Kategori: Teknoloji

  • Togg ve Tesla Adına Açılmış Sahte İnternet Siteleriyle Dolandırıyorlarhaberi

    Togg ve Tesla Adına Açılmış Sahte İnternet Siteleriyle Dolandırıyorlarhaberi

    Geçtiğimiz haftalarda hem Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu (TOGG) kuralı ön siparişlerini açmış hem de Elon Musk’ın sahibi olduğu Tesla, Türkiye’de ön ödemeli satışlara başlamıştı.

    Yoğun ilgiyle karşılanan bu iki gelişme sonrası elektrikli otomobil sahibi olmak isteyenlerin aracısız bir şekilde ön ödeme yaparak kuraya katılması ya da sipariş vermesi siber dolandırıcıların da ilgisini çekti.

    Otomobil sahibi olmak isteyen vatandaşları kandırmak için bir dizi dolandırıcılık yöntemi uygulandığını belirten Bitdefender Antivirüs’ün Türkiye distribütörü Laykon Bilişim’in Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, ön ödemeli işlemlerde özellikle sahte internet sitelerinin kullanıldığını söyleyerek resmi bağlantılardan bilgi aldıktan sonra işlem yaptığınızdan emin olun uyarısında bulunuyor.

    Geçtiğimiz haftalarda hem Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu (TOGG) kuralı ön siparişlerini açmış hem de Elon Musk’ın sahibi olduğu Tesla, Türkiye’de ön ödemeli satışlara başlamıştı. TOGG için kuraya katılanların sayısı 200 bini bulurken siber suçlular ise ön ödeme gerektiren kura ve ön sipariş sürecinde vatandaşları kandırmak için bir dizi dolandırıcılık yöntemi uygulamaya başladı. Ön ödemelerin orijinal site yerine kendi hesaplarına yapılması için siber dolandırıcıların, başta sahte internet siteleri olmak üzere SMS, sosyal medya reklamları ve e-postaları kullandığını belirten Bitdefender Antivirüs’ün Türkiye distribütörü Laykon Bilişim’in Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, elektrikli otomobil almak isteyen vatandaşları siber dolandırıcılıklara karşı uyarıyor.

    Markaların İsimlerini ve Logolarını Kullanıyorlar

    Siber dolandırıcıların gündemi oldukça iyi bir şekilde takip ederek çok iyi rol oynadıklarını ve otomobil markalarının adlarının ve logolarının kullanıldığı sahte SMS’ler, sosyal medya reklamları, internet siteleri ve e-postalar ile ön sipariş veya kura katılım ödemesi yapmak isteyen masum vatandaşları kandırabildiğini belirten Alev Akkoyunlu, “Bazı basit kurallara uyarak ve sevdiklerinizi bilgilendirerek bu tür dolandırıcılıkların kurbanı olmaktan kurtulabilirsiniz.” ifadelerinde bulunuyor.

    Sahte Otomobil Sitelerinden Doğacak Dolandırıcılıklara Karşı Nasıl Korunursunuz?

    “Kısa mesajlar, sosyal medya reklamları, sahte internet siteleri ve e-postaları kullanan siber dolandırıcıların hepsi sizi ön sipariş, kuraya katılım hakkı, son kalan 10 otomobil gibi yöntemlerle manipüle ederek kandırmaya çalışır.” açıklamasında bulunan Alev Akkoyunlu, her zaman satın alacağınız otomobilin kendi internet sitesini elle girerek işlem yaptığınızdan emin olun uyarısında bulunuyor.

    Bununla birlikte yazım hataları, yanlış yazılmış e-posta adresleri ve alan adları ile şüpheli bağlantılar, saldırıların kurbanı olmanızı engelleyebilir. Bitdefender Antivirüs’ün Türkiye distribütörü Laykon Bilişim’in Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, online ön ödemeli otomobil siparişi gerçekleştirirken dikkat etmeniz gereken diğer noktaları ise şöyle sıralıyor.

    1. Bir SMS, sosyal medya reklamı, internet sitesi ve e-postanın içeriğinde otomobil markasının logolarının olması, her zaman meşru olduğu anlamına gelmez.

    2. Size gönderilen bir dosyanın PDF veya resmi belge gibi görünmesi, o dosyanın gerçekten markadan geldiği göstermez.

    3. Dolandırıcılık e-postası sizden yalnızca iletiyi yanıtlamanızı istese bile kişiyi tanımıyorsanız yanıtlamayın. Teklif gerçek olamayacak kadar iyiyse ve size sunduğu ödül gösterdiğiniz çabadan oldukça büyükse, kesinlikle bir oltalama e-postasıdır.

    4. Birden fazla resmi kaynaktan bilgi sahibi olmaya çalışın ve bilgileri markanın web sitesine girerek kontrol edin.

    5. Bu tür saldırılardan korunmak istiyorsanız, tüm cihazlarınızda sizi kimlik avı dolandırıcılığı ve kötü amaçlı yazılımlardan koruyabilecek bir güvenlik çözümü kullanın.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Oyun Sektörünün Devleri Güçlerini Birleştiriyorhaberi

    Oyun Sektörünün Devleri Güçlerini Birleştiriyorhaberi

    Oyun alanındaki startuplara destek olmak amacıyla güçlerini birleştiren YTÜ Yıldız Teknopark ve Game Factory girişimcilere, kuluçka ve hızlandırma desteklerinin yanı sıra yatırımdan insan kaynaklarına kadar birçok yeni destek programı ve perk paketleri sunmaya hazırlanıyor. 

    Oyun geliştiricilerine yönelik kuluçka merkezi olan ve özellikle Google ile yürüttüğü hızlandırma programlarının yanında girişimcilik ekosistemine yönelik yaptığı ciddi yatırım ve katkılarla bilinen Game Factory ve YTÜ Yıldız Teknopark’ın oyun girişimlerine yönelik hızlandırma programı olan GamesUp, Türk oyun sektörünün uluslararası arenadaki gücünü pekiştirmek için bir araya geliyor. İş birliği ile girişimciler için yeni kuluçka merkezleri, hızlandırma ve eğitim programlarının yanında çeşitli etkinliklerle oyun alanındaki startuplara destekler sunulması planlanıyor. GamesUp ve Game Factory ortaklığı çerçevesinde gerçekleştirilecek olan yeni programlar ve etkinliklerin, Türkiye’nin oyun sektöründeki liderliğini sürdürmesi ve bu sayede oyun girişimcilerine daha fazla destek sunulması hedefleniyor. 

    “Türkiye’deki Yıldızı Parlayan Birçok Girişime Ev Sahipliği Yapıyoruz”

    Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan YTÜ Yıldız Teknopark Genel Müdür Yardımcısı İsa Turgut İnci şunları söyledi; “Oyun sektöründeki girişimlerin inovasyon becerileri global ölçekte artıyor ve yeni trend teknolojiler bu inovasyonu daha da kolaylaştırıyor. Ülkemizde bu değişim trendini yakalayabilen genç girişimcilerin sayısının yüksek olması ise bu tarz iş birliklerinin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Doğru yeteneklerle yola çıkan ve aynı zamanda elindeki yeteneklerini kaybetmeyen startupların başarı hikayeleri yazmaları ve geleceğin unicornları olmaları kaçınılmaz. Kısacası, Türkiye’de yıldızı parlayan birçok girişime ev sahipliği yapıyoruz ve bu bağlamda yeni programlarla girişimcilerimize destek olmaya devam edeceğiz” 

    “Daha Fazla Girişime Destek Vereceğiz”

    Game Factory Kurucu Ortaklarından Murat Kahraman, “Ülkemiz son dönemde oyun sektöründe dünyada önemli bir yer edindi ve şimdi bunu koruyarak daha ileriye götürebilmek için oyun girişimlerimizin eskisinden de fazla desteğe ihtiyacı var. Bu iş birliği kapsamında hem daha fazla girişime destek verebileceğiz hem de desteklerimizin kapsamı ciddi şekilde genişleyecek. Yeni başarı hikayelerinin yazılmasında önemli bir rol oynamayı planlıyoruz” dedi.

    “Türkiye’yi Oyun Sektörünün Merkezi Haline Getireceğiz”

    Game Factory Genel Müdürü Erdal Sarı ise “Türkiye’nin oyun sektöründe öne çıkan iki kurumunun güçlerini birleştirmesi ile girişimlerimize sadece çok geniş bir destek paketi sunmakla kalmayacağız aynı zamanda yeni programlarımız ve planladığımız etkinlikler sayesinde Türkiye’yi dünyada oyun sektörünün merkezi haline getireceğiz” dedi.

    Öte yandan iş birliği hakkında detaylı bilgiye, YTÜ Yıldız Teknopark Startup House ve Game Factory web sitelerinden ulaşılabilmektedir

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Kobi'lerin En Çok Karşılaştığı 5 Siber Güvenlik Açığıhaberi

    Kobi'lerin En Çok Karşılaştığı 5 Siber Güvenlik Açığıhaberi

    Küçük ve orta büyüklükteki işletmeler, siber saldırılar söz konusu olduğunda güvenlik konusundaki yetersizlikleri nedeniyle siber suçlular tarafından en sık hedef alınan kuruluşlar arasında yer alıyor.

    Büyük zarara mal olan bu siber saldırılar ve fidye yazılımları, dijital tehditlerin en agresif ve yaygın kullanılan biçimlerinden. Siber koruma alanında küresel bir lider olan Acronis, işletmesini bu saldırılara karşı korumak isteyen KOBİ’ler için en yaygın 5 güvenlik açığını ve bunlardan kaçınmanın yollarını sıralıyor.  

    Küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin saldırılara karşı kendilerini donatacak kaynaklarının olmaması, karşılaştıkları ihlal riskini artırıyor. Birçok KOBİ, iki faktörlü kimlik doğrulamasından ve bulut hizmetlerinden vazgeçerek saldırganların altyapıya sızmasını kolaylaştırıyor ve siber saldırıların kurbanı oluyor. Siber koruma alanında küresel bir lider olan Acronis, kobilerin karşılaştığı en önemli 5 güvenlik açığını sıralıyor. 

    1. Siber güvenlik farkındalığının eksikliği: Ölçeği ne olursa olsun her kuruluşta karşılaşılan en büyük güvenlik açıklarından biri farkındalık eksikliği. Siber saldırganlar, işletmeleri hedef almak için giderek daha tehlikeli ve fark edilmeyen yöntemler kullandığı için basit güvenlik önlemleri almak yeterli olmuyor. Sosyal mühendislik, yanlış bilgilendirme, oltalama saldırıları, dolandırıcılık aramaları ve sahte web siteleri saldırganların kullanabileceği yöntemlerden sadece birkaçı. Başarılı siber saldırıların %90’ından fazlası sosyal mühendislik yoluyla yapılan bir hata veya ihlalden kaynaklanıyor. Bu durum çalışanların doğru ve sık eğitimi ve bilgilendirilmesiyle kolayca azaltılabiliyor.

    2. Zayıf siber güvenlik politikaları: KOBİ’lerin karşılaştığı en önemli güvenlik açıklarından biri zayıf ve tahmin edilmesi kolay şifreler olarak karşımıza çıkıyor. Gelişmiş bir bilgisayarın büyük ve küçük harfler, rakamlar ve semboller içeren sekiz karakterli bir şifreyi kırması yaklaşık bir saat sürüyor. Bilgisayarlar bu tür kombinasyonları anında tahmin edebileceğinden, kısa ya da sadece rakam ve harflerden oluşan parolalar daha da az güvenilir bulunuyor.

    3. Modası geçmiş yazılımlar: KOBİ’ler sıklıkla eski yazılımlarla çalışarak güvenliklerinde açıklar yaratıyor ve saldırganları bilinen güvenlik açıklarını hedef almaya davet ediyor. Yazılımı düzenli olarak güncellemek, işletmeyi veya kuruluşu güvende tutmanın en iyi yollarından biri. Güncel olmayan uygulamalar, yazılımı ve donanımı en son saldırılara karşı koruyacak güvenlik güncellemelerinin eksikliği nedeniyle iyi bilinen açıklara karşı savunmasızdır. Bu güncellemeleri düzenli olarak almak ve altyapıyı taze tutmak için yazılım içeren tüm sistemler internete bağlı tutulmalıdır.

    4. Fiziksel güvenlik politikalarının eksikliği: KOBİ’lerdeki bir diğer yaygın güvenlik açığı fiziksel güvenlik politikalarının eksikliğidir. Örneğin Wi-Fi ağları, zayıf ve kolay keşfedilen şifreler nedeniyle saldırganlar tarafından sıklıkla erişilebilir durumdadır. Kilitli olmayan bilgisayarlar da şirketi tehlikelere açık hale getirir çünkü ofise giren herkes değerli ve gizli bilgilere kolaylıkla erişebilir.

    5. Güvenli bulut hizmetlerinin eksikliği: En önemli güvenlik açıklarından biri de güvenli bulut hizmetlerinin olmamasıdır. Birçok KOBİ, şifreleri tekrar tekrar kullanarak ve iki faktörlü kimlik doğrulamasından vazgeçerek bulut hizmetlerini güvence altına almıyor. Bu durum saldırganların altyapıya sızmasını kolaylaştırıyor. Birden fazla çalışan için tek bir hesap kullanmak bile bir saldırganın kimlik bilgilerini elde etmesi ve bulutta depolanan verilere erişmesi için bir fırsat yaratıyor. Sosyal medya hesapları da saldırganların, çalışanların kişisel bilgilerini istismar etmesine ve sosyal mühendislik teknikleriyle saldırmasına olanak sağlayabiliyor.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Microsoft Windows'taki sıfır gün açığı Nokoyawa fidye yazılımı saldırılarında kullanıldıhaberi

    Microsoft Windows'taki sıfır gün açığı Nokoyawa fidye yazılımı saldırılarında kullanıldıhaberi

    Kaspersky uzmanları, Şubat ayında Microsoft Ortak Günlük Dosyası Sistemi’ndeki (Microsoft Common Log File System – CLFS) sıfır gün açığını kullanan bir saldırı tekniği keşfetti. Bir siber suç grubu, Windows 11 de dahil olmak üzere Windows işletim sisteminin farklı sürümleri ve yapıları için geliştirilen bir açığı kullanarak Nokoyawa fidye yazılımını dağıtmaya çalıştı. Microsoft bu güvenlik açığına CVE-2023-28252 adını verdi ve 11 Nisan yamasının bir parçası oldu. Söz konusu tehdit aktörü, Orta Doğu ve Kuzey Amerika’da ve daha önce Asya bölgelerinde farklı küçük ve orta ölçekli işletmelere yönelik saldırılarda benzer ayrıcalık yükseltme istismarlarını uygulamaya çalışmıştı.

    Kaspersky tarafından keşfedilen açıkların çoğu gelişmiş tehdit grupları (APT’ler) tarafından kullanılırken, yeni açığın fidye yazılımı saldırıları gerçekleştiren sofistike bir grup tarafından siber suç amacıyla kullanıldığı ortaya çıktı. Bu grup, birbirine yakın olsa da her biri benzersiz Ortak Günlük Dosya Sistemi (CLFS) açıklarını kullanmasıyla dikkat çekiyor. Kaspersky bu türden en az beş farklı açıkla karşılaştı. Bunlar perakende, toptan satış, enerji, üretim, sağlık, yazılım geliştirme ve diğer sektörlere yönelik saldırılarda kullanıldı.

    Microsoft, keşfedilen sıfır gün açığına CVE-2023-28252 kodunu atadı. Bu, bu alt sistem tarafından kullanılan dosya formatının manipüle edilmesiyle tetiklenen Ortak Günlük Dosya Sistemi ayrıcalık yükseltme güvenlik açığına karşılık geliyor. Kaspersky araştırmacıları, Orta Doğu ve Kuzey Amerika bölgelerindeki farklı küçük ve orta ölçekli işletmelere ait Microsoft Windows sunucularında benzer ayrıcalık yükseltme açıklarını çalıştırmaya yönelik bir dizi girişimle ilgili ek kontroller sırasında, bu açığı Şubat ayında ortaya çıkardı.

    CVE-2023-28252 ilk olarak Kaspersky tarafından siber suçluların Nokoyawa fidye yazılımının yeni bir sürümünü dağıtmaya çalıştıkları bir saldırıda tespit edildi. Normalde bu fidye yazılımının eski varyantları JSWorm fidye yazılımının sadece yeniden markalanmış hallerinden oluşuyordu. Ancak yukarıda bahsedilen saldırıda Nokoyawa varyantı kod tabanı açısından JSWorm’dan oldukça farklıydı.  

    Saldırganlar CVE-2023-28252 güvenlik açığını kullanıyor

    Saldırıda kullanılan açık, Windows 11 dahil olmak üzere Windows işletim sisteminin farklı sürümlerinde ve yapılarında yer alıyor. Saldırganlar, ayrıcalıkları yükseltmek ve Güvenlik Hesabı Yöneticisi (SAM) veri tabanından kimlik bilgilerini çalmak için CVE-2023-28252 güvenlik açığını kullandılar.

    Kaspersky Global Araştırma ve Analiz Ekibi (GReAT) Baş Güvenlik Araştırmacısı Boris Larin, şunları söylüyor: “Siber suç grupları saldırılarında sıfırıncı gün açıklarını kullanarak giderek daha sofistike hale geliyor. Önceleri bu Gelişmiş Kalıcı Tehdit aktörlerinin (APT’ler) kullandığı araçlardı. Ancak artık siber suçlular sıfırıncı gün açıklarını elde edecek ve bunları saldırılarda rutin olarak kullanacak kaynaklara sahipler. Ayrıca onlara yardım etmeye ve üzerinde istismar geliştirmeye istekli geliştirici ekipleri de mevcut. İşletmelerin Microsoft’un yayınladığı yamayı mümkün olan en kısa sürede indirmeleri ve EDR çözümleri gibi diğer koruma yöntemlerini kullanmaları büyük önem taşıyor.”

    Kaspersky ürünleri, yukarıdaki güvenlik açığının ve ilgili kötü amaçlı yazılımların istismarını tespit edebiliyor ve bunlara karşı koruma sağlıyor.  

    Securelist’te bu yeni sıfır gün hakkında daha fazla bilgi edinebilirsiniz. Ayrıntılar Nisan Salı Yaması günü geçtikten dokuz gün sonra paylaşılacak. Böylece şirketlerin sistemlerini yamalamaları için yeterli zamanları olacak.

    Kaspersky uzmanları, kuruluşunuzu yukarıda bahsedilen güvenlik açığını kullanan saldırılardan korumak için şunları öneriyor: 

    • Microsoft Windows işletim sistemini mümkün olan en kısa sürede güncelleyin ve bunu düzenli olarak yapın 
    • İstismar önleyebilen, kötü niyetli davranış algılayabilen ve kötü amaçlı eylemleri geri alabilen bir düzeltme motoru ile desteklenen Kaspersky Endpoint Security for Business gibi güvenilir bir uç nokta güvenlik çözümü kullanın 
    • Tehdit keşfi ve tespiti, soruşturma ve olayların zamanında düzeltilmesi için yetenekler sağlayan anti-APT ve EDR çözümleri kurun. SOC ekibinize en son tehdit istihbaratına erişim sağlayın ve onları düzenli olarak profesyonel eğitimlerle geliştirin. Yukarıdakilerin tümü Kaspersky Expert Security çerçevesinde mevcuttur. 
    • Uygun uç nokta korumasının yanı sıra, özel hizmetler yüksek profilli saldırılara karşı yardımcı olabilir. Kaspersky Managed Detection and Response hizmeti, saldırganlar hedeflerine ulaşmadan önce saldırıların erken aşamalarında tespit edilmesine ve durdurulmasına yardımcı olur.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Tüketici Ramazan'da Video İzleyip, Influencer Takip Ederek E-Ticaretten Siparişini Veriyorhaberi

    Tüketici Ramazan'da Video İzleyip, Influencer Takip Ederek E-Ticaretten Siparişini Veriyorhaberi

     İçinde bulunduğumuz Ramazan ayı boyunca iftar ve sahur saatleri başta olmak üzere tüketiciler interneti daha çok kullanıyor, e-ticaretten daha fazla alışveriş yapıyor. Sepetlerin yıldızı gıda olurken, Ramazan Bayramı için kıyafet ve seyahat seçenekleri de listelerin üst sıralarında bulunuyor. Digital Exhchange’in marketing ekibi “Alışverişin arttığı dönemde rüzgarı yakalayan markalar bunu yıl boyu doğru kampanyalarla sürdürerek büyük kazanım sağlar” ifadesini kullanırken, Digital Exchange’in CEO’su Emrah Pamuk ise “Ramazan bereketiyle gelir. Bu bilinçle hareket eden markalar ne kadar çok video, Influencer ve nöropazarlama yaparsa yıl boyu rakipleriyle arasını o kadar açarlar” dedi.

     

    Türkiye’de alışverişin odağı haline gelen e-ticaret siteleri Ramazan ayı ve Ramazan Bayramı için en yoğun şekilde tercih edilen mecraları da oluşturuyor. Ticaret Bakanlığı’nın verilerine göre ülkemizdeki e-ticaret sitelerinin sayısı 35 bini bulurken, 2022 yılının ilk 6 ayındaki harcama tutarı ise bir önceki yıla göre yüzde 116’lık rekor artışla 348 milyar TL olarak gerçekleşti. Cironun büyüklüğü e-ticaret sitelerinin marketing faaliyetlerine de yansıdı. Yapılan dijital alışveriş için tercih edilen marketing mecraları da sosyal medya başta olmak üzere dijital mecralar olurken, e-ticaret sitelerinin ve markaların yaptıkları kampanyaların bütçelerinde, kampanya sayısında ise artışlar gözleniyor. Günümüzde bir Influencer aracılığıyla bir ürünü ve e-ticaret sitesine özellikle Ramazan gibi alışverişin yoğun olduğu dönemlerde tanıtmak daha önemli hale geliyor. 

    Video İzleme Alışkanlığımız Artıyor

    Digital Exchange’in uzman marketing ekibi, markalara yaklaşan Ramazan Bayramı nedeniyle bir dizi pazarlama önerisinde bulundu. Ramazan döneminde e-ticaret sitelerini ele alan araştırmaya göre bayramı da düşünen tüketicilerin yüzde 66’sı e-ticaret sitesinden alışveriş öncesinde ürünle ilgili video izlemeyi tercih ediyor. “Alışverişin arttığı dönemde rüzgarı yakalayan markalar, bunu yıl boyu doğru kampanyalarla sürdürerek büyük kazanım sağlar” diyen Digital Exchange’in marketing ekibi, video marketingin 2023’ün trendleri arasında bulunduğunu ifade eden belirterek şunları söyledi:

    “Ülkemizde 18-70 yaş arası tüketiciler vaktinin 8 saatinden fazlasını internette geçiriyor. Öte yandan bu kitlenin alışveriş sepet ortalaması ise 2022’nin ilk yarısına ait verilere göre 4.900 TL’ye ulaştı. Rakamın 2023’te daha da arttığı tahmin ediliyor. Bu nedenle de e-ticaret siteleri arasında Ramazan gibi özel dönemlerde bir alışveriş yarışı başlıyor. Çünkü bir ay boyunca kurulan iftar ve sahur sofralarına ek olarak bayram dönemi de düşünülüyor. Bu kapsamda ürünlerin tanıtımı için kullanılan yöntemlerin başında video marketing geliyor. Video marketing yaparken şu unsurlara dikkat edilmesi gerekir:

    -Ele alınacak ürünlerin profesyonel ekipler tarafından kaliteli çekimlerinin yapılması ve kurgulanması.

    -Videoda mutlaka bir hikaye/senaryo kullanılması ve buna uygun hareket edilmesi.

    -Hedef kitlenin üründen beklentilerinin ortaya konulası ve vurgulanması.

    -Yayın mecralarının ürün ve hedef kitle araştırması yapılarak belirlenmesi, bunun için bir data’nın oluşturulması.”

    Influencer İletişimi Artırılmalı

    Ramazan döneminde e ticaret sitelerinde ilk sırayı gıdanın aldığını belirten Digital Exchange marketing ekibi, “Gıdayı sırayla tekstil, şekerleme, yemek siparişi, hayırseverlik, güzellik, dini ürünler ve seyahat kategorileri takip ediyor. Markaların Ramazan döneminde gıda ve yiyecek kategorisine ağırlık vermesi doğal. Burada Influencer iletişiminin kullanılması gerekir. Influencer yaptığı Ramazan ve bayram alışveriş kalemlerini tek tek takipçilerine anlatma yolunu seçerek e-ticaret sitesi ve ilgili markanın hedef kitle ile buluşmasını sağlayacaktır. Öte yandan görüldüğü üzere birbiriyle etkileşim halinde olan ürünler söz konusu. Gıda ile şekerleme, seyahat ile tekstil gibi. Marketing yöntemleri arasında nöropazarlamanın da kullanılması markalara avantaj sağlayacaktır. Influencer iletişimi sırasında nöropazarlama yaparak sunumu gerçekleşen bir gıda ürününün yanında en iyi gidecek tatlının da kullanılması ya da bir seyahat/tatil pazarlaması yaparken buna uygun kıyafetin de nöropazarlamanın konusu olması markalara avantaj sağlayacaktır” denildi.

    Sahurda Kozmetik ile Ev Eşyası Pazarlanıyor

    Özellikle iftar ve sahur dönemine özel menülere ilişkin pazarlamanın markalara avantaj sağladığını belirten Digital Exchange ekibi şu değerlendirmede bulundu:

    “Ramazan ayında iftar ve sahur saatlerine yönelik özel menüler, gıda ve içecek sektöründe satışların artmasına neden oluyor. Online alışverişlerde kolaylıkla ulaşılabilen gıda ve içecek ürünleri bu dönemde yoğun talep görüyor. Giyim ve Moda kategorisinde ise Ramazan ve sonrasında gerçekleşen bayram dönemi nedeniyle bu sektörde yükselişe geçiyor. Özellikle bayramlık alışverişler için kullanıcılar online platformları tercih ediyor. Evde geçirilen zaman arttığı için ev dekorasyonu kategorisi de Ramazan ve bayram sezonu için marketing’i yapılması gereken bölümler arasında bulunuyor. Aynı zamanda Kozmetik ve Kişisel Bakım, Hediye ve Kişisel Ürünler ile Seyahat kategorileri de bayram nedeniyle en çok tercih edilenler arasında bulunuyor. Markalar sadece Ramazan’ı değil bayram ve sonrasını da düşünerek e-ticaret sitesine uygun şekilde sosyal medya mecralarında marketinge ağırlık vermeli.”

    Ramazan sürecinde reklamlar nedeniyle alışveriş yapanlarını oranının yüzde 70 olduğunu belirten Digital Exchange’in CEO’su Emrah Pamuk, “Araştırmalara göre alışveriş yapanların yüzde 58’i, Ramazan içerikleri gördükten sonra markaya daha bağlı hissettiğini söyledi. Bu da bize Ramazan’da marketing yapan bir markanın ciro ve itibar açısından önemli kazanımlar sağladığını gösteriyor” diye konuştu. 

    Reklam İzleme Oranları Yükseliyor 

    Bu dönemde internette geçirilen sürenin de arttığını ve günlük 8 saat ortalamasını aştığını anlatan Pamuk, “Özellikle sahur saatlerinde internet kullanımı, video ve reklam izleme oranları artıyor. Sahurda hazır yemek sipariş sayısı kısıtlı olsa da iftar saatini düşünerek market alışverişi başta olmak üzere gıda, tatlı ve hayırseverlik kategorisinde yardım kolilerini ön plana çıkaran video, Influencer ya da sosyal medya marketing faaliyetleri başarıya ulaştırıyor” dedi.  E-posta ve SMS yolu ile kişileştirilmiş reklam stratejisini uygulayan markaların da Ramazan ve bayram dönemlerinden kazançlı çıktığını ifade eden Pamuk, “Araştırmalara göre kişiselleştirmiş reklamlardan alışveriş yapanların oranı yüzde 64. Tüketicilerin 3’te 2’si ise bu alışverişlerden keyif alıyor. Markalar bilmeli ki tüketiciler iftar ve sahur arasında internete girmekten, sosyal medyada bulunmaktan, reklamları izlemekten, kendileri ya da ihtiyaç sahipleri için alışveriş yapmaktan, Ramazan Bayramı ve sonrasını planlamaktan, evlerine eşya almaktan hoşlanıyor. Eğer profesyonel ekiplerle birlikte marketing çalışmalarına hız verirlerse, tüm ekonomi ile birlikte önemli faydalar sağlayacaklardır. Ramazan bereketiyle gelir. Bu bilinçle hareket eden markalar ne kadar çok video, Influencer ve nöropazarlama yaparsa yıl boyu rakipleriyle arasını o kadar açarlar” şeklinde konuştu. 

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • GeForce RTX 4070, 14.999 TL'den Başlayan Fiyatlarla Piyasaya Sürülüyorhaberi

    GeForce RTX 4070, 14.999 TL'den Başlayan Fiyatlarla Piyasaya Sürülüyorhaberi

    NVIDIA, yeni GeForce RTX 4070 GPU’sunu 14.999 TL’den başlayan fiyatlarla piyasaya sürüyor. NVIDIA yeni nesil GeForce RTX 40 serisi GPU’larla son teknoloji Ada Lovelace mimarisi ve DLSS 3 teknolojisini daha iyi bir deneyim için oyuncuların erişimine sunuyor.

    Buna ek olarak oyuncular sınırlı bir süre için kampanya dahilinde olan bir GeForce RTX 40 Serisi ekran kartı veya bu karta sahip  masaüstü bilgisayar satın aldığında Overwatch 2 Ultimate Battle Pass Paketi’ne de sahip olabilecek.

    NVIDIA bugün ayrıca RTX Remix runtime’ı açık kaynak olarak kullandığını da duyurdu. NVIDIA Reflex desteği alan oyunlar listesi de her geçen gün büyüyor. Bu listeye en son eklenen oyun ise Counter – Strike 2 oldu.

    13 Nisan itibariyle NVIDIA, NVIDIA Ada Lovelace Mimarisi ve devrim niteliğindeki DLSS 3 teknolojisine sahip GeForce RTX 4070 GPU’sunu Türkiye’de 14.999 TL’den başlayan fiyatlarla oyuncuların erişimine sunuyor. GeForce RTX 4070 GPU’suyla oyuncular en yeni oyunları 1440p çözünürlükte maksimum ayarlarla oynayabilirken, RTX hızlandırma ve yapay zeka araçları ile daha hızlı içerik akışları oluşturabilecek.

    GeForce RTX 4070, NVIDIA DLSS 3, NVIDIA Reflex, NVIDIA Game Ready Sürücüsü, RTX Video Super Resolution ve daha da fazlası dahil olmak üzere NVIDIA RTX platformunun sunduğu teknojilerden yararlanıyor. DLSS 3 teknolojisine sahip GeForce RTX 4070’in, DLSS 2 teknolojisine sahip önceki nesil RTX 3070 Ti’ya kıyasla 1,7 kat daha hızlı olmasıyla dikkatleri üzerine çekiyor. Ayrıca geleneksel oyunlarda ortalama %20 daha hızlı olan GeForce RTX 4070 ortalama oyun gücü tüketimini %23 azaltıyor.

    GeForce RTX 4070 ekran kartları, 13 Nisan’da NVIDIA’nın şirket içi Founders Edition tasarımıyla seçkin perakendecilerin yanı sıra stok saatli ve fabrika hız aşırtmalı modelleri de dahil olmak üzere özel panolarda, ASUS, Colorful, Gainward, GALAX, GIGABYTE, INNO3D, KFA2, MSI, Palit, PNY ve ZOTAC gibi üst düzey kart sağlayıcılarından temin edilebilecek. GeForce RTX 4070 ekran kartları, dünya çapındaki en iyi sistem üreticilerinin masaüstü modellerinde de mevcut olacak.

    Oyuncular GeForce RTX Satın Alarak Overwatch 2 Ultimate Battle Pass’a Sahip Olabiliyor

    NVIDIA’nın GeForce RTX 4090, 4080, 4070 Ti ve yeni duyurulan 4070 grafik kartlarını ve bu kartlara sahip masaüstü bilgisayarları 8 Mayıs 2023’e kadar satın alan oyuncular, Overwatch 2 Ultimate Battle Pass ve ek olarak 40 dolar değerinde 1.000 Overwatch 2 Coine sahip olabilecek.

    Overwatch 2 Ultimate Battle Pass Paketinin içerikleri:

    • 4. Sezon Premium Savaş Bileti
      1. 2.000 adet Overwatch 2 Coinleri 
      2. 20 Seviye Atlama
      3. Infinite Guard: 76 Efsanevi Kostümü
      4. Infinite Ace D.Va Destansı Kostümü
      5. Infinite Airwings Silah Tılsımı
    • 1.000 adet Ek Overwatch 2 Coini

    NVIDIA RTX Remix Runtime Açık Kaynak Erişimi

    NVIDIA’nın DirectX 8 ve 9 destekli klasik oyunlara ışın izleme, NVIDIA DLSS ve yapay zeka ile geliştirilmiş dokular gibi RTX teknolojisi özellikleriyle yeniden düzenlemeye yönelik yenilikçi, yeni mod oluşturma platformu RTX Remix’in önemli bir bileşeni açık kaynaklı olarak bugün kullanıma sunuldu.

    NVIDIA Studio uygulama paketinin bir parçası olan RTX Remix, mod geliştiricilerin klasik bilgisayar oyunlarını yeniden düzenlemesini sağlamak için birlikte çalışan RTX Remix içerik oluşturucu araç seti ve özel bir RTX Remix runtime gibi iki temel bileşenden oluşuyor.

    NVIDIA Omniverse üzerinde oluşturulan ve RTX Destekli Portal’ı geliştirmek için kullanılan RTX Remix oluşturucu araç seti, mod geliştiricilerin yeniden düzenlenmiş sahnelerinde yeni varlıklar ve ışıklar atamasına ve herhangi bir varlığın görünümünü yeniden oluşturmak için yapay zeka araçlarını kullanmasına olanak tanıyor. RTX Remix yaratıcı araç seti erken erişim ile yakında kullanıma sunulacak.

    RTX Remix runtime bir oyun sahnesi yakalayarak ışın izleme, DLSS 3 ve Reflex gibi RTX teknolojisini oyuna entegre ederken oynatma sırasındaki varlıkların yerini alıyor. Zaten mod geliştiricileri, sayısız klasik oyunda deneysel ışın izli sahneler oluşturmak için RTX destekli Portal örneği üzerinden RTX Remix runtime’ını kullanıyor.

    RTX Remix runtime’ı bugün GitHub’da izin verilen bir MIT lisansı ile kullanılabiliyor. Açık kaynaklı bir RTX Remix runtime’ı sağlamak, mod geliştiricilerin Remix uyumluluğunu daha da klasik PC oyunlarına genişletmelerine ve RTX Remix oluşturucu araç seti piyasaya sürüldüğünde yapılabilecek mod türlerini genişletmeye yardımcı olacak.

    Counter-Strike 2 Reflex Desteği Alıyor! En İyi 10 Rekabetçi Nişancı Oyununun 9’unun Artık Reflex Desteği Var!

    Merakla beklenen Counter-Strike 2, NVIDIA Reflex desteğine sahip olacak.

    Counter – Strike 2Counter-Strike: Global Offensive’i Source 2 motoruna yükselten grafiksel ve teknolojik bir güncelleme olarak piyasaya sürülecek. Oyunun en son sürümü, daha iyi doğruluk ve yanıt verebilirlik oranlarını sağlamak için daha yeni grafik API’lerinden yararlanıyor. NVIDIA, NVIDIA Reflex’in eklenmesiyle gecikmenin minimum seviyelerde olmasını sağlamak için Valve ile işbirliği yapıyor.

    NVIDIA Reflex, en popüler ilk 6 oyunun tamamı da dahil olmak üzere en iyi on rekabetçi nişancı oyununun dokuzunda bulunacak. Reflex destekli nişancı oyunları ise Apex Legends, Call of Duty: Warzone 2, Destiny 2, Escape from Tarkov, Fortnite, Overwatch 2, Rainbow Six Siege ve Valorant olarak karşımıza çıkıyor.

    Sackboy: A Big Adventure da bu ay Reflex güncellemesi alan oyunlar arasında yer alıyor.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Yürüdükçe ödül kazandıran 'Yürü be İstanbul' projesihaberi

    Yürüdükçe ödül kazandıran 'Yürü be İstanbul' projesihaberi

    Teknoloji devi Samsung, İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki Spor İstanbul, İstanbulluları yürüyüş yapmaya teşvik edecek bir yarışmayı hayata geçirdi. 16 Nisan’a kadar sürecek ‘Yürü be İstanbul’ yarışması kapsamında, en çok yürüyüş yapan katılımcılar Samsung’dan hediye çeki ve indirim kuponu kazanacak.

    Samsung ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki Spor İstanbul tarafından hayata geçirilen ve 16 Nisan tarihine kadar devam edecek ‘Yürü be İstanbul’ yarışması iş birliği, İstanbullulara yürüdükçe ödül kazandırıyor.

    İstanbulluları yürüyüş yapmaya teşvik eden proje kapsamında, ‘Yürü Be İstanbul’ uygulamasını cep telefonlarına indiren kullanıcılar, günün 4 farklı saat diliminde yarışma şansı buluyor, diledikleri saatte yürüyüp ödül kazanma şanslarını arttırıyorlar.

    İlk 10’a giren toplam 40 kişi hediye çeki ve indirim kuponu kazanacak

    Yarışma kapsamında, her saat diliminden ilk 10’a giren toplam 40 kişi Samsung’dan hediye çeki ve indirim kuponu kazanıyor. Kullanıcıların, yarışmaya katılım sağlamaları için ‘Galaxy Yürüyüşü’ adıyla belirtilen göreve katılmaları gerekiyor. Ardından kullanıcılar, günün farklı saat dilimlerinde attıkları adım sayıları ile 4 farklı saat diliminde liderlik tablosunda sıralamalarını görebiliyorlar. 16 Nisan (23:59) gün sonuna kadar, her bir liderlik tablosunda en çok adım atan ilk 5 kullanıcı hediye çeki, sonraki 5 kullanıcı ise indirim çeki kazanma hakkında sahip oluyor. 

    Kullanıcılar, ‘Yürü be İstanbul’ mobil uygulamasını Google Play veya App Store’dan indirebiliyor.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • HUAWEI'nin amiral gemisi kulaklığı FreeBuds 5 Huawei Online Mağazası'nda ön satıştahaberi

    HUAWEI'nin amiral gemisi kulaklığı FreeBuds 5 Huawei Online Mağazası'nda ön satıştahaberi

    Huawei, yepyeni amiral gemisi HUAWEI FreeBuds 5 open-fit TWS kulaklıkları Türkiye’de ön satışa sunuldu. FreeBuds 5’in kusursuz kıvrımları, yüksek çözünürlüklü sesi, uzun pil ömrü ve akıllı ses bağlantısı, onu özellikle modaya uygun ve zahmetsizce kullanılabilir ürünler isteyen genç dinleyiciler için mükemmel bir arkadaş haline getiriyor.

    HUAWEI FreeBuds 5, konforu ve estetik çekiciliği en üst düzeye çıkaran aerodinamik bir tasarıma sahip. Kulaklıkların fütüristik damlacık şeklindeki tasarımı, on binlerce ergonomik simülasyonun ve yüzlerce optimizasyonun sonucu olarak çift C kıvrımlarının kulakların dış hatlarına uymasını sağlıyor. Damlacık şeklindeki tasarım, kulaklıklar ile kulaklar arasında daha geniş bir temas alanı sağlayarak gerginliği azaltarak nefes alabilen bir kullanım deneyimi sunuyor. Yay şeklindeki gövde, bir kulaklığa dokunulduğunda basıncın eşit olarak dağıtılmasını sağlıyor, böylece etkileşimler çevik ve zahmetsiz oluyor.

    Uçtan uca Yüksek çözünürlüklü Ses

    Kulaklıkları kulaklık yapan şey hoparlörlerdir ve HUAWEI FreeBuds 5, düşük tonların sizi uçurmasını sağlamak için bas turbo teknolojisi ile donatılmış ultra mıknatıslı dinamik bir sürücüye sahip olarak bu alanda da etkileyicidir. 16 Hz’e kadar düşen bas tonları üretir. Çift devreli mıknatıslar sayesinde frekans tepkisi önceki nesil ürüne göre %50 daha yüksektir. Üçlü uyarlanabilir EQ, kulak kanalı şekli, kullanım durumu ve ses seviyesinden kaynaklanan farklılıkları ortadan kaldırmak ve sürekli olarak mükemmel ses kalitesi sağlamak için ses kalitesini 100 Hz’den 2000 Hz’e kadar gerçek zamanlı olarak optimize eder.

    FreeBuds 5, L2HC ve LDAC kodeklerini destekler ve hem HWA hem de Hi-Res Audio Wireless tarafından onaylanmıştır. Kulaklıklardaki ses aktarım hızı 990 kbps’ye kadar çıkmaktadır ve saf yüksek kaliteli ses için 96 kHz/24 bit HD ses desteklenmektedir.

    Gelişmiş Konfor için Open-Fit ANC

    HUAWEI FreeBuds 5, kulak şekline ve kullanım durumuna göre uyarlanabilen üç mikrofonlu hibrit gürültü engellemeyi destekler. Akıllı dinamik ANC ile kulaklıklar ortam gürültüsünü tanımlayabilir ve gürültü engelleme modunu gerçek zamanlı olarak ayarlayabilir.

    Kulaklıkların üç mikrofonlu dizilimi, aramalar sırasında gürültüyü engellemek için derin nötr ağ (DNN) algoritmasıyla birlikte çalışır, böylece metroya bindiğinizde, hareketli bir kafede oturduğunuzda veya kalabalık bir caddede yürürken yüksek sesle ve net bir şekilde duyulursunuz.

    FreeBuds 5, kişiselleştirilmiş açılır pencere, ses hizmeti widget’ları, ses bağlantı merkezi ve EMUI13 ve AI Life uygulaması tarafından desteklenen bir dizi sorunsuz, akıllı etkileşim ile birlikte gelir.

    Gelişmiş Pil Ömrü ve Hızlı Şarj

    Kulaklıklar tam şarjla 30 saat gibi şaşırtıcı bir süre kullanılabiliyor ve 5 dakikalık hızlı bir şarj, önceki nesle göre %200 daha hızlı bir şarj oranıyla 2 saate kadar dinlemeyi destekleyebiliyor.

    Cihazınızla Uyumlu

    HUAWEI FreeBuds 5, herhangi bir iOS veya Android akıllı telefona bağlanabilir. Kolay eşleştirme mekanizması, kullanıcıların hangi sistemi desteklediğine bakılmaksızın Bluetooth kullanan herhangi bir cihazda Huawei kulaklıkların mükemmel ses kalitesini deneyimlemelerine olanak tanır. Huawei’nin yenilikçi teknolojisi, her zaman, her yerde ve her cihazda en rahat dinleme deneyimlerini sağlar.

    HUAWEI FreeBuds 5, Seramik Beyazı ve Buz Grisi renk seçenekleriyle, HUAWEI Online Mağazasında 2999 TL üzerinden ön siparişe açıldı. Ön sipariş süresi boyunca vade farksız 3 taksit fırsatı, 300 TL sepet indirimi ve akıllı telefon, akıllı saat, tablet ve dizüstü bilgisayar kategorilerindeki seçili ürünlerle birlikte alımda 300 TL ekstra indirim fırsatıyla kullanıcılarıyla buluşuyor.   

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Acil durumlar için telefonun şarjı nasıl hep dolu kalır?haberi

    Acil durumlar için telefonun şarjı nasıl hep dolu kalır?haberi

    Akıllı telefonlar; sadece günlük hayat akışında değil, acil durumlarda da hayat kurtaran fonksiyonlara sahipler. Ancak sınırlı pil gücüne sahip bu cihazların afet ve kaza anlarında, özellikle geceleri full şarj halinde olması mümkün mü? “Telefon gece boyu şarjda kalırsa pile zarar verir”, “Şarj sürekli %100 olursa ömrü kısalır” endişesi, Mcdodo’nun power off teknolojisiyle tarihe karışıyor 

    Hızlı şarj uzmanı Mcdodo, ürün portföyüne mobil hayatı kolaylaştıran ve iletişimi sürdürülebilir kılan ürünler eklemeye devam ederken, her geçen gün artan kesintisiz ve uzun süreli şarj beklentisine de inovatif çözümler sunuyor.  Özellikle MagSafe şarj cihazlarıyla; hafif, taşınabilir ve hızlı şarjla ilgili tüm beklentileri karşılayan markanın patentli teknolojisi olan “power off” yani “full dolum halinde enerjiyi kapatan” kabloları, özellikle telefonu gece şarjda bırakma konusundaki kalan tartışmalara da bir son veriyor. 

    Acil durumlarda şarj problemi yaşamayın

    Akıllı telefonların artık sadece günlük iletişim aracı olmadığını, afet ve acil durumlar için hayatta kalma fonksiyonu taşıdığına da dikkat çeken Mcdodo Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Uçurum, telefonların bu fonksiyonu yerine getirmesi için en kritik konunun şarjının sürekli belli bir seviyede kalması gerektiğini söyleyerek, “Bunun için de gündüz MagSafe teknolojili ve sürekli yanınızda taşıyabileceğiniz hafiflikte powerbank’ler ve şarj cihazları kullanabilir, geceleri ise telefonu mutlaka şarjda tutarak acil durumda şarj problemi yaşamanın önüne geçebilirsiniz” diyor. 

    “Şarjda bırakırsam zarar veririm” devri bitti!

    Artık telefon pillerinin şarj dolumu tamamlandığında enerjiyi otomatik kesebildiği günümüzde bile, telefonu şarjda bırakmanın pile zarar vereceğiyle ilgili hurafeler olduğuna dikkat çeken Uçurum sözlerine şöyle devam ediyor: “Tüm bu yeni teknolojilere rağmen, yine de telefonu şarjda bırakınca içi rahat etmeyenler için ya da telefon teknolojisi eski olanlar için, patenti Mcdodo’ya ait olan “power off” yani “şarj tamamlanınca enerjiyi otomatik kesen” kablolar, en güncel çözüm diyebilirim. Bu kablolar sayesinde; kullanıcılar hem gece uyurken telefonlarını gönül rahatlığıyla şarj halinde bırakabilir, hem de acil bir durum halinde full şarj ile telefonun tüm fonksiyonlarından faydalanabilirler. Akıllı kapatma ve iki renkli aydınlatma kontrolüne sahip Type-C ve Lightning bu kablolar, 140W’a kadar hızlı şarj imkanı sunarken, farklı cihazların hızlı şarjını destekliyor ki bu da acil durumlar için en kritik konulardan biridir.”

    Mcdodo’dan “Acil Durum Şarj Kiti”

    Mcdodo’nun en hızlı sürede dolan ve daha uzun süreler dayanan mobil cihaz şarjları için tasarlanan ürünleri, afet ve acil durumlar için tasarlanan şarj kitinde bir araya geldi. Markanın en çok tercih edilen ürünlerinden olan 36W Type-C ve USB Girişli Araç Şarjı, 3 in 1 Hızlı Şarj Kablosu, 22.5W 10000 mAh Kablolu Göstergeli Powerbank ve 20W Type-C ve USB Girişli Hızlı Şarj Adaptörü 1.999,90 TL yerine 1.699,90 TL fiyatla sunuluyor.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Parola yöneticisi alırken dikkat edilmesi gereken 10 noktahaberi

    Parola yöneticisi alırken dikkat edilmesi gereken 10 noktahaberi

    Her geçen gün artan ve karmaşıklaşan parolalar birçok kullanıcıyı farklı sorunlarla karşı karşıya bırakıyor. Benzersiz, güçlü parola kullanımı için parola yöneticisi kullanmak günümüzün en iyi çözümü. Siber güvenlik şirketi ESET parola yöneticisi kullanırken nelere dikkat edilmesi gerektiğini inceledi.  

    Parolalar potansiyel güvenlik riskidir ve parolaların korudukları bilgiyi düşününce bu riskin büyüklüğü anlaşılır. Bilgisayar korsanları kimlik bilgilerini ele geçirdiğinde çok sayıda kişisel veriye ve finansal bilgilere ulaşabilir. Parola yöneticileri sayesinde, statik parolaların yetersiz kaldığı ve çoğumuzun bunları güvensiz şekilde kullanmasıyla olumsuz sonuçların çıkmasının üstesinden gelebiliriz. Ancak tüm uygulamalar aynı değil. Önemli olan doğru özellik kombinasyonuna sahip güvenilir bir satıcı bulmaktır.

    Parolalar birçok şekilde suistimal edilebilirler

    Parolalar büyük ölçekli veri sızıntıları sonucunda iş yaptığınız şirketlerden çalınabilir. Sosyal medya şirketi, banka, yayın sağlayıcı gibi kuruluşların kimliğine bürünen dolandırıcılar tarafından kimlik avı yoluyla ele geçirebilir. Yaygın olarak kullanılan kimlik bilgilerinin kombinasyonlarını deneyen “kaba kuvvet” yazılımı ile otomatik olarak tahmin edilebilir.  Son araştırmalar, “parola” kelimesinin en popüler oturum açma olduğunu ve bunu “123456” parolasının takip ettiğini ortaya koydu. İlk 10 parolanın çoğu bir saniye içinde kırılabilir. Parolalar bir kez çalındıktan sonra karanlık ağda alınıp satılır ve burada genellikle kullanıcı adlarıyla birlikte büyük rağbet görür. 2022’de yayımlanan bir rapor bu kombinasyonların 24 milyarının siber suç pazarlarında dolaştığını ortaya çıkardı. Bu 2020’ye göre yüzde 65’lik bir artış anlamına geliyor. Tüm bunlar, web sitelerimizde, uygulamalarımızda ve çevrimiçi hesaplarımızda benzersiz, güçlü parolalar kullanmamızı her zamankinden daha önemli hale getiriyor. Parola yöneticisi kullanmak, bunu yapmanın en doğru yoludur.

    Bir parola yöneticisinde dikkat etmeniz gerekenler

    Parola yöneticileri, tüm parolalarınızı güvenli bir yerde saklamak için tasarlanmış uygulamalardır. Buradaki fikir, yazılımın sizden yalnızca tek bir ana parola istemesidir. Tüm hatırlamanız gereken budur. Tüm siteler için uzun benzersiz parolaların oluşturulması ve bu parolaların otomatik olarak doldurulması da dahil olmak üzere her şey uygulama tarafından otomatik olarak işlenir.

    Ancak piyasada farklı seçenekler var. Arama seçeneklerini daraltmanıza yardımcı olacak birkaç özellik aşağıda verilmiştir:

    1. Güçlü şifreleme ile korunan parola kasaları. Bu, parola yönetimi sağlayıcısı saldırıya uğrasa bile tehdit aktörlerinin müşterilerinin kimlik bilgilerini çalamayacağı anlamına gelir. AES 256 bit şifreleme sektör standardıdır.
    2. Her parola için uzun, karmaşık ve rastgele sayı, harf ve sembol dizileri önermek üzere tasarlanmış güçlü bir parola oluşturucu. Bu, bir bilgisayar korsanının parolanızı ele geçirmek için kaba kuvvet saldırısı uygulamayacağı anlamına gelir. Çıkan parolaları görmek için ESET’in kendi parola oluşturucusunu deneyin.
    3. Çoklu platform ve çoklu tarayıcı desteği. Parola yöneticileri, tercihiniz olan web siteleri ve uygulamalardaki parolalarınızı hatırladıkları takdirde kullanışlıdır. Eğer istediğiniz siteleri desteklemiyorsa, yine eskisi gibi hatırlaması kolay kimlik bilgilerini kullanmak zorunda kalabilirsiniz. Benzer şekilde, parola yöneticisinin tarayıcılardan ve diğer parola yöneticilerinden kimlik bilgilerini içe aktarabilmesi, kullanılabilirliğini büyük ölçüde artıracaktır. 
    4. Otomatik doldurma/otomatik oturum açma. Parola yöneticisinin en önemli özelliklerinden biri, siz ana parolayı girdikten sonra her hesaba atanan güçlü, karmaşık parolayı otomatik olarak doldurabilmesidir. Bunu sağlayamazsa, kullanıcı deneyimi olumsuz etkilenir.
    5. Uzaktan oturum kapatma. Uzaktan hesap oturumunuzu kapatmanıza, tarama geçmişini ve çerezleri temizlemenize ve açık sekmeleri uzaktan kapatmanıza olanak tanıyarak güvenliği ve gizliliği artırır.
    6. İki faktörlü kimlik doğrulama (2FA) ile entegrasyon. Parola yöneticileri önemli olmakla birlikte, kimlik ve erişim yönetimi için altın standart 2FA’dır; bu durumda parolaya ek olarak yüz taraması veya tek seferlik parola gibi ikinci bir “faktör” gerekir. Google Authenticator gibi popüler üçüncü taraf 2FA uygulamalarıyla entegre olan bir parola yöneticisi, deneyimi kolaylaştırmaya yardımcı olacaktır.
    7. Ana parola için sıfırlama özelliği. Bir ana parolaya sahip olmak harikadır. Ama ya bu parolayı unutursanız? Sıfırlama işlevi yoksa, tüm parolalarınız açamayacağınız bir dijital kasada kilitlenir.
    8. Güvenilir bir satıcı. Bu, araştırmanızı yaparken aklınızdan çıkarmamanız gereken bir özelliktir. Parola yönetim şirketinin kendisi ihlal edildiğinde tüm parolalarınız açığa çıkabilir, bu nedenle güvenlik konusunda şirketin iyi bir geçmişe sahip olduğundan emin olmalısınız. Yakın zamanda popüler bir sağlayıcı, müşterilerin şifreli parolalarını açığa çıkaran ve kullanıcıların geçiş yapması için çağrılara yol açan büyük bir güvenlik olayı yaşadı. 
    9. Güvenlik raporları, tüm zayıf parolalarınızı tek bir yerde görüntüleyerek parola güvenliğini sürekli olarak geliştirmenize yardımcı olabilir.
    10. Yerel olarak mı, yoksa bulutta mı saklamak? Bu sorunun yanıtı zordur, kendi koşullarınızı düşünmenizi gerektirir. Yerel kasa depolaması çoğu durumda size genellikle daha iyi kontrol ve güvenlik sağlar, ancak cihazlar çalınabilir, kaybolabilir. Saldırıya uğrayabilir, sabit diskler arızalanabilir. Merkezi, bulut tabanlı bir seçenek daha uygun olabilir ancak hizmet sağlayıcınıza güvenmenizi gerektiren bazı olumsuz yanları da vardır. Üçüncü bir seçenek daha vardır – yerel bir veritabanı kullanan ancak güvendiğiniz büyük bir bulut sağlayıcısındaki bulut hesabınızda saklanan bir kasa. Sonuç olarak, parolalarınızın güvenliği, güçlü şifrelemeye  ve siber güvenlik duruşuna bağlıdır.

    Parola yöneticilerinin – veya aslında parolaların – kısıtlamalarını hatırlamak önemlidir. Parola, tek bir savunma hattını temsil eder ve suçlulardan korunmak için yeterli olmayabilir. Parolalarınızı 2FA ile birleştirin, böylece bilgisayar korsanlarını uzak tutmak için çok daha fazla şansınız olur.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı