Kategori: Teknoloji

  • Teknosa'dan müşterilerine Juzdan ile tek tıkla ödeme kolaylığıhaberi

    Teknosa'dan müşterilerine Juzdan ile tek tıkla ödeme kolaylığıhaberi

    Türkiye teknoloji perakendeciliğinin ve e-ticaretin öncü markası Teknosa, Akbank’ın dijital cüzdan uygulaması Juzdan’ı kullanan müşterilerine özel fırsatlar sunuyor.

    Teknosa ve Akbank, yeni nesil ödeme platformu Juzdan ile teknolojiseverleri mutlu edecek yepyeni bir ödeme deneyimi sunmaya başladı. Teknosa.com müşterileri, cep telefonlarına indirdikleri Juzdan uygulaması üzerinden tüm bankaların kredi veya banka kartlarını kaydedebiliyor. Böylece teknosa.com’dan yapacakları alışverişte “Juzdan ile Öde” seçeneği ile, tek tıkla hızlı ve güvenli bir şekilde ödemelerini gerçekleştirebiliyor. Bu yenilikle Juzdan kullanıcıları, kredi kartlarının sunduğu taksit ve vade imkanlarının yanı sıra Juzdan’a özel fırsatlardan faydalanabiliyor. Ayrıca ödeme anında alışveriş kredisi kullanarak da ödeme işlemlerini tamamlayabiliyor.

    3-10 Mayıs tarihleri arasında geçerli olacak kampanya kapsamında ise teknolojik ihtiyaçları için teknosa.com’u tercih edenler, satıcısı Teknosa olan ürünlerde Juzdan’ın avantajlarından yararlanabilecek. Buna göre teknosa.com’dan Akbank bireysel kartlarıyla tek seferde 3.000 TL ve üzeri ilk alışverişlerini “Juzdan ile Öde” seçeneği ile yapan tüketiciler hem 500 TL chip-para kazanacak hem de vade farksız 12 aya varan taksit imkanına sahip olacak.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Seçim Sürecinde Dezenformasyonla Mücadele için TikTok'tan Yeni Adımlarhaberi

    Seçim Sürecinde Dezenformasyonla Mücadele için TikTok'tan Yeni Adımlarhaberi

    Türkiye’de milyonlarca insan 14 Mayıs’ta gerçekleşecek genel ve cumhurbaşkanı seçimlerinde oylarını kullanmaya hazırlanırken TikTok, seçim sürecinde topluluğunun doğru ve teyitli bilgilere erişimi için çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor.

    TikTok Türkiye ve Levant Bölgesi Kamu Politikaları Yöneticisi ve TikTok Türkiye sözcüsü Emir Gelen, TikTok’un aslında siyasi tartışmaları ve siyasi içerikleri merkezine alan bir uygulama olmadığını belirterek şu ifadeleri kullanıyor: “TikTok’u hiç bir zaman siyaseti, siyasi tartışmaları, toplumu etkileyecek sosyal ve siyasal gelişmeleri, sıcak haberleri merkezine alan bir platform olarak konumlar ndırmadık. Ancak geldiğimiz noktada Türkiye’de milyonlarca insanın TikTok’ta seçimler hakkında içerik ürettiği de bir gerçek. Dolayısıyla TikTok’u herkes için güvenli bir yer olarak muhafaza etmek için çalışmaya devam ediyoruz. Bu güvenlik taahhüdümüzün bir dayanağı olan Topluluk Kurallarımıza uygun tüm içeriklere platformumuzda memnuniyetle yer verdik, vermeye de devam edeceğiz.”

    TikTok’un Dezenformasyon ve Mezenformasyonla Mücadeleye Yönelik Çalışmaları

    Sektörde sıkça duyduğumuz dezenformasyon (yanlış bilgi) ve mezenformasyonun (bilinçli olarak yayılan yanlış bilgi) sosyal ağların ve basın organlarının mücadele etmek zorunda olduğu yeni bir sorun olmadığını vurgulayan Emir Gelen sözlerine şöyle devam etti: “Dezenformasyon ve mezenformasyon yeni bir sorun değil ancak internet kullanımında dünya genelinde yaşanan büyük artış eski bir sorunu farklı bir şekilde yeniden önümüze sürmüş durumda. Mezenformasyonun halk sağlığına, seçim süreçlerine, gerçeklere ve bilime olan güveni azaltma üzerindeki etkisinin farkındayız. Bu konudaki kararlı çalışmalarımızı sürdürüyoruz” 

    TikTok’ta, mezenformasyon ve dezenformasyonun yayılmasını tespit etmeyi ve sınırlandırmayı içeren Topluluk Kurallarını uygulamak için yapay zeka ve dünya genelinde 40 binden fazla güvenlik uzmanı birlikte çalışıyor. 

    Gelen konuya ilişkin şu yorumda bulundu: “Bağlam ve doğruluk kontrolü (teyit), dezenformasyon politikalarını tutarlı ve doğru bir şekilde uygulamak için kritik önem taşıyor. Bu nedenle TikTok, potansiyel yanlış bilgileri tespit etmeye yardımcı olmak için makine öğrenimi başta olmak üzere her türlü teknolojik imkanı kullansa da bugünkü yaklaşım nihai olarak moderasyon ekibinin yanlış bilgi ihlallerini değerlendirmesi, onaylaması ve kaldırması üzerine kurulu.”

    TikTok Tüm Bilgi Doğrulama Kuruluşlarıyla İş Birliği İçerisinde

    Öte yandan TikTok’un yanlış bilgiyle mücadele için gelişmiş eğitim, uzmanlık ve araçlara sahip dezenformasyon moderatörleri var. Bu ekibe ek olarak TikTok geçtimiz yıl uluslararası alanda da tanınan doğruluk kontrol organizasyonu Teyit.org’la iş birliğine gitmişti. Bu iş birliğini Dogrulukpayi.com ve Dogrula.org ile yapılan ortaklıklar takip etti. 

    Bu işbirlikleriyle birlikte TikTok, Uluslararası Doğruluk Kontrol Ağı IFCN (International Fast-Checking Network) çatısı altındaki tüm yerel doğruluk kontrol kuruluşlarıyla iş birliği yapan ilk platform oldu. TikTok dezenformasyonla mücadeleye ne kadar önem verdiğini yürüttüğü iş birliklerini genişleterek göstermeye devam edecek.

    Yanlış Bilgilendirme Toplum İçin Kritik Öneme Sahip

    TikTok, dezenformasyon ve mezenformasyonun toplumun geneli üzerindeki etkisini daha iyi anlamak için Ekonomi ve Dış Politika Araştırmalar Merkezi (EDAM) ile iş birliği yaparak Türkiye’de Dijital Okuryazarlık başlıklı bir rapor yayınladı.

    Şubat ayında ülkemizde yaşanan deprem felaketi nedeniyle duyurusu ertelenen rapor, insanların yüzde 63’ünün internetteki bilgilerin çoğunun gerçeği yansıtmadığını düşündüğünü ortaya koydu.

    Rapora göre ayrıca: 

    – İnsanların yüzde 59’u güvenilir bir uluslararası veya ulusal kurum tarafından paylaşılan bilgileri dikkate alıyor; 

    – İnsanların yüzde 52’si arkadaşlar ve aile tarafından paylaşıldığında bilgi kaynaklarının güvenilir olduğuna inanıyor

    – İnsanların yüzde 71’iyse anonim hesapları ciddiye almıyor ancak bu eğilim 18-24 yaş grubunda yüzde 61,5’e kadar düşüyor.

    Emir Gelen rapora ilişkin şu çarpıcı noktayı vurguluyor: “Araştırmanın son bulgusu önemli bir soruyu gündeme getiriyor; Neden gençler anonim kaynaklardan gelen bilgilere itibar etmeye ya da en azından bunları dikkate almaya daha meyilli? İşte bu noktada sorumluluk bizim gibi platformlara düşüyor. Politikalarımızı güçlendirmeye ve uygulamaya devam ederken şeffaf olmaya çalışıyor ve bu zorluğun üstesinden gelmek için uzmanlarla iş birliği yapıyoruz.”

    Eğitimin Önemi

    TikTok’taki gibi büyük toplulukları bir araya getiren platformların toplumda kritik bir rol oynadığını belirten Gelen, bu zorlukların tek başına ele alınamayacağını vurguladı: 

    “EDAM tarafından hazırlanan rapor, dijital teknoloji hayatın ayrılmaz bir parçası olmaya devam ettikçe dijital okuryazarlık eğitiminin rolünün kritik olacağı sonucuna varıyor. Örgün eğitimin tüm kademelerinde dijital okuryazarlık eğitiminin, bireylerin dijital dünyada daha güvenli ve etkili bir şekilde varlık göstermeleri için ihtiyaç duyduğu beceri ve bilgiyle donatılmasına yardımcı olacağına inanıyoruz”

    EDAM Direktörü Sinan Ülgen de rapora ilişkin şu ifadeleri kullandı;

    “TikTok’un desteğiyle EDAM tarafından hazırlanan raporumuz, Türkiye’de dijital okuryazarlığa dair somut tespitlerde bulunuyor. 14 Mayıs’ta ülkemizde yapılacak seçimlerde seçmenlerin  demokrasiyle yönetilen bütün ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de, bilgiye dayalı bir enformasyon eko-sistemine güvenmeleri kritik önemde. Bu bağlamda da dijital okuryazarlık büyük önem taşıyor. Dijital okuryazarlığın güçlendirilmesi demokrasinin daha iyi işleyişine katkı yapacağı kuşkusuzdur. Tam da bu nedenle raporumuzda özellikle dezenformasyon ile mücadele açısından dijital okuryazarlığın önemini vurguluyor ve bu alanda Türkiye’de atılması gereken adımlara dair bazı somut önerilere yer veriyoruz.”

    Gelen, dijital okuryazarlık eğitiminin, günümüz ekonomisinde başarılı olmak için herkesin eşit fırsatlara sahip olmasını sağlamak açısından da kritik öneme sahip olduğunu ve bireylerin girişimcilik, yenilikçilik ve dijital vatandaşlık becerilerini geliştirmelerine yardımcı olabileceğini söylüyor.

    TikTok, kullanıcılarına eriştiği ilk günden bu yana eğlenceli içeriklerin merkezi oldu. Kullanıcıların yaratıcılıklarını ifade ettiği eğlenceli içerikler üretirken, dünyada olup bitenlere, sıcak gelişmelere ve toplumsal olaylara kayıtsız kalması beklenemez. Üretilen tüm içerikleri Topluluk Kuralları süzgecinden geçiren Tiktok, bu bilinçle platformu her geçen gün daha güvenli kılmak için çalışmaya devam edecek.   

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Kartepe Belediye Başkanı Av.M.Mustafa Kocaman'ın desteğiyle Bursa'da düzenlenen “Teknofest 2023 İHA Serbest Görev Yarışması"na katılan Kartepeli gençler performans ödülü kazandılarhaberi

    Kartepe Belediye Başkanı Av.M.Mustafa Kocaman'ın desteğiyle Bursa'da düzenlenen “Teknofest 2023 İHA Serbest Görev Yarışması"na katılan Kartepeli gençler performans ödülü kazandılarhaberi

    Gençlerin geleceğe hazırlanması, daha donanımlı eğitim almaları için tüm imkanları ile destek sağlayan Kartepe Belediye Başkanı Av.M.Mustafa Kocaman’ın desteğiyle 24 – 29 Nisan 2023 tarihleri arasında Bursa’da düzenlenen “Teknofest 2023 İHA Serbest Görev Yarışması”na katılan gençler performans ödülü kazanarak gururlandırdı.

    TERMAL KAMERALI İHA

    Teknofest 2023 İHA Serbest Görev Yarışması’na 14 kişilik ekiple katılan KOÜ Sivil Havacılık Fakültesi öğrencileri 4 bin yarışmacı arasında ilk ona girerek performans ödülü kazanmaya hak kazandılar. Öğrenciler tarafından yapılan “Feniks” isimli insansız hava aracı termal kamera sayesinde insan sıcaklığını tespit ederek iletişim kurması sağlanıyor.

    14 KİŞİLİK EKİP

    Teknofest 2023 İHA Serbest Görev Yarışması’nda Dilara Duru, Ömer Burak Ünver, Emre Kabakçı, Serkan Yıldırım, Rümeysa Dilber, Hüseyin Yıldırım, Bengü Varan, Yasemin Taşkıran, Elif Bala, Halime Göncü, Enes Köşeli, Yiğit Kaan Kabadayı ve Musa Arı’dan oluşan 14 kişilik ekip yarıştı.      

    KOCAMAN’A TEŞEKKÜR

    Kocaeli Üniversitesi Teknopark Genel Müdürü Prof. Dr. Oğuzhan Urhan, Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi Öğretim Görevlisi Dr. Nasır Çoruh ve yarışmaya katılan öğrenciler Kartepe Belediye Başkanı Av.M.Mustafa Kocaman’ı ziyaret etti. Ziyarette konuşan Prof.Dr.Urhan “Başkanımızın desteklerinden dolayı çok teşekkür ediyorum. Öğrencilerimizin elde ettikleri başarı bizleri gururlandırmanın yanı sıra yeni hedefler önümüze açmıştır. Yeni ve daha büyük hedeflere daha güçlü daha motive yürüyeceğiz” açıklamasında bulundu.

    GENÇLERİMİZİN BAŞARISI İLE ŞAHLANACAK

    Kartepe Belediye Başkanı Av.M.Mustafa Kocaman “Teknofest 2023 İHA Serbest Görev Yarışması’nda ilk 10’a girerek performans ödülü ile bizleri gururlandıran KOÜ Sivil Havacılık Fakültesi öğrencilerimizi yürekten tebrik ediyorum.  “Feniks” ismini verdikleri insansız hava aracı sahip olduğu termal kamera sayesinde insan sıcaklığını tespit ederek iletişim kurmak üzere tasarlandı. Teknolojinin Yüzyılı gençlerimizin başarısı ile şahlanacak. Değerli öğrencilerimize, fakülte dekanımıza ve hocamıza nazik ziyaretleri için teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Yemeksepeti'nin Yemek Teslimat Robotu YEBO, Caddebostan Sokaklarına Döndü!haberi

    Yemeksepeti'nin Yemek Teslimat Robotu YEBO, Caddebostan Sokaklarına Döndü!haberi

    Yemeksepeti’nin büyük ilgi gören ve DELIVERS.AI’ın yapay zeka altyapısıyla geliştirilen otonom robotu YEBO, Caddebostan’da tekrar hizmet vermeye başladı. Bu defa özel kupon kampanyasıyla sokaklara dönen YEBO ile kullanıcılar, projeye dahil seçili mahalle işletmeleri ve restoranlardan Mayıs ayı boyunca verdikleri siparişleri teslim alarak özel bir deneyim yaşama fırsatı elde edecekler. 

    Türkiye’de hızlı ticaretin öncüsü Yemeksepeti’nin vatandaşlar ve medya tarafından büyük ilgiyle karşılanan teslimat robotu YEBO, tekrar Caddebostan sokaklarında! Fosil yakıt tüketmeyen, elektrikle çalışan ve doğa dostu sipariş teslimatı yapan YEBO, Caddebostan’ın seçili restoranlarından ve Yemeksepeti Mahalle işletmelerinden siparişleri teslim etmeye devam ediyor.

    Teknoloji yatırımlarıyla kullanıcılarına sadece bugünün değil, geleceğin müşteri deneyimini yaşatmak için önemli inovatif projeler hayata geçiren Yemeksepeti, bunlardan biri olan otonom teslimat robotu YEBO ile benzersiz bir deneyim için tekrar yola çıktı. Belirli mahalle işletmeleri ve restoranlardan sipariş veren kullanıcılara sunulan bu yenilikçi deneyim, geleceğin temiz ve çevre dostu teslimat modelinin ilk örneklerinden birini temsil ediyor. 

    Geleceğin teknolojileriyle donatıldı 

    Teslimat süreçlerinin akıllı, hızlı, verimli ve sürdürülebilir bir şekilde gerçekleşmesi için Yemeksepeti ve DELIVERS.AI işbirliğiyle yerel teslimatın daha çevre dostu, hızlı, hijyenik, akıllı, risksiz ve uygun maliyetli olması hedefleniyor. Simülasyon ortamında otonom navigasyon altyapısı ile çalışan ve 1,6 km çapında teslimatları otomatikleştirmeyi hedefleyen YEBO’nun teknolojisi ve yazılımı da DELIVERS.AI tarafından geliştirildi.

    Çevresindeki canlıları ve hareketleri algılamasını sağlayan kamera ve sensörlerle donatılmış olması sayesinde YEBO, tüm gelişmiş otonom robotlardaki gibi güvenli hareket imkanına sahip. Üzerindeki vericiler sayesinde anbean takip edilerek konumu canlı izlenebilen YEBO’nun kapağında ve bataryasında yer alan kilitlerle birlikte, hazne içindeki kamera sayesinde güvenlik sağlanıyor.

    YEBOnun getirdiği ilk sipariş 100 TL kazandırıyor

    Caddebostan’da tekrar hizmet vermeye başlayan YEBO’nun teslim ettiği ilk siparişten sonraki 150 TL ve üzeri siparişte kullanılmak üzere 100 TL değerinde kupon hediye edilecek. Mayıs sonuna kadar devam edecek kampanyadan, Caddebostan’daki seçili işletme ve restoranlardan sipariş veren kullanıcılar faydalanabilecek.

    Sahip olduğu deneyim, uzmanlık ve teknolojiler sayesinde her gün yüz binlerce siparişi en hızlı şekilde kullanıcılarına teslim eden Yemeksepeti; inovatif kimliğiyle, h-ticaret alanında öncü marka olmayı sürdürmek ve teslimatın geleceğini şekillendirmede önemli bir rol üstlenmek için yeni projeler hayata geçirmeye de hazırlanıyor.

    YEBO sistemi nasıl çalışıyor?

    Yemeksepeti’nin otonom gönderim teklifini kabul eden kullanıcılara e-posta üzerinden bir kod gönderiliyor. Hizmet verilen bölgedeki kaldırımlarda, önceden belirlenmiş uygun alanlarda bekleyen YEBO, sipariş geldiğinde özel bir optimizasyon ve navigasyon algoritması ile sipariş edilen ürünü restorandan veya mahalle işletmelerinden teslim alarak kullanıcının bina kapısına kadar götürüyor. Kullanıcı, YEBO üzerindeki alandan kodunu girerek siparişine hızla ve güvenle ulaşıyor. 

    3 adet kızılötesi dalga boyutunda çalışan derinlik sensörü ve 8 adet görünür dalga boyutunda çalışan kamera ile donatılmış olan YEBO’lar, 360 derece çevresel farkındalığa sahip. Engel tanıma yazılımı ile donatılmış olan YEBO, dinamik ortamlarda bir engele çarpmadan yol alabiliyor. İnsan, hayvan ve çeşitli dinamik nesnelerden kaçınarak sorunsuz bir sürüş gerçekleştirebilen DELIVERS.AI teknoloji altyapılı robotlar; insan yoğunluğu yüksek olan bölgelerde otonom sürüş esnasında, tele-operatör tarafından gerekirse manuel olarak da kontrol edilebiliyor.

    İç mekan versiyonu YEBOlar Akasya ve Akmerkezde 

    YEBO’nun Caddebostan’dan sonra geçtiğimiz yıl içinde hazır hale getirdiği iç mekan versiyonu YEBO’lar ise Akasya ve Akmerkez’de hizmet veriyor. Yemeksepeti üzerinden seçili restoranların siparişlerini alan YEBO, yemek katından giriş katına giderek kapıda bekleyen Yemeksepeti saha elemanına siparişi teslim ediyor. 

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Oyunun renkleriyle ışıkları senkronize etmek  Philips Hue ile mümkün!haberi

    Oyunun renkleriyle ışıkları senkronize etmek Philips Hue ile mümkün!haberi

    Yayıncıların ve fenomenlerin ilk tercihi Philips Hue akıllı aydınlatma sistemleri, oyun dünyasına yeni giriş yapanlar, oyun odasını dekore edenler ve gaming dünyasına yeni heyecanlar katmak isteyenler için Ambiance Gamer Pack, Pro PC Gamer Pack ve Pro Console Garmer Pack oluşturdu.  

    Philips Hue, evlerdeki ışıklandırmayı akıllı hale getirerek kullanıcıların aydınlatmalarını uzaktan kontrol etmelerine, renk tonlarını ve parlaklıklarını ayarlamalarına ve hatta oyun ve müzik gibi etkinliklere uygun şekilde senkronize etmelerine olanak tanıyor. Philips Hue, bilgisayar oyunları dünyasında da oldukça iddialı bir marka olarak öne çıkıyor. 

    Philips Hue, renkli ışıklar ile oyun deneyimini zenginleştirmek için kullanılabilen akıllı aydınlatma sistemi olarak öne çıkıyor. Bu sistemin kişiselleştirme özelliği sayesinde renkli ışık ayarları ile oyun oynarken farklı renkler, efektler ve modlar kullanarak oyun deneyimini daha eğlenceli hale getiriyor.  

    Philips Hue, oyun dünyasına yeni giriş yapanlar, ya da ilk oyun odasını dekore edenler için Ambiance Gamer Pack oluşturarak, oyuncuların beğenisine sunuyor.  

    Philips Hue ışıklarını bilgisayar oyunlarında kullanmak için bir Philips Hue Bridge’e ve uyumlu Hue ışıklarına sahip olunması gerekiyor. Pro PC Gamer Pack’te de Philips Hue dünyasının kalbi Hue Bridge’e ek olarak bilgisayar ekranına uyumlu LED şerit ve LED tüp ambiyans ürünleri yer alıyor. Ardından, kullanıcılar Hue Sync uygulamasını bilgisayara indirerek en sevdikleri oyunları oynamaya başlayabilir. 

    Konsol oyunlarında ise Philips Hue Bridge’in yanı sıra Sync Box’a ihtiyaç duyuluyor. Kullanıcılar, Pro Console Pack satın aldıklarında Hue Bridge ve LED tüp ile birlikte sahip olacakları Hue Sync Box sayesinde televizyonlarındaki renkler ile Philips Hue ışıklarını senkronize edebiliyor.  

    Philips Hue Gamer Pack’ler avantajlı fiyatlara Trendyol üzerinden satışa sunuldu. 

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Dünya Şifre Günü'ne Özel 3 Şifre Güvenliği Tavsiyesihaberi

    Dünya Şifre Günü'ne Özel 3 Şifre Güvenliği Tavsiyesihaberi

    İnternet kullanıcılarının çevrimiçi hesaplarını korumak ve şifre kullanmalarını teşvik etmek için her yıl kutlanan Dünya Şifre Günü, siber güvenlik uzmanları ve uygulayıcılarının da dikkatini çekiyor. Her yıl yayınlanan Veri İhlali Araştırmaları Raporu’nun bu yılki sonuçlarına göre insan unsuru %82’lik oranla, ihlale neden olan başlıca faktörlerden biri olarak sıralanıyor. Bütünleşik siber güvenlik alanında küresel bir lider olan WatchGuard’ın Kimlik Biriminden Sorumlu Başkan Yardımcısı Carla Roncato, şifre güvenliği için 3 ipucunu paylaşıyor.  

    Çevrimiçi güvenliği artırmaya ve internet kullanımı hakkında kullanıcıları bilinçli hale getirmeyi amaçlayan Dünya Şifre Günü bu yıl 4 Mayıs’ta kutlanıyor. İnsan unsuru, kimlik avı saldırıları veya diğer ihlallerde çok büyük bir rol oynamaya devam ediyor. Birçoğumuz tamamen kurtulmak istesek de şifreler bir süre daha geçmişte kalacak gibi görünmüyor. Uygulamaların, hizmetlerin ve sistemlerin yeni protokolleri benimsemesi ve modernize etmesi daha uzun yıllar alacağa benziyor. Dünya Şifre Günü’nde herkesin daha iyi parola yönetimi için neler yapabileceğini düşünmesi gerektiğini ifade eden WatchGuard’ın Kimlik Biriminden Sorumlu Başkan Yardımcısı Carla Roncato, “Modası geçmiş parola yönetimi uygulamalarını bir kenara bırakmalı, hesaplarımızı ve kimlik bilgilerimizi çevrimiçi ortamda daha güvenli tutmak için modern kimlik doğrulama teknolojilerinden yararlanmalıyız.” açıklamasında bulundu.

    Doğru Şifre Belirlendikten Sonra Nasıl Korunur?

    Her yıl yayınlanan Veri İhlali Araştırmaları Raporu’nun bu yılki sonuçlarına göre insan unsuru %82’lik oranla, ihlale neden olan başlıca faktörlerden biri olarak sıralanıyor. WatchGuard’ın Kimlik Biriminden Sorumlu Başkan Yardımcısı Carla Roncato, güçlü şifrelerin belirlenmesi ve korunması için 3 ipucunu paylaşıyor.

    1. Kolay ve sık sık tekrarlanan şifreleri kullanmayın. En az 16 rastgele karakterden oluşan uzun ve güçlü şifreler tercih edilmeli ve her bir hesap için ayrı şifreler oluşturulmalı.

    2. Parola yöneticisi kullanın. Parola yöneticileri karmaşık şifreleri otomatik olarak oluşturmayı ve güvenli bir şekilde saklamayı çok daha kolay hale getiriyor. Ayrıca, bir parola yöneticisi kullanıldığında, hatırlaması gereken yalnızca ana parola vardır. 

    3. Çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA) kullanın. Günümüzde MFA bir saldırganı yavaşlatmanın en iyi yolu olarak karşımıza çıkıyor. Biyometrik parmak izi veya yüz taramaları, donanım anahtarı veya cep telefonu şifresi gibi birden fazla kimlik doğrulama faktörünü birleştirerek, e-posta kimlik avı gibi bir teknikle bir şifreye erişilse bile, hesabı ele geçirebilmek için ikinci bir teknik kullanılması gerekir. Hiçbir kimlik doğrulama sistemi, motivasyonu yüksek bir saldırganın elindeki araç ve tekniklere karşı tamamen dirençli değildir. Ancak MFA tek, tahmin edilebilir veya ele geçirilmiş bir parola için önemli bir caydırıcıdır.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Türkiye'de bankalara Truva Atı saldırıları %238 Arttıhaberi

    Türkiye'de bankalara Truva Atı saldırıları %238 Arttıhaberi

    Kaspersky’n, Kazakistan’da bu yıl 8’incisini düzenlediği Siber Güvenlik Haftasonu – META 2023 etkinliğinde Orta Doğu, Türkiye ve Afrika (META) bölgesi ve dünya çapındaki dijital tehdit ortamındaki gelişmeleri paylaştı. Kaspersky uzmanları, özellikle hükümetleri, işletmeleri ve endüstriyel kuruluşları hedef alan en büyük siber tehditler ve gelecekte siber güvenlik ortamını etkileyecek eğilimlerle ilgili olarak iç görülerini paylaştı. Yapay zeka, kurumsal verilerin Darknet üzerindeki etkisi, deepfakes’in taşıdığı riskler ve sektöre özgü kritik tehditler etkinlikte masaya yatırılan konular arasında yer aldı. Kaspersky’nin ortaya koyduğu ve ödün verilmemesi gereken ve olası güvenlik açıklarının sayısını en aza indiren çözümler oluşturmanın bir yolunu açan “Siber Bağışıklık” yaklaşımı hakkında paylaşılan bilgiler de ilgi çeken konulardan biri oldu.   

    Siber tehdit ortamı gelişmeye devam ediyor. 2023 yılında riskleri artmaya devam edecek olan bulut güvenliği ihlalleri gibi dikkat edilmesi gereken birçok faktör bulunuyor. IoT cihazlarının güvenliği konusunda artan endişeler de bulunuyor. Saldırganlar, kullanıcıların kişisel verilerine ve ağlara erişmek için IoT cihazlarını hedef alacak. Yapay zeka destekli siber saldırılarda da artışlar olacak. Saldırganlar, güvenlik açıklarını tanımlamak ve daha sofistike saldırılar başlatmak için makine öğrenme algoritmalarını ve diğer yapay zeka teknolojilerini kullanacak. Giderek daha yaygın hale gelen tedarik zinciri saldırıları ise 2023 yılında da artmaya devam edecek. Saldırganlar, müşterilerinin ağlarına ve verilerine erişmek için üçüncü taraf satıcıları ve tedarikçileri hedef alacak.

    META Global Araştırma ve Analiz Ekibi (GReAT) Başkanı Dr. Amin Hasbini, “Tehdit ortamının hızla genişleyen sınırları ve sürekli olarak artış gösteren yeni dijital cihazların sayısı göz önüne alındığında, günde 400.000’den fazla kötü amaçlı dosya tespit etmemiz şaşırtıcı değil ve bu sayı her geçen yıl artıyor” diyor. Bireylerin, işletmelerin ve hükümetlerin sistemlerini ve verilerini bu gelişen tehditlerden korumak için güçlü siber güvenlik önlemlerini uygulamaları, ortaya çıkan tehditlere karşı tedbirler almaları ve en son güvenlik trendlerini ve en iyi uygulamaları takip ederek bu doğrultuda proaktif önlemler almaları kritik bir önem taşıyor. 

    Kimlik avı saldırılarında kademeli artış 

    Sosyal mühendislik siber saldırılarını derinlemesine inceleyen Kaspersky, META bölgesinde en yaygın olan kimlik avı saldırıları hakkında bilgiler paylaştı. 2022 yılının ilk çeyreği ile 2023’ün ilk çeyreği karşılaştırıldığında, Mısır (%49), BAE (%33), Katar (%88), Umman (%28), Kuveyt (%27) ve Bahreyn (%20) özelindeki kullanıcılara yönelik kimlik avı saldırılarında artışlar tespit edildi. Öte yandan, Suudi Arabistan’daki kimlik avı saldırılarında, 2022’nin aynı dönemine kıyaslandığında bu senenin ilk çeyreğinde %1’lik hafif bir gerileme yaşandığı görüldü.

    Afrika bölgesinde, 2022’nin ilk çeyreğine kıyasla 2023 yılının ilk çeyreğinde Güney Afrika (%7), Nijerya (%53) ve Kenya’da (%87) kimlik avı saldırıları artış gösterdi. Türkiye’de ise 2022’nin ilk çeyreğine kıyasla 2023’ün aynı döneminde %53’lük bir artış gözlemlendi.  

    Fidye yazılımı

    Kaspersky verilerine göre, 2023’nin ilk çeyreğinde META bölgesinde 2022 yılının aynı dönemine kıyasla kurumları hedef alan fidye yazılımı saldırıları sayısı büyük ölçüde düşüş gösterdi. Bu düşüş ise B2B fidye yazılımı tespitlerinin sayısının %61 oranında düştüğü Orta Doğu bölgesinde gözlendi. Aynı dönemde Türkiye’de fidye yazılım saldırıları da %59 azalırken, Afrika’da %65 oranında düştü.

    Kaspersky Kıdemli Güvenlik Araştırmacısı Dmitry Galov, “META bölgesinde fidye yazılımı saldırılarında görülen bu düşüş tehlikenin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Fidye yazılımlarının daha sofistike ve hedefli hale geldiğini ve kurbanları daha fazla tehditle karşı karşıya bıraktığı belirgin bir eğilimi açıkça görebiliyoruz. Son yıllarda uzun bir yol kat eden fidye yazılımı grupları, dağınık çeteler olmaktan çıkıp tam teşekküllü bir endüstrinin ayırt edici özelliklerine sahip işletmeler haline geldiler. Bu gruplar, çapraz platform fidye yazılımı geliştirmek, kendi kendine yayılma yeteneklerini yerleştirmek ve hatta daha önce yalnızca APT aktörleri için uygun olan sıfırıncı gün güvenlik açıklarını kullanmak gibi teknikleri benimseyerek gelişmeye devam ediyor. Bu durum, bu yazılımların tespit sayılarının azalıyor olmasına rağmen neden iş dünyası için en önemli tehditlerden biri olmaya devam ettiğini açıklıyor. Bu durum küresel bir eğilimdir, ancak hükümet ve organizasyon düzeylerinde uygun koruma önlemleri almak için daha fazla çaba harcayan bölgelerde düşüş daha yüksek olarak gözlemleniyor. Siber güvenlik konusunda fazla yol kat edilememiş ülkeler için fidye yazılımı saldırıları kritik bir tehdit olmaya devam ediyor.”

    Bankacılık hedefli Truva Atı saldırılarının hızlı büyümesi

    Yeni kötü amaçlı yazılım aileleri ve siber saldırı kampanyaları, 2022’nin 1. çeyreğine kıyasla 2023’ün aynı döneminde bankacılık hedefli Truva Atı saldırılarının yaygın bir şekilde artmasına katkıda bulundu. Bu artışın en fazla rastlandığı ülke ise %238’lik bir oranla Türkiye oldu. Genel olarak, Orta Doğu da 2023’ün ilk çeyreğinde bankacılık hedefli Truva Atı saldırılarında; Kuveyt (%218), Mısır (%186), Suudi Arabistan (%168), Umman (%115), Katar (%99), BAE (%67) ve Bahreyn (%33) özelinde bir artış görüldü. Nijerya (%268) ve Kenya’da da (%129) artış görüldü. 

    META Bölgesi’nde öngörülen siber güvenlik trendleri

    Suç Yazılımları ve Gelişmiş Kalıcı Tehditlerin (APT) siber suçlardaki büyümenin başlıca itici gücü olarak ön planda olması öngörülüyor.

    • Bilgisayarlara gizlice yüklenen kötü amaçlı yazılımlar olan suç yazılımları (crimeware) Ortadoğu Bölgesi’nde artış gösterecek. Truva atları, keyloggerlar veya casus yazılımları olabilen suç yazılımı programları, yeni bir tehdit türünü temsil ederek yeni zorluklar ve güvenlik açıkları oluşturabilir. Yazılan içerikleri kaydetmek (keylogger), bankacılık web sitelerini kullanırken ekran görüntülerini yakalamak, diğer kötü amaçlı kodları indirmek ve hackerların kişinin sistemine erişmesine izin vermek için kullanılan çok çeşitli Truva Atları bulunuyor. Her birinin ortak noktası ise kullanıcının şifreler ve PIN’ler gibi gizli bilgilerini ‘çalmak’ ve doğrudan hackera göndermek olarak öne çıkıyor. Bu bilgilere sahip olan siber suçlular ise bunları kişinin banka hesaplarına erişmek içi kullanıyor. Özellikle, Kuzey ve Güney Afrika Bölgelerinde suç yazılımlarına sıkça rastlanması bekleniyor.

     

    • Orta ve Doğu Afrika’da APT saldırıları: Kaspersky uzmanlarına göre, Orta ve Doğu Afrika ülkelerinde hükümet, diplomatik kurumlar ve endüstriyel kuruluşlarda artan dijital dönüşüm çalışmaları, kuruluşları bu yıl sinsi APT saldırıları için zengin hedefler haline getirebilir. Bu ortamda APT modellerini belirleyip ortaya çıkarmak, siber suçluları etkisiz hale getirmek ve ölüm zincirini bozmak için güçlü bir siber savunma ve istihbarat paylaşımı kritik bir önem taşıyor.

     

    • APT’lerin coğrafi olarak genişletilmesi: Kaspersky uzmanları, Avrupa, ABD, Orta Doğu ve Asya’nın çeşitli bölgelerine odaklı saldırılar gerçekleştiren gelişmiş aktörler gözlemledi. Çoğu aktör daha önce belirli ülkelerdeki kişileri hedef alırken, giderek daha fazla sayıda APT şimdi küresel anlamda faaliyet gösteriyor. Örneğin, daha önce Orta Doğu ve Kuzey Afrika’yı hedef alan bir aktör olan MuddyWater, kötü niyetli faaliyetlerini Azerbaycan, Ermenistan, Malezya ve Kanada’daki kuruluşları da hedef alacak şekilde genişletti.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Canon, bu yıl ikincisini gerçekleştireceği Women in Sales 'Satışta Kadın' Programı ile satış sektöründe kadınların daha başarılı olmalarının önünü açıyorhaberi

    Canon, bu yıl ikincisini gerçekleştireceği Women in Sales 'Satışta Kadın' Programı ile satış sektöründe kadınların daha başarılı olmalarının önünü açıyorhaberi

    Görüntüleme teknolojileri lideri Canon, yalnızca ürün ve hizmetleriyle değil kurumsal projeleriyle de adından söz ettiriyor. Kadın çalışanlara sağladığı değerli desteğin bir göstergesi olarak geçtiğimiz yıllarda Women in Sales (Satışta Kadın) programını hayata geçiren Canon, kadınların satış alanında iş gücüne daha çok katılmasına destek oluyor.

    Her alanda olduğu gibi çalışma hayatında da kadın-erkek eşitliğinin önemine inanan Canon; geçtiğimiz yıllarda hayata geçirdiği Women in Sales (Satışta Kadın) programı ile Orta Doğu, Türkiye, Orta ve Kuzey Afrika bölgelerindeki kadın temsilcilerinin rollerini en az yüzde 35 oranında arttırmayı hedefliyor. 

    İlerlemenin yolu fırsat eşitliğinden geçiyor

    Canon Eurasia; Kyosei felsefesinin “Ortak fayda için birlikte yaşamak ve çalışmak” mottosu ve Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri doğrultusunda geçtiğimiz yıllarda başlattığı Women in Sales (Satışta Kadın) programı ile kadınları iş gücüne katılmaya ve kendi eşsiz kariyerlerini oluşturmaya teşvik ediyor. Program çerçevesinde her yıl yalnızca kadınların katılım sağlayabileceği yıllık bir staj programı olarak 10 kadına satış alanında çeşitli bölümlerde yetkinlik kazandırılıyor. 

    Orta Doğu, Türkiye, Orta ve Kuzey Afrika’da farklı bölgelerden yeni mezun kadınların iş hayatına katılmasını sağlamak amacıyla başlatılan proje, kadınlara eşit fırsatlar sağlanmasına odaklanıyor. Canon, sektör genelinde kadın liderliğindeki rollerin eksikliğini göz önünde bulundurarak onlara yeni fırsatlar ve teşvik edici çalışma ortamları konusunda destek sağlıyor. 

    Eğitim, tam zamanlı kariyere dönüşüyor

    Canon EMEA bölgesi ile ortak yürütülen gelişim programı Women in Sales (Satışta Kadın), global bir ekiple; satış profesyoneli olma, müşteri odaklı satış, satış süreci ve satış simülasyonu olarak ilerliyor.  Programa dahil olan kişiler Canon ailesinin kalıcı bir parçası olma yolunda iş hayatına hazırlanıyor. Programın bir parçası olmak için ise yeni mezun olup henüz bir iş deneyimine sahip olmamak, sosyal ve açık fikirli olmak ve en önemlisi de satış kariyerine ilgi duymak yeterli. 

    Seçilen katılımcılara, Canon tarafından tam zamanlı istihdam fırsatıyla birlikte bir yıl süren bütünsel bir eğitim sunuluyor. Geçtiğimiz dönemde programı başarıyla tamamlayan, 10 kadından 7’sine Canon’da tam zamanlı iş teklif edilirken, diğerlerine de satış alanındaki kariyer yolculuklarına başlamaları için destek verildi. 2022 yılındaki eğitimin sonucunda Canon’da tam zamanlı olarak çalışmaya devam eden yedi kadından üçü Türkiye’den, ikisi Suudi Arabistan’dan, biri Kenya’dan ve biri de Birleşik Arap Emirlikleri’nden seçildi. 

    Women in Sales programının katılımcıları arasında yer alan ve şu an Canon’da Müşteri Uzmanı olarak kariyerine devam eden Sıla Uçar “Canon’a tam zamanlı Müşteri Uzmanı olarak katılmak benim için gerçekten çeşitli öğrenme ve gelişim yolları açtı. Yeni müşterileri ziyaret etmek ve sıfırdan ilişkiler kurmak daha önce deneyimlemediğim bir alanken şu an bu heyecan verici süreci Canon ile geçirmenin ve deneyimlemenin gururunu yaşıyorum. Ayrıca, çok yönlü büyüme için gerekli olan ‘öğrendikçe büyüme’ zihniyetine sahip iş arkadaşlarımla çalışmaktan da gerçekten keyif alıyorum” diyerek tecrübelerini ve yaşadığı süreci anlattı.  

    Başarıya adım adım 

    Bugüne kadar programa katılım sağlayanlar Canon’un çok uluslu, güvenilir, bilinirliği yüksek ve aile kavramını benimseyen bir marka olmasının deneyimlerinde benzersiz kazanımlar sağladığını ifade ediyor.  Ayrıca programın kendilerine katkısının çok büyük olduğunu dile getiren katılımcılar, problem çözme, fikir üzerinde müzakere, takım çalışması ve daha birçok alanda tecrübe kazandıklarını belirtiyor. 

    Canon Orta Doğu, Türkiye, Orta ve Kuzey Afrika İnsan Kaynakları Direktörü Veronica Juul-Nyholm: “Kadınların her alanda güçlendirilmesi, Canon için kurulduğu günden bu yana bir öncelik olarak konumlanıyor. Bu amacı desteklemek adına hayata geçirilen projeler de çabalarımızın bir yansıması oluyor. Geçtiğimiz yıl aldığımız yoğun ilgi ve istek, bizi bu yolda devam etmemiz gerektiğine ikna etti. Programımıza katılan kadınları yüzde 50 oranında tam zamanlı olarak Canon ailesinin bir parçasına dönüştürme hedefimizi aştığımızı görmekten mutluluk duyuyoruz. Ulaştığımız başarı daha fazla kadının öne çıkması ve satış kariyerlerinde desteklenmesi gerektiğini bir kez daha kanıtlıyor. Geçen yılın başarısını kutlarken, şimdi 2023’te gözümüzü daha yüksek hedeflerle dikiyoruz” sözleriyle programı değerlendirdi. 

    Canon Eurasia İnsan Kaynakları Direktörü Tuğba Umur: “Uzun yıllardır benimsediğimiz Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ve Kyosei felsefemiz doğrultusunda hayata geçirdiğimiz Women In Sales (Satışta Kadın) projemizin dünya çapında çok sayıda kadına ilham ve destek olduğuna inanıyor ve bununla gurur duyuyoruz. 2023 yılında da program aracılığıyla Canon ailesinin bir parçası olacak çalışma arkadaşlarımızın mesleki başarısı ve kariyer yolculuğu için en uygun çalışma ortamını oluşturacak şekilde hazırlıklarımızı tamamladık.” sözleriyle bu yılki Women in Sales programı hazırlıklarını ifade etti.  

    Program kapsamında 2022 yılında katılım sağlayan 10 kişiden 7’si şu an Canon’da satış ve diğer departmanlarda görevde bulunuyor. ‘Satışta Kadın’ programının 2023 yılında da devam ettiğini duyuran Canon, programa katılan her kadına destek ve rehberlik sağlamak amacıyla bir mentörle bir araya getiriyor. Programın ikinci fazının gerçekleşeceği bu yıl ise Türkiye, Suudi Arabistan, BAE, Fas, Kenya, Mısır ve Fildişi Sahili’nden toplam 17 kişiye Canon ekibinde iş imkânı sağlanması hedefleniyor. 

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Dünya Şifre Günü İçin Güçlü Şifre Oluşturmanın 6 Yoluhaberi

    Dünya Şifre Günü İçin Güçlü Şifre Oluşturmanın 6 Yoluhaberi

    Her yıl Mayıs ayının ilk Perşembe günü tüm dünyada kutlanan ve bu yıl 4 Mayıs’a denk gelen Dünya Şifre Günü’nde, güçlü şifreler ve şifre güvenliği konusunda farkındalık yaratılması amaçlanıyor. Bitdefender Antivirüs’ün Türkiye distribütörü Laykon Bilişim’in Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, Dünya Şifre Günü’ne özel olarak şifrelerin güvenliği için 6 ipucunu paylaşıyor.

    Mayıs ayının ilk Perşembe günü tüm dünyada kutlanan ve bu yıl 4 Mayıs’a denk gelen Dünya Şifre Günü’nde, güçlü şifreler ve şifre güvenliği konusunda farkındalık yaratılması amaçlanıyor. Çevrimiçi dünyada çok fazla zaman harcıyoruz ve çoğumuz kişisel bilgilerimizi, olası sonuçlarını düşünmeden paylaşmaya alışkınız. Bu nedenle, verilerin, gizliliğin ve hassas bilgilerin güvenliği söz konusu olduğunda parolalar oldukça önemli bir noktada görülüyor. Bitdefender Antivirüs’ün Türkiye distribütörü Laykon Bilişim’in Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, Dünya Şifre Günü’ne özel olarak şifrelerin güvenliği için 6 ipucunu paylaşıyor.

    Dünya Şifre Günü Neden Kutlanıyor?

    Son derece dijital bir dünyada yaşadığımız için hepimiz dijital platformlarda depolanan çok fazla kişisel veriye sahibiz. Tüm şifreleri veya PIN numaralarını takip etmek zorlaşıyor. Bu yüzden çoğu insan her şey için aynı şifreyi kullanıyor. Alev Akkoyunlu’ya göre bunu yaparak, kişisel bilgilerimizi yüksek çevrimiçi dolandırıcılık riskine maruz bırakıyoruz. Dünya Şifre Günü, bir şifrenin güvenliği ihlal edilirse tüm dijital dünyadaki tüm varlığınızın risk altında olabileceğini vurguluyor. Kişisel verilerinizin yanı sıra ailenizin ve işletmenizin verilerini de korumak önemlidir.

    Şifrelerimizi Nasıl Güvende Tutarız?

    Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, şifre güvenliği için 6 önemli öneriyi sıralıyor.

    1. Her hesap için farklı şifreler belirleyin. İnternet kullanıcılarının yarısı ya tüm hesaplarında birkaç parola kullanıyor ya da her çevrimiçi hesap için tek bir parola kullanıyor. Bu, tek bir şifrenin ele geçirilmesiyle birçok önemli hesabın ele geçirilebileceği anlamına geliyor. Kullanıcılar her hesap için farklı şifreler kullanmalı.

    2. Güçlü şifreler oluşturun. Her zaman tahmin edilmesi zor şifreler belirleyin. Bu, en az sekiz karakter uzunluğunda hem büyük hem de küçük harfler, sayılar ve “#%$” gibi özel karakterler kullanmanız gerektiği anlamına gelir.

    3. Şifre yöneticisi kullanın. Herkes, her hesap için farklı ve güçlü bir şifreyi akılda tutmanın oldukça zor olduğunu kabul eder ancak, öngörülemeyen bir veri ihlalinden kaynaklanan hasarı sınırlamak istiyorsak yapılması gereken budur. Sosyal medyada, e-ticaret sitelerinde ve online bankacılık uygulamalarında aynı parolayı kullanırsanız, bu hizmetlerden birinin ihlale uğraması yeterlidir ve tüm hesaplarınızın parolası karanlık ağda siber suçlulara satılır. Güçlü şifreler oluşturmakta ve akılda tutmakta zorlanıyorsanız Bitdefender Şifre Yöneticisi gibi bir şifre yöneticisi kullanabilirsiniz. Bu uygulamalar sizin için güçlü parolalar oluşturur ve bunları, ihtiyaç duyduğunuzda kolay otomatik doldurma için en güçlü veri güvenliği protokollerinin arkasında güvenle saklar.

    4. Çok faktörlü kimlik doğrulamayı etkinleştirin. Bugünlerde hemen hemen her çevrimiçi hizmet, basit parola ile oturum açmanın ötesine geçen ikincil bir kimlik doğrulama biçimini etkinleştirme seçeneği sunuyor. İster SMS yoluyla gönderilen bir dizi numara ister gelen kutunuza düşen dört harfli bir kod olsun, çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA), oturum açanın parolanızı çalan biri değil, siz olduğunuzu gösterir. Bunu sunan sosyal medya ve bankacılık hizmetleri başta olmak üzere her hizmet için mutlaka özelliği etkinleştirin.

    5. Cihazlardan her zaman çıkış yapın. Özellikle ortak bir ağ veya paylaşılan bir cihaz kullanıyorsanız cihazlarda açtığınız hesaplardan çıkış yapmayı unutmayın.

    6. Şifreleriniz asla bir yere yazmayın. Şifrenizi yazdığınız çevrimiçi platforma veya excel sayfasına başka bir kişinin erişme olasılığı her zaman vardır. Şifrelerinizi güvenle saklamak için parola yöneticilerini kullanın. Şifrelerinizi asla bir kağıda yazmayın.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Pazar Yerinde Başarının Altın Anahtarı: Marketing Yap, Ürününü Doğru Tanıt, Yorumlara Cevaplahaberi

    Pazar Yerinde Başarının Altın Anahtarı: Marketing Yap, Ürününü Doğru Tanıt, Yorumlara Cevaplahaberi

    Alışverişin yüzde 86’sı online alanda gerçekleşirken pazar yeri yönetimi hiç olmadığı kadar önemli hale geldi. Digital Exchange Pazar Yeri Yönetim Ekibi markalara “Önce marketing ile başlayın, ardından ürünü iyi kataloglayın, yorumları yönetin ve lojistikteki sorunları çözün” derken Digital Exchange’in CEO’su Emrah Pamuk, “E-ticaret ve e-ihracatta başarının altın anahtarını yakalamak birkaç altın kurala uymakla mümkün. Pazar yerine doğru ürünü koyup, kendini iyi anlatan markalar milyon dolarlık ciroların kapısını bu anahtarla açıyor” değerlendirmesinde bulundu. 

     

    Bugün markaların ürünlerini, hizmetlerini tanıttıkları ve satışını yaptıkları yerlerin başında sosyal medya geliyor. Facebook, TikTok, Instagram, Twitter, YouTube, LinkedIn, VK, Snapchat ve diğer sosyal medya mecraları 4.5 milyar kullanıcı barajını aşmanın yanında gezegenin en büyük pazar yeri konumunda. Beğendiğiniz bir ürünün üzerindeki linke tıklayarak pazar yerine ulaşıp, alışverişinizi tamamlamanız bir iki küçük harekete bakıyor. Bunun yanında Amazon başta olmak üzere Alibaba, eBay, Flipkart, JingDong gibi uluslararası Hepsiburada, Trendyol, N11.com, Çiçeksepeti ve Morhipo gibi yerli birçok pazar yeri bulunuyor. Hem e-ihracat yapmak isteyenler hem de e-ticarette başarı kazanmayı planlayan markalar başta marketing harcamaları olmak üzere pazar yeri başarılarını artırmak için büyük bütçeler, zaman ve insan kaynağı harcıyor. Peki, bir pazar yerini yönetmenin altın kural dizisi nedir? Markalar hangi noktalara dikkat ederse pazar yerleri için önemli bir başarı sağlayabilir. 120’yi aşkın ülkede Influencer, sosyal medya ve affiliate marketing’in dışında markaların pazar yeri yönetimini de üstlenerek bu alanda çok önemli bir tecrübeye kavuşan Digital Exchange’in uzman ekibi, markalara pazar yerleri konusunda servet değerinde önerilerde bulundu. 

    Pazar Yerine Çağrı İçin Doğru Marketing 

    Dünya her geçen gün daha da dijitalleşirken, tüm alışveriş alışkanlıkları da buna göre değişiyor. Artık market alışverişinden bahçe mobilyasına, ev boyasından tatil çadırına kadar aklınıza gelebilecek her türlü ürünü internetten satın alıyoruz. Pazar yerlerinden alışveriş yapma alışkanlığının toplam tüketicinin yüzde 86’sı tarafından gerçekleştirildiğini hatırlatan Digital Exchange Pazar Yeri Yönetim Ekibi, markaların işe ilk olarak marketing ile başlaması gerektiğini söyledi. Pazar yerlerindeki alışveriş alışkanlığının yüksekliği kadar rekabetin de oldukça fazla olduğunu belirten Digital Exchange Pazar Yeri Yönetim Ekibi, şu bilgileri verdi, “Pazar yeri yönetimi bir bütünlük arz eder. İş marketing yapmakla başlar. Marketing’i firmanın ismini duyurmak, itibarını artırmak, bilinirliğini katlamak, ürünü tanıtmak amacıyla yapabilirsiniz. Birden fazla amaçla tek kampanya da düzenlenebilir. Ama genellikle markalar harcadıkları tanıtım bütçesinin satışa dönüşmesini ister. Tüketiciyi pazar yerine çağıracak kampanyalara imza atılır. Bu demek oluyor ki marketing yaparken amaç eğer ürünü satmak ise o zaman pazar yerine davetin açık ve anlaşılır şekilde olduğu, bunun hiçbir teknik arıza, sorun yaşanmadan kolayca deneyimlenebildiği bir marketing faaliyeti seçilmelidir. O nedenle de pazarlama için şirket içi profesyonellerle değil pazarlama konusunda uzman ekiplerle çalışılmalıdır.”

    Influencer’ı Belirle, Kampanyanı Düzenle

    Bu pazarlama faaliyetine dair ipuçlarını paylaşan Digital Exchange ekibi şu listeyi verdi: 

    • Hedef kitle belirlenmeli.
    • Hedef kitleye uygun Influencer seçilmeli.
    • Influencer ile bütçe çalışması doğru yapılmalı. En ideal olanı ürünün satışından belli bir pay verilmesine dönük performansa dayalı ödeme çalışması gerçekleştirilmeli.
    • Ürünün hizmetin satıldığı pazar yeri yine bu ürün ve hizmete uygun şekilde belirlenmeli. Sosyal medya mecralarının tümü aynı ürün için geçerli olmayabilir, o nedenle markalar gençlerin daha çok TikTok ve Instagram’da, orta yaş ve üzerinin Facebook ile YouTube’da olduğunu bilmeli. Kampanya saatlerini de hedef kitlenin sisteme girişinin yoğun olduğu zamanlarda seçmeli. 
    • Pazar yerindeki alışveriş deneyimine ilişkin marketing faaliyeti yapılmalı böylece satıştan, ürünün kullanımına ve gerekirse iadeye kadar tüm aşamalar tüketiciyle paylaşılmalı.

    Ürünü Net ve En İyi Şekilde Anlatan Kazanır

    Marketing aşamasından sonra pazar yerine çekilen tüketiciyle ilgili birçok adımın atılması gerektiğini bildiren Digital Exchange Pazar Yeri Yönetim Ekibi, şöyle konuştu: “Tüketiciyi marketing faaliyetiyle pazar yerine çeken markaların ödev listeleri hayli kabarıktır. Çünkü pazar yerinde bugün internet alışverişinin ilk ortaya çıktığı 2000’li yılların başındaki tüketici kitlesi değil bilinçli bir topluluk bulunuyor. Öncelikle sizin markanızdan alışveriş yapma kararını verirken mutlaka 2 adet ürün videosu izliyor, birkaç Influencer’ın kampanyasını takip ediyor ve son olarak pazaryerine ulaşıyor. Bu nedenle de markalar pazar yerlerinde ürünlerinin;

    • Net ve kısa ifadelerle ürün açıklamasını yazmalı.
    • Profesyoneller tarafından gerçekleştirilmiş fotoğraflarını ve videolarını yayınlamalı.
    • Ürünün özelliklerine ilişkin dünya standartlarındaki tüm unsurları sıralamalı.
    • Bunları bir kullanım kılavuzu hazırlar gibi her aşamada görseller ile desteklemeli.

    Bu aşamaların her biri profesyonel bir ekip çalışmasını zorunlu kılar. Ürünün açıklamasının yazılması için mutlaka marketing eğitimi ve bilgisi olan bir metin yazarı ile çalışılmalıdır. 

    Ürün video ve görselleri oluşturulurken görünürlüğü ön plana almanın dışında ürüne ilişkin doğru bilgiyi sağlayacak, hatta rafta tüketicinin inceleme süreçlerini birebir yaşatacak netlik ve objektiflikte çalışmalar yapılmalıdır. Pazaryerindeki ürünün muadilleri ve benzerleriyle birbirinden ayrılan yönleri hem yazı hem de görüntü kullanılarak profesyonelce belirtilmelidir.”

    Yorumları Yönetmeyi Unutmayın 

    Pazar yerinde yorum yönetimin ayrı bir profesyonel çaba gerektirdiğini belirten Digital Exchange ekibi, “Yorumlar ürünün ve satıcının adeta kaderini belirleyen, doğrudan tüketici deneyimine dayanan öznel görüşlerden oluşur. Burada olumlu ve olumsuz yorumlar bir arada bulunur. Müşteri memnuniyetini üst düzeyde tutmanın yollarından biri de yorumlardaki şikayet, dilek ve önerileri en hızlı şekilde yanıtlama, tüketiciye özel olduğunu hissettirmektir. Bu yapıldığı takdirde, Pazar yeri yönetiminde önemli bir aşama daha kat edilmiş olur” bilgisini verdi. 

    Lojistik de Marketing Kadar Önemlidir

    Digital Exchange CEO’su Emrah Pamuk, pazar yeri yönetiminde marketing, ürün tanıtımı ve ilanı ile birlikte işin bitmediğini hatırlatarak, “Günümüzde lojistik ve satış sonrası hizmetler de Pazar Yeri Yönetimi alanına dahil oluyor” dedi. Satılan ürünün zamanında ve eksiksiz olarak ulaştırılmasını sağlayacak bir kargo ağının kurulması gerektiğini belirten Pamuk, aynı zamanda iadeler konusunda da faturalandırma işlemlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmesinin profesyonel bir pazar yeri yönetimi unsuru olduğunu belirtti. 

    Rakibini Analiz Eden Kârlı Çıkar

    Online mecralarda pazar yeri açan ya da açmayı düşünen markaların e-ticaret ile e-ihracattan önemli bir pay elde etmek istediğinin altını çizen Emrah Pamuk, “Pazar yeri açma kararını verdiniz. Marketing yaptınız, pazar yerine ilişkin profesyonel tüm hazırlığınızı da gerçekleştirdiniz. Sıra geldi tüketiciyle buluşmaya. Markalar bilmeli ki mutlu tüketici deneyimi, birden fazla müşterinin sizi seçmesini sağlayacaktır. Bu nedenle rakip analizinizi iyi gerçekleştirin. Rakibinizin çok iyi kampanyası olabilir ama pazar yeri yönetimini kötü yapıyorsa, oradan gelen tüketiciyi sizin almanız gerekir. Görüldüğü üzere e-ticaret ve e-ihracata ilişkin birçok ayak bulunuyor. Bunları eksiksiz yerine getirmek de profesyonel ekiplerle mümkün. Deneyimlerimiz gösteriyor ki pazar yeri yönetimini tüm bu pazarlama unsurlarıyla uyum içinde yürüten markalar önemli gelirler elde ediyor ve kısa sürede büyüme sağlıyor. E-ticaret ve e-ihracatta başarının altın anahtarını yakalamak birkaç altın kurala uymakla mümkün. Pazar yerine doğru ürünü koyup, kendini iyi anlatan markalar milyon dolarlık ciroların kapısını bu anahtarla açıyor” dedi. 

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı