Connect with us

Yerel Haber

İmamoğlu: "Devletimizin makamlarını aşağı çekmeyin"

Published

on

Mesai arkadaşlarına ve yüklenici firma yetkililerine, projenin tüm aşamalarında hassas ve titiz olmaları yönünde talimat veren İmamoğlu, “Vatandaşlarımızın huzurunda, gözlerinizin içine baka baka sizinle sadece teyitleşiyoruz. Biz böyle anlaşıyoruz çalışma arkadaşlarımla. Göz göze anlaşıp, birbirimize nezaketle sesleniyoruz. Öyle aşağı bakıp, ‘Konuş bakayım, sen öyle dedin, böyle dedin’ demiyoruz. Bir de kime fırça atıyorsunuz ki yani? Devletimizin valisi, şusu busu. Böyle yapmayın. Devletimizi küçültmeyin. Devletimizin makamlarını aşağı çekmeyin. Kızacaksanız, orada atadığınız siyasi bir-iki kişiye kızabilirsiniz. Her şeyi bilen arkadaşlarınız var; seçimlerde hüngür hüngür ağlayan, iftira atan, kilometreleri karıştıran…” ifadelerini kullandı. Adıgüzel ve İmamoğlu, Bilecik turunu Osmanlı Beyliği’nin kurucusu Osman Gazi’nin babası ve Selçuklu Uçbeyi Ertuğrul Gazi’nin Söğüt ilçesindeki türbesini ziyaret ederek tamamladı.

İBB ve Bozüyük Belediyesi iş birliğiyle inşa edilecek proje için düzenlenen törende, sırasıyla; Bozüyük Belediye Başkanı Mehmet Talat Bakkalcıoğlu, CHP Bilecik milletvekili Yaşar Tüzün, İmamoğlu ve Adıgüzel birer konuşma yaptı.

“Anı evi, önemli bir merkez olacak”

Kurtuluş Savaşı’nın sembol ilçelerinden birisinde olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren İmamoğlu, “Tabii büyük bir vatan sevgisi ve bir kuruluş sürecinin, fedakarlıkların toprağıdır bu topraklar. O bakımdan buraya kıymetli bir hizmeti bırakmak, benim için çok değerli bir anı olacak. Hayatımın en önemli, beni mutlu eden anılarımdan birisi olacak. Bu süreci bizimle beraber tasarlayan ve vesile olan kıymetli Bozüyük Belediye Başkanı’ma hepiniz huzurunda yürekten teşekkür ediyorum” dedi. Herkesin tarihini bilerek sorumluk alması gerektiğine vurgu yapan İmamoğlu, “Sorumlu vatandaş olacağız, yurttaş olacağız. Millet olmanın gereğidir bu. Tabii sadece bilmek yetmez; hep birlikte hissetmeliyiz. Hep birlikte hissedebilmenin güçlü biçimlerini yaşamalıyız. İşte o bakımdan, buradaki bu seyir terasındaki hizmetin içerisinde bulunacak olan hem İnönü savaşlarının anlatıldığı hem buranın geçmişinin tariflendiği Anı Evi, bu yaşananların güçlü hissedilmesi için de önemli bir merkez olacak” diye konuştu.

“Diyemem ki, onu nasıl diyeyim?”

Mesai arkadaşlarına ve yüklenici firma yetkililerine, projenin tüm aşamalarında hassas ve titiz olmaları yönünde talimat veren İmamoğlu, “Vatandaşlarımızın huzurunda, gözlerinizin içine baka baka sizinle sadece teyitleşiyoruz. Biz böyle anlaşıyoruz çalışma arkadaşlarımla. Yani göz göze anlaşıp, birbirimize nezaketle sesleniyoruz. Öyle aşağı bakıp, ‘Konuş bakayım, sen öyle dedin, böyle dedin’ demiyoruz. Gözlerinin içine bakıyorum. Onların da gözü içi gülüyor, benim de gözümün içi gülüyor. Bir de kime fırça atıyorsunuz ki yani? Devletimizin valisi, şusu busu. ‘2 kilometre…’ Böyle yapmayın. Olmaz. Devletimizi küçültmeyin. Devletimizin makamlarını aşağı çekmeyin. Kızacaksanız, orada atadığınız siyasi bir-iki kişiye kızabilirsiniz. Her şeyi bilen arkadaşlarınız var; seçimlerde hüngür hüngür ağlayan, iftira atan, kilometreleri karıştıran…” ifadelerini kullandı. İmamoğlu, katılımcı sıralarından gelen “Ayakkabı yalayan…” sözlerine ise, “Diyemem ki, onu nasıl diyeyim; diyemem. Onu tariflerken bile diyemem. Ayakkabı deyince aklımıza çok şey geliyor…” karşılığını verdi.

“Milletin iradesini gasp edenleri sizlere şikayet etmeye geldim”

“Cumhuriyet, kimsesizlerin kimsesidir, ana kucağı gibidir” diyen İmamoğlu, “Devletin eli, devletin tavrı, davranışı şefkatlidir. Devlet güçlüdür ama her bireyin, her vatandaşın arkasındadır. Devlet, böyle bir şeydir. Fikri hür, vicdanı hür nesiller yetiştirme arzusunun başlangıcıdır 1923. O bakımdan emanet bırakılan, nimet gibi olan Cumhuriyet’e layık olmamız lazım. Tabii ne yazık ki, yüz yıllık emekle büyütmeye çalıştığımız Cumhuriyet’in bu temel prensibinin dışında, kendisini milletin üstünde görenler olduğunu yaşıyoruz, görüyoruz. Milli iradeyi gasp etmeye çalışanlar var. Sorarsanız bana, ‘Dün niye Bursa’daydın? Bugün niye Bilecik’tesin? Elbette hizmetlerimiz var, iş birliklerimiz var. Ama ben, sizlere milletin iradesini gasp edenleri şikayet etmeye geldim. Onlara hep birlikte hesap sormanın gününe, hep birlikte hazırlanmamız gerektiğini hatırlatmak için geldim. Tabii iyi bilelim ki ve biliyoruz ki milli iradeyi gasp etmek isteyenlerin sonu hep hüsran olmuştur. Bursa’da söyledim, burada da söyleyeceğim: Abbas yolcu bağlasan durmaz” şeklinde konuştu.

“Ama’sız, fakat’sız çok çalışacağız”

“Altılı Masa, ittifakımız, liderlerimiz, genel başkanlarımız, siyasetçiler, bizler… Çok çalışacağız ‘ama’sız, ‘fakat’sız” diyen İmamoğlu, “Ama milletçe çalışmamız lazım. Sakın ‘Bu işi onlar yapar’ demeyin; diyemezsiniz. 86 milyon insanımız ayağa kalkacak; Cumhuriyet için, demokrasi için ve adalet için büyük bir çalışmaya girecek. Güler yüzle, hedefe koşarak, oy kullanarak, doğruları insanlarla sempatiyle paylaşarak, hiç kimsenin gözüne kötü gözle bakmayarak. Bir avuç insanın aldattığı, kandırdığı insanlar olabilir. Onlara sakın kötü gözle bakmayın” ifadelerini kullandı. Milletin kazanması gereken bir yolculuk sürecinde olduklarının altını çizen İmamoğlu, şunları söyledi:

“’Millet kazandı’ diyeceğiz”

“’Millet kazandı’ diyeceğiz. Dolayısıyla bu yolculuğun 86 milyon insanı neferi olsun istiyoruz. Ayağa kalkalım istiyoruz. Coşkuyla seçime gidelim istiyoruz. Seferberlik günleri ilan edelim günlerimizi; ama gülerek, güler yüzle. 14 Mayıs’ta tedbirlerimizi alalım. Memleketi düğün, bayram yerine döndürelim. Çocuklarımızın geleceğinin garanti altına alındığı bir süreci başlatalım. Gençlerimizin yüzde 85’inin adaletsizlikten yakındığı bir Türkiye değil, geleceğe umutla baktığı bir Türkiye’yi başlatalım. Ülkemizde yoksulluğun konuşulduğu değil, adil paylaşımın olduğu, refahın yükseldiği bir ülkeyi konuşalım. Haksızlığını, hukuksuzluğun, adaletsizliğin değil, hakkın, hukukun ve adaletin yüceldiği bir ülkeyi, bir süreci başlatalım. Sizleri bu sorumluluğa davet ediyorum.”

Sağanak altında yoğun ilgi

Temel atma töreninin ardından ilçe merkezine geçen İmamoğlu, vatandaşlarla bir araya geldi. Sağanak yağışa aldırmayan vatandaşlar, esnaf ziyaretleri sırasında İmamoğlu’na sevgi gösterilerinde bulundu. Esnaf ziyaretinin ardından Bozüyük Belediyesi’ne giden Adıgüzel ve İmamoğlu, Belediye Başkanı Mehmet Talat Bakkalcıoğlu’nun makamında çay molası verdi. Daha sonra belediye binası önündeki meydana çıkan İmamoğlu, bir sehpanın üzerine çıkarak, yağmur rağmen kendisini bekleyen coşkulu kalabalığa hitap etti. Bilecik ve Bozüyük Belediyeleri ile yaptıkları iş birlikleriyle ilgili bilgiler paylaşan İmamoğlu, bulundukları bölgenin tarihi önemine dikkat çekti. “Şanlı Osmanlı İmparatorluğu’nun kurulduğu topraklardayız” diyen İmamoğlu, “Bir; bu topraklarda filizlenen İmparatorluk, bu coğrafyanın, Anadolu’nun, bu toprakların ve bizlerin tarihini değiştirdi. İki; İstiklal Savaşı’nda işgal altında kalan memleketimizin tarihinin değiştiği, İnönü Savaşları’nın yapıldığı bu topraklarda belki de o zafer kazanılmasaydı, biz bugün bu özgürlüğü, bu istiklali ve Cumhuriyet’i yaşayamıyor olabilirdik” şeklinde konuştu.

“29 Ekim’den önce, 14 Mayıs’ta cumhuriyet, demokrasi ve adalet bayramı yapacağız”

“Kader anıdır aslında bu bulunduğumuz topraklarda yapılanlar, yaşananlar” diyen İmamoğlu, şöyle konuştu:

“Ben buradayım. Bunun vesilesi olarak tarifliyorum. Şöyle ki: İstanbul, Osmanlı İmparatorluğu’nun başkenti, Fatih Sultan Mehmet’in emaneti. Dolayısıyla kurulan Osmanlı İmparatorluğu’nun başkenti İstanbul’un Belediye Başkanı’nı karşılıyorsunuz. İkinci kısmı; işte o İstiklal Savaşı’nı kazanıp, burada başlayan o büyük mücadelenin sonucunda Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran, 5 yıl işgalden sonra İstanbul’u da işgalden kurtarıp, milletimize tekrar emanet eden Atatürk’ün çok sevdiği İstanbul Belediye Başkanı olarak karşınızdayız. Ama size soranlara -iyi niyetle ya da başka niyetle, çok önemli değil- ‘İmamoğlu niçin geldi’ derlerse, deyin ki; ‘İmamoğlu haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe karşı mücadele vermek için, haysiyet mücadelesi vermek için Bilecik’e, Bozüyük’e geldi.’ Ve biz, tarihi bir dönemden geçiyoruz. Bu tarihi dönemde, Türkiye Cumhuriyeti’nin yüzüncü yılında, yüzüncü yılına yakışan işleri yapacağız. Aynı zamanda büyük bir mücadele vereceğiz. Bu mücadele sonunda, Türkiye Cumhuriyeti’nin yüzüncü yılını, 29 Ekim’de kutlamadan önce, 14 Mayıs’ta Cumhuriyet, demokrasi ve adalet bayramı yapacağız.”

“Geleceğimiz aydınlık, yüzünüz gülsün”

Milletin iradesini yok sayanların milleti nasıl yok saydığını, hep beraber ispat edeceklerini ifade eden İmamoğlu, “Biz, 14 Mayıs’tan sonra, bir an önce mutlu bir ülkeyi, mutlu bir devleti, huzurlu bir toplumu, güçlü bir devleti, güçlü vatandaşı, geleceğe umutla bakan gençlere, bu ülkenin pırlanta gibi çocuklarına Türkiye’mizin, bu cennet vatanın hepimizin ortak evi olan bu güzel ülkenin 86 milyon eşit yurttaşına hep birlikte teslim edeceğiz. Geleceğimiz aydınlık. Yüzünüz gülsün. Biz, herkes için iyilik düşünüyoruz. Göreceksiniz; bu memlekete kötülük yapanların, bu memleketin huzurunu bozanların, milletin iradesini gasp edenlerin, gasp edenlere yardım edenlerin bile çocuklarına, gençlerine, onların evlatlarına, torunlarına bile güzel bir memleket bırakmak için mücadele ediyoruz. Bu ülkede, Allah şahittir ki, bizler de biliyoruz ki, evlerimizden de biliyoruz ki; çocuklarımız çok zeki. Gençlerimiz inanılmaz girişimci, cesur, adil. Onlara borçluyuz sevgili dostlar. İkinci yüzyılı, onların layık olduğu o güzel fıtratlarını hazır edemezsek, yazık ederiz. Olmaz, yapamayız bunu. Onun için, Allah bizi mahcup etmesin. Bu Cumhuriyet’i kuranlara, Mustafa Kemal Atatürk’e, hepimizin geçmişine, geleceğine mahcup etmesin. Hepinizi çok seviyorum. Şart olsun ki, söz veriyorum ki; her şey çok güzel olacak” dedi.

Ertuğrul Gazi Türbesi’ne ziyaret

Adıgüzel ve İmamoğlu, Osmanlı Beyliği’nin kurucusu Osman Gazi’nin babası ve Selçuklu Uçbeyi Ertuğrul Gazi’nin Bilecik’in Söğüt ilçesinde bulunan türbesini de ziyaret etti. Türbede dua eden Adıgüzel ve İmamoğlu, yılın 365 günü alp kıyafetli askerler tarafından tutulan “saygı nöbeti”nin bitiş anına tanıklık etti. Türbe önündeki alanda kendisini bekleyen vatandaşlara kısa bir konuşma yapan İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Bütün bu sözlerimi, bütün bu duygularımı, tarihimizi değiştiren, tarihsel yolculuğumuzu değiştiren Osmanlı İmparatorluğu’nun kurucusu Osman Gazi’nin babasının türbesinin önünde söylememin, Şeyh Edebali’nin topraklarında söylememin ayrı bir yeri, kıymeti vardır diye düşünüyorum. Sizler bana bunu söylettiniz. Buradaki hanımefendilerden, o güzel gözlerinden, o güzel dillerinden bana dua etmelerini istiyorum. Burada bulunan beyefendilerin, yüksek adaletle, mağrur, dik duruşlarıyla, bu ülkenin evlatlarına güzel tavsiyelerde bulunmalarını, bizi kollamalarını istiyorum. Onların o yürekleri, bu memlekette çok zorlukları aştı. Aşmaya devam etsin. Çocuklara, gençlere, özellikle hayata dair büyük işler başarma arzusunda olan girişimci yaştaki hanımefendilere, beyefendilere de diyorum ki; cesur olun, yolunuzdan hiç vazgeçmeyin. Hep birlikte çok güzel işler başaracağız. Bütün kötülüklerin, bütün boş akılların, bizi meşgul eden gereksiz işlerin, o gereksiz işleri uyduranların yaptıkları kirleten ve iftira atan dillerin bir daha bu memlekette olmamasını hep birlikte sağlayacağız. Ve günün sonunda Allah’ın izniyle, 2023 yılında, 29 Ekim’de, Cumhuriyet’i kutlamadan önce, 14 Mayıs’ta Türkiye Cumhuriyet’i, demokrasisi ve adaleti için hep birlikte bayram yapacağız. Her şey çok güzel olacak.”

Bozüyük’ün Kurtuluş Savaşı’ndaki tarihi misyonu yansıtılacak

Kurtuluş Savaşı’nda batı cephesinin ilk karargahlarından Bozüyük, tarihi misyonunu yansıtacak “Bozüyük Seyir Terası ve Anı Evi”nin temeli atıldı. İBB ve Bozüyük Belediyesi iş birliğiyle hayata geçirilecek tesis, toplam 1.533 metrekare proje alanına sahipolacak. Yapı, arazide eğime dik şekilde kurgulandı. Eğime gömülü yerleşmiş olan bina, Kurtuluş Savaşı’nı, özellikle İnönü Savaşları’nı anlatan “Anı Evi” olarak tasarlandı. Yapının araziye gömülü stili ile ortaya çıkan çatı teraslar, seyir ve oturma alanları olarak değerlendirdi. Eğime saplanmış kütlelerin arası kotlandırılarak, oturma ve amfitiyatro alanı oluşturuldu.  

Hibya Haber Ajansı

Continue Reading

Yerel Haber

Mersin Erdemli’de Yüzakı Bir Başhekim

Published

on

Göreve geldiği günden bu yana bir dakika durmayan ve 7/24 Erdemli halkı için, başında bulunduğu hastanede gece gündüz demeden çalışan Uz.Dr.Mehmet Deliktaş, Hastanenin çehresini değiştirdiği gibi, hastaneyi kazanca da geçirdi. 

Göreve geldiği günden bu yana bir dakika durmayan ve 7/24 Erdemli halkı için, başında bulunduğu hastanede gece gündüz demeden çalışan Uz.Dr.Mehmet Deliktaş, Hastanenin çehresini değiştirdiği gibi, hastaneyi kazanca da geçirdi.

Daha önce Mut ilçesi Başhekimliğini de başarı ile yapan ve orayı da canlandıran Uz.Dr. Mehmet Deliktaş, ardından 2022 yılında geldiği Erdemli ilçesi Devlet hastanesini de pırıl pırıl bir çehreye ve donanıma kavuşturdu.
Üstelik bunların çoğunu BAĞIŞ ve YARDIMLAR ile hayırseverlerin yardımıyla yaptırdı. Devletin kör kuruşunu heba etmeyen, Başhekim ve kadrosu olmayacak işleri başarı ile tamamladılar.
2022 – 2024 YILLARI ARASINDA BAŞHEKİM VE İDARİ KADROSUNUN YAPTIĞI İŞLERİN BAZILARI
Acil servisin 5000 m2 olan alanı zemin duvar seramik ve pvc ile kaplanıp yenilenirken, Acil servisin tuvaletleri 5 yıldızlı otelin tuvaletlerini aratmayacak ölçüye kavuşturuldu.
Diğer yandan Acil servis müşahede odaları yenilenerek pırıl pırıl hale getirildi. Bu arada Acil servise Bebek emzirme ve bakım alanı yapıldı. Acil serviste vatandaşın oturacağı tüm koltuklar yenilenerek, yine Acil servisin yeşil alan muayene odası ikiye çıkarılarak yaşanan hasta yoğunluğu hafifletildi. Acil Servis Çocuk Müşahede Kısmı Ayrıldı.
Daha sonra, Radyoloji birimi zemin ve duvar seramik ile kaplanarak, tavan aydınlatmaları yenilendi. Kemik dansitometri ve mamografi odasının standartları yükseltilerek yeni odalara taşındı. Ameliyathaneler tüm alt yapı ve teknik donanımıyla baştan sona değişti. Bu arada Yoğun Bakım Ünitesi tüm alt yapı ve teknik donanımıyla baştan sona yenilenirken, ayrıca Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi ve Doğumhane tüm alt yapı ve teknik donanımıyla baştan sona yenilendi.
Öte yandan, Morg zemin ve duvar tadilatı yapılarak seramik ile kaplanarak pırıl pırıl bir hale getirildi. Laboratuvar doktor odası zemin ve tavan tadilatı yapılarak modern bir hale kavuşturuldu. Atık çöp odasının zemin tadilatı yapılarak hijyen hale getirildi. Bu arada eskiyen ve hor hale gelen İdari birimler giriş tabelası yenilenerek, bu alana birde engelli vatandaşlarımız ve özel gereksinimli çocuklarımız için modern görünümlü engelli rampası yapıldı. Hastanenin boş alanları ve diğer kısımları değerlendirilerek ihtiyaç olan birimlerin açılmasına olanak sağlandı. Hastane de bulunan özel odalardan biri mahkum odasına çevrilerek, mahkumu bekleyen jandarma ve polisler için tertemiz bir bekleme alanı oluşturuldu.
YAPIMI DEVAM EDEN KISA SÜRE SONRA BİTECEK OLAN HİZMETLER İSE ŞUNLAR
Türkiye’de bir ilk olacak olan Özel Gereksinimli Çocuk Polikliniği, Özel gereksinimli çocuklarımız için özel tasarlanacak olan çocuk kan alma odası ile bu arada İdari bina önünde bulunan boş alanlar değerlendirilerek 23 aracın sığabileceği otopark haline dönüştürülmesi, 150 Motosikletin sığabileceği motosiklet park alanının yapılması, Hastanenin poliklinik ve servis girişi zemin tadilatı işlemleri, Çocuk acil servisin ayrılması için gerekli çalışmaların hızla yapılarak, Çocuk acil servis girişinin diğer girişlerden ayrılması, Poliklinik girişinin ayrılarak hastane içerisinde oluşan ayaktan hasta yoğunluk sirkülasyonunun azaltılması ve  MHRS ve vezne odasının ulaşımı kolay bir alana alınması işlemleri çok hızlı şekilde bağış ve yardımları ile devam ediyor.
YAPILMASI PLANLANAN ÇALIŞMALAR İSE ŞÖYLE
Psikolog ve Diyetisyen Odası, Çocuk Kan Alma Odası yeni yerlerine hazır hale getirilecek.
HASTANEYE YENİ ALINAN CİHAZLAR ŞUNLAR
5 Adet Hemodiyaliz Cihazı, Fizik Tedavi Ünitesi İçin 1 Adet ESWT Cihazı, 2 Adet Temizlik Makinesi. 5 Adet Buzdolabı. 1 Adet Difriz. 3 Adet Televizyon, 10 Adet Vantilatör, Konsept değişikliği nedeniyle Mut Halkbankası ve Erdemli Halkbankası demirbaşları ayrıca bağış karşılığı hastaneye alınarak hastane mükemmel bir hale getirildi.
İŞTE HASTANEDE YENİLENEN BAZI YERLERİN GÖRÜNTÜLERİ
1 – Acil servis öncesi sonrası


2-  Acil servis tuvaletleri


3 – Bebekler için ayrılan özel yerler


4-  Hastane vatandaş oturma koltukları


5-  Yeşil alan arttırılan yer


6 – Çocuk müşahede alanı ayrıldı


7-  Radyoloji bölümü zemin ve duvarlar


8 – Yoğun bakım ünitesi son hali


9- İdari bina girişi ve hastane kadrosu


10 – Yapılan oto parklar


11-  Başhekim Uz.Dr.Mehmet Deliktaş


12 – İdari kadro hep bir arada yenilen idari kapıda

Continue Reading

Yerel Haber

Gürtat’ın Ulukent’teki dev şarküteri mağazası açıldı

Published

on

Baba Halis Özkan’ın girişimci ruhu ve vizyonu ışığında; beş kardeşin işi birlikte yöneterek ve başarıyla büyüterek üç farklı firmayı tek çatı altında toplamaları sayesinde bugünkü Özkan Peynircilik doğdu. Başarı, hem üretici hem de perakendeciliği doğru analiz etmeleri ile geldi.

Başlangıçta küçük bir işletme olarak kurulan şirket, Baba Halis Özkan’nın miras vizyonu ile stratejik kararlar alarak sektörde fark göstermeyi başardı. Yatırımlar, kalite odaklı hizmet anlayışları, üreticiden tüketiciye direk temas eden güven akımı ve müşteri memnuniyetine verilen önemleri, şirketin hızla büyümesini sağladı.

Firma, zaman içinde sektördeki Gürtat ve Egeli Kuruyemiş gibi başarılı işletmeleri satın alarak genişleme stratejisini benimsedi. Bu sayede, farklı alanlardaki uzmanlıkları birleştirerek daha güçlü ve çeşitli bir yapı oluşturdu. Birleşmenin getirdiği sinerji, şirketin rekabet avantajını artırdı ve pazar payını genişletmesine yardımcı oldu.

Beş kardeş babalarının meslek mirasına sahip çıkarak birlikte çalışmaya her zamankinden daha çok önem vermişlerdir. Her biri kendi uzmanlık alanında sorumluluk alarak şirketin daha da büyüyüp İzmir’in en büyük şarküteri zinciri olmasında büyük katkı sağladı.

Düzenli şube açılışlarının yanı sıra en son geçtiğimiz günlerde 22. Şubelerini Menemen Ulukent’te İzmir’in en büyük metrekareye sahip mağazasını, içinde yeni projelerinden biri olan Gürtat Kasap konsepti ile açmaları da bunu kanıtlar nitelikte. Aynı zamanda, aile değerlerini koruma ve şirketin devamlılığını sağlama konusundaki kararlılıkları, aile şirketini gelecek nesillere taşıma çabalarını gösteriyor.

Günümüzde müşteri talepleri ve beklentileri sınırsız. Hangi firmalar üretimdeki kaliteyi ve perakendedeki müşteri memnuniyetini birinci amaç belirlerse, o firmalar ön plana çıkacaktır. Özkan Peynircilik; Dikili’deki Üretim Tesisi’nde sütün tesise girişinden, peynir olup insanların sofrasına çıkana kadar her aşamada gerekli kontrolleri yapıp kaliteden ödün vermemeyi;
Gürtat’ta ise müşteri beklentilerinin hem tazelik, hem kalite hem de uygun fiyat ile karşılandığı bir sistemle çalışmakta ve bundan sonraki her adımında bunu sürdürmeyi amaç edinmiştir.

Continue Reading

Yerel Haber

Trabzon Fındığı mı, Samsun Fındığı mı?

Published

on

 

 

Bunun nedeni, Trabzon fındığının daha büyük, daha yuvarlak ve daha yağlı olmasıdır. Ayrıca, Trabzon fındığı daha az tatlıdır ve daha yoğun bir aromaya sahiptir.

Samsun haber ve samsun ile gelişmeleri. Habergazetesi.com.tr. den. Takip edebirlsiniz

Samsun fındık da kaliteli bir fındık türüdür. Ancak, Trabzon fındığına göre daha küçük, daha oval ve daha az yağlı olma eğilimindedir. Ayrıca, Samsun fındığı daha tatlı ve daha az yoğun bir aromaya sahiptir.

İşte Trabzon fındığı ile Samsun fındığı arasındaki bazı temel farklar:

Özellik Trabzon Fındığı Samsun Fındığı
Boyut Daha büyük Daha küçük
Şekil Daha yuvarlak Daha oval
Yağ oranı Daha yağlı Daha az yağlı
Tat Daha az tatlı Daha tatlı
Aroma Daha yoğun Daha az yoğun

Sonuç olarak, Trabzon fındığı daha iyi bir fındık türü olarak kabul edilmektedir. Ancak, Samsun fındığı da kaliteli bir fındıktır ve kişisel tercihlere göre daha iyi bulunabilir. Fındık Fiyatları için  Habergazetesi.com.tr ziyaret edebilesiniz.

 

 

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.

magazin haberleri