Connect with us

Sağlık

HPV aşıları virüslere karşı etkili

Published

on

İstanbul Aile Hekimliği Derneği (İSTAHED) Bilim Komisyonu ve Aşı Çalışma Grubu adına açıklama yapan Uzm. Dr. Selda Handan Karahan, insan papilloma virüsünün deri ve mukozal yüzeyleri etkileyen ve enfeksiyona sebep olan bir virüs olduğunu söyledi.

HPV Virüsünün 150’den Fazla Türü Var

Virüsün dünya üzerinde erkek ve kadınlarda çok sık görülür ve ölümlere sebep olduğunu anlatan Karahan, “HPV virüsünün 150’den fazla tipi bulunmaktadır. Tüm HPV tipleri arasında yüksek riskli tipler:16, 18, 31, 33, 35, 45, 51, 52, 58, 59’dur. Yüksek riskli HPV tipleri özofagus, servikal, vulva ve vajinal karsinom, orofaringeal, penis ve anal kanserlerin gelişimi ile ilişkilidir. Dünyadaki tüm kanserlerin %4,5’i (yılda 630.000 yeni kanser vakası) HPV’yle ilişkilidir.” dedi. HPV tiplerine yönelik üç HPV aşısının şu anda mevcut olduğunu ve HPV ile ilişkili hastalıkları önleme amacıyla dünya çapında birçok ülkede satıldığını ifade eden Karahan, şöyle devam etti: “4 ayrı HPV etkenine karşı üretilen Gardasil 2006’dan beri, 2 ayrı HPV etkenine karşı üretilen Cervarix 2007’den ve 9 valanlı bir rekombinant protein alt birimi HPV aşısı olan Gardasil 9 ise 2014’den beri piyasada satılmaktadır. HPV aşıları HPV’nin rekombinant DNA teknolojisi kullanılarak üretilmiştir. Aşıların hiçbiri canlı biyolojik ürünler veya viral DNA içermemektedir ve bu sebeple bulaşa neden olmaz veya antibiyotik veya koruyucu madde içermezler. Saccharomyces cerevisiae mayası kullanılarak üretilirler. 9 ayrı serotipe karşı üretilen HPV aşısı maya proteini içerir. Aşılar kas içi uygulanır. Her üç aşı da rahim ağzı kanseri vakalarının yaklaşık % 70’inden sorumlu olan virüs tipleri 16 ve 18 ile enfeksiyonun önlenmesinde etkilidir. Aşılar aynı zamanda bu virüs türlerinin neden olduğu kanser öncesi servikal lezyonların önlenmede de oldukça etkilidir. 2’li aşı sadece Tip 16, 18’e etkilidir. 4’lü aşıysa Tip 6, 11, 16, 18’den koruma sağlamaktadır. 9’lu aşı 6, 11, 16, 18, 31, 33, 45, 52, 58 tiplerinden korur.”

Erkekler HPV Aşısı Yaptırmalı Mı?

HPV aşısı kime ne zaman uygulanır?

DSÖ’ye göre 2019 yılı itibariyle dünya çapında 100 ayrı ülke, insan papilloma virüsüne (HPV) karşı aşıyı ulusal programlarına dahil ettiğini belirten Karahan, İki etkenli ve dört etkenli aşılar, 9-26 yaş arası kadın ve erkekler için onaylıdır ve 9 etkenli aşı, 9-45 yaş arası kadın ve erkekler için onaylıdır. ACIP; daha önce yeterince aşılanmamışsa, 26 yaşına kadar olan herkese aşı önermektedir. HPV aşısı, ilk aşılama yaşına bağlı olarak iki veya üç dozluk bir seri halinde uygulanmaktadır. Herhangi bir lisanslı HPV aşısı, aşılama serisini aynı önerilen program ve doz aralıklarıyla tamamlamak için kullanılabilir. Aşılama öncesi rahim ağzından örnekleme(PAP Smear) gerekli değildir. HPV aşılamasının uygunluğunu belirlemek için hiçbir ön aşılama testi önerilmemektedir.” dedi. 11-12 yaşındakilerin tümüne HPV aşısının önerilmesi, onları HPV enfeksiyonuna maruz kalmadan çok önce koruyabileceğini ifade eden Uzm. Dr. Selda Handan Karahan, şunları söyledi: “CDC, 11 veya 12 yaşındaki tüm ergenler için iki doz HPV aşısı önermektedir çünkü HPV’ye maruz kalmadan önce verildiğinde en fazla yararı sağlamaktadır. 9-14 yaş veya 15. yaş günlerinden önce ilk dozu alan kişiler için 2 dozluk bir program önerilir. 2 dozluk bir seride, ikinci doz ilk dozdan 6–12 ay sonra verilmelidir (0, 6–12 aylık program). Minimum aralık, birinci ve ikinci doz arasında 5 aydır. İkinci doz daha kısa bir aralık sonrası uygulanırsa, üçüncü bir doz ilk dozdan en az 5 ay sonra ve ikinci dozdan en az 12 hafta sonra uygulanmalıdır.

HPV Aşılama Programı Kesintiye Uğramamalı

Aşılama programı kesintiye uğrarsa, aşı dozlarının tekrarlanmasına gerek yoktur. Çalışmalar; 9-14 yaşındakilere en az 6 ay arayla verilen 2 doz HPV aşısının, belli bir yaşı geçmiş ergenlere veya genç yetişkinlere verilen 3 dozdan daha iyi koruma sağladığını göstermiştir. 15-26 yaş aralığında ve 15 yaş veya sonrasında ilk dozu alan kişiler ve bağışıklığı zayıflatan (AIDS vb.) belirli koşulları olan kişilerdeyse 3 dozluk bir program önermektedir. 3 dozluk bir seride, ikinci doz ilk dozdan 1-2 ay sonra verilmeli ve üçüncü doz ilk dozdan 6 ay sonra verilmelidir (0, 1-2, 6 aylık program).Minimum aralıklar, birinci ve ikinci doz arasında 4 hafta, ikinci ve üçüncü dozlar arasında 12 hafta ve birinci ve üçüncü dozlar arasında 5 aydır. Daha kısa bir aralık sonrası bir aşı dozu uygulanıyorsa, en son dozdan bu yana başka bir minimum aralık geçtikten sonra tekrar uygulanmalıdır. Aşılama programı yarıda kesilirse, aşı dozlarının tekrarlanması gerekmez. 27 ila 45 yaşları arasındaki bazı yetişkinler, daha gençken yeterince aşı yapılmadıysa, hekimleriyle yaptıkları görüşmelere dayanarak HPV aşısı yaptırabilir. Bu yaş aralığındaki kişilerin HPV aşılaması, daha önce HPV’ye maruz kalma olasılığı olduğu için daha az fayda sağlamaktadır. Bu uygulamalardan ayrı olarak; İngiltere bu yılki aşı programında yapmış olduğu değişiklikle 25 yaş altı herkesin tek doz HPV aşısı olmasının yeterli olduğunu belirtmektedir.”

Hpv Aşısı Kadınları Rahim Ağzı Kanserinden Koruyor!

Özel aşılama grupları

İnsan papilloma virüsü aşısı hamilelik esnasında tavsiye edilmemektedir; ancak aşılamadan önce rutin gebelik testi yapılması da önerilmemektedir. Bir aşı dizisi başlatılırsa ve hasta daha sonra gebe kalırsa, aşı dizisinin tamamlanması o gebelik tamamlanana kadar ertelenmelidir. Serinin tekrar başlatılmasına gerek yoktur ve gebelikten sonraki süreçte kaldığı yerden devam edebilir. HPV aşısı, daha önce aşılanmamış 26 yaş ve altı emziren kadınlara verilebilir. HPV aşısının bu kadınlar veya bebekleri için emzirmenin güvenliğini etkilediği gösterilmemiştir. İnsan immün yetmezlik virüsü enfeksiyonu veya organ nakli olan hastalarda yaşanan bağışıklığı baskılayan hastalık varlığı, HPV aşılaması için bir kontrendikasyon oluşturmaz. Bununla birlikte bağışıklığı zayıflamış bir hastada daha az bağışık yanıt tespit edilebilir. Bu nedenle, bağışıklığı zayıflamış kadınlar ve erkekler, yetişkinler ve ergenler için 15 yaşından küçük olsalar bile üç dozluk program önerilmektedir. Cinsel istismar veya saldırı öyküsü olan çocuklarda HPV aşısı mümkün olduğu kadar erken başlanmalıdır.(9 yaş).

Ciddi yan etkiler görülmedi

“HPV aşısının bağışıklık tepkisinin süresi uzun süreli çalışmalarda izlenmektedir ve şu anda bir takviye aşı için herhangi bir öneri bulunmamaktadır.” diye belirten Karahan, “Gecikme süresine bakılmaksızın, ikinci veya üçüncü dozun uygulanmasında bir gecikme olması durumunda aşı serisinin yeniden başlatılmasına gerek yoktur. Ayrıca, daha önce dört değerlikli HPV aşısı veya iki değerlikli HPV aşısı ile üç dozluk seriyi tamamlamış kişilerde dokuz değerli HPV aşısı ile yeniden aşılama rutin bir tavsiye değildir. HPV aşılarının tamamı için güvenlik verileri oldukça iyidir. Aşı Olumsuz Olayları Raporlama Sistemine göre, 2006 yılından bu yana 270 milyon dozdan fazla HPV aşısı dünya çapında uygulanmıştır ve aşılamayla ilişkili herhangi bir ciddi yan etki olduğunu gösteren veri bulunmamaktadır. Dokuz etkenli ve dört etkenli aşılar benzer güvenlik profillerine sahiptir, ancak dokuz etkenli HPV aşısının, dört etkenli HPV aşısından daha yüksek bir enjeksiyon bölgesi şişmesi ve kızarıklık oranına sahip olduğu tespit edilmiştir ve bu oran, dokuz etkenli HPV’nin her bir ardışık dozundan sonra artmıştır. Mevcut veriler, 4’lü HPV aşısı ile aşılandıktan sonra 9’lu HPV aşısı ile aşılanmaya devam edilen kişilerde güvenlik açısından bir sıkıntı tespit edilmemiştir. HPV aşılarının en sık görülen yan etkileri; aşının yapıldığı yerdeki lokal reaksiyonlardır. Klinik çalışmalarda, ağrı, kızarıklık veya şişme gibi lokal reaksiyonlar görülmüştür. Aşılamadan sonraki 15 gün boyunca hafif ateş yükselmeleri, HPV aşısı alıcılarının %10 -% 13’ü tarafından bildirilmiştir. Lokal reaksiyonlar genellikle artan dozlarla sıklıkta artmıştır. Nadiren de olsa anafilaksi ortaya çıkabilir. CDC ve FDA tarafından izlemeye dayalı olarak, herhangi bir HPV aşısı ile başka hiçbir ciddi yan etki anlamlı olarak ilişkilendirilmemiştir. Aşılamanın ardından, bulantı, baş dönmesi, kas ağrısı ve halsizlik dahil olmak üzere çeşitli sistemik yan etkiler aşı alıcıları tarafından rapor edilmiştir. Bazen bayılma bildirildiğinden, aşı oturarak uygulanmalıdır. Aşılamadan sonra 15 dakika hastanın oturarak beklemesi önerilmektedir. Bir aşı bileşenine karşı şiddetli alerjik reaksiyon (anafilaksi) öyküsü veya önceki bir dozu takiben anafilaksi gelişmişse diğer dozlar için bu bir kontrendikasyondur. Orta veya şiddetli akut hastalık (ateşli veya ateşsiz) aşılama için bir önlem olarak kabul edilir, ancak hafif hastalığı olan kişiler aşılanabilir. Hem 4 etkenli HPV hem de 9etkenli HPV Saccharomyces cerevisiae (ekmek mayası) kullanılarak üretilmektedir ve bu nedenle, mayaya karşı ani aşırı duyarlılık öyküsü olan kişiler için kontrendikedir. Önceden doldurulmuş şırıngalar uç kapağında lateks içerebileceğinden, latekse anafilaktik alerjisi olan kişilerde 2 etkenli HPV aşısı uygulanmamalıdır.”

Erkekler HPV Aşısı Yaptırmalı Mı?

Aşılar etkin koruyuculuğa sahiptir

HPV aşısı uygulandıktan sonra alıcıların % 98’inden fazlasında aşı serisini tamamladıktan sonraki bir ay içinde her bir kapsanan HPV tipine karşı antikor yanıt geliştiğini vurgulayan Karahan, “Bununla birlikte koruma için gereken minimum antikor titresi belirlenmemiştir. Çalışmalarda bulunan yüksek etkinlik, bu eşiğin belirlenmesini engellemiştir. Aşılama sırasında katılımcıların enfekte olduğu durumlarda aşı türlerinin neden olduğu hastalığa karşı etkinlik kanıtı bulunmamaktadır. Bir HPV tipi ile oluşan enfeksiyonun, diğer aşı HPV tiplerine karşı aşının etkinliğini azaltmadığı görülmüştür. Aşılama öncesinde bir veya daha fazla HPV aşı türü ile enfekte olan katılımcılar, diğer aşı türlerinin neden olduğu hastalıklara karşı korunmuştur. Tüm lisanslı HPV aşıları, HPV aşısı tipine bağlı kalıcı enfeksiyon, CIN2+ ve adenokarsinom in-situ (AIS) önlenmesinde yüksek etkiye sahiptir. Amerika Birleşik Devletleri’nde HPV enfeksiyonu görülme sıklığı, 2006 (dört etkenli HPV aşısının başlatıldığı) ve 2014 yılları arasında 14-19 yaşlarındaki kadınlar arasında % 71 oranında azalmıştır. FDA; ek olarak, genital siğillerde belirgin bir azalma görüldüğünü belirtmiştir.9 etkenli HPV aşısı, 6, 11, 16 ve 18 genotipleriyle ilişkili HPV hastalığının % 99’undan fazlasına ve 31, 33, 45, 52 ve 58 26 genotipleriyle ilişkili HPV hastalığı için % 96,7’ya kadar koruma sağlamaktadır. Bu HPV tiplerinin neden olduğu servikal, vajinal, vulvar ve anal hastalıkların önlenmesini içerir. HPV aşısı, hastalığı önlemek için kullanılan profilaktik bir aşıdır. Tekrarlayan hastalığı önlemenin yardımcı olup olamayacağına dair şu anda çalışmalar devam etmektedir, ancak mevcut veriler tedavi edici bir aşı olarak kullanımını desteklememektedir.” dedi.

Türkiye’de HPV aşısı

“Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı Kanser Daire Başkanlığı bünyesinde yürütülen serviks kanseri HPV tarama programı ile yaklaşık 3 milyon kadın taranmış olup; Türkiye’de HPV pozitif birey oranı %3.5 bulunmuştur.” Diyen Karahan, şöyle devam etti: “En sık görülen HPV tipleri 16, 51, 31, 52, 56, 39, 58 45, 33 ve 18’dir . HPV 16 ve 18 serviks kanseri gelişiminde en büyük etkenler olsa da diğer yüksek riskli HPV tipleri de serviks kanseri gelişiminden sorumlu tutulmaktadır. Bu sonuçlara baktığımızda ülkemizde olmayan dokuzlu aşının Türkiye’de serviks kanserine neden olabilecek HPV 16 ve 18 dışındaki diğer yüksek riskli HPV tiplerine karşı etkin bir rolü olacaktır. Şu an için Türkiye’de ulusal aşı programında yer almayan HPV aşısı bireylerin kendi temini sonrası sağlık kuruluşlarında uygulanmaktadır. Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği tarafından SGK ya HPV aşısının ücretsiz sunulması için geçen yıl dava açıldı. Bu davada Türkiyede aşının ücretsiz olmasıyla ilgili yargıdan örnek bir karar çıkmıştı. Ankara 62. İş Mahkemesi, dernek aracılığıyla görülen davada bir kadının başvurusu üzerine HPV aşısının ücretini ödemeyen Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başkanlığını haksız buldu. Mahkeme, üç doz aşının bedelinin faiziyle başvurucuya ödenmesine hükmetti. Bu emsal karara rağmen Türkiyede HPV aşılarını sigorta karşılamamaktadır. Türkiye’de HPV aşısının ulusal aşı programına eklenmesi konusunda tartışmalar devam etmektedir.” (BSHA)

Continue Reading

Sağlık

Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?

Published

on

 

Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.

İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.

Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.

“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”

Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.

Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.

Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.

Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:

  • Miyop görme kusuru
  • Astigmat problemi

Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.

Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.

Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.

Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:

  • Göz numarasının stabil olması
  • Kornea kalınlığının yeterli olması
  • Genel göz sağlığının uygun olması

Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.

Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.

https://venividigoz.com/smile-lazer

 

Continue Reading

Sağlık

Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.

Published

on

By

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.

“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.

“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”

“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:

“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”

“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”

Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.

Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?

Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı. 

“Rekabet siyasetin doğasında var”

Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.

Published

on

By

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı. 

En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.

“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”

“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”

Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.

magazin haberleri