyor ve portatif bir şekilde taşınabiliyor.

    Yerli ve milli güç dağıtım birimi

    MRBS’de tanıtılan bir diğer yeni ürün de Verte Elektronik’in geliştirdiği Solid State Güç Dağıtım Birimi oldu. Yerli ve milli güç dağıtım birimi, taktik füze fırlatma rampaları, zırhlı araçlar, İHA, askeri hava ve deniz araçlarında elektrik sistemlerindeki gücü akıllı bir şekilde dağıtıyor. Türkiye’de sadece Verte Elektronik’in geliştirdiği bu ürün yurt dışında da sadece birkaç firma tarafından üretiliyor. Yüksek ve düşük gerilime karşı koruma, aşırı yük ve kısa devre koruması yapabiliyor. Açılış ve kapanış senaryosu tanımlanabiliyor. Tüm dünyadaki ürünler arasında sadece bu ürünün yük önceliklendirme fonksiyonu bulunuyor. Bu özellik sayesinde; güç kesintisi olması durumunda en az önemli yüklerden başlayarak kapanış sağlanabiliyor.

    Sedsan’dan yerli Cessna 172 Simülatörü

    MÜSİAD Ankara üyesi Sedsan firması, her pilotun ilk uçağı kabul edilen Cessna 172 için kokpit simülatörü geliştirdi. Yerli ve milli bu ürün ağır testleri ve Ar-Ge çalışmaları tamamladıktan sonra ilk kez MRBS’de satışa çıkartıldı. 15 bin satır kodla yazılımı yapılan simülatörün, analog kokpit ve glass kokpit seçenekleri sunuyor. Havacılık okulları ve sivil havacılık alanlarında yüzde 50’nin üzerinde maliyet avantajı sunan bu ürünün talebin artması bekleniyor. 

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Samsung, Galaxy A Serisi'nin en yeni üyelerini avantajlı değişim kampanyasıyla ön satışa sunduhaberi

    Samsung, Galaxy A Serisi'nin en yeni üyelerini avantajlı değişim kampanyasıyla ön satışa sunduhaberi

    Samsung, Galaxy inovasyonlarını herkes için sunan Galaxy A Serisi’nin en yeni üyeleri Galaxy A34 5G ve A54 5G’yi ön satışa sundu. 21 Mart – 3 Nisan tarihleri arasında geçerli olacak ön satış kampanyası kapsamında, kullanıcılar yeni Galaxy A34 5G ve A54 5G akıllı telefonları avantajlı teklif ve kampanyalarla satın alabilecekler.

    Mobil dünyanın en son yeniliklerini kullanıcılara sunmaya devam Samsung, yeni Galaxy A34 5G ve A54 5G’nin Türkiye’de ön satışa açıldığını duyurdu. Kullanıcılar,   21 Mart Salı gününden itibaren, tüm yetkili Samsung satış noktalarında sunulan özel tekliflerden faydalanarak ön sipariş verebilecek.

    Galaxy A Serisi’nin en yeni üyeleri Galaxy A34 5G ve A54 5G’nin ön satış dönemine özel kampanya kapsamında, 3 Nisan’a kadar marka fark etmeksizin eski telefonunu getiren kullanıcılar, Samsung’un eski cihaz alımlarında uyguladığı en yüksek satın alma fiyatı olan 5500  TL’ye ek Galaxy A34 5G için 1000 TL, indirim kazanacak. Kullanıcılar kampanya kapsamında Galaxy A54 5G için Samsung’un eski cihaz alımlarında uyguladığı en yüksek satın alma fiyatı olan 7000 TL’ye ek olarak, 1500 TL daha indirim hakkına sahip olacak. 

    Galaxy A54 5G, Siyah, Beyaz ve Açık Yeşil olmak üzere üç farklı renk seçeneğiyle satışa sunulurken, Galaxy A34 5G ise Siyah, Gümüş ve Açık Yeşil olmak üzere üç farklı renk seçeneğine sahip. Yeni Galaxy A34 5G, 8GB RAM ve 128GB hafıza seçeneği ile 10,499 TL’den satışa sunulurken, Yeni Galaxy A54 5G ise 8GB RAM ve 128GB hafıza seçeneği ile 12,499 TL, 8GB RAM ve 256GB hafıza seçeneğiyle de 13,499 TL’lik satış fiyatıyla kullanıcıları bekliyor.

    Daha gelişmiş düzenleme araçlarıyla harika gündüz ve gece fotoğrafları 

    Galaxy A54 5G ve Galaxy A34 5G, en parlak ışıkta dahi net görüntüler sunarken, Samsung Galaxy’nin devrim niteliğindeki Nightography ve yapay zekâ özelliklerini kullanıyor. Galaxy A54 5G, 32MP ön kamerasıyla en ince ayrıntıları dahi yakalayarak, mükemmel selfie’ler çekmeyi ya da ultra akıcı görüntülü konuşmalar yapmayı mümkün kılıyor.

    Yeni Galaxy A Serisi ile nefes kesici netlikte sürükleyici videolar çekmek de mümkün. Optik görüntü sabitleyici (OIS) ve video dijital görüntü sabitleme (VDIS) sayesinde görüntülerde titreme ve bulanıklık sorunu ortadan kalkıyor. El titremesi veya hareket halinde oluşabilecek olumsuz durumlarda dahi kullanıcılar en net içerikleri elde edebilecek. Karanlıkta veya düşük ışıkta çekim yapmayı seven maceracı kullanıcıların yardımına koşan Gece Modu ise kameranın piksel boyutunu artırarak daha fazla ayrıntı yakalayabiliyor. Galaxy A Serisi’nin gelişmiş görüntü düzenleme araçlarıyla kullanıcılar istenmeyen gölgeleri veya yansımaları görüntüden silebiliyor.

    Galaxy A54 5G ve Galaxy A34 5G’nin ‘Ses Odağı’özelliğiyle çevresel gürültüler yok oluyor

    Samsung Galaxy A54 5G ve Galaxy A34 5G modellerinde bulunan ‘Ses Odağı’ özelliği ise ortamdaki sesleri filtreleyerek sadece konuşan bireyin sesini karşı tarafa aktarabiliyor. Böylece, ses kalitesi iyileştirilerek daha net bir görüşme yapılmasına imkan sağlanıyor. Arka plan gürültüsünü filtreleyerek gereksiz sesleri engelleyen ‘Ses Odağı’ özelliği, ses frekanslarını yükselterek arama deneyimini daha üst bir seviyeye taşıyor. Ses Odağı özelliği, en gürültülü ve kalabalık ortamlarda dahi kullanıcıların sesini arka plandaki seslerden ayırarak, telefon ve görüntülü görüşmelerde daha net bir ses kalitesi sunabiliyor.

    Parlak ekran ve uzun ömürlü pille üst düzey mobil deneyim 

    Yeni Galaxy A54 5G’de 6,4 inç, Galaxy A34 5G’de ise 6,6 inç olmak üzere her iki cihazda da sürükleyici Süper AMOLED ekran yer alıyor. 1000nit ekran parlaklığına sahip her iki cihazın ekranında dış mekânda ve özellikle güneş ışığı altında kusursuz görüntüleme deneyimi için geliştirmeler yapıldı. Gelişmiş Görüntü İyileştirme ve 120Hz ekran yenileme hızıyla, cihaz ekranı farklı ışık koşullarına hızlıca geçildiğinde daha gerçekçi ve akıcı ekran geçişleri sağlıyor. 

    Yeni Galaxy A34, MTK Dimensity 1080 işlemcisi ile gelirken, 8 GB RAM / 128 GB hafıza seçeneği ile sunulacak.  Yeni Galaxy A54 ise yeni Exynos 1380 işlemcisi ile 8 GB RAM /  128 GB ve 256 GB hafızalı versiyonları ile kullanıcıları bekliyor.

    Galaxy A54 5G ve Galaxy A34 5G aynı zamanda dört nesil boyunca işletim sistemi güncellemesi ve beş yıl boyunca güvenlik güncellemesi alacak. Bu özellikler sayesinde kullanıcılar en gelişmiş yazılıma ve güvenliğe erişebilecek ve akıllı telefonlarını yıllar boyunca kullanabilecek. 

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Cricut, Penta Teknoloji güvencesiyle artık Türkiye'dehaberi

    Cricut, Penta Teknoloji güvencesiyle artık Türkiye'dehaberi

    Türkiye’nin dijital dönüşümüne öncülük eden Penta Teknoloji, distribütörlüğünü üstlendiği dünyaca ünlü markalara bir yenisini daha ekledi. Kendin yap (DIY) projeleri alanında dünyada bir numara olan; yüzlerce materyali ev ortamında tasarlama, kesme, kişiselleştirme, etiketleme çözümleri sunan 

    “Cricut” Türkiye pazarında ilk kez Penta Teknoloji güvencesiyle dağıtılacak.

    Penta Teknoloji, mart ayı itibariyle kendin yap (Do It Yourself) projeleri alanında dünyanın önde gelen teknoloji üreticilerinden “Cricut” markasının Türkiye distribütörlüğünü üstleniyor. Tüm dünyada günden güne yaygınlaşan “kendin yap” projelerinin aranan markası olan Cricut, kullanıcılara yüzlerce materyal üzerinde son derece pratik ve hızlı kesme ve uygulama çözümleri sunuyor. Farklı ihtiyaçlara uygun modelleriyle kullanıcıların kendi tasarımlarını çeşitli malzemeler üzerinde uygulamasını sağlayan yazma, kesim, uygulama ve tasarım çözümlerini bir arada sunan Cricut, Türkiye pazarına ilk kez Penta Teknoloji uzmanlığıyla giriyor. 

    Kullanıcılar, Cricut Design Space uygulamasını indirerek Cricut’ın tasarım kütüphanesinden yararlanırken kendi tasarımlarını da yazılım yardımıyla zenginleştirebiliyor. Cricut kesme makineleri, sıcak presleri, aksesuar ve malzemeleri sayesinde kullanıcılar kendi evlerinde kolayca uygulayabilecekleri kişiselleştirme çözümleriyle istedikleri materyali, istedikleri şekilde dönüştürüp kullanabilecek, hediye edebilecek hatta satışa çıkarabilecekler. 

    Fatih Erünsal: “Cricut özellikle kadın istihdamına önemli katkılar sağlayacak”

    Cricut’ın Türkiye pazarında hızla büyüyeceğine inandığını belirten Penta Teknoloji Genel Müdürü Fatih Erünsal şöyle konuştu: “Penta Teknoloji olarak baskı ve uygulama çözümleri alanında yaptığımız yatırımlara bir yenisini daha ekleyerek, sektöre yepyeni bir yön verecek bir ürünün daha dağıtıcılığına başlamanın gururunu yaşıyoruz. Yaratıcılığı ön plana alan herkese göre bir ürün sunan dolayısıyla geniş bir hedef kitle potansiyeli olan Cricut; küçük ölçekli firmalardan kendi işini kurmayı planlayan girişimcilere uzanan farklı kullanıcı gruplarına uygun bir seçenek mutlaka sunuyor. Cricut’ın diğer teknoloji ürünlerinden farklı olarak ev kullanıcılarına da hayal güçlerini kullanarak eğlenceli tasarımlar yapabilecekleri bir ortam sağlayacağını düşünüyoruz. Özellikle kadın istihdamına önemli bir katkı sağlamasını beklediğimiz Cricut’ın Türkiye pazarında kendin yap kategorisinde büyük bir yere sahip olacağını öngörüyoruz. Cricut ürünleri ile 7’den 70’e herkesin hayal gücüne uygun çözümler oluşturabilecekleri bir ortamı mümkün kılmayı hedefliyoruz.”

    Martin Kruger: “Cricut Türkiye’de küçük ölçekli işletmelerin vazgeçilmezi olacak”

    Cricut Orta Doğu, Türkiye ve Afrika Satış ve Pazarlama Direktörü Martin Kruger ise şunları söyledi: “Cricut, yaratıcı olmadığını düşünenlerin bile sınırsız bir hayal gücüne sahip olduklarını kanıtlayan; yüzlerce materyali ev ortamında kesme, kişiselleştirme, etiketleme ve tasarlamaya olanak sağlayan tüketici elektroniği ürünleri ve yazılımı platformu olarak, tüm dünyada haklı bir şöhrete sahip. Hem hobi olarak yaratıcılığını konuşturmak hem de keyif aldıkları işlerden ek kazanç sağlamak isteyenler için gerekli tüm araçları sunan Cricut, aynı zamanda sanatçıları destekleyen ve projelerini ev ortamında istedikleri materyallerin üzerinde görmelerini sağlayan eşsiz bir çözüm olarak da öne çıkıyor.  Gerek kısa sürede çok kolay bir şekilde kendin yap çözümü arayan tüketicinin gerekse bu konuda daha profesyonel çözümler sunmak isteyen küçük ölçekli işletmelerin vazgeçilmezi olacak Cricut; tamamen Türkçeleştirilmiş uygulaması, Türkçe web sitesi, blog sitesi ve sosyal medya sayfaları ile Türkiye’deki kullanıcılara yepyeni bir tecrübenin kapılarını açmaya hazırlanıyor.” 

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • İlkem Özar, Kaspersky'nin yeni Genel Müdürü Oldu!haberi

    İlkem Özar, Kaspersky'nin yeni Genel Müdürü Oldu!haberi

    Kaspersky, sektörün deneyimli isimlerinden İlkem Özar’ın Türkiye Genel Müdürü olarak atandığını duyurdu. Özar’ın öncelikli hedefleri arasında müşteri memnuniyetine odaklanmak, Kaspersky’nin kurumsal iş biriminde daha agresif bir büyümeye imza atmak, sektörde daha güçlü varlık ortaya koymak, B2B portföyünde daha fazla iş ortağı edinmek ve şirkete daha fazla müşteri kazandıracak sağlam stratejiler kurgulamak yer alıyor.

    Kaspersky Türkiye Genel Müdürü olarak göreve başlayan Özar, şunları söyledi: “Kaspersky Türkiye pazarında güçlü bir performans sergiliyor. Şirket 2022 yılında B2B satışlarında %64 büyüme kaydetti. Türkiye Genel Müdürü olarak temel önceliklerim en üst düzeyde müşteri memnuniyeti sağlayarak ve güçlü ve yetenekli bir ekosistem kurarak, Kaspersky’nin Türkiye’de önemli ölçüde gelişmesini sağlamak olacaktır. Bu amaçla bölgedeki teknik destek ve iş ortağı ağımızın yanı sıra mevcut iş ortaklarımızla iş birliklerimizi artırarak ve yenilerini ekleyerek güçlendireceğiz. Böylece Kaspersky’nin kanıtlanmış ve güvenilir siber güvenlik çözümlerini Türkiye’de kolayca erişilebilir hale getireceğiz. Kaspersky gibi dünyayı siber güvenli hale getirme konusunda ön saflarda yer alan birinci sınıf bir siber güvenlik şirketinin parçası olmaktan gurur duyuyorum.”

    1998 yılından buyana bilişim sektöründe üst düzey yöneticilik yapan ve 2010 yılından bu yanana da siber güvenlik alanında çalışmalar yürüten İlkem Özar, KOBİ, orta ölçekli ve kurumsal segmentlerde köklü bir deneyime sahip. Özar, Kaspersky Orta Doğu, Türkiye ve Afrika bölgesine bağlı olarak çalışmalarını yürütecek.  

    Atamayla ilgili olarak Kaspersky Orta Doğu, Türkiye ve Afrika Genel Müdürü Amir Kanaan ise görüşlerini şöyle paylaştı: “İlkem’in ekibe katılmasıyla uzmanlığının ve yerel pazarın ihtiyaçlarına dair derinlemesine anlayışının KOBİ ve kurumsal pazarlardaki gelişimimizi daha ileriye taşıyacağına, bizim için önemli bir pazar olan Türkiye’deki yeni girişimleri ve iş büyümesini teşvik edeceğine inanıyorum.”

    Kaspersky, Türkiye Pazarındaki Konumunu Güçlendiriyor

    Kaspersky, Türkiye pazarındaki konumunu güçlendirme stratejisinin bir parçası olarak Ar-Ge’ye de yatırım yapıyor ve siber güvenlik iş gücünü geliştiriyor. Ocak ayında Türkiye’den yeni bir güvenlik araştırmacısı şirketin Global Araştırma ve Analiz ekibine katıldı. Gelişmiş güvenlik uzmanları grubunun bir parçası olan Mert Değirmenci, özellikle Türkiye’deki siber tehdit ekosistemini ve ülkemize yönelik tehditleri izlemeye odaklanacak.

    Kaspersky, son yıllarda ürün ekosistemini ve özellikle kurumsal güvenlik ürünleri portföyünü müşterilerine daha iyi koruma sağlamak için üstün tehdit zekasına dayalı çözümlerle genişletiyor. Şirket, kurumsal müşterilerine Kaspersky Endpoint Security for Business ve Kaspersky Industrial Cybersecurity gibi kapsamlı entegre çözümler, Kaspersky Endpoint Detection and Response ve Kaspersky Managed Detection and Response gibi özel çözümler ve tehdit istihbaratı hizmetleri sunuyor. Kaspersky ayrıca Siber Bağışıklık yaklaşımına dayalı çözümler sunarak dijital dönüşüme dair yeni bir yaklaşım geliştiriyor. Bu konsept, siber tehditler tarafından istismar edilmesi neredeyse imkansız olan ve kritik altyapıların koruması açısından son derece önemli potansiyel güvenlik açıklarının sayısını en aza indiren çözümler ortaya koymaya odaklanıyor.

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Trend Micro 2023 yılına yönelik siber güvenlik tahminlerini açıkladıhaberi

    Trend Micro 2023 yılına yönelik siber güvenlik tahminlerini açıkladıhaberi

    Yönetilen Servis Sağlayıcılar, Hibrit Çalışanlar ve Bağlantılı Otomobillere yönelik siber tehditler 2023 yılında daha da yoğunlaşacak ve siber risk düzeyini artıracak.

    Siber güvenlik alanında dünyanın önde gelen şirketlerinden Trend Micro, 2023 yılına yönelik siber güvenlik öngörülerinin yer aldığı “Trend Micro Siber Güvenlik Tahminleri 2023” başlıklı raporunu yayınladı. Rapor, siber saldırganların önümüzdeki yıl ev, ofisler, yazılım tedarik zinciri ve bulut ortamını hedef alan saldırıları yoğunlaştıracağı konusunda uyarıyor.

    Pandeminin etkilerinin azaldığını ancak uzaktan ve hibrit çalışmanın kalıcı hale geldiğini belirten Trend Micro Türkiye Ülke Müdürü Hasan Gültekin, “Bu durum, siber saldırganların 2023 yılında güvenlik açıkları kapatılmamış VPN’lere, ağ ve ofis cihazlarına ve bulut altyapısına odaklanacakları anlamına geliyor. Bu nedenle siber güvenlik ekiplerinin ve işletmelerin saldırı yüzeyi yönetimi ile tespit ve müdahaleyi tek ve daha uygun maliyetli bir platformda birleştiren çözümlere odaklanmaları gerekiyor.” dedi.

    Rapor, birden fazla kurumsal ağı hedef almak için kullanılabileceğinden VPN’lerin cazip bir hedef teşkil edeceğini ortaya koyuyor. Evlerde kullanılan modemler ve yönlendiriciler de genellikle gerekli güvenlik güncellemeleri yapılmadan kullanıldığından ve BT ekipleri tarafından merkezi olarak yönetilmediklerinden siber saldırganların bir diğer önemli hedefi olacak.

    Rapor, BT güvenlik ekiplerinin 2023 yılında dikkatle izlemeleri gereken çeşitli eğilimleri sıralıyor:

    • Yönetilen Servis Sağlayıcılardan (MSP) kaynaklanan büyüyen bir tedarik zinciri hedefi. Büyük hacimli alt müşterilere erişim sağlamaları ve fidye yazılımı, veri hırsızlığı ve diğer saldırılardan elde ettikleri gelirin artmasını sağlayacağından siber saldırganların önemli hedefleri arasında yer alacak. 
    • “Bulutun dışında var olma” teknikleri. 

    Bulut altyapısına saldıran gruplar için geleneksel siber güvenlik araçlarından gizlenme konusunda bir norm haline gelecek. Siber saldırganların çaldıkları verileri kendi depolama alanlarına indirmek için saldırdıkları hedefin yedekleme çözümünü kullanmak buna güzel bir örnek olarak verilebilir.

    • Araç içi yerleşik SIM’leri (eSIM) ve arka uç uygulama sunucuları arasında yer alan bulut API’lerini hedef alan bağlantılı araçlara yönelik tehditler. 

    Bu API’ler (Ör. Tesla API) araçlara erişim sağlamak için kullanılabilir. Bağlantılı otomobil sektörü, açık kaynak depolarında gizlenen kötü amaçlı yazılımlardan da etkilenebilir.

    • RaaS (Hizmet Olarak Fidye Yazılımı) grupları, saldırıların etkisi azaldıkça yeni iş modelleri geliştirecek. 

    Bazı gruplar bulut altyapısına odaklanırken diğerleri fidye yazılımlarından tamamen vazgeçerek veri hırsızlığı gibi diğer yöntemlerden para kazanmayı deneyecek.

    • Sosyal mühendislik vakaları artacak. 

    BEC-as-a-Service (hizmet olarak sunulan BEC saldırıları) ve “deepfake” tabanlı BEC saldırılarındaki artışla birlikte sosyal mühendislik vakalarında büyük artış yaşanacak.

    Trend Micro, kurumlara 2023’te ortaya çıkması beklenen bu tehditleri şu yollarla azaltmalarını öneriyor:

    • Kullanıcı verimliliğinden ödün vermeden hasarı en aza indirmek için “asla güvenme, her zaman doğrula” mantığı üzerine kurulu sıfır güven stratejileri.
    • Güvenlik zincirindeki zayıf bir halkayı etkili bir savunma hattına dönüştürmek için çalışanların eğitimi ve farkındalığını artırma.
    • Tüm saldırı yüzeyinin izlenmesi ve tehdit tespit ve müdahalesi için tüm güvenlik süreçlerini tek bir güvenlik platformunda birleştirme. Bu, bir şirketin ağındaki şüpheli etkinlikleri tespit etme becerisini geliştirecek, güvenlik ekiplerinin yükünü azaltacak ve güvenlik ekiplerini zinde tutacaktır.
    • Özellikle bir ağ geçidinin halihazırda ihlal edildiği çeşitli senaryolarla siber saldırıya hazır olmayı sağlamak için BT altyapılarının stres testinden geçirilmesi.
    • Şirket içinde geliştirilen, ticari kaynaklardan satın alınan ve üçüncü taraf kaynaklardan oluşturulan kodlara görünürlük sağlayarak güvenlik açığı yönetimini hızlandırmak ve geliştirmek için her uygulama için özel olarak hazırlanmış bir yazılım malzeme listesi (SBOM)

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Siber Suçlular Pazarlama, C-Level ve BT Dünyasını Hedef Alıyorhaberi

    Siber Suçlular Pazarlama, C-Level ve BT Dünyasını Hedef Alıyorhaberi

    Yapılan araştırmalara göre, veri ihlallerinin %82’sinin arkasındaki nedenin insan unsuru olması, kurumsal siber güvenlik söz konusu olduğunda çalışanların en zayıf halka haline geldiğini gösteriyor. Pazarlama, C-level ve BT departmanı çalışanları siber saldırılar açısından yüksek risk barındırıyor. Bütünleşik siber güvenlik alanında dünya lideri WatchGuard, kurumsal şirketlerin departmanları için dijital güvenlik önerilerde bulunuyor. 

    Yapılan araştırmalara göre, CFO’lar, CHRO’lar ve CMO’lar’ın %64’ü siber güvenlik tehdit yönetimi faaliyetlerine en az dahil olan kişiler olarak karşımıza çıkıyor. Ancak siber suçlular tarafından sıklıkla elde edilmeye çalışılan verilerin de koruyucuları konumundalar. C-level yöneticiler siber suçlular tarafından giderek daha fazla hedef alınıyor. Siber güvenlik artık BT departmanlarıyla sınırlı olmadığından ihlal ve saldırı riski kurumların her departmanına dokunuyor. Bütünleşik siber güvenlik alanında dünya lideri WatchGuard; pazarlama, C-level ve BT departmanlarına yönelik yapılan saldırıları değerlendiriyor ve önerilerde bulunuyor. 

    Pazarlama, C-level ve BT Dünyası Siber Saldırıların Hedefinde

    Şirketin dışa dönük sesi olan pazarlamacılar, siber suçlular için kolay bir hedef olarak algılanıyor. Genellikle pazarlamacıların e-posta adresleri ve diğer iletişim bilgileri kolay erişilebilir olduğundan bilgisayar korsanlarının kimlik avı saldırılarında yararlanabilecekleri kolay hedefler haline geliyor. Siber saldırılardaki artış, kuruluşlardaki çeşitli pozisyonlarda endişe uyandırıyor. C-level ve yönetim kurulu departmanları, siber güvenlik önlemlerini bu alanda güçlendirmeye teşvik ediyor.     

    En üst düzey yöneticilere gelince, erişilmesi halinde güvenlik tehdidi oluşturabilecek en hassas şirket dosyaları için sınırsız erişime sahip olduklarından siber suçluların ana hedefinde yer alıyorlar. Bununla birlikte, erişim noktaları ve iletişim bilgileri ortalama bir çalışanla karşılaştırıldığında ek tehdit azaltma önlemleriyle korunduklarından, kötü amaçlı yazılımların ağa girmesine izin verenler genelde yöneticilerin kendileri olmuyor. Bunun yerine, genellikle benzer erişim kimlik bilgilerine sahip olan ancak aynı siber güvenlik önlemleriyle korunmayan yardımcılar risk teşkil ediyor.

    BT departmanı ise önemli kimlik bilgileri ve şifreleme anahtarları da dahil olmak üzere en kritik iş verilerine diğer departmanlara kıyasla daha geniş erişime sahip. Bu da BT departmanlarını siber suçlular için son derece kazançlı bir hedef haline getiriyor. Bunun dışında, BT’de çalışan kişiler şirketin tüm dijital altyapısını idare etmekten sorumlu ve bu altyapı bilgisayar korsanlarının eline geçerse işlerin çok kısa bir süre içinde durması tehlikesini barındırıyor.

    Kurumlara Yönelik Siber Saldırıları Önlemek İçin 4 Öneri

    Siber güvenlik alanında dünya lideri WatchGuard, bu alanda veri ihlallerini önlemek ve siber güvenlik önlemlerini artırmak için kurumlara aşağıdaki tavsiyelerde bulunuyor:

    1. Siber güvenlik eğitimini teşvik edin. Çalışanların bilgisine yatırım yapmak, bir siber saldırının gerçekleşmesini önlemenin en iyi yollarından biridir. Eğitim düzenli olarak organize edilmeli ve tüm çalışanları kapsayan bütünsel bir yaklaşım sunmalıdır.

    2. Sıfır güven ağ erişimini benimseyin. “Hiçbirine güvenme, hepsini doğrula” zihniyeti sıfır güven paradigmasına dayanır ve iş ekipmanına ve kaynaklarına, ağ segmentasyonuna ve erişim kontrol yönetimine (ACM) erişmek için kimlik doğrulama yoluyla uygulanır.

    3. Periyodik veri yedekleme ve geri yükleme süreçlerini hayata geçirin ve uygulayın. Şifrelenmiş bir bulut en güvenli çözüm olabilir ve siber suçluların dosyalara erişimini çok daha zor hale getirir. Ancak veriler bulutta depoladığında, sunucuları denetleyen şirketlerin güvenlik önlemlerini sürekli olarak güncellemesi gerekmektedir. 

    4. Çok faktörlü kimlik doğrulamayı (MFA) etkinleştirin. MFA ekstra bir güvenlik katmanı olarak hizmet eder. Kullanıcının kimliğini doğrulamak için iki veya daha fazla mekanizma kullanan bir kimlik doğrulama yöntemidir. Bunlar ayrı uygulamalar, güvenlik anahtarları, cihazlar veya biyometrik veriler olabilir.

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Dijital Dünyanın Arşivi Veri Merkezlerinde Depreme Dayanıklılık Öncelikli Bir Konudurhaberi

    Dijital Dünyanın Arşivi Veri Merkezlerinde Depreme Dayanıklılık Öncelikli Bir Konudurhaberi

    Geçtiğimiz ay gerçekleşen Kahramanmaraş Depremi, çok sayıda ilimizi etkiledi ve ülke tarihimize unutulmayacak acılarla iz bıraktı. Afet sonrasında insanın yaşamına çatı olan konutlar kadar hemen kullanılması gereken kritik yapıların da (hastaneler, havalimanları, itfaiyeler gibi) hizmetlerine devam edebilmesinin son derece önemli olduğunu bir kez daha gördük. 

    Endüstriyel miras ve sanayi kültürünün geliştiği günümüzde, endüstriyel yapıların güvenliği ve sağlamlığı temel bir kriter. Yaşamın devamlılığını sağlayan endüstriyel yapılar içinde sayıları her geçen gün artan kritik tesislerden biri olarak tanımladığımız veri merkezleri, dijital dünyanın arşivi niteliği taşıyor. Büyük yatırımlarla yükseltilen veri merkezleri; teknoloji, iletişim, finans gibi birçok kritik alanda sürdürülebilirliğin sağlanması için olmazsa olmazdan biri olarak karşımıza çıkıyor.

    Veri merkezleri içerisinde bulunan sunucular, yedekleme sistemleri, network katmanları ve iklimlendirme sistemleri sebebiyle hassas dinamikler içeren endüstriyel yapılar içerisinde en başta geliyor. Son derece yüksek güvenlik ve sağlamlık içermesi gereken veri merkezleri hem içerisindeki ekipmanların önemi hem de binaların fiziksel dinamikleri sebebiyle diğer yapılardan ayrılır. Projelendirme esasları ve parametreleri diğer konut türü yapılara göre oldukça farklılık gösteren veri merkezlerinin depreme dayanıklılığı, özel uzmanlık isteyen alanlardan biridir. Konuyla ilgili Türkiye’nin lider GSM şirketlerinin veri merkezlerini inşa eden Serban İnşaat Veri Merkezleri Direktörü Mesut Küçük “ Tüm yapılar doğal afetlere ve başta da ülkemizde en sık görülen depreme dayanıklı olmalıdır. Yapı inşasında süreklilik ve sağlamlık esastır.  Bina kullanım amaçlarına paralel olarak yapıların deprem performansları değişkenlik gösterir. Bu amaçla her ülkenin kendi afet yönetmelikleri vardır ve bina önem katsayılarını belirler.  Veri merkezleri de yüksek önem katsayısına sahip bir yapıdır. Hem içerisindeki insan kaynağı hem sakladığı verilerin önemi hem de içerisindeki cihazların hassas yapıları sebebiyle depreme karşı dayanıklı yapılar olmalıdır. Bu sebeple veri merkezleri; sağlam bir temel üzerinde, olası depremleri hasarsız atlatabilecek tasarım ve malzeme kalitesine sahip olmalıdır.’’ diyerek veri merkezlerinin depreme dayanıklı olmasının öneminden bahsetti. Veri merkezi inşaasıyla ilgili önerilerde de bulunan Küçük “Veri merkezlerinin doğal afetlere dayanıklılığı öncelikli bir konudur ve projeye ilk karar verildiği zaman yer seçiminden başlayan büyük özen ve uzmanlık ister. Veri merkezleri kendisiyle aynı boyutta olan diğer yapılardan farklıdır ve sismik izolatörlerle, perde kolonlarla yapının performansının arttırılması gerekir. Ayrıca bina yükseklik sınıfı da olması gerekenden daha konservatif seçilir. Sadece deprem değil tüm doğal afetler ve olağanüstü hallerde veri merkezleri gibi kritik yapılar, stabil kalacak, hizmetine devam edecek ve en olumsuz durumda bile gevrek değil sünek kırılmalar yaşayarak, kısa revizyonlarla tekrar faaliyete geçebilecek düzeyde tasarlanmalıdır. “dedi.

    Veri merkezlerinin dayanıklılığıyla ilgili Serban İnşaat’ın uygulamalarını da paylaşan Serban İnşaat Veri Merkezleri Direktörü Mesut Küçük “Veri merkezi projelerimizde stratejik bir yol izliyor ve yüksek kaliteli projelere imza atıyoruz. Projenin başından sonuna kadar ihtiyaçları analiz ediyor ve yol haritamızı olası riskleri domine edecek şekilde çiziyoruz.  Veri merkezi projelerimizde dayanıklılığı öncelik olarak belirlediğimiz için bu alanda çalışan her arkadaşımızı alanında uzman ve tecrübeli kişilerden seçiyoruz. Kaliteli malzeme kullanımı ve ileri teknolojili sistemler kullanmak ise Serban İnşaat’ın tüm çalışmalarında fark yarattığı bir alan. Projelerde güvenli tasarımı esas alıyoruz ve düzensizlik bulunmayacak mimari projeler üretiyoruz. Bunlara ek olarak yapı güvenliği için taşıyıcı sistemin olabildiğince simetrik seçilmesine özen gösteriyor ve detaycı bir yaklaşım izliyoruz. Veri merkezi projelerinin kendi hassas dinamiklerine özel olarak dayanıklılık oranını artırmak için ise toplam alana oranla yüksek bir yüzdede perde kullanımı, izolatör kullanımı, gerek görülen yerlerde FRP ile güçlendirme çalışmaları, sürekli ve düzenli saha denetimi uygulamaları yapıyoruz. Serban İnşaat olarak son derece tecrübeli olduğumuz veri merkezi inşası konusunda yüklenimimiz altında tamamlanan ve devam eden tüm projelerde bu deneyimimizi her zaman hissettiriyor ve farkımızı göstermenin haklı gururunu taşıyoruz.” dedi.

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Schneider Electric, Kesintisiz Güç Kaynaklarında Siber Güvenliğin Önemini Vurguluyorhaberi

    Schneider Electric, Kesintisiz Güç Kaynaklarında Siber Güvenliğin Önemini Vurguluyorhaberi

    • Schneider Electric, sayıları hızla artan siber saldırılar ve fiziksel ihlallere karşı, BT altyapısındaki kesintisiz güç kaynakları gibi potansiyel olarak korunmasız erişim noktalarının göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguluyor. 
    • Şirket, bu konuda sektöre çözüm sunmak üzere APC Smart-UPS Modular Ultra serisini mevcut özellikleri destekleyici nitelikte üç yeni siber güvenlik seviyesi ile birlikte sunuyor.

     

    Enerji yönetimi ve otomasyonda dünya çapında uzman olan Schneider Electric, kullanıcıları kesintisiz güç kaynaklarına (KGK) yönelik siber güvenlik ihlallerine karşı uyarıyor. Sayıları hızla artan ve donanım sistemine yetkisiz erişim yoluyla oluşan bu tehditler, kurumların güvenliği, güvenilirliği ve işin sürdürülebilirliği için risk oluşturuyor. Sektör son yıllarda yazılım ve bulut güvenliğine odaklanmış olsa da siber suç aktörleri, saldırı gerçekleştirmek için donanımlardaki güvenlik açıklarından faydalanıyor.

    KGK’ler, hastaneler ve üretim tesisleri gibi farklı ortamlarda çok çeşitli uygulamalara, görev açısından kritik altyapılara ve BT sistemlerine yedek güç sağlıyor. Bu noktalardaki siber güvenlik ihlalleri toplumsal ve ekonomik sürdürülebilirliği tehdit ederken ilgili şirketler için de mali yük ve itibar kaybına yol açıyor. Aynı zamanda herhangi bir güvenlik açığı söz konusu olduğunda hem KGK hem de bağlı olduğu sistem için risk oluşturuyor. Dolayısıyla tüm KGK’ler için yüksek düzeyde siber güvenlik sağlanması önem taşıyor. Yapılan araştırmalar şirketlerin %63’ünün donanımla ilgili güvenlik sorunu yaşadıklarını ortaya koyuyor.

    Güvenlik ihlallerinin önlenmesi ise sahte KGK aksesuarlarının ve kötü amaçlı donanımsal yazılımların engellenmesi ve uçtan uca güvenilirlik sağlayacak bir mimari ile mümkün. Bu kapsamda KGK sistemlerinin geliştirilebilmesi için önem taşıyan güç ve akü modülleri takma aşamasında KGK sistemine yetkisiz ve sahte parça ya da aksesuar kullanımını engelleyecek bir sisteme ihtiyaç bulunuyor. Aynı zamanda böyle bir sistem siber suçluların sisteme erişim sağlamak için kullandıkları en yaygın yöntem olan donanıma kötü amaçlı yazılımların indirilmesine karşı da koruma sağlıyor. 

    Bu kritik ihtiyaçlara yanıt sunmak üzere Schneider Electric, APC Smart-UPS Modular Ultra serisini mevcut özellikleri destekleyici nitelikte üç yeni siber güvenlik seviyesi ile birlikte sunuyor. Smart-UPS üniteleri, Schneider Electric’in bulut üzerinden uzaktan izleme ve bakım imkanı sağlayan EcoStruxureTM BT izleme platformuna bağlanabiliyor. Böylece APC Smart-UPS Modüler Ultra Serisi, yüksek bir finansal yük ve güven kaybı yaratan siber güvenlik ihlallerinin önlenmesinde yardımcı olabilecek birden fazla güvenlik seviyesi sağlıyor. 

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı